İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Nemrut Dağı (Adıyaman) | Dünyanın Sekizinci Harikası

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

Tanrıların dağı NEMRUT


Gün doğumunun ve gün batımının en güzel seyredildiği yerlerin başında gelen,Nemrut Dagı Guneydogu Anadolu Bolgesinde bulunan Adıyaman ilimizin Kahta ilcesi sınırları icinde yeralan 2.150 metre yüksekliğinde bir dağdır.

Türkiye'nin karakteristik özellik taşıyan, farklı mekanıyla ilgi çeken, görülmesi gerekli antik alanlarından olan Nemrut Dağı, bünyesinde barındırdığı eserler ve büyüleyici konumu nedeniyle izleyenlere unutulmayacak görsel bir şölen sunuyor.

Resmi ekleyen

Nemrut Dağı 'nda bulunan bir heykel


Turistler gün doğumu veya gün batımını izlemek için çıktıkları zirvede, hayret ve hayranlık duygularını aynı anda yaşıyorlar. Tanrıların dağı, Dünyanın en yüksek açık hava müzesi, Dünyanın en yüksek tümülüsü, Dünyanın sekizinci harikası, Güneşe en yakın heykeller gibi özelliklere sahip Nemrut sırlarıyla yaşıyor!...

Nemrut ta Gün Doğumu.

Resmi ekleyen


Adıyaman veya Nemrut Dağı yolu üzerinde bulunan konaklama tesislerine yerleşen yerli ve yabancı turistler, gün doğumunu seyretmek istediklerini resepsiyona bildiriyorlar konaklama tesisinin zirveye uzaklığına göre bir yada iki saat öncesinden uyandırılan turistler karanlıkta hızlı bir kahvaltı veya çay, kahve içip dağa çıkacak minibüslerdeki yerlerini alıyorlar. Çıkışta çevreyi pek görmeseler de çeşitli yol üzerindeki pansiyonlardan binenlerin de katılımıyla zirveye yakın son noktaya kadar tırmanıp park ediyor, yolun bundan sonrasını dar patikadan yürüyerek tamamlıyorlar. Tanrı heykellerinin bulunduğu platforma gelenleri vücudun çıplak kısımlarına adeta yapışan kuru soğuk karşılıyor. Tecrübeli rehberlerin beraberlerinde getirdikleri battaniyelere veya anoraklarına daha bir sıkı sarılarak günün ilk ışıkları bekleniyor.
Nemrut Dağına çıkmadan, bu atmosferi yaşamadan tahmin edilmesi zor ortamda kendinizi garip duygular içinde hissetmeye başlıyorsunuz. Şafak henüz sökmeden karanlığın içinde yıldızların aydınlattığı siluetleri zorlukla seçerken, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş hiç tanımadığınız bu insanlarla aynı amaçla aynı yerde bulunduğunuza alışmaya çalışıyor ve bu anı doya doya yaşamak istiyorsunuz. Gecenin ürpertici sessizliğine karışan rüzgar, ıslık çalarak kulaklarınıza kadar üflüyor, ilk ışıklar koyu renkli gök kubbeyi çatlatırcasına kendini fark ettirmeye başlıyor! Urfa yönünde gözlerinizi alabildiğince uzaklara taşıyarak güneşin tam doğacağı noktayı tahmin edip odaklıyorsunuz. Güneş her gün doğuyor, her yerden izleniyor ama Nemrut ta bir başka türlü oluyor. Bir defa çok yüksektesiniz, bir başka deyişle yukarıya daha yakınsınız! Sanki ne dileseniz, ne isteseniz oluverecekmiş gibi geliyor! İçinizde huşu yaratan bu duygu altınızda uzanan diğer tepeler, sıra dağların zirvelerine tepeden bakarak daha da kuvvetleniyor, heyecan duymanıza neden oluyor veee gün doğuma hazırlanıyor. Bu şölen güneşin doğmasından çok günün doğumu gibi algılanıyor. Birbiri ardına sıralanmış dağların arkasından başlayan aydınlık güneşin ucunu göstermesi kamera tutkunlarının art arda deklanşör sesleri duyulması ile tamamlanıyor. En iyi fotoğrafı, en uygun açıyı, en güzel silueti ve ışığın en farklı sarı tonlarını yakalamaya çalışanlar, heykeller arasında koşuşturuyorlar. Güneş ufuk hattından kopup dikilmeye başlayınca her yer, her şey aydınlanıyor, hiçbir gizem kalmıyor, tüm detaylar belirginleşiyor. Güneş hem içinizi hem gününüzü aydınlatıp ısıtıyor. Bir başka şölen ise gün batımında yaşanıyor fakat önce Nemrut'un tarihçesine bakıyoruz.

