Kadim Dostlar ™ Forum: Kent - Kentleşme Nedir? | Kentleşme Nedenleri - Kentleşmenin Coğrafyası - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



Lütfen Dikkat ! ! !

Eğer açacağınız konu, Gereksiz Bilgiler Ansiklopedisi | Nedir Nasıl Neden ?, Bilimsel Gelişmeler - Sosyal ve Fen Bilimleri, Felsefe - Arkeoloji - Mitoloji ve Efsaneler veya Dünya Coğrafyası | İcatlar ve Keşifler başlıklarından birine uyuyorsa, lütfen konuyu ilgili alt bölüme açınız.
Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

Kent - Kentleşme Nedir? | Kentleşme Nedenleri - Kentleşmenin Coğrafyası Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.278
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

Kent , Kentleşme Ve Kentleşme Nedenleri



Kent



Kent,genel anlamda kentsel yerleşmelerin yaygın adıdır. Kırsal olmayan şeklinde dile getirilen kent tanımımıza geçmeden önce kırsaldan neyi kastettiğimizi açıklamak gerekir.

Kırsal kesim, genel anlamda kentin karşıtı olarak nüfusun büyük kısmının tarımla uğraştığı,daha çok cemaat karakteri gösteren yerleşim birimleridir.

“Kırsal kesim köy ve/veya kasaba, sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, yönetim durumu ve demografik açıdan kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışmak gibi işlevlerle belirlenen, konutları,öteki yapıları ve toplumsal ilişkileri bu yaşamı yansıtan yerleşme birimidir.”

Köy veya kasabalar birincil grup ilişkilerinin ağırlıkta olduğu, mesleki gruplaşma ve uzmanlaşmanın olmadığı,kişilerin örf,adet,değer ve normlara göre davranışlarını biçimlendirdiği,eğitim oranı düşük olan yerleşme birimleridir.

“Kent, sosyo -ekonomik ve kültürel özellikleri yönetim durumu ve nüfus bakımından kırsal alanlardan ayırt edilen,genellikle tarımsal olmayan üretimin yapıldığı, daha önemlisi hem tarımsal hem de tarım dışı üretim dağıtım ve denetim işlevlerinin toplandığı, teknolojik gelişme derecelerine göre belirli bir büyüklük, heterojenlik ve bütünleşme düzeyine varmış,ikincil toplumsal ilişkilerin, toplumsal farklılaşma,uzmanlaşma ve hareketliliğin yaygın olduğu yerleşim alanıdır”.

Bunun yanı sıra kentler doğurganlık oranının kırsal kesime göre düşük olduğu,çekirdek aile tipi yaygın olan,eğitim öğretimin yaygın olarak yapıldığı yerleşim birimleridir.

Kentsel kesimlerde köy yerleşim birimlerinden farklı olarak kent kültürü egemendir.

“Kent kültürü, siyasal, dinsel, sanatsal hoşgörüden /özgürlükten, laik düşünce ve demokrasiden,bilimsel bilgi ve nesnellikten oluşan bir bütünlüktür”.

Kent kültüründe örf,adet,gelenek,görenek ve tüm bunları şekillendiren din olgusunun önemi azalmakta,dinsel özgürlük,sanat ,bilim ve tartışmalar önem kazanmaktadır.

Kent kavramını genel çerçevede kısaca tanımladıktan sonra kentleşme sorunları üzerinde durmaya çalışacağız.



Kentleşme



Kentleşme dar anlamda,kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması demektir.Kentsel nüfus köyden kente göçlerle artar.Gelişmekte olan ülkelerde kentleşme bu şekilde nüfus akınları halinde gerçekleşir.

Fakat kentleşme yalnızca nüfus hareketi bağlamında düşünülmemelidir. Kentleşme, aynı zamanda o toplumda ekonomik ve toplumsal yapıyla da ilintilidir.Bu nedenle kentleşmeyi tanımlarken o nüfus hareketini yaratan toplumsal ve ekonomik değişmelere de yer vermek gerekir.Bu şekilde düşünürsek kentleşme, “sanayileşmeye ve ekonomik gelişmeye koşut olarak kent sayısının artması bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında artan oranda örgütleşme, işbölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim süreci” olarak tanımlanabilir.

Bu bağlamda günümüz toplumları sanayileşme süreciyle birlikte az kentlileşmiş ya da çok kentlileşmiş olarak nitelendirilir.Kentleşme ve sanayileşme arasında doğrudan bir ilişki vardır.Gelişmiş olan ülkelerde bu durum paralellik arz ederken,gelişmekte olan ülkelerde, sanayileşme, kentleşmeyi yavaş bir hızla takip etmektedir.



Kentleşme Nedenleri


Kentleşme nedenleri biri diğerinden etkilenen nedenler olarak, ekonomik, teknolojik, siyasal ve psiko-sosyolojik nedenler şeklinde sınıflandırılır.


Ekonomik Nedenler


Kentleşmenin ekonomik nedenlerinde daha çok kentlerin sunduğu ekonomik üstünlüklerin fazla oluşu karşımıza çıkar.

Kentlerde işbölümü ve uzmanlaşmanın olması üretimi

Kentlerde çok sayıda uzmana ihtiyaç olmaktadır. “Öte yandan,özellikle az gelişmiş ülkelerde,tarımın verimliliği ve kişi başına düşen tarımsal gelir, köylüyü köyünde tutmaya yetmeyecek kadar düşüktür. Gerek bu yetersiz gelirin, gerekse toprak iyeliğinin dengesiz dağılımı, tarım topraklarının çok parçalanmış (ufalanmış) olması, iklim koşulları ve toprak aşınması(erozyon), bu itici etmenleri güçlendiren nedenlerdir. Örneğin, Türkiye de sözü edilen bütün koşulların, tarımdaki verimi azaltmak suretiyle, kentleşme hızını geniş ölçüde etkilediği görülmektedir”



Teknolojik Nedenler


Sanayi devriminin getirdiği değişikliklerle beraber kentleşmenin hızlanması teknolojik gelişmelerle mümkün olmaktadır .

Buhar gücü nüfusun fabrikalar yakınında birikmesine yol açmıştır.Elektrik enerjisinin sanayide artan oranda kullanılması kentlerde hızlı biçimde nüfusun yoğunlaşmasına etkide bulunmuştur . Bunun gibi hidroelektrik santrallerde kentlerin gelişmesi ve yaygınlaşmasında büyük rol oynamıştır . Hızla gelişen teknolojiyle birlikte iletişim ve bilgisayar teknolojisindeki ilerlemenin kentleşmeyi nasıl etkileyeceğini zaman gösterecektir.



Siyasal Nedenler


Çeşitli düzeyde verilen siyasal kararlar , hukuk kurumlarından bazıları ve kentlerdeki yönetim yapısının özellikleri kentleri özendirici nitelik taşımaktadır.

Köylerde tarım topraklarının parçalanması sonucu mirasçılardan yalnız biri tarafından toprağın bütünün yada büyük kısmının elinde tutulduğu kapalı veraset sisteminde, diğer çocuklar ya kendilerine özel çiftlik satın almak yada başka çiftlikte işçi olarak çalışmak zorunda kalacaklardır . Bu noktada kentin olumlulukları cazip olmaktadır.



Sosyo - Psikolojik Nedenler


Sosyo-psikolojik nedenler köy ve kentin yaşam biçimleri arasındaki farklılıkta ortaya çıkmaktadır.Kentin özgür havası , kentli olmanın gururunu paylaşma , kentte var olan toplumsal ve kültürel olanaklar ve hizmetler kenti çekici kılmaktadır .Kimi yerlerde kente göç etmeye ”yükseliş” gözüyle bakılması kentli olmayı, kentte yaşamayı beraberinde getirmektedir .



Kahire


Mısır'ın en büyük şehri olmuş, dünyanın 20 büyük şehri arasında yer almaktadır.

