Kadim Dostlar ™ Forum: Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



  • (2 Sayfa) +
  • 1
  • 2
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

forum d - Şeyh Sait İsyanı

Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 günü Genç ilinin Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde başlamıştır. Kısa zamanda genişleyen isyan hareketi bölgede etkili olmuştur. İsyancılar önce Genç'i, daha sonra Muş, Çapakçur, Elazığ ve Palu'yu ele geçirdiler. 7 Mart'ta Diyarbakır'ı kuşattılarsa da başarılı olamadılar. Daha sonra ordu birliklerinin olaya hâkim olmasıyla isyan hareketi gerilemeye başladı. Şeyh Sait ve isyanın elebaşıları 15 Nisanda ele geçirildi. Ancak isyanın bastırılması Mayıs ayı sonunu bulmuştur.

Şeyh Sait İsyanı, diğer isyanlarda görülmeyen birtakım özellikler taşır. Olay bütün ülkeyi içine almak amacı güden Türk inkılâbına karşı yapılmış bir harekettir. Bu harekette hilâfetin yeniden kurulmasını sağlama ve saltanatı geri getirme ideali de vardır.

Şeyh Sait İsyanı'nın arkasında, İstanbul'da bulunan Kürt İstiklâl Komitesi Reisi Seyyit Abdulkadir ile İngilizlerin etkisi görülmektedir .Bu komite İngiltere'nin mandası altında bağımsız bir Kürt devleti kurmayı plânlamaktaydı.

İngiltere himayesi altında bir Kürdistan Devleti kurulmasını, bölgenin petrol yönünden taşıdığı önemden dolayı istiyordu. Bu amaçla bölgeyi ellerinde bulundurabilmek için Kürtleri, Türklere, Araplara hatta İran'a karşı kullanabileceklerdi. Ayrıca Musul Meselesi'nin görüşüldüğü bu dönemde bir taraftan Musul halkının Türkiye ile birleşmesini önlerken, diğer taraftan isyan hareketiyle Türkiye'yi siyasî istikrarı olmayan bir ülke şeklinde dünyaya tanıtmak istiyorlardı.

Dönemin Başbakanı Fethi Bey, olayı bir karşı ihtilâl denemesi olarak değerlendirmiş ve sıkıyönetim tedbirlerini yeterli görmüştür. İsmet Paşa ise sert tedbirlerin alınmasında ısrar ederek, isyanı rejime yönelik ülke çapında bir hareket olarak değerlendirmiştir.2 Mart 1925'te Fethi Beyin başbakanlıktan ayrılmasıyla 3 Mart 1925'te İsmet Paşa yeni hükûmeti kurmuş, ilk iş olarak Takrir-i Sükun Kanunu'nu TBMM'ye sunarak çıkmasını sağlamıştır.

Yapılan plânlı bir askerî harekât sonrasında isyan tamamen bastırılmıştır. Şeyh Sait ve Seyyit Abdülkadir'in de dahil olduğu isyanın elebaşıları, Takrir-i Sükun Kanunu ile kurulan İstiklâl Mahkemelerinde yargılanarak idama mahkûm olmuşlardır.

Cumhuriyet döneminde meydana gelen en önemli isyan hareketi şüphesiz Şeyh Sait İsyanı'dır. Takrir-i Sükûn Kanunu'nun çıkarılmasına sebep olması bunun en çarpıcı delilidir. Ancak 1924 ile 1938 yılları arasında meydana gelen ve genelde Kürt kaynaklı isyan hareketleri de vardır. Bu ayaklanmaların hedefi daima rejime yönelik bir mahiyet arz etmiştir. Bu ayaklanma hareketleri şunlardır:

forum 1- Nasturi Ayaklanması 12-28 Eylül 1924

forum 2- Şeyh Sait Ayaklanması 13 Şubat- 31 Mayıs 1925

forum 3- Raçkotan ve Raman Tedip Har. 9-12 Ağustos 1925

forum 4- Sason Ayaklanması 1925-1937

forum 5- Birinci Ağrı Ayaklanması 16 Mayıs-17Haziran 1926

forum 6- Koçuşağı Ayaklanması 7 Ekim - 30 Kasım 1926

forum 7- Mutki Ayaklanması 26 Mayıs-25 Ağustos 1927

forum 8- İkinci Ağrı Harekâtı 13 -20 Eylül 1927

forum 9- Bicar Tenkil Harekâtı 7 Ekim -17 Kasım 1927

forum 10- Asi Resul Ayaklanması 22 Mayıs - 3 Ağustos 1929

forum 11- Tendürük Harekâtı 14 -27 Eylül 1929

forum 12- Savur Tenkil Harekâtı 26 Mayıs - 9 Haziran 1930

forum 13- Zeylan Ayaklanması Haziran - Eylül 1930

forum 14- Oramar Ayaklanması 16 Temmuz - 10 Ekim 1930

forum 15- Üçüncü Ağrı Harekâtı 7-14 Eylül 1930

forum 16- Pülümür Harekâtı 8 Ekim -14 Kasım 1930

forum 17- Menemen Olayı 23 Aralık 1930

forum 18- Tunceli (Dersim) Tedip Har. 1937-1938

Bu ayaklanma hareketleri içerisinde Nasturi Ayaklanması ve Menemen Olayı Kürtlerle ilgili değildir.