Komegene Krallığı

Resmi ekleyen.Resmi ekleyen


"Doğum günüm her ay yıl kutlanıp, bayram günü olacak. Bugünlerde baş rahip, tanılar ve benim için, kendisine, benim ve yasaların cömertçe verdiği Pers kılığına bürünerek tanrılarımın, atalarımın ve benim heykellerimin üzerine altın çelenkler koyacak. Her birimiz için kokular yakacak ve gereğince kurbanlar kesecek, kutsal sofraları en güzel yemekler ve şaraplarla donatacak. Buraya toplanan ulusum bol bol yiyip bayram edecek".
Bu yazı Adıyaman'dan 105 km uzaklıkta deniz seviyesinden 2150 , yüksekliğinde Nemrut Dağının tepesinde 50m, yüksekliğinde 150 m çapındaki bir tümülüste bulunuyor. Sahibi ise bu görkemli tümülüsü ve kutsal alanı yaptıran Komegene kralı 1. Antiochos Epiphanes ait. Yumruk büyüklüğündeki taşların bir alana yığılması ile oluşmuş tümülüs'ün bulunduğu yer sabit kaya, bu nedenle mezar odasının tabi kaya içine oyulduğu ve içerden çıkarılan taşların üzerine yığılarak tümülüsün meydana geldiği sanılmaktadır. Tümülüs doğuda, batıda ve kuzeyde sert kayaya oyulmuş teras biçiminde üç avlu ile çevrelenmiş. Doğu yönünde bulunan avluda heykeller heykeltraşlık anıtlarının en önemli grubunu oluşturuyor. Günümüzde yerlere yuvarlanan ve bazı bölümleri tahribata uğramış olan dokuz heykeli orijinal yerlerindeki sıralamalarında, her iki yanda kuvvet ve kudretin simgesi olarak birer kartal ve aslan heykeli bulunmasına dikkat edilmiş. Geç Helenistik çağa özgü idealize edilmiş olan yüzlere sahip taş heykellerde, açıkta olmanın, gece ile gündüz arasındaki farklı ısılardan etkilenmenin, çatlaklara sızan suların, yağışların, rüzgar erozyonunun etkisi ile her yıl biraz daha belirginleşen tahribatı görülebiliyor. Heykellerin yanı sıra bölgede çeşitli konuları tasvir eden kabartmalarda en az heykeller kadar ilgi çekiyor. Alman kazı heyetleri tarafından sistemli kazılar yapılmış olan Nemrut Dağı çevresinde de bir çok tarihi kalıntıya rastlanıyor. Üzerinde kitabesi olan Cendere Köprüsü, Kahta'ya 26 km uzaklıkta bulunan ve bugün üzerinde Memluklar çağına ait kalıntılar bulunan Yeni Kale, Arsameia şehrindeki Komegene kralı Mithradates ve Herakles'in tanrı ile yerin tokalaşmasını tasvir eden kabartma, Karakuş anıtları görülebiliyor.

