Kadim Dostlar ™ Forum: Deyimler Sözlüğü | [V-Y] Vız gelmek (vız gelip tırıs gitmek): Hiç önemsememek, aldırış etmemek - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

Deyimler Sözlüğü | [V-Y] Vız gelmek (vız gelip tırıs gitmek): Hiç önemsememek, aldırış etmemek Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

AÇIKLAMALI DEYİMLER SÖZLÜĞÜ

forum


Vadesi gelmek (yetmek): 1. Ömrü sona ermek, eceli gelmek, ölmek. 2. Süresi dolmak, ödeme zamanı gelmek."

Vakit geçirmek: Oyalanmak, bazı şeylerle meşgul olarak zamanın geçmesini sağlamak.

Vakit kazanmak: 1. Karşı tarafı oyalayarak zamanı uzatmak. 2. Bir şeye ayrılan ya da harcanan zamanı uzatmak.

Vakitli vakitsiz: Rastgele bir zamanda, gelişigüzel, uygun bir zamanı gözetmeden.

Vaktini öldürmek: Zamanını yararsız, gereksiz, boş işlerle ya da hiç iş yapmadan, boş yere geçirmek."

Vara yoğa karışmak: Her şeye, üstüne lâzım olsun olmasın her işe karışmak.

Vebali boynuna olmak: Bir işin günahını yüklenmek

Velveleye vermek: Gereksiz bir heyecana, telâşa düşürmek

Vıdı vıdı etmek: Söylenip durmak, hemen her şeyi eleştirip beğenmediğini söyleyerek durmadan konuşmak, etrafındakileri rahatsız etmek.

Vız gelmek (vız gelip tırıs gitmek): Hiç önemsememek, aldırış etmemek.

Volta atmak: Bir aşağı bir yukarı dolaşmak, gidip gelmek.

Vur dedikse öldür demedik ya!: Bir isteği, dileği yerine getirirken aşırılığa kaçıp da işi berbat edene karış söylenir.

Vurduğu yerden ses getirmek: Eli ağır olmak, çok kuvvetli vurmak.

Vur patlasın çal oynasın: Aşırı zevk ve eğlence; aşırı zevk ve eğlenceye düşkün kimsenin parasını bu yolda harcamasını anlatır.

Vurdumduymaz Kör Ayvaz: Umursamaz, aldırmaz, duygusuz ve kayıtsız kimse.



forum

forum


Yabancılık çekmek: Bir iş ya da çevrede yabancı olmaktan dolayı ortaya çıkan zorlukların etkisinde kalmak

Ya bu deveyi gütmeli, ya bu diyardan gitmeli: "Bu işi mutlaka yapmalısın, başka yolu yok, aksi taktirde burada kalamazsın." anlamında kullanılır.

Yağcılık etmek: Dalkavukluk etmek, övmek, pohpohlamak.
Yağlı ballı olmak: Araları çok iyi, içli dışlı, samimi olmak.

Yağlı müşteri: Bol paralı, çok alışveriş yapan zengin alıcı.

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak: Bir tehlikeden, güç bir durumdan kaçarken daha kötüsüyle karşılaşmak.

Yağmur yağarken küpünü doldurmak: Kazanma fırsatı varken ondan yararlanıp para veya mal edinmek."

Yaka paça: Hiçbir itiraz dinlemeden, zorla, kuvvet kullanarak (götürmek).

Yakasına yapışmak: Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.

Yaka silkmek: Bıkıp usanmak; bir iş, durum, yer ya da kimsenin olumsuz yanlarından tedirginlik duyduğunu belirtmek.
Yakayı ele vermek: Yakalanmak, kaçamayarak ele geçmek.

Yakınlık duymak: Birine karşı sevgi ve ilgi duymak, yabancılık hissetmemek.

Yalan dolan: Hile, düzen, dalavere, yolsuz davranış

Yalvar yakar olmak: Çok yalvarıp yakarmak.

Yan çizmek: Kendisine yüklenen bir görevden kaçmak."

Yan gelip yatmak: Yapacak işleri olduğu hâlde yapmamak, rahatına bakmak, keyfince yaşamak.

Yangına körükle gitmek: Anlaşmazlığı, gerginliği, kargaşalığı artırıcı, her iki tarafı kışkırtıcı söz ve davranışlarda bulunmak.

Yan gözle bakmak: 1. Kötü niyetle, düşmanca bakmak. 2. Göz ucuyla bakmak.

Yanına bırakmamak: Kendisine yapılan kötülüklerin öcünü almak, cezasını sert karşılıklarla vermek.

Yanıp tutuşmak: 1. Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak. 2. Kuvvetli bir aşkla sevmek.
Yanlış kapı çalmak: İsteğinin yapılamayacağı bir yere başvurmak.

Yanıp yakılmak: Sızlanıp şikâyet etmek, derdini döküp durmak.

Yarım ağızlı (söylemek): İsteksizce, istemeye istemeye, gönülsüzce (söylemek).

Yarım yamalak: Gelişigüzel, üstünkörü, eksik ve kusurlu."

Yarından tezi yok: En kısa zamanda, çok çabuk, geciktirmeden

Yarı yolda bırakmak: Verilen desteği, yapılan yardımı sonuna kadar götürmemek.

Ya sabır çekmek: Kötülüklere, sıkıntılara, üzücü olaylara karşı tepki göstermemeye çalışıp, Cenab-ı Allah`tan kendisine sabır vermesini istemek.

Yaşını başını almış (olmak): Yaşı epeyce ilerlemiş olmak, yaşlanmış veya olgunlaşmış olmak.

Yaş tahtaya (yere) basmamak: Kolay kolay tuzağa düşmemek, uyanık davranmak.

Yatağa düşmek: Hastalık yüzünden yatmak zorunda kalmak, ayağa kalkamayacak durumda olmak.

Yatak yorgan yatmak: Çok hasta olmak."Bizim adam yatak yorgan yatıyor, ne yiyor, ne içiyor."

Yaz boz tahtasına çevirmek: Bir konuda birbirine uymayan kararlar almak, kararsızlık yüzünden bir konuda sık sık fikir değiştirmek.

Yedi canlı: Pek çok ölüm tehlikesi geçirip sağ kurtulan insan ya da hayvan."Yedi canlı mısın nesin, nasıl kurtuldun o kazadan?"

Yediden yetmişe: En büyüğünden en küçüğüne, eli ayağı tutan herkes."

Ye kürküm ye: Saygının kişiliğe karşı değil, zenginliğe, varlığa, giyim ve kuşama karşı gösterildiğini anlatmak için kullanılır.

Yelkenleri suya indirmek: Israrından, iddiasından, direnmekten vazgeçip karşısındakinin dediğini kabul etmek; yüksekten atıp tutmayı bırakarak yumuşamak.

Yemeden içmeden kesilmek: Bir üzüntü, korku ya da heyecan sebebiyle yiyemez duruma gelmek, iştahı kapanmak.

Yemin etsem başım ağrımaz: "Gerçek olduğundan eminim, bu konuda yemin de edebilirim" anlamında kullanılır.

Yer demir gök bakır: "Hiçbir yerden yardım alma umudu kalmadı, bütün kapılar kapalı, yardım imkânları ortadan kalktı, kime baş vurdumsa elim boş döndüm" anlamında çaresizliği anlatmak için kullanılır.

Yere bakan yürek yakan: Uslu, uysal, sessiz görünüp gizliden gizliye ve sinsice dolap çeviren, kötülük yapan kimse.

Yere göğe koyamamak: Çok önem vermek, nasıl ağırlayacağını ve memnun edip mutlu kılacağını bilememek.

Yerinde duramamak: Sürekli hareket etmek, kıpırdanmak, sabırsızlanmak, içi içine sığmamak, eyleme geçmek için telâş içinde dolaşmak.

Yerinde saymak: 1. Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak. 2. Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.

Yerin dibine geçmek: 1. Çok utanmak, sıkılmak. 2. Kaybolmak, göze görünmez olmak.

Yeri yurdu belirsiz: Serseri; ne iş yaptığı, nerde kaldığı, nereli olduğu bilinmeyen.

Yerle bir etmek: Bir yeri yakıp yıkmak, tahrip etmek, temeline kadar söküp dağıtmak, taş taş üstüne bırakmamak.

Yer yarılıp içine girmek: 1. Çok utanmak. 2. Yitirilen şey bir türlü bulunamamak.

Yer yerinden oynamak: Bir olay toplumda telâş, heyecan, gürültü, patırtı, kargaşa oluşturmak."

Yılan hikâyesi: Bir türlü sonuca bağlanamayan, çözümlenemeyen, uzayıp giden (mesele ya da iş).

Yıldırımla vurulmuşa dönmek: Ansızın ortaya çıkan kötü bir durum karşısında sarsılmak, ne yapacağını bilemez olmak, bitkin ve şaşkın bir duruma düşmek.

Yıldızı barışmamak: Aralarında görüş, düşünce ve duygu ayrılıkları bulunup birbirlerinden hoşlanmamak, birbirleriyle iyi geçinmemek, anlaşıp uyuşamamak.

Yıldızı parlamak: Çok başarılı olup herkesin dikkatini çekecek duruma gelmek, ün kazanmak.

Yiğitlik sende kalsın: "Karşısındaki anlamasa da hoşgörü göster, özveride bulun, ılımlı davran, böylelikle soylu davranışını göstermiş olursun" anlamında bir anlaşmazlığa son vermek için taraflardan birine söylenir

Yiyip bitirmek: 1. Parayı tüketinceye dek harcamak. 2. Yemeği sonu gelinceye kadar yemek. 3. Birini üzmek, tedirgin etmek, devamlı hırpalamak.

Yok pahasına: Son derece ucuz, değerinin altında bir fiyata, ölü fiyatına.

Yola gelmek: Ters tutumunu düzeltmek, uslanmak, istenilen biçimdeki davranışı kabul etmek.

Yol göstermek: 1. Rehberlik etmek, yolu bilmeyene tarif etmek, nasıl gidileceğini anlatmak. 2. Nasıl davranılacağını, ne yapılacağını öğretmek.

Yol iz bilmemek: 1. Bulunduğu yerde yabancı olup gideceği yolu ve yeri bilmemek. 2. Görgüsüz davranmak.

Yoluna koymak: Bir işi olumlu bir duruma sokmak, istenilen şekle getirmek.

Yolunu kaybetmek: Hangi yoldan gideceğini bilememek, şaşırmak.

Yolunu yapmak: Bir işi olumlu sonuca ulaştıracak ya da mümkün kılacak girişimde bulunup hazırlık yapmak veya tedbir almak.

Yol yordam: Bir şey, davranış ya da yapışın usul ve kuralları.

Yorgunluğunu çıkarmak: 1. Dinlenmek. 2. Yaptığı işten, dinlenmesini sağlayacak iyi bir haber alıp huzur içinde olmak

Yufka yürekli: Çok duygulu olup olaylardan hemen etkilenip ağlayan, çok acıyan, üzülen kimse.

Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal: İki davranış, iki kimse, iki karşıt şey arasında bir tercih yapamama zorluğunu anlatmak için kullanılır.

Yumurta kapıya gelmek: Yapılması gereken bir iş için zaman daralmış olmak, iş çok sıkışık zamana rastlamak.

Yuvarlak hesap: Ayrıntıya girmeden, bir bütün sayıya yaklaşık olarak tamamlanabilen hesap.

