İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Aspirin | Antipiretik, Analjezik, Antienflamatuar

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 6 yanıt gönderildi

#1
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.702 İleti
  • Gender:Male


İlaç Adı :ASPIRIN (Üretimi Vardır)

Üretici Firma :
Bayer Türk Kimya San. Tic. Ltd. Şti.

Farmakolojik Sınıfı :
Antipiretik, Analjezik, Antienflamatuar

Endikasyonları :
Baş ağrısı, romatizmal ağrılar ve dismenore gibi hafif ve orta şiddette ağrılarda analjezik olarak ve ayrıca antienflamatuar ve antipiretik olarak endikedir.

Konreendikasyonları :Asetilsalisilik aside karşı duyarlı hastalarda ve karaciğer yetmezliğinde kontrendikedir.

Uyarılar/Öneriler :Gastrointestinal kanamalarda ve hemorajik diatez de kullanılmaz. Böbrek yetmezliği olan hastalar dikkatle izlenmelidir. Diabetiklerde kan şekeri sık sık kontrol edilmelidir. Gebelik sırasında ve özellikle son 4 hafta içinde kesinlikle kullanılmaz. Laktasyonda yüksek dozlarda kullanılmaz. Protrombin düzeyini değiştiğinden antikoagülanlarla birlikte verilmesi gerektiğinde doz azaltılmalıdır. Kortikosteroidlerle aynı zamanda kullanılınca gastrointestinal kanamaya neden olabilir.

Yan Etkileri :Metotreksatın yan etkilerini artırır.

Kullanım Şekli ve Miktarı :Erişkinlerde 1-6x500mg/gün Çocuklarda iki yaşına kadar 3-4x50mg, 2-7 yaş arası 3-4x100mg, 7 yaş 3-4x200 mg dozda tok karnına kullanılır.


Konu Hale tarafından 14 Eylül 2015 Pazartesi - 22:39 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
Recep

Recep

    KD ™ Arkadaş

  • Kadim Dost
  • 144 İleti
  • Gender:Male
  • Location:OKS
  • Interests:Kadim Dostlar
Aspirin

Formülü : Her tablet 500mg Asetilsalisilik asit içerir. Farmakolojik Özellikler : Asetilsalisilik asit analjezik, antipiretik, antienflamatuar ve antiagregan etkilere sahiptir. Asetilsalisilik asit bu etkilerini, siklooksijenaz enzimini dönüşümsüz asetilasyon ile inhibe ederek gerçekleştirir. Siklooksijenaz (prostaglandin sentetaz) enziminin inhibisyonu ağrı, ateş, enflamasyon ve agregasyondan sorumlu prostaglandinlerin sentezini önlemektedir. Asetilsalisilik asit oral uygulamadan sonra hızlı ve hemen tamamen emilir. Maksimum plazma salisilat düzeylerine 1-2 saat sonra erişilir. Bununla birlikte plazmada etkin konsantrasyon 20-30 dakika içinde sağlanır. Plazma proteinlerine %80-90 oranında bağlanan asetilsalisilik asidin %20'si kanda, %80'i ise karaciğer ve böbreklerde hidrolize olur. Asetilsalisilik asit böbrekler yoluyla salisilik asit ve metabolitleri şeklinde atılır.

Endikasyonları :
- İltihabi durumlarda : örn. akut ve kronik romatizmal hastalıklarda - Ağrılarda; örn. baş ve diş ağrısı, bel ağrısı (lumbago), nevralji, siyatik, migren ve adet sancılarında - Soğuk algınlığı, grip ve hafif enfeksiyonlarda görülen ağrı ve ateş durumlarında

Kontrendikasyonları : Salisilatlara ve diğer steroid olmayan antienflamatuar ilaçlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, kanama eğiliminin arttığı patolojik durumlarda, gebeliğin son üç ayında, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde, gastrointestinal kanalda kronik ve aktif ülseri olanlarda kullanılması sakıncalıdır.

Uyarılar / Önlemler : Diğer ilaçlarla birlikte kullanımında ilaç etkileşimleri göz önüne alınmalıdır. Astma, nazal polip veya nazal alerjisi olanlarda, gastrointestinal şikayetleri, karaciğer harabiyeti, böbrek fonksiyon bozukluğu olanlarda ve cerrahi müdahale geçirecek kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.

ÇOCUKLARDA VE GENÇLERDE GRİP VE SU ÇİÇEĞİNE EŞLİK EDEN YÜKSEK ATEŞTE REYE SENDROMU KONUSUNDA HEKİME DANIŞILMADAN KULLANILMAMALIDIR.

Hekim tarafından tavsiye edilmedikçe, hamileler ve süt veren anneler tarafından kullanılmamalıdır.

Yan Etkiler / Advers Etkiler : Doza bağımlı olarak gastrointestinal hemoraji, ülserasyon, tinnitus, vertigo, geçici işitme kaybı, kanama zamanının uzaması ve nadiren lökopeni, trombositopeni, plazma demir konsantrasyonunda düşme görülebilir. Ayrıca nadir vakalarda aşırı duyarlık reaksiyonları olarak kaşıntı, ürtiker, angionörotik ödem, astma ve anaflaksi görülebilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İlaç Etkileşimleri :
Non-steroidal antiromatizmal ilaçların etkilerini ve yan etkilerini, metotreksat'ın istenmeyen etkilerini, antikoagulanların (örn. heparin ve kumarin türevleri) etkilerini ve steroidlerle birlikte alındığında gastrointestinal kanama ihtimalini arttırır. Diyabetli hastalarda kullanıldığında, insülin veya oral antidiyabetiklerin (örn. sulfonilüre) dozunun ayarlanması gerekebilir. Furosemid, spironolakton benzeri diüretiklerin ve ürikozürik ilaçların etkilerini azaltır. Salisilatlar tiroid fonksiyon testlerini etkileyebilirler.

Kullanım Şekli ve Dozu : Hekim tarafından başka şekilde tavsiye edilmemişse :

Erişkinlerde günde 3 defa 1-2 tablet, tercihen yemeklerden sonra çiğnenmeden bir miktar sıvı ile yutulur. Romatizmal hastalıklarda, doz hekim tavsiyesi ile günde 4 defa 2 tablete çıkarılabilir. 9-15 yaş grubunda günde 2 veya 3 defa 1 tablet verilebilir. 7-9 yaş grubunda günde 3 defa 1/2 tablet. 7 yaşından küçük çocuklarda bunlar için uygun olan "Aspirin 100, çocuklar için" preparatını kullanınız.

Doz Aşımı ve Tedavisi : Yüksek dozda alındığında baş dönmesi, kulak çınlaması, terleme, bulantı, kusma, konfüzyon, hipervantilasyon, hipertermi ve dehidratasyon gibi salisizm belirtileri görülebilir. Çok yüksek dozlarda, merkezi sinir sistemi depresyonuna bağlı olarak koma, kardiyovasküler kollaps ve solunum yetmezliği görülebilir. Akut intoksikasyonda, %5'lik sodyum bikarbonat solüsyonu ile gastrik lavaj yapılır. Ciddi intoksikasyonlarda (örn. i.v. sodyum bikarbonat ile) kuvvetli alkali diürez sağlanmalıdır. Bazı ciddi durumlarda hemodiyaliz gerekli olabilir.

Ticari Takdim Şekli : 20 tabletlik blister ambalaj

Piyasada mevcut diğer ticari şekilleri :

Aspirin 100 :
Bir tableti 100 mg asetilsalisilik asit içeren 20 tabletlik blister ambalaj.

Bayer AG, Almanya lisansı ile imal edilmiştir.

Ruhsat tarihi : 05.12.1990 No : 154/58 Reçeteli ve reçetesiz satılır.

Ruhsat sahibi : Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti. İstanbul Üretim yeri : Bayer İlaç Fabrikaları A.Ş., İstanbul Hekime danışılmadan kullanılmamalıdır. Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız. Oda sıcaklığında saklayınız.

KAYNAK: Bayer Türk Kimya San.

Konu Hale tarafından 14 Eylül 2015 Pazartesi - 22:41 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#3
Recep

Recep

    KD ™ Arkadaş

  • Kadim Dost
  • 144 İleti
  • Gender:Male
  • Location:OKS
  • Interests:Kadim Dostlar
Aspirin Plus C


Formülü : 1 efervesan tablet 0.4 g Asetilsalisilik asit, 0.24 g Vitamin C içerir.

Farmakolojik Özellikleri : Asetilsalisilik asit analjezik, antipiretik, antienflamatuar etkilere sahiptir.