Kahire, gelişmekte olan dünya şehirlerinin sorunlarını paylaşır: Kalabalıklaşmanın getirdiği tıkanmışlık, yetersiz sağlık koşulları, can çekişen bir alt yaoı ve standartların altında bir konutlaşma. Buna rağmen, şehirde toplumsal zıtlıklar göz alıcıdır. Nil kıyıları boyunca şık gökdelenler Paris'i andıran bir ortamda göğe doğru yükselirken; doğuya bakıldığında şehir manzarası birden bire değişir ve göz alabildiğince uzanan gri, tozlu ve nerdeyse özelliksiz bir görüntü haline gelir. Hiç de uzak olmayan bir mesafede Ölüler Şehri yalnızca Mısır'ın egemen şehri değil, Arap Dünyası'nın da kültürel başkentidir. Kahire, Arap Dünyası'nın coğrafyasının bir tasarımı, bu dünyanın kalbi ve de tarihinin hazinesidir.



İstanbul


Konstantinopolis olarak anılmış, önce Bizans'a ve Atatürk'ün ülke yönetimini Ankara'ya taşımasına kadar da Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmıştır. Her ne kadar tipik bir İslâm şehri olduğu, başka islam şehirleri ile ortak özellikleri (merkezdeki Kapalıçarşı ve başka kullanımlar dışında) asla söylenemezse de, gerek şehirde gerekse kenar semtlerde İstanbul manzarasında egemen durumdaki camiler daha ilk bakışta burasının bir İslâm şehri olduğunu hatırlatmaktadır.

Türkiye'nin siyasal başkenti Ankara'ya taşınmış olabilir ama İstanbul hâlâ kültürel ve ticari başkenttir.



Şehirsel Ve Bölgesel Planlama


Şehir ve bölge planlaması , şehir coğrafyasının bir çok ilkesini yerel ölçekteki uygulamalarıdır ve geçmişi çok eskilere gider.Şehir ve bölge planlamasıyla uğraşan ve bu eğtimin verildiği fakültelerde dekanlık yapmış olan.Harvard Üniversitesi öğretim üyesi ünlü coğrafyacı Brian J.L. Berry "planlama , bilim olan coğrafyanın sanatıdır" değerlendirmesini yapan ingiliz Scott Raporundaki bu değerlendirmeyi kendisine düstur edindiğini belirterek : "coğrafi geleceğimizin aktörleri olacak bölgesel planlama öğrencilerinin , geçmiş ve günümüz coğrafyasından öğrenecekleri çok şey olduğu" nu vurgulamaktadır.Bir kültür öğesi olan mimari ile coğrafyanın sıkı ilişkisi , bu kitabın çeşitli yerlerinde de değinildiği gibi , çok güçlüdür ve coğrafyacılar tarafından ayrıcada ele alınmaktadır.

Çoğu geleneksel toplumda şehirlerin ruhani ve siyasal önemi ekonomik fonksiyonlarının çok üzerindedir.Şehirler , yönetimlerin hatta tanrıların bile oturdukları yerler olarak kabul edilmişlerdir.Bazen şehirlerin koordinatları pusulanın yönlerine göre ya da insan faaliyetlerinin "evren" deki bazı güçlere uyum sağlamak zorunda olduklarına inanırlar kutsal (semavi) simgelere göre belirlenmiştir.Bir şehrin bu sistemle tasarımına bir tür mekansal falcılık denir.

1820'ye doğru büyük kafes krişlerde kullanımının başlamasıyla yaygınlaşarak Londra , Paris , Napoli vb. gibi büyük Avrupa şehirlerinin merkezlerine egemen hale gelen çok katlı apartmanlar artık kıta Avrupa'sının orta büyüklükteki şehirlerine de yayılmaya başlamıştır.19.yüzyılın su,onunda aynı zamanda,"betonerme"nin de böyle bir yapılaşmayı kolaylaştırmasıyla "1920 ye doğru geçmişten amansız bir kopuş" baş gösterdi.Bu konuda bir yasa 1907 de Prusya da kabul edildi ve zamandan beri Avrupa şehirlerinin planlama programlarında koruma önemli bir faktör olarak yerini aldı.Doğal olarak eski şehirler ve bunların yeni büyüme alanları ya da yeni gelişecek şehirler ile bazılar hareketle görülecek yeni planlama anlayışları bundan değişik biçimde etkilendiler.



Güzel Şehir Hareketi


Şehirsel yenileştirme ve anıtsal şehir tasarımının geniş bir programla hemen hemen ilk uygulaması III.Napolyon tarafıdan Paris'te başlatıldı. 1853- 1870 arasında yürüttüğü çalışmalarla eski Paris'in büyük kısmını yeni ve geniş yollar, ağaçla çevrili bulvarlar sayısız açık alan ve anıtlar oluşturmak uğruna ortadan kaldırıldı Bu yolla şehrin çok daha yeterli (geniş bulvarlar daha akıcı bir trafik anlamına geliyordu) ve daha iyi girmesine izin veriyor ve medenileştirici bir etki yaratıyordu) yapmakla kalmıyor, aynı zamanda da onu devrimci siyasetlarden korunabilir kılıyordu (geniş bulvarlar hareket yapmayı zorlaştırıyor;anıtlar ve heykeller bir gurur ve kimlik duygusu aşılıyordu).



Yeni Şehirler


Aslında, metropoliten alanların kenarında şehirsel yayılmanın sınırlanması ve açık alanların korunması, bu yüzyılın büyük bir kısmı boyunca Avrupa'da popüler bir gelenek (ve de hükümetin büyüme siyasetinin kaynağı) haline gelmiş olan şehirsel ve bölgesel planlama hareketinin bir mirasıdır. Modern planlama 1900'den kısa bir süre önce İngiltere'de doğmuş - ilk sanayi şehirleşmesinin korkunç yanlarına tepki olarak - ve hemencecik kıta Avrupası'na yayılmıştır. Bu çabaların merkezi ise Yeni Şehirler Hareketi'ydi; Belirli kimselerin ve belirli faaliyetlerin Merkezi İş Alanından yarım saatlik bir tren mesafesi içinde dış banliyölerde yer alan kendine yeterli, düşük yoğunluklu yeni şehirlere kontrollü yayılışın içine almaktaydı. Bu olay ve esin babası da, biraz önce değinilen Ebenezer Howard idi.

Ama sanayileşmeyle birlikte şehirlerde yaşanmaya başlanan tıkanma sorunu çözülememişse de, şehirlerin amip gibi büyümesini kontrol altına almaya doğru bir dereceye kadar yaklaşmış oluyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki, ondokuzuncu yüzyıl sonlarında başlayan (yaklaşık 1890-1920) (Güzel Şehir Hareketi de aynı fikirlerden yola çıkmıştı ve bu devre İlerici Dönem olarak da anılıyordu. Aynı ilkelere dayalı bu hareketin bilinen örneklerinin başında 1909 Chicago Planı gelir. Aynı dönemde Avrupalılar benzer hareketi sömürgelerindeki başkentlere ve idari merkezlere uygulamışlardı. Kazablanka (Fas), Yeni Delhi (Hindistan), Pretoria (Güney Afrika), Rangoon (Burma), Saygon (Vietnam) ve Windhoek (Namibya) bunlar arasındadır.



Bahçe Şehir


Erken sanayileşmenin şehirlerde yarattığı kötü koşulları göz önüne alarak, şehrin ihtiyaçlarını bir bütün halinde formüle etmek için çağdaş sayılabilecek ilk Birisim İngiliz Sir Ebenezer Howard'm (1850-1928) çalışması olmuştur.

Howard kapitalist de değildi; bu yüzden de yapacağı reform büyük arazi sahiplerinden araziyi alıp yapılacak şehrin sakinlerine dağıtmak gibi devrimci bir fikirden doğuyordu. Bunun yanında, kirlenmiş şehirlerin fazlalık olan nüfusunu çevredeki kırsal alanlarda yer alacak yem", orta büyüklükteki temiz "Bahçe Şehir"lere yeniden yerleştirmek istiyordu. Bu bölgesel şehirler, tarımsal alanlar ve parkların oluşturduğu yeşil kuşaklar tarafından çevrelenecekti. Tüm arazinin sahibi toplum olacak ve her bir kasaba ya da şehir ve çevresindeki bölge birbirine kilitli bir bütün olarak planlanacaktı.

Howard’ın bahçe Şehir kavramı Victoria döneminin sanayi metropolislerine bir alternatifti. Howard, aslında, Amerika'nın ilk büyük peyzaj mimarı Frederic Law Olmstead ve romantik-Gotik akımın varisleri olan diğer bazılarından etkilenmişti. Bunlar, şehrin kalabalıklaşmasına ve yüksek yoğunluklara karşı çıkmışlar; geçmişteki Amerikan yaşam taranın daha az karmaşık, toplumsal bakımdan daha az tepki vericiliğini, basitliğini tekrar yakalama fikrinden etkilenmişlerdi. "Bahçedeki şehir" fikrini ve Amerikan sayfiyesi tipini geliştirerek. Yeni Dünya'nın en seçkin iki şehirsel yeniliğini üretmiş oluyorlardı. Bu tür bir değişimin bir yönü geniş kapsamlı park-bulvar sistemleri geliştirerek kırı şehre taşıma girişimleriydi. Ancak, böyle bir gelişme için de şehir sınırlarının ötesindeki açık mekân ve parklar için uzun vadeli sistematik planlama gerekiyordu. Böylece, I890'da Boston ile başlayarak "park planlama", bölgesel planlamanın kaynağı haline gelmişti. Örneğin Chicago, 1871 yangınından sonra "bahçedeki şehir" teması uyarlanarak yeniden inşa edilmişti.



Denge Metropolleri


Fransa'da Londra'yla aynı sancıları paylaşan Paris içinde çözüm getirme zorunluğu 1960'larda plancıları harekete geçirmişti. Kendisinden bir sonraki büyük şehirden altı kat fazla nüfusu ile bir egemen şehir olan Paris'in büyüme ve tıkanma sorununa dikkatler ilk kez 1947'de, İkinci Dünya Savaşı' ndan hemen sonra genç bir coğrafyacı tarafından çekilmişti. O zamana kadar çok sınırlı planlama araçlarına sahip bulunan Fransa'da büyük bir yankı uyandırmıştı. Paris'in dengesiz egemenliği üzerinde tartışmalardan 1958'de (denge metropolleri) üzerinde odaklaşan ulusal şehirsel büyüme stratejisi doğmuştur.1965'te daha gerçekçi bir yaklaşımla , şehrin yıllık nufüs artış oranı aşağılara çekecek , şehre yönelmiş göçleri kontrol edebilmek içinde hükümetin başka şehirlere yatırım yapmasına ve özel sektöründe bu şehirlere gelmesini özendirecek bi plan hazırladı.Bu planı güçlendirmek üzerede , 1966-1969 arasını kapsayan beş yıl için Ulusal Şehirsel Büyüme Stratejisi'nde de tamamlayıcı önlemler alınıyordu.Bu stratejinin temel fikri ise başka fransız coğrafyacılardan geldi.

Böylece, Parisin aşırı büyümesini engelleyecek sekiz büyük şehirsel alanı olarak belirlendiler. Bu metropolleri aynı zamanda da kendi bölgelerinde gelişme kutupları olarak hareket etmeleri tasarlanmıştı.



Radyant Şehir Ve Le Corbusier


Wright'in Broadacre City' si aile evinin şehir dışına taşınmasının nihai durumunu gösterirken, Le Corbusier'nin Vİlle Radieus'ü de dikey gelişen, aralarında geniş yaya mekânlarının yer aldığı çelik ve cam apartman kulelerinin temsilcisidir.

Yirminci yüzyılın belki de en önemli şehir plancısı İsviçreli mimar merkezi anıtları koruyup Paris'in kalabalık, koşuşturulan, tarihi merkezini temizlemeyi öneriyordu. Bunun yerine, her birinin etrafında yeşil bir mekân olacak, manzaralı ve geniş görüşlü alanına sahip, birer cam kule halinde yüksek büro binaları ve apartmanların oluşturduğu bir ışık saçan şehir, "Radyand Şehir " inşa etmek istemişti. Yüksek binalar içinde çeşitli kolaylıkların toplanması şehri çevresinden özgür kılacaktı. Teknik bakımdan mükemmel çevre ve bunun üzerine oturulacak, gün ışığı, temiz hava, yeşillik ve manzara sağlayan, açık mekân olarak nitelenebilecek doğal çevre. Bu hayallerini de Hindistan'ın Pebcap eyaletindeki Çandigar şehrini planlayarak gerçekleştirmeye çalışacaktır.




1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



Toplam 7 kullanıcı bu konuyu okudu.

0

#2
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.278
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Otel ve Pansiyon Rehberiniz Otel, Pansiyon, Tatil, Gezi, Seyahat ve Konaklama Rehberiniz Bütçenize uygun, keyifli bir tatil için size gezi, seyahat ve konaklama tavsiyeleri: Otel Tanıtımları, Pansiyon Tanıtımları, Tatil Tavsiyeleri, Konaklama Tavsiyeleri, Ülke Tanıtımları, Seyahat Alternatifleri, Şehir Tanıtımları, Tarihi Eserler, Antik Kentler


Kentleşme



Kentleşme, günümüzden 5000 yılı aşkın bir süre önce Mezopotamya'da ortaya çıktı. Daha sonra, Nil, İndus ve Huang He vadilerinde başka kentler gelişti. Kentlerin otaya çıkışı, büyük politik yapıların doğuşu ve gelişmesiyle aynı döneme rastlar. Kentin her şeyden önce idari, askeri, dini ve ticari bir işlevi vardı. Bu eski kentler, MÖ 1350’ye doğru nüfusu 100,000’i aşan ilk kent olduğu tahmin edilen Teb (Mısır) örneğinde olduğu gibi, dikkat çekici büyüklüğe ulaştı. Günümüzden 2,500 yıl önce, Babil’in dışında, Pers’te, Yunanistan’da, Mısır’da, Hindistan’da ve Çin’de bulunan birçok kent bu ilk eşiği aştı. Bu kentlerin tarihi, imparatorlukların genişleme ve daralma dönemleriyle karışır. Hristiyanlık döneminin başında Roma ve Luoyang’ın (Han İmparatorluğu’nun başlıca kenti) nüfusları kesinlikle yarım milyondan fazlaydı. İmparatorlukların daha sonraki çöküşleri bu kentleri yıkıma uğrattı.

Sanayi Devrimi’yle birlikte kentlerin gelişmesi olağanüstü bir güç kazandı. Ünlü ütopyacı yazar Thomas Moore, kırdan kente göçü “koyunlar insanları yedi” sözüyle anlatmıştı. 1800’de kentli nüfus 30 milyondan azdı; bundan 100 yıl sonra 200 milyonu çoktan geçmişti. Bugün ise 2 milyarı aşmaktadır!

Demek ki son 200 yıl içindeki kentsel büyüme büyük bir olgu, Cilalıtaş Devri ile ortaya çıkan yerleşik yaşama geçiş kadar önemli bir eskiden kopuş sürecidir.


Kentleşmenin Coğrafyası


Ülkelerin çoğu, kentsel alanı tanımlamak için üç dizi ölçüte başvurur. Bunların en yaygını, bir merkezde yığılmış nüfusun asgâri ölçüde yoğunlaşmasıdır ama esas alınan eşikler ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterir: Uganda'da 200, Japonya'da 30,000 kişi. İkinci ölçüt, kentlerin işlevini hesaba katar; idari işlevler (Moğolistan'daki gibi) veya daha genel olarak tarım dışı etkinliklerin yoğunlaşması (faal erkek nüfusun üçte ikisinden fazlasının tarım sektörü dışında istihdam edilmesinin zorunlu olduğu Ürdün gibi). Bazı tanımlar, Nepal ve Çekoslovakya'da olduğu gibi, hizmet etkinlikleri üzerinde durur (bu ülkelerde kent en az beş doktor, bir eczacı, 20'den fazla yatağı olan bir otel vb'ye sahip olmalıdır). Yapılanmış alanın yoğunluğu, yapıların büyüklüğü, sokakların kaplanmış olması, aydınlatılmış meydanlar gibi görsel ölçütlere başvurur.
Rakamlardaki kaçınılmaz yuvarlamalar saklı tutulmak kaydıyla, kentsel nüfus yüzde 43'lük (1991) kentleşme oranıyla dünya çapında hala azınlıktadır. Fakat bu oran Almanya yüzde 86 (1990) ve Belçika yüzde 97 (1990) gibi bazı Avrupa ülkelerinde yüzde 90 civarındadır. Genelde sanayileşmiş ülke nüfuslarının yüzde 75'i kentlerde yaşar (1990). Sanayileşmiş ülkelerde kentlilerin ve köylülerin yaşam biçimleri artık temel olarak farklı değildir ve köylülerin büyük bölümü kentsel bölgelerde çalışmaktadır. Üçüncü Dünya ülkelerinde, en yüksek kentleşme oranları, ılıman Güney Amerika veya Güney Afrika'daki gibi Avrupa kökenli nüfusun yüksek olduğu ülkelerde görülür. Bu yerlerde, kentlerin oranı, sanayileşmiş ülkelerdeki oranlara eşittir, ama kentsel dünya ile kırsal dünya arasındaki kopukluk oldukça belirgindir. Tropikal Afrika, Güney ve Doğu Asya çok az kentleşmiştir; kentlilerin oranı Orta Afrika'da yüzde 37 (1991), Hindistan'da yüzde 27 (1990), Çin'de ise yüzde 26,2'dir (1990). Ama bu görece düşük oranlar ülke nüfuslarının çok yüksek olmasından (Asya'da) kaynaklanmaktadır (Çin ve Hindistan toplam nüfusu iki milyarı geçmektedir [1991]) ve bugün gezegendeki kentsel nüfusun büyük bölümü Dünya'nın bu kesiminde toplanmaktadır.

0


Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız


"Kent - Kentleşme Nedir? | Kentleşme Nedenleri - Kentleşmenin Coğrafyası" İçin Anahtar Kelimeler (Keywords)
Konuyu ziyaret eden ziyaretçilerimizin Google arama motorunda kullandıkları anahtar kelimeleri içermektedir.

