Kadim Dostlar ™ Forum: Asit Yağmurları | Asit Yağmurunun Oluşumu, İnsanlara Etkisi, Doğaya Etkileri - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

Asit Yağmurları | Asit Yağmurunun Oluşumu, İnsanlara Etkisi, Doğaya Etkileri Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

ASİT YAĞMURLARI


Asit yağmuru esas olarak sanayi tesislerinden, konutların ısıtılmasından ve otomobillerden kaynaklanan ;sülfür ve azot oksitleri içeren su buharı emisyonlarının yol açtığı asit çökelmesidir. Endüstriyel faaliyetler, konutlarda ısınma amaçlı olarak kullanılan fosil kökenli yakıtlar, motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları ve fosil yakıtlara dayalı olarak enerji üreten termik santraller faaliyetleri sonucu havayı kirletmekte, kükürtdioksit, azotoksit, partikül madde ve hidrokarbon yaymaktadır. 2 ile 7 gün arasında havada asılı kalabilen bu kirleticiler atmosferde çeşitli kimyasal reaksiyonlara uğrayarak zamanla çok uzaklara taşınabilmektedir.

forum

Bu kirleticiler, atmosferdeki su partikülleri ve diğer bilişenlerle tepkimeye girerek sülfüroz asit (HSO), sülfürik asit (H2SO4) ve nitrik asit (HNO3) oluşumuna neden olmaktadır. Hiçbir yabancı maddeyle kirletilmemiş bir atmosferde bile yağmursuyu hafif asidik karakterdir ve pH derecesi 5.6 civarındadır.

Çeşitli yanma olayları sonucu havaya karışan SO2, SO3, NOx gibi gazlar atmosferde asit oluşumuna neden olmakta ve bunların yeryüzüne ulaşması ile asit yağmurları oluşturmaktadır. Bunların yeryüzüne dönüşleri kuru ve yaş asit depolanması sonucu oluşur.

Hava kirleticilerinin en yaygın olanı SO2’dir. Her yıl tonlarca SO2 çeşitli kaynaklardan yayılarak atmosfere karışmaktadır.

Bu emisyonların en önemli bölümü elektrik üretmek amacıyla çok büyük miktarlarda katı ve sıvı yakıtlar yakan termik santrallerden oluşmaktadır.

NOx’in atmosferdeki bulunuşu yaklaşık olarak yarı yarıya taşıt egzozu ve sabit yakma tesislerinden kaynaklanmaktadır.
Bu gazlar atmosferde gaz çevrimine girerek nitrik asit (HNO3) oluşumu ile sonuçlanan zincirleme reaksiyonları tamamlayarak asit yağışların oluşmasını etkilemektedir.



Asit Yağmurunun Oluşumu


Havayı kirletmekte olan, kükürtdioksit, azotoksit, partikül madde ve hidrokarbon yaymaktadır, bu kirleticiler atmosferde çeşitli kimyasal reaksiyonlara uğrayarak zamanla çok uzaklara taşınabilmektedir.

Bu kirleticiler, atmosferdeki su partikülleri ve diğer bilişenlerle tepkimeye girerek sülfüroz asit (HSO), sülfürik asit (H2SO4) ve nitrik asit (HNO3) oluşumuna neden olmaktadır. Hiçbir yabancı maddeyle kirletilmemiş bir atmosferde bile yağmursuyu hafif asidik karakterdir ve pH derecesi 5.6 civarındadır.

Bundan dolayı yağmursuyunun pH derecesi çok kolay 5.6 nın üstüne çıkabilir. Böylece asit yağmurları oluşur. ı
Ayrıca Hava kirliliğine CO’nun %52, SO2’nin %18, Hidrokarbonların %12 ,NO2’nin %6 ve diğer parçacıkların %12 oranında katkıları vardır.


Asit Yağmurlarının İnsanlara Etkisi

Yaş ve kuru çökelme sonucunda atmosferden yeryüzüne geçen sülfat, nitrat gibi anyonlarla toksik metallerin, kırsal bölgelerde toprağın ve göllerin asitleşmesine neden olan ve kentlerde ise insan sağlığını doğrudan etkileyebilecek
düzeylere erişmelerinin yanında, toprağa çökelmeleri sonucunda da insanların özellikle çocukların sağlığını dolaylı olarak
etkilediği bugün artık bilinmektedir.

