Kadim Dostlar ™ Forum: Kahramanmaraş | Dünyada İstiklal Madalyalı tek şehir - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



  • (2 Sayfa) +
  • 1
  • 2
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

Kahramanmaraş | Dünyada İstiklal Madalyalı tek şehir Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

KAHRAMANMARAŞ

Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yeralan, dondurma, biber ve tarhanasıyla ünlü bir ildir. Kurtuluş Savaşı sırasında Fransız işgalcilere karşı verdiği yerel mücadeleden dolayı TBMM tarafından İstiklal Madalyası verilen tek ildir. Yine bu kararla Maraş olan eski adı, Kahramanmaraş olarak değiştirilmiştir. İlçeleri Afşin, Andırın, Ekinözü, Elbistan, Göksun, Pazarcık, Türkoğlu ve Nurhak'tır.

Maraşın Kurtuluş Savaşındaki yeri için Kurtuluş Savaşı, özellikle Türk-Fransız Cephesi ve Maraş Savunması makalelerinde anlatılmaktadır. Kurtuluş Savaşında kahramanca düşmanlara saldırmış ve onları yenmişlerdir.ATATÜRK ise bu davranışa karşılık Maraş iline şimdiki adı ile Kahramanmaraş rütbesini vermiştir.

Maraş'ın Kurtuluş Savaşın’da şehir halkı ile birlikte topyekün direniş göstermesi ve çevre Vilayetlerinde yardımına koşması büyük takdir toplar. Maraş şehri Milli Mücadeledeki fedakarlığından ötürü TBBM . tarafından 7 Şubat 1973 tarihinde " KAHRAMANLIK " payesiyle ödüllendirilir.

ve Şehrin adı bundan sonra "KAHRAMANMARAŞ" olarak adlandırılır.

İstiklal Madalyası ve Beratı
forum

Vatan, Bayrak, İman namus uğruna
Şahlanan Aslan'dır Kahramanmaraş
Düşman orduları girdi bağrına
Kahreden Tufandır Kahramanmaraş

Kimse yan bakamaz hürriyetine
Toz kondurmamışdır haysiyetine
Fatihler mi gerek Türk milletine
Valide Sultandır Kahramanmaraş

Madalyalı Şehir dünyada birdir
İçi dışı aynı sözünde erdir
Koç yiğidin harmanı olduğu yerdir
Mertliğe Vatandır Kahramanmaraş

İndirilmez taştır Bayrak kalede
Bir sütçü İmam var her ailede
Eli, dili olmaz şikede hilede
Türkdür, müslümandır Kahramanmaraş

Boyun eğmez göğsün gerer kurşuna
Kapalıdır ufku yaban kuşuna
Bir devleti yendi yalnız başına
Gerçek kahramandır Kahramanmaraş

Açtı, silahsızdı, azmi bitmedi
Maddenin manaya gücü yetmedi
Yuvasını yaktı teslim etmedi
Can içinde candır Kahramanmaraş

Altın harfle yazdı tarih adını
Bozamaz bölücü ağız tadını
Savaşda askerdir kızı kadını
Barışta Ceylandır Kahmanmaraş


Hayati Vasfi Taşyürek


KAHRAMANMARAŞIN ESKİ İSİMLERİ

Kahramanmaraş ın en eski Adına Asur kaynaklarında rastlanmaktadır. Asur kaynaklarındaki bilgilere göre, bu yörelerde Geç Hitit Devletinin adı "Gurgum" olarak geçmektedir.

O dönemlerde Kahramanmaraş ın adıda Markasi olarak biliniyordu. Romalılar M.S. 17 dönemine kadarda "Markasi" adı kullanıldı. Romalı İmparator Kalligula, Babası olan Germanikus un adını bu Şehre verdi. Romalılarda bundan sonra şehrin adına "Germanike" diye söylediler. Bu İsim Bizanslılar zamanındada kullanıldı.

Bizanslılardan Arapların eline geçtiği zaman "Mer'aj","Mar'aş" adlarında söylendi isede, tekrar Bizanslıların eline geçtiği zaman "Marasion" olarak anılmaya başlandı. Bir ara "Markasi" diyede söylendi.

Osmanlılar zamanında kolay söyleme bakımından, biraz değişikliğe uğrayarak "Maraş" adını aldı.

1973 yılına kadar "Maraş" olarak söylendi.

İNGİLİZ İŞGALİ


KAHRAMANMARAŞ'IN İNGİLİZLER TARAFINDAN İŞGAL EDİLMESİ (22 Şubat 1919)

Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra istilacı itilaf devletleri harekete geçtiler. Ancak; Ingiltere ile Fransa arasında da anlaşmazlık çıktı. İki devlet arasındaki daha önce Syket-Picot antlaşmasına göre; Musul Fransa'ya verildiği halde, Ingilizler burayı zorla işgal ettiler. Hatta, 6 Aralık'ta Gaziantep'in Kilis ilçesini, 1 Ocak 1919'da Gaziantep'i işgal ettiler. Bu arada Ingilizler'in Kahramanmaraş'ı da işgal edeceği haberi halk arasında birden yayıldı. Yıldırım Orduları Komutanlığı'da işgalden bir hafta önce Kahramanmaraş'taki askeri komutanlığı'na bir telgraf çekerek tedbir alınmasını istemişti.

Kahramanmaraş'ın işgal edileceğini anlayan köylüler, Kahramanmaraş-Narlı arasındaki Aksu köprüsünü tahrip ettiler. Gaziantep'ten yola çıkan İngilizler, Aksu üzerindeki köprünün yıkılmış olduğunu görünce az da olsa paniğe kapıldılar. Yine de Akarsu üzerine dar ve küçük bir köprü kurarak Kahramanmaraş'a doğru ilerlemeye başladılar. Daha önce Suriye'ye göç eden Kahramanmaraş'lı ve Zeytun'lu Ermeniler de beraberlerinde taşkınlık ve şımarıklık içinde geliyorlardı. Şehirde bulunan Ermeniler'de bunlardan cesaret alarak taşkınlıklarını artırmaya başladılar. Kahramanmaraşlı yerli Ermeniler, Ingilizler'i şehrin güneydoğusundaki şimdiki Şeyhadil mezarlığının ilerisinde karşıladılar.

Nihayet, bando eşliğinde Ermenilerin de büyük taşkınlık ve desteğinde "Yaşasın Ingilizler, Yaşasın Ermeniler, Kahrolsun Türkler, Türkler'e ölüm" gibi naralarla 22 Şubat 1919'da şehre girdiler.

Yüzyıllarca Türk Yurdu olan Kahramanmaraş'taki bu olay karşısında, Türkler adeta kahroldular. Gururları zedelenmişti. Ama, Ermeniler'in taşkınlıkları arttıkça da Kahramanmaraşlılar iyice öfke ile doldular. Adeta yeleleri kabarmış arslanlar gibi her an karşı koyacak ve bunları dağıtacak gücü içlerinde hissediyorlardı.

Türkler, ençok Kahramanmaraş'lı yerli Ermeniler'in nankörlükleri karşısında kahroldular. Yıllarca Türk misafirperverliğinin, Türk geleneğinin, Türk adalet ve müsamahalığını onlara göstermişlerdi. Kahramanmaraş'lı pişirdiği bazlamasının ortasından bölerek, yarısını da Ermeni komşusu ile paylaşmıştı.

Kahramanmaraş'a gelen Hintli askerlerden oluşan Ingiliz birliği süvari alayı, bugünkü valilik binasının bulunduğu yere çadırlarını kurarak konakladılar. Ingiliz birliklerinin bir kısmı da şehrin kuzeyindeki Amerikan Koleji'ne (şimdiki Halk Eğitim Merkezi) yerleştiler. Nihayet Ingilizler Amerikan Koleji'ni karargah kurarak askerlerini bu koleje, Ahırbaşı kilisesine, Ermeni ve Katolik kiliselerine, Alman Çiftliği binalarına yerleştirmiştir.

İngiliz alayından yetkili ve görevli bir subay, Kahramanmaraş hükümetine gelerek, güvenliği temin amacıyla ve Mondros Mütarekesi'inin 7. maddesi gereği şehri işgal ettiklerini söyledi.

Şehrin ileri gelenlerinden Mutasarrıf Ata Bey'de "Kahramanmaraş ve çevresinde güvenliği bozan bir durumun halihazırda mevcut olmadığını" kendilerine söyledi.

Bu arada çevre köylerden gelen ayrılıkçı Ermeniler taşkınlık ve şimarıklıklannı devam ettiriyorlardı. Türkler'i sürekli olarak ihbar ediyorlardı. Her an büyük bir savaş patlak verebilirdi. Bunu bilen İngiliz komutanlar, yerli halkın hepsini karşılarına almak istemiyorlardı. Sonra, yerli halkın tamamen cephe almasından kendileri de çok tedirgin oluyorlardı.

İşgal kuvvetler komutanı Miralay Max Andrio, şehrin ileri gelenleri ile bir toplantı yapmayı uygun buldu. Bir yazı ile Kahramanmaraş'ın ileri gelenlerine duyuru yapıldı. Bu toplantının Amerikan Koleji'nde olması isteniyordu. Bu toplantıya Kahramanmaraş Müftüsü Tekerekzade Hacı Mehmet Tevfik, Dayızade Hacı Mehmet Emin, İlyas Efendizade, Eytam Müdürü Müderris Hasan Refet, Leblebici Zade Hafız Ali, Şeyh Ali Sezai Efendi, Sarıkatip Mehmet Efendi çağrıldılar. Bu toplantıya çağrılan 7 kişi, konuyu önce müftü efendinin yanında toplanarak konuyu derinlemesine görüştüler. Sonra da Amerikan Koleji'ne giderek Amerika'lı Misyoner Mekalim'le konuştular. Bu sırada Mutasarrıf Ata Bey'de oraya geldi.

İngilizlerin Komutanı: "Türkler'in Ermenilere haksızlık ve zulüm yaptıklarını, bu hususta çok şikayetler aldıklarını, bundan sonra Ermeniler'e yapılan bu gibi hareketlerden sakınmalarını" söyledi.

Türkler adına konuşan Şeyh Ali Sezai Efendi de gerekli cevabı yaptıktan sonra karargahtan ayrıldılar. Yerli halkın akılcı davranışı, tahriklere kapılmamaları, Ingilizlerin de yerli halktan çekinmeleri doğrultusunda pek önemli bir olay olmadı.

Bu sırada İngilizler'le Fransızlar antlaşmaya vardılar. Antlaşma gereği olarak; Musul İngilizler'e verilecek, buna karşılık İngilizler'in Güneydoğu'daki işgal ettikleri topraklar da Fransızlar'a verilecekti. Bu defa İngilizler'in yerine Fransızlar'ın gelmesi, Kahramanmaraş ve Kahramanmaraşlılar için çok daha kötü idi. Çünkü Ermenilerle Fransızlar daha sıkı ilişki içinde idiler. Hemde İngiliz işgal kuvvetleri sekiz aylık işgalleri döneminde Ermenilere yüz vermemişlerdi. Ermenilerin iftiracı bir toplum olduğunu gören İngilizler, önceleri Kahramanmaraş'lı Ermenilere kucak açmışlar. Sonra da arada mesafe bırakmışlardır. Türklerle silahlı çatışmaya girildiği zaman bu durumda Müslüman erlerin Türk tarafını destekleyecekleri de muhakkaktı. Bunu sezen İngilizler, halktan silah toplanmasından ve katı tutumdan vazgeçtiler.

Nitekim, İngilizlerle Fransızların imzalamış oldukları "Suriye İtilafnamesi" gereği İngilizler, Kahramanmaraş'ı terkettiler.

İngilizlerin Kahramanmaraş'ı derhal terketmelerinin üç nedeni vardır:


1. 15 Eylül 1919'da Imzalanan "Suriye İtilafnamesi"

2. İngiliz işgal kuvvetleri içerisinde görev alan müslüman askerlerin herhangi bir çatışmada Türkler'i destekleyeceği korkusu.
3. Kahramanmaraş halkının tahriklere kapılmayışı, akıllı hareket etmeleri, ileri gelenlerin anlayışlı ve bilgili olmalarıdır.

FRANSIZ İŞGALİ

KAHRAMANMARAŞ'IN FRANSIZLAR TARAFINDAN İŞGAL EDİLMESİ

Kahramanmaraş'ın İngilizler tarafından işgalinden sonra bu defa da Fransızlar tarafından işgal edileceği haberi şehre yayıldı. Ermeniler, İngilizlerden umduklarını bulamadıklarından bütün ümitlerini Fransızlar'a bağladılar. Fransızlar'ın Adana halkına yaptığı eziyet ve işkence Kahramanmaraşlılarca nefretle kınanırken, ayrılıkçı Ermeniler arasında sevinç yaratıyordu.

Kahramanmaraşlılar, Fransızlar'ın şehre girmesini ne pahasına olursa olsun engellemek için karşı harekete geçmeyi kararlaştırdılar. Bu arada, Sivas Heyet-i Temsiliyesi, Kahramanmaraş'a yardım için, Kılıç Ali Bey emrindeki birliği Pazarcık'a gönderdi. Kahramanmaraşlılar'da Doktor Mustafa'nın önderliğinde Ulucamii önünde toplanarak miting düzenlediler. Mitingde Adana, Bahçe, Haruniye, Osmaniye ve Dörtyol'un işgal sırasında uğranılan işkence ve zulümler dile getirildi.

Ermeniler'de Fransızları karşılama hareketleri yoğun bir şekilde sürmeye başladı. Nitekim beklenen gün geldi.

29 Ekim 1919 Çarşamba günü ikindi üzeri Fransız yüzbaşısı Joly yanında bir kısım kuvvet olduğu halde Maraş'a geldi. Fransız alayı, şehrin güneyindeki Aksu Köprüsü'nün yanına karargah kurdular. 30 Ekim 1919 Perşembe günü erken saatlerde De-Fontzine komutasındaki 2000 dolayındaki Ermeni-Cezayirli ve Fransız karışımı askerler diğer Fransız alayı ile de birleşerek şehri işgal ettiler. Fransız askerleri ve Ermeniler slogan atıp, marşlar söyleyerek Amerikan Koleji'ne (şimdiki Halk Eğitim Merkezi) yerleştiler.

Kahramanmaraş'ı işgal eden kuvvetlerin sayısı Türk kaynaklarına göre; 400 Ermeni, 1000 Fransız, 500 Cezayir'li olarak verilmektedir.


Fransızların Kahramanmaraş'ı işgali sırasında Ermeni evlerinin damları Ermeni bayanlarının sevinç gösterileriyle çınlıyordu. Fransız askerleri, evlerin damındaki Ermeni kadınların alkışları arasında sevinçle ilerlediler. Yine damlardaki Ermeni erkekleri de ellerinde Fransız ve Ermeni bayrakları olduğu halde, "Kahrolsun Türkler, Yaşasın Fransızlar ve Ermeniler" diye bağırarak slogan atıyorlardı.

Ermeniler'le birlikte yürüyen Fransız işgal kuvvetleri şimdiki Halk Eğitim Merkezi olan Amerikan kolejine doğru yürüdüler. Askerlerden çoğu Ermeniler'den oluşuyordu. Ermeniler'in bu tutumları Türkler'in hissiyatına çok dokundu.

Bu arada Kahramanmaraş'ın ileri gelenlerinden Doktor Mustafa, Mehmet Ziya, Eczacı Ömer Lütfi, Katipzade Mehmet, Kocapaşazade Ömer, İslahiye'li Nazım Bey Elbistan'da Kuvay-ı Milliye'nin takviyesi ve silah temini için yola çıktılar. Geceyi Bertiz'in Başdervişli Köyü'nde geçirdiler. Birgün sonra da Elbistan'a vardılar.

Fransız kuvvetlerinin Maraş'a gelmesi üzerine İngilizler 1 Kasım 1919 günü akşam üzeri şehirden ayrılarak Gaziantep'e gittiler. Oradanda Mısır'a gitmek üzere bölgeden ayrıldılar.

Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa'ya göre, Doğu Anadoluda büyük bir Ermenistan kurulmasının imkansızlığını gören İtilaf Devletleri, Maraş, Adana, Antep ve Urfa çevresinde küçük bir Ermenistan oluşturmaya karar vermişlerdir. Bu nedenle, bölge halkının işgale ve zulme karşı hareketsiz kalması halinde bu durum Fransızlar'ın cesaretini artıracaktır. Bunu engellemek için bu bölgelerde gizli teşkilatlar kurarak, halkı işgal aleyhine teşkilatlandırılmalı ve kurulacak milli müfrezelerle Fransız müesseseleri ve kıtaları vurulmalıdır.

SÜTÇÜ İMAM OLAYI

Fransızlar'ın Maraş'ı işgalinden kısa bir süre sonra olaylar başladı. Olaylar ilk anlarda küçük grubların karşılıklı sataşma ve atışmalarla yer yer meydana geliyordu.

Bu arada asıl adı Ali olan Sütçü Imam Uzunoluk caddesinin kenarında hem süt satarak geçimini sağlıyor, hemde ücretsiz olarak imamlık yapıyordu.

31 Ekim 1919 Cuma günü sabah olur olmaz, şehirdeki Ermeniler'in taşkınlık ve şımarıklıkları görülmeye başladı. Fransızlar'dan güç alan Ermeniler, şehre dağılarak önlerine gelen Türklere hakaret ediyorlar, Türk Milletinin örf, adet, gelenek ve görenekleri ile dinine dil uzatıyorlardı. Çeşitli mahallelerde yer yer olaylar patlak vermeye başladı. Fransız askerleri de bu duruma seyirci kalıyorlardı.

Fransız ve Ermeni askerler üçer-dörder kişilik grublar halinde çarşı-pazar ve mahalleleri dolaşıyorlardı. Türklerin bazılarını dövmelerinin yanında, Türk Milletini ve Türk Hükümeti'ni aşağılayıcı sözler sarfediyorlardı. Sataşma, dövme, yaralama gibi taşkınlıklarda yetmiyormuş gibi, sarkıntılık etmeye de başladılar.

Dinine, vatanına, milletine, ailesine, namusuna bayrağına, kitabına, şeref ve haysiyetine bağlı; başkalarının boyunduruğu altında yaşamaktansa, ölümü bile tercih eden Kahramanmaraşlılar adeta kükrediler. Fransız askerleri, Türklerin cesaret, azim ve kararlılığını henüz tanımıyorlardı. Fransızlar ve Ermenilerin bu taşkın hareketleri, Türklerin azim ve iradelerini artırıyordu. Türkler için artık tahammülü mümkün olmayan bir yere gelinmişti.

Bardağı taşıran son damla, Fransız askerlerinin Uzunoluk hamamından çıkan Türk kadınlarına sarkıntılık etmeleri oldu.

Bir grub Fransız Ermeni askeri ikindi üzerinde Uzunoluk Caddesi'nden kışlaya dönüyorlardı. 0 anda Uzunoluk Hamamından yüzleri peçeli iki Türk kadını çıktı. Üç kişi olan ve sarhoş durumda olan Fransız Ermeni askerlerinden birisi, hamamdan çıkan Türk kadınlarına saldırdı ve peçesini yırttı. "Artık burası Türklerin değildir, Fransız memleketinde peçe ile gezilmez" diyerek kadıncağıza sarılıp ilişmek istedi. Peçesi yırtılan ve zor durumda kalan kadıncağız bayılıp yere düştü. Diğer kadında imdat istercesine bağırdı. Olayı Kel Hacı'nın kahvesinden gören Türkler dışarı çıkarak, askerlerin üzerine yürüdüler. Türkler, Ermeniler'e ihtarda bulunarak yollarına gitmelerini söylediler. Ermeniler kötü sözler sarfederek silah kullandılar. Bu arada Çakmakçı Sait orada kurşunla yaralandı ve şehit oldu. Gaffar Osman'da yaralandı. Bu sırada Ali Sütçü Imam, Karadağ tabancasını alarak dükkanından hızla olayın ol duğu yere geldi. Silahını Ermeni askerlerinin üzerine boşalttı. İlk kurşunu atan Kahraman Sütçü Imam'ın silahı ile yaralanan Ermeni askeri arkadaşlarının yardımı ile kışlaya götürüldü. Yaralı asker bir gün sonra öldü. 1 Kasım 1919 tarihinde ölen Ermeni için büyük bir cenaze töreni düzenlendi. Sütçü İmam ise Nalbant Bekir'den aldığı bir atla Bertiz'in Ağabeyli köyünde bulunan Beyazıt oğlu Muharrem Bey'in yanına gitti

Sütçü İmam Ermeni ve Fransızlar tarafından sürekli arandı. Bulunması için de Kahramanmaraş Hükümeti çok sıkıştırıldı. Bütün çabalarına rağmen Sütçü İmam bulunamadı.

Sütçü İmam'ın bu unutulmaz kahramanlığından dolayı halk adeta birbirine kenetlenerek kardeş oldu. Birlik ve beraberliğin engüzel örneği bundan sonra da yaşandı. Sütçü İmam olayı, Kahramanmaraş harbinde de yeni bir ışık, yeni bir zafer yolunu açmış oldu.

Fransız askerlerinin ölmesi, Fransızlarla Ermeniler arasındaki sıkı ilişkiyi daha da artırdı. Fransız asayişinin bozulmasına Türk düşmanı Ellik Ermenileri sebeb oldu. Çünkü Fransızlar; Türkler'in bukadar vatan ve namusuna sadakatla bağlı olduklarını bilmiyorlardı.

OLAYLARIN GELİŞMESİ


Sütçü İmam hadisesinden sonra gözleri dönmüş Ermeniler, çılgınlıklarını artırmaya başladılar. Ermeniler sağa sola ateş ederek Zülfikar Çavuş oğlu Hüseyin'i şehit ettiler. Bu arada Türkleri öldürüp kadınlarını alacaklarını, camilerine çan takacaklarını söylemeye başladılar.