forum e -Takrir-i Sukûn Kanunu ve İzmir Suikast Girişimi :

Takrir-i Sükun Kanunu, Şeyh Sait İsyanı'nın yarattığı tehlikelere ve ülkede Türk inkılâbının gerçekleşmesine karşı çıkan bütün unsurları ortadan kaldırmak amacıyla çıkarılmıştır. 4 Mart 1925'de, İsmet Paşa Hükûmeti'nin Meclis'e verdiği önergenin 578 sayı ile kanunlaşması sonucu, iki yıllık bir süre için yürürlüğe konmuştur. Ancak daha sonra iki yıl daha uzatılarak 4 Mart 1929'a kadar yürürlükte kalması sağlanmıştır.

Üç maddeden oluţan Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılması sırasında muhalefet, kanunun "anayasaya aykırılığı" ve "temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik olduğu" gerekçesiyle tepki göstermiştir. Muhalefetin rahatsız olmasındaki esas neden hükûmetin meclise sunduğu teklifle, birisi isyan bölgesinde diğeri ise Ankara'da kurulması öngörülen "İstiklâl Mahkemeleri" konusu olmuştur. Görüşmeler sonunda yapılan oylamada kanun, 22 ret oyuna karşılık 122 oyla kabul edilmiştir. 117 nolu Meclis kararıyla da Ankara İstiklâl mahkemesi ve ayaklanma bölgesinde de Şark İstiklâl Mahkemesi kuruldu. Şark İstiklâl Mahkemesi'nin vereceği idam kararlarında TBMM'nin onayı gerekmiyordu. TBMM, 7 Mart 1925'te ise her iki mahkemenin başkan, üye ve savcılarının seçimini yapmıştır.

Mustafa Kemal Paşa'nın kanun ile ilgili görüşleri şöyledir: "Takrir-i Sükun Kanunu'nu ve İstiklâl Mahkemelerini bir baskı vasıtası olarak kullanacağımız düşüncesini ortaya atanlar ve bu düşünceyi benimsetmeye çalışanlar oldu. Biz, alınan fakat kanuni olan bu olağanüstü tedbirleri, hiçbir zaman ve hiçbir şekilde kanunun üstüne çıkarmak için bir vasıta olarak kullanmadık. Aksine memlekette huzur ve güveni sağlamak için uyguladık".

TBMM ilk dönem milletvekillerinden Ziya Hurşit ile Çopur Musa, Lâz İsmail ve Gürcü Yusuf'un 17 Haziran 1926 günü Mustafa Kemal Paşaya bir suikast girişiminde bulunacaklarının ihbar edilmesi üzerine, suikasti yapmakla görevli olanlar yakalandılar.

İzmir Suikasti, Mustafa Kemal Paşaya karşı girişilen bir teşebbüs olmakla birlikte, Ziya Hurşit'in savunmasında reddetmesine rağmen, Mustafa Kemal Paşa ve İstiklâl Mahkemeleri'nin kabul ettiği gibi, rejime ve anayasaya yönelik bir olay olarak görülmüştür. Olaydan hemen sonra eski TCF milletvekilleri ve isyanla ilgili görülen herkes tutuklandı. Tutuklananlar arasında Ali Fuat Paşa, Refet Paşa, Cafer Tayyar Paşa ve Kâzım Karabekir Paşa da vardı. Kâzım Karabekir Paşa, İsmet Paşanın girişimiyle tutuklanması kaldırılarak serbest bırakılmıştır.

Ankara İstiklâl Mahkemesi üyelerinin İzmir'e giderek başlattığı sorgulamalar 13 Temmuz 1926'da sona erdi. Mahkeme 15 kişi hakkında idam kararı verdi. Yakalanamayan Kara Kemal ve Abdulkadir'in dışındaki 13 kişinin idam kararı 14 Temmuz'da infaz edildi. Mustafa Kemal Paşanın etkisiyle Kâzım Karabekir, Cafer Tayyar, Ali Fuat ve Refet Paşalar beraat ettirildi.

İzmir Suikastı ile ilgili olarak, eski İttihatçıların mahkemesi ise 18 Temmuz 1926'da Ankara'da yapılmış ve 4 idam kararı da bu mahkeme sonunda verilmiştir. Böylece mahkeme sonucu eski ittihatçılar ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca ülkedeki muhalefet susturulmuţtur.

forum 5 - Atatürk Dönemi Dış Politika Gelişmeleri

1923-1932 Dönemi

Millî Mücadele hareketinden başarıyla çıkan Türk devleti ,Lozan Antlaşması'nı Birinci Dünya Savaşı'nın galip devletleri ile eşit şartlarda imzalamış ve milletler arası alanda, bağımsız bir devlet olarak yerini almıştır. Lozan sonrasında,Yeni Türkiye bağımsızlığına sınırlama getirecek milletler arası bağlardan uzak kalacak, barışçı bir politika takip etmek suretiyle, komşularıyla dostluk ilişkilerini geliştirmeye çalışmıştır.