Özellikle çoçuklarda olmak üzere solunum yolu enfeksiyonu olmak üzere çesitli iltihaplanmalar ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi sağlık sorunlarına sebep olmaktadır.

Hava kirliliği olmayan yerlerle karşılaştırıldığında, hava kirliliği olan bir yerde iki kat daha fazla insan kronik bronşitten şikayet etmektedir.

Asit yağmurunun doğaya etkileri


Hava kirliliğinin sonucu olan azot oksitler özellikle bitki örtüsüne zarar veriyor (asit yağmuru). Hava kirliliği, başka etmenlerin yanı sıra ormanların ölmesine de neden oluyor. 1989’a değin Almanya’daki ormanların yüzde 52’sinin hasta olduğu belirlenmişti. İsveç’te ise asit yağmuru nedeniyle 18 bin göl zarar görmüştür, 4 bin göl ise artık ölü sayılmaktadır.
Güney Kutbu üzerindeki ozon katmanı 1970’lerin ortasından bu yana her yıl biraz daha inceliyor.

Bu katmanın başka yerlerde de inceldiği, örneğin 1969-86 arasında Almanya üzerindeki bölümünün yüzde 3 oranında azaldığı belirlenmiştir. Bugünkü bilgilerimize göre ozon katmanındaki bu azalmaya kloroflüorokarbon gazları yol açıyor. Birçok ülkenin gündeminde bu koruyucu katmanı kurtarmak için alınacak önlemler tartışılmaktadır. Yeni Zelanda’da ozon katmanının yüzde 7’sinin ortadan kalkması sonucu morötesi ışınlarda yüzde 14 oranında bir artış olacağı, bunun da deri kanseri hastalıklarını yüzde 28 oranında artıracağı hesaplanmıştır. Morötesi ışınların artması ayrıca biyolojik etkinlikte de azalmaya, dolayısıyla yiyecek maddesi üretiminde önemli düşüşlere yol açmaktadır.

Ozon katmanındaki deliğe koşut olarak sera etkisi dene bir olay daha yaşanıyor. Bu, atmosferin giderek daha çok ısınması anlamına geliyor. Sera etkisine yol açan nedenler arasında karbon dioksit, su buharı, metan (yüzde 15’i sığırlar tarafından üretilmektedir), kloroflüorokarbon ve ozon gibi ısı tutucu gazların atmosferde gittikçe çoğalması gösterilmektedir.

Yalnızca atmosferde bulunan karbon dioksitin iki katına çıkması durumunda, yıllık sıcaklığın ortalama 3 derece artacağı düşünülüyor. Böyle bir değişimin tarıma, dolayısıyla da yiyecek maddesi üretimine yapacağı etkinin felaket düzeyinde olacağı açıktır.
Bu durum, bugünkü tarım alanlarının daha kuzeye kaymasına da yol açabilir. Ama bu bölgelerde toprak o kadar verimli değildir, ayrıca güneydeki verimli topraklarda susuzluk nedeniyle çöle dönüşebilir.

Asit Yağmurlarının İncelenmesi

Ülkemizde asit yağmurlarını Araştırma Şube Müdürlüğü tarafından araştırılmaktadır. Araştırma Şube Müdürlüğü bünyesinde Hava Kirliliği ve Asit Yağmurları Araştırma Grubu olarak ODTÜ ile de ortaklaşa yürütülen çalışmalar çerçevesinde, özellikle asit yağmurları ve sınır ötesi kirlilik taşınımının belirlenmesine yönelik olarak çalışmalar yapılmaktadır. Bu amaçla 13 Nisan 1999 Çamkoru’da yağmur suyu toplamak üzere toplama sistemi kurulmuştur. Özellikle sınırlar ötesi kirliliğin iyi tespit edilmesi amacıyla çevresel ve kentsel kirlilikten etkilenmemesi için kentten uzak bir bölge olan Çamkoru bölgesi seçilmiştir.

Ayrıca yer seçimi yapılırken asit yağmurlarının ülke ormanlarına verdiği zarar dikkate alınmıştır. Genel atmosferik sirkülasyonun yanısıra kentsel hava kirliliğinin etkilerinin de gözlenmesi amacıyla, benzer bir yağmur toplama düzeneği 19 Nisan 1999’da Ankara Bölge Meteoroloji Müdürlüğünde kurulmuştur.

İstasyonlardan toplanan örnekler sonucu elde edilen veriler kullanılarak yapılan genel kirlilik belirleme çalışmaları sürmektedir.

