Kadim Dostlar ™ Forum: Reşadiye Yöresi | Kara Koyun - Kadim Dostlar ™ Forum

İçeriğe atla

Yalnızca 1 dakikanızı ayırıp sitemize üye olduğunuzda, içinde daha az reklam bulunan temamızı kullanabilirsiniz ...

Aradığınız konuya ulaşamadınız mı ? Problem değil, arama Özelliğimizi Kullanabilirsiniz
GoogleKadim Dostlar Özel Arama
Facebook Sayfamıza Üye Olabilir ve Güncel Site İçeriğinden Kolayca Haberdar olabilirsiniz
Sitemize reklam vererek, sitelerinizi veya ürünlerinizi tanıtabilirsiniz
-------------------
Kurumsal Çözümler Uzmanı Erkan Okur
İnformatik: Mühendislik ve PLM Çözümleri



Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız

Reşadiye Yöresi | Kara Koyun Konuyu Oyla: -----

#1
Kullanıcı çevrimdışı   Sema 

  • Ne Mutlu Türküm Diyene!!
  • Grup: Yönetici
  • Mesaj sayısı: 5.470
  • Kayıt tarihi: 11-Eylül 07
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Forum İtibarı: 6
Henüz Tanınmıyor



İçeriği Arkadaşlarınla Paylaş

Kara Koyun

Ak kuzu da yüreğimin yağıdır
Yerimiz sorarsan Kumalar dağı'dır
Meleme koyun meleme vaz geç kuzundan
Çok analar ayrı düşer kızından

Koyun seni yaylalarda güdeyim
Seni alıpta elimde yedeyim
Kuzun öldü ben Allaha ne deyim
Meleme koyun meleme vaz geç kuzundan
Çok analar ayrı düşer kızından

Korkar oldum şu dağların kurdundan
Koyun geldi kuzu gelmez ardından
Ben de bıktım bu ananın derdinden
Ağlama koyun meleme vaz geç kuzundan
Çok analar ayrı düşer kızından



forum

TÜRKÜNÜN HİKAYESİ


Bu türkü bir yörük çobanının tabiatla nasıl bağ kurduğunun hikayesidir. Çobanlarla otlattıkları sürüleri arasında gerçekten de bir bağ vardır. Ama bu bağ nasıldır, nicedir bilinmez. Bu bağı, bazen tatlı bir bakış, bazen candan bir okşama, bazen bir avuç taze yem, bazen de bizim hikayemizde olduğu gibi içli ve anlatımlı bir kaval sesi oluşturur. Yörük çobanlarından biri ile oymak beyinin kızı arasında içten içe yanık bir sevgi vardır. Çoban ölçer, tartar, kendini bilirliğinden bu sevgisini açıkça söyleyemez; kız, düşünür taşınır, kendi anlayışına göre babasının kişiliğine yakıştıramaz böyle bir dedikoduyu. Böylece çoban kavalıyla sevgisini sürüsüne anlatır; ve sonunda Yemen, Mısır Valisi koca Sinan Paşa tarafından Kız da o büyüleyici sesten kendine pay çıkararak heyecanlı günler yaşarlar. Kız artık kavalın dilini iyice çözmüştür.

Günlerden bir gün sürü yayladayken hırsızların hücumuna uğrar. Hırsızlar çobanın elini kolunu bağlar, sürüyü alıp gitmek isterler. Fakat sürü bir türlü yerinden kalkmaz. Onca çaba bunca gayret, sürüyü yerinden oynatamaz. Çoban der ki, "Ben kaval çalmadıktan sonra sürüm imkansız bir yere gitmez, çözün kollarımı ben sürüyü kaldırayım." Ellerini kollarını çözerler çobanın. Çoban kavalını eline alır, başlar yanık yanık öttürmeye. Sürü hemen kalkar, yavaş yavaş yürümeye başlar. Bu arada çadırda uyuyan yörük beyinin kızı da kaval sesini duyar. Duyar ya bu seferki havadan çobanın tehlikede olduğunu anlar ve etrafı uyarır. Yörükler hep birden sürünün bulunduğu yere koşarlar. Bunu gören hırsızlar hemen kaçarlar.

O günden sonra, köylüler, kızın, çobanın kavalının sesinden, çaldığı havadan anlamasını, kızla çoban arasında gizli bir ilişki olduğuna yorarlar.

Bu en çok kızın babasını düşündürür. Çağırır çobanı yanına. "Kavalının sesi pek yanık, kızımı da bununla mı kendine bağladın?" der. Çoban da "Bilmem, belki de öyledir. Ben sürülerimi bununla otlatır, bununla idare ederim. Gerekirse susamış sürülerimi bir damla su içmeden bile su başında bekletirim." der. Bunun üzerine ihtiyar yörük beyi "Ben senin sürüye tuz yalatayım, sen suyun başına götür. Eğer su içirmeden sürüyü su başında bekletebilirsen ben de sana kızımı vereceğim" der.

Çoban sürüsünden emindir. Yalnız bir karakoyun var pek heyecanlı, toy, bir tek ondan korkuyor. Sürüye hiç su vermeden üç gün tuz yalatırlar. Çoban sürüyü alır dağdan aşağı dereye doğru sürer. Sürü büyük bir iştahla suya doğru koşuşurken çoban birden çaldığı havayı değiştirir. Bunun üzerine sürü olduğu yerde durur. Ne var ki çobanın korktuğu başına gelir. Karakoyun durmaz suya doğru yol alır. Bu sırada çoban çaldığı havayı daha da yanıklaştırır. Bu, onun karakoyuna yalvarması, ondan isteğine uymasını istemesidir. Bu olay karşısında, yörük beyi ve oba halkı da heyecanlanır. Hava hızlanıp yanıklaştıkça karakoyun yavaşlamağa başlar. Durur, bir geriye döner, bir suya bakar. Kavalın sesi ona susuzluğunu unutturur. Geriye sürünün yanına döner. Bu iş oymak beyini de duygulandırmıştır. "Kızımı sana verdim gitti, bundan sonra bir yastıkta kocayın yörük" der.

Bu olaylar sırasında karakoyunun emlak kuzusu ölür derler. Sebebi de susuzluk ve bolca verilen tuzdur. Çoban bu ölüme pek üzülür. İşte bu anlatılanlar türküde ve ezgisinde pek sanatlıca işlenmiştir.




1 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 1 misafir ve 0 gizli üye



Toplam 0 kullanıcı bu konuyu okudu.

0


Tek sayfa
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • Bu konuya cevap yazamazsınız



"Reşadiye Yöresi | Kara Koyun " ile Benzer Konular
Kobe Bryant l Kara Mamba
0 Yanıt - 1.227 Görüntülenme
Halk Oyunları l Elazığ Yöresi
1 Yanıt - 17.202 Görüntülenme
Halk Oyunları | Silifke Yöresi
0 Yanıt - 19.215 Görüntülenme
Halk Oyunları l Kırşehir Yöresi
0 Yanıt - 22.673 Görüntülenme
Halk Oyunları l Samsun Yöresi
1 Yanıt - 19.812 Görüntülenme