Türkiye'nin bu dönemde barışçı bir siyaset takip etme gayretlerini çeşitli sebeplerle izah etmek mümkündür. Ancak,bu sebepler arasında toplum hayatında köklü değişiklikler yapan inkılâp ve kalkınma hareketlerine girişmenin önemli bir yer tuttuğu söylenebilir.

Mustafa Kemal Paşa bu gerçeği Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı bir konuşmada şu şekilde izah etmektedir;"...esaslı ıslâhat ve inkişafat içinde bulunan bir memleketin hem kendisinde,hem de muhitlerinde sulh ve huzuru cidden arzu etmesinden daha kolay olunabilecek bir keyfiyet olmaz...".

Türkiye'nin Lozan sonrası dış politikasına Mustafa Kemal Paşa fikir ve düşünceleri ile yön vermiştir. Mustafa Kemal Paşanın uyguladığı dış politika,millet menfaatine dayalı bir "Millî siyaset" ilkesini temel alır. Millî siyaset uygulamasında esas olan Millî bağımsızlık, Millî misak, milletler arası hukuk da saygı ile "Yurtta barış, dünyada barış" ilkelerinin titizlikle tatbik edilmesidir.

Türkiye'nin Lozan sonrası dış politikada gösterdiği barışçı politikaya rağmen zaman zaman bir takım engellemelerle karşılaşılmıştır. Batılı devletlerin Osmanlı Devleti döneminden kalma "devletin iç işlerine karışma" alışkanlıklarını yeni Türkiye üzerinde de tatbik etmeye çalışmışlar, ancak her defasında Türkiye'nin direnmesiyle karşılaşmışlardır.

1923-1932 dönemi dış politikası, Türk millî siyaset anlayışına uygun olarak daha çok Lozan'dan arta kalan meselelerin halli ve Lozan esaslarının uygulanması yönünde bir seyir takip etmiştir.

forum a - Türk-İngiliz Münasebetleri ve Musul Meselesi:

Musul,15 Kasım 1918'de İngilizler tarafından işgal edilmiş ve Millî Mücadele sırasında ise düşman işgalinden kurtarılamamıştır. Misak-ı Millî'nin birinci maddesine göre 30 Ekim 1918'de fiili işgal altında bulunmadığından Musul,Türk sınırları içerisindedir.

Lozan Konferası'nda Türk-Irak sınır meselesi görüşülürken Türk heyeti bölgenin Türkiye'ye terk edilmesi gerektiğini iddia etmiş, Irak'ı mandası altında bulunduran İngiltere ise Musul'un Irak sınırları içerisinde kalmasını ısrarla savunmuştur. Lozan'da halledilemeyen konu, anlaşmanın üçüncü maddesinin ikinci fırkasında yer alan "Konu, Türkiye ile İngiltere arasında Lozan sonrasındaki dokuz ay zarfında görüşmeler yoluyla halledilecek, mümkün olmadığı takdirde milletler cemiyetine havale edilecektir" şeklindeki ibaresiyle Lozan sonrasına bırakılmıştır.

Uyuşmazlığı gidermek amacıyla 19 Mayıs 1924'te İstanbul'da İngiltere ile başlatılan görüşmelerde İngiltere'nin Irak lehine Hatay üzerinde de hak iddia etmesi üzerine konferanstan bir sonuç alınamamıştır.

Tarafların ikili görüşmelerinden sonuç alınamayınca, Musul Meselesi Lozan Antlaşması'nın ilgili maddesi gereği Milletler Cemiyeti'ne havale edilmiş; cemiyet, konuyu 20 Eylül 1924'te görüşmeye başlamıştır. Görüşmelerde Türk tarafı daha önceki görüşünde ısrar ederek Musul'da bir plebisit yapılmasını istediyse de İngiltere bu talebi de "bölgede yaşayan halkın cahil olduğu ve sınır işlerinden anlamadığı" gerekçesiyle kabul etmemiştir.

İngiltere, Musul konusundaki uzlaşmaz tavrını bölgede organize ettiği kışkırtma hareketleriyle desteklemeye çalışmıştır. Özellikle Lozan'dan sonra Kürtleri, Asuri kabilelerini ve Arapları sürekli olarak Türkiye aleyhine tahrik etmiştir.

Milletler Cemiyeti'nde Musul Meselesi görüşülürken, Türk-İngiliz kuvvetleri arasında ufak çapta sınır çatışmaları meydana gelmiştir.

Milletler Cemiyeti'nin konuyu incelemek üzere bölgeye gönderdiği Tahkik Komisyonu'nun Eylül 1925'te Cemiyet Meclisi'ne sunduğu raporda Musul'un Irak'ta kalması yönünde görüş beyan etmesi, gerek Türk temsilcileri, gerekse Türk halkı tarafından büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Türk tarafının itirazlarına rağmen Milletler Cemiyeti, komisyon raporuna uyarak bölgeyi,16 Aralık 1925 tarihli toplantısında Irak'a bırakma kararı alacaktır.

Türkiye, Misak-ı Millî sınırları içinde olmasına rağmen Cemiyet Meclisi'nin verdiği bu karara uymak zorunda kalarak,5 Haziran 1926'da yapılan bir anlaşmayla Musul'u Irak'a bırakmıştır. Türkiye'nin Musul'dan vazgeçmesinin karşılığı olarak bölgedeki petrol gelirinin %10'u 25 yıl süreyle Türkiye'ye verilmiştir. Ancak Türkiye 500 bin İngiliz lirası karşılığı bu hakkından vazgeçmiştir.

Musul'un kaybedilmesinde bölgenin stratejik önemi,petrol kaynakları açısından zengin oluşu ve İngiltere'nin imparatorluk yolları üzerinde olması önemli sebeplerdendir. Bölgenin sahip olduğu bu özellikler İngiltere'nin, ısrarcı, uzlaşmaz ve baskıcı tutumuna neden olmuştur.

İngiltere'nin görüşmelerdeki bu uzlaşmaz tavrının bir diğer sebebi de 1926'lı yıllarda hâlâ Türk milletinin hayat hakkını tanımak istememesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca meselenin daha önceki görüşmelerde halledilmeyerek Milletler Cemiyeti'nin kararına kalması Türkiye açısından ayrı bir talihsizlikti. Çünkü bu tarihte Türkiye, Milletler Cemiyeti'nin üyesi değildir. Buna karşılık İngiltere, cemiyetin aslî ve kurucu üyesidir. İngiltere'nin Cemiyet Meclisi'ndeki bu konumu Musul Meselesi'nde diğer devletlere baskı yapmasını kolaylaştıracaktır.

Ayrıca, Türkiye Musul Meselesi'nden dolayı yeni bir savaşı göze almak istemeyerek dönemin Dış İşleri Bakanı Tevfik Rüşdü Aras'ın 7 Haziran 1926 tarihli Meclis konuşmasında da belirttiği gibi "fedakârlık" yapmıştır.



1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



Toplam 7 kullanıcı bu konuyu okudu.

0

#2
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Otel ve Pansiyon Rehberiniz Otel, Pansiyon, Tatil, Gezi, Seyahat ve Konaklama Rehberiniz Bütçenize uygun, keyifli bir tatil için size gezi, seyahat ve konaklama tavsiyeleri: Otel Tanıtımları, Pansiyon Tanıtımları, Tatil Tavsiyeleri, Konaklama Tavsiyeleri, Ülke Tanıtımları, Seyahat Alternatifleri, Şehir Tanıtımları, Tarihi Eserler, Antik Kentler


• 13 Şubat 1925 - Lozan Konferansı'nda çözümü Türkiye ile İngiltere'ye bırakılan Musul konusunda İngiltere ile sorun yaşandığı günlerde Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk isyanı olan Şeyh Said İsyanı başladı.
0

#3
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu



• 3 Mart 1925 - Başbakan İsmet İnönü, Şeyh Sait Ayaklanmasının bastırılması için hükümete geniş yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu'nu TBMM'den çıkardı.


İngilizler, Orta Doğu'daki zengin petrol yataklarını denetim altında tutmak için daha Birinci Dünya Savaşı yıllarından itibaren bazı faaliyetlerde bulunmuşlardı. Bunlardan biri de Güneydoğu Anadolu'da kendi himayelerinde bir devletin kurulmasıydı. Lozan Antlaşması'yla bu oyun bozuldu. Fakat İngilizler, emellerinden vazgeçmediler. Lozan'da halledilemeyen Musul sorununun görüşüldüğü sırada, cumhuriyet rejimine karşı olanları kullanarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerinin bir kısmında etkili olan bir ayaklanma çıkarttılar. Şeyh Sait isimli kişinin başkanlığında çıkmış olan bu ayaklanmaya Şeyh Sait Ayaklanması adı verilmiştir.

Şeyh Sait Ayaklanması, Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde başladı (13 Şubat 1925). Kısa sürede etrafa yayıldı. Muş, Elazığ ve Diyarbakır yöresinde etkili olan ayaklanmanın bastırılması için hemen tedbirler alındı, önce sıkıyönetim ilân edilerek olaylar yatıştırılmaya çalışıldı. Bu yeterli olmayınca Başbakan Fethi Bey istifa etti.

3 Mart 1925'te başbakan olan İsmet İnönü, ayaklanmanın bastırılması için hükümete geniş yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu'nu TBMM'den çıkardı. Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi. Yapılan plânlı askerî harekât ile, isyancılar dağıtılıp, elebaşıları yakalandı. Suçlular İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar. Suçlu görülenler çeşitli cezalara çarptırıldılar. Yapılan soruşturmada isyancıların bir kısmının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na mensup oldukları belirlendi. Bunun üzerine parti 3 Haziran 1925'te kapatılarak, cumhuriyet rejimine yönelen önemli bir tehlike ortadan kaldırılmış oldu.


