Forumumuzdaki tüm bölümler herkese açıktır. Kayıt olmadan gezip,
inceleyebilirsiniz ...
Yalnızca 30 saniyenizi ayırarak sitemize üye olduğunuzda, içinde bulunan site temamızı kullanabilirsiniz ...
Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Yemini | Annesi Zübeyde Hanım'a, Millî hâkimiyet uğrunda canımı vermek benim için vicdan ve namus borcu
Bu Konu Şimdiye Kadar
257
Kere Görüntülendi ve Toplam
1
Kere Cevaplandı. Siz de Bu Konuya Katkı Yapabilirsiniz.
Bu bölüme konu açarak 4
KDL,
bu konuya cevap yazarak 2
KDLkazanabilirsiniz. KD ™ Lirasi Sistemi Hakkında Bilgi
ATATÜRK'ün Hayatı ve Hakkında Yazılanlar
Bölümü: Ulu Önder Atatürk'ün Hayatı Hakkında Her Türlü Yazıyı, Anı ve Hikayeleri, Atatürk Hakkında Söylenenlerle İlgili Yazıları Bu Bölümde Paylaşabilirsiniz ...
Bu Konuyu Paylaşın: E-posta İle Gönder - Sosyal Paylaşım Kısayolları: ·
·
·
·
·
·
·
·
·
·
Konuya Ait Etiketler - Etiket Ekleme Klavuzu için tıklayın ...:
Bu konuya ilk etiketi siz girebilir ve Kadim Dostlar forumunun gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz. Örnek etiketler: Acun Ilıcalı, YouTube, Yerli Dizi, Türkiye, Resim Galerisi, Dizi Oyuncuları, Ergenekon, Key Ödemeleri, Ülke Rehberleri, Mustafa Kemal Atatürk vb.
Atatürk`ün annesi hayatı boyunca büyük çileler çekmiş ve zulüm görmüş bir kadındır. Gördüğü bu büyük acılar sonucunda felç olmuştur.
Atatürk, annesini ölümünden hemen sonra ziyaret ettiği mezarının başında şu veciz cümlelerle anmıştır:
`Zavallı annem bütün millet için ülkü olan İzmir`in kutlu topraklarına vücudunu teslim etmiş bulunuyor. Arkadaşlar, ölüm yaradılışın en tabiî bir kanunudur. Fakat böyle olmakla beraber bazen en hazin tecelliler gösterir. Burada yatan annem zulmün, cebrin bütün milleti bir felâket uçurumuna götürdüğü bir keyfî idarenin kurbanı olmuştur. Bunu izah etmek için müsaade buyurursanız, ıstıraplı hayatının birkaç belirli noktasını arz edeyim.
Zübeyde Hanım Mustafa Kemal Atatürk Abdülhamid devrinde idi. 1320 (1905) tarihinde mektepten henüz Kurmay Yüzbaşısı olarak çıkmıştım. Hayata ilk adımı atıyordum. Fakat bu adım hayata değil, zindana tesadüf etti. Gerçekten bir gün beni aldılar ve istibdat idaresinin zindanlarına koydular. Orada aylarca kaldım.
Annem bundan ancak hapisten çıktıktan sonra haber alabildi. Ve derhal beni görmeye koştu. İstanbul`a geldi. Fakat orada kendisiyle ancak üç beş gün görüşmek nasip oldu. Çünkü tekrar istibdat idaresinin hafiyeleri, casusları, cellâtları evimizi sarmış ve beni alıp götürmüşlerdi. Annem ağlayarak arkamdan takip ediyordu.
Beni sürgüne götürecek olan vapura bindirilirken benimle görüşmekten men edilen annem gözyaşları ile Sirkeci rıhtımında, elemler ve kederler içinde terk edilmiş bulunuyordu. Sürgünde geçirdiğim tehlikeler onun hayatını ıstıraplar ve gözyaşları içinde geçirtmiştir.
Başka bir nokta daha: Mütareke zamanında Anadolu`ya geçtiğim vakit, annemi muzdarip bir halde, İstanbul`da bırakmaya mecbur olmuştum. Yanımda kendisinin verdiği bir adamım vardı. Bunu Erzurum`dan İstanbul`a gönderdiğim zaman annem, bu adamın yalnız olarak geldiğinden haberli olduğu dakikada benim hakkımda halife ve padişah tarafından verilmiş olan idam kararının yerine getirildiğini sanmış ve bu düşünce kendisini felce düşürmüştü. Ondan sonraki bütün mücadele yılları onun hayatını elem, ıstırap içinde geçirtmişti.
Padişah ve hükümetinin ve bütün düşmanların daima baskı ve işkenceleri altında kalmıştı. Evi bin türlü sebep ve bahanelerle basılır ve araştırılır, kendisi rahatsız edilirdi.
Annem üç buçuk yıl içinde bütün gece ve gündüzlerini gözyaşları içinde geçirdi. Bu gözyaşları ona gözlerini kaybettirdi.
Nihayet pek yakın bir zamanda onu İstanbul`dan kurtarabildim. Ona kavuşabildim ki, o artık maddeten ölmüştü, yalnız mânen yaşıyordu. Annemin ölümünden şüphesiz çok müteessirim. Fakat bu acımı azaltan ve beni teselli eden bir husus vardır ki, o da anamız vatanı mahva ve yıkıntıya götüren idarenin, artık bir daha dönmemek üzere mezara götürülmüş olduğunu görmektir.
Annem bu toprağın altında, fakat millî hâkimiyet sonsuzluğa kadar yaşasın. Beni teselli eden en büyük kuvvet budur.
Evet, millî hâkimiyet ölmezliğe kadar devam edecektir.
Annemin ruhuna ve bütün ecdat ruhuna borçlu olduğum vicdan yeminini tekrar edeyim.
Annemin mezarı önünde ve Tanrının huzurunda yemin ediyorum, bu kadar kan dökerek milletin elde ettiği hâkimiyetin korunması ve savunulması için gerekirse annemin yanına gitmekte asla tereddüt etmeyeceğim. Millî hâkimiyet uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun. `
Mustafa Kemal ATATÜRK
Merhaba Ziyaretçi, Burayı Tıklayıp Üye Olabilirsiniz ...
Değerli Ziyaretçimiz, Kayıtlı üyelerimizin haklarını korumak için, bu konunun sadece ilk
mesajını görüntülüyorsunuz.
Konudaki diğer mesajları görüntülemek için, lütfen giriş yapın
ya da
kayıt olun.
Benzer Konular - Bu Başlıkları Da İncelemek İster Misiniz ? Bu Bölümü Kapatmak için Tıklayınız ----->
Bu bölümü tekrar aktif etmek için sağ üstteki "+"yı tıklayınız ...
Benzer Konular - Bu Başlıkları Da İncelemek İster Misiniz ? Bu Bölümü Kapatmak için Tıklayınız ----->