Asetilsalisilik asit bu etkilerini, siklooksijenaz enzimini inhibe ederek gerçekleştirir. Siklooksijenaz (prostaglandin sentetaz) enziminin inhibisyonu ağrı, ateş, ve enflamasyondan sorumlu prostaglandinlerin sentezini önlemektedir.

Asetilsalisilik asit oral uygulamadan sonra hızlı ve hemen tamamen emilir. Maksimum plazma salisilat düzeylerine 1-2 saat sonra erişilir. Bununla birlikte plazmada etkin konsantrasyon 20-30 dakika içinde sağlanır. Plazma proteinlerine %80-90 oranında bağlanan asetilsalisilik asidin %20'si kanda, %80'i ise karaciğer ve böbreklerde hidrolize olur. Asetilsalisilik asit böbrekler yoluyla salisilik asit ve metabolitleri şeklinde atılır.

Aspirin Plus C'nin içindeki C vitamini askorbik asidin L-izomeridir. Enflamasyon ve soğuk algınlığı hallerinde artan Vitamin C gereksinimini karşılamak, aynı zamanda asetilsalisilik asidin etkinlik ve tolerabilitesini arttırmak üzere Aspirin ile kombine edilmiştir.

Aspirin Plus C'nin gerek solüsyon halinde alınması, gerekse C vitamini içermesi nedeniyle emilimi hızlıdır ve etkisi çabuk başlar.

Kullanıldığı yerler :

Soğuk algınlığı, grip ve hafif enfeksiyonlarda görülen ağrı ve ateş durumlarında Ağrılarda; örn. baş ve diş ağrısı, bel ağrısı (lumbago), nevralji, siyatik, migren ve adet sancılarında Enflamatuvar hastalıklarda : örn. romatizmal ağrılarda Kontrendikasyonları : Salisilatlara ve diğer steroid olmayan antienflamatuar ilaçlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, kanama eğiliminin arttığı patolojik durumlarda, gebeliğin son üç ayında, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde, gastrointestinal kanalda kronik ve aktif ülseri olanlarda kullanılması sakıncalıdır.

Uyarılar / Önlemler : Diğer ilaçlarla birlikte kullanımında ilaç etkileşimleri göz önüne alınmalıdır.

Astma, nazal polip veya nazal allerjisi olanlarda, gastrointestinal şikayetleri, ülseri veya kanama hikayesi olanlarda, karaciğer harabiyeti olanlarda ve cerrahi müdahale geçirecek kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.

Asetilsalisilik asit, kortikosteroidler veya alkolle beraber alındığında gastrointestinal kanama riskini artırabilir.

ÇOCUKLARDA VE GENÇLERDE GRİP VE SU ÇİÇEĞİNE EŞLİK EDEN YÜKSEK ATEŞTE REYE SENDROMU KONUSUNDA HEKİME DANIŞILMADAN KULLANILMAMALIDIR. Hekim tarafından tavsiye edilmedikçe, hamileler ve süt veren anneler tarafından kullanılmamalıdır.

Yan etkileri : Doza bağımlı olarak gastroentestinal hemoraji, ülserasyon, kulakta çınlama, vertigo, geçici işitme kaybı, kanama zamanının uzaması ve nadiren lökopeni, trombositopeni, plazma demir konsantrasyonunda düşme görülebilir. Ayrıca nadir vakalarda aşırı duyarlık reaksiyonları olarak kaşıntı, ürtiker, angionörotik ödem, astma ve anaflaksi görülebilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İlaç etkileşimleri : Non-steroidal antiromatizmal ilaçların etkilerini ve yan etkilerini, metotreksat'ın istenmeyen etkilerini, antikoagulanların (örn. heparin ve kumarin türevleri) etkilerini arttırır.

Asetilsalisilik asit kortikosteroidler veya alkolle beraber alındığında gastrointestinal kanama riskini arttırabilir.

Diyabetli hastalarda kullanıldığında, insülin veya oral antidiyabetiklerin (örn. sulfonilüre) dozunun ayarlanması gerekebilir.

Furosemid, spironolakton benzeri diüretiklerin ve ürikozürik ilaçların etkilerini azaltır. Salisilatlar tiroid fonksiyon testlerini etkileyebilirler.

Kullanım şekli ve dozu : Hekim tarafından başka şekilde tavsiye edilmemişse : Yetişkinlerde : Günde 4 defa, 1-2 efervesan tablet, günde 8 tablete kadar. Çocuklarda : 4-6 yaş arası ½ tablet, 7-9 yaş arası ½-1 efervesan tablet, günde 1-4 tablete kadar.

Kullanım şekli : Efervesan tabletler bir bardak suda eritilir ve içilir.

Doz aşımı : Yüksek dozda alındığında baş dönmesi, kulak çınlaması, terleme, bulantı, kusma, konfüzyon, hipervantilasyon, hipertermi ve dehidratasyon gibi salisizm belirtileri görülebilir. Çok yüksek dozlarda, merkezi sinir sistemi depresyonuna bağlı olarak koma, kardiyavasküler kollaps ve solunum yetmezliği görülebilir. Akut intoksikasyonda, %5'lik sodyum bikarbonat solüsyonu ile gastrik lavaj yapılır. Ciddi intoksikasyonlarda (örn. i.v. sodyum bikarbonat ile) kuvvetli alkali diürez sağlanmalıdır. Bazı ciddi durumlarda hemodiyaliz gerekli olabilir.

Ticari şekli : 10 Efervesan Tablet

Bayer AG, Almanya lisansı ile imal edilmiştir.

Ruhsat tarihi : 13.08.1992 No : 161/20

Ruhsat sahibi : Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti. İstanbul

İmal yeri :
Bayer İlaç Fabrikaları A.Ş., İstanbul Uzun süre yüksek dozda hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız. 25ºC'yi geçmeyen, kuru ve serin bir yerde saklayınız.

KAYNAK: Bayer Türk Kimya San.

Konu Hale tarafından 14 Eylül 2015 Pazartesi - 22:43 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Aspirin - Asetilsalisilik Asit - ASA



Aspirin - Asetilsalisilik Asit – ASA, genellikle ufak ağrı ve sızılar için kullanılan ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. Ayrıca kan seyreltici etkisi vardır ve kalp krizine karşı koruma sağlaması amacıyla uzun dönem az dozaj kullanılır. Aşırı dozda kullanımı yüzünden her yıl yüzlerce kişi ölümcül etkilere maruz kalsa da, genel olarak aspirinin faydalı bir ilaç olduğu kabul edilir.



Resmi ekleyen



1905 - Aspirin ilk kez satışa sunuldu.



Kullanım biçimleri


Günlük doz yetişkinlerde 3 kez 1-2 (500-1000 mg) tablet, yemeklerden sonra çiğnenmeden bir miktar sıvıyla yutulur. Romatizmal hastalıklarda doz günde 4x2 tablete çıkarılabilir. 9-15 yaş grubuna günde 2 veya 3 kez 1 tablet, 7-9 yaş grubuna günde 3 kez ½ tablet verilebilir. 7 yaşından küçük çocuklara 100 mg'lık tablet formundan olmak üzere 1-2 yaş ½ tablet, 2-3 yaş 1 tablet, 4-6 yaş 2 tablet, 7-9 yaş 3 tablet verilir. Bu dozlar gerektiğinde günde 3 kez tekrarlanır.


Yüzeysel uygulama


Aspirinin birçok faydası arasında derideki kurumalar çatlaklar tırnak batmaları gibi hastalıkları da giderebilmesidir. Herkesin bildiği gibi aspirin kanı sulandırıyor. Sürüldüğü bölgedeki kılcal dolaşımı da hızlandırdığı için iyileşme hızlanıyor.


Tırnak batması veya nasırda kullanımı


Baş ağrısı, diş ağrısı, nevralji, siyatik ve adet sancılarını giderir. Ateşli hastalıklarda, grip ve soğuk algınlığında ateş düşürür. Romatizma ve lumbagoda enflamasyonu azaltır. Boğaz ağrılarını geçirir. Migrenin semptomatik tedavisinde kullanılır. 100 mg dozda Antiagregan(kan sulandırıcı) olarak kalp ve tansiyon hastaları tarafından kullanılır.


Kontrendikasyonları


Salisalatlara ve diğer non-steroidal antienflamatuvar ilaçlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, kanama eğiliminin arttığı patolojik durumlarda, gebeliğin son üç ayında, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde, gastrointestinal kanalda kronik ve aktif ülseri olanlarda kullanılması sakıncalıdır.


Uyarılar


Astma, nazal polip veya nazal allerjisi olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Uzun süre ve yüksek dozda kullanımında ılımlı bir salisilat intoksikasyonu görülse de, dozun azaltılmasıyla kaybolur. Salisilatlar tiroid fonksiyon testlerini değiştirebilir. Karaciğer harabiyeti olanlarda, ayrıca cerrahi müdahale geçirecek kişilerde dikkatle kullanılmalıdır. Gebelerde kullanım güvenliği kanıtlanmadığından önerilmez. Süt veren annelerde kullanılmamalıdır.


Yan etkileri


Asetilsalisilik asidin en sık görülen yan etkisi sindirim sistemi üzerinedir. Doza bağımlı olarak gastrointestinal hemoraji, ülserasyon, tinnitus, vertigo, geçici işitme kaybı, kanama zamanının uzaması ve nadiren lökopeni, trombositopeni, plazma demir konsantrasyonunda düşme görülebilir. Ayrıca nadir olgularda aşırı duyarlılık reaksiyonları olarak kaşıntı, ürtiker, anjiyonörotik ödem, astma ve anafilaksi görülebilir.


İlaç etkileşimleri


Asetilsalisilik asit plazma protrombin konsantrasyonunu azaltması nedeniyle antikoagülanların etkisini potansiyelize eder. Oral hipoglisemiyanların etkisini potansiyelize eder. Salisilatlar küçük dozlarda probenesid ve sülfinpirazonun ürikozürik etkisini azaltır. Spirinolaktonla oluşan sodyum itrahı, salisilat varlığında azalabilir. Alkolle, kortikosteroidlerle birlikte kullanımı gastrointestinal sistemde kanama olasılığını artırır. Pirazolon türevleriyle birlikte kullanımı gastrointestinal ülserasyon riskini artırır. Üriner alkalileştiriciler salisilatın böbrekten atılım hızını artırarak; fenobarbital enzim indüksiyonuyla, propranolol bazı reseptörlerle kompetitif etki nedeniyle asetilsalisilik asidin etkisini azaltırlar.


Tarihçesi


Aspirinin ortaya çıkması, kimyager Felix Hoffmann'ın 1897’de saf asetilsalisilik asit (ASA) üretmesiyle mümkün olmuştur. ASA, ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan Aspirinin etken maddesidir. Kaynağı ise dünyanın her yerinde yetişen söğüt ağacıdır.

ASAnın kalp krizini, felci, bazı kanser türlerini önleyici etkisi kanıtlanmıştır. Bayer’in kimyagerlerinden Dr. Felix Hoffmann, 10 Ağustos 1897 tarihinde salisilik asidi asetik asit ile sentezleyerek saf asetilsalisilik asidi üretmeyi başardıktan 11 gün sonra aynı yolla diasetilmorfini sentezlemiş ve eroini bulmuştur. Kuru öksürük ve veremin tedavisinde kullanılan eroine büyük ümit bağlanmıştı. Aynı zamanda I. Dünya Savaşı’nda ağır yaralı hastalara ağrı kesici olarak verilmiştir. Morfin bağımlılarını kurtarmak için fayda sağlayabileceği ileri sürülmüştür. Ancak eroinin kendisinin bağımlılık yapan çok ciddi bir uyuşturucu olduğu anlaşılınca, 1930’lu yılların başında adı ilaç listelerinden silinmiştir.

1900’lü yılların başında Avrupa’daki grip salgınının yok edilmesinde rol oynayan ASA, Aspirin markasıyla özdeşleşmiş durumdadır. ASA ya da Aspirin denince akla daha ziyade kanı sulandırıcı etkisi geliyor. Kalp krizi ve felçteki rolü hatırlanıyor. Hatta bazı kanser türlerindeki önleyiciliği dile getiriliyor. Oysa 1897’den bu yana, Hoffmann’ın formüle ettiği haliyle ilaçlaşan ASA’nın en etkili olduğu rahatsızlıklar ağrı, yüksek ateş ve soğuk algınlığı.

Hoffmann, romatizmal ağrılarla baş edemeyen babasını iyileştirebilmek amacıyla salisilik asidi geliştirmeye çalışır. O zamana kadar kullanılmış olan salisilik asit esaslı sodyum salisilat ilacı hem çok kötü bir tada sahiptir hem de uzun süre alındığı için midesi rahatsızlanan kişileri her kullanışlarında hasta etmektedir.

1950’lerden sonra bu ilacın kalp krizi ve felç riskini azaltabileceği yönünde fikirler ortaya atılıyordu. 1971’de İngiliz farmakolog Sir John R. Vane’nin, ASA’nın insan metabolizmasındaki ağrıyı nasıl durdurduğunu belirlemesi, Hoffmann’dan sonraki en büyük adımdır. O güne kadar maddenin etkisi biliniyor, yeni etki alanlarına ulaşılıyor ancak bu etkiyi nasıl ve hangi süreçle yaptığı bilinmiyordu. Bu buluşsu Vane’ye 1982 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü kazandırdı.

Kanadalı nöroloji profesörü Henry J. M. Barnett, ASA’nın yüksek dozlarla beyindeki geçici dolaşım rahatsızlıklarını, ikinci felç geçirmeyi ve felç sebebiyle ölüm riskini önemli ölçüde azalttığını kanıtladı. 1985’te Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) Margaret Heckler, kalp krizi geçiren kişilerin bu ilacı her gün düzenli almaları halinde ikinci kriz ihtimalinin %20 gerilediğini açıkladı. Yine Amerika’da 22,000 sağlıklı doktoru kapsayan kontrollü bir araştırmada, ilaç kullanımının kalp krizi riskini %44 oranında gerilettiği ortaya kondu. Newsweek Dergisi, araştırma sonuçlarını 8 Şubat 1998 tarihli sayısında kapak dosyası yaptı. 1996’da FDA, ilacın akut kalp krizi kuşkusu içindeki kişilerde tercih edilmesini tavsiye etti.

ASA, çok sayıdaki kadını ilk hamileliklerinde tehdit eden, prematüre ve ölü doğumlara sebep olan ‘preeklempsi’yi önlemede de yardımcı özelliği açıklanan tek ilaçtır. Diyabetin geç dönemlerinde varlığını hissettiren, gözün retina tabakasındaki ve böbreklerdeki kılcal damar tıkanıklıklarında da etkindir. Kalın bağırsak (kolon) kanserini önlemede de etkili olduğu, 1988’de Avustralyalı Epidemiyoloji Profesörü Gabriel A. Kune tarafından yapılan bir araştırmadaki genel nüfus istatistiklerine göre, ilacın düzenli içicilerinde söz konusu kanser riskinin %40’ların altına gerilediğinin fark edilmesiyle kanıtlanmıştır. Amerikan Kanser Derneği’nce yapılan araştırmalarda, Kune’nin bulguları doğrulanmıştır.

ASA, 80’den fazla ülkede Bayer’in tescilli markası Aspirin ile insanlara ulaştırılıyor. ASA’nın yeni etki alanlarının keşfedilmesi ve nasıl etki ettiğinin daha iyi anlaşılması adına gerçekleştirilen araştırmaları Bayer destekliyor.


Hammaddesi


ASA’nın hammadde sorunu yoktur. Hemen hemen dünyanın her ülkesinde yetişen söğüt ağacından elde edilir. Bu ağacın tedavi edici özelliği 3500 yıldır biliniyor. Yaprak ve kabuklarından tabii olarak üretilen bitkisel ilaçlar eski çağlarda da ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılıyordu. Hipokrat, salisilik asidin farkında olan ilk hekimlerden biridir. Bazı rahatsızlıkların tedavisi için reçetesine söğüt ağacı kabuğundan sağlanan suyu ilaç olarak yazmıştır. Suda bulunan ve ağrıyı hafifleten madde bugün bildiğimiz tanımıyla salisilik asittir. Maddenin adı ile kökeni arasında bir bağ vardır. Salix kelimesi Latincede söğüt anlamına gelir.

Eski Mısırlılar ise ağrıyı gidermede mersin ağacı yapraklarını kullanmıştır. Bu ağacın yapraklarında da salisilik asit bulunduğu ispatlanmıştır. Edward Stone 1763’te, söğüt kabuklarını kurutup toz hâline getirerek ürettiği maddenin ateşli hastalarda faydalı olduğunu belirliyor ve Londra Kraliyet Cemiyeti’ne bildiriyor. Maddeyi su ve çay gibi sıvılarda eriterek hastalara veriyor.

Ağrı, ateş ve soğuk algınlığı haricinde kalp krizi, felç ve bazı kanser türlerinde fayda sağlanan ASA ya da bildiğimiz klasik Aspirin ilacının elbette kullanılmaması gereken durumlar da söz konusu. Asit özelliği sebebiyle mide rahatsızlığı olanlara kesinlikle önerilmiyor. Bununla birlikte kanama ve kanamanın durdurulamaması riski taşıyan kişilerin de kesinlikle içmemesi gerekiyor. İlacın kanı sulandırıcı etkisi bu rahatsızlıkta negatif tesir yapıyor. Öte yandan ilaç, şüpheli bir sendrom dolayısıyla çocuklar için de önerilmiyor. Burada kesinlikle bir yanılgıya düşmemek gerekiyor. Başka bir ilaç firmasının babyprin ismiyle piyasaya sürdüğü ilaç da çocuklar için üretilmiyor. Bu ilaç, düşük doz kullanması gereken hastaların ihtiyacını karşılıyor.

Aspirin’in, Plus C ve Forte türleri de var. Plus C’de, ASA ile beraber C vitamini de içeriğe ilave ediliyor. Böylece soğuk algınlığında daha etkili olduğu ifade ediliyor. İngiltere Caridiff Üniversitesi Soğuk Algınlığı Merkezi Direktörü Profesör Ronald Eccless, 272 gönüllü üzerinde yaptığı çalışmada, C vitamini takviyeli ASA’nın soğuk algınlığına bağlı boğaz ağrılarını altı saat süreyle giderdiği; baş ve kas ağrılarında da belirgin iyileşme sağladığı sonucuna ulaşıyor. 1972 yılında piyasaya sunulan Plus C, suda eritilerek vücuda alınıyor. Forte’de ise içeriğe kafein ekleniyor. Buradaki amaç da ağrı kesici etkisini artırmak.


Bayer tarafından verilen Aspirin ödülünü kazananlar


• 1995: Dr. Patricia Torres Bozza, beyaz kan hücrelerine yaptığı etkiyi ortaya koydu.
• 1996: Dr. Joan Claria Enrich, yararlı etkileriyle bağlantılı bio-aktif maddeleri araştırdı.
• 1997: Dr. Zheng-Ming Chen, ani felç üzerindeki etkinliğini 21 bin hasta ile klinik olarak kanıtladı. Dr. Partick J. Loll: Moleküler seviyedeki etki mekanizmasını gösterdi.
• 1998: Dr. Paul Schwenger, tümör gelişimini durdurma mekanizmasını araştırdı.
• 1999: Dr. Min-Jean Yin, daha önce keşfedilmemiş yeni bir iltihap giderici etkisini araştırdı. Dr. Stefanie Oberle, damar koruyucu etkisine yol açan antioksidan özelliklerini inceledi.
• 2000: Dr. Marcela de Freitas Lopes, bir parazitin yol açtığı kalp hastalığına (Ghagas) etkisini araştırdı. Dr. Anthony Rodgers, damar tıkanıklığını önlemedeki etkisi üzerine kapsamlı bir klinik araştırma yaptı.
• 2001: Dr. Michael Saunders, iltihap giderici etkisi üzerine incelemelerde bulundu.
• 2002: Dr. James Hennan, kalp-damar hastalıklarını önleyici etkilerini belirledi.
• 2003: Dr. Minsheng Yuan, diyabet tedavisinde kullanımını araştırdı.
• 2004: Dr. Leon İri Kupferwasser, ‘Staphylococcus aureus’ bakterisinin yol açtığı hastane enfeksiyonlarını zayıflattığını belirledi.

Maddenin hastanelerde karşılaşılan en yaygın mikroplardan biri olan ve uzun süredir de antibiyotiğe direnç gösterdiği bilinen Staphylococcus aureus bakterisinin yol açtığı enfeksiyonları zayıflatabileceğini belirledi. Bakteri; yeni doğan bebekler, yaşlılar ve ameliyat geçiren hastalarda ölüme kadar giden son derece tehlikeli sonuçlar doğuran rahatsızlıklara sebep oluyor...

Konu Hale tarafından 14 Eylül 2015 Pazartesi - 22:44 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Aspirin - Asetilsalisilik Asit - ASA


• 6 Mart 1899 - Bayer, Aspirini ticari bir marka olarak kayıt altına aldı.



Bakınız, Tarihte Bugün: 06 Mart

#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Aspirin - Asetilsalisilik Asit - ASA




• 30 Ekim 1905 - Aspirin ilk kez satışa sunuldu.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_30_Ekim_1923_Mustafa_Kemal_Pasa_t73814.html']Tarihte Bugün: 30 Ekim' target='_blank'>Tarihte' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_30_Ekim_1923_Mustafa_Kemal_Pasa_t73814.html']Tarihte Bugün: 30 Ekim

#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Ve Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı