Üye Olmak İçin Sadece 1 Dakikanızı Ayırarak, Kadim Dostlar Ailesine Katılabilir ve Tüm Hizmetlerinden Yararlanabilirsiniz ...


Webte Arama Yapabilirsiniz Sitede Arama Yapabilirsiniz

Forumumuzdaki tüm bölümler herkese açıktır. Kayıt olmadan gezip, inceleyebilirsiniz ...
Yalnızca 30 saniyenizi ayırarak sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan site temamızı kullanabilirsiniz ...

OYUNLAR
----------------------

   
Hızlı Menü

Sık Kullanılanlara Ekle
Duyurular RSS Konular RSS
Merhaba Misafir!

( Giriş | Kayıt Ol )
KD ™ Kısayolları
 Forum Ana Sayfa
 Portal Sayfası
 Bilgi Yarışmaları
 Etiket Bulutu
 İstatistiklerimiz
 Yardım Konuları
 Forum Kuralları

4 Sayfa V   1 2 3 > »   
Reply to this topic  Start new topic 
Özür Dilemiyorum Kampanyası | Prof. Dr. Türkkaya Ataov Hoca'dan Özürcülere Cevap, Biz Özür Dilemiyoruz....

Bu Konu Şimdiye Kadar 22274 Kere Görüntülendi ve Toplam 31 Kere Cevaplandı. Siz de Bu Konuya Katkı Yapabilirsiniz.
Bu bölüme konu açarak
0 KDL, bu konuya cevap yazarak 0 KDL
kazanabilirsiniz. KD ™ Lirasi Sistemi Hakkında Bilgi
 Kadim Dostlar ™ Duyurular Bölümü: Sitemizle İlgili Haberleri ve Gelişmeler Bu Bölümde Bulabilirsiniz ...
Bu Konuyu Paylaşın: E-posta İle Gönder - Sosyal Paylaşım Kısayolları: Digg this topic · Save to del.icio.us · Slashdot It · Post to Technorati · Post to Furl · Submit to Reddit · Share on Facebook · Googlize This Post · Tag to Wink · Add to MyWeb · Add to Netscape
 
Beğeni 5 V
« Bir Önceki Konu Bir Sonraki Konu »

Konuya Ait Etiketler - Etiket Ekleme Klavuzu için tıklayın ...:



Hale


Değerli Ziyaretçimiz,
Forum Hizmetlerinden
Tam Olarak Yararlanmak
İçin Üye Olmalısınız !

Sizi Üye Olarak Görmek
Bize Mutluluk Verecek.

Kadim Dostlar ™
Yönetimi



mesaj 20.12.2008, 22:19 YukarıYukarı Git
İleti #1

Aradığınız Konuyu Bulamadınız mı ? Problem Değil, Arama Özelliğimizi Kullanın :)


Kadim Dostlar Özel Arama


Özür Dilemiyorum Kampanyası





Prof. Dr. Türkkaya Ataov Hoca'dan Özürcülere Cevap



Özrü kabahatinden büyük!




PROF. DR. TÜRKKAYA ATAOV



Ermenilerden özür dileme açıklamasını imzalayanlar var. “Af dileme erdemdir” diyen de oldu. Alçak gönüllülük gösterimi insan doğasında var. Kaba biri bana “küt” diye çarptığında, “özür dilerim” sözü ağzımdan kendiliğinden dökülüyor. Yobaz-işbirlikçi-ayrılıkçı bir faşist özentinin ağır basmakta olduğu ortamdayız. Bunlardan ayrı durmak isteyenler de kendilerine ve dış dünyaya “biz birey olarak demokrat, insancıl, uygar, çağdaş, gerçek Batılı, ileri aydınlarız; onlardan değiliz” demek isteyebilirler. Kimi tanışını, dostunu, Ermeni komşusunu kıramayarak imza koyabilir. Kendini tanıtma, değişik görünme gibi bambaşka örgeler de olacaktır. Her birindeki itici nedene ayrı ayrı bakmak olanaksız. Ancak, önemli bir bölümünün de, tarih bildiğinden ya da Ermeni duygudaşlığından ötürü değil, Cumhuriyete karşı olması nedeniyle katıldığı söylenmezse ve bu tavırların başka oluşumlarla koşutluğu görmezden gelinirse, büyük eksiklik olur.



(IMG:Linkleri görmek için lütfen Giriş Yapın veya Kayıt Olun ...)


Hamile Türk Kadının Karnından Çıkarılan Bebek



Ne var ki, tarih eş-dost hatırı, bireyin hoşgörülü görünmesi ya da ABD ve AB sorumluları önünde temize çıkma kaygılarıyla yazılmıyor. Konu Ermeni-Türk ilişkileriyse, bu ikisinin belgelikleri başta olmak üzere, ilgili ve belli başlı devletlerin yayımlanmış ya da basılmamış belge hazineleri var. Kitaplar, kitapçıklar, süreli yayınlar, gazeteler, bilimsel araştırmalar, yıllıklar, doktora ve yüksek lisans tezleri, yazanaklar, toplantılar, açık oturumlar, sempozyumlar, bildiriler, tutanaklar, anılar, albümler, resimler ve benzerleri kitaplıkları doldurur. Birçoğu yayımlandı da. Örneğin, ben kendi adımla Türkiye’de ve yurt dışında, Türkçe dahil, değişik dillerde, seksen kitap ve kitapçık yayınladım. Bu konuda ilk küçük kaynakçayı otuz yıl önce çıkarmıştım. Şimdi Dr. Erdal İlter’in 300 sayfalık ayrıntılı kaynakçası var.

Sayısı yüz milyonu bulan Osmanlı belgelerini bir yana koyalım. Özür dileme açıklamasına imza koyanlardan 200.000 dosyalık Bab-ı Ali Evrak Odasına, 224 cilt Meclis-i Vükelâ Mazbatalarına, 46 ciltlik İradat-ı Seniye Müsveddatına, Yıldız Sarayı belgelerine, her ilin sâlnamelerine, Mesail-i Mühimme ve Gayri Müslim Cemaatlerine Ait Defterlere ve Nazım Paşa vukuatı, Mehmet Mansur Efendi yazanağı, Vali Hakkı Paşa buyrukları ya da Uras incelemesi benzeri yüzlerce ve binlerce ilk elden belgelere bakmış olmalarını beklemiyorum. Bunları renkli filmler olarak önde gelen dünya kitaplıkları ve konuyla ilgili en önemli araştırma merkezlerine yıllar önce armağan etmiştik. Genel Kurmay Başkanlığı bunları kimi yabancı dillere, bu arada günümüz Türkçesine de çevirerek cilt cilt yayımladı. Bu aydınlatıcı çalışmaları da bir kalemde geçelim.

Bize büyük ölçüde hak veren eski ve yeni kuşak yabancılardan ünlü Langer, Hamlin, Whitman, Rambert, Eliot, Ubicini, Arpée, Shaw, McCarthy, Lewis, Levy, Zeidner, Weems, Erickson ve benzerlerinin yazdıklarını da bir yana koyalım.

Ama, gelin görün ki, sorumlu konumdaki Ermenilerin kendi yazdıkları var; hem de hiçbir duraksamaya yol açmayacak biçimde. Ermeniler silâhsız, savunmasız, barışçı, zayıf, sahipsiz, suçsuz çoluk-çocuktan oluşan ve dudaklarında ilâhilerle ölüme koşan örnek Hıristiyan sivilleriydiler, öyle mi? Ama kendileri bile öyle demiyorlar ki! Önce, Anadolu yöresini ve Daşnak terör örgütünün akıttığı kanı iyi bilen Amerikan Ermenisi K.S. Papazian’ın benim sık göndermeler yaptığım kitabında dediği gibi, Ermeniler Anadolu’da, kimilerinin Batı Ermenistan demek istedikleri altı il de dahil olmak üzere, hiçbir yerde çoğunlukta değildiler. Değişen çağa ve koşullara göre, Rus, İngiliz, Fransız ve Amerikan din yayıcıları, gizli görevlileri, silâhları ve paralarıyla başkaldırdılar, zararlar verdiler ve öldürdüler. Sandıklarla silâh, cephane, hattâ büyük kilise mumu biçiminde top namluları ya yakalandı ya da Ermenilerin ellerine sızdı. Kiliselerde, yabancı okullarda ve banka kasalarında patlayıcılar saklandı. Ermeni yazar L. Nalbantian’ın doktora tezindeki terörizm değerlendirmelerini okumakta yarar var.

Nisan 1915 başında Van’da yaşanan silâhlı ayaklanma bu kenti devletten ayırdı ve orada Ermeni önderliği ve Rus desteğinde yönetim kurdu. Komutanlarından G. Pastırmacıyan Amerika’da basılan bir kitabının başlığını Ermenilerin savaşa katılımını “Müttefik kümesinin kazanmasında belirleyici neden” olarak sunuyordu. General Antranik gibi öteki Ermeni komutanların yazdıkları ve açıklamaları hep nasıl Türkleri yok etmeğe yönelik olduklarını anlatır. Ermeniler bir düzine savaşa katılıp karşılarındakileri öldürmediler mi? Salgın hastalıklar Anadolu’yu silip süpürürken onlardan da can almadı mı? 1924’de Amerika’daki bir yayınları Ermenilerin Türklere karşı Kafkasya, Doğu Anadolu, Süveyş, Sina, Kudüs ve Suriye cephelerinde “200.000’lik ordularla”, 1926’daki benzer bir yayın da “200.000’den fazla” silâhlı kuvvetle çarpıştıklarını yazar. Bu yayınlar bende var ve bu bilgilerle belgeleri kaç yıldır yapmakta olduğum Türkçe ve yabancı dillerdeki kitapların içine koyarak okuyucuya sunmayı araştırma ve gerçekçilik görevim bildim.

1914-18 arası Ermeni savaşlarını anlatan A.P. Hacobian ve Ermenilerin doğuda Kafkas cephesindeki askerî eylemlerini anlatan Ermeni General G. Gorgarian “özür açıklaması”na imza koyanların dikkate almadıkları kanıtları kendi kalemleriyle sergilemektedirler. Ben bu Ermeni kaynaklarına da kendi yayınlarımda göndermeler yaptım. Birinci Dünya Savaşının yenginlerinin önderleri olan D. Lloyd George ve G. Clemenceau gibi başbakanlar, General E.H.H. Allenby gibi Ermenilere komuta etmiş ön sıradaki yüksek rütbeli askerler ve siyasal kararların önemli yerlerinde bulunan A.J. Balfour, R, Cecil ve J, Bryce gibi kişiler, Ermenilerin kendilerinin kabul ettikleri gibi, “200,000’den fazla” silâhlı kişiyi Türklere karşı savaşa sürdüklerini yinelemiş ve kendilerine teşekkür etmişlerdir. 1917 Bolşevik Devrimine değin, bu kutlamalara Rus Çarı İkinci Nikola ile Kafkasya’daki Rus generalleri de katılıyorlardı. Bu bilgileri, Türkçe kitaplarım da dahil, çok sayıda okuyucuya ulaşan yayınlarıma gereği gibi aktardım. Başkalarının da yayınları var.

Bu arada, 2003’de basılan önemli bir İngiliz kitabının “Osmanlılar seferberlik hazırlığı içindeyken, Ermenilerin doğuda 120,000 kişiyi boğazladıklarını” belirttiğini de yazdım. İngiliz kaynağı “öldürdüler” dememekte, sanki hayvan kesilen mezbahadan söz eder gibi “boğazladılar” demektedir. Gene aynı kaynak Van’da silâhla başkaldırıp Türk ve Müslüman mahallelerini bastıklarını, kenti devletten ayırıp başa geçtiklerini ve daha sonra da bir 50.000 kişi daha yok ettiklerini yazmaktadır. Bunun belgelerini de yayınladım. Ya Japonlar ABD’nde aynı şeyi yapsaydı, neler olurdu?

Özür açıklamasına imza koyanlar bu kaynakları bilmiyorlar mı? Bilmiyorlarsa, bu bilgiçlik gösterisinin kaynağı ne? Biliyorlarsa neden? Bunda toplumun değerlerinin eksileceğini hesaba katmıyorlar mı? M. Kemal Atatürk’e ve devrimlere karşı takınılan yeni tavırlarda da toplumun değerlerini teker teker eksiltme çabası yok mu? “Ne mutlu Türküm diyene” değerlendirmesiyle topluma güven kazandırmak yerine, bu koca ulus bir kinle bezenmiş aşağılık duygusu örgüsü kıskaçına mı alınmak isteniyor? 1914-18 Savaşında bunca Türk öldürülmedi mi? Ya 1821-1922 arası Balkan, Kafkas ve Kırım Türklerinin başına gelenler? Bunlara hiçbirine neden bir gönderme bile yok? Benim TBMM adına ayrı ayrı Türkçe ve İngilizce hazırladığım iki kitabımın başına şöyle bir not koymuştum: “Bu kitaba konu olan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde meydana gelen isyan ve çatışmalarda yaşamını yitiren asker ve masum insanlarla, yıllar sonra teröristlerce şehit edilen Türk diplomatlarının anısına...” O dönem benim de her yurt dışına çıkışımda saklanmak zorunda kaldığım yıllardı. ASALA şubelerinde resmim asılıydı. Kim kimden özür dilemeli?



Kampanyalar için adresler:


Linkleri görmek için lütfen Giriş Yapın veya Kayıt Olun ...


Linkleri görmek için lütfen Giriş Yapın veya Kayıt Olun ...


Linkleri görmek için lütfen Giriş Yapın veya Kayıt Olun ...




Biz özür dilemiyoruz.


Kadim Dostlar ™ Yönetimi
Go to the top of the page 
  + Quote Post 

Merhaba Ziyaretçi, Burayı Tıklayıp Üye Olabilirsiniz ...
Değerli Ziyaretçimiz,
Kayıtlı üyelerimizin haklarını korumak için, bu konunun sadece ilk mesajını görüntülüyorsunuz.
Konudaki diğer mesajları görüntülemek için, lütfen
giriş yapın ya da kayıt olun.
 

Collapse

> Benzer Konular - Bu Başlıkları Da İncelemek İster Misiniz ?     Bu Bölümü Kapatmak için Tıklayınız ----->

    Konu Başlığı Yanıtlar Konuyu Açan Okunma Son Faaliyet
No New Posts   4 zeynep 7,163 15.10.2007 - 19:26
Son İleti: Hale
No New Posts 2 melekler_ucamaz 4,481 13.09.2009 - 04:58
Son İleti: Hale
No New Posts   1 zeynep 629 27.02.2008 - 17:40
Son İleti: kuşçbaz
No New Posts   3 Hale 1,569 28.08.2009 - 18:30
Son İleti: CSI-LasVegas
No New Posts   2 Hale 5,907 27.11.2008 - 00:48
Son İleti: ilkimefe
No New Posts   5 Hale 34,516 18.11.2008 - 00:44
Son İleti: gamdef
No New Posts   6 Hale 7,147 27.02.2010 - 23:17
Son İleti: gym-seda
No New Posts   0 Hale 1,613 14.09.2007 - 08:00
Son İleti: Hale
No New Posts   0 Hale 1,898 14.09.2007 - 08:05
Son İleti: Hale
No New Posts   0 Hale 4,896 14.09.2007 - 08:09
Son İleti: Hale

4 Sayfa V   1 2 3 > » 
Reply to this topic Start new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 

Kadim Dostlar ™ Server No 2
Arkadaş Siteler: sohbet | Favori Forum | film indir | TeknikPortal | izle | Dolan kartuş | web tasarım | SGK | Biber hapı
Sohbet Odaları | yeni videolar | hanemiz | film izle | Lida bitkisel zayıflama ile Lida kapsülünü keşfedin..

Kadim Dostlar Alexa Kadim Dostlar RSS Kadim Dostlar RSS Google Tarih: 18.03.2010 - 07:15
Bu Site IP.Board tabanlıdır. Orjinal Tema: H-Designer. Site Geliştirme ve Tema Düzenleme: Kadim Dostlar ™ Yönetimi