Nemrut Dağında Gün Batımı

Resmi ekleyen


Nemrut Dağını gün boyu gezip dolaşan ziyaretçiler yaz aylarında zakkumların süslediği yollar ve Kahta çayı üzerinde yer alan Cendere köprüsü üzerinden geçerek son olarak zirveye çıkıyorlar.
Bu saatlerde güneş ısı etkisini ve ışık şiddetini kaybetmeye başlarken bu defa güne veda etmenin etkisiyle daha hüzünlü, mistik bir atmosfer yaşanıyor. Güneş ufuk hattına yaklaştıkça ışıklar yatıyor, sarılar turuncuya turuncu renkler kırmızıya dönüyor. Taş heykeller sararan ahşap görünümlere bürünürken güneş dağları morartarak batıyor, hafif bir rüzgar, ürpertici serinlik başlıyor. Artık gökyüzünün kızarmasını bekleyen kamera tutkunları son fotoğrafları çekiyor, turistler için iniş başlıyor, loşluk çöküyor veee gece karanlık örtüsünü tanrıların üstüne bir kez daha örtüyor.
Nemrut Dağını anlatmışken Adıyaman dan da bahsetmek gerek. Ulu cami, Behos Kilisesi, Pirin Mağarası, Roma Çeşmesi, Etnoğrafik ve arkeolojik eserlerin sergilendiği kent müzesi bir yana, otantik özelliği olan Oturakçı Pazarı capcanlı renkleriyle heybeler, yöresel kilim ve halılar, el işleri, dokuma örnekleri, yemeniler, çarıklar, hasır sepetler, ahşap eşyalar,bakırcılar, açık tütün satanları ile Anadolu kültüründen örnekler bulabileceğiniz özellikler barındırıyor.

Resmi ekleyen

Resmi ekleyen

Resmi ekleyen

Kommagene'de tanrılar ve krallar adına yaptırılmış heykeller dışında kraliyet mensubu kadınlar için yaptırılmış bir anıt mezar bulunur. Etrafında bulunan sütunlar üzerine yerleştir


Resmi ekleyen

Arsameia'da heykel


Resmi ekleyen

Mithradates ve Herakles


Nemrud'un Önemi


1987’de Unesco Nemrud’u İnsanlığın Kültür Mirası Anıtı ilan etti.

Nemrud’u böyle özel kılan nedir?


* Platform oluşturmak için dağın tepesinden 200,000 m3’lük kütle, elle yontulmuştur.
* Bu platform üzerinde, 150 metre çapında, matematiksel bir koni inşa edilmiştir.
* Uzak bir vadiden çıkartılan ve her biri altı ton ağırlığındaki taş bloklar dağın tepesine taşınmış ve her biri on metre yüksekliğinde on anıt yontulmuştur.
* Dünyanın en büyük horoskopu buradadır.
* Bu horoskop Ay’ın, üç gezegenin ve Leo’nun 19 yıldızının 2100 yıl önceki konumlarının betimlendiği 2 x 2.5 metre büyüklüğünde taş bir plakaya oyulmuş, dünyanın en eski horoskopu olan ‘Aslanlı horoskop’tur.
* Kral 1. Antiochos’un mezarının Tutankhamon’un mezarı kadar zengin olduğu sanılmaktadır.
* 500 metreden daha uzun yazıtlarda bir krallığının öyküsü anlatılmaktadır.
* Eşsiz sanat üslubu eski Yunan ve Pers etkilerini yansıtır.

Varlığı bilinmekle beraber mezar henüz keşfedilememiştir. 1989 - 1990 yıllarında yapılan jeofiziksel araştırmalar sonucunda Uluslararası Nemrud Vakfı (UNV) mezarın konumu hakkında detaylı bilgi elde etmiştir. Arkeologlar Kral 1. Antiochos’un mezarının Mısır firavunlarının ki kadar önemli olduğu kanısındadırlar.

Resmi ekleyen


Aslanlı Horoskop


Nemrut Dağı'nın 2.150 metrelik zirvesindeki aslanlı horoskop bilinen en eski horoskoptur. Aslanın üzerinde 16 ışından oluşan 3 adet yıldız bulunur. Bu üç yıldız Mars, Merkür ve Jüpiter gezegenlerini temsil eder. Aslanlı horoskop gök cisimlerinin bir anlık konumunu gösterir. Önümüzdeki 25.000 yıl içerisinde bir daha yaşanmayacak bir ana tanıklık edilir. Güneşin, etkisi azalan ışığının altında çıkan yeni ayın ve onun hemen üzerinde Kral yıldızı olarak bilinen Regulus yıldızının güçlü parıltısı yüzleri aydınlatır. Önceki gecelerde Jüpiter, Merkür ve Mars gökyüzünde adeta krallara layık bir geçiş töreni sergiler. Tüm bu seremoni bittikten sonra Kommagene halkı tanrılarının yeni krallarını ziyarete geldiklerine inanarak evlerine dönerler.

NASIL GİDİLİR?