Yuvasını bozmak: Ev ve aile düzenini bozmak, dağıtmak, alt üst etmek.

Yük olmak: 1. Sıkıntılı bir işi başkasına yaptırmak. 2. Masraflarını başkasına ödetmek.

Yükseklerde dolaşmak: Elde edilmesi zor şeyler istemek.

Yüksek perdeden konuşmak: 1. Yüksek sesle konuşmak. 2. Meydan okurcasına sert konuşmak. 3. Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.

Yükte hafif pahada ağır: Taşınması kolay, değerli eşya (altın, elmas gibi.)

Yüreği ağzına gelmek: Birden bire çok korkmak, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hızlı hızlı atmak.
Yüreği cız etmek: Çok acımak, içi sızlamak.

Yüreği dayanmamak: Çok acı duymak, acısına katlanamamak.

Yüreğine (içine) dert olmak: Birine karşı ya da birinin kendine karşı yaptığı bir davranış sonradan kendisi için acı, üzüntü kaynağı olmak."

Yüreğine inmek: 1. Birdenbire ölmek. 2. Büyük ölçüde üzülmek.




1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



Toplam 0 kullanıcı bu konuyu okudu.

0

#2
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor
Otel ve Pansiyon Rehberiniz Otel, Pansiyon, Tatil, Gezi, Seyahat ve Konaklama Rehberiniz Bütçenize uygun, keyifli bir tatil için size gezi, seyahat ve konaklama tavsiyeleri: Otel Tanıtımları, Pansiyon Tanıtımları, Tatil Tavsiyeleri, Konaklama Tavsiyeleri, Ülke Tanıtımları, Seyahat Alternatifleri, Şehir Tanıtımları, Tarihi Eserler, Antik Kentler


Yüreğine su serpilmek: Duyduğu üzüntüyü hafifletecek bir haberle karşılaşmak, ferahlamak.

Yüreği küt küt atmak: Korku ve heyecandan yüreği hızlı hızlı çarpmak
Yüreği yanmak: 1. Çok fazla acımak. 2. Bir felâkete uğramak.

Yürürlüğe girmek: Bir kanun ya da kararname uygulanmaya başlamak.

Yüze gülmek: 1. Sevimli, çekici görünmek. 2. Yalandan dost görünmeye çalışmak.

Yüze vurmak: İşlediği bir suçu ya da kabahati birinin açıkça yüzüne söyleyip onun utanmasına yol açmak.

Yüz görümlüğü: Güveyin gelinin duvağını açarken verdiği armağan.

Yüz göz olmak: Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.

Yüz karası: 1. Utanılacak bir durum. 2. Ailesi, çevresi için utanç verici bir iş yapmak.

Yüzü ak: Suçu, utanılacak durumu bulunmamak; temiz ve saf olmak."Alnım açık, yüzüm aktır."

Yüzü gülmek: 1. Sevinci yüz hatlarında anlaşılır olmak. 2. Neşelenip sıkıntıdan kurtulmak, feraha kavuşmak.

Yüzünden (suratından) düşen bin parça olmak: Sıkıntısı, öfkesi ve küskünlüğü yüz ifadesinden belli olmak.

Yüzüne bir daha bakmamak: Darılıp küsmek, bir daha konuşmamak; önemsemeyip ilgisiz kalmak.

Yüzünü ekşitmek: Rahatsız olduğunu, hoşnut olmadığını, öfke duyduğunu yüz ifadesiyle belli etmek."

Yüzünü gören cennetlik: Uzun bir süre ortalıkta görünmeyen kimseler için kullanılır.

Yüzünü kara çıkarmak: Yaptığı bir iş ya da davranışla birini utandırmak, mahçup duruma düşürmek.

Yüzünün akıyla çıkmak: Bir işe girip o işten başarı elde ederek, onurunu zedelemeden, utanılacak bir duruma düşmeden çıkmak.

Yüz üstü bırakmak: Tamamlanmamış bir durumda, yarı yolda bırakmak.

Yüzü suyu hürmetine: Bir kimsenin hatırına değer verildiği için."Hz. Peygamber`in yüzü suyu hürmetine Cenab-ı Allah, bizleri inşallah bağışlar."

Yüzü tutmamak: Bir şey istemeye ya da söylemeye çekinmek, cesaret edememek.

Yüzü yok: "Bir şeyi yapmaya cesareti yok, öyle yanlışlıklar yaptı ki teklif etmeye utanıyor.

Yüz vermek: Her istediğini yerine getirerek şımartmak; yakınlık göstererek, hoş görülü davranarak ölçüsüz hareketler yapmasına sebep olmak.

Yüz yüze bakmak: Yakın ilişki içinde bulunup, bu ilişkileri bir süre devam etmek.

Yüz yüze gelmek: 1. Birden karşılaşmak. 2. Bir araya gelmek.

0


Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız


"Deyimler Sözlüğü | [V-Y] Vız gelmek (vız gelip tırıs gitmek): Hiç önemsememek, aldırış etmemek" İçin Anahtar Kelimeler (Keywords)
Konuyu ziyaret eden ziyaretçilerimizin Google arama motorunda kullandıkları anahtar kelimeleri içermektedir.

vakitle ilgili atasözleri - Google'da Ara (53), Google (42), gözleri parlamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (30), yan gelip yatmak deyiminin anlamı - Google'da Ara (21), gözleri parlamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (20), hoşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (18), hoşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (15), drefind.net - Search Results - içinde hayvan geçen deyimler (13), Google (10), deyimlerin hikayeleri vikipedi - Google'da Ara (10), vakitli bir deyim - Google'da Ara (10), abartılı deyimler - Google'da Ara (10), kapı kelimesiyle ilgili kurulan deyimler ve anlamları - Google'da Ara (9), kapı ile ilgili deyimler - Google'da Ara (9), yabancı deyimler - Google'da Ara (9), hoşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (9), hoşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (8), abartılı deyimler hikayeleri - Google'da Ara (8), vakitle ilgili atasözleri - Google'da Ara (8), gözleri parlamak deyimi - Google'da Ara (8), vakitle ilgili deyimler - Google'da Ara (8), gözleri parlamak deyiminin hikayesi - Google'da Ara (8), gözleri parlamak deyimi - Google'da Ara (8), yan gelip yatmak deyiminin anlamı - Google'da Ara (7), kapıyla ilgili deyimler - Google'da Ara (7), gün günü sökülüp gelmek - Google'da Ara (7), hoşgörü ile ilgili atasözleri ve deyimler - Google'da Ara (7), vakitle ilgili atasözleri - Google'da Ara (6), içi cız etmek deyimini sözlük anlamı - Google'da Ara (6), yüreği rahat olmak deyiminin anlamı - Google'da Ara (6), bıkıp usanmamak - Google'da Ara (6), kapı ile ilgili deyimler - Google'da Ara (5), bilinmneyen deyimler - Google'da Ara (5), yüreği rahat olmak - Google'da Ara (5), abartılı deyimler - Google'da Ara (5), melekler ve deyimleri - Google'da Ara (5), hoşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (5), yan gelip yatmak deyimin anlamı - Google'da Ara (5), bilinmiyen deyimler - Google'da Ara (5), deyimler melek ile ilgili - Google'da Ara (5), melek kelimesiyle ilgili atasözleri ve deyimler - Google'da Ara (5), höşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (4), gözü yükseklerde olmak deyiminin hikayesi - Google'da Ara (4), kapılarla ilgili atasözü ve deyimler - Bing (4), deyimlerin hikayeleri vikipedi - Google'da Ara (4), aldırış etmemek deyiminin anlamı - Google'da Ara (4), gözleri parlamak deyiminin hikayesi! - Google'da Ara (4), bilinmeyen deyimler hikayesi - Google'da Ara (4), pohpohlamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (4), abartılı deyimler - Google'da Ara (4), küpünü doldurmak deyiminin hikayesi - Google'da Ara (4), abartılı deyimler - Google'da Ara (4), Arama V9 (4), gözleri parlamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (4), abartı lı deyim - Google\'da Ara (4), en bilinmeyen deyimlerin en kısa öyküsü - Google'da Ara (4), bıkıp usanmamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (4), doğa ile deyimler - Google'da Ara (4), hoşgörü ile ilgili atasözü - Google'da Ara (4), kapı ile ilgili deyimler ve anlamları - Google'da Ara (4), yüreği rahat olmak - Google'da Ara (4), hoşgörü ile ilgili atasözleri - Google'da Ara (4), bilinmeyen deyimler ve anlamları - Google'da Ara (4), yan gelip yatmak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), abartılı deyimler - Google'da Ara (3), abartılı deyimler - Google'da Ara (3), bıkıp usanmamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), abartı deyimlerle ile ilgi - Google'da Ara (3), abartılı deyimler - Google'da Ara (3), \"höşgörü\" ile ilgili atasözü - Google'da Ara (3), anlamıyla abartılı deyim - Google'da Ara (3), yüreği sızlamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), kapı ile ilgili atasözü ve deyim - Google'da Ara (3), yürek ile ilgili deyimler - Google'da Ara (3), gözleri parlamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), bıkıp usanmamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), deyimlerden bıkıp usanmamak anlamı nedir - Google'da Ara (3), hoşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (3), yüreği rahat olmak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), hoşgörü ile ilgili deyimler - Google'da Ara (3), kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler - Google'da Ara (3), eli yüreğinde olmak deyiminin anlamı nedir - Google'da Ara (3), kapı ile ilgili deyimler - Bing (3), kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler - Google'da Ara (3), kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler - Google'da Ara (3), atasözü ve deyimlerin ortaya çıkışı - Bing (3), bilinmeyen deyımler - Google'da Ara (3), gözleri parlamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), içli dışlı olmak deyimin anlamı nedir - Google'da Ara (3), gözü parlamak deyiminin açıklaması - Google'da Ara (3), vakitle ilgili atasözleri ve anlamları - Google'da Ara (3), kapı sözcügü ile ilgili deyim ve atasözleri - Google'da Ara (3), aşka gelmek deyiminin öyküsü (çıkış kaynağı) - Google'da Ara (3), pohpohlamak deyimi - Google'da Ara (3), yüreği rahat olmak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), bıkıp usanmamak deyiminin anlamı - Google'da Ara (3), yakaya yapışmak deyim anlamı - Google'da Ara (3), Eyvah!! (2), hoşgörü ile ilgili deyim - Bing (2), deyim hikayeleri vikipedi - Google\'da Ara (2),

"Deyimler Sözlüğü | [V-Y] Vız gelmek (vız gelip tırıs gitmek): Hiç önemsememek, aldırış etmemek " ile Benzer Konular
İsim Sözlüğü..
2 Yanıt - 1.688 Görüntülenme | Hepsi Gerçek
Mutfak Sözlüğü
0 Yanıt - 767 Görüntülenme
A'dan Z'Ye Bilişim ve İnternet Sözlüğü 1. Bölüm [A - D Harfi]
4 Yanıt - 3.401 Görüntülenme
Otomoobil Sözlüğü [A'dan Z'ye] | Otomobil Hakkında Merak Ettikleriniz
0 Yanıt - 10.502 Görüntülenme
Şikayet Mesajı Gönderildi. Konu: Detaylı Türk Meslekler Sözlüğü - Ünvanlar, Tanım ve Meslek Kodları | Türkiye İş Kurumu
0 Yanıt - 927 Görüntülenme