Uçan soba borusu ifadesi ise emekli büyükelçi Şükrü Elekdağ tarafından Mecliste söylenmiştir. Biliyorsunuz, Amerika’dan alınacak F-35 savaş uçaklarının yazılım programlarını Amerika vermiyor. Ama biz soba borularını almakta ısrarlıyız.
Eminim duymayanlarınız vardır. Rahmetli Hasan Yalçın, Ulusal Kanalı kurarlarken karşılaştıkları parasal gülcüklerden ötürü
“soba borusundan füze ürettik” derdi.
Önce süpürgeden başlayalım.
Yabancı parası ile siyaset yapmanın Türkiye’de serbest olmasından bu yana bir çok yabancı dernek ve vakıf kuruldu. Onlardan biride Uçan Süpürgedir. Siyasi faaliyetlerini, başka bir deyişle misyonerlik faaliyetlerini kadınlar üzerinden yapar. Almanya’nın menfaatlerini geliştirilip, yaygınlaştırılmasını kadın hakları savunusu üzerinden yürütür. Toplantıları, konferansları güney doğu illerimizdeki kadınlarımıza yöneliktir.
Şimdi uçan soba borusuna gelelim.
Savaş uçağımı alacağız, uçan soba borusu mu alacağız? Bana göre soba borusu alacağız.
Anlatayım.
Kendim de teknoloji ve mühendislik problemleri içinde yoğrulmuş birisiyim. Üretici firmalar isterlerse ürettikleri teçhizatların her bir parçasına istedikleri özelliği verebilirler. Savaş teçhizatlarının içine cip yerleştirmek o kadar da zor bir iş değildir. Bunu bazı asansör firmaları bile yapmaktadır. Asansör panosuna yerleştirdikleri bir cip ile panoyu istedikleri zaman berhava edebilmektedirler. Garanti süresi dışına çıkan asansörün elektronik panosu kendiliğinden devre dışı olabilmektedir. Sorduğunuzda can ve mal güvenliği cevabını alırsınız. Ama zamanını kendisi tayin eder.
Bu türlü düzenekler uçaklarda daha kolay gerçekleşebilir. Çünkü uçakta daha fazla elektronik teçhizat vardır.
II. Abdülhamit Almanya’dan 496 adet top almıştı. I. Dünya Savaşında bu topları kullandık. Almanya bu toplar sayesinde metalürji sanayinde büyük ilerlemeler yaparken biz yerimizde saydık. O zamanda subaylarımız eğitilsin diye Almanya’ya gönderirdik. Şimdi Amerika’ya gönderdiğimiz gibi.
Atatürk’ün ölümünden bu yana üretmeyi düşünemedik. Şöyle söylersek daha iyi olur. Emperyalizmin müdahil olduğu günden bu yana her türlü üretme gayretimizi bir yana bıraktık.
Üretmeyince teknoloji de üretilemez. Subayımızın kafası Amerika’da şartlanıp gelirse, mal alınacağı sırada ille de Amerikan malı diye tutturur. Teknolojik belirlenimciliğe uğramış beyinlerin kendilerine güveni kalmaz. Aşağılık duygusunun da ana düzeneği budur.
Ülkenizde Soroz’un süpürgeleri uçuyorsa, havada yerli malı uçak uçmaz.
Şah döneminde İran Amerika’dan 60 milyar dolarlık silah almıştı. Amerika Şah’ı çok seviyordu. Ama İran uçağını Amerika’dan alıyordu. Şimdi Amerika İran’ı hiç sevmiyor. Ama İran üçüncü nesil savaş uçağını kendisi yapıyor.
Bağımsızlık nelere kadir. Bu ülke isterse soba borusundan füze üretir.
M. Kemal gitti. Uçak işi bitti. Uçan süpürgeler geldi.
Uçan Süpürge Türkiye’de faaliyet gösteren bir vakıftır. Alman Devletine doğrudan bağlıdır.
Kaynak:Bilgi Arşivi.(bu yazı tamamen alıntıdır.)