Kadim Dostlar ™ Forum: Karacaoğlan | 17.yy'da yaşamıştır.. - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

Karacaoğlan | 17.yy'da yaşamıştır.. Şiirlerinde insana dönüklüğü özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

Karacaoğlan


Türk halk şairi. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır.

1606' doğduğu, 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre 17.yy'da yaşamıştır. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Bazıları Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğunu söylerler. Bazıları da Osmaniye ili Düziçi ilçesinin Farsak köyünde doğduğunu söylerler. Gaziantep'in Barak Türkmenleri de, Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de onu kendi aşiretlerinden sayarlar. Bir başka söylentiye göre Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyündendir. Batı Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşireti onu kendinden sayar. Mersin'in Silifke, Mut, Gülnar ilçelerinin köylerinde, o yöreden olduğu ileri sürülür. Bir menkıbeye göre de Belgradlı olduğu söylenir. Bu kaynaklardan ve şiirlerinden edinilen bilgilerden çıkarılan, onun Çukurova'da doğup, yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığıdır.

Adı bazı kaynaklarda Simayil, kendi şiirlerinden bazısında ise Halil ve Hasan olarak geçer. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Karacaoğlan yetim büyüdü. Çirkin bir kızla evlendirilmek, babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda Çukurova'da derebeyi olan Kazanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. İki kız kardeşini de yanında götürdüğünü, Bursa'ya, hatta İstanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. Yine bu şiirlerinden anlaşıldığına göre, Bursa'da ev bark sahibi oldu, evlat acısı gördü. Anadolu'nun çeşitli illerini gezdiği, Rumeli'ye geçtiği, Mısır ve Trablus'a gittiği de sanılıyor. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova, Maraş, Gaziantep yörelerinde geçirdi.

Doğum yeri gibi, ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Şiirlerinden, çok uzun yaşadığı anlaşılmaktadır. Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Maraş'taki Cezel Yaylası'nda doksan altı yaşında ölmüştür. En son bulgulara göre ise mezarının İçel'in Mut ilçesinin Çukur köyündeki Karacaoğlan Tepesi denilen yerde olduğu sanılmaktadır.

Karacaoğlan Osmanlı Devleti'nin iktisadi bunalımlar ve iç karışıklıklar içinde bulunduğu bir çağda yaşamıştır. Şiirinin kaynağını, doğup büyüdüğü göçebe toplumunun gelenekleri ve içinde yaşadığı, yurt edindiği doğa oluşturur. Güneydoğu Anadolu, Çukurova, Toroslar ve Gavurdağları yörelerinde yaşayan Türkmen aşiretlerinin yaşayış, duyuş ve düşünüş özellikleri, onun kişiliği ile birleşerek âşık edebiyatına yepyeni bir söyleyiş getirir. Anadolu halkının 17.yy'da çektiği acılar, göçebe yaşantısının yoklukları, çileleri, çaresizlikleri, şiirinde yer almaz.

Türk halk şairi. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır.

1606' doğduğu, 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre 17.yy'da yaşamıştır. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Bazıları Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğunu söylerler. Bazıları da Osmaniye ili Düziçi ilçesinin Farsak köyünde doğduğunu söylerler*. Gaziantep'in Barak Türkmenleri de, Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de onu kendi aşiretlerinden sayarlar. Bir başka söylentiye göre Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyündendir. Batı Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşireti onu kendinden sayar. Mersin'in Silifke, Mut, Gülnar ilçelerinin köylerinde, o yöreden olduğu ileri sürülür. Bir menkıbeye göre de Belgradlı olduğu söylenir. Bu kaynaklardan ve şiirlerinden edinilen bilgilerden çıkarılan, onun Çukurova'da doğup, yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığıdır.

Adı bazı kaynaklarda Simayil, kendi şiirlerinden bazısında ise Halil ve Hasan olarak geçer. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Karacaoğlan yetim büyüdü. Çirkin bir kızla evlendirilmek, babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda Çukurova'da derebeyi olan Kazanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. İki kız kardeşini de yanında götürdüğünü, Bursa'ya, hatta İstanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. Yine bu şiirlerinden anlaşıldığına göre, Bursa'da ev bark sahibi oldu, evlat acısı gördü. Anadolu'nun çeşitli illerini gezdiği, Rumeli'ye geçtiği, Mısır ve Trablus'a gittiği de sanılıyor. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova, Maraş, Gaziantep yörelerinde geçirdi.

Doğum yeri gibi, ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Şiirlerinden, çok uzun yaşadığı anlaşılmaktadır. Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Maraş'taki Cezel Yaylası'nda doksan altı yaşında ölmüştür. En son bulgulara göre ise mezarının İçel'in Mut ilçesinin Çukur köyündeki Karacaoğlan Tepesi denilen yerde olduğu sanılmaktadır.

Karacaoğlan Osmanlı Devleti'nin iktisadi bunalımlar ve iç karışıklıklar içinde bulunduğu bir çağda yaşamıştır. Şiirinin kaynağını, doğup büyüdüğü göçebe toplumunun gelenekleri ve içinde yaşadığı, yurt edindiği doğa oluşturur. Güneydoğu Anadolu, Çukurova, Toroslar ve Gavurdağları yörelerinde yaşayan Türkmen aşiretlerinin yaşayış, duyuş ve düşünüş özellikleri, onun kişiliği ile birleşerek âşık edebiyatına yepyeni bir söyleyiş getirir. Anadolu halkının 17.yy'da çektiği acılar, göçebe yaşantısının yoklukları, çileleri, çaresizlikleri, şiirinde yer almaz.

Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm ise şiirinin bu bütünselliği içinde beliren başka temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirir. Düşündüklerini açık, anlaşılır bir dille ortaya koyar. Acı, ayrılık, ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpar. Düşten çok gerçeğe yaslanır. Çıkış noktası yaşanmışlıktır. Ona göre, kişi yaşadığı sürece yaşamdan alabileceklerini almalı, gönlünü dilediğince eğlendirmelidir. Yaşama sevincinin kaynağı güzele, sevgiliye ve doğaya olan tutkunluğudur. Güzelleri, yiğitleri över, dert ortağı bildiği dağlara seslenir. Lirik söyleyişinin özünde, halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür.

Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa, onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı, gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirir. Dost, kardeş bildiği, sevgilisiyle eş gördüğü, iç içe yaşadığı bu doğa, onun için sadece bir mekan olmaktan ötedir. Şiirinin başka önemli bir teması olan aşkın varoluşu, doğadaki benzetmelerle güzelleşir. Onunla yaşanan sevinç, onun getirdiği acı doğa ile paylaşılır. Sevgili, şiirinde doğanın ayrılmaz bir parçasıdır.

Şiirlerinde yer yer sıla özlemi ve ölüm temasına da rastlanır. Sevdiğinden, ilinden, obasından ayrı düşüşü özlemle dile getirir, yakınır. Ölüm de, ayrılık ve yoksullukla eş tuttuğu bir derttir.

Doğa temasının yanı sıra şirinin asıl odak noktasını oluşturan aşk/sevgili kavramını, âşık şiirinin geleneksel kalıpları dışında bir söyleyişle ele alır. Onun için sevgili, düşlenen, bin bir hayal ile var edilen, ulaşılmazlığın umutsuzluğuyla adına türküler yakılan bir varlık değildir; doğa ve insan ilişkileri içindedir. Onu, yaşamdan ve bu ilişkilerden soyutlamadan verir.

İlk kez onun şiirinde sevgililerin adları söylenir: Elif, Anşa, Zeynep, Hürü, Döndü, Döne, Esma, Emine, Hatice...Karacaoğlan bunların kimine bir pınar başında su doldururken, kimine helkeleri omuzunda suya giderken, kimine de yayık yayıp halı dokurken görüp vurulmuştur. Gönlü bir güzel ile eylenmez, bir kişiye bağlanmaz. Uçarılık, onun duygu dünyasının şiirsel söyleyişine yansıyan en belirgin yanıdır. Erotizm, şiirine sevmek ve sevişmek olgusuyla yansır. Kanlı-canlı sevgili, cinsellik motifleriyle daha da belirginleşir, şiirinde etkileyici bir biçimde yer eder. Onun sevgiye ve kadına bakış açısı, âşık şiirine yenilik getirir ve bu gelenek içinde etkileyici bir özellik taşır. Tanrı kavramı ve din teması şiirinde önemlice bir yer tutmasa bile, bu konudaki yaklaşımıyla da kendi şiir geleneğine yine değişik bir bakış açısı getirmiş ve sonraki kuşaklar üzerinde etkileyici yönlendirici olmuştur.

Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine, dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatı'nın etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Kullandığı Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı azdır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katar. Bu sözcüklerin bir çoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle, söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanır.

Karacaoğlan, halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11'li (6+5) ve 8'li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülür. Mecaz ve mazmûnlara çokca başvurması, söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir.

Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de, halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar, semailer, varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemlice yer tutar. Bunların her birinde açık, anlaşılır bir biçimde, içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur.

Pir Sultan Abdal, Âşık Garip, Köroğlu, Öksüz Dede, Kul Mehmet'ten etkilenmiş, şiirleriyle Âşık Ömer, Âşık Hasan, Âşık İsmail, Katibî, Kuloğlu, Gevheri gibi çağdaşı şairleri olduğu kadar 18.yy ve şairlerinden Dadaloğlu, Gündeşlioğlu, Beyoğlu, Deliboran'ı, 19.yy şairlerinden de Bayburtlu Zihni, Dertli, Seyranî, Zileli Talibî, Ruhsatî, Şem'î ve Yeşilabdal'ı etkilemiştir. Daha sonra da gerek Meşrutiyet, gerek Cumhuriyet dönemlerinde, halk edebiyatı geleneğinden yararlanan şairlerden R.T. Bölükbaşı, F.N. Çamlıbel, K.B. Çağlar, A.K. Tecer ve C. Külebi, Karacaoğlan'dan esinlenmişlerdir.

Şiirleri 1920'den beri araştırılan, derlenip yayımlanan Karacaoğlan'ın bugüne değin, yazılı kaynaklara beş yüzün üzerinde şiiri geçmiştir.

Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır.Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm ise şiirinin bu bütünselliği içinde beliren başka temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirir. Düşündüklerini açık, anlaşılır bir dille ortaya koyar. Acı, ayrılık, ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpar. Düşten çok gerçeğe yaslanır. Çıkış noktası yaşanmışlıktır. Ona göre, kişi yaşadığı sürece yaşamdan alabileceklerini almalı, gönlünü dilediğince eğlendirmelidir. Yaşama sevincinin kaynağı güzele, sevgiliye ve doğaya olan tutkunluğudur. Güzelleri, yiğitleri över, dert ortağı bildiği dağlara seslenir. Lirik söyleyişinin özünde, halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür.

Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa, onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı, gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirir. Dost, kardeş bildiği, sevgilisiyle eş gördüğü, iç içe yaşadığı bu doğa, onun için sadece bir mekan olmaktan ötedir. Şiirinin başka önemli bir teması olan aşkın varoluşu, doğadaki benzetmelerle güzelleşir. Onunla yaşanan sevinç, onun getirdiği acı doğa ile paylaşılır. Sevgili, şiirinde doğanın ayrılmaz bir parçasıdır.

Şiirlerinde yer yer sıla özlemi ve ölüm temasına da rastlanır. Sevdiğinden, ilinden, obasından ayrı düşüşü özlemle dile getirir, yakınır. Ölüm de, ayrılık ve yoksullukla eş tuttuğu bir derttir.

Doğa temasının yanı sıra şirinin asıl odak noktasını oluşturan aşk/sevgili kavramını, âşık şiirinin geleneksel kalıpları dışında bir söyleyişle ele alır. Onun için sevgili, düşlenen, bin bir hayal ile var edilen, ulaşılmazlığın umutsuzluğuyla adına türküler yakılan bir varlık değildir; doğa ve insan ilişkileri içindedir. Onu, yaşamdan ve bu ilişkilerden soyutlamadan verir.

İlk kez onun şiirinde sevgililerin adları söylenir: Elif, Anşa, Zeynep, Hürü, Döndü, Döne, Esma, Emine, Hatice...Karacaoğlan bunların kimine bir pınar başında su doldururken, kimine helkeleri omuzunda suya giderken, kimine de yayık yayıp halı dokurken görüp vurulmuştur. Gönlü bir güzel ile eylenmez, bir kişiye bağlanmaz. Uçarılık, onun duygu dünyasının şiirsel söyleyişine yansıyan en belirgin yanıdır. Erotizm, şiirine sevmek ve sevişmek olgusuyla yansır. Kanlı-canlı sevgili, cinsellik motifleriyle daha da belirginleşir, şiirinde etkileyici bir biçimde yer eder. Onun sevgiye ve kadına bakış açısı, âşık şiirine yenilik getirir ve bu gelenek içinde etkileyici bir özellik taşır. Tanrı kavramı ve din teması şiirinde önemlice bir yer tutmasa bile, bu konudaki yaklaşımıyla da kendi şiir geleneğine yine değişik bir bakış açısı getirmiş ve sonraki kuşaklar üzerinde etkileyici yönlendirici olmuştur.

Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine, dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatı'nın etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Kullandığı Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı azdır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katar. Bu sözcüklerin bir çoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle, söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanır.

Karacaoğlan, halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11'li (6+5) ve 8'li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülür. Mecaz ve mazmûnlara çokca başvurması, söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir.

Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de, halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar, semailer, varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemlice yer tutar. Bunların her birinde açık, anlaşılır bir biçimde, içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur.

Pir Sultan Abdal, Âşık Garip, Köroğlu, Öksüz Dede, Kul Mehmet'ten etkilenmiş, şiirleriyle Âşık Ömer, Âşık Hasan, Âşık İsmail, Katibî, Kuloğlu, Gevheri gibi çağdaşı şairleri olduğu kadar 18.yy ve şairlerinden Dadaloğlu, Gündeşlioğlu, Beyoğlu, Deliboran'ı, 19.yy şairlerinden de Bayburtlu Zihni, Dertli, Seyranî, Zileli Talibî, Ruhsatî, Şem'î ve Yeşilabdal'ı etkilemiştir. Daha sonra da gerek Meşrutiyet, gerek Cumhuriyet dönemlerinde, halk edebiyatı geleneğinden yararlanan şairlerden R.T. Bölükbaşı, F.N. Çamlıbel, K.B. Çağlar, A.K. Tecer ve C. Külebi, Karacaoğlan'dan esinlenmişlerdir.

Şiirleri 1920'den beri araştırılan, derlenip yayımlanan Karacaoğlan'ın bugüne değin, yazılı kaynaklara beş yüzün üzerinde şiiri geçmiştir.

ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

VARSAĞI
KOŞMA
VİRAN OLDUM MOR SÜMBÜLLÜ BAĞ İKEN
NAZLI YÂRDAN GELDİ BANA BİR NAME
DELİ GÖNÜL
ÇIKTIM SEYREYLEDİM NİĞDE’Yİ BOR’U
GEL
KAŞLARIN KARA DEĞİL Mİ
CAN VERMEYE DERMANIM MI VAR
BİR AYRILIK BİR YOKSULLUK BİR ÖLÜM
YİNE DERTLİ DERLİ İNİLİYORSUN
YÜRÜ BİRE YALAN DÜNYA
AŞAM DEDİM KARLI DAĞIN BAŞINDAN
ALA GÖZLÜM BEN BU İLDEN GİDERSEM
ALA GÖZLERİNİ SEVDİĞİM DİLBER
ALA GÖZLERİNE KURBAN OLDUĞUM
YEŞİL BAŞLI GÖVEL ÖRDEK
GÜZEL NE GÜZEL OLMUŞUN
AĞLAMA SEVDİĞİM GÜL DEDİ BANA
ILGIT ILGIT ESER SEHER YELLERİ
SANA DEDİM ALLI GELİN HAS GELİN
VAR GİT ÖLÜM
KADİR MEVLAM SENDEN BİR DİLEĞİM VAR
İLLERİ VAR BİZİM İLE BENZEMEZ
ELİF
GENÇ OSMAN


forum


GENÇ OSMAN

İbtida yürüyüş oldu Bağdad’a
Sıçradı hendeği geçti Genç Osman
Vuruldu bayraktar, kaptı bayrağı
İrişti bedene dikti Genç Osman

Kurşunlarım yağmur gibi yağarken
Tütünlerim gök yüzüne dönerken
Yıkılası Bağdad seni döğerken
Şehidlere serdar oldu Genç Osman

Eğerlensin kır atımın ikisin
Fethedeyim düşmanların hepisin
Sabah namazları Bagdad kapısın
Mevla izin verdi açtı Genç Osman

Getirin de Genc Osman’ı görelim
Şahbazımız var idüğün bilelim
Taht isterse tahtımızı verelim
Vezirleri posttan indi Genç Osman

Sultan Murad, Sultan Ahmed’in çırağı
Ah edince getirirdi ırağı
Kudretten çatılı anın yüreği
Dal kılıç yazıldı gitti Genç Osman

Karac’oğlan bunu böyle söyledi
Askerleri dağı taşı boyladı
Bir Bağdat’ı da gayet medheyledi
Bin yiğide bir baş oldu Genç Osman


forum



1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



Toplam 1 kullanıcı bu konuyu okudu.

0

#2
Kullanıcı çevrimdışı   Nihan 

  • KD ™ Yeni Tanıdık
  • Grup: Dost
  • Mesaj sayısı: 23
  • Kayıt tarihi: 26-Kasım 07
Forum İtibarı: 0
Henüz Tanınmıyor
Otel ve Pansiyon Rehberiniz Otel, Pansiyon, Tatil, Gezi, Seyahat ve Konaklama Rehberiniz Bütçenize uygun, keyifli bir tatil için size gezi, seyahat ve konaklama tavsiyeleri: Otel Tanıtımları, Pansiyon Tanıtımları, Tatil Tavsiyeleri, Konaklama Tavsiyeleri, Ülke Tanıtımları, Seyahat Alternatifleri, Şehir Tanıtımları, Tarihi Eserler, Antik Kentler


Sema teşekkürler, ruh eşim hakkında bilgi vermişsin. Karacaoğlan'ın şiirlerini okurken sanki o şiirleri ben yazmışım gibi hissediyorum. Çukurova'da doğup büyüdüğümden midir, Karakeçili aşiretinden olduğum için midir bilemiyorum onunla birçok konuda aynı bakış açısına sahibiz. Ben de Karacaoğlan gibi Feke doğumluyum ve doğduğumda evin önünden yörükler geçiyormuş çıngıraklı develeriyle. Ebem ben doğduğum için muştuluk dağıtmış onlara, onlar da bana dua edip kendi dokudukları bir kilimi hediye etmişler. O kilim hâlâ annemin evinde durur. Yurtdışına gelin gittiğim için çeyiz gümrükte incelenirken kilim tarihi ve kültürel eser sayılarak götürmeme izin verilmemişti. Aklıma geldi de paylaşayım dedim. Onun en beğendiğim şiirlerinden biri de aşağıda vereceğim şiiridir. Yaşlanmanın, yaşlı sayılmanın insana ne kadar koyduğunu bir kez daha görüyoruz.

Değirmenden geldim beygirim yüklü
Şu kızı görenin del'olur aklı
On beş yaşında kırk beş belikli
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Bizim ilde üzüm olur alıç olur
Sızılaşır bozkurtları aç olur
Bir yiğide emmi demek güç olur
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Birem birem toplayayım odunu
Bilem dedim bilemedim adını
Elbistan yanaklı Türkmen kadını
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Karacoğlan der ki noldum nolayım
Akar sularınan bende geleyim
Sakal seni matkabınan yolayım
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Bu mesaj Nihan tarafından düzenlendi: 29 Kasım 2007 Perşembe - 17:04

0

#3
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor
Karacaoğlan benimde çok sevdiğim ozanlardan biridir..
Yaşlanmanın, yaşlı sayılmanın insana ne kadar koyduğunu bir kez daha görüyoruz.


Gerçekten yaşlanmayı cok güzel anlatmış bu şiirinde paylaşım icin sağol nihan :2)
0


Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız


"Karacaoğlan | 17.yy'da yaşamıştır.." İçin Anahtar Kelimeler (Keywords)
Konuyu ziyaret eden ziyaretçilerimizin Google arama motorunda kullandıkları anahtar kelimeleri içermektedir.

Google (153), Google (72), karacaoğlanın resimleri - Google'da Ara (18), karacaoğlan koşmaları - Google'da Ara (14), karacaoğlanın koşmaları - Google'da Ara (14), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google'da Ara (12), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google'da Ara (12), karacaoğlanın resimleri - Google'da Ara (10), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google'da Ara (9), karacaoğlanın resmi - Google'da Ara (8), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google'da Ara (8), karacaoğlan hangi yüzyıllarda yaşamıştır - Google'da Ara (6), karaca oğlan hangi yy da yaşamıştır - Google'da Ara (5), karacaolan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google'da Ara (5), karacaoğlanın bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm şiirinin kültür ögeleri - Google'da Ara (5), karacaoğlan hangi dönemde yaşamıştır - Google'da Ara (5), karacaoğlan resimleri - Google'da Ara (5), karacaoğlan hangi yüzyıllarda yaşamıştır - Google'da Ara (4), karacaoglan hangi yüzyıllar da yaşamıştır - Google'da Ara (4), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşadı - Google'da Ara (4), Karacaoğlandan varsağı örnekleri - Google'da Ara (4), Arama V9 (4), Google (3), kaç karacaoğlan yaşadı - Google'da Ara (3), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google'da Ara (3), karacaoglan hangi yüzyılda yaşamış - Google'da Ara (3), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşadı - Google\'da Ara (2), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşadı - Google\'da Ara (2), karacaoğlan hangi dönemde yaşamıştır - Google\'da Ara (2), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google'da Ara (2), karacaoğlan hangi dönemde yaşamıştır - Google\'da Ara (2), karacaoğlan oyucuları - Bing (2), sahabi ve tabiin hangi yüzyıllar arasında yaşamıştır - Bing (2), Arama V9 (2), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşadı - Google\'da Ara (2), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (2), karacaoglan hangı yüzyılda yasadı - Google Search (2), Karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (2), (1) karacaoğlan kaçıncı yüzyılda yaşamıştır - Web Search Results (2), g - Google\'da Ara (2), Arama V9 (2), karacaoğlanın yaşadığı yüzyıl? - Google\'da Ara (2), karacaoglan kacinci yuzyilda yasamistir? - Google Search (2), kara - Google\'da Ara (2), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (2), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), Karaca oğlan hangi yüzyıllarda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), KARACAOĞLAN hangi yüzyilda yaşamiştir - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşadı - Google Search (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), KARACAOĞLAN hangi dönemde yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), (1) karacaoğlan yaşadığı yüzyıllar - Web Search Results (1), karacaoğlan kaçıncı yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoglan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), Karacaoğlan hangi yüzyıllarda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyıllar arasında yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda - Yahoo! Turkey Arama Sonuçları (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoglan yaşadığı yüzyıllar - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), yakup kadri hangi yüzyılda yaşamış - Bing (1), yakup kadri hangi yüzyılda yaşamış - Bing (1), Karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamış - Google\'da Ara (1), karacaoğlanın yaşadığı yüzyıllar - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyıllarda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyıllarda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlankaç yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlankaç yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), Google Custom Search (1), Google Custom Search (1), karacaoglan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), (1) karacaoğlan hangi yüzyılda yaşadı - Web Search Results (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), Funmoods - web search results - karacaoglan kaçıncı yüzyılda yaşamıştır (1), karacaoğlan hangi yüzyıllarda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), Arama V9 (1), karacaoğlan hangi yıllarda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlanın yaşadığı yüzyıl - Google\'da Ara (1), karacaoğlan yaşadığı yüzyıllar - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), (1) Karacaoğlan - yaşadığı yüzyıllar - Web Search Results (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), Eyvah!! (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1), Arama V9 (1), karacaoğlan hangi yüzyılda yaşamıştır - Google\'da Ara (1),

"Karacaoğlan | 17.yy'da yaşamıştır.. Şiirlerinde insana dönüklüğü özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır." ile Benzer Konular
Kalbi Göbeğinde Olan Tek Memeli...
3 Yanıt - 2.931 Görüntülenme
Önemli Olan Anı Yakalamak
2 Yanıt - 1.595 Görüntülenme
100 Mesajı Olan Her Üyemize, Sim Armağan Ediyoruz
32 Yanıt - 4.540 Görüntülenme | Gel Vatandaş Gel ...
Orucun Önemiyle İlgili Olan Ayetler
0 Yanıt - 3.971 Görüntülenme | "Sayılı günlerde olmak üzere oruç size farz kılındı."
Doğa Wallpaperları..
0 Yanıt - 1.730 Görüntülenme