Adıyaman il sınırları içinde yer alan Nemrut Dağına Adıyaman'dan olduğu gibi Malatya'dan da ulaşılabiliyor. Malatya yönünden gelen araçlar dağın zirvesine daha yakın bölümüne kadar çıkabiliyor ve yolcular daha az yürüyerek zirveye ulaşabiliyorlar. Dağ gündüz ve gece iki farklı iklimi yaşadığı için ziyaretçilerin mutlaka takviyeli giyinmeleri gerekiyor. Mezopotamya'nın en yüksek tepesi olan ve deniz seviyesinden 2150 metre yükseklikte bulunan Nemrut tümülüsü özellikle deniz seviyesinde yaşayıp dağa bir an evvel tırmanmak için acele edenlerde, sigara içenlerde, farklı ve zor iklim koşullarında, yorgun ve ham bünyelerde kalp çarpıntısı yapabilir, bu nedenle yaya 20 dakika civarında süren zirveye çıkışta, hızlı hareket edilmemelidir.

Adıyaman -Nemrut 72 km

Cendere Köprüsü Adıyaman'a 55 km uzaklıkta olup karakuş Tepesinin kuzey doğusunda yer alıyor. 92 iri kesme taştan yapılan yedi büyük ve doğu tarafında ikinci bir küçük kemerden oluşan köprü korint başlıklı sütunları ile 16 lejyon tarafından imparator Severus'un eşi Julie Gete için yapılmış.
Adıyaman'a 40 km uzaklıktaki Karakuş Tepesi, yığma toprak ve taştan oluşan 25 metre yüksekliğinde bir anıt mezarda üç sütun yer alıyor.

Yeni Kale Adıyaman'a 50 km uzaklıkta Kocahisar köyü yakınlarında bulunuyor. Günümüzde Memluklular dönemi kalıntılarıyla ulaşan kalede su depoları, cami, dükkan izlerine rastlanmaktadır.
Arsemia Adıyaman'a 60 km mesafede ve Kahta Çayı'nın doğusunda. Güneyindeki tören yolunda Mitras'ın bir kabartması aynı platformun üzerinde tokalaşma sahnesini gösteren kabartma görülebilir. Yörenin petrol çıkarılan kuyularında gaga ağızlı tulumbalara da rastlanıyor.

Ankara - Adıyaman . 757 km
İstanbul - Adıyaman. 1210 km
İzmir - Adıyaman. 1129 km

#2
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Nemrut Dağı ve Sırları

Adrian Gilbert, tüm öykünün anlamının farklı olduğu görüşünde, bizlere bu şekilde İsa´nın doğum horoskobunun yani yıldız haritasının anlatılmak istendiğini düşünüyor, eğer okuma doğru yapılırsa kesin zaman belirlenecektir. İsa´da Horus gibi bir kral olarak doğmuştur, gezegenlere uygun armağanlar onun doğumunu simgelerler, Matta İncili´nde armağanların baştan çıkarıcı oldukları ve egosal amaçlarla kullanılabilecekleri vurgulanır. Yani üç gezegenin negatif yönleri vurgulanır, negatif yönler pratik Maji´nin reddedilmesi (Merkür), ölümsüzlük arzusu (Satürn) ve krallık yani iktidar hırsıdır (Jüpiter). Daha sonraki olaylarda benzer anlamlar içerirler, Yahya Peygamber Ürdün Irmağı´nda İsa´yı vaftiz ederken cennetten gelen bir güvercin simgeselliğinde İsa´ya en yüksek armağan verilir, bunun anlamı gezegendeki en yüksek krallığın onaylanmasıdır. Artık o, Logos´un yani Varoluş´un aracı olmuştur. Yani Vaftiz´in simgeselliği ve 6 Ocak kutlamalarının anlamı göksel buluşmanın gerçekleşmesi daha da ötede İsa´nın göksel doğumudur. Ama daha sonra bu tarih değişecek, 25 Aralık´a kayarak, antik Roma´nın Satürn şenlikleri Mitralar´ın doğumu ile karışacaktır.
Resmi ekleyen
Bütün bunlardan anlaşılan şey, Kayıp Kardeşlik Örgütü´nün içeriğidir, Horus´dan, İsa´ya oradan da Kral I. Antiochus´a uzanan gizemin ezoterik anlamı ve bunun astrolojik metodla, Hermetik Bilgelik düzeyinde simgeselleştirilmesidir fakat tüm anlatılar ve Gilbert´in iddiaları yine de asıl gizemi açıklayamıyor; yıldızların ve gezegenlerin etkinliği ya da önemi acaba kutsallık düzeyinde ezoterik simgesellik midir? Yoksa, dünya dışındaki bir yerler mi ima edilmektedir? Sır, Orion ve Sirius´da saklı gibidir; birgün bunu da öğreneceğiz; ne zaman mı? Kimbilir, belki de Nemrut Dağı´nın altında yatan sırrı çözdüğümüz zaman...

Resmi ekleyen

Nemrut dağının gizemi

Tarihin neresine bakarsanız bakın, muhakkak dünyanın bir yerinde, özgün bir inanç veya mistik ya da okült bir yaşam biçimi karşınıza çıkacaktır. Bu tür grupların ana ilkesi kardeşliktir, kardeşlik adayı belli bir eğitim, öğrenim ve sınav aşamasını yaşadıktan sonra ezoterik gizemlerle beraber yaşamaya başlar ama bunları dışarıya taşıması yasaktır çünkü bilgi özeldir ve yeterince eğitilmemiş, amacını bilmeyen ve meraktan öteye geçemeyen yani hak etmeyen kişilere verilemez. Yüzyılın sonuna doğru, çoğunluğu Rus olan bir grup okültist veya ezoterist gizemci peşpeşe ortaya çıktı; aralarında Madam H.P.Blavatsky, Alexandra David-Neale, P.D. Ouspensky ve G.I.Gurdjieff gibi çok önemli isimler bulunuyordu. Doğunun tanımıyla bunlar; "Bilgeliğin Ustaları" ydılar. Tümü, uzak geçmişin ezoterik ve gizemci mantığı doğrultusundaydı, kurdukları gizem örgütleri günümüzde milyonlarca insanı yönlendiriyor, yani "Kardeşlik" hala yaşıyor.

Yoksa, Hıristiyanlığın Gerçek Lideri Nemrut´da Mıydı?
Yoksa, Hıristiyanlığın Gerçek Lideri Nemrut´da Mıydı?

1920´de G.I.Gurdjieff, batıya geldi ve Fransa´da kendi adına bir gizem veya ezoterizm okulu açtı, okulun izlediği yol çok eski bir ezoterik okulun yoluydu; bu çok uzak geçmişten gelen okulun adı "Sarmoung Kardeşliği" idi. İpucu izlendiğinde, (Gurdjieff hakkında yazılan otobiyografi de bu yöndedir.) adı geçen örgütün temelinde büyük bir olasılıkla, bir zamanlar Kuzey Mezopotamya´da gelişip, yayılan ama sonra yok edilen Hıristiyan Gnostik Okulu´ndan geriye kalanlar bulunuyordu. İzleri sürdürdüğümüzde bu kez günümüz Türkiye´sinin sınırlarının içine giriyor ve kayıp gizem okulunun Güneydoğu Anadolu´da bulunduğu anlaşılıyordu yani Gurdjieff´in kurduğu örgütün en uzak geçmişinde yer alan kayıp gizem okulu Anadolu´daydı; Ama nerede? İşte burada ortaya çıkan bir adam yeri bulduğunu söyledi, adamın adı Adrian Gilbert´ti,1972 yılında, Adrian Gilbert hacı olmak amacıyla, Filistin´e, Hz. İsa´nın doğum yeri olan Bethlehem´e gitmişti, aslında bilgeliğin peşindeydi, bir gizem örgütü arıyor ve eğitilmek istiyordu. Bölgede bir gizli okulun olduğunu duymuştu, kulağına gelenlere göre Matta İncili´nde adı geçen Maji Okulu buradaydı, sıkı bir arayışın ve gizem dedektifçiliğinin sonucunda, o da Gurdjieff´in izine rasladı, Filistin´de ortaya çıkan iz, Fransa´da gelen izle Anadolu´da birleşiyordu ve Adrian Gilbert artık sonuçtan emindi; Kayıp "Kardeşlik Okulu" nun liderini ve yerini bulmuştu; Gilbert´e göre örgütün kurucusu Commagene Kralı I. Antiochus, yeri ise Nemrut Dağı´ydı.
Resmi ekleyen


Kral Antiochus´un krallığı
Gilbert, Kral I. Antiochus´un yaşadığı çağda varolan Sarmoung Kardeşlik Örgütü ile yakın ilişkisi olduğu görüşünde, onun Kuzey Fırat bölgesine yayılan küçük krallığının ana simgesi aslandı veya Commagene Aslanı´ydı. Nemrut Dağı´nda bulunan dev mezar anıtta, astrolojik ve Hermetik simgeler kullanılarak, gizem vurgulanmıştı. Nemrut´da bulunan Aslan kabartmasının üzerindeki Astrolojik simgeler aslında bir horoskop yani yıldız haritasıdır ve Gilbert burada belirtilen işaret edilen iki zaman dönemiyle, Kral´ın doğum ve inisiye yani örgütte eğitildiği tarihleri işaret ettiği düşüncesindedir, bu tarih 6 Ocak´tır yani İsa´nın Yahya Peygamber tarafından vaftiz edildiği tarih yani özgün adıyla "epiphanes" günü. Günümüzde, aynı tarihte Ortodokslar suya haç atarak kutlamalar yapıyorlar. Gilbert, Kral Antiochus´un krallığının henüz bulunmamış bir yerinde 35´ eğiminde, 155 m. uzunluğunda, nereye gittiği bilinmeyen bir tünel olduğunu iddia ediyor. Aslında bu iddia doğru, çünkü arkeologlar uzun zamandan beri bu bulmacanın peşindeler, Kahta´dan Nemrut Dağı´na uzanan tünellerin varlığı biliniyor ama nereye gittikleri henüz anlaşılamadı zira o boyutta kazılar yapılmış değil. Gilbert Commagene Kralı´nın doğum tarihini de hesaplıyor; bu tarih Güneş´in, Regulus yıldızıyla Aslan Burcu´nda buluşum yaptığı tarih yani 29 Haziran. Adrian Gilbert, Urfa´nın da (Eski adıyla Edessa) Orion Bilgeliği ile ilgili bir astrolojik merkez olduğu görüşünde ve bunun kanıtlarının da Eski Ahit´te yani Tevrat´da bulunduğunu belirtiyor.
Resmi ekleyen
Kral´ın doğumu ve Mısır´a uzanan yol

Hıristiyanlığın ilk yıllarında Urfa, çok önemli bir eğitim merkeziydi ve kutsal kalıntılar hala orada görülür. Haçlılar´ın yıkımlarından sonra bölge, 1145´de İslam Komutanı Zengi tarafından ele geçirilmiş ve 1146´da da Zengi´nin oğlu Nureddin, Haçlıları tamamen uzaklaştırmıştı. Gilbert, araştırmalarında kayıp Kardeşlik Örgütü´nün izlerinin Urfa´da da bulunduğu belirtiyor ve Matta İncili´ndeki "Maji Öyküsü" nü hatırlatıyor. Mesih´in yani İsa´nın doğumu yani Christmas Günü sandığımız gibi 25 Aralık değildir, bu tarih aslında antik bir Pagan festivalini simgeler (Mitralar´ın Doğum Kutlamaları). Gerçek Christmas Milattan önceki 7. yılın 29 Temmuz´udur yani İsa milattan 7 yıl önce doğmuştur ve o gün gök konumu çok özeldir; Güneş her yıl aynı tarihte, "Kral´ın Doğumu" konumuna girer Aslan Burcu´ndaki "Küçük Aslan" veya "Aslan Yürek" de denen Regulus´la buluşur. Bu aynı zamanda da, göğün en parlak yıldızı olan Sirius´un yükseliş döneminin hemen sonrasıdır yani Sirius özgün periyodundaki görünmezlik dönemini bitirerek, yükselmeye başlar. Mısır Mitolojisi´nde Sirius yıldızı, Tanrıça Isis´in özel yıldızıdır, görülmediği dönemde Tanrıça hamiledir, yükseldiğinde yani parlamaya başladığında oğlu Horus doğar, bu da Güneş-Regulus buluşmasıyla simgelenir




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı