İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914 | Sarıkamış Dramı

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 15 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914


Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ve Rus Hanedanlığı arasında Sarıkamış'da gerçekleşmiş, sonucu Osmanlı Devleti tarafı için büyük bir başarısızlık ile sonuçlanan bir askerî manevradır.


Resmi ekleyen



Harekât Öncesi

Osmanlı-Rus Savaşı'nı sona erdiren 3 Mart 1878 tarihli Ayestefanos Antlaşması, Kars, Ardahan ve Batum'u savaş tazminatı olarak Rusya'ya verdi. Aynı anda, Sarıkamış'da Berlin Antlaşması ile Rusya'ya verilmişti. 1914 yılında Döneminin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, Sarıkamış'ı geri ele geçirmek amacıyla 19 Aralık tarihinde harekat planını kurmaylarına sundu. Kurmaylar manevranın başarısızlığa uğrayacağını Enver Paşa'ya birçok kez söylemiş olmalarına karşın Enver Paşa hareketin yapılmasına karar vermiştir.

Doğuyu korumakla görevli Üçüncü Ordu'dur. Kendi sayfasindan gücü hakında bilgi vardır. Cephede malzeme ve iaşe çok noksandı. Mesela mevcut 6 yıllık iaşesi için 88.000 ton buğday, çavdar ve arpa ihtiyacı olmasına karşın, Ordu ambarında 1250 ton hububat vardı. Kışa girilmiş olduğu için erzağın gereği gibi taşınması, dağıtılması bi hayli güçtü.Bu güçlükte Rusların Karadeniz'deki donanma üstünlüğünün de payı vardı.Ruslar Zonguldak'ı bombalamak için 10 gemiyle denize açıldıklarında,doğuya erzak götürmekle görevli en büyük üç erzak gemisi Bahriahmer,Bezmialem ve Mithatpaşa gemilerine rast gelmiş ve onları da batırmışlardır.Bunu yanında 4000 tonluk Derne gemisinin yine Ruslar tarafından batırılması da askerin erzaksız kalmasındaki bir diğer önemli etkendir.


Sarıkamış Harekatı 1 Kasım 1914’de sınırı geçen Ruslar 4 Kasım 1914’te Köprüköy önlerine gelmiş bulunuyorlardı. Karaköse Murat suyu cephesinde de aynı surette ilerlediler. 5 Kasım’da Ruslar Türk sınırına taarruz için emir aldılar. Başkumandan vekili Enver Paşa 4 Kasım tarihli emrinde taarruz emrediyordu. Bu emir verildiği sırada Doğu Anadolu’da kışın en şiddetli sert günleri başlamıştı. Nitekim Rus ordusu da taarruz emri almışken harekete geçemiyordu. Hasan İzzettin Paşa Üçüncü Ordu’nın fikri, buralarda ve bu mevsimde taarruzdan kaçmaktı. Fikri, düşman ilerlese bile onun Erzurum Kalesine çarptıktan sonra karşı bir taarruzla ezilmesini sağlamaktı. Enver Paşa taarruz emri vermemiş olsaydı, herhalde iki orduda karşılıklı yerlerinde kalacaktı ve sonuçta “Sarıkamış Dramı” da yaşanmayacaktı.

Ana madde: 1. Köprüköy Savaşı 3. Ordumuz ve XI. Kolordu, süvari birlikleri ve kürt aşiret askerleri 6-9 Kasım Köprüköy muharebesiyle Ruslar’ın taarruzunu kırmiş ama 18. Piyade Alayı ve 30. Piyade Alayınin gerilemesi yüzünden alan kaybetmişdir.

Ana madde: 2. Köprükoy Savaşı 11-12 Kasım’da IX. Kolordu, Ahmet Fevzi Paşanın komutasında, ve XI. Kolordu solunda olmak üzere süvari birliğinin öncülüğünde ilerlemeye başlamışdır. 3rd Infantry Regiment Köprüköy'ü ele geçirmeyi başarmıştır.

Ana madde: Azap muharebesini 14-18 Kasım’da Azap muharebesini de kazandı.

Fakat pek hesaplı olan Ordu komutanı Hasan İzzettin Paşa, sınır gerisine çekilen Ruslar’ı takipten vazgeçince bunun üzerine başkumandan vekili Enver Paşa bu cepheye gelmiştir. Enver Paşa Erzurum’a gelmeden önce Albaylığa yükseltilen Genel Kurmay ikinci başkanı Hafız İsmail Hakkı 27 Kasım’da İstanbul’dan Erzurum’a gelmişti. Kendisini Enver Paşa’nın görevlendirdiğini bildirmektedir. Zaten hemen onun ardından Enver Paşa Erzurum’a gelmiştir.


Sonuçları

Savaşın galibi General Yudenic, Rus Kafkasya Ordu komutanı ilan edildi ve 1915 yılın yaz aylarında Anadolu'ya taaruza geçti. Rus ordu birlikleri Erzincan'a kadar ilerledi.

Kafkas Cephesi'nde tam başarı elde edeceğimiz sırada zamanında destek gelmeyince, ordumuz geri çekilmek zorunda kalmıştı. Daha sonra 1918 de Sarıkamış ve Kars alınmış, ama Mondros Ateşkes antlaşması uyarınca eski sınırlara dönülmüş ve topraklar elden çıkmıştı. Bir dramın en acı izlerini taşıyan Sarıkamış topraklarında, bu defa düşmanın ayak izleri vardı.

Rusya'daki Bolşevik İhtilali'nden sonra Ruslar geri çekilince, bölge Ermeni’lerin eline geçmiş ve yöre halkımız Zafer sarhoşlarının zulmüyle karşılaşmıştır. Ahırlara, samanlıklara doldurularak yakılan halk, 20 binden fazlaydı. 33 köy yok oldu. Söylenenlere göre bu işkenceler karşısında Rus askerleri ağlamıştır.


Kayıplar

Ne yazık ki Enver Paşa planına bir şeyi katmamıştı, o da doğa koşullarıydı. Sarıkamış’ın soğuğu çok(–40 derece) sert olurdu. Allahuekber Dağları'nda ki tipi ve boranda hesapta yoktu. Bu hesapsızlık 90 bin askeri tek kurşun atmadan şehit düşürdü.

Kaydedilen gerçek tarih çok iyi biliyor ki, bu tarihin gerçek belgeleri ABD ve Alman devlet arşivlerinde vardır. Bu insanlar kendi toprağında sürgün düşmüştürler. Sarıkamış dramı şehitleri aslında 120 bin kişidir.

Savaşın kayıpları birçok kaynakta 90 bin kişi olarak görünmesine rağmen bazı tarihçiler bu sayının oldukça abartılmış olduğu ve gerçek kayıpların 35 - 40 bin civarında olduğunu da savunuyorlar. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Rus'lar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden şehit olmuş olmalarıdır.

Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış Savaşı hakkında hiçbir haber, bildiri, veya yayın yapılmasını engellemiş ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri uzun yıllardan sonra öğrenebilmiştir.


Bakınız, http://www.kadimdostlar.com/Vatan_Sevgisi_Sehitlerimize_Ozel_Bolum_f106/Sarikamis_Drami_Sarikamis_Sehitlerine_Sarikamis_t13028.html']Sarıkamış Dramı | Sarıkamış Şehitlerine - Sarıkamış Cephe Ve Şehitliği 3 Boyutlu Olarak Gezin - Birinci Dünya Savaşında felâketle neticelenen askerî harekât. ' target='_blank'>Sarıkamış' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Vatan_Sevgisi_Sehitlerimize_Ozel_Bolum_f106/Sarikamis_Drami_Sarikamis_Sehitlerine_Sarikamis_t13028.html']Sarıkamış Dramı | Sarıkamış Şehitlerine - Sarıkamış Cephe Ve Şehitliği 3 Boyutlu Olarak Gezin - Birinci Dünya Savaşında felâketle neticelenen askerî harekât.

Konu Hale tarafından 24 Temmuz 2015 Cuma - 14:54 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
SARIKAMIŞ HAREKÂTI VE GENERAL NİKOLSKİ'DEN NOTLAR


Sarıkamış harekâtı niçin başladı? Nasıl devam etti? Gayesi neye yönelikti? Bu soruların cevapları yazarlar ve tarihçiler tarafından çeşitli yorumlara vesile olmuştur, ancak Sarıkamış'ta şehit düşen 75.000 Türk'ün bu karlı, soğuk, korkunç ormanlık dağlarda nasıl savaştıklarına dair literatürümüzde güvenilir bir kaynak bulmak hayli zordur.

Buna karşılık Sarıkamış Harekâtını Rus Genel Kurmayına mensup General Nikolski bütün cephe savaşlarını günü gününe not etmiş ve eser Rusya'da yayınlandıktan sonra emekli kaymakam Nazmi (Osman) Bey eseri Türkçeye tercüme ederek 1934 yılında 120 sahife halinde Erkân-ı Harbiye Matbaasında bastırabilmiştir.

Gayet tarafsız bir üslûp ve ifade ile yazılmış olan bu notlardan bazı önemli bölümleri bugünkü genç kuşağa sunmak ve ezeli düşmanımızın bizi nasıl insafsızca yok etmek istediğini anlatmakta yarar görüyorum.


Resmi ekleyen



HAREKÂT NASIL BAŞLADI

Osmanlı Ordusunun 1913'de Balkan savaşından yenik çıkması bütün ordu kumandanlarının onuruna dokunmuştu. Enver Paşa saraya damat olup Başkumandan vekili olarak göreve başladıktan sonra Almanlarla dostluğunu ilerletmişti. Hatta altı arkadaşı ile Almanya’ya gitmiş, batının bu ileriye yönelik çalışmalarıyla sanayileşen ve gelişen devletini yakından tanımıştı.