Takrir-i Sükun Kanunu


İngilizler, Orta Doğu'daki zengin petrol yataklarını denetim altında tutmak için daha Birinci Dünya Savaşı yıllarından itibaren bazı faaliyetlerde bulunmuşlardı. Bunlardan biri de Güneydoğu Anadolu'da kendi himayelerinde bir devletin kurulmasıydı. Lozan Antlaşması'yla bu oyun bozuldu. Fakat İngilizler, emellerinden vazgeçmediler. Lozan'da halledilemeyen Musul sorununun görüşüldüğü sırada, cumhuriyet rejimine karşı olanları kullanarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerinin bir kısmında etkili olan bir ayaklanma çıkarttılar. Şeyh Sait isimli kişinin başkanlığında çıkmış olan bu ayaklanmaya Şeyh Sait Ayaklanması adı verilmiştir.

Şeyh Sait Ayaklanması, Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde başladı.

(13 Şubat 1925). Kısa sürede etrafa yayıldı. Muş, Elazığ ve Diyarbakır yöresinde etkili olan ayaklanmanın bastırılması için hemen tedbirler alındı, önce sıkıyönetim ilân edilerek olaylar yatıştırılmaya çalışıldı. Bu yeterli olmayınca Başbakan Fethi Bey istifa etti.

3 Mart 1925'te başbakan olan İsmet İnönü, ayaklanmanın bastırılması için hükümete geniş yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu'nu TBMM'den çıkardı. Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi. Yapılan plânlı askerî harekât ile, isyancılar dağıtılıp, elebaşıları yakalandı. Suçlular İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar. Suçlu görülenler çeşitli cezalara çarptırıldılar. Yapılan soruşturmada isyancıların bir kısmının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na mensup oldukları belirlendi. Bunun üzerine parti 3 Haziran 1925'te kapatılarak, cumhuriyet rejimine yönelen önemli bir tehlike ortadan kaldırılmış oldu.


Kaynak: www.meb.gov.tr

0

#4
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu



4 Mart 1925 - Şeyh Sait Ayaklanası:

Takrir-i Sükûn Kanunu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulü. Hükümete geniş (olağanüstü) yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edildi. TBMM isyan bölgesinde ve Ankara’da birer İstiklal Mahkemesi kurulmasına karar verdi.

4 Mart 1929 - Takrir-i Sükun Kanunu yürürlükten kalktı.

0

#5
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu



Takrir-i Sükûn Kanunu (Güncel Türkçesi: Huzurun Sağlanması Yasası) 4 Mart 1925'te TBMM'de kabul edilen bir kanun.


Hükûmete olağanüstü yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu ile Kasım 1924 ortalarında dinsel gericilik tehlikesine karşı Başbakan İsmet İnönü sıkıyönetim ilân edilmesini istedi. Ancak Meclis'te bu isteğini kabul ettiremeyince istifa etti ve yerine ılımlı kişiliğiyle tanınan Fethi Okyar başbakanlığa getirildi. 1925 Şubat ortalarında Şeyh Said İsyanı patlak verince, Doğu Anadolu'da hemen sıkıyönetim ilân edildi. Fethi Bey düşürüldü ve yeni hükümeti 3 Mart'ta İsmet Paşa kurdu. Yeni hükümet ilk iş olarak Takrir-i Sükûn Kanunu'nu Meclis'ten geçirdi ve biri isyan bölgesinde, öteki Ankara adını taşımakla birlikte yurdun geri kalan bölgelerinde çalışmak üzere iki de İstiklal Mahkemesi kurulmasını kararlaştırdı. Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi.

Yapılan plânlı askerî harekât ile, isyancılar dağıtılıp, elebaşıları yakalandı. Suçlu oldukları hükümet tarafından iddia edilenler İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar. Suçlu görülenler çeşitli cezalara (idam) çarptırıldılar. Yapılan soruşturmada isyancıların bir kısmına Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na mensup oldukları anlaşıldı. Bunun üzerine memleketteki tek muhalefet partisi de 3 Haziran 1925'te hükûmet kararı ile kapatıldı.


Alıntı

3 maddeden oluşan Takrir-i Sükun Kanunu'nun 1. maddesi şöyleydi:

İrtica ve isyana ve memleketin nizam-ı içtimaisi (toplumsal düzen) ve huzur ve sükûnu ve emniyet ve asayişini ihlale bais (bozmaya yönelik) bilumum teşkilât ve tahrikat ve teşvikat ve neşriyatı ( örgütlenmeleri, kışkırtmaları, yüreklendirmeleri ve yayınları), hükümet reisi cumhurun tasdikiyle ve re'sen ve idareten man'e mezundur (kendi başına yasaklamaya yetkilidir). İş bu ef'al erbabını (bu eylemleri işleyenleri) hükümet İstiklâl Mahkemesi'ne tevdi edebilir.



Kaynak: Mete Tunçay, T.C'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması, Cem Yayınevi, İstanbul, 1982, İkinci Baskı

0

#6
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu



• 11 Şubat 1925 - "Şeyh Sait İsyanı" başladı.


forum


"Şeyh Sait İsyanı" başladı (1925)

Doğu'da Şeyh Sait ayaklanması başladı.


Bakınız,
Atatürk Günlüğü - Today | 11 Şubat - February 1925 - "Şeyh Sait İsyanı" başladı...
0

#7
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu




• 13 Şubat 1925 - Doğu'da Genç ilçesine bağlı Piran'da Şeyh Sait ayaklanması başladı.

(Kesin olarak bastırılışı: 31 Mayıs)

Doğu'da Ergani'nin Piran köyünde, haklarında eşkıya oldukları için tutuklama kararı olan köylülerin jandarmaya teslim olmayıp, ateş açmaları üzerine Şeyh Sait Ayaklanması başladı.

İngilizler, Orta Doğu'daki zengin petrol yataklarını denetim altında tutmak için daha Birinci Dünya Savaşı yıllarından itibaren bazı faaliyetlerde bulunmuşlardı. Bunlardan biri de Güneydoğu Anadolu'da kendi himayelerinde bir devletin kurulmasıydı. Lozan Antlaşması'yla bu oyun bozuldu. Fakat İngilizler, emellerinden vazgeçmediler. Lozan'da halledilemeyen Musul sorununun görüşüldüğü sırada, cumhuriyet rejimine karşı olanları kullanarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerinin bir kısmında etkili olan bir ayaklanma çıkarttılar. Şeyh Sait isimli kişinin başkanlığında çıkmış olan bu ayaklanmaya Şeyh Sait Ayaklanması adı verilmiştir.

Şeyh Sait Ayaklanması, Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde başladı (13 Şubat 1925). Kısa sürede etrafa yayıldı. Muş, Elazığ ve Diyarbakır yöresinde etkili olan ayaklanmanın bastırılması için hemen tedbirler alındı, önce sıkıyönetim ilân edilerek olaylar yatıştırılmaya çalışıldı. Bu yeterli olmayınca Başbakan Fethi Bey istifa etti.

3 Mart 1925'te başbakan olan İsmet İnönü, ayaklanmanın bastırılması için hükümete geniş yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu'nu TBMM'den çıkardı. Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi. Yapılan plânlı askerî harekât ile, isyancılar dağıtılıp, elebaşıları yakalandı. Suçlular İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar. Suçlu görülenler çeşitli cezalara çarptırıldılar. Yapılan soruşturmada isyancıların bir kısmının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na mensup oldukları belirlendi. Bunun üzerine parti 3 Haziran 1925'te kapatılarak, cumhuriyet rejimine yönelen önemli bir tehlike ortadan kaldırılmış oldu.


Takrir-i Sükun Kanunu


İngilizler, Orta Doğu'daki zengin petrol yataklarını denetim altında tutmak için daha Birinci Dünya Savaşı yıllarından itibaren bazı faaliyetlerde bulunmuşlardı. Bunlardan biri de Güneydoğu Anadolu'da kendi himayelerinde bir devletin kurulmasıydı. Lozan Antlaşması'yla bu oyun bozuldu. Fakat İngilizler, emellerinden vazgeçmediler. Lozan'da halledilemeyen Musul sorununun görüşüldüğü sırada, cumhuriyet rejimine karşı olanları kullanarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerinin bir kısmında etkili olan bir ayaklanma çıkarttılar. Şeyh Sait isimli kişinin başkanlığında çıkmış olan bu ayaklanmaya Şeyh Sait Ayaklanması adı verilmiştir.

Şeyh Sait Ayaklanması, Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde başladı.

(13 Şubat 1925). Kısa sürede etrafa yayıldı. Muş, Elazığ ve Diyarbakır yöresinde etkili olan ayaklanmanın bastırılması için hemen tedbirler alındı, önce sıkıyönetim ilân edilerek olaylar yatıştırılmaya çalışıldı. Bu yeterli olmayınca Başbakan Fethi Bey istifa etti.

3 Mart 1925'te başbakan olan İsmet İnönü, ayaklanmanın bastırılması için hükümete geniş yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu'nu TBMM'den çıkardı. Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi. Yapılan plânlı askerî harekât ile, isyancılar dağıtılıp, elebaşıları yakalandı. Suçlular İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar. Suçlu görülenler çeşitli cezalara çarptırıldılar. Yapılan soruşturmada isyancıların bir kısmının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na mensup oldukları belirlendi. Bunun üzerine parti 3 Haziran 1925'te kapatılarak, cumhuriyet rejimine yönelen önemli bir tehlike ortadan kaldırılmış oldu.



• 1925 - Rebellion in southeastern provinces led by Şeyh Sait begins.


Bakınız,
Atatürk Günlüğü - Today | 13 Şubat - February 1925 - Doğu'da Piran'da Şeyh Sait isyanı'nın başlaması.


Osmanlıdan Günümüze İsyanlar | Türk İstikal Harbi Sırasında Meydana Gelen Ayaklanmalar - Cumhuriyet Döneminde Meydana Gelen Ayaklanmalar - Ayaklanmalar Ve Tarihleri...
0

#8
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu



• 4 Mart 1929 - Takrir-i Sükun Kanunu yürürlükten kalktı.


• 4 Mart 1925 - Şeyh Sait Ayaklanası:


Takrir-i Sükûn Kanunu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulü.

Hükümete geniş (olağanüstü) yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edildi. TBMM isyan bölgesinde ve Ankara’da birer İstiklal Mahkemesi kurulmasına karar verdi.


Bakınız,
Atatürk Günlüğü - Today | 4 Mart - March
0

#9
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu


Takrir-i Sükûn Kanunu - Huzurun Sağlanması Yasası


Takrir-i Sükûn Kanunu - Huzurun Sağlanması Yasası, 4 Mart 1925'te Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen bir kanun.


Hükûmete olağanüstü yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu ile Kasım 1924 ortalarında dinsel gericilik tehlikesine karşı Başbakan İsmet İnönü sıkıyönetim ilân edilmesini istedi. Ancak Meclis'te bu isteğini kabul ettiremeyince istifa etti ve yerine ılımlı kişiliğiyle tanınan Fethi Okyar başbakanlığa getirildi. 1925 şubat ortalarında Şeyh Said İsyanı patlak verince, Doğu Anadolu'da hemen sıkıyönetim ilân edildi. Fethi Bey düşürüldü ve yeni hükümeti 3 Mart'ta İsmet Paşa kurdu.

Yeni hükümet ilk iş olarak Takrir-i Sükûn Kanunu'nu Meclis'ten geçirdi ve biri isyan bölgesinde, öteki Ankara adını taşımakla birlikte yurdun geri kalan bölgelerinde çalışmak üzere iki de İstiklal Mahkemesi kurulmasını kararlaştırdı. Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi. Yapılan plânlı askerî harekât ile, isyancılar dağıtılıp, elebaşıları yakalandı. Suçlu oldukları hükümet tarafından iddia edilenler İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar. Suçlu görülenler çeşitli cezalara (idam) çarptırıldılar. Yapılan soruşturmada isyancıların bir kısmının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na mensup oldukları anlaşıldı. Bunun üzerine memleketteki tek muhalefet partisi de 3 Haziran 1925'te hükûmet kararı ile kapatıldı.


Alıntı

3 maddeden oluşan Takrir-i Sükun Kanunu'nun 1. maddesi şöyleydi:

“İrtica ve isyana ve memleketin nizam-ı içtimaisi (toplumsal düzen) ve huzur ve sükûnu ve emniyet ve asayişini ihlale bais (bozmaya yönelik) bilumum teşkilât ve tahrikat ve teşvikat ve neşriyatı ( örgütlenmeleri, kışkırtmaları, yüreklendirmeleri ve yayınları), hükümet reisi cumhurun tasdikiyle ve re'sen ve idareten man'e mezundur (kendi başına yasaklamaya yetkilidir). İş bu ef'al erbabını (bu eylemleri işleyenleri) hükümet İstiklâl Mahkemesi'ne tevdi edebilir.”



Kaynak: Mete Tunçay, T.C'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması, Cem Yayınevi, İstanbul, 1982, İkinci Baskı

0

#10
Kullanıcı çevrimdışı   Hale 

  • Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 40.151
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Forum İtibarı: 240
Mükemmel
Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu



• 11 Şubat 1925 - "Şeyh Sait İsyanı" başladı.


forum


"Şeyh Sait İsyanı" başladı (1925)


Bakınız,
Atatürk Günlüğü - Today | 11 Şubat - February 1925 - "Şeyh Sait İsyanı" başladı.

Osmanlıdan Günümüze İsyanlar | Türk İstikal Harbi Sırasında Meydana Gelen Ayaklanmalar - Cumhuriyet Döneminde Meydana Gelen Ayaklanmalar - Ayaklanmalar Ve Tarihleri...

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası - İlerici Cumhuriyet Partisi | 17 Kasım 1924’te Kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin İlk Muhalefet Partisi – Parti Programı – Parti Kadrosu

Türkiye Cumhuriyeti Antlaşmaları - Cumhuriyet Dönemi - Ankara Anlaşması - 1926 | Türkiye'nin Irak İle Yaptığı Barış Antlaşması - Hakkari sınırında Türkiye lehine düzeltmeler yapılacak...
0


  • (2 Sayfa) +
  • 1
  • 2
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız


"Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu" İçin Anahtar Kelimeler (Keywords)
Konuyu ziyaret eden ziyaretçilerimizin Google arama motorunda kullandıkları anahtar kelimeleri içermektedir.

şeyh sait isyanı nedenleri - Google'da Ara (53), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (47), şeyh sait isyanları neden ve sonuçları - Google'da Ara (30), şeyh sait isyanının nedeni - Google'da Ara (29), şeyh sait isyanının sebepleri - Google'da Ara (29), şeyh sait isyanı sonuçları - Google'da Ara (28), şeyh sait isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (25), şehsayit isyanı - Google'da Ara (24), şeyh sait isyanının sonuçları - Google'da Ara (23), şeyh sait isyanı ve sonuçları - Google'da Ara (22), şeyh sait isyanı ve menemen olayı - Google'da Ara (17), şeyh sait isyanı nedenleri - Google'da Ara (17), Google (16), şeyh sait isyanı resimleri - Google'da Ara (15), şeyh sait isyanı neden ve sonuçları - Google'da Ara (15), şeyh sait isyanın nedenleri - Google'da Ara (15), şeyh sait ayaklanmasının nedenleri - Google'da Ara (14), şehsayit isyanı - Google'da Ara (14), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (14), şeyh sait isyanı nedenleri - Google'da Ara (14), şehsayit isyanı - Google'da Ara (14), şeyh sait isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (13), şeyh sait isyanının sebepleri - Google'da Ara (13), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (12), şeyh sait resimleri - Google'da Ara (12), şeyh sait isyanı nedenleri - Google'da Ara (12), şeyh sait ayaklanmasının sebepleri - Google'da Ara (12), şeh said - Google'da Ara (12), şehsayit isyanı - Google'da Ara (11), şeyh sait isyanı nedenleri ve sonuçları - Google'da Ara (11), şeyh said isyanının nedenleri ve sonuçları - Google'da Ara (11), şeyh sait isyanın sonuçları - Google'da Ara (11), şeh sait - Google'da Ara (11), şeyh sait isyanının önemi - Google'da Ara (11), şeyh sait isyanı nedeni - Google'da Ara (10), şeyh sait isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (9), şeyh sait isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (9), şeyh sait isyanı ve sonuçları - Google'da Ara (9), şeyh said isyanının sebepleri - Google'da Ara (9), menemen olayı ve isyanların sebepleri - Google'da Ara (9), şeyh sait isyanının nedenleri-sonuçları - Google'da Ara (9), şeyh sait isyanı ile ilgili resimler - Google'da Ara (9), şeyh sait isyanı - Google'da Ara (9), şeyh sait isyanı ve sonuçları - Google'da Ara (9), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (8), şehsayit isyanı - Google'da Ara (8), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (8), şehsayit isyanı - Google'da Ara (8), şeyh sait isyanı nedenleri - Google'da Ara (8), şeyh said isyanının sonuçları - Google'da Ara (8), şeyh sait isyanı sebepleri - Google'da Ara (8), şeyh sait isyanı sonuçları - Google'da Ara (7), şeyh sait isyanı nedenleri - Google'da Ara (7), şeyh said isyanı ve sonucu - Google'da Ara (7), şeyh sait isyanı ve sonuçları - Google'da Ara (7), şeyh said isyanı nedenleri - Google'da Ara (7), şehsayit isyanı - Google'da Ara (7), şeyh said isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (7), şeyh sait resimleri - Google'da Ara (7), şeyh sait ayaklanmasının önemi - Google'da Ara (7), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (7), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (7), şehsait isyanı - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanı sonuçları - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanının nedenleri ve sonuçları - Google'da Ara (6), şeyh said isyanı sonuçları - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanı ve sonuçları - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (6), menemen olayı ve isyanların sebepleri - Google'da Ara (6), cumhuriyet isyanları - Google'da Ara (6), şeyh sait isyanın nedenleri - Google'da Ara (5), şehsait isyanı - Google'da Ara (5), şehsayit isyanı - Google'da Ara (5), şehsayit isyanı - Google'da Ara (5), şeyh sait isyanının nedenleri - Google'da Ara (5), şehsayit isyanı - Google'da Ara (5), şeyh sait isyanı ve sonuçları - Google'da Ara (5), cumhuriyet rejimine karşı çıkarılan isyanlar - Google'da Ara (5), şeyh said isyanı ve sonuçları - Google'da Ara (5), şeh sait - Google'da Ara (5), seyh sait isyanın nedenleri - Google'da Ara (5), şeyh sait isyanı nedeni ve sonucu - Google'da Ara (5), şeyh isyanın nedenleri - Google'da Ara (5), şeyh sait isyanı neden ve sonuçları - Google'da Ara (5), şeyh sait isyanı resimleri - Google'da Ara (5), şeh sahit - Google'da Ara (5), şeyh isyanı - Google'da Ara (5), şeyh said isyanın sonuçları - Google'da Ara (5), şeh said - Google'da Ara (5), şeyh sait isyanının sonuçları - Google'da Ara (5), şehy sait sonuçları - Google'da Ara (5), şehsayit isyanı - Google'da Ara (5), şeyh sait isyanının neden ve sonuçları - Google'da Ara (5), şeyh said resimleri - Google'da Ara (5), şeyh said isyanının önemi nedir - Google'da Ara (5), ŞEYH SAİT İSYANININ SONUÇLARI - Google'da Ara (5), türkiye cumhuriyetinde ayaklanmalar - Google'da Ara (4),

"Türkiye Cumhuriyeti | IV. Bölüm, Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 Günü - Takrir-i Sükun Kanunu " ile Benzer Konular
Sevgilicilik Oyunu-1. Bölüm
0 Yanıt - 6.074 Görüntülenme
Sevgilicilik Oyunu-2. Bölüm
6 Yanıt - 6.603 Görüntülenme
Atlas Dergisi l Türkiye Resimleri
6 Yanıt - 4.430 Görüntülenme | Keban Barajı,Kekova,Ulubat Gölü,Hattuşaş,Meke Gölü..
21 Eylül 2007 | Cumhurbaşkanı Öteki Türkiye De
0 Yanıt - 1.485 Görüntülenme
Michael Jordan (d. 17 Şubat 1963, New York City - …) | ABD Profesyonel Basketbol Ligi NBA'nın Resmi Sitesine Göre, "Oybirliğiyle, Michael Jordan Tüm Zamanların En Büyük Basketbolcusu
2 Yanıt - 1.241 Görüntülenme