kent nedir - Google'da Ara (146), kent nedir - Google'da Ara (117), Google (109), Google (109), kentleşme nedir - Google'da Ara (62), kentleşme nedir - Google'da Ara (38), kentleşme nedir - Google'da Ara (32), kentleşme nedir - Google'da Ara (30), kentleşme nedir - Google'da Ara (30), kentleşme nedir - Google'da Ara (29), kent nedir - Google'da Ara (28), kent nedir - Google'da Ara (27), Google Custom Search (26), kent nedir - Google'da Ara (25), kentleşme nedir - Google'da Ara (22), kent nedir - Google'da Ara (22), kent nedir - Google'da Ara (21), kent nedir - Google'da Ara (19), kent nedir - Google'da Ara (19), kentleşme nedir - Google'da Ara (18), kent nedir - Google'da Ara (17), kent nedir - Google'da Ara (16), kent nedir - Google'da Ara (16), kentleşme nedir - Google'da Ara (15), kent nedir - Google'da Ara (15), kent nedir - Google'da Ara (14), kentleşme nedir - Google'da Ara (14), kentleşme nedir - Google'da Ara (14), kentleşme nedir - Google'da Ara (14), kent nedir - Google'da Ara (14), kent nedir - Google'da Ara (14), kent nedir - Google'da Ara (14), kentleşme nedir - Google'da Ara (13), kentleşme nedir - Google'da Ara (13), kentleşmenin sonuçları - Google'da Ara (12), kent nedir - Google'da Ara (12), kent nedir - Google'da Ara (11), kent nedir - Google'da Ara (11), kentleşme nedir - Google'da Ara (11), kent nedir - Google\'da Ara (11), kent nedir - Google Arama (11), kentleşme nedir - Google'da Ara (10), kent nedir - Google'da Ara (10), kent nedir - Google'da Ara (10), kentleşme nedir - Google'da Ara (10), kentleşme nedir - Google'da Ara (9), kentleşme nedir - Google'da Ara (9), kent nedir - Google'da Ara (8), kentleşme nedir - Google'da Ara (8), kent nedir - Google'da Ara (8), kent nedir - Google'da Ara (8), kentleşme nedir - Google'da Ara (8), Kent – Kentleşme Nedir? | Kentleşme Nedenleri – Kentleşmenin Coğrafyası | Eğitim Kütüphanesi ™ Genel Kültür Konuları (8), kentleşme nedir - Google'da Ara (8), kentleşme nedir - Google'da Ara (8), kent nedir - Google\'da Ara (8), kent nedir - Google'da Ara (8), kent nedir - Google'da Ara (7), kent nedir - Google'da Ara (7), kentleşme nedir - Google'da Ara (7), kentleşme nedir - Google'da Ara (7), kentleşme nedir - Google'da Ara (7), kentleşme nedir - Google'da Ara (7), kent nedir - Google'da Ara (7), kent nedir - Google'da Ara (7), kentleşme nedir - Google'da Ara (7), orta büyüklükteki kentler - Google'da Ara (6), kentleşme nedir - Google'da Ara (6), kent nedir - Google'da Ara (6), kent nedir - Google'da Ara (6), kent nedir - Google'da Ara (6), kentleşme nedir - Google'da Ara (6), hızlı kentlesme sonuçları - Google'da Ara (6), kent nedir - Google'da Ara (6), kentleşme nedir - Google'da Ara (6), kentleşme nedir - Google'da Ara (6), kent nedir - Google'da Ara (5), kent nedir - Google'da Ara (5), Kent nedir - Google-Suche (5), kentleşme nedir - Google'da Ara (5), Ой! (5), Google (5), kent nedir - Google'da Ara (5), kentleşme nedir - Google'da Ara (5), kentleşme nedir - Google'da Ara (5), kent nedir - Google\'da Ara (5), kent nedir - Google\'da Ara (5), kentleşme,kent - Bing (5), kent nedir - Google\'da Ara (5), kent nedir - Google'da Ara (5), kentsel nedir - Google'da Ara (5), kentleşme nedir - Google'da Ara (5), kent nedir - Google'da Ara (5), tarihi kent nedir - Google'da Ara (5), kentleşme nedir - Google'da Ara (5), tarihi kent nedir - Google'da Ara (5), kent nedir - Google'da Ara (5), tarihi kent nedir - Google'da Ara (5), kentleşme nedir - Google'da Ara (5), kent nedir - Google'da Ara (5),

"Kent - Kentleşme Nedir? | Kentleşme Nedenleri - Kentleşmenin Coğrafyası " ile Benzer Konular
İnsan Psişesi Nedir?
0 Yanıt - 3.139 Görüntülenme
Rüya Nedir
0 Yanıt - 2.479 Görüntülenme
Nesli Tükenenlerin Yok Olma Nedenleri
0 Yanıt - 51.209 Görüntülenme
Fikir Nedir?
0 Yanıt - 2.081 Görüntülenme
Yamaçparaşütçülüğü Nedir? | Tarihçesi - Türkiyede'ki Uçuş Bölgeleri - Yamaçparaşütü Yapabilmek İçin Fiziksel Koşullar
2 Yanıt - 2.547 Görüntülenme