Çamkoru ve Ankara Bölgedeki yağmurtoplama sistemlerinden alınan yağmur örnekleri içindeki eser miktarlardaki katyon ve anyonlar belirlenerek yağmur suyundaki kirlilik izlenmektedir. Elde edilen yağmur suyu örneklerindeki çinko, demir, kadmiyum, kalsiyum, klor, krom, kurşun, magnezyum,mangan, nikel, nitrat, potasyum, sodyum, sülfat, vanadyum maddeleri konsantrasyonları OTDÜ ile ortak proje çerçevesinde ODTÜ Çevre Mühendisliği laboratuarlarında ve de Araştırma Araştırma Şube Müdürlüğü bünyesindeki laboratuarda yapılmaktadır.

Her iki istasyonda kurulu olan yağmur toplama sistemi toplam kirlilik birikimini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmış sistemlerdir. Bundan sonraki çalışmalarda alımı kararlaştırılan otomatik yağmur toplama sistemlerinin kullanılması düşünülmektedir.Alınacak otomatik yağmur toplama sistemi sayesinde kuru ve ıslak birikim ayrı ayrı kontrol edilebilecektir. Bu sayede yağmur suyundan gelen kirlilik ve havadaki serbest halde dolaşan toz zerrelerinin neden olduğu kirlilik miktarı belirlenebilecektir.



1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



0

#2
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.278
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Otel ve Pansiyon Rehberiniz Otel, Pansiyon, Tatil, Gezi, Seyahat ve Konaklama Rehberiniz Bütçenize uygun, keyifli bir tatil için size gezi, seyahat ve konaklama tavsiyeleri: Otel Tanıtımları, Pansiyon Tanıtımları, Tatil Tavsiyeleri, Konaklama Tavsiyeleri, Ülke Tanıtımları, Seyahat Alternatifleri, Şehir Tanıtımları, Tarihi Eserler, Antik Kentler


Asit Yağmurları


Kömür ve petrol gibi fosil yakıtlar ile mazot ve benzin gibi petrol türev­leri yandığında, bol miktarda kükürt dioksit ve bir miktar azot oksitleri içeren dumanlar çıkar. Havaya yükselen bu dumanların za­manla bulutlardaki su damlacıkları ve hava­daki su buhanyla birleşmesiyle sülfürik ve nitrik asitler oluşur. Yakıt dumanlarının için­de ayrıca bu tepkimeyi hazırlayan ve katalizör lenen bazı kimyasal maddeler vardır. En sonunda sülfürik ve nitrik asit nıharları ile damlacıkları yoğunlaşarak "asit ağmuru" halinde yeryüzüne iner.

Asit olarak nitelenen kimyasal maddelerin )ir özelliği de, metallerle birleştiklerinde ya­nlarındaki hidrojen atomlarının artı elektrik 'üklü iyonlar halinde açığa çıkmasıdır. Bu ıedenle bir çözeltinin asitlik derecesi, o çözel­tin bir metre küpündeki hidrojen iyonları­nın yoğunluğuyla ölçülür. "pH" simgesiyle gösterilen bu değer sıfıra yaklaştıkça çözelti­nin asitliği artar. Aslında normal bir yağmur da bir ölçüde asit özelliği taşır (pH 5-5,6). Asit yağmurlarında ise pH değeri bazen sirkenin (asetik asidin) asitliğine yaklaşarak 3'e, hatta daha altına düşer.

Asit yağmurları­nın yeryüzüne inerek topraktaki, akarsu ve göllerdeki sulara karışmasıyla bu suların asit­liği artar. Böylece doğadaki denge bozulur ve canlıların yaşamı tehlikeye düşer. Ağaçlar sağlığını yitirir, kararır, hatta kuruyarak ölür. Bunun sonucunda ağaçlarda barınan, yaprak ve meyveleriyle beslenen hayvanlar giderek azalır. Topraktaki besleyici maddeler kimya­sal değişikliğe uğrar. Suların asitliği arttığı için bu çevre kirliliğinden en çok etkilenen su bitkileri, balıklar ve öbür su hayvanları olur. Bu kadar asitli bir suda hiçbir canlı yaşayamayacağı için, göllere yeşil ya da mavi rengini veren yosunlar da ölünce göllerin suyu bir kristal gibi renksiz ve duru hale gelebilir.

Asit yağmurundan etkilenen yalnızca doğa­daki canlılar değildir. İçme suları da kirlene­bilir ve asit zamanla yapıların dış yüzeyindeki taşları ve metalleri yiyerek aşındırabilir.

Asit yağmuruna bağlı çevre kirliliğinin göz­le görülür etkileri ilk kez Almanya'da, 1970'lerin başında gözlendi. Bugün bütün dünya ülkelerinde kaygı verici boyutlara ula­şan bu sorunun en önemli yanı, rüzgârların asitli dumanları yüzlerce kilometre öteye sü-rükleyebilmesidir. Bu yüzden çevre kirliliği çoğu kez asit yağmurlarının düştüğü bölgede değil, rüzgâra açık başka yerlerde görülür.

Örneğin İngiltere'nin sanayi merkezlerinden yükselen dumanlar, bu bölgede sürekli olarak kuzeydoğu yönünde esen rüzgârların etkisiyle İskoçya ve İskandinavya'ya sürüklenerek bu­ralardaki ormanlara büyük zarar verir. Aynı nedenle, ABD'nin yakıt tüketimi arttıkça yalnız bu ülkede değil, Avrupa'nın birçok yerinde, Güney Amerika ve Avustralya'da çevre kirliliğinden etkilenen alanlar giderek genişleyecektir.

Kimyasal tepkimelerin karmaşıklığı nede­niyle, asit yağmurlarının nasıl oluştuğunu tam olarak açıklamak güçtür. Dumanların nere­den geldiğini, dolayısıyla kimin sorumlu oldu­ğunu kanıtlamak daha da güçtür. Ama çevre kirliliğinin başlıca kaynağı olan enerji santral-larının ve fabrikaların bacalarından çıkan dumanlar özel filtrelerden geçirilerek tehlike­li kimyasal maddelerden temizlenebilir. Ne var ki bu pahalı bir önlemdir ve sanayicilerin çoğu bu dumanların çevre kirliliğinden so­rumlu olduğu kesinlikle kanıtlanmadıkça bu filtreleri taktırmaya yanaşmam,aktadır. Soru­nun can alıcı noktası ise, bu tartışmalar sürüp giderken ormanların, geniş tarım alanlarının ve doğadaki canlıların giderek daha büyük zarara uğramasıdır. Kısa zamanda gerekli önlemler alınmazsa, asit yağmurlarının doğa­daki yıkıcı etkileri bu yüzyılın sonunda belki 10 kat artacaktır.

0

#3
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.278
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Asit Yağmurları



Asit yağmurları nedir nasıl oluşur?


Asit yağmurları, fosil yakıt atıklarının doğal su döngüsüne karışmasıyla oluşur. Kömür ve petrol gibi fosil yakıtların yakılması sonucu atmosferde kükürt ve azot içeren gazlar birikir. Bu gazlar havadaki su buharıyla birleşince bir kimyasal tepkime meydana gelir. Bu tepkime sonucunda sülfürik asit ve nitrik asit damlaları oluşur.

Güneş ışığı bu tepkimelerin hızını artırır. Yeryüzündeki sular Güneş’in etkisiyle ısınınca, bunların bir kısmı buharlaşarak yükselir ve atmosfere karışır. Böylece yükselen nemli havadaki su buharı yoğunlaşarak yeniden sıvı durumuna geçer. Bunlar da bulutları oluşturur. Sonuçta oluşan, çok miktarda kükürt ve azot içeren bu tip yağmurlara “asit yağmurları”denir. Atmosferdeki asit, yalnızca yağmurlarla değil, kar, sis, havadaki gazlar ve tanecikler yoluyla da yeryüzüne iner.


Hava Kirliliği ve Asit Yağmurları


İnsanların faaliyetleri sonucu meydana gelen üretim ve tüketim faaliyetleri sırasında ortaya çıkan atıklarla hava tabakası kirlenerek, yeryüzündeki canlı hayatını tehdit eder bir konuma gelir. Yeryüzündeki canlı hayatın sürmesi için vazgeçilmez bir yere ve öneme sahip olan hava tüm hayatı etkileyecek biçimde endüstriyel artıklarla değişik yollardan kirlenmektedir. Bu kirlenme ilk kez 1940-1950’li yıllarda gelişen sanayileşmenin bir sonucu olarak dünyanın çeşitli şehirlerinde havanın aşırı kirlenmesiyle görülmeye başlandı. İşte bundan dolayı “insanlar tarafından atmosfere karıştırılan yabancı maddelerle hava bileşiminin bozulmasına” hava kirliliği denildi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre: “Hava kirliliği, canlıların sağlığını olumsuz yönden etkileyen veya maddî zararlar meydana getiren havadaki yabancı maddelerin, normalin üzerindeki yoğunluğudur.”

Hava kirliliğine yol açan unsurlar ya doğrudan fabrika bacalarından, egzoz gazlarından havaya karışıyor yada havadaki diğer gazlarla birleşerek, havanın kirlenmesine yol açıyor.

Ayrıca sanayi işletmelerinin çıkardığı baca gazları havadaki oksijen ve su buharı ile birleşerek, bir dizi kimyasal reaksiyonlar sonucu asit yağmurlarına dönüşür. Asit yağmurları toprağın yavaş yavaş asitlenmesine yol açarak, ağaçların ve bitkilerin topraktan beslenmesine engel olur. Asit yağmurları ayrıca çeşitli yollardan sulara karışarak, sulardaki canlıların hayatını da etkiler.

Havadaki karbon tozları, katı parçacıklar, karbonmonoksit, kükürt dioksit, doymamış hidrokarbonlar, aldehitler ve diğer kanserojen maddeler insanlarda solunum yolları hastalıkları, nefes darlığı ve akciğer kanseri gibi değişik hastalıklara yol açarlar.

Sanayileşme ile büyük hız kazanan hava kirlenmesi özellikle büyük kentlerin çevresinde yoğunlaşmaktadır. Çünkü büyük kentler ve onların çevresinde yoğunlaşan üretim ve tüketim faaliyetleriyle artıklar hızla çoğalıyor. Ayrıca egzoz gazları, trafik tıkanıklıkları ve gürültü de hayatın kalitesini hızla düşürmektedir.

Havanın gaz halinde ve sürekli hareket içinde olması rüzgarlarla kirlenmeyi yeryüzü ölçüsünde yaygınlaştırıyor. Bu bağlamda en çok zararı ise ormanlara veriyor. Büyük kentlerde alt yapı yatırımlarının hazır olması, deniz, hava ve kara yolu ulaşımının kolaylığı yatırımların büyük kentlerin çevresinde yoğunlaşmasına yol açıyor. İşgücü ve pazar açısından çok uygun olan büyük kentler, üretim ve tüketim faaliyetlerinin en yoğun olduğu yörelerdir. Bu yoğunluk, hava kirlenmesinin büyük kentlerde ileri boyutlara ulaşmasına neden olmaktadır.

Bütün bunların en önemli sebeplerinden birisi sanayi ve teknolojilerimizin bir sonucu olan asit yağmurları. Uzmanların bildirdiklerine göre bunun kaynağı sanayi kuruluşlarıdır. Özellikle termik santrallerin bacalarından çıkan dumanların içinde bol miktarda kükürtdioksit ve azot oksit gibi gazlar bulunmaktadır. Bunlar atmosferdeki nem ile birleşince yakıcı asitlere (sülfirik asit, nitrik asit vb.) dönüşmekte kar, yağmur, sis yağışlarıyla da yeryüzüne ulaşmaktadır. İşte bunlara asit yağmuru deniliyor.

Asit yağmurları, göller ve nehirler gibi sular dünyasına düştüğünde bunların asitlik derecesini arttırır. Balıklar sudaki asitlik değişimine çok duyarlı oldukları için böyle sularda yaşayamazlar. Gerçekten de, Baltık ülkelerindeki göller İngiltere’deki ağır sanayi bölgelerinden kaynaklanan asit yağmurları ile asitleşmiş ve bu göllerde birçok balık türü ortadan kalkmıştır.

Asit yağmurları hayvanlar ve bitkiler gibi canlı varlıklara zarar vermekle kalmaz, taşınmaz kültür varlıklarını da olumsuz yönde etkiler. Örneğin, kent içi ya da kent dışındaki tarihî binalar, açık hava müzeleri, binlerce yıllık antik kentlere ait yapılar veya Nemrut dağında olduğu gibi taş anıtlar asit yağmurlarıyla yıpranmakta ve dağılmaktadır. Asit yağmurları bitki toplumlarının, örneğin geniş ormanların toprak üstü kısımlarında yakıcı zararlar oluşturduğu gibi, toprakların yapısını da bozmakta, toprak içindeki bitki köklerinin hastalanmasına ve toprağa can veren mikroorganizmaların ölmesine neden olmaktadırlar.

0

#4
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.278
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Asit Yağmuru Nedenleri…


Atmosferdeki asit, yalnızca yağmurlarla değil, kar, sis, havadaki gazlar ve tanecikler yoluyla da yeryüzüne iner. Asit yağmurlarının sonucuysa, yok olan ormanlar, hiçbir canlının yaşamadığı ölü göller, zarar gören sanatsal yapılar ve sağlıklarını yitiren insanlardır.

Yer yüzeyine ulaşan asit, birçok bitki ve hayvana zarar verir. Sonbahar yağmurlarıyla birlikte toprak üzerinde biriken su, ya akarsulara ve göllere akar ya da toprağın içine sızar. Yağmurla gelen asit toprakta birikir. Asitli su, topraktaki bitkiler için besin kaynağı olan önemli minerallerin çözünmesine yol açar ve bitkilerin bunları alabilmesini engeller. Aynı zamanda, asit yağmurları, toprakta bulunan, ancak asit etkisiyle serbest hale geçtiğinde bitkilere zararlı olan alüminyum gibi maddelerin miktarının artmasına da neden olur. Örneğin, toprakta biriken alüminyum, ağaç köklerinin gerekli besinleri almalarını engeller. Besin eksikliği oluşur ve ağaçların büyümesi yavaşlar, hatta tamamen durur. Zamanla, yaprakların dökülmesi gibi daha gözle görülebilir zararlar ortaya çıkmaya başlar.

Avrupa’da her dört ağaçtan biri asit yağmurlarından olumsuz etkilenerek yapraklarını dökmektedir.

Azot, orman ekosisteminde şu şekillerde birikir:

• Ağaçların köklerine ve kabuğuna işler.
• Canlı biyokütlelerde ya da organik bileşikler olarak toprakta birikir.
• Topraktan süzülür.

Rüzgâr, kirlilik yapıcı maddeleri atmosferin üst kısımlarına ve uzak yerlere, bazen binlerce kilometre uzağa taşıyabilir. Böylece havadaki parçacıklar hiç umulmadık bölgelere kadar gidebilir.

Asit yağmurları, sanayi tesisleri, demir çelik tesisleri ve elektrik santrallerinin neden olduğu kirlilikten kaynaklanır.

Otomobiller ve kamyonlar kükürt dioksit ve azot oksit salımlarına neden olur.

Kirlilik yapıcı maddeler uzun süre havada asılı kalırlar. Bu maddeler, havadaki nemle karşılaştıklarında sık sık kimyasal değişime uğrar ve bu değişimler asitlenmeye neden olur.

Kirlilik yapıcı maddeler hava akımlarıyla çok uzaklara taşınabilir ve sonunda çökelirler. Bu maddelerin çökeldikleri yer; bir doğa koruma alanı, bir göl ya da arka bahçeniz bile olabilir.

Önlemler

Hava kirliliği ve asit yağışlarının çevreye, özellikle bitkilere olan etkisinin kesin sonucu ve buna karşı isabetli önlemler alınmak isteniyorsa, çok sayıda bilimsel denemenin yapılması gerekir.

Yakıtların (araç ve meskenlerde) kalitesi kontrol edilmeli.

A ) Hava kirliliğine dayanıklı bitkiler (böğürtlen, ıspanak, kızılcık,...) ekilmeli
B) Kışın yaprak döken bitkiler ekilmeli

Kentlerin kurulma yerleri topografik açıdan iyi saptanmalı. Başka bir anlatımla Yerleşmeleri (kent, köy,...) çanak şeklindeki alanlardan uzaklarda kurmalıyız.

Bacalara filitre takılmalı
Araçların bakımı zamanında yapılmalı
Alternatif enerji kaynakları kullanılmalı

(Güneş, rüzğar, gelgit, akıntılar, biyokütle, end. ve evsel atıklar gibi.)

Tüketim toplumu olduğumuz sürece yeni üretimlere yeni kirlenmelere neden olmamız kaçınılmazdır. Onun için tüketim çılgınlığı yerine mevcutlardan haz almayı öğrenmeliyiz.

Yakıtlardaki kükürt oranı azaltılmalı

Çevre insanlara öğretilmemeli; insanoğlu çevreyi içselleştirecek şekilde bizzat kendisi öğrenmeli

Kısaca; konunun sosyolojik, ekonomik ve politik boyutları aynı anda alınmalı ve hemen uygulamaya geçilmelidir. Bunların içinde en önemli olanı ise yaşam ve eğitimi el ele tutuşturan uygulamalar olacaktır.

Bu önlemler alınmadığı zaman en temiz kalan yerlerimizden biri olan Gökova Körfezi ve çevresi de son kurbanlardan biri olmaktan kurtulamayacaktır.

Kirli hava ve asitik yağışlara etkileri yerel değildir. Çünkü rüzgar kirli hava ve yağışları çok uzaklara taşıyabilmektedir. Asit yağışları, düştüğü yerde kalmayıp akarsular ve denizler yoluylada dünyaya yayılmaktadır. Onun için çözümler yerel değil, küresel olmalıdır. Ancak öncelikle yerel düşünmeyi ve yerel davranmayı öğrenerek bu felaketten kurtulabiliriz.

0

#5
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.278
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Asit Yağmurları Nedir, Etkileri Nelerdir ?


Asit yağmurları, fosil yakıtların yakılmasıyla oluşan yağışlardır. Özellikle endüstriyel faaliyetlerin ve enerji tüketiminin fazla olduğu yerlerde yakılan, kömür ve petrol gibi fosil yakıtlardan, azot ve kükürt gazları açığa çıkmaktadır. Oluşan bu gazlar bulutlardaki su buharıyla tepkimeye girerek sülfürik ve nitrik asitleri ortaya çıkarmakta oluşan bu asitler ise kar, yağmur, çiğ ve sis gibi doğal olaylar sonucunda yeryüzüne ulaşmaktadır. Normal koşullar altında oluşan yağmurların pH değeri 5.6′dır. Bunun altında bir değere sahip olan yağış asit yağmuru olarak adlandırılır.

Asit yağmurları, özellikle sanayi devriminden sonra kükürt ve azot gazlarının atmosferde hızla birikmesiyle etkisini hissettirmeye başlamıştır. İlk olarak ise 1852 yılında sanayinin beşiği olan İngiltere’de Robert Angus Smith adındaki bilim adamı asit yağmurları ile hava kirliliği arasındaki ilişkiyi fark etmiş ve sanayinin bu yağışları tetiklediğini ortaya koymuştur. Bu yağışlar sadece oluştuğu bölgeyi etkilememektedir. Öyleki Çin, Doğu Avrupa, Rusya gibi bölgelerde fosil yakıtların aşırı şekilde kullanılması atmosfer hareketleri sonucunda bir çok ülkeyi etkilemektedir. Bu nedenle 1997 yılında 160 ülkenin katılımıyla Kyoto Protokolü imzalanmıştır ve bu protokola göre her ülke azot ve karbon salınımını 1990 yılındaki düzeylere düşürmek zorundadır. Ancak Çin Halk Cumhuriyeti bu protokola sıcak bakmamaktadır. Çünkü sanayi Çin ekonomisi açısından çok önemlidir. Çin’den yayılan azot ve kükürt gazları atmosfer hareketleri sonucunda Japonya‘ya asit yağmurları olarak düşmektedir ve Japonya tarımı bu yağışlardan zarar görmektedir. Bundan dolayı Japonya her yıl ücretsiz olarak Çin’e fabrikalar için baca filtresi vermektedir.

Bu yağışlar, fabrika, motorlu araçlar, termik santraller gibi insan faaliyetleri sonucunda oluştuğu gibi yanardağ faaliyetleri gibi doğal olaylar sonucunda da meydana gelir.


Asit Yağmurlarının Etkileri


Asit yağmurları, tüm çevreye zarar vermektedir ancak bundan en çok etkilenen ormanlar ve tarım alanlarıdır. Bu yağışlar toprağın yapısındaki magnezyum ve kalsiyum gibi bitki gelişiminde önemli olan elementleri yıkayarak derinlere taşınmasına sebep olur. Bunun sonucunda ağaçlar ve diğer bitkiler topraktan yeteri kadar faydalanamaz ve kurur.


Asit Yağmurlarının Etkileri Genel Olarak Şunlardır;


•Göllere ve akarsulara düşen asit yağmurları, sudaki asit dengesini bozar ve balıkları etkiler. Balıkların bu durumdan etkilenmesi besin zinciri yoluyla bizleri de etkilemektedir.
•Havada bulunan sülfat solunum yoluyla alınmakta ve bronşit, astım, kanser gibi çeşitli hastalıklara neden olmaktadır.
•Topraktaki alüminyumun çözülmesine neden olur ve ağaç köklerinin besinlerden faydalanmasını engeller.
•Mermer, kumtaşı veya kireçten yapılan ve içerisinde kalsiyum karbonat bulunduran tarihi eserlere zarar vermektedir.
Asit Yağmurlarının Etkisini En Aza İndirmek İçin Alınabilecek önlemler;
•Enerji üretiminde kullanılan termik santrallerin yerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. (Güneş Enerjisi, Jeotermal Enerji, Rüzgar Enerjisi vs.)
•Orman yangınları engellenmeli, yeşil alanlar yaygınlaştırılmadır.
•Şehir içi ulaşımlarda özel araçların yerine toplu taşıma araçları kullanılmalıdır.
•Havayı olduğundan fazla kirleten kaçak kömür kullanımının önüne geçilmelidir.
•Endüstriyel tesislerinin bacalarına filtre takılmalıdır.
•Araçların bakımı zamanında yapılmalıdır.

0


Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız


"Asit Yağmurları | Asit Yağmurunun Oluşumu, İnsanlara Etkisi, Doğaya Etkileri" İçin Anahtar Kelimeler (Keywords)
Konuyu ziyaret eden ziyaretçilerimizin Google arama motorunda kullandıkları anahtar kelimeleri içermektedir.

asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (157), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (129), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (118), Google (105), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (99), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (79), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (78), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (64), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (60), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (54), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (54), asit yağmurlarının toprak kimyasına etkisi - Google'da Ara (48), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (47), ASİT YAĞMURLARININ OLUŞUMU - Google'da Ara (46), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (43), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (36), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (31), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (29), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (29), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (27), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (27), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (27), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (26), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkileri - Google'da Ara (26), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (26), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (26), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (25), asit yağmurlarının toprak kimyasına etkileri - Google'da Ara (25), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (25), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (25), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (24), asit yağmurlarının doğaya etkileri - Google'da Ara (24), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (24), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (23), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (23), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (22), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (22), asit yağmuru oluşumu - Google'da Ara (21), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (21), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (21), asit yağmurunun oluşumu - Google'da Ara (21), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (21), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (21), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (21), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (20), asit yağmurları ile ilgili resimler - Google'da Ara (20), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (19), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (19), asit yağmurları ve etkileri - Google'da Ara (19), asit yagmurları - Google'da Ara (19), asit yağmurlarının insanlara etkisi - Google'da Ara (19), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (18), asit yağmurları - Google'da Ara (18), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (18), asit yağmurları ppt - Google'da Ara (18), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (18), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (17), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (17), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (17), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (16), asit yağmurlarının doğaya etkisi - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının toprak kimyasına etkisi - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının toprak kimyasına etkileri - Google'da Ara (15), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının toprak kimyasına etkileri - Google'da Ara (14), asit yağmurunun oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının sonuçları - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının toprak kimyasına etkileri - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye zararları - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının oluşumu ve etkileri - Google'da Ara (14), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (13), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (13), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (13), asit yağmurları ve etkileri - Google'da Ara (13), Google (13), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (13), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (13), asit yağmurlarının oluşumu - Google'da Ara (13), asit yağmurlarının insanlara etkileri - Google'da Ara (13), asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi - Google'da Ara (12), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (12), asit yağmurunun oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (12), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (12), asit yağmurlarının oluşumu ve çevreye etkileri - Google'da Ara (12),

"Asit Yağmurları | Asit Yağmurunun Oluşumu, İnsanlara Etkisi, Doğaya Etkileri " ile Benzer Konular
Everest Dağı | Everest Dağı'nın Oluşumu - İklimi - Tırmanma Girişimleri - Türk Tırmanışçılar
1 Yanıt - 3.102 Görüntülenme
Kuşun Oluşumu
0 Yanıt - 574 Görüntülenme | Adım Adım...
Rousseau’nun Türk Siyasi Yapısına Etkileri
0 Yanıt - 1.350 Görüntülenme
Silaha Ateş Etme Etkisi
0 Yanıt - 1.144 Görüntülenme
Resimlere Sansür Etkisi
0 Yanıt - 1.030 Görüntülenme