Almanların önemli bir plânı vardı (ŞARKA DOĞRU SİYASETİ)..."İpek Yolu" diye de adlandırılan bir yol ile, Berlin-Budapeşte- Belgrad, Bosfor (Boğaziçi)- Bağdat-Basra'yı takiben Bombaya kadar uzanan bu yol sayesinde doğunun zengin kaynaklarını batıya aktarmak gayesi güdüyordu.

Osmanlı Devleti 2 Ağustos 1914 yılında Almanlarla ittifak yapmıştı Birinci Dünya Harbi başladıktan sonra önce harp dışında kalan Osmanlı Devleti, sonradan bir tertiple harbe giriyordu. Şöyle ki:

Almanlara sipariş edilen Goben ve Bereslav adındaki iki gemi Amiral Şuson kumandasında Boğazlardan sessizce girip Karadeniz’e açıldı. Sonradan adları Yavuz ve Midilli olarak tanınan bu iki geminin zabıtanı ve erleri Türk askeri üniformasını giyecek, Türk bayrağını çekip Odesa ve Sivastopol limanlarına girip Sivastopol'u bombalayacak ve böylece Sarayın haberi olmadan Türkiye Birinci Cihan Harbine böyle bir kurnaz davranışla girmiş olacaktı. Sonuç tahmin ve tertip edildiği gibi çıktı: Odesa ve Sivastopol bombalandı. Almanların Şarka Doğru (Drang nach Osten) planının gerçekleşmesi için Türkiye'nin harbe girmesi ve Ruslara karşı savaşması gerekli görülmüş ve plânın ilk bölümü uygulanmıştı.

Bu olaydan sonra fırsatı kollayan Rus'lar Karadeniz’de ilk hareket olarak Mithatpaşa vapurunu batırırlar. Bir taraftan da Kafkaslardan 150 km. bir yolculuktan sonra Rus orduları Kars'tan girerek Sarıkamış, Yeniköy ve Zivin (Süngütaşı) kalesini geçip Ağrı'nın Eleşkirt kasabasını da işgal ederek Horon düzünden Horasan ve oradan Köprüye kadar ilerlerler (Tarih: 29 Ekim 1914)


Resmi ekleyen



Başkumandan Vekili Enver Paşa "çevirme, kuşatma ve Rusları imha" plânını hazırlar ve Erzurum’daki Üçüncü Orduya harekât emrini verir.

Hafız Hakkı Paşa Rus ordusunu Horasan ile Pasinler arasındaki "Çoban Köprüsü" yakınında bulunan Köprüköy'de karşılar, burada Hasan İzzet Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusuna mensup 8 alay, Rusların 6 alayı ile şiddetli muharebeler yapar ve Rus ordusu mağlup olarak geri çekilmek zorunda kalır.

Hasan İzzet Paşa'nın zafer haberini alan Enver Paşa yanına Alman generalleri Bronzer Von Sellandorf harekât Şubesi Başkanı Yarbay Feldman, Kurmay Başyaveri Kazım (Orbay) Bey ve diğer kumandanları alarak İstanbul'dan Ulukışla’ya kadar trenle oradan at sırtında Erzurum’a varır ve 3. Ordu merkezine gidip orada Hasan İzzet Paşa, ordu komutanı Refik Paşa ile görüşür. Hasan İzzet Paşa, Enver Paşa'nın Harbiye'den hocasıdır ve kış başlangıcında yapılacak olan harekâtın, hazırlıksız, tedbirsiz bir harekât olacağını söyler. Cesur ve sert iradeli bir kumandan olan Enver Paşa'nın cevabı "Eğer hocam olmasaydınız sizi idam ettirirdim" olur.

Ruslar'ın Anadolu'ya, istilâ etmek için gönderdiği asker sayısı 60 binin üzerinde. Üçüncü Ordunun mevcudu ise 90 000 kişilik-...Ama bunun İçinde yeni teşkil edilen 40.000 kişilik Onuncu kolordu tecrübesiz ve araziyi hiç tanımayan subay ve erlerden mürekkep.. Dokuzuncu Kolordunun mevcudu ise 28.000 civarında, onbirinci kolordu ise ihtiyat olarak beklemede... Piyade tüfekleri, makineli tüfek ve dağ topları ile donatılmış olan bu ordunun erlerinin üzerinde mevsimin kış olmasına rağmen yazlık elbise var. Ayakkabıları eski.. Yiyecekleri peksimet ve haşlanmış buğdaydan ibaret! Buna rağmen Rus ordusunu Allahu Ekber Dağları'ndan aşıp arkadan kuşatmak suretiyle imha etmek plânını Enver Paşa Hafız Hakkı Paşa'ya verir ve o da Onuncu Kolordu ile 2400 rakımlı Allahu Ekber Dağları’nı Onuncu Kolordu ile aşmaları için harekete geçer. (Kasım 1914)


Resmi ekleyen



Hafız Hakkı Paşa 27 Kasım 1914'de yarbaylıktan Albaylığa terfi edince savaşa coşkun bir hal içinde katılır. 19 Aralık 1914'de 9.Kolordu kumandanı İhsan Paşa'ya yazdığı mektupta;

Kolordularımızla yan yana Rus ordusuna karşı yapacağımız umumî taarruz İslâm Aleminin ve Şarkın selâmeti için pek mühim neticeler verecek tarihi bir vak'a saydığımızdan, tamamen elbirliği ile iş görebilmek için, duygu ve düşüncelerimi açıkça bildirmeyi faydalı buldum... Bütün hareketler ve muharebelerimiz arasında, sizin de kolordunuzun harekâtından acizlerini (beni) haberdar etmek üzere mülâzım (teğmen) Tahsin Efendiyi haber zabiti sıfatı ile nezdine gönderdim.) diyordu.

Kırk beş gün süren cebri bir yürüyüşten sonra Onuncu Kolordu 12 Kanunu Evvel (Aralık) 1914'de paşa yorgun ve bitkin olarak Allahu Ekber Dağları'nın eteklerine vasıl olmuştur.

Başkumandan Vekili Enver Bey'in acele ve kesin emri

"Kolordu hiç durmadan dağı aşıp Sarıkamış'a gelsin!' .

Ama Başkumandan Vekili düşünmüyordu ki şiddetli kış gününde, sıfırın altında -20 derece soğukta, üzerinde palto, ayağında yün çorap bulunmayan bu ordu koca Allahuekber dağları'nı nasıl aşacaktı?


Resmi ekleyen



Rus Ordusu tam teçhizatlı Gabardinski ve Plaston taburları ile kilit noktalarını tutmuş, patika yollarını bile işgal etmişti.

Kaldı ki Ordu subaylarının elinde doğru dürüst bir harita bile yoktu, Sarıkamış harekâtına dair bir eser yayınlamış olan Şerif Bey hatıratında şöyle yazıyor:

"Hafız Hakkı Bey bu araziyi, bu iklimi zerre kadar bilmiyordu. Elinde sınırımız dışında kalan Kafkasya’nın, pek noksan, pek yanlış pek aldatıcı ve bir Rus paftasından çıkartılmış 1/400.000 mikyasında bir haritadan başka haritası da yoktu. Ve bu harita şoseleri gösteriyordu, Hakkı Bey mürettep bir Rus Tugayını kafasında bir kaç saat içinde eziyor henüz dün gördüğü birliklere gece yürüyüşleri yaptırıyor, cûr'et ve cesaretle (sanki bir manevra yürüyüşü yaparak dağları aşarak) Kars'a ilerliyordu. Asıl bahtsızlık da şuydu ki: Ne kimse ona, ne de o kendi kendine;

"Ya bu hesaplar yanlış çıkarsa?"


Resmi ekleyen



Diye sormuyordu, Maiyetindeki tecrübeli kimselerle ise hiç istişare etmiyordu.

Allahuekber Dağları'nın karlı, tipili, şiddetli soğuklarında binlerce Türk askeri kırılır. Geriye kalanların pek azı dağı aşar. Öte yandan IX. Kolordunun iki tümeni Oltu, Bardız üzerinden ilerler ve Eski Sarıkamış'ın kuzeyini, Turnagöl sırtlarını işgal eder.

9 Aralık 1914'de IX. Kolordu harekâta geçtiğinde müthiş bir kar fırtınasına tutulur Oltu'dan Bardız'a kadar kar, tipi, soğuğun -20 dereceye kadar düştüğü yollardan yürüyen bu kolordu Bardız bucağına varır. Yolda gelirken Oltu'nun batısında 32.fırka ilerlemekte ve kuzeyinde 31nci fırka yürüyüşe devam etmektedir. 31nci fırka kuzeye doğru ilerlerken şiddetli bir düşman ateşine uğrar... Oltu’nun batısında bulunan 32nci fırka (Alay) da sağından kendisini çevirmek isteyen bir düşman kuvvetini görünce... Avcıya yayılan iki taraf arasında amansız bir cenk... Akıncılar birbirine yaklaşıyor., yaklaştı. Birden bir şüphe, öteden işaret, hemen ateş kesilir, iki taraf kollarını açarak biri birine koşuyor, sarmaş dolaşlar ve ağlayışlar. Meğer dört saattir kendi iki fırkamız bir birini düşman sanarak cenk etmiş,.. Bu kazanın (hatanın) bilânçosu fecidir: İki taraftan iki bin şehidimiz var.

Sadece bu yanlış mı? Nice hatalar meyanında gece, eratın ve subayların bilmedikleri arazide, keşif yapılmadan gece taarruzu da yapılmıştır: Enver Paşa Bardız'dan Sarıkamış'ın kuzey tarafına, Turnagöl sırtlarına getirdiği 29uncu Alay'a gece taarruz emri verir. Kolordu Erkânı Harbiye Reisi Kaymakam Şeriat Beye:

"Bizim askerimiz gece taarruzu yapamaz amma yapsın bakalım, emrini verir. Elindeki tek fırkaya gece taarruzu yaptırdı. Asker hiç orman manevrası görmemiş. Taburlar birbirini kaybeder”

Kaymakam Şerif Bey (Sarıkamış) adlı eserinde Kurmay Albay Arif Bey'den bahseder ve şöyle der: (Karlar içinde bîtap kalan taburlar ancak Arif Bey’in sür'at-i intikali ve himmeti sayesinde ve ancak onun karar-ı zatisiyle şu derin ormanların muzlim uçurumlu

derelerinden alınarak...")

Kurmay Albay Arif Bey daha sonra (Birinci Cihan Harbinde Kafkas Cephesi) adlı hatıratını yazmış ve Sarıkamış harplerinin acıklı sahnelerini dile getirmiş değerli bir kumandan olarak tanınmıştır.

YANLIŞLAR DİZİSİ

Sarıkamış cephesinde soğuktan donarak ölenlerin, şehitlik rütbesine erenlerin sayısına yakın askerimizde, yanlış askerî kararlar ve taarruz emirleri ile kırılmıştır. İstasyonun üzerinde bulunan bir tepeye yerleşen Ruslar, buradan devamlı olarak Türklerin taarruzlarına karşı makineli tüfeklerle karşılık vermişler ve çok da zayiat verdirmişlerdi. Bu tepeyi ele geçirmek için Eski Sarıkamış köyüne girmek ve yakın mesafeden düşmanı yok etmek istiyordu. Enver Paşa 87nci Alay komutanı Lütfi Bey bu köye 87nci Alayla makineli tüfek ateşi altında girip köyü işgal ediyordu. Türk ordusu Sarıkamış'a girememiştir ama bari Eski Sarıkamış'a girip bir başarı, bir zafer sağlamak bahtiyarlığına ermiştir. Ancak bu zaferin sonucu acı olur: Devamlı olarak istasyon arkasındaki tepeye (Kartal yuvasına) taze kuvvetler gönderen Ruslar köyü kuşatırlar ve devamlı olarak makineli tüfeklerle ateş ederek 87nci, Alayı perü-perişan ederler, geriye dönmek, ileriye saldırıp çıkmak imkânı kalmayınca Alay komutanı Lütfi Bey Alay sancağını beline sararak 22 kişi ile beraber, gece beyaz örtülere sarılıp sürünerek köyden dışarı çıkmağı başarır.


Resmi ekleyen



Maksat ordunun göz bebeği, şerefi, sembolü sancağı düşmana teslim etmemek... Bu kurtulanlar içinde 17 yaşında Harbiye öğrencisi iken Sarıkamış harekâtına katılan ve başarılarından ötürü rütbe alıp subay olan genç bir "zabit vekili-takım komutanı" vardır. Bir ağaca yaslanmış, dinleniyor. Ordu komutanı onu teftiş sırasında görür ve sorar.

"Niye kaçtın?"

Genç zabit şaşkın ve gayet soğukkanlı cevap verir.

"-Kaçmadım, bütün takımım şehit düştü, yapayalnız kaldım ".

Kumandanın cevabı ve kararı sert ve kesindir.

"-Derhal kurşuna dizin..."

Araya şefaatçiler girer, Albay Arif Bey yalvarır, diğer kumandanlar rica ederler. Olmaz ve bir manga asker çağrılıp emir verir

"-Manga ateş..."

Yazar İ, Habib Sevük Yurttan Yazılar adlı eserinde şöyle diyor (Yere düpedüz değil bir istifham gibi kıvrılarak düştü; lanetlenen bir istifham (soru işareti) gibi.., (s. 352).

13 Aralık 1914 gününden 19 Aralık 1914 tarihine kadar beş gün bir tepeye hakîm olarak Türk ordusuna ağır kayıplar verdiren Ruslar, sonunda Eski Sarıkamış köyünü işgal ederler. Gece köyü ateşe verip kaçmış görünmek için ot yığınlarını yakarlar. Enver Paşa, Rusların kaçtığını sanır ama aldanır ve bu köydeki kuşatma bu şekilde acı sonuçlara erişir.

Hafız Hakkı Paşa 18.12.1914 günü verdiği raporda bitkin ve yorgun 800 askerinin kaldığını, IX. Kolordunun çoğunun şehit düştüğünü bildirir.

Ancak X. Kolordu bir ara Sarıkamış'a sızmıştır. Başarı ümidi görünmüştür diye savaştan dönülmez. Sonuç olarak Enver Paşa kumandayı Hafız Hakkı Paşaya bırakıp İstanbul'a döner. Bir süre sonra da Hafız Hakkı Paşa tifo hastalığından ölür.

8 Ocak 1915 tarihinde İstanbul'dan Hafız Hakkı Paşayı 3. Ordu Komutanı tayin eden Enver Paşa 90.000 kişilik ordudan 10.000 kişinin kaldığını bildirir. İstanbul'dan 9 tabur asker, Yusuf İzzet Paşa kumandasında Erzurum'a hareket etti.

SONUÇ

1913 Balkan harbinin kayıplarını telâfi etmek, Türkistan’daki esir Müslüman Türkleri hürriyet ve istiklâllerine kavuşturmak gayesiyle başlatılan Sarıkamış harekâtı başarıya erişememiş Enver Paşa Almanların İpek yolu denen (Şarka Doğru) siyaset planına belki bilmeden katılmıştı ama petrol ve ipek ülkeleri olan Orta Doğuya doğru 3ncü Ordu ile harekete geçerken hazırlıklı değildi. Gayesi uğruna sonradan Türkistan'a geçen ve oradaki Türkleri büyük bir iradeyle teşkilatlandırıp Ruslara karşı da savaşan bu zeki ve çok cesur Türk kahramanı eğer tedbirli ve tedarikli davranmış olsaydı, Rusları mağlup edebilir ve ezelî düşmanımızı yok edebilirdi. Turancılık hayalînin yanında Osmanlı Devletine Türkistan illerini katıp büyük bir Türk Devleti kurmak hayalî eklenirse Enver Paşa hiç de yadırganacak bir kumandan değildir. O, ideallerini aksiyon safhasına aktarırken Almanlardan büyük yardım göreceğini sanmış, mevsim şartlarını, coğrafî durumları göz önüne almadan hareket etmekle binlerce Anadolu 'halkı arasında hürmetle yad edilen Enver Paşa” muhakkak ki büyük bir asker ve cesur ve idealist bir insan olarak tarihte yerini alacaktır.

Odesa ve Sivastopol'ün 29 Ekim 1914'de Breslav ve Goben Zırhlıları tarafından bombardıman edilmesiyle Birinci Dünya Savaşına emri vaki ile giren Osmanlı Devleti'ne karşı Rus ordularının 1 Kasım 1914'de sınırı aşarak Horasan ve Eleşkirt’e kadar ilerlemeleri, Karadeniz'de Mithatpaşa vapurunu torpilleyerek batırmaları büyük bir saldırıya geçeceklerine işaret sayılmıştı, 1 Kasım 1914'de başlayan Rus harekâtı Köprüköy'de 14 Kasım 1914'de Türk ordusunun azimli karşı duruşu ile kırılmıştı, ancak bundan sonraki hareket aceleye getirilmiş, üç kolordudan teşekkül eden Üçüncü Ordunun Doğu cephesinde tahkim edilmemiş arazideki dağılışı ve kumanda zincirindeki irtibatsızlık, teçhizat bakımından zayıf olması beklenen zafere ulaşmayı engellemiştir.

Eğer 3. Ordu Allahuekber dağlarından değil de güneyde Muş-Hınıs üzerinden Aras nehrine doğru bir kolordu ile harekete geçmiş olsaydı belki zafer ümidi doğardı. Zira bu yol geçilmesi ve aşılması coğrafi bakımdan daha elverişli idi, ama nedense bu ihtimal daha sonra hatıra gelmişti. O zaman da iş işten geçmiş bulunuyordu. 5 Ağustos 1922’de bir Kurban Bayramı günü Türkistan'da Çiğen Tepesine 45–50 kişilik bir kuvvetle hücum eden Enver Paşa burada, Pamir eteklerinde Dereryi Hâkiyan mevkiinde Kızılordu askerleri tarafından şehit edildi.

Enver Paşa ölmeden, 29 Eylül 1920'de Sarıkamış'ın geri alınmasında bulunamadı. Türkistan’da şehit edildi.

Sarıkamış harekâtına dair GENERAL NİKOLSKİ'NİN NOTLARI

General Nikolski, notlarını günü gününe tutmuş, tarafsız bir görüşle Türklerin kahramanlıklarını övmüştür. Bu hatırattan bazı bölümleri, aşağıya alıyorum.

TÜRKLER'iN İRADESİ VE DAYANMA GÜCÜ

Türkler savaşta büyük kayıplara uğradıkları halde inatla karşı koymaktadırlar. Sarıkamış grubuna yardım maksadıyla BARDIZ'a özel bir grup gönderilmişti. Aynı zamanda bu grup Türkler'in ulaşımlarını kesecek ve onlara takviye kuvvetinin katılmasına engel olacaktır. Görünüşe göre zikredilen grup beş alay kadar tahmin olunan düşman (Türkleri kastediyor) kuvvetiyle savaşa mecbur kalacaktır.

"Bütün cephede Türklerle başarı kazanırcasına mücadeleye rağmen yegâne ulaşım ve kavuşma yolunun kesilmiş olmasından dolayı Sarıkamış müfrezesinin vaziyeti çok ağırdır.

"Hal ve mevki, ciddî kararlar alınmasını gerektirmektedir. Zira fasılasız devam eden birçok savaş ve çarpışmalardan sonra kayıplar pek fazla olup, gitgide de artmaktadır.

"İleri karakol postalarında ve gerekli olarak geceyi açık arazide geçiren askerler meyanında soğuktan donmuş olanların çokluğundan müfrezenin kuvveti giderek azalmaktadır.

15 Birinci Kânun'da Sarıkamış'a onuncu kolordusuna mensup taze askerî birliklerin yanaştıkları anlaşıldı. Bu birlikler, Yağbasan, Alisofu köylerinde iki cepheyi işgal ettiklerinden bu suretle Sarıkamış'ın kuşatılması tamamlanmış oluyordu. General Prejevalski şafaktan önce sağ cephe ve merkezde bulunan 80 nci Gabardinski alayını kendi plâstonlarıyle değiştirdikten sonra. General Berhman'a bildirdiği üzere Sarıkamış grubu birliklerine yolu açmak için Türkler'in Sarıkamış'ın kuzeyindeki tepelere (ki bunlar Turnagöl sırtlandır), işgal ettikleri mevzilere Karşı taarruza karar vermiş bulunuyordu.

General Prejevalski, kendi müfrezesini şu suretle bölmüştü: Yağbasan ve Alisofu köyleri üzerinden taarruz eden düşmana (Türklere) karşı beş tabur. Bunların yanında 80.Kabardinski Alayı vardı. Ayrıca sekiz toptan teşekkül eden bir kuvvet sevk ederek Bardız geçidini tutacaklardı. Bunlar düşman saldırılarını geri atmağa memur edilmişti. Bardız geçidine karşı da General Bukretov kumandasında beş tabur. 4 toptan ibaret kuvvetleri -aralarında Berdanka tüfeğiyle silâhlanmış bir buçuk tabur bulunduğu halde- bu önemli geçide gönderilmiştir.

General Bukretov'a düşmanın sağ cenahını kuşatmak suretiyle onu Bardız geçidinin doğusuna atmak ve çıkarmak emredilmişti.

Bardız geçidini zapt etmek için iki topla beraber iki tabur ayrıca memur edilmişti. Bunlar Yağmur Dağa hücum ve taarruz edeceklerdi. Yağmur Dağ Sarıkamış'a 7 km mesafededir.

Bu taburlar Yağmurdağı zapt eylemişler ise de bunların ileriye doğru harekâtı çok zorluklara uğramıştı. Kuzeyden Yağmurdağ'a doğru inen dik yamaçlı bir sel yarıntısı birleşmekteydi. İlerdeki bütün düşman mevzilerini ve topçularının gruplarını seyretmekte idiler. Dağ yamaçları çok dik olup düşmanın "anflat" karşı atışı altında kalmakta idi. Türkler bilhassa Bardız geçidinde olan başlıca yoldan Yukarı Sarıkamış köyünün batısında ve kuzey batısında şiddetle karşılık veriyor, mukavemet ediyorlardı. Böyle bir şiddetle karşılık veriyor, Miralay Bukretov, bu geçidi işgal edememişti.

Miralay Bukrelov, adı geçen geçitten hemen hemen bir km mesafede durmağa mecbur kaldı. Müfrezesinde bulunan dört top. Türklerle mücadele edememişti. Özellikle bunların cephaneleri az bir zamanda tükenmiş bulunuyordu. Sekseninci Kabardinski Alayı, evvelki günlerde yapılan sık sık mücadelelerde çok kayıplara uğramış olmasına rağmen Türklerin hücumuna mukabil, kesin hücum ile karşılık verdi. Çarpışma, tesadüfî muharebe şeklini alarak bilhassa şiddetli oldu.

Enver Paşa'nın kuvvetli iradesi, dayanıklı Türk birliklerini bütün müthiş engelleri kesmeğe, sevk ve mecbur etmeğe zorlamıştı."


TÜRKLERE KARŞI GECE BASKINI

1914 yılının II. Kânun 16. günü gece bastığı zaman Birinci Kafkas Obüs Taburu gelmiş olduğundan General Prejevalskinin zayıf topçusu bu suretle oldukça takviye edilmiş oldu. Akşamın saat 10 una doğru Türkler gözükmeksizin son sırtlardan indiler. Daha sonra demiryolu hattının geçtiği vadide toplanarak toplu nizamla İstasyona, köprüye ve Kartal Yuvası dağı (istasyonun üstündeki dağa) hücum etmişlerdir. Bu dağ, Üçüncü Kobban Plaston taburu taralından işgal edilmekte idi.

Tabur, kendisine tek üstün olan düşmana karşı mukavemet edemeyerek çok kayba uğramış ve Sarıkamış'a çekilmiştir. Türkler onun arkasından kasabaya girmişler ve kasabanın çevresinin 156 P (Yelizavet-poleski) Alayı hizmet bölüğünün eski kışlalarını işgal etmişlerdir. Merkez mıntıkasında istasyon kumandanı olan Japorjevski, Kazak Alayının kumandanı Miralay Kravçenko, yarılmış olan mıntıkadaki durumu kurtarmak için bizzat ileriye atılmış ve derenin üzerindeki köprüde (ki Türkler bu köprüden geçiyorlardı) ölmüştür.

BİR GÜN SONRA

17 Birinci Kânun'da Sarıkamış'ta durum: Evvelki kadar gergin değildi. Sarıkamış birliklerinin ilân ettiği başarı gitgide halin iyiliğine doğru gelişmesini temin eylemekteydi.

Sabahın saat 7 sinde General Prejevalski'nin emrine Kars kalesi istihkâm bölüğünün tahrip kıtası vasıl olmuştu. Türkler tarafından daha 1914 yılının 14 ncü Kânun'unda işgal edilmiş olan kulübelerin tahribine karar verilmişti. Kulübelerden birisinin damına yakıcı-prokselinli büyük bir tahrip kalıbı konarak, merminin patlamasıyla beraber, bina tamamen tahrip edilmiş, yıkılmış ve içinde bulunan 300 kadar Türk savunma erinin cümlesi telef olmuştur.

Bundan sonra ikinci kulübe içinde bulunan 300'den fazla askerden hepsi, içinde imamları olduğu halde teslim olmuşlardır. Türkler bu kulübelerde üç gün üç gece erzaksız ve susuz olarak sabırla ve inatla bir mukavemet göstermişlerdir.

Turnagöl Dağları'nın Hasan Ağayurd tepesinde inanılmayacak derecede bir gayret ve fedakârlıkla iki dağ topu çıkarıldığından bunlar Bardız geçidini arkadan dövmeğe başlamışlardır.

General Prejevalski, Miralay Bukretof'un emrine kendi eli altında bulunan 13 taburdan 6 sıra göndermiştir. General, Bardız geçidini tutmadıkça Sarıkamış'ın diğer cephelerinde saldırıya geçmenin ve demiryolunun tahribinin faydasız ve anlamsız; olduğunu pek güzel anlamıştı.

Askerin çok yorgun oluşu, zaman zaman cephane ve fişeğin azlığı ve Türkler tarafından bu bölgeden devamlı olarak gösterilen şiddetli mukavemet sebebiyle, Miralay Bukretof'un pek ziyade zorlukla ilerlemekte olmasını ve kesin bir başarı elde edememiş bulunmasına vesile olmuştur.

ESKİ SARIKAMIŞ BASKINI

Yukarı Sarıkamış köyünde hoş bir vak'a olmuştur: Buradaki ot setlerine ait kulübeleri tutmuş olan bir Türk taburu ile bunun karşısındaki bizim iki Kabardinski taburu vardı.

Üç gündür uğraşıldığı halde buradaki Türkleri esir etmek kabil olmuyordu. Kulübelere yaklaşan askerlerimize etraftaki tepelerden şiddetle ateş edilmekte idi. Vakta ki obüslerimiz yukarıda bulunan düşmanı def eylemiştir. Avcılarımız sürünmek suretiyle ilerleyerek en yakın olan kulübeyi berhava etmiştir. Bu feci akıbetten sonra üç ümera yedi subay bir doktor ile üç yüzden fazla nefer silâhlarını teslime mecbur kalmışlardır.

Sarıkamış muharebesinin neticesi olarak 20'den fazla subay bin beş yüz askerden oluşan esirlerin gelişinden bizar oluyorum İskân edilecek yer ve yiyecek temin etmek lâzım geliyor. Esirlerin ifadesine göre Sarıkamış'a karşı Türkler'in 17.2.28, 29. 30 ve 31 nci Türk fırkaları hareket eylemekte oldukları ve Köprüköy’den kıtaatımızın arkası sıra 18. 33. ve 34ncü Türk fırkalarının gelmekte olduğu anlaşılmaktadır. Bütün kıtaata Hasan İzzet Paşa kumanda etmekte fakat Sarıkamış harekâtını bizzat ENVER PAŞA idare eylemektedir. Ayrıca iki Alman general bulunmaktadır.

HAREKÂTIN NETİCELERİ

Sarıkamış önlerinde günlerce süren muharebelerden sonra 13.000 mevcudundan IX. Kolordunun bakiyesi olarak kalan bütün generaller ile 200 küsur subayı ve 6000 kadar neferi esir olmuşlardır. (23 Birinci Kânun 1914).

13000 mevcutlu Kolordunun halen 7000'i hayattadır. Ganaim miktarı henüz malum değildir. Fakat 30 kadar top, 20 kadar makineli tüfek, IX. Kolordu Kumandanı ve keza erkân-ı harbiyeleriyle beraber 17 28. ve 29ncü fırka kumandanları esirdir.

Sarıkamış hezimetiyle cesaretle maneviyatlarını kaybeden diğer Türk kıtaatı Ardahan'ın tarafımızdan istirdadı üzerine ric'at etmişlerdir. Düşman kumandanları General Galgilin Bulaklı tarafında, Kaymakam Radde (Palandöken'e),

Birinci Ferik General Graf Varanşof Daşkot Miralay Bukretof Darkovski, General Prejevalski, General Yudeniç, General Berhman ayrıca General Baratof orduya kumanda etmişlerdir.

LİMAN VON SANDERS'İN DÜŞÜNCESİ

Liman Von Sanders Sarıkamış harekâtı için şöyle yazmışlar. (Yapılacak harekâtta Üçüncü ordunun kumandanlığını üzerine almış olan ENVER PAŞA, yapmış olduğu harekâtın neticesinde 3. Ordu külliyen hezimete uğramıştır. Bidayette 90.000 kişi olarak tertip edilen bu ordudan 12.000 kişi kalmıştır.

Çadırsız karlı ordugâhlarda erler açlıktan, soğuktan helak olmuştur. Avdet eden efrat arasında çok geçmeden tifüs hastalığı zuhur ettiğinden bu suretle onların da birçokları ölmüştür.

"Filhakika Sarıkamış'taki Rus kıtaatını ihata maksadıyla fevkalade geniş ve son derece cüretkâr olan plânını düşünen ENVER Paşa, inisiyatifi kati olarak kendi eline almış ve taarruz ve harekâtı sür'atle inkişaf ettirmiş bulunuyordu. Ancak nihayete erdirmeye muvaffak olamamıştır.

Enver Paşa Harpte manevî unsurun azim ve kıymet ve ehemmiyetine dair olan sözünü unutmuş gitmişti.


SARIKAMIŞ'TA ŞEHİT DÜŞENLERE AĞITLAR


Halk, Sarıkamış savaşları için birçok ağıt yakmıştır. Bunların bir kısmını Fahrettin Kırzıoğlu derleyerek ÇINARALTI dergisinde, 18.8.1942 tarihli 43. sayısında yayınlamıştır. Aşağıya neşrediyoruz.


Sarıkamış’ta var maşin
Urus yığmış ağır koşun
Bizim asker açık çıplak
Dağlarda büyüdü kışın, (döndü),

Sarıkamış alkan oldu
Zalim Urus murat aldı
Kimsesiz kul, kız gelinler
Kara giyip saçın yoldu

Sarıkamış saza döndü,
Dağları gülgaza döndü
Serçe canlı Ermeniler
Alıcı şahbaza döndü.

Sarıkamış içi meşe
Urus hep yaktı ateşe
Bizi koydun eli bağlı
Nerye vardın Enver Paşa?

Soğanlı'da soğan olur
Kar tipisi boğan olur
Urusu bozgun görenler
Anasından doğan olur.

Soğanlı'nın göktaşları
Kızardı hep haşhaşları
Kar, boranda dondular hep.
Erzurum’un dadaşları

Bardız deresi kan çağlar
Analar ciğerin dağlar
Çil Horoz dağı ardında
Nice duvaklılar ağlar.

Enver Paşa hücum dedi
Yarıldı Moskof ödü
Zalim Allahuekber Dağı
Nice arslan, yiğit yedi.

Sarıkamış ne aralı
Kimi şehit kimi yaralı
Bunu duymuş var mı ola
Yalan dünya kurulalı

Sarıkamış Altınbulak
Soğanlı'yı biz ne bilek
Bizim uşak böyle gezer
Ağlı zıbın, kara yelek.

İbrişimin kozaları
Batsın Avşar kazaları
Sarıkamış’ta kırıldı
Konca gülün tazeleri.

Yüzbaşılar, binbaşılar
Tabur, taburu karşılar
Yağmur yağıp gün değince
Yatan şehitler ışılar.

Kılıcım kana boyandı
Gökte melekler uyandı
Yedi düvelin ağzında:
Ancak Osmanlı dayandı



KARS VE SARIKAMIŞ'IN KURTULUŞ DESTANI


Bardız'ın Güreşken köyünden Âşık Mustafa Gedik (Nİ-HANİ) Kars ve Sarıkamış'ın Ruslar ve Ermeniler'den kurtuluşu üzerine bir destan söylemiştir. 93 savaşları sonunda Berlin anlaşmasına göre Ruslar'a bırakılan ELVİYE-İ SELÂSE (Kars, Artvin, Ardahan), 3 Mart 1918 Brest Litovsk antlaşması ile tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilmişti. Ancak Ermeniler'in zulüm ve işkenceleri uzun süre devam etmiş, nihayet Kazım Karabekir Paşa, Halit Paşa kumandasında millî ordu 29.9.1920'de Sarıkamış'ı bilahare de Kars’ı düşman işgalinden kurtarmıştır. Nihani’nin destanı bu kurtuluşa aittir.


Bir destan söyledim son taarruza
İşimiz kerem ü ihsana döndü.
Bizden beylik dava eden Ermeni
Ekini biçilmiş kozana döndü.

Akılsız Ermeni bu işe şaştı
Mirmanof, Marzmanot yanbeyi düştü
"Antiranık" duyup yel gibi kaçtı
Semeri dağılmış hayvana döndü.

Şad olur İslâmda olsa bu hulûs
Elde selâmettir erhab-ı namus
Bize kurşun atan Bedos, Bediros
Davarı kurt yemiş çobana döndü.

Yaşasın ordumuz merd oğlu merdler
Topçu, süvarimiz kurd oğlu kurtlar
Piyade fırkası dini pulatlar
En küçük neferi arslana döndü.

Kemal Paşa teşkilâtı bitirdi
Kazım Paşa Pasinler’de oturdu
Halit Bey kurd gibi sürdü götürdü
Sonra yalın-kılıç Yunan'a döndü.

Bakman düşmanların hay u vayına
Giden razı geldi kendi payına
Şimdilik taş diktik Arpaçay’ına
Oradan ordumuz bu yana döndü.

Der NİHANİ demü devran bizimdir
Yüzondört söz Hak Kur'an bizimdir
Düşman hep mahvolur vatan bizimdir
Hamd olsun vaziyet sağ yana döndü.


Ekim 1920

Derleyen:Mehmet GÖKALP

Türk Dünyası Tarih Dergisi Ocak 1990 Sayı:37 Sayfa:15-24

Konu Hale tarafından 24 Temmuz 2015 Cuma - 15:13 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Ve Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#3
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
SARIKAMIŞ HAREKÂTI'NDA RUSLARIN ELİNE GEÇEN TÜRK ESİRLERİ


Cihan Harbinin mağdurları içinde en talihsiz kesim, hiç şüphesiz Ruslara esir düşen Türk askerleri ile bölgeden tehcir edilen Müslüman halktı. Dünyanın en sağır ve sessiz kamplarında son asrın insanlık trajedisi yaşandı. Çok duygusal yanlışlara kolayca düşülebilecek bir konuda iddialı olmak ilk planda yadırganabilir. Tarih ilmi şahitlik ettiği konularda, her zaman ilmin objektif kuralları peşinde koşmaz. Tarihe mal olmuş olayları, ileriye doğru sürdürülmek istenen hâkimiyet için bir malzeme olarak ele alma alışkanlığı hakikat peşinde koşanları aldatır.

Dünya hâkimiyeti ve menfaat kavgalarını kendi topraklarında seyreden Osmanlı imparatorluğu, tarihin yönünü çevirmek bir yana, binlerce Türkün yaşadığı bu kanlı trajedileri insanlık alemine duyurmak becerisini dahi gösterememiştir. Hakim güçlerin işaret etmeye çalıştığım alışkanlıkla ileri sürdükleri sözde Ermeni soykırımı iddiaları bir bakıma, Osmanlı esirlerinin, maruz kaldığı zulümlerin yeterince anlatılamamasından kaynaklandı denilebilir. Bu bölüm incelendiğinde akla ilk gelen soru, bu iddiaların psikolojik altyapısını Osmanlı esirlerine yapılan zulümlerin oluşturup oluşturmadığı sorusudur. Zira yapılan bunca fecaatin üstünü bu iddiadan başka bir şeyle örtme imkânı yoktur.

Harp meydanlarında esir edilen askerlerin yanında, işgale uğrayan bölgelerden ve Kafkasya içlerinden toplanılan yerli halka bilhassa Rus Ordusu'nda bulunan Ermeniler tarafından yapılan zulümler artan bir kin ve hırsla, Cihan Harbi boyunca devam etmiştir.

ESİRLERİN NAKLİ

Sarıkamış'ta esir edilen Türk subayları, askerlerle karışık bir şekilde hayvanlara mahsus vagonlar içerisinde Tiflis'e kadar götürüldüler. Tiflis'te 4 kişilik mevkilere 13 subay oturtulmak şartıyla ayrı bir trene alındılar. Bir ay süren bir yolculuktan sonra Sibirya'da Kamışlı istasyonuna gelindi. Bölgede kurulan İrbid panayırında Kazan, Oranburk, Samara, Oka, Simbirsk taraflarından gelen Müslümanlara teşhir edilen subaylar buradan Krosnobarsk şehrine sevk olundular.

Sarıkamış'ta esir düşen IX. Kolordu karargâh subaylarının üstlerindeki elbiseleri dahil bütün şahsi eşyalarına General Prezevalski'nin kumandasındaki Plaston Tugayı Kazak süvarileri tarafından el konuldu. Ruslar esir subaylar hakkında uygulanan yerleşmiş kuralların aksine Osmanlı subaylarına her türlü hakareti yaptılar. Sadece ekmek almaya yetecek kadar para (50 Rus kapiği) verilerek açlığa mahkûm edilmekle kalınmamış, tedaviden mahrum bir şekilde hakaret maksadı ile en pis ve sefil hapishanelere yerleştirildiler. Alman ve Avusturyalı esirler Rusya'nın Avrupa kıtasındaki şehirlerinde tutulurken Osmanlı esirlerinin tamamı Sibirya'ya sevk edildiler.

Ruslar rütbesiz askerleri 30 kişilik vagonlara 50, 60 kişi istif ederek Sibirya'nın en uzak ve en soğuk bölgelerine sevk ettiler. Yaklaşık iki ay süren yolculuk esnasında açlık, bakımsızlık ve tedavi imkânlarından yoksunluk yüzünden esirlerin %50'den fazlası yollarda şehit edildi. Askerler ayakta ancak durabildikleri vagonlarda günlerce yolculuk ettiler. Yol boyunca esirlere ekmek ve su verilmedi. Yolculuk esnasında vagonların açılmasına izin verilmiyordu.

Tuvaletin bulunmadığı vagonlarda insan pislikleri ayak altına bırakılıyordu. Kokunun şiddetinden vagonların yanlarına yaklaşmak imkânı yoktu. Pislikten kaynaklanan ishal ve tifüs yaygın bir şekilde devam ediyordu. Asker arasında hergün dört beş ölüm olayı yaşanıyordu. Cenazeler üç dört gün vagonlardan alınmıyor ya da yolculuk esnasında dağ başlarına atılıyordu.

Sarıkamış'ta esir edilen Türk askerlerini İsveç Salib-i Ahmer Murahhası Graf Londrof şöyle tarif etmişti. "İzdihamdan, kokudan yanlarına varılmayan, kapıları kilitli ve içerisi tıka basa Osmanlı esirleri ile dolu büyük bir tren 1915 Ocak ayının sonunda Sirzan istasyonuna geldi. İçindeki esirler, insan kılığından çıkmış, açlıktan renkleri sararmış, yanakları çökük, elmacık kemikleri dışarı fırlamış, kımıldayamayacak şekilde yorgun ve kuvvetten düşmüş, elbisesiz, ayakları çıplak, kâinatta mevcut bütün bulaşıcı hastalıklarla müptela bir haldeydi. Bu feci manzara insanların yüzlerini kızartacak ve kalplerini sızlatacak derecedeydi."

Her birinde 40-50 esirin bulunduğu iki vagon kapıları kilitlenerek Tiza istasyonuna terk edilmiş, günler süren yürek parçalayıcı feryatlara kimse kulak vermemiş, açlık ve susuzluktan esirlerin tamamı şehit olmuştur. Bu cinayetten bir iz bırakmak istemeyen Ruslar vagonları ateşe verdiler.

Ruslar hastalık var bahanesi ile 500 askerin üzerlerinden elbiselerini soydular. Yalnız don gömlek kalan askerler Tiza şehrine varana kadar tamamen soğuktan dondular. İçlerinden yalnız bir tanesi kurtulabildi. Sınır bölgelerini boşaltan Ruslar yerlerinden ettikleri kadın ve kızlara tecavüz etmekten geri kalmadılar. Yerli Müslüman halktan toplayıp sürgün ettikleri insanlar arasında 3 yaşında kız çocukları ile beraber 80 yaşında ihtiyarlar vardı.

Kafkasya içlerine sürgün edilen Osmanlı esirlerinden Rus ve Gürcülerin yaşadıkları bölgelere gönderilenler nispeten iyi şartlarda tutulmuş, iç karışıklıkların başladığı dönemlerde serbest kalarak çeşitli iş kollarında çalışmakla hayatta kalmayı başarmışlardır. Ancak Ermeni nüfusun yoğun olduğu bölgelere sevk edilen Osmanlı esirlerinin imhası için hiçbir şart eksik değildi. Buralarda hiçbir zaman hasta erler diğerlerinin içinden alınmadılar.

Barınaklar son derece pis ve havasızdı. Ekmek oldukça yetersizdi ve günde bir defa sade suya salınmış balık çorbası verilmekteydi. Ermeni askerler sırf zevk için Osmanlı esirlerini öldürüyor ya da işkence ediyorlardı. Bilhassa Kars ve Aleksandrapol’de her türlü zulüm yapılıyordu. Buralarda Osmanlı esirlerini alıp satmak için pazarlar kurulmuştu. Sağlam esirler 12 ruble, zayıflar daha ucuz, hastalar bir paket tütüne satılıyordu.

Doğu cephesinde Ruslar esirlere fena davranmaktan hiçbir zaman vazgeçmediler. 1916 Ocak'ında Hasankale'den 13 esir subay ve 350 askerle yola çıkarılan bir esir kafilesinde, yolda yürümekte zorlanan 95 asker kafilenin gözleri önünde kurşuna dizildi. Gece üstü açık dört duvar arasında bir yere tıkılan kafilede 8 asker donarak şehit oldu. Aynı kafile ikinci gün yine sözde muhafız Rus askerlerinin kurşunları ile 80 şehit daha verdi. Sarıkamış'a kadar 15 günde götürülen kafileye yol boyunca yiyecek bir şey verilmedi. Frankfurt Çaytong Gazetesi'nde yer alan bir haberde (22.6.1916) Şubat 1916'da Krasnobarsk'tan Primor'a sevk edilen 1.000 Osmanlı esirinden sadece 200'ünün Primor'a varabildiği belirtilmekteydi.

ESİR KAMPLARI

Osmanlı esirleri Kars, Gümrü, Batum, Gori, Aleksandropol, Tiflis, Rostof, Nargin Adası, Ziç Adası, Tambuk, Kamışlı, Nermi, İrbid, Krosnoyarsk, Omusk, Estroniski, İrkotks, Kosturma, Otlaga, Çohluma, Noryevski, Açinisk, Skotof, İstavrapol, Maykop, Tuays, Bielaritzenskaya gibi Sibirya şehirlerinde kurulan kamplarla Rusya Avrupa'sında bulunan Moskova, Nijni, Nevagordo, Petrograt, Şarye, Nikolsk şehirlerinde tutuldular.

Krasnoyarsk şehrinde kurulan kampta lekeli humma şiddetle hüküm sürüyordu. Esirler hasta da olsa tamamen kuru tahta üzerinde yatıyorlardı. Esirlerin durduk yerde şehit edildikleri görülüyordu. Osmanlı esirlerinin üzerlerinden elbiseleri alınmış bir çoğu iç çamaşırları ile Sibirya'nın soğuğuna terk edilmişti. Ruslar ele geçirdikleri yaralıların tedavisi ile ilgilenmediler. Yaralıların büyük çoğunluğu bulundukları yerlerde ölüme terk edildi. Bir hastaneye kaldırılmak bahtiyarlığına erenler buralarda bulunan Ermeni doktorlar ve hastabakıcılardan devamlı surette kötü muamele gördüler. Ruslar diyet yapacak hastalara siyah ekmek vererek ölümlerine sebep oluyorlardı. Hiçbir temizliğin olmadığı hastanelerde lekeli hummadan pek çok asker şehit oldu, Az bir dikkatle tedavi edilebilecek hastaların çoğu bakımsızlık yüzünden ölüyordu.

Krasnoyarsk'in 3.000 km kuzeyinde bulunan Sirentiski'de havalar ekseriya eksi 40–50 derece arasında seyrediyordu. Yazlık barakalara doldurulan esirler arasında salgın hastalıkların korkunç boyutlara varması üzerine esir düşen Türk doktorların bir kısmı bu kampa gönderildi. Esirler arsında lekeli humma, yılancık, kızıl mançuri humması yaygındı. Bu salgın hastalıklara rağmen askerler kucak kucağa yatıyordu. Hastaların üzerine örtecek örtüleri yoktu. Hastanelerde ilaç bulmak mümkün değildi. Ruslar dışardan ilaç sağlanmasına da izin vermiyordu. Birtakım bahanelerle esirlerin birkaç gün aç bırakıldığı oluyordu.

Kızıl Deniz'in Bakû tarafında bulunan Nargin Adası, üzerinde bitkiden eser olmayan yılanları ile meşhur bir yerdi. Havası gayet bozuk olan adada su bulunmazdı. Ada Rus canilerinin sürgün yeri idi. 500 metre eninde 1500 metre uzunluğunda olan adada 1915 yılında 10.000 esir alacak şekilde ikişer katlı olarak 40 baraka yapıldı. Barakalar 125 kişilik olarak planlanmıştı. Harbin başlaması ile birlikte Osmanlı esirleri Nargin adasına gelmeye başladılar. Zaman zaman sayıları 10.000'ni bulan bu esirlerin çoğu kısa zamanda hastalanıyordu. Temizlenme imkânı olmayan esirler son derece pis ve zayıftı. Cansız bir şekilde yerde yatan hastaların üzerinde binlerce sinek dolaşıyordu Bu hastaların çoğu abdest bozmak için yerinden kalkamıyordu. Esirlere verilen ot minderler çoktan parçalanmış, yerden hafifçe yüksek tahtalar üzerinde yatıyorlardı... Esirlerin en çok ihtiyaç duydukları şey içmek için bir parça su idi. Esirlere bazen 6 gün su verilmediği oluyordu. Adada kaynak suları olmadığı için şehirden getirilen su, öncelikle Rus kahvehanelerine verilir, muhafız Rus askerleri ihtiyacı olan suyu aldıktan sonra kalırsa esirlere verilirdi. Susuz ve kanalsız helâlar kısa zamanda dolduğu için esirlerce barakalar etrafına bırakılan pislikler yüzünden etrafı çirkin bir koku kaplamıştı. Hastane olarak ayrılan 400 kişilik bir barakada 1200 hasta bulunuyordu. Adada görevlendirilen 5 Rus doktoru tıbbi malzeme alamadıkları gibi hastalarla da ilgilenmiyorlardı. Bütün olumsuz şartlara rağmen esirler arasında bulunan Konsolos Doktor Ferbets Nidermayer küçük büyük 1800 ameliyat gerçekleştirmişti. Ölüler hiçbir merasime tabi tutulmadan deniz kenarında açılan çukurlara üst üste gömülürdü. Temizlenme imkânı olmayan esirler arasında çıkan kolerada bir çok Türk esiri şehit oldu. Esirler barakalarda beton zemin üzerinde yatıp kalkmaktaydı. Eksi 45 derece soğukta ısınma imkânı yoktu. Esirlere günlük olarak içinde yağ ve et bulunmayan bol sıcak su ile yapılmış bir çorba ile 100 gram siyah ve ekşi bir ekmek veriliyordu. Sonradan bu miktar yarıya indirildi. Esirlerin tamamından ayakkabıları alınmıştı. Bu şartlarda pek çoğu hastalanan esirler süngü tehdidi altında yollarda çalıştırılıyordu. Hastalanan esirlerin tedavisine bakılmadığı gibi istirahat etmelerine de imkan verilmiyor, çalışamayacak durumda olanlar Ermeni ve Rum muhafızlar tarafından dövülüyordu.

Esirler 200, 250 kişilik döşemesiz ve penceresiz barakalarda tutulurdu. Barakalarda sinek ve tahtakurusundan uyumak mümkün değildi. Hiçbir zaman temizlik maddesi verilmemişti. İlaçlama bahanesi ile esirlerin elinden alınan elbiselerin yerine gayet fena elbiseler verilirdi. Esirlerin beslenmesi için ayrılan tahsisat üzerinde bir çok yolsuzluk yapıldığı tespit edilmişti.

İsveç ve Danimarka Konsolosları ile Azerbaycan Himmet Fırkası Murahhası, Alman doktorlar Nerimof ve Mahmudof, Muhacat Fırkası'ndan Ağa Muhammed ve Muavenet Cemiyeti üyesi Morislof un katıldıkları bir heyet Nargin Adasına geldiler. Gördükleri karşısında dehşete kapılan heyet üyeleri Osmanlı esirleri karşısında ağlamaktan kendilerini alamadılar. 300 kişinin kalabileceği bir hastanede 1200 hasta vardı. Bir kısmı ölüm halinde bulunan hastalar su ve yemek isteriz diye inliyorlardı. 30 kadar cenaze bir kenarda üst üste yığılmıştı. Hastaların büyük kısmı için yatak yoktu. Üzerlerinde elbiseleri de bulunmayan hastalardan günde en az 30 kişi vefat ediyordu.

Kafkasya bölgesinde yaşayan Ermeni, Gürcü ve Rus Muhacirleri Türklere karşı çok acımasız ve asabi davranıyorlardı. Bu yüzden Nargin adasındaki esirler çok ağır davranışlara maruz kaldılar. Bu fecaatler Rusya Menzil Sıhhiye Müfettişi General Prens Oldenburg'a şikâyet edildiği halde herhangi bir iyileştirme sağlanmadı. Nargin Adası'nda inceleme yapan Rusya Üsera ve Muhacirin Komiserliği memurlarının adaya esir sevkinin durdurulmasını isteyen raporları Tiflis'te alıkonuluyordu. Esirlerin büyük kısmı ölmesine rağmen sevkıyatın devam etmesi yüzünden adadaki esir sayısı 6000'nin altına inmedi.

Tomask şehrinde bulunan Kıryos zindanında elbiseleri üzerinden alınarak tahtalar üzerine atılmış 20 kadar hasta Osmanlı askerinin perişanlığı, gören herkesi ağlatıyordu. Bu karanlık ve pis zindanda esirler hemen her gün telgraf tellerinden yapılmış kırbaçlarla dövülüyordu. Tomask'ta bulunan 1400 Osmanlı esirinden sadece 200'ü hayatta kalmayı başardı.

Bölgede yaşayan Müslüman halktan esirlere yiyecek ve giyecek yardımı yapmak isteyenler şiddetle men ediliyordu. Tomask şehrinde esirlere elbise, kitap, harita ve sair eşyaları satanlar 5 ay hapis ve 3000 ruble hapis cezasına çarptırılıyordu.

ESİR KAYIPLARI

Sarıkamış ve Oltu civarında esir edilen 4000 askerden sadece 400'ü Kars'a ulaşabilmiş diğerleri Rus Kazaklarının cinayetleri ve hastalık yüzünden yollarda kaybedilmiştir. Sarıkamış civarında Hamamlı mevkisindeki esir kampında vefat eden Türk esiri miktarı tahminen 30.000 kadardı (10 Temmuz 1333). Sarıkamış'tan bir ay uzaklıktaki Nermi'ye sevk olunan askerlerin büyük kısmı tifüs hastalığı ile şehit oldular. Nargin adasında hastalanan 700 askerin Tambuk'a nakilleri esnasında 176 asker vefat etti. Sibirya'ya gönderilen Türk esirlerinin üçte ikisi pislik ve gıdasızlık yüzünden kaybedildi. 1916 senesi Ağustos ayına kadar lekeli humma teşhisi ile vefat eden Türk esirlerinin sayısı tahminen 64.000'e ulaştı.

Hiçbir yorum yapmadan aktarılan bu satırlar esir Türk subaylarının esaret dönüşü verdikleri raporlar ve tarafsız ülkelerin Salib-i Ahmer heyetlerinin raporlarından alınmıştır. Aktarılan kısımlar rapor sahiplerinin üzerinde ittifak ettikleri noktalardır. Ruslar doğu vilayetlerini işgal edince esir Osmanlı askerleri ile birlikte bölgede yaşayan halkın büyük kısmını da Sibirya içlerine sürdüler. Bunu fırsat sayan Ermeniler Rusya'daki iç karışıklıklardan da yararlanarak Türk esirleri üzerinde milli duygularını tatmin ettiler!

Geri dönüş imkânlarının son derece sınırlı olduğu bölgeden salgın hastalıklar ve katliamların da etkisi ile pek az Osmanlı esiri kurtulabildi.

Dr:Ramazan BALCI:Tarihin Sarıkamış Duruşması
S:261-268 Tarih Düşünce Kitapları-İstanbul

Konu Hale tarafından 24 Temmuz 2015 Cuma - 15:09 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914



Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya İmparatorluğu arasında Sarıkamış'da gerçekleşmiş, sonucu Osmanlı İmparatorluğu tarafı için büyük bir başarısızlık ile sonuçlanan bir askerî manevradır.




Resmi ekleyen



Osmanlı makineli tüfek birliği (1915)



Resmi ekleyen



3. Ordu kış kıyafetiyle



Resmi ekleyen



Enver Paşa ve Otto von Feldmann cephe birliklerini izliyorlar.



Resmi ekleyen



Ermeni 4th tümeni Barduz Geçitinde Osmanlı kolordusunu tutacak ve çevirme harekatının bir kanatı hedefine geç ulaşacak



Resmi ekleyen



Rus Ordusu Sarıkamış'da



Resmi ekleyen



Ruslar Sarıkamış yollarında donmuş askerleri toplarken.



#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914 | Sarıkamış Dramı



• 15 Ocak 1915 - Sarıkamış Harekâtı bitti.

#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914




22 Aralık 1914 - Sarıkamış Harekatı başladı.


Harbiye Nazırı ve Erkanı Harbiye Umumiye Reisi Enver Paşa'nın, Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak ve Rusya içlerine ilerlemek amacıyla planladığı Sarıkamış Harekatı başladı. Harekat yaklaşık 90 bin askerin ölümüyle sonuçlandı.

Sarıkamış Harekatı'nda Allahuekber Dağları'nda şehit düşen 90 bin asker, Kars'ın Sarıkamış ilçesi ve Allahuekber Dağları'nda düzenlenen etkinliklerle anıldı...

Sarıkamış 6. Allahuekber Dağı Şehitliği ziyaret programı kapsamındaki ilk tören Allahuekber Dağı'ndaki Meçhul Asker Anıtı'nda yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende Erzurum Valisi, Kars Valisi ve 9. Kolordu Komutanı, anıta çelenk sundu.

Sarıkamış Harekatı sırasında 9. ve 10. kolordu komutanlıklarına bağlı askerlerin harekat alanının genişlemesinden dolayı kar ve tipide planlanandan daha fazla yürümek zorunda kaldığına dikkati çeken Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşan Binbaşı, ''Bu dağları aşmaya çalışan onbinlerce Mehmetçik, şehitlik mertebesine ulaştı. Sağ kalanlar ise 12 gün boyunca gece ve gündüz savaşa devam etti'' diye konuştu. Binbaşı, Sarıkamış Harekatı sırasında Mehmetçiğin büyük bir kahramanlık örneği sunduğunu sözlerine ekledi.

