Kadim Dostlar ™ Forum: [Biyoloji] İskelet Sistemleri ve Kas Sistemleri - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

[Biyoloji] İskelet Sistemleri ve Kas Sistemleri Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

forumforum

İskelet ve Kas sistemleri


İskelet Sistemi :

Hayvanlar ve çoğunda, iskelet ve kas birlikte destek yapıyı oluştururlar. Hayvanlardaki destek yapılar organizmaya desteklik sağkarken, koruma ve biçimlendirmenin yanısıra hareket etmesinide sağlamaktadır.

Hayvanlarda, iç iskelet ve dış iskelet olamak üzere iki çeşit iskelet sistemi vardır.

Dış İskelet Sistemi :

Bazı tek hücrelilerin stoplazmaları tarafından salgılanan dış örtüler, bazı hayvanlar üzerindeki kabuklar, evcik, zırh gibi yapılar, eklem bacaklıların vücudunu örten kitin, salyangoz ve midye gibi yumuşakçaların kabukları gibi çeşitli organik ve inorganik maddelerin birikmesiyle sertleşmiş ve belli bir şekil alıp organizmayı koruyup şekillendiren yapılara “dış iskelet” denir.

Dış iskelet, karada yaşayan canlıların fazla su kaybını önler; esnek bir yapıya sahip olmadığından organizmanın büyümesi sırasında zaman zaman değiştirilir yada büyütülür.

İç İskelet :

Omurgalıların hepsinde iç iskelet vardır. İç iskelet, embriyonik gelişim sırasında mezoderm tabakasının farklılaşmasıyla meydana gelir. En basit tipi, Amphioxus’ ta görülür. Sırt tarafında bir iplik şeklinde olup “notokorda” adını alır.

Köpekbalıkları’ nda iç iskelet kıkırdak yapıdadır. Diğer omurgalılardaembriyo döneminde kıkırdak dokusundan oluşan iskelet daha sonra kemik dokuya dönüşür. İç iskelet, canlının büyümesini dış iskelet gibi engellemez.

İç İskeletin Özellikleri:

– İç iskelet omurgalıların çoğunda ve insanlarda vücudun çatısını oluşturur.

– Kaslara bağlanma yüzeyi teşkil ederek canlının hareket etmesine yardımcı olur.

– İskeleti meydana getiren kemikler, organizmanın temel ihtiyacı olan bazı mineralleri depo eder.

– İskeleti meydana getiren kemikler, bir kısım kan hücrelerinin kırmızı kemik iliğine sahiptir.

– İç organları dış etkilerden korur.

Kemiklerin Gelişimi:

İskeleti meydana getiren kemikler iki farklı şekilde gelişirler. Kemiklerin bir kısmı bağ dokudan, bir kısmıda kıkırdaktan gelişmiştir. Canlı hayatı boyunca kemik yapımı ve yıkımı münavebeli bir şekilde devam eder. Büyüme çağında yapım yıkımdan fazla olduğundan kemikler uzar ve kalınlaşır. Orta yaşlarda kemik yapımı ve yıkımı birbirine eşittir. Yaşlılarda ise kemik yıkımı, kemik yapımından fazla olduğu için kemikler gözenekli bir hal alır ve kolay kırılabilir.

Kemik oluşumunda özellikle D, A, C vitaminleri önemli rol oynar. Özellikle D vitamini eksikliğinde, kemiklerde sertlik sağlayıcı Ca ve P tutulamayacağından kemiklerde yumuşama ve eğrilme başlar (Raşitizm).

İskeletin Yapısı :

İnsan iskeletini oluşturan kemik çeşitleri, uzun, kısa ve yassı kemikler olmak üzere üç gruba ayrılır.

Uzun kemikler : Kol ve bacaklarda bulunan kemiklerdir.

Kısa kemikler : Omurga, el ve ayak bileklerinde bulunan kemiklerdir.

Yassı kemikler : göüğs, kafatası ve kaburga kemikleri yassı kemiklerdir.

Uzun kemiklerin uç kısımları şişkindir. Bu kısımlara kemik başı, bunların arasında kalan bölgeyede kemik gövdesi denir. Uzun kemiğin en dışında, enine büyümeyi sağlayan kemik zarı (periost) bulunur. Uzun kemiklerin içindeki ilik, sarı kemik iliğidir. Bu kemiklerin gövde kısmı sıkı (sert) kemik dokudan oluşmuş olup baş kısımlarında süngerimsi kemik doku bulunur. Süngerimsi kemik dokunun boşluklarındaysa kırmızı kemik iliği bulunur.

Uzun kemiklerin başı ile gövdesi arasında bulunan kıkırdak tabakası (büyüme plağı), kemiğin boyuna büyümesini sağlar. Bu tabaka büyüme döneminden sonra kaybolur.

Yassı ve kısa kemiklerin üzeride kemik zarı (periost) ile örtülüdür. Kemik zarının hemen altı, sıkı kemik doku ve onunda altı (orta kısım) süngerimsi kemik dokusundan oluşmuş olupkırmızı kemik iliği bulundurur.

Yeni doğan bebeklerdeki bütün kemiklerin içindeki ilik, kırmızı kemik iliğidir. Uzun kemiklerin içindeki ilik, sarı iliğe dönüşür. Sarı iliğin kan yapımı ile ilgisi yoktur. O bölgenin yağ ile dolmasından dolayı sarı bir görünüm kazandığından sarı ilik adını almıştır.

İskeleti oluşturan kemik sayısı 207 olarak belirtilmesine rağmen bazı kaynaklarda bu sayı, kulak (6) ve dil (1) kemikleride eklenereksayı yükseltilmektedir. Bazı anatomi kitaplarında ise kuyruk sokumu ve sağrı omurları birleştirilmiş olduğundan sayı dahada az gösterilmiştir.

Eklemler :

Kemiklerin birbirine bağlanma yerleridir. Eklemler, hareketsiz, az hareketli ve hareketli olarak üç gruba ayrılır.

1- Hareketsiz (oynamaz) eklemler :

Kafatası gibi iskeletin hareket etmeyen kısımlarında görülür. Kemikleşen eklemler, testere dişi gibi girinti çıkıntılarla çok sıkışekilde birbirlerine bağlanmışlardır.

2- Az Hareketli (yarı oynar) eklemler :

Omurlar arasındaki eklemler bu tip eklemlerdir.Omurlar arasında bulunan kıkırdak doku, esneklik sağlamada yardımcı olur.

3- Hareketli (oynar) eklem :

Özellikle kol ve bacaklardaki eklemler bu tipten eklemlerdir. Eklemleri oluşturan kemiklerin uçları bağ dokusundan meydana gelmiş olan ortak bir kapsülle çevrilmiştir. Kapsülle eklem arasındaki boşluk, eklem boşluğu olarak adlandırılır. Eklem kapsülünün içi kayganlık sağlayıcı “eklem sıvı” (sinovial sıvı) ile doludur. Kemiklerin eklem yapan uçlarında bulunan kıkırdağa “eklem kıkırdağ” denir. Ayrıca, bir kemikten diğerine uzanan bağ dokudan meydana gelmiş eklem bağları bulunur.

Kas Sistemi :

Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır.

Kas Çeşitleri: Kaslar, anatomik yapılarına ve çalışma özelliklerine göre; çizgili kas, düz kas ve kalp kası olarak üç gruba ayrılır.


1. Çizgili Kaslar (İskelet Kasları)

– Çizgili kas hücreleri, uzun ve silindir şeklinde olan hücrelerdir.

– Bir kas teli boyunca birden fazla çekirdek bulunur.

– Kas hücrelerinin sınırları belirli değildir ve sitokinez (sitoplazma bölünmesi) görülmez.

– Beynin kontrolünde, insan isteğiyle çalışırlar.

– Düz kasa göre daha hızlı kasılırlar.

– Eklem bacaklıların kasları bu tiptedir.

Çizgili kas liflerinde açık ve koyu bantlar, özel proteinlerin farklı düzende sıralanmasından oluşur. Bu proteinler aktin (açık) ve miyozin (koyu) dir.

2. Düz Kaslar:

– Düz kas hücreleri mekik şeklindedir.

– Otonom sinir sisteminin kontrolünde,insanın isteği dışında çalışırlar.

– Kasılmaları yavaştır ve düzenlidir.

– Omurgalılarda sindirim, solunum, dolaşım, üreme ve boşaltım sistemlerinin duvarlarında bulunmaktadır.

– Eklem bacaklılar dışında, omurgasız hayvanlar düz kaslara sahiptir.

– Her hücrede bir adet çekirdek bulunur.

3. Kalp Kası ( Miyokard):

– Çizgili kas yapısındadır, istek dışı çalışır.

– Liflerindeki telcikler tek çekirdeklidir.

– Çekirdekler hücrenin ortasında bulunur.

– Kalp kası dallanmış bir yapıya sahiptir.

– Kas tellerinin boyu kısadır. Birbirine bağlandıkları yerlerde ara diskler bulunur.

Çizgili Kasların Çalışması :

Çizgili kasların kasılması, aktin ve miyozin iplikçiklerinin birbiri içine kaymasıyla oluşur (Kayan iplikler hipotezi). Bir çizgili kas demeti boyunca ışığı az ve çok kıran bölgeler vardır.

Bunlardan açık renkli olanlar aktin ipliklerinden oluşmuş olup, I bandı adını alır. Koyu renkli olanlar miyozinden meydana gelir ve A bandı adını alır. I bandının ortasındaki birleşme noktalarına Z çizgisi denir. İki Z çizgisi arasında bulunan bölgeye sarkomer denir ve kasılmanın birimi olarak kabul edilir. A bandının ortasındaki açık görünen bölgeye ise H bandı denir

Kasılma sırasında A bandının boyu değişmezken, I bandı kısalır ve H bandı görünmez olur. İki Z çizgisinin birbirine yaklaşmasıyla kasın boyu kısalır. Gevşeme anında ise kas eski özelliğine kavuşur.

1. Kasın Kasılma Evreleri:

Bir kasın kasılması ve gevşemesi sürecinde üç evre ayırt edilir.

a. Bekleme (Latent) Evresi : Uyarının uygulanması ile kasılmanın başlaması arasında geçen süredir. Yaklaşık 0,01 saniye sürer.

b. Kasılma Evresi : Kasılmanın başladığı an ile gevşemenin başladığı an arasındaki süredir.

c. Gevşeme Evresi : Kasın gevşeyerek eski halini almasıdır. Yaklaşık 0,05 saniye sürer.

2. Fizyolojik Tetanoz:

Kasa arka arkaya uyarı verilirse, kas gevşemeye vakit bulamaz, kasılı bir vaziyette kalır. Bu duruma fizyolojik tetanoz denir.

3. Kasılmanın Kimyasal Açıklanması:

Kasların kasılabilmesi için gerekli enerji öncelikle ATP’den sağlanır. Sonra sırasıyla, kreatin fosfat, glikoz ve glikojen kullanılır.

Kaslarda kasılma anında bazı maddelerin miktarı azalırken bazılarının miktarında artma meydana gelir. Bu maddeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Kasların kasılması sinirler tarafından verilen emirler ile olur. Bu sinirlerin kastaki uçlarına “motor uç plağı” denir.

Motor uç plağına uyartı gelince sinir uçlarından asetil kolin salınır. Bu madde kasın E. retikulumundan (= sarkoplazmik retikulum) Ca++ iyonlarının aktin ve miyozin lifleri arasına salınmasını sağlar. Ca++ iyonları varlığında ATP, ADP ile fosfata ayrılır ve kasılma için gerekli enerji sağlanmış olur.

4. Kasılmada “Ya hep ya hiç” Prensibi:

Kas, eşik değeri altındaki uyarılara tepki göstermez. Eşik değerindeki uyarıya ise bütün şiddetiyle tepki gösterir. Uyarı şiddeti daha da artsa bile kasın verdiği tepki şiddeti değişmez. Buna “ya hep ya hiç” prensibi denir.

5. Kas Tonusu nedir?

Kaslar, çalışmadığı süre içerisinde bile az da olsa kasılı halde bulunurlar. Buna kas tonusu denir.



1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



Toplam 8 kullanıcı bu konuyu okudu.

0

#2
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 39.887
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Otel ve Pansiyon Rehberiniz Otel, Pansiyon, Tatil, Gezi, Seyahat ve Konaklama Rehberiniz Bütçenize uygun, keyifli bir tatil için size gezi, seyahat ve konaklama tavsiyeleri: Otel Tanıtımları, Pansiyon Tanıtımları, Tatil Tavsiyeleri, Konaklama Tavsiyeleri, Ülke Tanıtımları, Seyahat Alternatifleri, Şehir Tanıtımları, Tarihi Eserler, Antik Kentler


Canlılarda İskelet Sistemi



İskelet, insan ve hayvan vücudunun ke­mikten çatışıdır. Bu sert ve sağlam çatı, üzerini örten et, yağ ve deri gibi yumuşak dokulara destek olur, vücuda belirli bir biçim verir ve iç organları korur.

Hayvanlar genel olarak omurgasızlar ve omurgalılar adıyla iki büyük gruba ayrılır. Böyle bir ayrımın, daha doğrusu omurgasızlar teriminin bilimsel sınıflandırmada yeri yok­tur. Ama sırtta boydan boya uzanan ve omurga denen kemik dizisinin yokluğunu belirttiği için anatomi açısından önem taşır. Omurgasız hayvanların bir bölümünde, örne­ğin denizanalarında vücuda destek olan ve biçim veren bir iskelet bulunmaz. Buna karşı­lık bazı omurgasızların iskeleti vardır, ama vücudun dışındadır. Midye, istiridye, salyan­goz gibi yumuşakçaların, yengeç, karides gibi kabukluların ve böceklerin vücudunu dıştan sararak içerideki yumuşak bölümleri koruyan az ya da çok sert kabuklan bu tür bir dış iskelettir. Bu sert kabuklu hayvanlar büyürken birkaç kez kabuk değiştirmek zorunda kalırlar; büyümeyi engelleyen eski dış iskelet atılır ve yerini daha geniş, yeni bir kabuk alır.

Omurgalıların yeryüzünde beliren ilk ör­nekleri balıklardır. Bugün bile denizlerde, iskeleti kemikten değil kıkırdaktan oluşan bazı balıklar yaşar. Kemikli balıklar kadar evrimleşmemiş olan bu kıkırdaklı balıkların en tanınmışları köpekbalıkları, vatozlar ve fulyalardır.

Milyonlarca yıllık evrim sürecinde bazı omurgalılar sudan ayrılarak karada yaşamaya başladılar. Bu yeni yaşam ortamına uyum sağlayabilmeleri, özellikle karada yer değişti­rip yiyecek arayabilmeleri için yapılarının değişmesi gerekiyordu. Böylece, ayak ya da ayağa benzer hareket organları gelişecek bi­çimde iskeletleri yavaş yavaş değişikliğe uğ­radı.

Sonunda amfibyumlar, kuşlar, sürüngenler ve memeliler gibi değişik omurgalılar gelişir­ken, birbirinden çok farklı iskelet tipleri ortaya çıktı. Bacakları olmayan sürüngenlerin iskeletleri, hayvanın yerde sürünerek ilerle­mesine uygun bir biçim aldı; kuşlarınki uçma­ya elverişli bir yapıya dönüştü; memelilerden çoğununki de hayvanın dört ayak üzerinde yürümesini sağlayacak biçimde değişikliğe uğradı. Bu arada büyük insansımaymunlar (goril, şempanze, orangutan, gibon) ile insan gibi en gelişmiş memelilerin iskeleti, vücudu tam anlamıyla destekleyerek bu canlıların hemen hemen dik yürümelerine elverişli bir yapıya kavuştu.


Fosil İskeletler


Öldükten sonra gömülen bir insanın ya da üstü kendiliğinden toprakla örtülen bir hayvanın vücudu zamanla çürüyüp yok olur; ama iskeleti çok uzun yıllar hiç bozulmadan kalır. Eğer bu kemikler kayaçların arasına gömülür ve biçimini koruyacak biçimde taşlaşırsa, fosil denen bu kalıntılar­dan canlının yapısı üstüne pek çok bilgi edinilebilir. Bilim adamları, günümüzden 200 ile 65 milyon yıl önce yaşamış olan dinozorların (dev sürüngenlerin) fosilleş­miş iskeletlerini inceleyerek, bu sürüngenle­rin canlıyken neye benzediklerini, nasıl yürü­düklerini, hatta kemiklerinin kimyasal bileşi­mine bakarak neler yediklerini öğrenebilmişlerdir.


İnsan İskeleti




forum




İnsan iskeleti üç temel bölümde incelenebilir:


Vücuda destek olan ve iç organları koruyan gövde bölümü
Çok hafif, ama son derece sağlam bir kutu gibi beyni koruyan kafatası
Bütün iskeletin en hareketli bölümleri olan kollar ve bacaklar


1. Gövde

İskeletin temel ekseni olan omurga, omur denen 24 küçük kemiğin üst üste dizilmesiyle oluşmuştur. Omurların biçimi oldukça düzensizdir ve her birinin ortasında birer delik bulunur. Bu deliklerden, beyin ile vücudun öbür bölümleri arasındaki bilgi alışverişini sağlayan omurilik geçer. Bu nedenle omurganın görevlerinden biri de sinir sisteminin en önemli bölümlerinden biri olan omuriliği korumaktır.

Sırtın tam ortasında, küçük çıkıntılardan oluşan düğümlü bir çizgi boydan boya uzanır. Bu düğümler, omurların dışarıya doğru taşan çıkıntılarıdır; bu çıkıntılara bağlanmış olan kaslar omurganın eğilip bükülmesini sağlar. Omurga boynun içinden geçerek kafatasına bağlanır ve başa destek olur; ensede, boynun sırta bağlandığı yerde belirgin bir omur çıkıntısı vardır. Omurganın alt ucunda ise, içe doğru kıvrılarak kasların arasına gömülmüş olan kuyruksokumu kemiği bulunur. Bu kemik, insanın ilk atalarında var olan ve evrim sürecinde körelen kuyruğun tek kalıntısıdır.

Gövde iskeletinin omurga dışındaki temel bölümleri, yukarıdan aşağıya doğru omuz kemeri, göğüs kafesi ve leğen olarak adlandırılır. Köprücükkemiği ile kürekkemiğinden oluşan omuz kemeri kolların gövdeyle bağlantısını sağlar. Göğüs kafesi ise arkada omurgaya, önde göğüs kemiğine bağlanmış olan kaburgaların oluşturduğu kemikten bir kafes gibidir. Bu sağlam kafes, göğüs boşluğundaki kalp ve akciğerler gibi organlar için çok korunaklı bir yapı oluşturur. İnsanda 12 çift kaburga vardır. Dar, yassı ve yay gibi eğik olan bu kemiklerin yalnızca ilk yedi çifti kıkırdaklarla doğrudan göğüs kemiğine bağlanır. Geri kalan beş çiftten üçü yedinci kaburga kemiğiyle birleşir; daha kısa olan son iki çiftin ucu ise serbesttir. Ama hepsinin sırtta omurlarla bağlantısı vardır. Kaburgaların kıkırdaksı eklemleri bu kemik kafesin genişlemesine yardımcı olarak solunumu kolaylaştırır.

Gövde iskeletinin alt bölümündeki leğen denen kemik yapı da hem bacakların omurgayla bağlantısını sağlar, hem de karın boşluğundaki organları korur. Bacakları bir köprü gibi omurgaya bağladığı için kalça kemeri denen bu yapı birkaç kemikten oluşur. Önde ve yanlarda kalça, oturga ve çatı kemiklerinin, arkada sağrı kemiğinin sınırladığı bu yapının biçimi gerçekten de bir leğeni andırır. Doktorlar leğen kemiklerinin yapısına bakarak bir iskeletin kadına mı, yoksa erkeğe mi ait olduğunu söyleyebilirler. Çünkü kadınların leğen kemikleri ve aradaki leğen boşluğu bir erkeğinkinden daha geniştir. Doğum sırasında leğen kemikleri biraz daha açılarak bebeğin çıkışını kolaylaştırır.

2. Kafatası

İskeletin beyni koruyan ve yüzün kemik yapısını oluşturan bölümüne kafatası denir. İnsan doğduğu zaman kafatasındaki kemikler henüz gelişmesini tamamlamamıştır. Bu yüzden bebeklerin kafatasındaki kemiklerin arasında, yalnızca deri ve ince bir zarla örtülü olan bir açıklık vardır. Bıngıldak denen bu açıklık, ancak kemikler gelişmesini tamamlayıp kafatası gerçek boyutlarına ulaştığında kapanır.

Parmağınızı üstçenenizin üstüne koyup ağzınızı açarsanız üstçenenin oynamadığını, yalnızca altçenenin hareket ettiğini fark edebilirsiniz. Çünkü üstçene doğrudan kafatasına bağlı olan sabit bir parçadır; oysa altçene kafatasına hareketli bir eklemle bağlanmıştır.

3. Kollar ve Bacaklar


Kollardan her biri üç uzun kemikten yapılmıştır. Kolun dirseğin üstünde kalan bölümünde üstkol kemiği, altındaki bölümünde ise döner kemik ile dirsek kemiği yer alır. Üstkol kemiğinin ucu yuvarlaktır ve arkada, üçgen biçiminde düz ve yassı bir kemik olan kürekkemiğine bağlanır. Bu bağlantı yerinin önünde de omuz kemerlerinin öbür parçası olan köprücükkemiği bulunur.
Üstkol kemiğinin alt ucu ise dışta döner kemikle, içte dirsek kemiğiyle eklemlenmiştir. Kolun alt bölümündeki bu kemiklerin ucunda sekiz bilek kemiği, el ayasını oluşturan beş tarak kemiği ve en uçta küçük parmak kemikleri bulunur.

Bacak ve ayaklardaki kemiklerin yerleşme düzeni de kol ve el kemiklerininki gibidir. Bacağın dizin yukarısındaki üst bölümünde (uylukta) yer alan uylukkemiği vücudun ağırlığını taşıdığı için bütün iskeletin en uzun ve en güçlü kemiğidir. Bu kemiğin üst ucu top gibi yuvarlaktır ve kalça kemiğindeki çukur yuvaya oturarak çok hareketli bir eklem oluşturur. Alt ucu ise diz eklemiyle kamışkemiğine ve kavalkemiğine bağlanır. Bacakların birbirine bakan iç yanındaki kavalkemiği dıştaki kamışkemiğinden daha kalındır. Dizin altındaki bu iki kemiğin alt ucunda sırayla ayak bileği, tarak ve parmak kemikleri bulunur.

İskelet için en yararlı şey düzenli hareket ve egzersiz yapmaktır. Çünkü hareketsiz kalan kaslar zayıflar ve birbirine eklemlenen kemikleri doğal konumunda tutamaz. Böylece kemiklerin biçimi bozulur, eklemler şişer, duruş bozuklukları, sırt ve bel ağrıları başlar.

0

#3
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 39.887
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
İskelet Sistemi



Kemiklerden meydana gelen, vücuda şeklini veren, iç organları koruyan ve kaslara tutunma yeri olan yapıya iskelet adı verilir.

İskelet sistemi vücudu destekleyen, dış uyaranlara karşı direncini sağlayan dokular bütünüdür.
Yerçekimine karşı gelerek kasların da yardımı ile vücudun hareketini sağlar, organları korur. İnsanlarda iskelet 206 kemikten oluşur.

Kemik sürekli değişen ve pek çok fonksiyonu olan vücut dokusudur. Bütün kemikler bir araya gelerek iskeleti oluşturur.


İskeleti oluşturan kemikler genel olarak dört grupta incelenir.

Uzun kemikler
Kısa kemikler
Yassı kemikler
Düzensiz



Kemik Yapısı



Yapısında inorganik madde bulunan tek dokudur. Dıştaki sert katman büyük oranda kollajen proteinlerden ve hidroksiapatitten oluşur.

Kollajen teller gerilmeye karşı direnç sağlar. Kalsiyum ve diğer minerallerden oluşan hidroksipatit, vücudun kalsiyum deposudur ve kemiğin sağlamlığından sorumludur. Kemiğin organik yapısında kalsiyum ve fosforun yanı sıra kalsiyum sülfat, sülfat, sodyum ve magnezyum bulunur. Vücutta bulunan kalsiyumun(yaklaşık 1 kg) % 99’ u kemikte bulunur.

Yetersiz kalsiyum ve fosfor alımı kemiğin sağlamlığının azalmasına, kolay kırılabilir olmasına ve bazı kemik hastalıklarının oluşmasına sebep olur.

Kemiğin içinde bulunan kemik iliğinin yumuşak ve gözenekli bir yapısı vardır; burada kan hücrelerinin üretildiği hücreler bulunur. Damarlar kemiklerin içinden geçer ve etrafı sinirlerle çevrilmiştir.


Kemik Dokusu Tipleri


Kompakt kemik dokusu: kemiklerin oldukça sert olan en dış tabakasıdır.

Spongioz kemik dokusu: kısa ve uzun kemiklerin metyafiz ve epifizlerinin iç kısımları ve yassı kemiklerin iç yüzeylerinde bulunur.


İskeleti oluşturan kemikler 4 grupta incelenir.


Bunlar:


Baş kemikleri
Omurga kemikleri
Göğüs kemikleri
Aalt ve üst taraf kemikleri


A. Baş Kemikleri (Ossa cranii)

Baş kemiklerinin en temel fonksiyonu hayati önemi olan beyni korumaktır. Kafatası kemikleri baş ve yüz kemikleri olmak üzere 2 kısımda incelenir.


1. Baş Kemikleri

Oksipital kemik (artkafa kemiği):
Kafatasının alt ve arka kısmında bulunur.

Sphenoid kemiği (temel kemik):
Kafatasının tabanında bulunan kemiktir.

Frontal kemik (alın kemiği): Kafatasının ön yüzünde ve göz yuvalarının (orbita) üst bölümünde yer almıştır.

Parietal kemik (yan kafa, çeper kemiği): Kafa boşluğunun yan bölümlerini kaplayan, geniş yüzeyli bir çift kemiktir.

Temporal kemik (şakak kemiği): Parietal, sphenoid ve occipital kemikler arasında yer alan bir çift kemiktir. Bu kemiklerin iç tarafında işitme ve denge organları bulunur.

Etmoid kemik (kalbur kemiği):
Sfenoid kemiğin önünde ve frontal kemiğin arkasında arda bulunan kemiktir.


2. Yüz kemikleri


Maxilla ( üst çene kemiği):
Hareketsiz olan çene kemiğidir. Ağız boşluğunun üstünde, göz çukurunun altında bulunur.

Os lacrimale (gözyaşı kemiği): İnce bir kemik olup, göz çukurunun iç duvarının ön parçasını oluşturur.

Os palatinum (damak kemiği): Burun boşluklarının arkasında yer alır.

Os nasale (nazal kemik, burun kemiği): Ortada bir çizgi boyunca bağlanmıştır. Üst çene kemiğinin alın çıkıntıları arasında ve dört köşeli yassı bir kemik olup burun sırtının iskeletini yapar.

Os zygomaticum (elmacık kemiği): Göz çukurlarının dış alt kısımlarında bulunur.
Mandibula (alt çene kemiği): Yüz kemiklerinin en büyüğüdür. Çiğneme fonksiyonu ile sindirim sistemine yardımcı olur.

Os hyoideum (dil kemiği):
Dil kökünün aşağısında ve gırtlağın üst kısmında yer alır.
Vomer (sapan kemiği): Burun boşluklarını birbirinden ayıran kemiğin arka ve alt parçasını yapan, ince dikdörtgen şeklindeki kemiktir.


B. Omurga


Vücudun dorsalinde (arkada, sırtta) omurlardan meydana gelmiş, vücudun ağırlığını taşıyan ve destekleyen iskelet bölümüdür. Boşluğunda sinir sisteminin önemli bir parçası olan omurilik (medulla spinalis) koruma altına alınmıştır. Omurgayı meydana getiren omurların sayısı 33 tanedir. Bu sayı erginde 26’dır.


Omurga beş bölümde incelenir.

Boyun bölgesi (servikal) omurları: Boyun bölgesi 7 omurdan meydana gelmiştir.
Göğüs (torasik) omurları: Göğüs omurları 12 tanedir.
Bel (lumbar) omurları: Bel omurları 5 tanedir. Vücut ağırlığının taşınmasında önemli role sahiptir. Diğer omurlara göre daha büyük ve enine çıkıntılara sahiptirler.
Kuyruk sokumu (sakral) omurları: Çocukta 5 ayrı omur, ergenlikte birleşerek tek omur haline gelir.
Kuyruk (koksik) omurları: Sayısı 3-5 arasında değişen kuyruk omurları erginde tek kemik haline gelir.


C. Göğüs İskeleti (Toraks)


Göğüs iskeleti, kaburgalar (costae) ve göğüs kemiği (sternum) olmak üzere iki kısımda incelenir.

Omurga dışında göğüste 25 tane kemik bulunur. Bunlardan 12 çifti kaburga bir tanesi ise göğüs kemiğidir.

Sternum önde ve yassıdır. Kaburgalar sağ ve solda 12’şer tanedir. Kaburgaların hepsi arkada omurga ile bağlantılıdır. Önde ise kaburgaların ilk 7 çifti sternuma bağlanır. 8, 9, ve 10. çift kaburgalar 7, çifte bağlanır. 11. ve 12. çiftlerin uçları boştadır.

Kaburgaların sternuma birleştiği yerde kıkırdak doku yer alır. Bu sayede göğüs kafesi elastikiyet kazanır.


D. Alt ve Üst Taraf Kemikleri


1. Üst Taraf Kemikleri

Köprücük kemiği (clavicula):
Sternum ve kürek kemiği ile eklem yapar. 15-17 cm uzunluğunda, 2-3 cm genişliğinde ve herhengi bir travmada kolay kırılabilir bir kemiktir.

Kürek kemiği (scapula): Üçgen şekilli yassı iki kemiktir. Ön ve arka olmak üzere iki yüzü vardır. Ön yüzde omur kaslarının bağlandığı noktalar vardır.

Kol yada pazu kemiği (humerus): Vücudun üst kısmına ait en uzun kemiktir. Üstte kürek kemiği, altta ise önkol kemikleri ile eklem yapar.

Dirsek kemiği (ulna): Üst ucu kalın, alt ucu incedir.

Radius (önkol kemiği): Önkolun dış yan tarafında bulunan kemiktir. Ulnaya paralel uzanır fakat daha kısadır.

El kemikleri: Toplam 27 kemikten oluşur. El bilek kemikleri [8], el tarak kemikleri (5) ve el parmak kemikleri (14) olmak üzere 3 grupta incelenir.


2. Alt taraf kemikleri


Kalça kemiği (os coxae):
Kalça kemiği kanadı (os ilii), oturga kemiği (os ischii) ve çatı kemiğinin (os pubis) ergenlik çağında birleşmesi ile oluşur.

Leğen kemiği (pelvis): Arkada sakrum ve koksik, yanlarda ise kalça kemiklerinin aralarında eklemleşmesinden meydana gelir. geniş olan üst parçasına pelvis major (büyük pelvis), alt parçasına ise pelvis minör (küçük pelvis) denir.

Pelvis çapları önemlidir. Çünkü doğum sırasında uterus ve karın kaslarının kasılması sonucu aşağıya itilen çocuğun dışarıya çıkabilmesi için önce küçük pelvisten geçmesi gerekir.erkek pelvisi ile kadın pelvisi arasında farklılıklar vardır. Kadın pelvisi daha geniş, yüksekliği daha az, sakrum daha kısa ve geniştir.

Uyluk kemiği, femur (os femoris): İskeletin en uzun, en kalın ve en sağlam kemiği olup kalça kemiği ve tibia ile eklem yapar.

Diz kapağı kemiği (Patella): Tabanı yukarda olan bir üçgen gibidir. Ön yüzü deri altından hissedilir.

Kaval kemiği (tibia): Vücudun en uzun ikinci kemiğidir. Tibianın üst ucu alt uca göre daha incedir. İnce fakat çok sağlam bir kemiktir.

Baldır, kamış kemiği (fibula): Yaklaşık olarak tibia ile aynı boyda fakat daha ince olan bacak kemiğidir.

Ayak kemikleri: Toplam 26 tanedirler. Ayak kemikleri iki sıra halinde dizilmişlerdir. Arka sırada iki büyük kemik olan eklem kemikleri (talus),ve topuk kemiği bulunur. Ayak tarak kemikleri eldeki gibi 5 tanedirler fakat daha uzundurlar. Ayak parmak kemikleri eldeki gibi 14 tanedir.


E. Eklemler

İskeleti oluşturan kemikleri birbirine bağlayan anatomik oluşumlardır.

Eklemlerde iki kemiğin uç noktaları, yumuşak, yoğun, koruyucu ve sürtünmeyi azaltıcı görev üstlenen kıkırdakla kaplıdır. Eklem kıkırdağı 2-5 mm kalınlığındadır. Kemik yüzeylerini örten eklem kıkırdağının özelliklerinden biri sürtünme katsayısının çok düşük olmasıdır; bu sayede iki yüzey rahatlıkla birbirleri üzerinde kayar. Diğer özelliği baskıya karşı dayanıklılığıdır. Ne kan damarları ne de sinir uçları kıkırdağa girmez. Kıkırdak, sinir ucu içermemesi nedeni ile ağrıya duyarsızdır.

Komşu eklem yüzleri arasındaki büyüklük ve şekil farklılığı fazla ise bu yüzlerin birbirine uyumunu sağlayan iki eklem yüzü arasına sokulan menisküs ve disküs denen oluşumlar bulunur.
Menisküsler, eklem yüzlerinin yan kısımlarında bulunur ve eklem yüzlerini büyütürler. Ayrıca dokuların elastikiyeti sayesinde ve hareket sırasında basıncın etkisi ile eklem yüzlerinin şekil ve durumlarını değiştirirler.

Diskuslar, şekil ve durum değiştirme yeteneği daha fazla olan ve çeşitli hareketlerin meydana gelmesini sağlayan oluşumlardır.

Eklemlerin diğer parçaları stabilizasyonu ve sürekli kullanımdan oluşabilecek aşınmanın azaltılmasını sağlar.

Eklemlerde ayrıca eklem kapsülünü oluşturan ince ve yumuşak bir zar (sinoviyal zar) mevcuttur. Sinoviyal dokuda bulunan hücreler eklem kapsülünü dolduran bir sıvı (sinoviyal sıvı) üretirler. Sinoviyal sıvı, proteinler, elektrolitler ve glukozdan oluşan karmaşık, çok özelleşmiş bir sıvıdır. Eklem daha hızlı hareket ettikçe daha akışkan hale gelen bir yağ gibidir Bu sıvı sürtünmeyi azaltır, kayganlık sağlar, eklem yüzeylerinin hareketini kolaylaştırır.

Eklem bağları (ligamentler) eklemleri sarar ve kemikleri birbirine bağlar. Bu bağlar belirli yönlere harekete imkan sağlayarak, eklemlerin stabilize olmasına yardım eder.

Bursalar, hareket sisteminin komşu yapıları arasında tampon işlevi gören içi sıvı dolu keselerdir. Bursalar, hareket sırasında birbirine sürtünen dokuların yıpranmasını önlerler. Bir eklemi oluşturan yapılar hareketi kolaylaştırmak için birlikte çalışırlar.


Eklemler fonksiyonlarına göre 3 sınıfta incelenir:


Oynamaz eklemler: Kafatası kemikleri arasında bulunan ve sutura adı verilen eklemler bu türdendir. Bu tip eklemler yoğun bir fibröz doku kitlesi ile birleştiklerinden, bazen fibröz eklemler adını da alırlar.

• Yarı oynar eklemler: Bu tip eklemlerde hareket önemsiz seviyededir. Omurga kemikleri arasındaki eklemler bu tipe en belirgin örnektir. Kemikler arasındaki yarı gevşek eklem bir miktar harekete izin verir.

• Oynar eklemler: Tam oynar eklemlerdir (sinoviyal eklemler). Eller, ayaklar, kollar ve bacaklarda bulunurlar. Farklı anatomik tipleri vardır. Hepsinde bir eklem boşluğu, bunu örten bir sinoviyal zar ve bu boşluğun içinde sinoviyal sıvı mevcuttur. Tüm hareketli eklemler sinoviyal eklemler adını da alırlar.

0

#4
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 39.887
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Canlılarda Kas Sistemi



Kas Sitemi


Toplam vücut ağırlığının yaklaşık yarısını kas dokusu oluşturur.


İskeletin üzerini sararak vücudumuza esas şeklini veren ve eklemlerle birlikte hareketi sağlayan yapılara kas denir. Kaslar, kasılıp gevşeyebilen liflerden oluşan yapılardır.
İnsanlarda yaptıkları işe göre büyüklüğü ve şekli değişen 600’den fazla kas vardır.
Kas dokusu uyaranlara tepki verebilme, uyaranları iletebilme, kasılabilme, uzayabilme ve esneyebilme gibi yeteneklere sahiptirler.


Kasların Fonksiyonları


Kaslar, çeşitli organların veya vücudun tamamının hareketini sağlar. Duruş ve hareketten sorumlu olan iskeletin üzerindeki kaslar, kemiklere bağlıdır ve eklemlerin etrafında toplanan kaslar birbirlerine zıt yönlerde hareket ederler.
Vücutta madde taşınmasını sağlarlar.
Kalp kası, kan basıncını ayarlar ve kanı tüm vücuda pompalar.
Düz kaslar, sindirim, boşaltım ve üreme sistemlerinin hareketini sağlar.
İskelet kası lenf akımına yardımcı olur.
Kemiklerin etrafında bulunan iskelet kasları hareketle beraber, vücut şeklinin oluşmasını sağlarlar.
Kaslar ısı üretiminde görev alırlar. İskelet kası bir iş yaptığı zaman aynı zamanda ısı üretir. Vücut ısısının yaklaşık %85’i kas kontraksiyonundan meydana gelir.


Kasların Yapısı


Kaslar kas teli denilen çok sayıda ince kas lifinden oluşur. Kas liflerinin membranına sarkolemma, sitoplazmasına ise sarkoplazma denir. Kas hücrelerinde enerji ihtiyacı fazla olduğu için sitoplazmada kasılmayı sağlayan çok sayıda mitokondri bulunur.

Kasların yapısında aktin ve miyozin denen miyofilamentler bulunur.

Miyozin filamenti yaklaşık 200 miyozin molekülünden oluşmuştur. Miyozin başı kas kasılmaları sırasında önemli görevlere sahiptir. Miyozin başı ATPaz işlevine sahiptir.
Aktin ise proteinlerden oluşmuştur.

Kaslar kemiklere kirişlerle bağlanmıştır. Kiriş; kırmızı kasların ucunda bulunan beyaz renkli, sağlam ve kası kemiğe bağlayan kısımdır.


Kas Tipleri


Omurgalılardaki kas sisteminde üç ana tip kas bulunur.

Bunlar:

İskelet kasları
Düz kaslar
Kalp kası



1. İskelet Kasları (Çizgili kaslar, İstemli kaslar)


İskelet etrafında bulunan, hareketi sağlayan ve istemli olarak hareket ettirdiğimiz kaslardır. Bu kaslar, tüm kas boyunca uzayan çok sayıda liften oluşmuştur. Bu lifler de miyofibrillerden meydana gelir. Her miyofibrilde ise yanyana uzayan aktin ve miyozin filamentleri bulunur. Bu filamentler, dizilişlerinden dolayı bir koyu bir açık bölge oluşturarak miyofibrilin enine çizgili görünmesini sağlarlar.

Yüz ve mimik kasları, gövdede bulunan kol kasları, kaburgalar arası kaslar, kol ve bacak kasları isteğimize bağlı olarak hareket ettirebildiğimiz kaslardır.


2. Düz Kaslar


İsteğimiz dışında, kendiliğinden çalışırlar. Çalışmaları otonomik sinir sistemine bağlıdır. Vücutta en çok sindirim, dolaşım, solunum ve ürogenital sistemler gibi içi boşluklu sistemlerde bulunur. İskelete bağlı değildir. Düz kaslar barsak duvarı, damar duvarı, rahim kasları gibi iç organlarda bulunan kaslar düz kaslardır. Uzun süre yorulmadan kasılmalarını sürdürebilirler.


3. Kalp Kası


Sadece kalpte bulunur. Miyofibrillerin dizilişi yönünden iskelet kasına, istemsiz kasılması açısından düz kasa benzer. Kalp kası hücrelerinde bol miktarda bulunan mitokondri, kasın devamlı çalışmasını sağlar. Kalp kas lifi dallanmış ve birbiri içine geçmiş şekildedir.


Kasların Kasılması


Kasların kasılmasında kalsiyum ve magnezyumun rolü vardır. Kasın kasılması, miyozin moleküllerinin başından oluşan çapraz köprülerin aktin miyofilamentini çekmesi ile ortaya çıkar. Kasılan kasın boyu kısalır ve böylece bağlı bulunduğu kemiği çekerek iş yapmış olur.
Kas kasılması için gerekli enerji kaynağı ATP’dir. Enerjinin çoğu çapraz köprülerin aktin filamentlerini çekmesinde kullanılır.

Kasılmada esas enerji kaynağı besinlerle alınan karbonhidrat, yağ ve proteinlerin oksidatif yıkımından elde edilen ATP’dir.

ATP’yi yeniden oluşturabilmek için gerekli enerji kaynağı, kasta depolanmış olan glikojenden gelir.

Kasılma Tipleri


• İzometrik kasılma:
Bu kasılma tipinde kasın boyunda önemli bir değişiklik olmaz.

• İzotenik kasılma:Belirli bir yüke karşı yapılan ve kas boyunda kısalmanın görüldüğü kasılma tipidir.

• Tetanik kasılma:Uyarıların hızlı bir şekilde tekrar edilmesi sonucunda kasın gevşemeden sürekli kasılması durumudur. Spazm ve kramp iskelet kasında görülen tetanik kasılmaya örnektir.



Vücut Kasları



Mimik ve Çiğneme Kasları


Yüz mimiklerinin belirginleşmesini sağlayan kaslardır. Gülümseme, konuşma, dudak hareketleri, çiğneme sırasında gerçekleşen tüm hareketler, nefes alıp verme sırasında burun deliklerinin genişlemesini, yüzle ilgili tüm ifadelerin gelişmesini sağlayan kaslardır.


Boyun Kasları



Başın sağa sola döndürülmesini, öne eğilmesini, arkaya bükülmesini, dikliğini ve boyun derisinin gerginliğini sağlayan kaslardır.


Sırt Kasları


Omuzu aşağıya ve yukarıya çeken, kolun rotasyonunu (kendi ekseni etrafında dönmesini) ve addüksiyonunu (orta hatta yaklaşmasını) sağlayan kaslardır.


Göğüs Kasları


M.pectoralis major, göğüsteki yüzeysel kastır, kolun addüktörü ve içe rotatörüdür. M.pectoralis minör göğsün yukarı kısmında ve derinde bulunan kastır.

Diyafram, göğüs kafesini kapatan, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran ince bir kastır. Nefes alıp vermede önemli bir role sahiptir. Kasıldığında göğüs boşluğunu genişletip büyüterek nefes alınmasını sağlar.


Karın Kasları


Diyaframın solunum için iniş çıkışını, işeme, ıkınma ve doğum olayı ile belin öne ve yana eğilmesi gibi görevleri yerine getiren kaslardır.


Omuz ve Kol Kasları


Kolun orta hatta yaklaştıran, orta hattan uzaklaştıran, kolu büken, eklem açısını azaltan ve genişleten kaslardır.


Önkol ve El Kasları


Önkolda ele ve bileğe doğru uzanan çok sayıda kas vardır. Önkol, el ve parmak hareketlerini sağlayan kaslardır.


Leğen ve Uyluk Kasları


Uyluk kemiğini büken, eklem açısını azaltan ve arttıran, tüm hareketlerini sağlayan kaslardır.


Bacak ve Ayak Kasları


Diz eklemini büken, ayak ekleminin içe ve dışa döndüren, ayak ve parmakların hareketlerini sağlayan kaslardır.

0

#5
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 39.887
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel

Canlılarda Destek ve Hareket Sistemi


Destek ve Hareket Sistemi




Destek ve Hareket sistemi, vücut şeklinin ortaya çıkmasını ve hayati öneme sahip organların korunmasını sağlar.

Hareket, omurgalı hayvanlarda ve insanlarda bir iskelet ve onun etrafındaki kas dokusu yardımı ile gerçekleşir.

Hareket sistemi iskelet ve kas sistemi olmak üzere iki kısımda incelenir:


1. İskelet Sistemi

Vücuda destek olup koruyan, kaslarla bağlanarak hareketi sağlayan yapıya iskelet denir.


İskeletin görevleri şunlardır:

Kaslara ve iç organlara bağlanma yüzeyi sağlar.
İç organları dış etkenlere karşı korur.
İhtiyaç duyulan bazı inorganik maddeleri depolar.
Kemiklerin içindeki ilik dokusu, alyuvar ile bazı akyuvarı üretir.
Vücudun dik durmasını sağlar.


2. Kaslar Sistemi

Kaslar insanın vücut ağırlığının %40-50'sini oluştururlar. Vücut şeklinin korunmasını, desteklenmesini, sindirim, dolaşım, boşaltım sistemlerinin çalışması faaliyetleri bu organları oluşturan kaslar sayesinde gerçekleştirilir.

Kaslar, kas hücrelerinden oluşur. Kas hücreleri birleşerek kas liflerini, kas lifleri de kasları oluştururlar. Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.


İnsanda yapı ve çalışma bakımından üç çeşit kas bulunur:

Düz kaslar (beyaz kaslar)
Çizgili (iskelet) kaslar (kırmızı kaslar)
Kalp kasları

0


Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız


"[Biyoloji] İskelet Sistemleri ve Kas Sistemleri" İçin Anahtar Kelimeler (Keywords)
Konuyu ziyaret eden ziyaretçilerimizin Google arama motorunda kullandıkları anahtar kelimeleri içermektedir.

Google (105), Google (84), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adıdır - Google'da Ara (73), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (25), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (18), iskeletimizin bölümleri - Google'da Ara (18), telden iskelet modeli - Google'da Ara (17), iskeletin resmi - Google'da Ara (14), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (14), iskelet modeli yapımı - Google'da Ara (11), telden iskelet modeli - Google'da Ara (11), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (10), kas sistemi resimleri - Google'da Ara (10), telden iskelet modeli - Google'da Ara (8), iskelet şeması - Google'da Ara (8), iskelet modeli yapımı - Google'da Ara (8), iskelet modeli - Google'da Ara (8), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (8), iskelet sistemi şeması - Google'da Ara (8), iskeletimizin bölümleri - Google'da Ara (7), insan iskeleti modeli - Google'da Ara (7), Google (7), iskelet modeli resmi - Google'da Ara (7), İskelet modeli yapımı - Google'da Ara (7), telden iskelet yapımı - Google'da Ara (6), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (6), telden iskelet yapımı - Google'da Ara (6), oynar eklem arasında madde uzman tv - Bing (6), telden iskelet modeli - Google'da Ara (6), iskelet ve kas sistemi ppt - Google'da Ara (6), iskelet sistemi resmi - Google'da Ara (6), iskelet ve kas sistemi sorular - Bing (6), iskelet sistemimizdeki kemiklerle ilgili yazı - Google Search (6), iskeletimizin resmi - Google'da Ara (6), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (5), ev ödevleri telden iskelet yapımı - Google'da Ara (5), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (5), telden iskelet yapımı - Google'da Ara (5), hayvanlarda kas sistemi ppt - Google'da Ara (5), iskelet modeli - Google'da Ara (5), iskeletimizin bölümleri - Google'da Ara (5), telden iskelet yapımı - Google'da Ara (5), iskeletimizin bölümleri - Google'da Ara (5), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (5), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (4), iskelet yapımı telden - Google'da Ara (4), tel iskelet modeli yapımı ödev - Google'da Ara (4), telden iskelet modelinin resimli anlatımı yapmak - Google'da Ara (4), insan iskeleti modeli yapımı - Bing (4), telden iskelet modeli - Google'da Ara (4), düz kas modellemesi - Google'da Ara (4), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (4), iskeleti yapımı - Google'da Ara (4), (1) iskelet sistemi şeması - Web Search Results (4), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (4), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (4), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (4), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (3), iskelet modeli resim halinde - Bing (3), iskeletin temel bölümlerini izle - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı nedir - Google'da Ara (3), Iskelet Yapımı Telden (3), iskelet kas sistemi biyolojisi - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (3), telden iskelet yapımı - Google'da Ara (3), iskelet yapımı telden - Google'da Ara (3), uzman tv de iskeletimizin bölümlerini ara - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (3), insan iskelet resmi ve isimleri - Google'da Ara (3), hareket ve destek sistemi ppt lise biyoloji - Google Search (3), telden iskelet modeli - Google'da Ara (3), telden iskeletimizin yapımı resimleri - Bing (3), telden iskelet yapimi - Google'da Ara (3), iskelet yapımı telden - Google'da Ara (3), iskelet yapımı telden - Google'da Ara (3), iskelet modeli yapım - Bing (3), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google'da Ara (3), iskeletimiz ve isimleri - Google'da Ara (3), kas şeması - Bing (2), İNSAN KEMİK YAPISI VE ŞEMASI - Google\'da Ara (2), (1) kas şeması - Web Search Results (2), isan kasları resimleri - Yahoo! Turkey Arama Sonuçları (2), iskelet ve kas sistemi - Bing Images (2), el ve dirsek arası kavak kemiği ağrıları - Bing (2), insanın iskelet üzerinde kas yapısı görüntüler - Bing (2), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google\'da Ara (1), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google\'da Ara (1), kasin kemige baglanmasini saglayan yapinin spor dilindeki adidir - Google\'da Ara (1), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google\'da Ara (1), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google\'da Ara (1), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google\'da Ara (1), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google\'da Ara (1), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adıdır - Google\'da Ara (1), kasın kemiğe bağlanmasını sağlayan yapının spor dilindeki adı - Google\'da Ara (1),

"[Biyoloji] İskelet Sistemleri ve Kas Sistemleri " ile Benzer Konular
[Biyoloji] Kalp Nedir? | Kalbin Anatomisi - İletim Sistemi - Damarları - Kapakları - Kalbimiz Nasıl Çalışır? Kalp Sesleri Nedir? Kalbin Atışının Üç Boyutlu Ultrasonografide Görünümü
3 Yanıt - 18.658 Görüntülenme | Kalp hayati bir organdır.
[Biyoloji] Canlıların Ortak Özellikleri
0 Yanıt - 11.996 Görüntülenme
[Biyoloji] Üreme
0 Yanıt - 2.636 Görüntülenme
[Biyoloji] DNA Yapısı Ve Klonlama | Klonlama Nedir? Klonlama Uygulamaları
4 Yanıt - 13.763 Görüntülenme
[Biyoloji] Bilimsel Yöntem - Yeni Bir Bilgi Edinmek
0 Yanıt - 830 Görüntülenme | En basit haliyle aşağıdaki şekilde özetlenebilir ...