Gaziantep yolu üzerindeki Zeytinlikte Tiyeklioğlu Kadir isimli genci boğazlayarak burnunu ve kulaklarını kestiler. Tiyeklioğlu Kadir, Sütçü İmam'ın dayısının oğlu olduğundan, özellikle işkence sonucu öldürdüler. (1 Kasım 1919)

Ermenilerin yaptıkları cinayetler artarak devam etti. Şekerli mahallesinden Nasıroğlu Mehmet, arkadan kamalanarak Ermeniler tarafından haince şehit edildi. 14 Kasım 1919 günü yine, Çiçekli Mahallesindeki evinden komşusuna gitmekte olan Aşık Mustafa oğlu Ökkeşi şehit ettiler.

Bu arada Kuyucak Kümbet, Çiçekli ve Haydarlı mahallelerinde toplanan Ermeniler, silahlanarak Türk askeri kıyafetlerinde olmak üzere Türkleri tek tek yakalayıp işkence etmeye başladılar. Maraşlıların gitgide sabrı taşıyordu.

8 Kasım 1919'da Adana'dan Kahramanmaraş'a bir tabur Tunuslu asker daha getirildi. Tunuslu askerler de şehre dağılmadan doğruca Fransız birliklerinin kışlalarına geldiler.

Bu sırada haberleşme telgrafla yapılıyordu. Telgraf makinalarından Türkler de gizlice yararlanıyorlardı. Türkler tarafından Cancık Mağarası'na yerleştirilen Telgraf makinası sayesinde Sarıgüzel, Maksutlu, Bertiz, Sarıçukur ve Kavlaklı köyleri ve Pazarcıktaki Kılıç Ali Beyle haberleşme sağlanıyordu.



1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



Toplam 3 kullanıcı bu konuyu okudu.

0

#2
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor
Otel ve Pansiyon Rehberiniz Otel, Pansiyon, Tatil, Gezi, Seyahat ve Konaklama Rehberiniz Bütçenize uygun, keyifli bir tatil için size gezi, seyahat ve konaklama tavsiyeleri: Otel Tanıtımları, Pansiyon Tanıtımları, Tatil Tavsiyeleri, Konaklama Tavsiyeleri, Ülke Tanıtımları, Seyahat Alternatifleri, Şehir Tanıtımları, Tarihi Eserler, Antik Kentler


BAYRAK OLAYI

26 Kasım 1919'da Osmaniye Askeri Valisi Guvarnör Andre Kahramanmaraş'a geldi. Fransız ve Ermeniler coşkun bir törenle Guvarnör Andre'yi karşıladılar. Ermeniler ellerinde Fransız bayrakları olduğu halde, "Yaşasın Ermenistan, Yaşasın Fransa" gibi sloganlar atarak Yüzbaşı Guvarnör Andre'nin şehre girişine eşlik ettiler. Ermeniler, Yüzbaşı Andre'nin gelmesinden iyice cesaret aldılar. Ermenilerin bu çılgın şimarıklıkları karşısında Kahramanmaraşlılar iyice coşmuş, şahlanmaya hazır hale gelmişlerdi.

Ermeni ve Fransız topluluğu Hükümet binasının önüne kadar geldiler. Yüzbaşı Andre kendisine ayrılan odaya girdi ve bayrak meselesi üzerinde talimat vererek, kaleye bundan böyle Türk Bayrağı'nın çekilmemesini istedi. Ermeniler Yüzbaşı Andre'yi ziyarette bulundular. Andre, o gün çeşitli ziyaret ve görüşmelerden sonra Hırlakyanlar'ın konağına gitti.

Ermeniler, Türklerin Guvarnör Andre'nin davetine gelmemelerine çok bozuldular. Bunu kendilerine göre; Türklerin bir hakareti saydılar. Türk Bayraklarının indirilerek, yerlerine Fransız bayrağının çekilmesinin düşüncesi her tarafa yayıldı. Fransızlarda bu anı düşünüyorlardı.

Fransız komutanının emri ile hükümet konağındaki Türk bayrağı indirildi, ama Kale'deki Türk Bayrağı dalgalanıyordu. 0 gece Ermeni Hırlakyan'ın evinde Guvarnör Andre şerefine bir ziyafet ve eğlence yemeği tertiplendi. Yemek ve eğlence esnasında Hırlakyan'ın ilgi çekici ve güzel iki torunu olan Virjini Helena ve Victor geceye renk katıyordu. Yüzbaşı Andre Virjini Helena ile tanışarak, onu dansa davet etti. Virjini Helena "Aziz Guvarnör şerefine dansetmek isterim, ancak, ne Fransız ne de Ermeni bayrağının bulunmadığı bir yerde dans etmeyi sevmem. Kahramanmaraş Kalesinde Türk bayrağı yerine Fransız bayrağı gördüğüm zaman olur" diye dans tek­lifini reddetti.

Virjini Helena'nın bu dişi yılan sözüne kulak veren Andre, askerlere emir vererek, kaledeki Türk Bayrağı'nın indirilmesini istedi. 0 sırada kalede 5 Türk ihtiyat askeri vardı. Kaledeki diğer tüm asker Fransız olduğundan, Türk askerleri ses çıkaramıyorlardı.

forum

27 Kasım 1919
Perşembe günü gece yarısı, Türk Bayrağı Kahramanmaraş Kalesinden indirilerek bir kenara bırakıldı. 28 Kasım 1919 Cuma günü Kahramanmaraşlılar kaledeki Türk bayrağının indirilmiş olduğunu gördüler.

Kalenin yakınında evi olan Kısakürekzadelerden Avukat Mehmet Ali Bey, olayı görür görmez, hasta yatağında hemen bir bildiri hazırlayarak çoğalttı. Sabah namazında bütün camilere ulaşan bildiri okundu ve Kahramanmaraş'a bir anda yayıldı.

Halk bu durumdan bir anda çok tedirgin oldu. Duyan herkesin tüyleri kabardı ve halk adeta şaşkına döndü. Adeta patlama noktasına gelen Kahramanmaraşlılar bir işaret bekliyorlardı.

Halkın heyecanını artıran duyurunun esası şuydu:

"Ey Necip Osmanlı Milleti, vaktine hazır ol. Binüçyüz seneden beri Hz. Allah'ı ve Peygamber-i zişanını hizmetinle razı ettiğin bir din ölüyor. Yani ecdadının kanı pahasına fethettiği bir kalenin burcundaki alsancağın, bugün Fransızlar tarafından indirilip yerine kendi bayrağı konuldu. Şimdi acaba yerine koyacak, sende birkaçyüz illam gayreti hiç mi yok? Karışıklık arzu etmeyelim yalnız pürvakar ve azametli olarak o alsancağımızı geri yerine koyalım. Tekrar kemal-i muhabbetle yerlerimize dönelim. Korkma, korkma seni buradaki birkaç Fransız kuvveti kıramaz. Sen mütevekkilen Allah'a mevcudiyetini gösterecek olursan, değil birkaç Fransız kuvveti hatta bütün Fransız milleti kıramaz buna emin ol"


Bu bildiriyi okuyan ve duyan Kahramanmaraşlılar akın akın Ulucami'ye toplanmaya başladılar.

Namaz vakti geldi. Ezan okundu. 1000 civarında bulunan Cemaat Namaz'ın sünnetini kıldıktan sonra, Ulu Camii imamı Rıdvan Hoca minbere çıkarak hutbeye başladığı sırada dışarıda bir gürültü koptu. Şerbetçioğlu Mehmet "Sancağı çıkarın" diye bağırırken gürültü içeriden duyuldu. İçerde de "Bayraksız namaz kılınmaz" sesleri işitildi.

Buna Rıdvan Hoca'nın "Hürriyeti olmayan bir milletin Cuma Namazı kılması caiz değildir" sözü de eklenince, cemaat minberdeki sancağı alarak dışarı çıktı. Bu sancağın altında toplanan insan seli kaleye doğru akarken, yerinden gidemeyen ak sakallı bir yaşlı dede de "Haydin Babam, vatan kavgasıdır, Din kavgasıdır bu" diyerek Kahramanmaraşlı cemaati dahada coşturdu. Kalede bulunan Fransız jandarmaları, silahlı bir çatışmayı göze alamayarak arka kapıdan kaçtılar. Tekbir ve tevhit sesleriyle kaleye ilk ulaşanlardan Zalhocaoğlu Osman (Osman Erşan ), bir kenara atılmış olan Türk Bayrağı'nı hürmetle öpüp başına koyduktan sonra tekbir sesleri arasında onu eski yerine astı. Bazılarının beraberinde getirdikleri bayraklara gerek kalmamıştı. Cuma namazı toplu olarak Bayrağın gölgesinde eda edildi. Birkaç el silah atılarak bayrak selamlandı ve sevinç gösterisinde bulunuldu. Kin ve nefretten ağlamayı unutmuş olan gözlerden sevinç gözyaşları akıyordu. Mahalle evlerinin pencerelerinden bu muhteşem olayı izleyen Türk kadınları ve çocukları da sevinçten gözyaşlannı tutamadılar. Bu arada bütün Ermeni ve Fransızlar, Türk'ün bu azim ve kararlılığı karşısında şaşırıp kaldılar. Dirençleri tamamen kırıldı.

forum

Kaleye çekilen Türk Bayrağı Kahramanmaraşlıların heyecanını yatıştırmaya yetmedi. Halk heyecan içinde hükümet konağının önüne geldi. Orada Mutasarrıf Ata Bey ve Guvernör Andre ile karşılaştılar ve onlarla tartışmaya başladılar. İşte bu sırada Guvernör'ün Ermeni tercümanı Vahan söze karışarak "Bir bez parçası için bu kadar gürültü çıkarmaya ne lüzum var" deyince halk hiddetle tercümanın üzerine yürüdü. Bunun üzerine Guvernör'ün Yaveri İshak kamasını çekerek halka hücum etti. Kayabaşı Mahallesi'nden Nacar Ahmetoğlu Mehmet yaverin bir şey yapmasına fırsat vermeden elindeki kamayı aldı. Kocabaş Hacı Nacioğlu Mahmut da yaveri bir güzel dövdü. Guvernör Andre silah kullanmamaları için Fransız Jandarmalarına emir verdi ise de Türk jandarmaları ellerini daha çabuk tutarak süngü taktı ve vuruşmaya hazır oldu. Mutasarrıfın müdahalesi ile o an için vuruşma önlendi. Bu olay Fransızları hem sinirlendirdi hem de daha tedbirli olmalarını sağladı.

Ertesi gün dükkanlar, çarşı ve pazar açılmadı. Guvernör yanına tercümanını da alarak sokağa çıktı. Amacı şehri dolaşarak Türklerle konuşmak, halkın nabzını yoklamak ve kamuoyunu sakinleştirmekti. Nakip Camii önüne geldiğinde Aşıklıoğlu Hüseyin adındaki gençle karşılaştı. Aralarında özetle şu konuşma geçti:

Guvernör Andre:
"Bir bez parçasından başka bir şey olmayan bayrak için dün bu kadar gürültü yaptınız. İstesem hepinizi yok edebilirdim, yapmadım. Yarın top tüfek kullanacak olursam ne yaparsınız? Çoluk çocuğunuza acımıyor musunuz?"

Aşıklıoğlu Hüseyin:
"Ben anamdan doğdum kalede bayrağımı gördüm. Ölünceye kadar da göreceğim. Biz bütün Türkler böyleyiz. Onu görmemek için ya kör olmak ya da ölmek lazım. Kör değilim. O halde onu görmezsem öldüm demektir. Hem bilir misiniz, bayrak için ölmek bizde şehit olmaktır ve en büyük şereftir. Yalnız ben değil, küçük-büyük, kadın-erkek bütün Kahramanmaraşlı Türkler, her Cuma sabahı uyanınca ilk önce kaleye bakar, bayrağımızı görürüz. Yaşadığımızı anlar ve Allah' a şükrederiz. Sen bizi topla tüfekle susturacağını sanma. Bir gün senin silahlarınla karşılaşacak olursak, biz çoluk çocuğumuza top tüfek sesi duyurmayız. Önce onları biz öldürürüz, sonra evlerimizi ateşe veririz. Arkamızda bekleyenimiz, ağlayanımız kalmadıktan ve şehir kül olduktan sonra da karşına çıkarız. O zaman istersen bütün dünyanın silahlarını getir, bizi ölümden korkutamazsın."
Aşıklıoğlunun bu konuşması daha sonra mücadele parolasının kaynağı olacaktır.

"Maraş bİze mezar olmadan, Düşmana gülzar olamaz."

KAHRAMANMARAŞIN KURTULUŞ SAVAŞI

SAVAŞ HAZIRLIĞI


Türk Bayrağı'nın Kahramanmaraş kalesi'ne çekilmesinden sonra gerginlik iyice arttı. Savaşın patlak vermesi an meselesi idi. Fransızlar, hazırlık yaparken, Türkler de kendi aralarında öbek öbek toplanmaya ve fikir alışverişinde bulunmaya başladılar.

Veziroğlu Mehmet Alpaslan'ın evinde bir toplantı yapıldı. Kahramanmaraşlıların düşmanla savaşa teşkilatlandırılmasının biride burada sağlandı. Kahramanmaraş'ın ileri gelenlerinden Veziroğlu Mehmet, Sandal Osman, Cerrahoğlu Zekeriya, Başkatip Rıza, Karcı Hacı, Kocaoğlu Evliya, Veliefendioğlu Ziya ve Hocaoğlu Nuri'den oluşturulan 8 kişilik temsil grubu doğrudan Sivas Heyet-i Temsiliyesi ile ilişki kurma hazırlıklan yaptılar.

Ayrıca, Kahramanmaraş'ın Hatuniye, Şekerli, Bayazıtlı, Kayabaşı, Divanlı, Acemli, Ekmekçi, Dereiçi mahallelerinde de toplantı yapılarak teşkilatlanma çalışmaları başladı. Bu teşkilatlandırma çalışmaları iyi bir düzene sokularak "Maraş Müdafa-i Hukuk Cemiyeti" kuruldu.

Cemiyet üyelerine savaş taktikleri öğretilerek, savaş sırasında neler yapılacağı, nasıl hareket edileceği üzerinde bilgiler verildi. Teşkilatlanma hazırlığı tamamlandıktan sonra savaş harekatına geçmek için Sivas Heyet-i Temsiliyesi'ne başvuruldu.

Sivas Heyet-i Temsiliyesi, o zamanlar da merkez karar organı durumunda idi. Sivas Heyet-i Temsiliyesi, savaş için Yüzbaşı Kurtoğlu Salim Bey ile Üsteğmen Kılıç Ali Bey'i görevlendirdi. Kahramanmaraş'ta savaş hazırlıkları tamamlandı. Herkesi heyecanlı bir bekleyiş sardı. Her an şehit olma, yok olma durumunun yanında sevinç, gözyaşı ve savaşın kazanılması gibi düşünceler yoğunlaştı. Kahramanmaraşlılar'ın azim ve kararlılığı sevincin en güzel örneklerinden biri idi.

22 GÜNLÜK KURTULUŞ SAVAŞI

Kahramanmaraş'ta gerginlik son haddini bulunca Maraş Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Arslan Bey, halka silahlı savaşın başladığını duyurdu.

Alman Çiftliği, Amerikan Hastanesi, Seyran Bağları ve Mercimektepe'yi Fransızlar tamamen hakimiyetlerine aldılar.

21 Ocak 1920 Çarşamba günü, şehrin her tarafında karşılıklı silahlar patladı. Fransızlar Mercimektepe'den ve Ahirdağ eteklerinden şehrin önemli yerlerini makinalı tüfeklerle taradılar. Bir yandan da top ateşiyle çevre yollarını bombardıman ettiler. Savaş gece saat 21'e kadar devam etti. Ancak her iki tarafta kesinbir üstünlük sağlayamadı.

22 Ocak 1920 Perşembe günü, çatışma bombalama, bir öncekine nazaran az oldu. Kahramanmaraşlılar'ın duruma hakim olma haberleri ortalığa yayıldı. Akşam üzeri de Fransızları yoğun bir ateşe tuttular.

23 Ocak 1920 Cuma günü, Gaziantep'ten Kahramanmaraş'a gelen bir düşman kolu pusuya düşürülerek bir kısmı imha edildi. Bir kısmı da esir alındı. Pazarcık Kuva-i Milliye'sini yöneten Kılıç Ali Bey'de emrindeki arkadaşları ile birlikte Pazarcık'tan Kahramanmaraş'a gelerek yönetimi devraldı. Fransızlar bu durum karşısında
şaşkına döndüler. Kahramanmaraşlılar'ın bu tutumları karşısında çaresiz kalmalarını anlayınca daha önce tutukladıkları Mutasarrıf Cevdet Bey'i salıverdiler.

24 Ocak 1920 Cumartesi günü, Fransızlar, Gaziantep'ten Kahramanmaraş'a acele olarak bir yardım konvoyu gönderdiler. Ancak, bunu haber alan Pişkinzade Ali Rıza Bey ve emrindeki çeteler, Fransızları Karataşlık'ta pusuya düşürerek darmadağın ettiler. Kahramanmaraş'taki Fransız birliklerine getirilen malzeme ve yiyeceklere el konuldu.

25 Ocak 1920 Pazar günü, mahalle çatışmaları devam ederken, Pazarcık, Bertiz, Nedirli köylerinden grublar halinde çeteler, Kahramanmaraş'a yardıma geldiler. Fransızlar'ın birkaç kez tekrarladıkları saldırılar sonuçsuz kaldı. Fransızlar gece ışık görülen pencerelere haince ateş etmeye başladılar. Şiddetli karakışta savaşla birlikte aman dinlemiyordu. Çok soğuk olan bu günde buruk yüzler, heyecan dolu gözlere uyku girdirmiyordu artık.

26 Ocak 1920 Pazartesi günü, Evliya Efendi ve Kuvvetleri Abarabaşı ve Şekerdere'deki Ermeni evlerini tamamen yıktılar. İçerisindeki Ermenileri de esir aldılar. Evliya Efendi ve arkadaşlarının bu tutumları Fransızlar'a göre bir kabus oldu.

30 Ocak 1920'de Tekke Kilisesi kuşatıldı. Bombacı Ahmet, bakır sürahisinin içerisine sıkıca yerleştirdiği nal parçaları, çivi ve barut'u fitil sayesinde ateşleyerek kiliseye attı. Dışarıya çıkan Ermeniler'de esir edildiler. Savaş iyice şiddetlendi. Ermeniler de sokaklara baskınlar düzenleyerek kadın, çoluk çocuk herkesi acımasızca katletmeye başladılar. Donmuş kar üzerinde sokakta kalan çocukların bir kısmınında soğuktan öldükleri görüldü.

2 Şubat 1920'de şehrin çok yanını Fransızlar ateşe verdiler. Mahalle ve sokak aralarındaki 3-5 kişilik grublar, düşmanlarla kıyasıya kama, balta ve satırlarla çatışmaya başladılar. Kadınlann çığlıkları, çocukların ağlamaları, savaşla birlikte dondurucu soğukların etkisi tüm yürekleri dağlayan ayrı bir yara idi. Bu arada Fransız askerleri ellerine geçirdikleri kişileri kadın, çoluk, çocuk ve yaşlı demeden acımasızca işkence ve zulüm ederek katlediyorlardı.

6 Şubat 1920'ye kadar şehir içi çete savaşları bütün şiddeti ile devam etti. Her sokak arasında 3-4'er kişilik sokak muharebeleri olağan hale geldi. Hemen hemen her sokak ve mahalle aralarında cesetlere rastlanır oldu. Barut, yangın, ceset kokusunun yanında iniltiler, bağırışmalar, sızlanmalar şehrin havasını büsbütün karartmıştı. Kahramanmaraş'ın ve Kahramanmaraşlılar'ın üzerine adeta bir karabulut gibi hüzün ve kabus kaplamıştı. Çaresizlik içerisinde kalan Kahramanmaraşlılar bir yandan acımasızca olagelen savaş, bir yandan da karakış soğuğuna karşıda olsa ümitlerini yitirmediler. Belediye Dairesi, Mevlevi Dergahı ve Türk dükkanlarının çoğu Ermeniler tarafından ateşe verilerek yakıldı.

Kuva-i Milliyeciler çocukların yakın köylere taşınmasını söylediler. Halkın bir kısmı çocuklarını çevre köylere koymak için yola koyulunca, halk arasında bir de panik koptu.

6 Şubat 1920'de Bertiz ve Yenicekale çeteleri düşman kışlasını kuşatarak ablukaya aldılar. Fransızlar'a yardım geleceği haberide ortalığa yayıldı. Bu sırada üsteğmen Hamdi Efendi ve süvari bölüğü komutanı Kamil Bey'de şehre geldiler. Tuzhan, Türklerin eline geçti. Hırlak Avadisin evi Mıllış Nuri tarafından yakıldı. Mıllış Nuri'de Ermenilerle savaşırken şehit edildi. Kırklar Kilisesi'de çeteler tarafından yakıldı.

7 Şubat 1920 günü Albay Normand komutasındaki 300 kişilik Fransız birliği yardım için Erkenez çayı kenarına gelerek karargah kurdular. Yanlarında getirdikleri 4 adet topla şehri bombalamaya başladılar. Bir yandan da Mercimektepe'den şehri bombalamayı sürdürüyorlardı. Şehir tamamen iki top ateşi arasında kalmıştı. Diğer yandan da Fransız Askeri Kışla'sından da destek sağlanıyordu. İslahiye'den gelen Fransız Birliği'ne Yörükselim Bey ve müfrezelerinin karşı koymalarına rağmen, Fransızlar pek etkilenmediler.

İki ateş arasında kalan Kahramanmaraşlılar, çocukları ve hastaları çevre köylere taşımaya başladılar. Halk dilinde bu duruma "kaç kaç" diye söylenir. Maraş Müdafa­i Hukuk Reisi Arslan Bey, geri çekilmenin şehirde büyük bir katliama sebebiyet vereceğini ve yolun Sivas'a kadar açılmasının sebebiyet vereceğini söyleyerek, direnmenin devam etmesini ısrarla söyledi.

9 Şubat 1920 günü Fransızlar şehri aralıklarla tekrar bombalamaya başladılar. Şehrin çok yerini yakıp yıktılar. Şehirdeki halk arasında açlık ve kıtlık tehlikesi de başgöstermeye başladı. Kılıç Ali Bey ve emrindeki çeteler Kümbet Kilisesi'ni ele geçirerek, Ermenilerin bazılarını da esir aldılar.

10 Şubat 1920'de Kahramanmaraş'ın ileri gelenleri, Doktor Mustafa ile bir toplantı yaparak; "soykırım olabileceğini, teslim olmaktan başka çare kalmadığını" belirttiler. Doktor Mustafa da şehrin bazı ileri gelenlerine ve halka bu duygularından vazgeçmelerini ve direnmelerini söyledi. Doktor Mustafa'ya göre; er geç Kahramanmaraşlılar başarıya ulaşacaktı.

Bu sırada Fransızlar'da Kahramanmaraşlılar'ın bu büyük dirençleri ve karşı koymaları karşısında iyice ümitsizliğe düştüler. Fransızlar'da çaresizlik içerisinde şehri terketmeyi düşünüyorlardı. Aynı gün Doktor Mustafa, yanında emir eri olduğu halde, Amerikan Koleji'ne gelerek General Kueratte ile görüştü. Görüşmeden sonra geri dönüşünde emir eri ile birlikte Ermeniler tarafından Alman Hastanesi yakınında pusuya düşürülerek şehit edildi. Doktor Mustafa'nın şehit edilmesi, şehrin hemen her yanında anında duyuruldu. Doktor Mustafa'nın şehit edilmesi haberi Fransızlar ve Ermeniler arasında adeta bir şok etkisi yaptı ve büyük bir panik yaşandı. Çünkü, Kahramanmaraşlılar'ın son anda topyekün Fransızlar ve Ermeniler üzerine yürüyerek heran büyük bir katliam yapabileceklerinden çekinmeye başladılar. Doktor Mustafa, Kahramanmaraşlılar'ın o anda lideri ve en sevilen kişilerin başında geliyordu. Fransızlar ve Ermeniler'de bunun şuuruna vardılar. Zaten, Doktor Mustafa'nın da Ermeniler tarafından katledilmesi, bardağı taşıran son damla oldu.

Fransız ve Ermeniler; Kahramanmaraşlılar'ın vatanından, milletinden, namusundan, bayrağından, dininden, kutsal kitabından hiçbir zaman taviz vermeyen, örf adet ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir toplum olduğunu anladılar.

11 Şubat 1920 gecesi Fransızlar ve Ermeniler, Kahramanmaraşlılar'ın bu durumlannı bildikleri için birden ateş keserek kaçma hazırlığı yaptılar. Aynı gece kim tarafından ateşe verildiği henüz kesin olarak bilinmemekle birlikte, Fransız askeri kışlası yanmaya başladı. Bununla birlikte içindeki cephaneler de ateş alarak yanmaya ve patlamaya başladı. Gece yarısı apar topar kaçmaya başladılar. Bu sırada Kahramanmaraşlılar da ışıkları söndürerek heran bir baskın olabileceğini düşünüyorlardı.

Nitekim, geceleyin sabaha karşı Fransız ve Ermeniler, bazı evleri ateşe vererek kaçmaya başladılar. Bunun üzerine bıçağını, baltasını, tabancasını, kazma ve küreğini kapan Kahramanmaraşlılar bunların peşlerini bırakmadılar. 12 Şubat 1920 günü sabaha karşı, şehir Fransızlar'dan ve Ermeniler'den tamamen temizlendi. Fransızlar İslahiye'ye kadar kaçtılar. Kaçamayan ve yakalanan 100 civarındaki Ermeni ve Fransız da Türkler tarafından esir edildiler.

22 gün 22 gece süren Kahramanmaraş Kurtuluş Savaşı 12 Şubat 1920 günü sabah namazı sularında resmen sona erdi. Artık savaş bitmişti. Bütün Kahramanmaraşlılar ve civar köylerden gelen binlerce vatansever, cefakar Kahraman-Gaziler sabahın erken saatlerinde şehrin merkezine toplanarak, sevinç gözyaşları içinde birbirlerine sarıldılar. Kucaklaştılar. Birbirlerine sarılarak sevinç gözyaşları ile herkesin adeta ağladığı görüldü. Kardeşliğin, birlik ve beraberliğin Türk gurur ve şuuru ile Islam ahlakının en güzel örnekleri burada sergilendi. İkramlar, sevinçler, saygınlık, sevgi, bağlılık, Türk örf adetleri ile millet sevinçten adeta coştu. Artık acılı günler geride kalmıştı. İnançlı, azimli ve şuurlu Kahramanmaraşlılar'a yan gözle bakan düşmanın gözünün her zaman oyulacağı söylendi. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü altın harflerle tarihe geçiren Kahramanmaraşlı sevincinin haklı gururunu yaşıyordu artık. Bu coşku ve sevgi yumağı öğle sonuna kadar artarak devam etti. AğıtIar yakıldı, türküler söylendi, folklorik yöre oyunları sergilendi. Evlerden halka ikramlar dağıtıldı.

O günden sonra her yıl 12 Şubat günü köylüsü ile mahallelisi ile hep bir olup el ele vererek kucaklaşma, sevinç, bayram yapılması gelenek haline getirildi. 12 Şubat Kahramanmaraş Kurtuluş Bayramı'nın devlet töreni ile de her yıl kutlanması kararlaştırıldı. Bu nedenle, her yıl 12 Şubat günü Türkiye'nin en görkemli ve muhteşem Kurtuluş Bayramı Kahramanmaraş'ta kutlanmaya başlandı. Kahramanmaraş Kurtuluş Bayramı'nın şehirde olduğu gibi bütün Türkiye'de de ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Maraşlılar'ın bu kahramanlıklanndan dolayı 1925 yılında T.B.M.M.'nin kararı ve Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın da onayı ile şehre Istiklal Madalyası verildi.

7 Şubat 1973'de de Maraş'a Kahramanlık ünvanının da verilmesiyle "Kahramanmaraş" adını aldı.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN TELGRAFI

“Düşmanın taarruzuna karşı kahramanca silaha sarılan Maraşlı kardeşlerimiz yirmi güne yaklaşan bir zamandan beri kan ve ateşler içerisinde istilacı Fransızlara ve onların silahlandırdığı hunhar Ermenilere karşı savaşmakta idiler. 10-11 Şubat 1920 gecesi düşmanı İslahiye istikametinde firara mecbur ederek, mevcudiyet-i millilerini kazanmaya muvaffak olmuşlardır.”

Hey’et-i Temsiliye Adına
Mustafa Kemal


KAZIM KARABEKİR İN TELGRAFI


“Maraş kahramanlarının Türklüğe has olan celadet ve fedakarlıkları neticesinde sevgili Bayraklarımızın yine Maraş üzerinde dalgalandığını haber almakta bütün Kolordum büyük sevinç duymaktadır. Öldünüz fakat Türklüğü öldürmediniz. Tarih-i Millimize kanınızla ve hayatınızla emsalsiz bir menkibe-i celadet yazdınız. Maraşlıların ve sizlerin alnınızdan öper, Kolordumun hissiyat-ı samimiyesini arzederim.”

15. Kolordu Komutanı

Kazım Karabekir

0

#3
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor
KAHRAMANMARAŞ IN TARİHİ YERLERİ

KAHRAMANMARAŞ KALESİ

Kahramanmaraş kent merkezindeki yığma tepenin üstündedir. Günümüze değin birçok onarım geçiren kalenin İÖ I. İS II. yy. arasında yapılmış olacağı düşünülmektedir.150x75 metre
boyutlarında dikdörtgene yakın planlıdır. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü duvarların bir bölümünü ve üç burcu onartmıştır. Bunlardan biri kalenin eski giriş yapısıdır.
Kare planlı burcun dış duvarları kesme taş, iç duvarları ise moloz taştır. Yarıdan çoğu yıkılmış iç duvarlarda iç kapı koridoru ile kapı söve yerleri onarılmıştır. Burcun güney yüzünde sivri kemerli, çiftkanatlı kapı yer alır. Ahşap kapı kanatları, kalın saç kaplanarak iri başlı çivilerle perçinlenmiştir. Burcun doğusu mazgal deliklidir. İçten haç planlı burç, haçın uzun kolu üstündeki başka bir kapıyla kaleye açılır. Kale surlarının içi park olarak düzenlenmiştir. Açık çay bahçeleri, çocuk parkı ve dinlenme mekanları bulunmaktadır.

Andırın Geben Kalesi (Meryemçil)


Meryemçil (Geben) Kalesi'nin efsanesi:


Geben Kale Komutanı'nın güzel kızının ismi Meryem'di. Meryem, güzel bir kız olduğundan dillere destan durumdaydı.Göksun'un Kızılkale komutanının oğlu ile güneydeki Azgıt kale komutanının oğlu birbirlerinden habersiz olarak Meryem'e aşık olurlar. Heriki kale komutanı da oğullarına Meryemi istemek için Geben Kalesi komutanının evine misafir olurlar. Geben Kale komutanı, heriki komşu kale komutanlarını çok sevmektedir. Kızı hangisine vereceğine karar veremez. Zengin ve güçlü olan kızılkale komutanı Geben Kalesi'nin uzun ve geniş yollarını düzgün taşlarla ördürerek mamur hale getirir. Sonrada kızı oğluna tekrar ister. Ancak, Meryem Azgıt kale komutanının oğluna haber göndermesi ile birlikte, oğlan atının ayak altına deri parçaları bağlayarak sessizce gelir ve kızı kaçırır. Ümitsiz kalan kızılkale komutanının oğluda "Meryem de çil idi" der ve ondan sonra Geben Kalesinin adı Meryemçil kalesi olur.

Afşin Hurman Kalesi

Afşin Dağlıca kasabası, dokuztay köyü ve tanır Kirmentaş mahallesi ortasında üç boğazın birleştiği stratejik öneme haiz hakim bir nokta üzerinde inşa edilmiş büyük bir kale kalıntısıdır. Kelenin nezaman inşa edildiği kesin olarak bilinmemekle birlikte bundan 70 yıl öncesine kadar kervansaray olarak kullanılmıştır. Atlarla seyahat eden kişiler geceyi burada geçirirlerdi. Hakim bir tepede muhteşem bir görünümü vardır.

CAMİLER

Ulu Camii

Kahramanmaraş Kalesinin güneyindeki meydandadır.Taçkapı üstündeki yazıttan Dulkadiroğulları'ndan Süleyman oğlu Ala Üd-Devle Bey'in 1496' da yaptırdığı anlaşılmaktadır. Camiinin kuzeyine sonradan eklenen son cemaat yeri düz ve ahşap çatılıdır. Dikdörtgen planlı ana mekan, mihrap duvarına dikey uzanan yedi nefe ayrılmıştır. Doğuda alanın durumu nedeniyle alttandolgulu nefte, paye yerine kısa sütunlar kullanılmıştır. Üçgen mihrap nişi, dört bordürlü ve mukarnaslıdır. Mukarnas, Palmet, Lotüs motiflerinden oluşan bordürler özenli işçilikleriyle ilgi çeker. Camiden bağımsız minare özgün yapısını koruyabilmiştir. Kare taban üstünde silindirlik gövde bir silmeden sonra çok köşeli yapılmıştır. Üst kısmı onarımlarla değişmiştir.

Haznedarlı Camii (Duraklı Camii)


Duraklı Mahallesindedir. Camideki çok sayıda yazıt yapımla ilişkili değildir. Mimari ve bezemesinden XV. yy. yapısı olduğu sanılmaktadır.Ayrıca mihrabın olduğu düşünülen mermer
kesme taşlardaki bezemeler de aynı yüzyıl özellikleri göstermektedir.

Hatuniye Camisi

Kurtuluş Mahallesindedir. Yavuz Selim Sultan (XV.yy) adına yaptırılmıştır. Avlu giriş kapısı üstünde XIX.yy. başlarından onarım yazıtı vardır. Kesme taştan, son cemaat yeri ve ana mekanı ahşap çatılı bir yapıdır. Son cemaat yerinin solundaki sivri tonoz örtülü, dikdörtgen planlı türbeye, birkaç basamakla inilen yalın kapıdan girilir.

İklime Hatun Mescidi


Kurtuluş Mahallesindedir. Ala Üd-Devle Bey'in kızı İklime Hatun adına 1549'da yaptırılmıştır. Mescit ve Türbe kesme ve moloz taştandır. Ortada paye, yanlarda duvarlara dayanan iki sivri kemerden oluşan son cemaat yeri tonoz örtülüdür. Son cemaat yerinin sağında türbe, solundaki kemer içinde mescidin kapısı yer almıştır. Kare planlı mescidin kubbesi yıkılmıştır. Silindirlik mihrap nişi sütunların taşıdığı yarım kubbeyle örtülüdür.Mihrap duvarının solundaki kapıdan türbeye girilir. Düzgün olmayan dörtgen planlı yapı, sivri kemerli tromplara oturan kubbe ile örtülüdür. Türbede iki gömüt vardır.

TAŞ MEDRESE


Kalenin güneyindeki meydandadır.XIV.yy'da Ala Üd-Devle Bey'in kızı adına yapıldığı öne sürülen yapı yazıtsızdır. Türbedeki beş satırlık yazıt ise bozulmuştur. Taş Medrese, düzgün olmayan dörtgenplanlı açık avlu çevresinde sıralanmış bölümlerden oluşmaktadır. Avlunun sağında medrese odaları, girişin karşısında dikdörtgen planlı mescit ve solunda da piramit çatılı türbe yer alır. Medrese odaları dikdörtgen planlı, tonoz örtülüdür.Taş Medresenin Mescit ve Türbe kısımları vardır. Onarımı yapılmış olan Taş Medrese kentin
önemli bir meydanında yer almaktadır.

forum

CEYHAN KÖPRÜSÜ


forum

Kahramanmaraş-Göksun eski yolunda, Ceyhan Irmağı üstündeki köprü, yeni yolun dışında kalmıştır. XIV. ya da XVI. yy. yapısı olduğu konusunda değişik görüşler vardır. 156.60 metre uzunluğunda, altı gözlü bir köprüdür. Çeşitli dönemlerdeki onarımlarla özgünlüğünü yitirmiştir.

MAĞARALAR


DÖNGEL MAĞARASI


Kahramanmaraş-Kayseri karayolu üzerindedir. Şehir merkezine uzaklığı 45 km'dir. Mağaralar prehistorik devirde iskan edilmiştir. 1956-1960 yıllarında prehistorik araştırmalara sahne olmuştur.İçerisinden Döngel Çayı denen sular çıkmaktadır. Büyük bir çağlayan yaparak dereye akmaktadır. Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğünün izcilik kampı bulunmaktadır. Önemli turistik bir yerdir.

GÜMÜŞKAYA MAĞARASI


Zeytin Süleymanlı'dan geçip Afşin'e giden yolun karnıyarık mesire yerinden geçerek Ericek Kasabasından geçen tarihi İpekyolu'nun hemen yakınında bulunmaktadır. Gümüşkaya mağarası yer yer breşik özellikler gösteren Paleosen yaşlı kireç taşları içinde gelişmiştir. 20 - 30 m. uzunluğunda koridor boyunca sağlı sollu tabandan dikitler, tavandan da sarkıtlar oluşmuştur. Yer tabanının mermer olduğu bembeyaz bir güzellikle karşılaşılmıştır. Ayrıca mağaranın içerisinde bir krater gölü olup, içerisindeki suyun berrak ve temiz olmasından suyun içilebilirliği anlaşılmaktadır.

SAVRUK MAĞARASI


Savruk, Savran, Sarıkız diye tanımlanan mağaramız, Süleymanlı Ilıca Kasabası, Beşen Eleman Mezrası, Karamanlı Köyü ve Hacınınoğlu Köyü yerleşim yerlerinin arasında bulunan tarihi izler taşıyan bir doğa harikası arasına gizlenmiş ön kısmında bir şelale ve piknik alanı sayılacak tepe tarafında daha geniş bir ovayla süslenmiş turizm elçimiz olacak bir mağaradır. Ulaşım bakımındansağlık turizmine bölgesel olarak modern dünyaya ayak uydurmuş, Ilıca beldemizden araçla 20 dk. ve mağaranın 400 m. yanına kadar ulaşabilmektedir. Mağaranın iç kısmı Damlataş Mağarasını aratmayacak sarkıt ve dikitlerle bezenmiştir. Ayrıca mağaranın ön kısmında 20 - 30 m. altında Ceyhan nehri konum olarak tabiat harikası olarak akmaktadır.
0

#4
Kullanıcı çevrimdışı   Esesli 

  • KD ™ Kadim Dost
  • Grup: Yetkili
  • Mesaj sayısı: 5.814
  • Kayıt tarihi: 01-Nisan 08
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Forum İtibarı: 64
Mükemmel
KAHRAMANMARAŞ

forum


GENEL BİLGİLER

İl Trafik No: 46


Doğu Akdeniz’de bulunan Kahramanmaraş, dondurması ile ünlü bir ildir. Kahramanmaraş, mağaraları Eshab-ı Keyf Külliyesi, yaylaları ile önemli bir turizm potansiyeline sahiptir.

İLÇELER

Kahramanmaraş ilinin ilçeleri; Afşin, Andıran, Çağlayancerit, Ekinözü, Elbistan, Göksun, Nurhak, Pazarcık ve Türkoğlu'dur.



Elbistan: İl merkezinin 162 km. kuzey doğusunda yer alır. İlçede tarihi eserlere örnek olarak Elbistan Ulu Camii, Selçuklu Hamamı, Himmetbaba Camii ve Türbesi, Kalealtı köyündeki Roma dönemine ait Kızkalesi sayılabilir.

Afşin: Kahramanmaraş'ın 146 km. kuzeyinde yer alır. Çeşitli uygarlık dönemlerine ait tarihi eserler ve doğal zenginlikleri olan Afşin ilçesinde Dedebaba Türbesi, Afşin Kalesi, Hurman Kalesi, Tilavşin Kalesi, Pirali Cami minaresi ve Eshab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) külliyesi önemli tarihi eserlerdir. Afşin ilçesinde Eshab-ı Kehf ve Mağarasının bulunması burayı turizm açısından oldukça önemli bir hale getirmektedir. Cami, kervansaray, ribat ve planı saptanamayan birçok küçük yapıdan oluşan bu külliye, M.S. 12. yy.da yapılmıştır.

forum

Doğal güzellik olarak, Tanır, Ayrandede, Emirilyas köyü mağarası, Eshab-ı Kehf park ve ormanlığı, dikkat çeker. Ayrıca Yazıköy, Çamiçi, Örenderesi ve Binboğa ormanlık alanı gibi ormanlık alanları her türlü kampçılığa uygundur.


Göksun: İl merkezine 91 km. uzaklıktadır. Roma ve Bizans dönemlerinde Kokussos (Cocussus) adıyla anılan, Maraş-Kayseri-Kilikya yolu üzerinde, önemli bir konaklama merkeziydi. İlçe sınırları içinde Maltepe Höyüğü, Bozhöyük, Kızıl Kale, Akça Kalesi, Çakır Mağaraları gibi çeşitli önemlere ait höyük ve kale kalıntıları bulunmaktadır.

Andırın: İl merkezine 114 km uzaklıktadır. Andırının tarihi hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, ilçe sınırları içinde Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait Meryemçil (Geben) Kalesi, Azgıt (Yeniköy) Kalesi, Anacık Kalesi gibi kaleler ve kalıntılar bulunmaktadır.

Pazarcık: İl merkezine 48 kilometre mesafededir. İlçenin güneyinde Gözlügöl mevkiindeki Evri kasabası, Turunçlu köyü mevkiinde Bizanslardan kalma çok miktarda sarnıçlar ve mezar şapelleri mevcuttur. Bozlar köyü civarı Abbasilerden kalma sur kalıntıları ile çevrilidir. Aksu çayı kıyısındaki Şallıuşağı köyü mevkiinde yine Abbasilerden kalma kale halen ayakta durmaktadır.

Çağlayanceri: İlçenin doğal yapısı yayla özelliği göstermektedir. Su kenarları yeşil alanlar, halkın piknik ihtiyacını karşılayacak önemli yerlerdir.



Ekinözü: Kahramanmaraş İlinin kuzey doğusunda Çağlayancerit ve Elbistan İlçeleri arasında yer alan Ekinözü içmeceleri ile ünlüdür.İçmelerin, cilt, mide ve böbrek hastalıklarına çok iyi gelen bir suyu vardır. Ekinözü içmeleri önem ve yatırım önceliği bakımından ülkemizdeki 10 içme kaynağından biridir.

Nurhak: Nurhak ilçesi çok eski bir yerleşim yeridir. Tarihi ipek yolunun ilçe içerisinden geçtiği eski tarihi harabeler halen görülmektedir.

Türkoğlu: İlçe Akdeniz Bölgesinin doğusunda yer alır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. İlçede okuma yazma oranı yüksek olup üniversite mezunu oldukça fazladır.

forum

NASIL GİDİLİR?

Kahramanmaraş Akdeniz Bölgesinin doğusunda bulunmakta ve hem kara hem de demir yolu ulaşımında güneyden ve Akdeniz'den gelen yolları doğuya ve kuzeye bağlayan önemli bir konumda yer almaktadır.

Karayolu: Otobüs Terminali, kent merkezindedir.



Otogar Tel: (+90-344) 235 00 99 - 235 00 99

Demiryolu: Kahramanmaraş tren istasyonu ile demiryolu ulaşımı sağlanmaktadır.



İstasyon Tel: (+90-344) 214 12 04



Havayolu: Kahramanmaraş Havaalanı kent merkezine 8 km. uzaklıktadır. Havaalanına taksi ve dolmuşlarla ulaşmak mümkündür.



Hava Limanı Tel: (+90-344) 236 18 97 - 236 07 92

GEZİLECEK YERLER

forum

Müzeler


Kahramanmaraş Müzesi

Adres: Azerbaycan Bul. Yenişehir Sok. No: 43 - Kahramanmaraş

Tel: (344) 223 44 87


Kaleler

Kahramanmaraş Kalesi



Kentin ortasında, yığma bir tepe üzerinde bulunan kale Hitit, Roma ve Osmanlı dönemlerinde kullanılmış ve çeşitli devirlerde onarımlar görmüştür.



Hurman Kalesi



Afşin'in Marabız köyünde Hurman çayının kuzeyindeki sarp kaya üstündedir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak tekniğinden Bizans döneminde inşa edildiği sanılmaktadır. İçinde su ve yiyecek depoları, asker barınakları, kilise vardır.



Köprüler


Ceyhan Köprüsü



Eski Kahramanmaraş - Göksun yolunda, Ceyhan Irmağı üzerindeki köprünün 16. yy.da yapıldığı sanılmaktadır.



Camiler ve Külliyeler

Taş Medrese

Kahramanmaraş Ulu Cami yanında bulunan Taş Medrese, Dulkadirli Alâüddevle Beyin kızı adına yaptırılmıştır.



Kahramanmaraş Ulu Cami

Ekmekçi Mahallesinde bulunan camideki kitabede Sultan Kansu Gavri zamanında Dulkadirli Alâüddevle tarafından kurulduğu yazılıdır. Ahşap çatısı ve ahşap sütunları ile, 11. yy. ahşap cami örneklerinin özelliğini taşımaktadır.



Hatuniye Cami



Kurtuluş Mahallesinde bulunan cami 1519 yılında yapılmıştır.



Elbistan Ulu Cami


Osmanlılar tarafından 16. yy.da yaptırılmıştır.



Eshab-ı Kehf Külliyesi



(Yedi Uyurlar) Afşin'in 8 km. batısında yüksek bir sırt üstündeki yapılar topluluğu 12. yy.dan kalmıştır. Cami, Kervansaray, Ribat ve planları belirlenemeyen birçok küçük yapıdan oluşmaktadır.



Mağaralar


Eshab-ı Keyf Mağrası



Afşin ilçesindedir. Roma'lı yedi gencin 200 yıllık uykudan sonra uyandıklarına inanılan mağaradır.



Döngel Mağarası

Kahramanmaraş-Kayseri yolu üzerendedir. Şehir merkezine uzaklığı 57. km dir. Mağara çevresi prehistorik devirde iskan edilmiştir. Döngel Mağarasının içerisinden Döngel Çayı büyük bir çağlayan yaparak akmaktadır. Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğü kampı bulunmaktadır.



Bulut Deliği Mağarası



Pazarcık ilçesinin güneybatısında bulunan Bulut Deliği Mağarası gelişimini tamamlamış fosil bir mağaradır. İçeride son derece güzel sarkıt, dikit ve sütun damlataşları vardır.



Kaplıcalar ve İçmeler


Göksun Büyükkızılcık İçmesi



Göksun İlçesine 16 km. uzaklıkta Büyükkızılcık köyü yakınındadır. Sindirime ve idrar yollarına, yıkanmak suretiyle de cilt hastalıklarına ve böbrek hastalıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir.



Ekinözü (Cela) İçmesi



Ekinözü İçmeleri Kahramanmaraş'ın 151 km. kuzeyinde, ilçe merkezine ise 20 km. uzaklıktadır. İçmelerin, cilt, mide ve böbrek hastalıklarına çok iyi gelen bir suyu vardır.



Yaylalar


Yavşan Yaylası



Sır baraj gölünün güneyindeki yükseltiler üzerinde yer alan, zengin orman dokusu ve su kaynakları ve endemik bitkileri ile, öncelik alan doğal bir kaynaktır. Yükseltisi 1300 metreye ulaşmaktadır. Yavşan Yaylası, kampçılık ve iklim kürleri açısından il düzeyinde önemli bir kaynaktır.



Başkonuş Yaylası

Başkonuş yaylası, Kahramanmaraş-Andırın yolu üzerinde, Yenicekale çevresinde yer alan zengin bir orman dokusunun oluşturduğu ve yayla karakteri gösteren bir bölgedir. Yükselti l785 m.dir. Başkonuş'ta geyik üretme çiftliği bulunmaktadır. Elektrik, telefon yol ve çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda, orman idaresine ait sosyal tesisler (konaklama, lokal, lokanta vb.) bulunmaktadır.



Sportif Aktiviteler



Avlaklar



Kahramanmaraş'ın merkez ve ilçelerindeki tüm dağlarda keklik, çil keklik, tavşan ve yaban domuzu avı, Kahramanmaraş ovasında mevsimi geldiği zaman bıldırcın avı yapılmaktadır. Ayrıca Gavur gölü bataklığı, Karacasu gibi göl ve su kaynaklarında ördek avlama imkanları vardır. Aksu çayı ve Ceyhan nehrinde sazan, yayın ve yılan balığı avcılığı yapılmaktadır. İl merkezi ve İlçelerinde avcı kulüpleri mevcut olup, kulüpler sürek avı tertip etmektedirler.



Doğa Yürüyüşü



Ayşepınarı-Karbasan, Türkmenler-Hacınınoğlu, Ilıca-Suçatı, Suçatı-Bulutoğlu, Engizek zirvesi, Kahramanmaraş-Başkonuş yaylası trekking için elverişli parkurlardır.



Kuş Gözlem Alanı



Gavur Gölü



İl: Kahramanmaraş

İlçeler: Türkoğlu

Yüzölçümü: 1500

Rakım: 490 m

Koruma: hayır

Başlıca Özellikleri: tatlısu gölü, bataklık



Kuş Türleri: Küçük karabatak (maks. 121) sayesinde önemli kuş alanları statüsü kazanır.





TARİHÇE



Tekir Vadisi, Döngel Köyündeki mağaralarda yapılan araştırmalarda ele geçen buluntular yörede insan yerleşiminin Üst Paleolitik Çağda başladığını; Neolitik, Kalkolitik ve Eski Tunç Çağlarında da sürdüğünü göstermektedir. Şehri Hititler kurmuşlardır. Daha sonra Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Memluklular, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar şehre hakim olmuşlardır.



Dünyanın sayılı madalyalı şehirlerinden biri olan Maraş'a Kurtuluş Savaşı sırasında halkın   gösterdiği direnişten dolayı 7 Şubat 1973' den itibaren TBMM tarafından Kahramanlık unvanı verilerek adı Kahramanmaraş olarak değiştirildi.


forum
0

#5
Kullanıcı çevrimdışı   Esesli 

  • KD ™ Kadim Dost
  • Grup: Yetkili
  • Mesaj sayısı: 5.814
  • Kayıt tarihi: 01-Nisan 08
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Forum İtibarı: 64
Mükemmel
Coğrafi Yapısı

Bir bölümü Akdeniz, bir bölümü ise Doğu Anadolu Bölges'inde kalan Kahramanmaraş il toprakları, 27o 11' ve 38o 36' kuzey enlemleriyle 36o 15' ve 37o 42' doğu boylamları arasında yer almaktadır. Kahramanmaraş ili, 14.327 km2 lik yüzölçümüyle ülke topraklarının % 1,8'ini kaplar. Kahramanmaraş yönetsel bakımdan, doğudan Malatya'nın Darende, Akçadağ ve Doğanşehir; Adıyaman'ın Besni; Gaziantep'in Yavuzeli ve Araban; Güneyden yine Gaziantep'in Merkez ve İslahiye; Adana'nın Bahçe; batıdan yine Adana'nın Kozan, Saimbeyli, ve Tufanbeyli; Osmaniye'nin Kadirli; Kayseri'nin Sarız; kuzeyden ise Sivas'ın Gürün ilçeleriyle çevrilidir. 1980'de nüfusu 738.000'i aşan Kahramanmaraş'ta km2 'ye 52 kişi düşüyordu.


YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Kahramanmaraş il toprakları, yükseltileri 3.000 m' ye varan ve genellikle Güneydoğu Torosların uzantıları olan dağlarla, bunlar arasında kalan çöküntü ovalarından oluşmaktadır. İl alanında geniş bir akarsu ağı vardır. İl alanı, birçok yerde bu akarsuların oluşturduğu vadilerle yarılmış ve parçalanmıştır. İldeki yeryüzü şekillerinin en önemlisi, Kahramanmaraş Ovası'nın yer aldığı çöküntü alanıdır. Afrika Göller Bölgesi'nden başlayarak, Kızıldeniz, Lut Gölü ve Amik Ovası boyunca uzanan Ürdün Graben sistemi'nin devamı olan bu alan, Kızıldeniz'den başlayarak, Vâdi- el Arab, Gor, El-Bika, Amik-Kahramanmaraş oluğu adlarıyla anılmaktadır.

DAĞLAR
Dağlar il alanının % 59,72'sini kaplamaktadır. Kahramanmaraş il topraklarını engebelendiren dağlar, genellikle Güneydoğu Toroslar'ın uzantılarıdır. Nurhak Dağları'nda yükselti 3.081 m2 ye ulaşır.
Nur (Gavur, Amanos) Dağları
Bu dağların uzantıları ilin Güneybatısını engebelendirmektedir. Nur Dağlarının il sınırları içindeki uzantıları Çimen Dağı adıyla anılmaktadır. Nur Dağları, üçüncü zamanın Alp sistemi kıvrımı dağlarından olan toroslar'ın güney uzantısıdır. Bunlar, türlü aşınmalarla düzleşmiş ve neojen sonunda yükselmiş bir kırıklı-kıvrımlı dağ sırasıdır. Nur Dağları bir yandan Güveydiye ile Kahramanmaraş arasındaki güneybatı - kuzeydoğu doğrultulu uzun kırık, öte yandan Hınzır Burnu'ndan Dörtyol'a, Osmaniye'nin güneyinden Andırın ilçesinin doğusuna değin uzanan bir başka kırık arasında, çevresindeki çöküntü alanlarına karşı yükselmiş bir sıradağ olarak görülür. Nur Dağları'nın bu çöküntü alanlarına bakan yamaçları çok diktir. Bu dik yamaçlar, akarsularca aşındırılmıştır.
Engizek Dağı
Merkez ilçenin kuzeydoğusundaki bu dağ kütlesi, 2.815 m' ye dek yükselir. Engizek Dağı, Göksu Vadisi'yle kuzeyindeki Nurhak Dağları'ndan; çukur bir alanla da güneyindeki Ahır Dağı'ndan ayrılır. Doğu - batı doğrultusunda uzanan bu dağ da Güneydoğu Toroslar'ın bir uzantısıdır. Engizek Dağı'nın yapısında permo-karbonifer şistleri ve yeşil kayaçlar egemendir. Engizek dağı büyük ölçüde doğal bitki örtüsünden yoksundur. Kahramanmaraş ilinde sayılan dağların dışında kalan başlıca yükseltiler, Binboğa Dağları (2.942 m), Delihöbek Dağı (2.338 m) ve Ahır Dağı'dır (2.301 m).
PLATOLAR
Alanının % 24' ünü kaplayan platolar, daha çok kuzeyde toplanmıştır. Güneydoğu Toroslar'ın kuzeye açılan kollarından olan ve Afşin'i batıdan kuşatan Binboğa Dağları, doğuya doğru yüksek platolara dönüşür. Yükseltisi 1.500 - 2.000 m arasında değişen bu platolar, kalkerli yapı nedeniyle ot bakımından pek zengin değildir. Daha alt yükselti basamaklarınkinde, yer yer dip sular yüzeye çıkar. Elbistan çöküntü alanını kuzeyden ve doğudan sınırlayan dağların yüksek kesimleriyle ova arasında, çeşitli yükselti basamaklarına sıralanmış platolar vardır. 1.500 - 2.000 m'ler arasında yer alan bu platolar, Ceyhan Irmağı'nın kollarıyla parçalanarak çeşitli büyüklükte düzlüklere ayrılmıştır. Doğu Anadolu'nun soğuk karasal iklimine kapalı olan bu platoların kimi kesimleri su kaynaklarınca zengindir. Bu kesimler zengin çayır otlarıyla kaplıdır. Soğuk kış ayları dışında, bu platoların bir bölümü yaylak olarak kullanılır. Kuzeydeki kadar sık olmasa da, ilin güney kesiminde de platolara rastlanır. Ceyhan ırmağı ile önemli bir kolu olan Göksün Çayı arasını dolduran Berit Dağı ve uzantılarının çevresi büyüklü küçüklü platolarla kaplıdır. Yükseltileri yer yer 1.000 m'ye dek düşen bu platolar, Ceyhan Vadisi aracılığıyla Akdeniz ikliminin etkilerine açık olduğundan, kuzey platoları kadar soğuk değildir. Zengin çayırlarla kaplı olan kesimleri il hayvancılığı açısından önemlidir. Merkez ilçeden kuzeydoğuya doğru uzanan Maraş ve Engizek Dağları ile güneyden il alanına sokulan nur Dağları'nın uzantıları üzerinde de geniş platolar vardır. Bunların yükseltileri 1.000 - 2.000 m arasındadır. Kuzeye doğru gidildikçe bu platoların, kalkerli yapının egemen olduğu kesimlerinde bitki örtüsü çok zayıftır. Bu geniş platolarda hayvancılık yapılır.

AKARSULAR
Kahramanmaraş ili tümüyle Ceyhan Havzası içinde kalmaktadır. Havza, batıdan Seyhan, kuzey ve kuzeydoğudan Fırat, güneyden Asi havzalarıyla komşudur. Su toplama alanı 21.982 km2 olan Ceyhan Havzası vardır. Ceyhan Havzası'nın 659.872 hektarı sulanabilir niteliktedir. Akarsıların yıllık ortalama su hacmi 7.250.000.000 km3'tür. Havzada 734.472 hektar ovalık alan vardır.
İlde geniş bir akarsu ağı vardır. Türkiye'nin önemli akarsularından Ceyhan da il topraklarından doğmaktadır.

Ceyhan Irmağı :
Ceyhan, Elbistan Ovası çevresindeki dağlardan kaynaklanır. Irmak, önce Söğütlü Çayı, sonrada Harman Çayı ile birleşir. Bu noktadan sonra dar menderesler yaparak akan Ceyhan ırmağı, önce güneybatıya sonra güneye döner ve Ortaklı Köyü yakınlarında Göksun Çayı'yla birleşir. Bundan sonra hayli büyük bir ırmak durumuna gelen Ceyhan, dar ve derin boğazlar içinde akmaya başlar. Bir süre güney yönünde akan Ceyhan Irmağı, Ericek Köyü önlerinde doğuya, daha sonra güneydoğuya döner ve Ekinözü'nün güneyinde güneybatıya yönelir. Irmak Sazköy önlerinde güneye döner. Bu kesimde yine derin boğazlar içinde akar. Batıdan Gölceğiz Köyü'nün Güredin Çayı'nı alan Ceyhan Irmağı, Kahramanmaraş Ovası'na girer. Ova'da menderesler çizerek batıya dönen ırmak, Ova çıkışında Körsulu Deresi'ni alır ve güneybatı yönünde akarak il sınırları dışına çıkar. Ceyhan Irmağı'nın kaynak bölgesinde yükselti 2.000 m'dir. Irmak yatağının yükseltisi 460 km'lik akışı boyunca 0 m'ye kadar inmektedir. Eğim, ırmağın orta ve yukarı çığırlarında % 1'i geçer. Saniyede akıttığı su miktarı ortalama 301 m3'tür. Ceyhan Irmağı'nın saniyede akıttığı en az su miktarı 56 m3, en çok 1.960 m3'tür.

Aksu Çayı :
Ceyhan'ın en güçlü kollarından olan bu su, Engizek Dağı'nın eteklerinden doğar. Küçükcerit Köyü'nün hemen doğusunda çok güçlü bir pınardan çıkan Aksu Çayı, başlangıçta Ağa Suyu yada Aksu Gözü'yle anılır. Aksu, Büyükcerit yönünden gelen sularla da beslenir ve oldukça güçlü bir çay durumuna gelir. Çok dar ve derin boğazlardan geçerek Söğütlü yakınlarında göllerden inen daha küçük bir başka suyla birleşir. Bundan sonra da Uzungeliş denilen uzun ve oldukça derin bir boğaza girer. Aksu Vadisi, Pazarcık yakınlarında genişler ve Narlı Ovası'na açılır. Bu ovada önce güneybatı yönünde akan, sonra kuzeybatıya, daha sonra da kuzeye yönelen Aksu Çayı, Kahramanmaraş Ovası'nı kuzeybatı - güneydoğu yönünde geçerek Ceyhan'a karışır. Aksu'nun saniyede akıttığı su miktarı en az 140 m3, en çok 496 m3'tür. Kahramanmaraş ilinde Ceyhan ve Aksu dışında kalan sular genellikle Ceyhan'nın kolları olan küçük akarsulardır. İldeki öbür sular arasında Merkez İlçe'deki Erkenez, Karaçay, Deliçay, Üngüt, Körsulu, Peynirdere, Kerhan, Kırkgöz; Andırın'daki Üzücek, Geben, Başpınar, Andırın, Çokak, Darıovası, Keşiş; Elbistan'daki Söğütlü, Hurman, Nargile, Nurhak; Göksun'daki Terbüzek, Göksun, Kömür, Çukurhisar, Güredin; Pazarcık'taki Mizmilli, Göksu, Ardıl, Bağlama, Taşbiçme ve Türkoğlu'ndaki Gökpınar gibi akarsular sayılabilir.

GÖLLER
Kahramanmaraş İli'nde doğal göl yoktur. Bir bataklık durumunda olan Gavur Gölü ise DSİ'ce kurutulmuş ve 52.000 dekarlık tarım alanı kurulmuştur. Kartalkaya Baraj Gölü : Bu baraj 1972'de hizmete girmiştir. Aksu Çayı üzerinde kurulu bu toprak dolgu tipindeki barajın temelden yüksekliği 57 m'dir. Depolama hacmi 195.000.000 m3 olan Kartalkaya Barajı sulama amacıyla kurulmuştur. Bu barajdan yararlanılarak 26.970 hektar alan sulanabilmektedir.

VADİLER ve OVALAR
Geniş bir akarsu ağı olan Kahramanmaraş İli'nde, vadilerde önemli yer tutar. İl toprakları, Ceyhan Irmağı ve kollarının açtığı vadilerle parçalanmıştır. Ovalar ise il alanının % 16,3'lük bir bölümünü kaplamaktadır. Daha çok Ceyhan Irmağı Vadisi boyunca sıralanan bu ovaların başlıcaları, Elbistan ve Kahramanmaraş Ovalarıdır.

Ceyhan Vadisi :
Ceyhan Irmağı, Elbistan Ovası'nda doğup bir süre bu ovada geniş tabanlı bir vadide aktıktan sonra güneybatıya dönerek ovadan çıkar. Bu arada vadi tabanı da daralır. Ceyhan Vadisi, Sarıgüzel Köyü yakınlarında kabaca güneye döner. Sonra, Beşen köyü güneyinde oldukça daralır ve derinleşir. Koçlar Köyü'nün güneyinde, güneybatıya yönelen ve Kılavuzlu Köyü yakınlarında tabanı genişleyen vadi, Kahramanmaraş Ovası'na açılır. Ovaya girdikten sonra yine menderesler çizerek batıya dönen Ceyhan Irmağı, ova çıkışında önce güneye, sonra da güneybatıya yönelerek çok dar ve derin bir vadi oluşturur. Ceyhan Vadisi, Kuşçu köyü'nün kabaca batısında il sınırları dışına çıkar.

Elbistan Ovası
:
Bu ova Kahramanmaraş İli'nin kuzeyinde, Doğu Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinin birbirine en çok yaklaştığı yerdedir. Yükseltisi 1.100 - 1.1150 m2'dir. Düzlük ve yer yer alçak tepeliklerden ova elips biçimlidir. Ova seviyesindeki bu dağlar bol yağış almaktadır. Baharda karların erimesiyle ovaya inen akarsular kabarır ve ovanın güneyinde Ceyhan Irmağı'na karışır. Bunların başlıcaları, birçok kol ve gür kaynaklarla beslenen ve Ceyhan'a döküleceği yer yakınında, büyük bir akarsu görünümü alan hurman Çayı ile kuzeydoğudaki dağlardan inen derelerle beslenen Söğütlü Çayı'dır. Ovaya güneyden de bir çok gür kaynak iner. Elbistan Ovası, eskiden beri güç geçit veren yüksek dağlar arasında yer alan önemli bir yerleşme alanı olmuştur. Elbistan Ovası'nda buğday, arpa, mısır ve şeker pancarı yetiştirilmektedir. Elbistan Ovası'nın uzunluğu 50 km, kuzey - güney doğrultusunda eni ise 20 km'dir. Ova Binboğa, Nurhak, Engizek ve Berit dağları arasında, bu dağlardan ortalama 1.000 - 1.500 m aşağıda, bir çöküntü alanıdır. Karasal kuvaterner tortullar (alüvyonlar) ile kaplıdır. Çevresi, türlü yapıdaki eosen flişleri, kretore tabakaları ve serpantin kütlelerinden oluşan dağlarla doğu ve batısı, permo-karbon katmanları, kristalin kalkerleri ve mermerlerden oluşmuş dağlarla, güneyi ise serpantin kütlelerinin geniş yer tuttuğu yükseltilerle çevrilidir.

Kahramanmaraş Ovası :
İlin önemli ovalarından biri de Kahramanmaraş Ovası'dır. Güneyde yer alan Kahramanmaraş Ovası'nın yükseltisi 800 - 1.000 m'dir. Ahır Dağı ve Çimen Dağı'nın arasında yer alan, ovanın uzunluğu 40 km, kuzey - güney doğrultusunda genişliği ise yaklaşık 20 km'dir. Aslında çöküntü alanı olan Kahramanmaraş Ovası, Afrika Göller Bölgesi'nden başlayarak Kızıldeniz, Lut Gölü ve Amik Ovası boyunca uzanan Ürdün Graben Şisrleri'nin bir devamıdır. Ova çevresindeki dağ ve tepeler 4. zamanda oluşmuştur. Ancak Kahramanmaraş Ovası'nda, 4. zaman yaşlı alüvyonlar yanında 3. zaman yaşlı tortullarda vardır.

Göksun Ovası :
İldeki bir başka önemli ovada Ceyhan Irmağı'nın kollarından Göksun Çayı'yla sulanan Göksun Ovası'dır. Bu ova, ilin kuzeybatısında yer alır. Göksun Ovası kuzeydoğu - güneybatı yönünde uzanmaktadır. Yükseltisi 1.000 - 1.500 m arası olan Göksün Ovası'nın uzunluğu 30 km, kuzey - güney doğrultusunda genişliği ise 20 km'dir. Ova Dibek, Binboğa, Delihöbek, Berit ve Armutyücesi dağlarıyla çevrilidir.

Aksu Vadisi :
Ceyhan Irmağı'nın kollarından Aksu'nun oluşturduğu vadi, Engizek Dağı'nın güneydoğu eteklerinden başlar. Önce güneydoğuya, daha sonra güneybatıya yönelir ve derinleşen vadi Sakarya Köyü'nün doğusunda, güneye döner. Daha sonra güneybatıya doğru uzanan Aksu Vadisi, Büyükçam Köyü'nden sonra geniş bir çöküntü alanına açılır. Sağlık ve Narlı ovalarının oluşturduğu bu alan, bir olukla Kahramanmaraş Ovası'na bağlıdır. Bu vadi, Kahramanmaraş Ovası'nda Ceyhan Vadisi ile birleşir.
İldeki öbür ovalar arasında, Türkoğlu, Narlı, Andırın, Afşin ve Mizmilli ovaları sayılabilir.

JEOLOJİK YAPI
İlde çeşitli jeolojik zamanlardan kalma oluşumlara rastlanmaktadır. Paleozoik yaşlı şist ve mermerler, Gavur Dağları'nda geniş alanlar kaplar. Narlı Ovası'nın güneyinde mezozoik seriler görülür. İl alanında, genellikle marnlardan oluşmuş paleosen yapılı oluşumlar da önemli bir yer tutmaktadır. Bunlar kumlu yataklar ve kil içerir. Şistler ve tebeşirli katmanlar da görülür. Kahramanmaraş'ta alt eosen yaşlı greler, kırmızı renklidir. Bunlar, kalker çimentolu ve kırmızı - kahverengimsi konglomeralardan oluşmuştur. Kahramanmaraş'ın kuzeyinde Ahır Dağı'nda ve Narlı Ovası'nda orta eosen oluşumları görülmektedir. İlin güneydoğusunda, orta eosen kalkerlerinin üzerinde tebeşirli katmanlar vardır.
İlde, miyosen oluşumlarının görüldüğü yerlerde, altta denizsel fesiyeste marn, tebeşirli kalker ve molozlar, yukarıya doğru ise karasal fasiyeste oluşmuş kalkerler ve konglomeralar vardır. Pliyosen yaşlı oluşumlar arasında konglomeralar egemendir. Bunun yanında kil ve kumlarda vardır. Kuvaterner yaşlı oluşumlara akarsuların vadi tabanlarında ve alüvyonlarla örtülü ovalarda rastlanmaktadır.
İldeki çöküntü alanlarını birbirinden ayıran serpantinler büyük önem taşımaktadır. İnce bir örtü durumunda geniş alanlara yayılan serpantinlerin yanında, kristalin şistler ve frayslara rastlanır. İldeki faylar boyunca, siyah bazaltların yüzeye çıkarak geniş alanlar kapladığı görülmektedir. Bazaltlar kimi yerlerde ufalanıp dağılarak killi topraklar oluşturmuştur.

Yeraltı Zenginlikleri :
Kahramanmaraş ili yer altı kaynakları bakımından pek zengin bir il sayılmaz. İlde yer alan önemli madenlerden biri boksittir. Tümü Göksun ilçesinde olan boksit yataklarının jeolozik rezervi 3.000.000 ton, toplam rezervi ise 268.000 tondur. İlde yer alan bir başka maden demirdir. Merkez, Elbistan ve Göksun ilçelerinde yer alan demir yataklarının Merkez İlçe'deki bölümünün jeolojik rezervi 25.000 tondur. Demir yataklarının toplam rezervi Elbistan'da 2.636.00 ton, Göksun'da ise 100.000 tondur.
Manganez yatakları Pazarcık İlçesi'ndedir. Bu yatakların jeolojik rezervi 700.000 ton, toplam rezervi ise 15.000 ton olarak saptanmıştır.
İl'deki önemli madenlerden biride Merkez, Elbistan ve Türkoğlu ilçelerinde bulunan barittir. Türkoğlu'ndaki damarlarda üretim yapılmaktadır. Barit'in Merkez İlçedeki toplam rezervi 74.300 ton, Elbistan'daki toplam rezervi 8.800 ton, Türkoğlu'nda ise 93.500 tondur.
Marn - kalker karışımı çimento hammaddeleri de Ahır Dağı yakınlarında, Türkoğlu İlçesi'nde ve Göksun yakınlarındadır.
Elbistan ve Afşin'deki 3.146.000.000 ton toplam rezervli linyit yatakları işlenmeye başlanmıştır.
Kahramanmaraş ili'nde yer alan öbür madenler arsasında kiremit - tuğla hammaddesi ve 40.000.000 ton jeolojik rezervli kuvarsit sayılabilir.
0

#6
Kullanıcı çevrimdışı   Esesli 

  • KD ™ Kadim Dost
  • Grup: Yetkili
  • Mesaj sayısı: 5.814
  • Kayıt tarihi: 01-Nisan 08
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Forum İtibarı: 64
Mükemmel
MARAŞ DONDURMASI
Yard. Doç. Dr. Kemal Kaan Tekinşen*
forum
Başlangıçta süt, şeker ve saleple ev koşullarında geleneksel usullerle yapılan meşhur Maraş Dövme Dondurması, zaman içersinde, özellikle 1980?li yıllardan itibaren, bileşim ve üretim teknolojinde hızlı bir gelişim göstererek bugünkü kalite düzeyine erişmiştir. Kalitesiyle ünü ülke sınırlarını da aşan Maraş Dondurması?nın tarihsel öyküsündeki önemli evreler bu makalede irdelenerek açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.
Dondurma genellikle süt ve ürünlerinden (yavan süt, yoğunlaştırılmış süt, krema, tereyağı, süt tozu), stabilizatör, emülgatör, tatlandırıcı (örn., sakaroz, glikoz), ve bazen de lezzet ve renk veren maddelerden oluşan karışımın değişik düzenlerde işlenmesiyle elde edilen kompleks (karmaşık) fiziko-kimyasal sisteme sahip -15ºC?un altında tüketilebilen bir besindir. Dondurmanın kısmen donmuş sürekli fazında (kısmında) buz kristalleri (< 30-50 µm) arasında dağınık ufak (60-70 µm çapında) hava hücrelerini içeren köpük bulunur. Beslenmede, zevkle tüketilmesi yanı sıra, kolay sindirilmesi, özellikle enerji ve bazı vitamin (örn., vitamin A, D ve B2) ve mineral maddelerden (örn., kalsiyum ve fosfor) zengin olması sebebiyle, dondurma oldukça önemli bir yere sahiptir.


Maraş Dondurması
Türkiye?de üretilen dondurmanın kalitesi başlıca üretimde kullanılan maddelerin kalitesine, karışımın (miksin) bileşimine, üretimde uygulanan tekniğe bağlı olarak farklılık gösterir. Türkiye?de üretilen dondurma tipleri arasında kalite nitelikleriyle,

Nispeten düşük hacım genişlemesi (overrun), kendine özgü hoş lezzeti (tat ve koku ) ve aroması, özlü biraz çiğnenebilen elastik (sert, esnek) tekstürü, homojen (tekdüze, yeknesak) parlak beyaz rengi, erimeye karşı dayanıklı olması ve düşük sıcaklıkta (~-18ºC) niteliklerini uzun süre muhafaza etmesiyle,
halkın beğenisini kazanan Maraş Dondurmasının (İle 12 Şubat 1973?de Kahramanlık unvanının verilmesinden sonra Kahraman Maraş Dondurması olarak da bilinmektedir.) özel bir yeri vardır. Bu olağanüstü süt ürünü şehrin adıyla özdeşleşerek, adeta sembolü haline gelmiş, Türk yemek kültüründe de önemli bir yer edinmiştir.
Kahraman Maraş?ta dondurma üretiminin temelini oluşturan tatlı yiyecek/içeceklerin şehre özgü köklü bir geçmişi vardır. Bu durum başlıca coğrafik konumundan kaynaklanmaktadır.

Toros Dağlarının güney uzantısındaki dağların eteğinde yer alan il merkezinde, son yıllarda yapılan barajların (Kartalkaya, Menzelet ve Sır) etkisiyle nem ve yağış oranlarında kısmi değişiklikler gözlemlenmekle beraber, Akdeniz ikliminin değişik bir tipi (kışın ılık ve yağmurlu, yüksek yöreler karlı; yazın kurak ve bir ölçüde sıcak) egemendir. Diğer bir anlatımla, kendine özgü zengin bir bitki örtüsü (% 42?si orman ve maki, % 24?ü çayır ve mera, % 27?si ekili/dikili arazi) vardır. İlin kuzey kesimleri, zamanla azalan keçi yetiştiriciliğine uygundur. Şehrin eteğinde bulunduğu Ahır Dağı?nın yamaçlarındaki mağara, oyuk, obruk ve kuyularda yaz aylarında bile kar bulunur.
İpek yolu üzerinde de bulunan Kahraman Maraş?ta dondurma, yüz yıllardır karla karıştırılarak hazırlanan soğuk/kısmen donmuş pekmez/bal, meyve (özellikle vişne) suyu (yörede karsambaç olarak bilinir)** ve süt ve/veya

**Çekirdeği çıkarılan vişne, tercihan küçük koyu renkli Bertiz ve Kerhan vişnesi, şekerle karıştırılır; bir süre bekletildikten sonra kaynatılır ve süzülür. Sulu kısım karla karıştırıldıktan sonra vişne şurubu (karsambaç) olarak tüketilirdi. Tortulu kısım 1925?den sonra dondurmada kullanılmaya başlanmıştır.
karışımlarının yaz aylarında tüketiminden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Ayrıca, dondurmaya başlıca özelliğini veren salep de Kahraman Maraş ve çevresinde doğada yaygın olarak bulunmakta, özellikle 8. yy.?dan beri, kış aylarında sıcak içecek olarak kullanılmaktadır. Türklerin, 8.yy.? da İslamlığı kabulüyle İslam dininin yasakladığı alkollü içeceklerin (örn., şarap, kımız) yerini, kısmen de olsa yaz aylarında şıra, kış aylarında da salep ve boza almıştır. Salep, Orta Doğu?dan Avrupa?ya yayılmıştır; özellikle İngiltere?de kahve yaygınlaşıncaya, 16. yy.?a kadar içecek olarak önemini korumuştur. Salep bazı yabani orkide türlerinin kök yumrularından (tubera salep) bir dizi işlemlerden sonra öğütülerek elde edilir.

Kahraman Maraş ve çevresi yabani orkideler bakımından ülkenin önemli bir yöresidir. Kahraman Maraş?ta yetişen başlıca yabani orkide türleri Orchis anatolica, O.mascula, O.spitzelii, O.tridentata, O.morio, O.palustris, Orphys holoserica, Dactylorhiza romana, D.osmanica, Himantoglossum affine, Anacamptis pyramidalis?dir
Salebin elde edildiği orkide türlerinde, bir önceki yıla ait eski (ana, ebe yumru; o yılın bitkisinin toprak üstü sürgününü oluşturduğundan büyük buruşuk) diğeri genç (kardeş, hemşire yumru; o yılda meydana gelmiş, gelecek yılın bitkisini oluşturacak genç, küçük, dolgun) olmak üzere iki yumru bulunur. Bitki çiçekte iken yeni yumru toplanır; daha büyük sert, buruşuk kirli beyaz renkte olan eski yumru bırakılır.



Toplanan taze küçük kök yumrular, soğuk suyla yıkanarak temizlenir, süt, peyniraltı suyu veya ayranda, enzimatik faaliyetleri durdurmak, yumuşatmak ve dış kabuğunu gevşetmek için, 15 dk. haşlanır. İpe dizildikten sonra da tercihan gölgede 7-10 gün kurutulur. Bu işlemler sırasında yumrular ağırlığının 9:10?unu kaybeder. Kaynatmadan kurutulan yumrular ile benzerliğinden dolayı bazen salep niyetine satılan it sarımsağı (Allium macleani), yeterli sertlikte olmadığından, mazı tohumu gibi kolay parçalanır. Kurutulmuş salep yumruları oval, bazen çatal (dallı, diş şeklinde), 1-4 cm uzunlukta, yarı saydam, kirli beyaz-sarı renkte, yüzeyleri pütürlü ve karmaşık hafif lezzetlidir. Bu yumrular daha sonra birkaç kez düşük devirli değirmende, son yıllarda makinelerde, öğütüldükten sonra toz haline getirilir ve ince eleklerden geçirilerek kaba parçacıklarından ayrılır. Salep yumrularının ortalama 1000 tanesinden 1 kg toz salep elde edilir.

Salep
Salebin bileşiminde elde edildiği yöreye göre % 11-44 glikomannan, % 8-19 nişasta, % 1-4 şekerler, % 0.5-1.5 azotlu maddeler, % 2-10 kül ve % 8-12 rutubet bulunur. Kullanım özelliği başlıca içerdiği glikomannan? dan kaynaklanır.

Glikomannan kültürü yapılabilen bazı bitkilerden de yaygın olarak elde edilmektedir. Çözünebilir lifli bir besin maddesi olarak da sınıflandırılan glikomannanın suyu tutma özelliğinden dolayı başlıca besinlerin, özellikle dondurmanın, kıvamını artırmak ve göreneksel hekimlikte bazı metabolizma rahatsızlıklarını (örn., konstipasyon, kan serumu glikoz ve lipid düzeyini) düzeltmek, cinsel gücü artırmak, solunum yollarını yumuşatmak ve tokluk hissi oluşturmak amacıyla kullanılmaktadır.

Salebin ticari amaçlı, çayır (çöp, şehriye, arpacık) ve yayla (dağ) salebi olmak üzere iki çeşidi vardır. Salepten kısmen zengin olan Kahraman Maraş ve çevresinde çayır salebi Andırın ve Gölbaşı yöreleri ile Maraş Ovası?nda başlıca Ranunculus ficaria türünden elde edilir ve glikomannan içermez. Ocak-Nisan aylarında toplanır, genellikle salep içeceği olarak kullanılır. Yayla salebi ise 1000-1200 rakımlı yerlerde yetişir ve Maraş salebi olarak bilinir. Daha iri olan bu salep, dondurma yapımında bir litre süte ~ 5-6 g kullanılır; beyaz, kırmızı ve mor çiçekli türlerden elde edilir. Helete, Tanır, Tekir, Süleymanlı, Kürtül, Kösürge, Kayışlı, Dönüklü yöreleri ile Amanos Dağı yamaçlarındaki çamlık alanlardan Temmuz sonuna kadar toplanır. Kahraman Maraş ve çevresinde 10 farklı cinse ait 38 tür tespit edilmiştir.


Dondurmada Salebin Kullanımı
Maraş Dondurması, başlangıçta şeker/bal ve sütle yapılan bir çeşit donmuş sütlü tatlıya / dondurmaya, çok muhtemelen 1920?nin başlarında* salebin katılmasıyla ortaya çıkmıştır. Salep dondurma yapımında Türkiye?de ilk defa Kahraman Maraş?ta kullanılmıştır. Ülkenin diğer yörelerine de Kahraman Maraş?tan yayılmıştır.
Salebin dondurma üretiminde ilk defa, kesin olarak, kim(ler) tarafından kullanıldığı bilinmemektedir. Saleple yapılan dondurma, çok muhtemelen sıcak salebin (süt, şeker ve salep karışımının) bozulmaması için serin bir yerde geceleyin tesadüfen donması; ertesi günde donmuş salebin, metal bir çubukla karıştırılarak, incelenmesi sırasında kıvamlı, sakız gibi uzayan, beğeniyle yenebilen bir hale gelmesi sonucu ortaya çıktığı sanılmaktadır. Türkiye?de salepli dondurmayı ilk defa 1920?nin ikici yarısında Halep?ten gelerek Kahraman Maraş?a yerleşen Hacı Mehmet isimli şahıs yapmıştır. Kısa bir süre (4-5 yıl) sonra Kel Ali (Kıyak) olarak bilinen şahıs, salepli dondurmayı, özlü düzgün bir yapı vermek için, dövme demir kaşıkla karıştırarak Maraş?ın ünlü dövme dondurmasının temelini atmıştır.

* Belgelerden Türkiye?de dondurmanın, kültür ve tekniğin daha çok hissedildiği İstanbul?da yaklaşık yüz yıl önce yapıldığı ve salebinde üretimde kullanılmadığı anlaşılmaktadır. İlk yazılan yemek kitaplarının dondurmayla ilgili kısımlarında, 1920?den önce salebin dondurma yapımında kullanıldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. 1920?den önce kullanılmış olsaydı salepli dondurma o zamanki başkentte, İstanbul?da, şüphesiz birkaç yıl içinde bilinir ve ilgili yayınlarda yer alırdı.


Salebin dondurma yapımında kullanımının artmasıyla, özellikle 1930?lu yıllardan itibaren, Kahraman Maraş salep ticaretinin önemli merkezi haline gelmiştir. Bilinen ilk salep tüccarları, Durdu Mehmet Ramazanoğlu, Kayserili Kemal ve Yahudi Musa olarak tanınan kişilerdir; daha sonraki yıllarda Mehmet Tanış, Mahmut Ayhan ve Adnan Dedeoğlu başlıca salep tüccarları olarak tanınmışlardır.


Maraş Dondurmasının Ünü
Maraş Dondurmasının ünü, yapım tekniği yanı sıra, yörede zamanla üretimi azalma eğilimi gösteren, keçi sütü ve kaliteli salebin kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Şöyle ki,

i. keçi sütü, inek sütüne göre, renginin -karoten ve karotenoidleri içermemesinden dolayı- daha beyaz; toplam kuru madde (ortalama keçi sütünde % 13.3, inek sütünde % 12.5) bakımından da daha zengin olması;

ii. salep de içerdiği maddelerden, özelikle glikomannan?dan, dolayı adeta bir harç maddesi gibi stabilizatör* özelliğiyle dondurmaya arzulanan yapı ve kitleyi (düzgün, özlü ve homojen) vermesi, kısmen erimeyi geciktirmesi, yapım ve muhafazası sırasında büyük buz kristallerinin oluşumunu engellemesi

bakımından üretimde önemli bir yere sahiptir. Maraş dondurması üretiminde kullanılan salep özeldir. Çünkü Toros ve Amanos Dağları?nın 1000-1200 rakımlı belirli kesimlerinde bulunan bazı yabani orkide türlerinin yumrularından özel işlemlerle elde edilen bu salep, ürünün kendine özgü tekstür (yapısıyla ilgili fiziksel özellikleri), lezzet (tat ve koku) ve aromasını veren bileşikleri yeterli düzeyde içerir.



Dondurma Yapım Zanaatı ve Tekniğindeki Gelişmeler
Dondurmacılık Zanaatı

Dondurma Kahraman Maraş?ta başlangıçta, Avrupa ve Türkiye?de ilk yapıldığı ilde, İstanbul?da, olduğu gibi ev / sokak dondurmacılığı şeklinde ortaya çıkmıştır. Salebin dondurma yapımında kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, artan talep karşısında, ev/sokak dondurmacılığı yerini zamanla dükkân dondurmacılığına terk etmiş; dondurma satan dükkânların sayısında önemli artışlar olmuştur. Bununla beraber sokak/seyyar dondurmacılık 1960?lı
* Dondurmada arzulanan fiziksel kalitenin ve yapının sağlanmasında ve muhafazasında etkin rol oynayan maddeye veya maddelere verilen ad.
yılların başlarına kadar varlığını azaltarak da olsa devam ettirmiştir.
Renkli kişilikleriyle seyyar dondurmacılar, evlerde ilkel koşullarda keçi sütü ve Halep?ten gelen kalıp (kelle) şekerle hazırladıkları dondurmayı, başlangıçta omuzlarında, daha sonra dondurma arabalarında taşıdıkları küleklerle, kendilerine özgü deyişlerle,

Dondurmayı yaparım, içine kaymak katarım, hanımlara satarım,
kaymaklı dondurmam meşhur;
Dondurmacı geliver, sen burada duruver, bay ve bayanlara vere dur,
kaymak benim dondurmam;

Ne keleş, Ne keleş, Dondurmalar ne beleş, Kaymak buz;
Dondurma tabak tabak, Ye de tadına bak;
Dondurma dondu gitti, Dondurması bitti gitti, Dondurma almayan güzeller üzüldü de gitti;
Dondurma döndü gitti, Bir dondurmaya güzeller kandı gitti;
Dondurması kaymak gibi, Kendisi biraz ahmak gibi.
sokaklarda tüketime sunmuşlardır. Kahraman Maraş?ın ilk seyyar dondurma-cısı Hacı Mehmet Ustanın Yanında yetişen meşhur Kel Ali lakaplı kişidir. Kel Ali (1912-??) Belediye Çarşı?sından Bakırcılar Çarşısı?na dönerken sağda, çeşmenin yanında, Kahraman Maraş?ta ilk dondurmacı dükkanını açmıştır. Dondurma yapımını yanında çıraklık yapan Sıttık Taşdemir?e (bilahare Van?a dönen), Şevket Çavuş?a (Karabıyık), bacanağı Sütçü Osman?a (Kanbur) ve Ali Küçükönder?e öğreterek , Kahraman Maraş?ın ilk dondurma ustalarını yetiştirmiştir. Bu ustalardan Sütçü Osman Arasa Çarşısı çeşmesi yanında kurduğu tezgahında kendine özgü deyişleriyle dondurma satmıştır.
Maraş Dondurması ilk kez, 1920?nin başlarında, Taş Han?ın ana kapısı civarında -zamanın en işlek alış / veriş merkezi konumunda olan mevkide- bulunan dükkânlarda satılmaya başlanmış

forum
Dükkân dondurmacılığının diğer öncüleri arasında en tanınanları, bilinen ilk tatlıcılardan (taş kadayıfı ve Yahudi kıvrımıyla meşhur) Şekerci Hacı (Baba) Mustafa (Kılıçkıran) ile sıcak süt, salep ve vişne şurubu, limonata satan Süphan Dağı eteğindeki Ağveren Köyü?nden Kahraman Maraş?a gelerek yerleşen Şevket Çavuş (Karabıyık)?dur. Şevket Çavuş?un oğlu Alaeddin Usta 7 yaşından beri (74 yıldır) baba mesleğini halen Belediye Çarşısı?ndaki otantik kemerli dükkanında (Üstün Dondurmacı) süt, salep, dondurma ve tatlı satarak sürdürmektedir. Sütçü Osman?ın oğlu Davulcu Mehmet Usta namıyla tanınan kişi de aynı mevkide Bizim Dondurmacı adlı iş yerini açarak dükkân dondurmacılığının yayılmasına vesile olmuştur.
Kısa bir süre içinde de dondurma ilk kez Şevket Çavuş tarafından, doğal lezzet ve aroma maddeleriyle (gül suyu, vişne tortusu ve damla sakızı) çeşitlendirilmiştir.
Maraş Dondurması, 1950?ye kadar Mayıs-Eylül arasında şehrin eteğinde bulunduğu Ahır Dağı?ndan kendirden yapılmış çuvallar arasında katırlarla getirilen kar ile yaylalardan gelen keçi sütü ve saleple evlerde hazırlanan karışımın dükkânda manüel olarak (elle) işlenmesiyle yapılmıştır.


Karışımın Evde Hazırlanması: Odun ocaklarında kalaylı bakır bir kazanda ısıtılan süzülmüş ılık süte şeker salep karışımı -önce bir miktar şekerle karıştırılmış salep, daha sonra da şekerin geri kalan kısmı- ilave edilir. Karışım (10 kg süt, 2.7 kg şeker, 0.06 kg salep) sürekli özel tahta kaşıklarla savrularak yaklaşık 25 dk., kaşıktan damlayan karışım sününceye kadar, pişirilir ve çeşme suyu altında soğutulur.
Karışımın Dükkânda İşlenmesi: Dükkânda karışım, bir küleğin (dut ağacından yapılmış fıçı) içindeki kara yerleştirilmiş, tulumbaya (silindir şeklinde kalaylı bakır kovaya) aktarılır; tulumba, kapağından elle çevrilerek, içindeki karışımın kısmen donmasını sağlanır ve çelikten yapılmış bir dondurma kaşığıyla (cip amortisöründen yapılmış, 67 cm uzunluğunda) da en az 20 dk. dövülerek işlenir; diğer bir anlatımla, dondurmaya dönüştürülür. Yapım sırasında tulumba ile külek arasındaki kara tuz serpilir, kar bastırılarak sıkıştırılır. Böylece soğutma/dondurma işlemi sırasında, karın erimesiyle açığa çıkan soğukluk karışımın donmasını ve soğuk kalmasını sağlar; eriyen karın suyu da külekteki musluktan boşaltılır; tulumba ile külek arasına tekrar kar/buz konarak tulumba 45-60 dk. çevrilir.
forum
Bu arada bazı dondurma ustaları da büyük şehirlerde (örn., Şekerci Hacı Ahmet?in oğlu Ökkeş Usta İstanbul?da - Balat?ta; tatlıcı Hacı Baba?nın torunu M.Ali Erşahan Ankara?da -Gençlik Parkı?nda; Davulcu Mehmet Ustanın oğlu Osman Adana?da; Abdullah (Oğuzlar) Usta Malatya?da) işyerlerini açarak Maraş Dondurmasının ününün yayılmasına katkıda bulunmuşlardır.

Kahraman Maraş?ta modern anlamda ilk tatlı ve dondurma dükkânı, ? FERAH ? adıyla 1956?da zamanın tanınmış dondurma ustalarından Seyfettin ve Faik (İnalbars) kardeşler tarafından Belediye Çarşısı?nda açılmış; 1970?li yılların başlarında da buradan termoslarla diğer illere dondurma gönderilmeye başlanmıştır. Kahraman Maraş?ta bu sektörde iz bırakan çok önemli bir isimde babasının ( Ali Küçükönder ) yanında yetişen ve Uğrak Kemal olarak tanınan kişidir. Kemal Usta Kahraman Maraş?ta pastaneciliğin gelişmesinde ve il dışında, özellikle İstanbul ve Ankara?da, meşhur dondurmasını bizzat yaparak Maraş Dondurması?nın tanınmasına öncülük etmiş; 1946?da meşhur kaymaklı ve kavunlu dondurmasını sunduğu Genel Kurmay Başkanı Org. Kazım Orbay tarafından maddi ve manevi olarak ödüllendirilmiştir. Kemal Usta, 1959?da Kahraman Maraş?ta, lakabını aldığı meşhur ilk pastaneyi, ?UĞRAK PASTANESİ? ni, açmıştır. Uğrak Pastanesi?nde, İstanbul?dan temin edilen malzemelerle yapılan çeşitli yaş/kuru pastalar ve kurabiyeler ile çeşitli meyve suları (örn., nar, portakal, greyfurt) ve muzlu süt ilk defa halkın tüketimine sunulmuştur. İlk açılan pastanelerden bir diğeri de Saray Pastanesi?dir. Burada Evliya (Ermiş) Usta maniler söyleyerek servis yapmasıyla tanınmıştır.

Kahraman Maraş?ın ünlü dondurmasıyla tanınmasında, il merkezinde üretim ve tüketiminin yasaklandığı sürenin (15 Eylül?23 Nisan), 1960?da belediye başkanlığı görevini de üstlenmiş olan Vali İbrahim Öztürk tarafından kaldırılması önemli rol oynamıştır. Maraş Dondurması?nın böylece ününün yayılması, diğer bir anlatımla talebin artması, dondurmacılık zanaatının baba mesleği haline dönüşmesine ve birçok Kahraman Maraşlı ustanın da ülkenin hemen hemen her yöresinde mesleklerini sürdürmelerine vesile olmuştur.


Üretim Tekniğinin Gelişimi
Dondurma Ekipmanları

Maraş Dondurmasına olan talebi karşılamak ve üretimde verimliliği artırmak için, ABD?deki gelişmelere benzer şekilde, 1950?nin sonlarına doğru Kahraman Maraş?ta da üretim tekniğinde, önemli bir aşama olan kısmi mekanizasyona geçilmiştir. Amerikalı ev kadını Nancy Johnson?ın 1846?da icat ettiği elle çalışan dişli bir düzeneğe sahip karıştırma/dondurma makinesinin bir benzeri 1960?da Kahraman Maraş?ta Ahmet Gürdal tarafından yapılmıştır.
Bu makinede üstten elle çevirmeli tulumba/külek sisteminde değişikliğe gidilmiştir. Sistemde karıştırma işlemi, tulumbanın kapağına yerleştirilen dişli düzeneğe bağlı çevirme kolunun manüel hareketiyle, -tahta kazıyıcı bıçakların bulunduğu- tulumbadaki pirinç dökümden yapılmış karıştırıcı (kelebek, dolap) döndürülerek sağlanır. Ahmet Gürdal bir süre sonra (1962?de) dondurma makinesinin çevirme koluna motor uygulayarak kasnaklı buz/kar soğutmalı dondurma makinesini, 1975?de de 1.5 mm kalınlığında paslanmaz çelikten (krom/nikel 304 mat) tulumbayı imal etmiştir. Böylece seri üretimine başlanan Maraş Dondurması, diğer illere gönderilmeye başlanmıştır.


İleri soğutma işlemlerinin geliştirilerek yaygınlaşmasıyla, Kahraman Maraş?ta da dondurma karışımının karıştırılarak dondurulmasında soğutucu sıvı/gaz(lar)dan 1960?ın başlarında yararlanılmaya başlanmıştır. Günümüzde Maraş Dondurması, işletmelerin kapasitelerine bağlı olarak, yabancı ve yerli dikey veya sürekli-yatay dondurma makinelerinin yardımıyla modern bir şekilde üretilmektedir.

Bu bağlamda, Kahraman Maraş?ta dondurma makine sanayinin öncülerinden Ahmet Gürdal?ın kurduğu firma (Ahmet Gürdal Soğutma-Isıtma Makineleri San. ve Tic. Ltd. Şirketi) son yıllarda seri Maraş Dondurması üretme özelliğine sahip sürekli tip bir makine geliştirerek ?Maraşmatik? adıyla dondurma üreticilerinin hizmetine sunmuştur.


Dondurma yapım tekniğinin temel yapım aşamalarından biri olan homojenizasyon işlemi de dondurma karışımına, Kahraman Maraş?ta ilk kez 2000?de uygulanmıştır. İşlemle dondurmanın temel yapısı oluşturularak, daha açık bir anlatımla dondurma karışımının; içerdiği yağın yayıklanması önlenerek ve bağdaşık (homojen) dağılımı sağlanarak, viskozitesi artırılarak, bazı fiziksel ve duyusal kalite niteliklerinin geliştirilmesi sağlanmıştır.


Dondurma Karışımın Bileşimi
Maraş Dondurması uzun yıllar, 1970?in sonlarına kadar, teknik bilgi ve modern ekipmanlardan yoksun küçük ölçekli işletmelerde alışılagelen usullerle süt, şeker ve salepten imal edilmiştir. Kahraman Maraş?ta I980?in başlarında ileri soğutma/dondurma tekniklerinden ve bilimsel araştırma sonuçlarından yararlanılmasıyla üretim tekniğinde ve kalitesinde önemli gelişmeler olmuştur. Dondurmanın ünlenmesinde rolü olan salebin, hem ekonomik olmaması hem de farklı fonksiyonel karakterinden ötürü, tek başına kullanımının tamamen elverişli olmaması, bilim adamlarını üretim maliyetini azaltmaya ve kaliteyi, özellikle yapı, kitle ve erimeye karşı direnç bakımından, geliştirmek için araştırmalar yapmaya yöneltmiştir. Bu bağlamda 1980?de Prof. Dr. O. Cenap Tekinşen?in önderliğinde, Kahraman Maraş?ta Yaşar Pastanesi?nin sahibi Mehmet S. Kanbur?la işbirliği yapılarak, TÜBİTAK?ın da desteğiyle yapılan araştırmaların sonucunda, Maraş Dondurması?nın ününün pekiştirilmesinde önemli rolü olan salebi de içeren elverişli stabilizatör karışımları ile dondurma karışım (miski) formülleri belirlenmiştir. Bu bilgilerin uygulamaya aktarılmasıyla da sektörün Kahraman Maraş ve diğer bazı illerde gelişmesine katkıda bulunulmuştur. Kahraman Maraş?ta son on yılda üretimde mekanizasyona gidilmiş yurtiçi ve/veya yurt dışında birçok satış noktası olan modern üretim tesisleri kurulmuştur.


Günümüzde Maraş DondurmasıSon yıllarda özgün kalite niteliklerine sahip Maraş Dondurması üretimi sayıları sınırlı, özellikle küçük, işletmelerde yapılmaktadır. Maraş Dondurması üretiminde, temelini oluşturan süt, şeker ve salebe ek olarak, ürünün özelliklerini belirginleştirmek ve üretim verimliliğini artırmak amacıyla, modern ekipmanların yanı sıra, çeşitli gıda maddelerinden yararlanılmaktadır. Bunun başlıca nedeni, bu tip dondurmaya niteliklerini kazandıran salebin - elde edildiği bitkinin (bazı yabani Orchidaceae türleri) tarımının (kültivasyonunun) yapılamaması ve yumrularının doğada bilinçsiz sökülmesi sebebiyle - çok az miktarda elde edilmesi ve manda/keçi sütü üretiminin yeterli olmamasıdır. Son yıllarda tüketimde artan talebi karşılamak ve maliyeti düşürmek amacıyla salep yerine çok daha ucuz ve temini kolay bazı stabilizatör karışımları, keçi/manda sütü yerine de inek sütü kullanılmaktadır. Ayrıca dondurmanın, özellikle tekstürel ( yapı ve kitle ), niteliklerini kısmen de olsa, düzeltmek amacıyla glikoz ve bazı süt ürün-lerinden ve/veya susuz (katı) bitkisel yağlardan yararlanılmaktadır. Ayrıca tüketimini artırmak içinde üretimde çoğu kez çeşitli katkı (lezzet, aroma ve renk) maddeleri ve/veya meyveler kullanılarak özgün sadeliği maskelenmektedir.

Not : Bir kg salep, 1940?lı yılların sonunda üç kg dondurma fiyatına satılırken, günümüzde 16 kg dondurma fiyatına alıcı bulmaktadır.


SonuçMaraş Dondurması, bir dizi evrelerden geçerek mevcut üretim teknolojisi ve kalite niteliklerine sahip olmuştur; daha açık bir anlatımla, Maraş Dondurması üreticilerinin bilinçli üretime yönelmesi, konunun uzmanı bilim adamlarıyla işbirliğine girerek bilimsel araştırma bulgularından ve ileri üretim teknolojisinden yararlanması, sonucu bugünkü kalite düzeyine erişmiştir; üstün kalite nitelikleri ve kendine özgü (oda sıcaklığında 5-10 dk. bekletildikten sonra -yaklaşık 12ºC?de, çatal ve bıçakla) tüketimiyle de Türk yemek kültüründe ayrı bir yer edinmiştir. Perakende satış yerlerinin çoğunda, 1950?li yıllarda olduğu gibi, nostaljik görünümlü modernize edilmiş, salamura su veya kuru soğutmalı tahta külek (fıçı) içindeki tulumba (kova)da satışa sunulmaktadır. Maraş Dondurmasının ünü, beğeniyle tüketilmesine bağlı olarak ülke sınırları dışında da hızla yayılmaktadır.
0

#7
Kullanıcı çevrimdışı   Esesli 

  • KD ™ Kadim Dost
  • Grup: Yetkili
  • Mesaj sayısı: 5.814
  • Kayıt tarihi: 01-Nisan 08
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Forum İtibarı: 64
Mükemmel
KAHRAMANMARAŞ İLİ
TARIMSAL YAPISI
COĞRAFİ KONUM

İlimiz 14.346 km² lik yüzölçümü ile Türkiye’nin 11. tarımsal potansiyeli bakımından da 13. büyük vilayeti durumundadır. 37 – 38 kuzey paralelleri ile 36 – 37 doğu meridyenleri arasında yer alır. Merkez İlçe deniz seviyesinden 568 m. yükseklikte olup, İlin kuzey kesimleri oldukça dağlıktır. Yeryüzü şekilleri genellikle Güneydoğu Torosların uzantıları olan dağlarla bunlar arasında kalan çöküntü alanlarından oluşmaktadır. Arazi yüksekliği 350 metreden 3000 metreye kadar çıkan İlimizde geniş ovalar vardır. Bunlar Türkoğlu, Maraş, Göksun, Aşağı Göksun, Afşin, Elbistan, Andırın, Mizmilli, Narlı ve İnekli
Ovalarıdır.
İlimizin belli başlı dağları ise; Nurhak, Binboğa, Engizek, Uludaz ve Ahırdağı’dır. Ceyhan Nehri ile Aksu, Bertiz, Erkenez, Göksu, Göksun, Hurman, Körsulu, Sarsap ve Söğütlü çayları İlimizin başlıca akarsularıdır.
Toprakların % 59,7’sini dağlar, % 24’ünü platolar ve % 16,3’ünü de ovalar teşkil eder.
İlimizin yıllık ortalama nem oranı % 55 – 60 arasında değişmektedir. Nem oranının en fazla olduğu ay Aralık, en düşük olduğu aylar ise Haziran ve Temmuz aylarıdır.
Uzun yıllar ortalamasına göre İlin en soğuk ay’ı Şubat, en sıcak ay’ı ise Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Buna göre en düşük sıcaklık değeri – 3,7 oC’dir. En yüksek sıcaklık değerleri ise sırasıyla 40,0 ve 39,9 oC’dir.
İlde yağışlar genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında vukuu bulmaktadır. Yıllık toplam yağış, uzun yıllar ortalamasına göre 766,5 mm.’dir.
İlimizde karlı gün sayısı oldukça azdır. Son 10 yıl içerisinde karlı gün sayısı 21 olarak tespit edilmiştir. İlimizde don olayı Kasım ayında başlamakta ve Nisan ayının ilk haftasında sona ermektedir. Son 20 yıl içinde en fazla don olayı 1989 yılında görülmüş, 74 gün boyunca don devam etmiştir. Özellikle son 10 yıl içinde don olaylarında düşüş gözlenmiştir. Bunun en önemli sebeplerinden birisi İlde yapımı tamamlanan ve hizmete açılan barajlardır. İlimizin Temmuz ve Ağustos ayları ise en kurak aylardır.
İlimizin bitki örtüsünü çoğunlukla ormanlık alan teşkil etmektedir. Bu ormanlık alanları Kızılçam, Karaçam, Sedir, Ardıç, Köknar, Gürgen, Kayın ve buna benzer ağaç türleri kaplamaktadır.. İlin güney ve güney batı kısımları Doğu Akdeniz Bölgesinde olduğu için bitki örtüsü maki topluluğu şeklindedir.
İKLİM VE BİTKİ ÖTRÜSÜ
Kahramanmaraş Doğu Akdeniz Bölgesinde yer almakla birlikte konum itibariyle birçok bölgenin geçiş noktasındadır. Bu bölgeler Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgeleridir. Bu sebeple ikliminde de değişik iklim karakteristikleri hakimdir. Genelde Akdeniz iklim özelliklerine sahipken, Göksun, Afşin, Elbistan gibi ilçelerimiz Doğu Anadolu iklim özelliklerine, Kahramanmaraş merkez ve yakın çevreleri hem Akdeniz hem de Güneydoğu Anadolu Bölgesinin iklim özelliklerine sahiptir. Bu sebeple,yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılıman ve yağışlı özellik gösterir. Uzun yıllar aylık sıcaklık ortalaması 16,1 oC dir . Yağış toplamı 766,5 mm, minumum sıcaklık değeri 6,2 oC, maksimum sıcaklık değeri ise 28,5 oC dir. Bu veriler bölgemizin 21 yıllık ortalama değerleridir.




İLİMİZİN ARAZİ DURUMU
Toplam Yüzölçümü……………………: 1.434.600 Hektar
Tarıma Elverişli Arazi………………....: 426.467 Hektar
Toplam Sulanan Arazi…………….…..: 154.505 Hektar
Bunun; ………………….………...……:61. 045 Hektarı Devlet sulaması,
93.460 Hektarı halk sulamasıdır.
Toplam Sulanabilir Arazi Miktarı ise : 353.580 Hektardır.
Kuru Tarım Arazisi ise …....................: 272.000 Hektardır.


İLİMİZDE ARAZİ KULLANIM DURUMU
Çeşitli Zirai Ürün Ekilen Alan : 361.496 Hektar
Meyvelik Alan………………..: 31.263 Hektar
Bağ Alanı…………………..…: 23.362 Hektar
Sebze Alanı…………………...: 10.346 Hektar
TOPLAM …………………...: 426.467 Hektardır.
İLİMİZDE ÖNEM ARZEDEN TARIM ÜRÜNLERİ
ÜRÜNÜN CİNSİ ÜRETİM ALANI
(Ha) ÜRETİM MİKTARI (Ton) ORTALAMA VERİM (kg/Da.)
Buğday 217.558 706.453 324
Arpa 36.650 81.305 232
Nohut 27.035 23.274 86
Pamuk 12.865 50.012 388
Kuru fasulye 13.255 28.154 212
Ayçiçeği 14.712 27.049 183
Şekerpancarı 9.733 506.585 5.204
Mısır(I-II. Ürün) 14.403 161.965 1.124
Mercimek 3.930 3.929 100
Kırmızı Biber 787 2.685 342
Bağ 25.054 110.990 443
Antepfıstığı (Meyve veren ağaç sayısı) 1.613.000 24.375 15 kg/ağaç
Zeytin (Meyve veren ağaç sayısı) 659.110 1.749 20 kg/ağaç-


İLİMİZİN HAYVAN VARLIĞI
forum
Saf kültür ırkı…...: 29.843 Baş
Kültür melezi……: 59.961 Baş
Yerli sığır ……….: 27.062 Baş
Toplam …………:116.866 Büyük baş hayvan mevcuttur
Koyun ….. : 409.976 Baş
Keçi …….. : 196.881 Baş
Toplam … : 606.857 Küçük baş hayvan mevcuttur.
0

#8
Kullanıcı çevrimdışı   Esesli 

  • KD ™ Kadim Dost
  • Grup: Yetkili
  • Mesaj sayısı: 5.814
  • Kayıt tarihi: 01-Nisan 08
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Forum İtibarı: 64
Mükemmel
KÜLTÜR SANAT
FOLKLORİK DEĞERLER (Giyim, El Sanatları, Yiyecekler Ve Halk Oyunları)
Giyim

forum
Kahramanmaraş?ta eskiden kullanılan yöresel kadın kıyafeti; Başta renkli veya beyaz poşu, sırtta üç etekli zıbın fistan, cepken, (Fermane) belde kuşak, ayakta topuklu kunduradan oluşmaktadır. Yöresel erkek kıyafeti ise; Basta poşu, keçe ve külah, sırtta renkli mintan üzerinde sırma ve simli cepken, belde simli silahlık, ayakta bordro siyah şalvar, çizme veya yemeni ayakkabı ve çoraplardan oluşmaktadır. Eskiden erkeklerin birçoğu sahtiyan ve gönden yapılmış çizme, postal çarık giyerlerdi. Kadınlar ise sahtiyan ve gönden yapılmış "Gülşeftali" veya sarı renkte ökçeli nalçalı "Edik" kaluç kundura giyerlerdi. Çoraplar ise yünden veya keçi kılından yapılmış dizleme idi.
forum

forum
forum
El Sanatlari
Kahramanmaraş?ta bakırcılık ve ağaç oyma isi çok eskilere dayanmaktadır. Hala günümüzde ağaç oyma isi tekniği ile ev dövme isi hala sürdürülmektedir. Bakir malzemeler arasında turistik nitelikte olan vazo, saksılık, tepsi, mangal bol miktarda yapılarak ülkemiz içine ve hatta dış ülkelere kadar gönderilmektedir. Bakırcılık ve ağaç oymacılığı yanı sıra eski bir el sanatı olan Kahramanmaraş işi sim-sırma islemeciliği sanatı üzerine yapılan eserlerin güzelliği turistlerin yakın ilgilerini toplamaktadır.


BAKIRCILIK SİMSIRMA
forum

DİĞER ELSANATLARI

Halk Oyunlari
Kahramanmaraş'ın Milli Kültürünün özünü teşkil eden folklor değerlerimiz içinde halk oyunları ilk sırayı alır.Kahramanmaraş'ın folklor yapısı Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu etkileri altında kalmıştır. Bu nedenle, ilin çeşitli yörelerinde bu etki alanları değişik karakterler göstermektedir. Kahramanmaraş merkezindeki milli oyunların başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz: Ceren, piri, abak, bertizi, kelek.,bevdi, çoban, Kahramanmaraş üç ayağı, Kahramanmaraş halayı ve koçevi gibi oyunlardır. Bu oyunlar davul ve zurna eşliğinde oynanır. Milli oyunlarda giyilen kıyafetler, başta üzerine kırmızı poşu sarılmış keçe külah, sırtta sırma veya simli aba, sim-sırma ile işlenmiş kadife döşlük, döşlüğün altında tek düğmeli yakasız gömlek, altta sim-sırma işlenmiş şalvar, belde palaska, ayakta açık mavi renkte çorap ve Kahramanmaraş'a özgü gülşeftali yemeni giyilir. Bu milli kıyafetlerin esas kökeni Kahramanmaraş'ın mahalli çete kıyafetlerinden gelmektedir

Yemekler (Yöre Mutfagi)
Yöremizde kültürel degerlerin bir ögesi de yemek ve tatlilardir. Özellikle yöremizde kis için tarhana, bulgur, dögme, nisasta hazirlanir. Biber, patlican, kabak, bamya ve fasulye gibi yiyecekler kurutularak saklanir. Kahramanmaras'ta yaylaciligin oldugu kesimlerde yag,. peynir ve yogurt yaz- kis beslenmenin ana ögeleridir. Genel olarak Et ve dögme, bulgur gibi ürünler beslenmede önemlidir. Hemen her türlü yemekte kirmizi biber kullanilir.

Geleneksel et yemeklerinin baslicalari
forum
Saç kavurmasi, Yahni, Külbasti, Içli Köfte, Et böregi ve Legen çorbasidir. Etlilerde baharat kullanimi yaygindir. Bezdirme, bazlama, yufka, sepit ve bükme yörenin ekmek türleridir.

forum
Yöreye özgü yemekler

Çorbalar
Tirşik Çorbasi, Ekşili Çorba, Dövmeli Mercimek Çorbasi, Yogurtlu Dövmeli Çorba, Maras Paçasi.

Lapalar
Pitpit Lapasi, Bulamaç, Kabak Lapasi.

Köfteler
forum
Tatlılar
forum
forum

Osmanlı saraylarına ve asil konaklarına yabani orkide (salep) satan Maraşlı Osman Ağa, yörede "cinsel gücü artırıcı" olarak bilinen bu içeceğin artanını bir gün saklamak için kara gömmüş.Ertesi günü baktığında, salebin kıvamındaki değişiklik dikkatini çekmiş. Süt, şeker ve salep karışımının yoğunluk kazandığını ve sakız gibi uzadığını görmüş. Bu yeni gıda maddesinin tadına bakan herkes pek çok sevmiş. Salepli karsambaç olarak başlayan bu gelişme üç kuşak sonra Maraş Dondurması olarak tanınmaya başlamış.Kahramanmaraş?ı çevreleyen Ahirdağı'nın yamaçlarında özellikle kekik, keven gibi rayihali otlarla beslenen keçilerin sütünden, birinci kalite salepten üretilen bugünkü K.Maraş Dondurmasındaki en büyük özellik sütün keçi sütü olmasından kaynaklanıyor. Ahirdağı yamaçlarında beslenen keçilerin sütü önce bir eksper tarafından kontrol ediliyor. Özellikle sütteki yağ oranının belirli bir yüzdenin altina düşmemesi gerekiyor. 90 derece sıcaklıkta kaynatılan sütler, mikroorganizmalardan arındırılıyor. Daha sonra bu süte önce salep, ardında seker katılıyor. İyice karıştırılan bu karışım, 6-8 saat dinlendirdikten sonra eksi 6 derecede soğutulduktan sonra tüketime sunuluyor.

İçerisinde A B C D ve E grubu vitaminleri ile kalsiyum fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum demir ve çinko gibi minerallerde bulunan K.Maraş dövme dondurmasinin 100 gr. sade dondurmada 135 mg kalsiyum, 115 mg fosfor, 100 mg. sodyum, 160 mg. potasyum, 0,1 mg. demir, 130 mg. A vitamini, 0,21 mg.E vitamini 0,25 mg. B vitamini ve 0,13 mg. diger vitaminlerden oldugu tesbit edilmiştir.

Bugün, K.Maras dövme ve meyveli dondurma çesitlerinin, Yasar Dondurma (Mado), Ferah Dondurma (Edo) ve Kervan Dondurma (Alpedo) kuruluslari tarafindan yurt içi ve yurt disinda dagitimi yapilmaktadir.

Vazgeçilmez Yiyecegimiz Tarhana
K.Maraş'ın geleneksel gıdalarından birisi olan tarhana gerek hazırlanışı, gerek lezzeti bakımından K.Maraş insaninin vazgeçilmez gıdasıdır. Günümüz gıda sanayiinin kolu haline gelen firik her evde üretilir.
forum
Kültür olarak tarhana şehir hayatında önemli bir yer tutar. Kültürümüze ve ülkemiz koşullarına özgü bir gıdadır. Saklaması kolay ömrü uzun bir gıda maddesidir. Tarhana hazır çorba durumundadır. Ayni zamanda Türk tüketicisinin damak zevkine uygun bir kuruyemiştir.

TARHANA HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ





TARHANA Tarhana ; Kahramanmaraş halkı tarafından sevilerek yenen, vitamin ve besin değiri açısından oldukça yüksek bir yiyecek çeşididir. İçerisine katılan, dövülmüş buğday, yoğurt, kekik , çöreotu ve güneşten aldığı vitaminler gibi maddelerin, insan sağlığı ve yaşamındaki faydaları herkes tarafından bilinmektedir. Karışımından da alaşılacağı gibi yiyecek olmasının yanında tarhana, sindirim sistemi dahil birçok hastalığa şifa olarak gösterilmektedir. Ayrıca tarhana hazırlığının " her aşamasında ! " halkımız tarafından sevilerek tüketilmektedir.

örneğin :

1. AŞAMA


İlk aşamada değirmenlerde belirli işlemlerden geçerek kabuğu alınan buğday su ilave edilerek uzunca bir müddet geniş bir kapta kaynatılarak lapa haline getirilir ( halk arasında "aş" olarak da adlandırılır.). İçerisine tereyağ margarin vb... yağlar ilave edilerek hazırlanan yağlama adını verdikleri pilav, insanlara servis yapılır. Yağlama normal pilavla yenilebilen, her türlü yiyecekle birlikte yenilebilmektedir.

2. ve 3. AŞAMA

İkinci aşamada pilav, yoğurt ve diyer baharatlar katılarak iyice karıştırılır. Tabi ki tarhananın bu hali de insanlar tarafından yardımcı ve hafif bir yiyecek olarak sevilerek yenmektedir. hazırlanan karışım yaklaşık 5-6 saat beklemeye alınır.

Üçüncü aşamada beklemeye alınan karışım bir süre sonra çığ* denilen sergilere, el, mala ve son dönemde yeni icat olunan makinalarla serilir. serilen karışım yaklaşık 12 saat süreden sonra yandaki fotğrafta da görüldüğü gibi firik dediğimiz yarı kurumuş tarhana halini alır. Tarhananın bu hali de çeşitli kuru yemişlerle sevilerek yenmektedir. Tarhana bu haldeyken aroması normal tarhanadan farklıdır.

*çığ saz denilen bir tür bitkinin kurutulup ince iplerle yanyana konarak dokunmasından meydana gelen bir sergi modelidir.

4. AŞAMA

Yiyecek son aşamada tarhana dediğimiz son halini alır ve çığlardan çıkarılarak saklama kaplarına depo edilerek tüm sene boyunca afiyetle tüketilir. Tarhana sene boyunca bozulma, ekşime veya besindeğerinde olumsuz bir değişme olmaz.
Tarhana şehrimizde çeşitli imalat modelleri ile de gündeme gelmektedir. Bunlardan bazıları biberli tarhana, kaymaklı tarhana vb... gibi.
Ayrıca kemik suyu ile ıslatılarak yenen tarhananın tadını buradan tarif etmek mümkün değildir. Gerçek ve doğal tarhana çorbası da, şehrimizde üretilen tarhanalardan hazırlanmaktadır.







K.Maras Kirmizi Biberi
Kirmizi biber baharat olmasinin yanisira beslenmede de son derece önemli bir gida maddesidir.

100 gr. Kırmızı biberde 318 kalori, 148 mg. kalsiyum,76 mg. C vitamini, 8,1 gr. su, 2014 mg. potasyum, 41.610 IU A vitamini, 12 gr. protein, 293 mg. fosfor, 15 mg. B3 vitamini, 17,3 gr. yag, 152 mg. magnezyum, 2 mg. B2 vitamini, 56,6 g. karbonhidrat, 30 mg. sodyum, 1 mg. B1 vitamini, 24,9 gr. lif, 8 mg. demir, yanında acılık ve renk maddesi gibi organik bileşikler içerir. Beslenmede çok büyük öneme sahip kırmızı biberin, bir o kadarda insan sağlığında önemli bir gıdadır.

Kırmızı biber mide suyu ve tükürük oluşumunu arttırır, sindirimi kolaylaştırır, romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltır, krampları giderir, kolera ve gut hastalıklarına iyi gelir, kanser riskini azaltır, terlemeyi artırır serinlik verir, öksürük ve boğaz ağrılarını gidermede kullanılır, sinir hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır. Vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar. Antibakteriyal etkisi ile hastalıkların önlenmesinde etkili rol oynar.
TARHANA HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ
forum
TARHANA
Tarhana ; Kahramanmaraş halkı tarafından sevilerek yenen, vitamin ve besin değiri açısından oldukça yüksek bir yiyecek çeşididir. İçerisine katılan, dövülmüş buğday, yoğurt, kekik , çöreotu ve güneşten aldığı vitaminler gibi maddelerin, insan sağlığı ve yaşamındaki faydaları herkes tarafından bilinmektedir. Karışımından da alaşılacağı gibi yiyecek olmasının yanında tarhana, sindirim sistemi dahil birçok hastalığa şifa olarak gösterilmektedir. Ayrıca tarhana hazırlığının " her aşamasında ! " halkımız tarafından sevilerek tüketilmektedir.
0

#9
Kullanıcı çevrimdışı   Esesli 

  • KD ™ Kadim Dost
  • Grup: Yetkili
  • Mesaj sayısı: 5.814
  • Kayıt tarihi: 01-Nisan 08
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Forum İtibarı: 64
Mükemmel
TURİZM FAALİYETLERİ İÇİNDE İL VE ÇEVRENİN YERİ forum
Kahramanmaraş ve çevresinin kültür ve turizm olgusu içinde ayrı bir yeri vardır.Kahramanmaraş Akdeniz iklim kuşağında olmakla beraber Orta Anadolu ve Doğu Anadolu iklim kuşaklarıyla sınır teşkil etmektedir.Güney İllerimize göre serindir. Çok sayıda yaylaları vardır. Bu yaylaların içinde Başkonuş Yaylası, Yavşan Yaylası ve Tekir Yaylası Türkiye'de görülmeye değer ve dünyada az sayıda bulunan bitki örtüsü ile birlikte önemli bir yer tutar. Akarsu ve kaynak suları bakımından zengindir.
forum
Tekir

forum
Döngel
Bu durum Kahramanmaraş'ın büyük bir turizm potansiyelini oluşturmaktadır. İlkbahar'ın sonlarına doğru Kahramanmaraş ve Andırın İlçesi yaylaları Adana, Hatay ve İçel için önemli ikinci bir yazlık mekan durumundadır.

Ahırdağı etekleri de onlardan geri kalmaz. Kahramanmaraş'ın Yenicekale, Süleymanlı, Döngel, Tekir, Fırnız, Güvercinlik, Kazma, Kozludere, Kumaşır Gölü, Kapıçam ve Pınarbaşı, Elbistan İlçesinin Pınarbaşı ve Ekinözü İlçesi yazları ve sonbaharda halkın tercih ettiği yöreler arasında yer alır. İl merkezindeki muhteşem Kale, Ulu Camii, Taş Medrese, Pazarcık yöremizde Evri ve Tilkiler Harabeleri, Andırın yöremizde Gökahmetli ve Çokak Harabeleriyle yol boyu Osmanlı ve Bizans Kaleleri, Süleymanlı'daki Bizans Yapıları, tek başına bile çok büyük bir değeri olan Afşin'deki Eshab-ı Kehf Külliyesi ve daha saymakla bitmeyecek kültür ve turizm değerlerimiz çoğu yerli ve yabancı turistlerimiz için önem arz etmektedir.
forum

Taş Medrese Ulu Camii


Kahramanmaraş el işlemeciliğinden Oya, Sim Sırma, Kuyumculuk, Bakır ve Ağaç Oyma İşlemeciliği her an herkesin hayranlıkla hislerini kabartacak değerlerdir. Ayrıca ünlü kırmızı biberi ve dondurması dünyada rakipsizdir. Çeşitli, dünya ülkelerindeki gıda fuarlarına katılması, Yurt düzeyinde yapılan şenliklerde yer alması Kahramanmaraş Dövme Dondurmasının önemini kanıtlamaktadır. Ülke ve yöre turizmi için önemli bir potansiyel oluşturmaktadır.
ÇEVRE ÇEKİCİLİKLERİ (TARİH VE KÜLTÜREL DEĞERLER)
"Kahramanmaraş Merkezi"

Kahramanmaraş kentinde yer alan önemli tarihi ve arkeolojik yapıtlar.

Kahramanmaraş Kalesi
Kare planlı burcun dış duvarları kesme taş, iç duvarları ise moloz taştır. Yarıdan çoğu yıkılmış iç duvarlarda iç kapı koridoru ile kapı söve yerleri onarılmıştır. Burcun güney yüzünde sivri kemerli, çift kanatlı kapı yer alır. Ahşap kapı kanatları, kalın saç kaplanarak iri başlı çivilerle perçinlenmiştir. Burcun doğusu maz-gal deliklidir. İçten haç planlı burç, haçın uzun kolu üstündeki başka bir kapıyla kaleye açılır.

Kale surlarının içi park olarak düzenlenmiştir. Açık çay bahçeleri, çocuk parkı ve dinlenme mekanları bulunmaktadır.

forum
forum
Tarihi Maraş Kalesi
Kahramanmaraş çevresindeki diğer Kale kalıntıları; Çukurhisar Köyünde Çukurhisar Kalesi, Yaylaüstü Köyünde Yaylaüstü Kalesi, Doluca Köyü'nde Orçan Kalesi, Pazarcık Şallıuşağı Köyü yakınlarında Köroğlu Kalesidir.

Ulu Camii
Kahramanmaraş Kalesinin güneyindeki meydandadır.Taçkapı üstündeki yazıttan Dulkadiroğulları'ndan Süleyman oğlu Ala Üd-Devle Bey'in 1496' da yaptırdığı anlaşılmaktadır. Camiinin kuzeyine sonradan eklenen son cemaat yeri düz ve ahşap çatılıdır. Dikdörtgen planlı ana mekan, mihrap duvarına dikey uzanan yedi nefe ayrılmıştır. Doğuda alanın durumu nedeniyle alttan dolgulu nefte, paye yerine kısa sütunlar kullanılmıştır. Üçgen mihrap nişi, dört bordürlü ve mukarnaslıdır. Mukarnas, Palmet, Lotüs motiflerinden oluşan bordürler özenli işçilikleriyle ilgi çeker. Camiden bağımsız minare özgün yapısını koruyabilmiştir. Kare taban üstünde silindirlik gövde bir silmeden sonra çok köşeli yapılmıştır. Üst kısmı onarımlarla değişmiştir.
Haznedarlı Camii (Duraklı Camii)
Duraklı Mahallesindedir. Camideki çok sayıda yazıt yapımla ilişkili değildir. Mimari ve bezemesinden XV. yy. yapısı olduğu sanılmaktadır.Ayrıca mihrabın olduğu düşünülen mermer kesme taşlardaki bezemeler de aynı yüzyıl özellikleri göstermektedir

Hatuniye Camisi
Kurtuluş Mahallesindedir. Yavuz Selim Sultan (XV.yy) adına yaptırılmıştır. Avlu giriş kapısı üstünde XIX.yy. başlarından onarım yazıtı vardır. Kesme taştan, son cemaat yeri ve ana mekanı ahşap çatılı bir yapıdır. Son cemaat yerinin solundaki sivri tonoz örtülü, dikdörtgen planlı türbeye, birkaç basamakla inilen yalın kapıdan girilir.

İklime Hatun Mescidi
Kurtuluş Mahallesindedir. Ala Üd-Devle Bey'in kızı İklime Hatun adına 1549'da yaptırılmıştır. Mescit ve Türbe kesme ve moloz taştandır. Ortada paye, yanlarda duvarlara dayanan iki sivri kemerden oluşan son cemaat yeri tonoz örtülüdür. Son cemaat yerinin sağında türbe, solundaki kemer içinde mescidin kapısı yer almıştır. Kare planlı mescidin kubbesi yıkılmıştır. Silindirlik mihrap nişi sütunların taşıdığı yarım kubbeyle örtülüdür.Mihrap duvarının solundaki kapıdan türbeye girilir. Düzgün olmayan dörtgen planlı yapı, sivri kemerli tromplara oturan kubbe ile örtülüdür. Türbede iki gömüt vardır.

Taş Medrese
Kalenin güneyindeki meydandadır.XIV.yy'da Ala Üd-Devle Bey'in kızı adına yapıldığı öne sürülen yapı yazıtsızdır. Türbedeki beş satırlık yazıt ise bozulmuştur. Taş Medrese, düzgün olmayan dörtgen planlı açık avlu çevresinde sıralanmış bölümlerden oluşmaktadır. Avlunun sağında medrese odaları, girişin karşısında dikdörtgen planlı mescit ve solunda da piramit çatılı türbe yer alır. Medrese odaları dikdörtgen planlı, tonoz örtülüdür.
forum
Taş Medresenin Mescit ve Türbe kısımları vardır.Onarımı yapılmış olan Taş Medrese kentin önemli bir meydanında yer almaktadır.

Taşhan
Kapalı Çarşıya bitişiktir.Dulkadiroğulları döneminde yapıldığı öne sürülen, moloz taştan kare avlu çevresinde iki katlı bir yapıdır. Girişin karşısındaki çapraz tonozlu mekan, sivri kemerlerle avluya açılır. Kuzeydoğuda, hanın ambarı olduğu düşünülen tonozlu uzun bölüm vardır. Girişin sağındaki tonozlu mekanların sonuncusundan bir koridorla ahıra geçilir. Girişin solundaki küçük bölüm depodur. İkinci kat sonradan ahşap olarak yapılmıştır. Basamaklarla, arkasında han odalarının yer aldığı gezinti yerine çıkılmaktadır. Girişin karşısındaki bölümlerden belediye çarşısına ikinci bir kapı açılmıştır.

forum
Taşhan Çarşısı

Katip Hanı
Ulu Caminin güneyindedir. XVIII. yy.da yapıldığı sanılmaktadır. Belediye, Bakırcılar ve Demirciler Çarşılarının yer aldığı Çarşıbaşı kesimindedir. Yapının iki kapısından biri, bu çarşılara açılmaktadır. Kapıdan hole, buradan da üç yanı ahşap revaklı kare avluya geçilmektedir. Güneyi revaksızdır. Avlunun çevresinde iki katlı han odaları vardır. Batıdaki kargir, tonoz örtülü iki büyük odanın solunda sivri kemerli niş içinde çeşme ve helalar yer alır. Güneybatıda depo olarak kullanılan ortaları tek sütunlu iki oda bulunmaktadır. Bunların solundaki odadan ahıra geçilir. Hanın ikinci katı yangından sonra ahşap olarak yapılmıştır.
0

#10
Kullanıcı çevrimdışı   Esesli 

  • KD ™ Kadim Dost
  • Grup: Yetkili
  • Mesaj sayısı: 5.814
  • Kayıt tarihi: 01-Nisan 08
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Forum İtibarı: 64
Mükemmel
forum
Hışırhan
Yıkılan eski bedestenin 100 metre batısındadır. XIX. yy. yapısı olduğu sanılan hanın yalnızca kuzeyi sağlamdır. Revaklı avlunun çevresinde yer alan yapı bakımsız olup onarımı gerekmektedir.

Ashab-ı Keyf forum
Dünyada 33 yerde var olduğu iddia edilen Eshab-ı Kehf'in yani mağara arkadaşlarının Afşinimizde yaşadığına inanıyor ve araştırmalarımız sonrasında iddia da ediyoruz.
Yapmış olduğumuz araştırmalarda Kur'an'ı Kerim'de ki Kehf suresi'nin 17. ayetinde yapılan açıklamanın Afşin'de bulunan mağara ile birebir örtüşmesi bizim için dini delil olarak gösterebileceğimiz en önemli kanıttır.
Selçuklular, Dulkadiroğulları ve Osmanlı Devleti dönemlerinde
mağara çevresine mescid, ribat ve kervansaray yapılması, burası için vakıflar tahsis edilmesi, buraya çok hassas yaklaşılması bu mağaranın mağara arkadaşlarının uyuduğu yer olduğuna olan inancı ve güveni göstermektedir.
ilçemizde çocuklarının isimlerine kadar yansımış olan durum hem dini yönden hem tarihi yönden kesinliği desteklenen bu yerin hem müslümanlar hem de hıristiyanlar açısından ne kadar önemli olduğunun bilinciyle yaptık çalışmamızı.

forum
Ceyhan Köprüsü
Kahramanmaraş-Göksun eski yolunda, Ceyhan Irmağı üstündeki köprü, yeni yolun dışında kalmıştır. XIV. ya da XVI. yy. yapısı olduğu konusunda değişik görüşler vardır. 156.60 metre uzunluğunda, altı gözlü bir köprüdür. Çeşitli dönemlerdeki onarımlarla özgünlüğünü yitirmiştir.

Çukur Hamamı
Kahramanmaraş kentinde kalenin eteğinde toprak seviyenin altında yapılmıştır. Kitabesi yoktur. Kale ile arasında bir geçit olduğu söylentileri olmasına karşın bugün belirli bir emare yoktur. Çeşitli devirlerde onarım ve ilaveler yapılmıştır.

Tüfekçi Hamamı Sarayaltı Mahallesinde demirciler çarşısındadır. Kitabesi yoktur. Soyunmalık, iki soğukluk ve sıcaklıktan oluşmaktadır.
Acar Hamamı
Kale caddesi üzerindedir. Kitabesi yoktur. Kagir bir yapıdır. Soyunmalık, soğukluk ve sıcaklık kısımlarından oluşmaktadır. Üzerleri kubbelerle kapatılmıştır

Paşa Hamamı
Kurtuluş Mahallesinde bulunmaktadır. Bugün terkedilmiş, koruma önlemi alınmadığı için tahrip olmuştur.

MAĞARALAR
Döngel Mağarası
Kahramanmaraş-Kayseri karayolu üzerindedir. Şehir merkezine uzaklığı 45 km'dir. Mağaralar prehistorik devirde iskan edilmiştir. 1956-1960 yıllarında prehistorik araştırmalara sahne olmuştur. İçerisinden Döngel Çayı denen sular çıkmaktadır. Büyük bir çağlayan yaparak dereye akmaktadır. Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğünün izcilik kampı bulunmaktadır. Önemli turistik bir yerdir.


Gümüşkaya Mağarası

Zeytin Süleymanlı'dan geçip Afşin'e giden yolun karnıyarık mesire yerinden geçerek Ericek Kasabasından geçen tarihi İpekyolu'nun hemen yakınında bulunmaktadır. Gümüşkaya mağarası yer yer breşik özellikler gösteren Paleosen yaşlı kireç taşları içinde gelişmiştir. 20 - 30 m. uzunluğunda koridor boyunca sağlı sollu tabandan dikitler, tavandan da sarkıtlar oluşmuştur. Yer tabanının mermer olduğu bembeyaz bir güzellikle karşılaşılmıştır. Ayrıca mağaranın içerisinde bir krater gölü olup, içerisindeki suyun berrak ve temiz olmasından suyun içilebilirliği anlaşılmaktadır.

Savruk Mağarası


Savruk, Savran, Sarıkız diye tanımlanan mağaramız, Süleymanlı Ilıca Kasabası, Beşen Eleman Mezrası, Karamanlı Köyü ve Hacınınoğlu Köyü yerleşim yerlerinin arasında bulunan tarihi izler taşıyan bir doğa harikası arasına gizlenmiş ön kısmında bir şelale ve piknik alanı sayılacak tepe tarafında daha geniş bir ovayla süslenmiş turizm elçimiz olacak bir mağaradır. Ulaşım bakımından sağlık turizmine bölgesel olarak modern dünyaya ayak uydurmuş, Ilıca beldemizden araçla 20 dk. ve mağaranın 400 m. yanına kadar ulaşabilmektedir. Mağaranın iç kısmı Damlataş Mağarasını aratmayacak sarkıt ve dikitlerle bezenmiştir. Ayrıca mağaranın ön kısmında 20 - 30 m. altında Ceyhan nehri konum olarak tabiat harikası olarak akmaktadır.

Bulut Deliği Mağarası
Pazarcık ilçesinin güneybatısında bulunan Bulut Deliği Mağarası, yer yer breşik özellikler gösteren Paleosen yaşlı kireç taşları içinde gelişmiştir. Toplam uzunluğu 114 m. olan (ana galeri 80 m.) gelişimini tamamlamış fosil bir mağaradır. Coğrafi konumu Pazarcık ilçesine yakınlığı, ulaşımın kolay oluşu ve doğal çevrenin güzelliği içerisinde zengin damlataşları, sarkıt, dikit, sütun ve duvar damlataşları ile kaplı olması nedeniyle turizm amaçlı kullanıma uygundur.

ÇEŞMELER



Şeyhadil Çeşmesi
Kahramanmaraş mutasarrıflarından İsmail Kemal Bey tarafından 1913-1915 tarihleri arasında, 3X6 metre ebadında kesme taştan yaptırılmıştır. Güney cephesinde ikiz kemerli iki diş açılmış, bu kemerlerin ayaklarından çıkan ikiz sütunlarla cephe teşkilatlandırılmıştır. Doğu ve Batı cephelerinde birer kemerle açılmış nişlerle de çeşme mimarisi tamamlanmıştır.

Tur İmkanları ve Mola Merkezleri
Kahramanmaraş İlinde organize turları doğrudan çekecek önemli bir turizm kaynağı bulunmamaktadır. Bölgeden geçen organize turlar daha çok Adıyaman, Nemrut, Kapadokya ve Antalya'da ki kaynaklara yönelmekte bunların ancak bir kısmı Kahramanmaraş'a uğramakta ya da konaklamaktadır.

İlde kaynakların kullanıma açılması; Turizm altyapısının gelişmesi ile, turların daha yoğun olarak İl'e uğraması ve konaklama yapılması beklenmelidir. Bu durumda Kahramanmaraş kenti organize turlar için konaklama merkezi olarak işlerlik kazanacaktır.

Organize Turların İlde İzleyecekleri Güzergahlar
Gaziantep-Kahramanmaraş-Göksun-Kayseri Adıyaman-Kahramanmaraş-Kayseri (Adana-Antalya) Kayseri-Kahramanmaraş-Adana (Alanya-Gaziantep) Adana-Kahramanmaraş (Gaziantep-Adıyaman-Kayseri) İlde mola merkezi için en uygun alanlar Tekir vadisindedir. Kaynakların yoğunlaştığı bu bölge mola merkezi olarak da düşünülebilir

GEZİ VE MESİRE YERLERİ


Güvercinlik
Şehrin 15 km. kuzeybatısındadır. Güvercinlik ormanlık bir bölgedir ve yazları yemyeşildir. Çevre önemli mesire yerlerinden olup, tabii su kaynakları mevcuttur.

Fırnız Vadisi
Kahramanmaraş'ın 54 km. kuzeybatısında yer alır. Kumarlı Köyü yakınındaki kaya altı suyu ile Fırnız vadisinden çıkan kaynak su yatağının yamaçları 4 mevsim yemyeşildir.



Su kenarlarında ve vadi yamaçlarında yer alan çınar, çam, gürgen ve meşe ağaçları ile sarp kayalıklar buraya ayrı bir güzellik verir. Kara avcılığı ile alabalık avcılığının yapılmasına uygun bir rekreasyon alanıdır.


Yavşan

Yavşan yaylası; Sır baraj gölünün güneyindeki yükseltiler üzerinde yer alır,zengin orman dokusu, kaynakları ve endemik bitkileri ile öncelik alan doğal bir kaynaktır.Yaylanın yüksekliği 1300 m'ye ulaşır. Kahramanmaraş'a 30 km mesafede olup, Fatmalı beldesinden 12 km'lik orman yolu ile ulaşılmaktadır.Yavşan yaylası, kampçılık ve iklim kürleri açısından il düzeyinde önemli bir kaynaktır. Ajura relicta adlı bitki dünya üzerinde sadece pekmez pınarı denilen mevkide bulunmaktadır. Yörede tespit edilen üç adet Allium türünün bilim dünyası için yeni olduğu tahmin edilmektedir.


Başkonuş



Kahramanmaraş-Andırın yolu üzerinde Yenicekale çevresinde yer alan zengin bir orman dokusunun oluştuğu ve yayla karekteri taşıyan bir bölgedir. Yükseltisi 1785 m olup, kaynak suyu ve yabanıl hayvan varlığı olan Boşkonuş'ta geyik üretme çiftliği bulunmaktadır. Elektrik, telefon, yol ve çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda, Orman Bölge Müdürlüğü idaresine ait sosyal tesisler (konaklama, lokal, lokonta vb.) bulunmaktadır.

Ali Kayası



Kahramanmaraş-Kayseri karayolunun 32. kilometresindedir. Sarp ve heybetli bir yapısı vardır. İki sarp yalçın kayanın arasında çağlayanlar halinde akan suların etrafı çam ve meşeliklerle kaplıdır. Heybetli görünüme sahip olan Ali Kayasının yüksekliği 148 metredir. Şimdiki durumuyla Menzelet Baraj Gölü içerisinde kalmıştır.


Tekir
Kahramanmaraş'ın 63 kilometre kuzeyinde yer alan ve havası, suyu, ormanlığı ve önemli su kaynaklarının burada olması bölgeye daha güzel bir görünüm kazandırmaktadır. İç ve dış turizme hizmet veren 9 adet yol boyu dinlenme tesisi vardır. Balı, alabalığı, eti, yoğurdu ile meşhurdur.


Tekir
Pınarbaşı

Kahramanmaraş'ın topraklarından fışkıran suların süslediği bu mesire yerimiz halkın piknik ihtiyacını karşılaması yanında, üst kesimlerinde çamlarla örtülü restorant ve aile çay bahçeleri bulunan, turistlerin ilgisini çeken önemli rekreasyon alanıdır.

Kumaşır Gölü


Kahramanmaraş- Adana yolu üzerinde ve şehre 9 kilometre uzaklıktadır. Dağın eteğindeki kaynakların beslediği tatlı suyun meydana getirdiği göl ve etrafını çevreleyen yeşillik, eşsiz manzaraya sahip olup, halkın hem piknik yapıp hem de balık avladığı bir yerdir.

Yeşilgöz



Yeşilgöz kaynak göl olup 50 60 m derinlikte , 1000 m2 genişliğindedir. Özelliği suyun çok soğuk olmasıdır. çevre mesire alanı olup gölün içinde kendisine has balık bulunmaktadır.

Kamp İmkanları
İlimizde mevzuata uygun olarak hizmet veren tek kamp Kahramanmaraş-Kayseri karayolunun 57. kilometresinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne ait Döngel Mağaraları mevkiinde İzcilik Kampı'dır. 100 kişilik kapasite olup, her yıl 1 Nisan'dan 1 Kasım'a kadar açık bulunmaktadır.

Sağlık (Kaplıca) Ve Dağ Turizm İmkanları

Kaplıca

Zeytun Kaplıcası

forum
Ilıca (Zeytun) Kaplıcası Kahramanmaraş'ın 72 km. kuzeyinde eski Elbistan-Kahramanmaraş kervan yolu üzerinde Berit Dağı eteklerindeki Ilıca Beldesinde yer almaktadır. Kükürt petrol artığı ve az miktarda yağ karışımı ile meydana gelen şifalı suyun; Romatizmal hastalıklara, kırık-çıkık sekselleri ve kadın hastalıklarında olumlu etki yaptığı belirtilmektedir. Suyun sıcaklığı 45*C' dir. Belediyenin yaptırmış olduğu kür merkezi ve dinlenme salonları ile birlikte büyük bir bay ve bayan havuz yaptırılmıştır.


Ilıcanın doğal deseni ve iklimi de sağlık turizmini geliştirmeye elverişli yayla özelliği taşıyan doğasının yanısıra Kahramanmaraş'a yakınlığı ve ulaşım kolaylıkları da turizme olan talebi artırıcı unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu faktörlerin etkisiyle ılıca turizmi gelişen ve diğer hizmet sektörlerini de geliştiren bir ekonomik faktör olarak ortaya çıkmaktadır.



Ilıca (Zeytun) Kaplıcası Kahramanmaraş'ın 72 km. kuzeyinde eski Elbistan-Kahramanmaraş kervan yolu üzerinde Berit Dağı eteklerindeki Ilıca Beldesinde yer almaktadır. Kükürt petrol artığı ve az miktarda yağ karışımı ile meydana gelen şifalı suyun; Romatizmal hastalıklara, kırık-çıkık sekselleri ve kadın hastalıklarında olumlu etki yaptığı belirtilmektedir. Suyun sıcaklığı 45*C' dir. Belediyenin yaptırmış olduğu kür merkezi ve dinlenme salonları ile birlikte büyük bir bay ve bayan havuz yaptırılmıştır.


Ilıcanın doğal deseni ve iklimi de sağlık turizmini geliştirmeye elverişli yayla özelliği taşıyan doğasının yanısıra Kahramanmaraş'a yakınlığı ve ulaşım kolaylıkları da turizme olan talebi artırıcı unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu faktörlerin etkisiyle ılıca turizmi gelişen ve diğer hizmet sektörlerini de geliştiren bir ekonomik faktör olarak ortaya çıkmaktadır.



Ilıca Kaplıcaları kapasitesi ve su nitelikleri itibariyle yerel ölçekte hizmet verebilecek özelliklere sahiptir. Kaplıcalar 1500 yatak kapasiteli bir termal merkez potansiyeli yaratmaktadır. Ilıca'da konaklama turizm belgesi olmayan 21 pansiyonda 386 oda, 767 yatakla yapılmakla beraber, Belediye Belgeli 3 otelde 78 oda,192 yatak mevcuttur. İki adet motelin 63 odası ve 126 yatak kapasitesi vardır. Ilıca Belediyesi'nin yaptırmış olduğu kür merkezi ve sauna hamam faaliyette olup her türlü imkan mevcuttur.

Turizm mevsimi Nisan ortasından Kasım ortasına kadar 7 ay sürmektedir. Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları en yoğun dönem olup, bu üç aylık dönemde doluluk oranı %80, diğer aylarda %20-30 dolayındadır. Konaklama süresi 3-15 gün arasında değişmektedir. Ilıcada 2 kaplıca tesisi (Hamam) vardır.

Ekinözü (Cela) İçmeleri



Ekinözü İçmeleri K.Maraş'a 150 km uzaklıktadır. Ekinözü yerleşmesi, yakın çevresinde yer alan 3 kaynaktan oluşmuştur. İnsan sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunan kapasite ve kaynak nitelikleri bakımından ülkemizin 10 büyük içmesinden biridir. Ekinözü İçmeleri; Yukarı İçme, Orta İçme ve Aşağı İçme olarak 3 bölümden oluşmaktadır. Yapılan tetkik ve analizlerde başta böbrek, idrar yolları, safra kesesi, mide, bağırsak, cilt, basur, nefes darlığı,iç guatır, şeker, sinir hastalıkları, karaciğer,ve damar sertliği rahatsızlıklarında etkili olduğu ve tedavi sağladığı ortaya çıkan Ekinözü İçmelerinin suyu içilerek, banyosu yapılarak ve özel çamuru cilde sürülerek dertlere deva olmaktadır.

Tüfekçi Hamamı
Sarayaltı Mahallesinde demirciler çarşısındadır. Kitabesi yoktur. Soyunmalık, iki soğukluk ve sıcaklıktan oluşmaktadır.

Acar Hamamı
Kale caddesi üzerindedir. Kitabesi yoktur. Kagir bir yapıdır. Soyunmalık, soğukluk ve sıcaklık kısımlarından oluşmaktadır. Üzerleri kubbelerle kapatılmıştır

Paşa Hamamı
Kurtuluş Mahallesinde bulunmaktadır. Bugün terkedilmiş, koruma önlemi alınmadığı için tahrip olmuştur.

MAĞARALAR

Döngel Mağarası
Kahramanmaraş-Kayseri karayolu üzerindedir. Şehir merkezine uzaklığı 45 km'dir. Mağaralar prehistorik devirde iskan edilmiştir. 1956-1960 yıllarında prehistorik araştırmalara sahne olmuştur. İçerisinden Döngel Çayı denen sular çıkmaktadır. Büyük bir çağlayan yaparak dereye akmaktadır. Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğünün izcilik kampı bulunmaktadır. Önemli turistik bir yerdir.
0


  • (2 Sayfa) +
  • 1
  • 2
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız


"Kahramanmaraş | Dünyada İstiklal Madalyalı tek şehir" İçin Anahtar Kelimeler (Keywords)
Konuyu ziyaret eden ziyaretçilerimizin Google arama motorunda kullandıkları anahtar kelimeleri içermektedir.

kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (134), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (113), Google (97), Google (77), kahramanmaraşın hikayesi - Google'da Ara (65), kahramanmaraş efsaneleri - Google'da Ara (57), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (48), kahramanmaraşın hikayesi - Google'da Ara (38), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (35), KAHRAMANMARAŞIN EFSANESİ - Google'da Ara (31), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (31), yer adları efsane antolojisi oluşturma - Google'da Ara (30), gaziantepin efsanesi - Google'da Ara (30), gaziantepin efsanesi - Google'da Ara (29), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (28), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (27), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (27), kahramanmaraşın hikayeleri - Google'da Ara (26), şehir antolojisi oluşturma - Google'da Ara (25), kahramanmaraş efsaneleri - Google'da Ara (24), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (23), kahramanmaraşın efsaneleri - Google'da Ara (23), maraş efsaneleri - Google'da Ara (22), kahramanmaraşın hikayesi - Google'da Ara (22), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (18), kahramanmaraşın mahalleleri - Google'da Ara (18), kahramanmaraşın efsaneleri - Google'da Ara (17), yer adları efsane antolojisi oluşturma - Google'da Ara (16), maraş efsaneleri - Google'da Ara (15), gaziantepin efsanesi - Google'da Ara (15), KAHRAMANMARAŞ EFSANESİ - Google'da Ara (15), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (14), sütçü imamın hayatı ve kurtuluş savaşındaki yeri - Google'da Ara (14), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (13), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (12), kahraman maraş efsanesi - Google'da Ara (12), Gaziantepin efsaneleri - Google'da Ara (12), KAHRAMANMARAÅ EFSANELERÄ° - Google'da Ara (12), maraşın efsanesi - Google'da Ara (11), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (11), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (11), kahramanmaraştan görüntüler - Google'da Ara (11), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (10), maraşın kahraman ünvanını alması - Google'da Ara (10), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (10), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (10), kahramanmaraş isminin efsanesi - Google'da Ara (10), gaziantepin efsaneleri - Google'da Ara (10), Kahramanmaraşın Efsaneleri - Google'da Ara (10), kavlaklı kasabası - Google'da Ara (10), kahramanmaraş adının efsanesi - Google'da Ara (9), gaziantepteki kuvayi milliye hareketleri - Google'da Ara (9), kahramanmaraş'ın hikayesi - Google'da Ara (9), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (9), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (9), kahramanmaraş efsaneleri - Google'da Ara (9), KAHRAMANMARAŞIN EFSANESİ - Google'da Ara (9), kahramanmaraş kavlaklı kasabası - Google'da Ara (9), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (8), kahramanmaraşın hikayesi - Google'da Ara (8), KAHRAMANMARAŞ ŞANLIURFA VE GAZİANTEP VERİLEN ÜNVANLARIN NEDENLERİ - Google'da Ara (8), kahramanmarasın efsanesi - Google'da Ara (8), K.MARAŞIN KURTULUŞU KONULU ŞİİRLER - Google'da Ara (8), kahramanmaraşa neden kahraman adı verildi - Google'da Ara (8), kahramanmaraşın efsaneleri - Google'da Ara (7), kahramanmaraşın kurtuluş hikayesi - Google'da Ara (7), Kahramanmarasin efsanesi - Google Search (7), kahramanmaraş efsanesi - Google'da Ara (7), maraşın mahalleleri - Google'da Ara (7), maraşın kahraman ünvanını alması - Google'da Ara (7), gaziantepin uydu görüntüsü - Google'da Ara (7), kavlaklı kasabası - Google'da Ara (7), yer adları efsane antolojisi oluşturma - Google'da Ara (7), maraşın hikayesi - Google'da Ara (7), Kahramanmaraştaki kuvayi milliye hareketleri - Google'da Ara (7), k.maraşın tarihi eserleri - Google'da Ara (7), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (7), kahraman maraşın el sanatları - Bing (6), kahramanmaraşın gelenekleri - Google'da Ara (6), kahramanmaraşın efsanesi - Google'da Ara (6), kahramanmaraş adının efsanesi - Google'da Ara (6), YER ATLARI EFSANE ANTOLOJİSİ OLUŞTURMA - Google'da Ara (6), KAHRAMANMARAŞIN EFSANESİ - Google'da Ara (6), kahramanmaraş şiir - Google'da Ara (6), maraşın kahraman ünvanını alması - Google'da Ara (6), şehir antolojileri - Google'da Ara (6), maraşın kahraman ünvanını alması - Google'da Ara (6), yer adları efsanesi antolojisi oluşturma - Google'da Ara (6), kahramanmaraş efsaneleri - Google'da Ara (6), yer adları efsane antolojisi oluşturma - Google'da Ara (6), KAHRAMANMARAŞ EFSANELERİ - Google'da Ara (6), kahramanmaraşın hikayesi - Google'da Ara (6), MARAŞ efsanelerİ - Google'da Ara (6), Kahramanmaraş adını aldı efsanesi - Google'da Ara (6), k.maraştaki türbeler - Google'da Ara (6), kahramanmaraştan görüntüler - Google'da Ara (6), kahraman maraştan görüntüler - Google'da Ara (6), kahramanmaraş efsaneleri - Google'da Ara (6), maraştan görüntüler - Google'da Ara (6), KAHRAMANMARAŞ'ın adının hikayesi - Google'da Ara (6),

"Kahramanmaraş | Dünyada İstiklal Madalyalı tek şehir " ile Benzer Konular
İstiklal Madalyası | İstiklal Madalyası Kanunu
13 Yanıt - 4.328 Görüntülenme | Veriliş Maksadı, Sembolün Anlamı, Kullanım Süresi...
Yüzyıl Sonra Dünyada Bambaşka İnsanlar Yaşıyor Olacak
0 Yanıt - 5.074 Görüntülenme
Dünyada Tek
1 Yanıt - 454 Görüntülenme
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu
0 Yanıt - 4.557 Görüntülenme | Perde, 3 Ekim 2007
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları
0 Yanıt - 2.735 Görüntülenme | Perde, 18 Ekim 2007