Erzurum Valisi - "Sarıkamış harekatına katılan Türk milletinin cesur evlatları, düşmana ve iklim şartlarına karşı gösterdikleri olağanüstü tahammül ve kararlılıkla vatan fikrinin belleklerde yerleşmesini sağlamış, vatan toprağının kolay elde edilmediğini göstermiştir. Tarihten dersler alınması gerekir. Birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız."

Kars Valisi - "Sarıkamış harekatı sırasında çetin doğa şartları sebebiyle can verenler, Türk milletinin bağımsızlığı, özgürlüğü adına var olma azminin, mücadelenin, inancın, fedakarlığın ve her şeyden önemlisi Türk ulusu ve askerinin en zor şartlarda vatanı için neleri göze alabileceğinin abideleşmiş bir örneğidir."


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_22_Aralik_December_t14384.html']Atatürk Günlüğü - Today | 22 Aralık - December 1914 - Sarıkamış Harekatı başladı...' target='_blank'>Atatürk' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_22_Aralik_December_t14384.html']Atatürk Günlüğü - Today | 22 Aralık - December 1914 - Sarıkamış Harekatı başladı...

#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914



• 29 Eylül 1920 - Sarıkamış, Ermenilerden geri alındı.

Milli kuvvetlerin Kazım Karabekir komutasında Sarıkamış'a girişi.

Doğu'da 9.Tümen Çatak bölgesini ele geçirdi. Doğu ordusuna başlı birlikler Ermenilerin terkettiği Erzurum'a girdi.

Yeşilordu dağıtıldı. Bu kuruluş üyesi olanlardan bir bölümü; Nazım Bey ve arkadaşları Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası'nı kurarken bir kısmı da Mustafa Kemal'in emriyle resmi Türkiye Komünist Fırkası'na girdi.

Cemal Paşa'nın, Herat'tan Atatürk'e mektubu: "Ben Afganistan'a geldim. 15 günden beri Herat'ta bulunuyorum. Bizim melun İstanbul hükümetinin barış antlaşmasını imza ettiğini tiksinti ve lanetle okudum." [Kocatürk]


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_29_Eylul_September_t1296.html#entry135784']Atatürk Günlüğü - Today | 29 Eylül - September' target='_blank'>Atatürk' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_29_Eylul_September_t1296.html#entry135784']Atatürk Günlüğü - Today | 29 Eylül - September

#8
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914



• 2 Aralık 1914 - Sarıkamış harekatının başlaması.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_2_Aralik_December_t10676.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 2 Aralık - December ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_2_Aralik_December_t10676.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 2 Aralık - December

http://www.kadimdostlar.com/Vatan_Sevgisi_Sehitlerimize_Ozel_Bolum_f106/Sarikamis_Drami_Sarikamis_Sehitlerine_Sarikamis_t13028.html'] Sarıkamış Dramı | Sarıkamış Şehitlerine - Sarıkamış Cephe Ve Şehitliği 3 Boyutlu Olarak Gezin - Birinci Dünya Savaşında felâketle neticelenen askerî harekât. ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Vatan_Sevgisi_Sehitlerimize_Ozel_Bolum_f106/Sarikamis_Drami_Sarikamis_Sehitlerine_Sarikamis_t13028.html'] Sarıkamış Dramı | Sarıkamış Şehitlerine - Sarıkamış Cephe Ve Şehitliği 3 Boyutlu Olarak Gezin - Birinci Dünya Savaşında felâketle neticelenen askerî harekât.

http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/1914_1917_Osmanli_Rus_Savasi_Kafkasya_Cephesi_I_t71735.html'] 1914-1917 Osmanlı-Rus Savaşı - Kafkasya Cephesi | I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu Rusya İmparatorluğu, Ermenistan İle Karşı Karşıya Geldikleri Cepheye Verilen İsim Savaşın Sonucu Olan Moskova Antlaşması ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/1914_1917_Osmanli_Rus_Savasi_Kafkasya_Cephesi_I_t71735.html'] 1914-1917 Osmanlı-Rus Savaşı - Kafkasya Cephesi | I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu Rusya İmparatorluğu, Ermenistan İle Karşı Karşıya Geldikleri Cepheye Verilen İsim Savaşın Sonucu Olan Moskova Antlaşması

http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Canakkale_Zaferi_Kahramanlik_Gunu_18_Mart_Zafer_t23932.html'] Çanakkale Zaferi - Kahramanlık Günü | 18 Mart - Zafer Hakkında Söylenenler - Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü - Çanakkale Savaşı - Zaferi Şiirleri ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Canakkale_Zaferi_Kahramanlik_Gunu_18_Mart_Zafer_t23932.html'] Çanakkale Zaferi - Kahramanlık Günü | 18 Mart - Zafer Hakkında Söylenenler - Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü - Çanakkale Savaşı - Zaferi Şiirleri

http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_Devleti_1_Dunya_Savasi_ve_Osmanli_1914_t12965.html'] Osmanlı Devleti | 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı [1914-1918]' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_Devleti_1_Dunya_Savasi_ve_Osmanli_1914_t12965.html'] Osmanlı Devleti | 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı [1914-1918]

#9
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914



• 22 Aralık 1914 - Sarıkamış Harekatı başladı.


Harbiye Nazırı ve Erkanı Harbiye Umumiye Reisi Enver Paşa'nın, Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak ve Rusya içlerine ilerlemek amacıyla planladığı Sarıkamış Harekatı başladı. Harekat yaklaşık 90 bin askerin ölümüyle sonuçlandı.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_22_Aralik_December_t14384.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 22 Aralık - December 1914 - Sarıkamış Harekatı başladı.' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_22_Aralik_December_t14384.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 22 Aralık - December 1914 - Sarıkamış Harekatı başladı.

#10
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sarıkamış Harekâtı - 22 Aralık 1914


• 03 Mart 1918 - Rusya'nın, "Brest-Litovsk Antlaşması'nı imzalayarak I. Dünya Savaşı'ndan çekilmesi.

İkinci, Brest-Litovsk antlaşması
(Avrupa imparatorlukları ve Rusya).

Erzurum'un geri alınması.

Birinci Alman saldırısı; Somme bölgesinde.

Doullens konferansı, Foch'un Müttefikler'in Batı Orduları başkomutanlığına atanması.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_3_Mart_March_t24050.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 3 Mart - March' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_3_Mart_March_t24050.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 3 Mart - March

http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_9_Ocak_January_t16948.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 9 Ocak - January' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_9_Ocak_January_t16948.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 9 Ocak - January

http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_Antlasmalari_ve_8211_Brest_Litovsk_Baris_t73278.html'] Osmanlı Antlaşmaları – Brest Litovsk Barış Antlaşması | 3 Mart 1918’de Rusya Alman İmparatorluğu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı Devleti - Bulgaristan Arasında İmzalanmış Geçersiz Kalmış Barış Antlaşması ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_Antlasmalari_ve_8211_Brest_Litovsk_Baris_t73278.html'] Osmanlı Antlaşmaları – Brest Litovsk Barış Antlaşması | 3 Mart 1918’de Rusya Alman İmparatorluğu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı Devleti - Bulgaristan Arasında İmzalanmış Geçersiz Kalmış Barış Antlaşması

http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_Devleti_1_Dunya_Savasi_ve_Osmanli_1914_t12965.html'] Osmanlı Devleti | 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı [1914-1918]' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_Devleti_1_Dunya_Savasi_ve_Osmanli_1914_t12965.html'] Osmanlı Devleti | 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı [1914-1918]

http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/1914_1917_Osmanli_Rus_Savasi_Kafkasya_Cephesi_I_t71735.html'] 1914-1917 Osmanlı-Rus Savaşı - Kafkasya Cephesi | I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu Rusya İmparatorluğu, Ermenistan İle Karşı Karşıya Geldikleri Cepheye Verilen İsim Savaşın Sonucu Olan Moskova Antlaşması ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/1914_1917_Osmanli_Rus_Savasi_Kafkasya_Cephesi_I_t71735.html'] 1914-1917 Osmanlı-Rus Savaşı - Kafkasya Cephesi | I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu Rusya İmparatorluğu, Ermenistan İle Karşı Karşıya Geldikleri Cepheye Verilen İsim Savaşın Sonucu Olan Moskova Antlaşması

http://www.kadimdostlar.com/ATATURK_ve_39_un_Hayati_ve_Hakkinda_Yazilanlar_f12/Ataturk_ve_39_un_Calisma_Arkadaslari_Kazim_Kara_t13261.html'] Atatürk'ün Çalışma Arkadaşları | Kazım Karabekir (1882 - 1948) Asker, Milli Mücadele kahramanlarından ve siyaset adamı. ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/ATATURK_ve_39_un_Hayati_ve_Hakkinda_Yazilanlar_f12/Ataturk_ve_39_un_Calisma_Arkadaslari_Kazim_Kara_t13261.html'] Atatürk'ün Çalışma Arkadaşları | Kazım Karabekir (1882 - 1948) Asker, Milli Mücadele kahramanlarından ve siyaset adamı.

http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Donanma_yi_Humayun_Osmanli_Donanmasi_Osmanli_Den_t16554.html'] Donanma-yı Hümâyûn | Osmanlı Donanması - Osmanlı Deniz Kuvvetleri' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Donanma_yi_Humayun_Osmanli_Donanmasi_Osmanli_Den_t16554.html'] Donanma-yı Hümâyûn | Osmanlı Donanması - Osmanlı Deniz Kuvvetleri

http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Dunya_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_Rusya_Feder_t9626.html'] Dünya ve Ülkeler Tarihi Ansiklopedisi: Rusya Federasyonu' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Dunya_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_Rusya_Feder_t9626.html'] Dünya ve Ülkeler Tarihi Ansiklopedisi: Rusya Federasyonu




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı