İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Türkçe | Dilimize Yerleşmiş Yabancı Kelimelerin Karşıtı..

* * * * * 2 Oy Kullanılmış

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 28 yanıt gönderildi

#11
barisyasin

barisyasin

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Üye
  • 2 İleti
  • Gender:Male
halecim çok güzel olmuş ama sana bişey söyliyeceğim bu kelimelerin hepsi ingilizcemi ? :blink:

#12
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Teşekkür ederim barisyasin. :hale:

Kelimelerin hepsi Latince kökenli kelimeler, aslında hiç fark etmeden kullanıyoruz değil mi!
:dntknw:

#13
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Hamam: ısıdam
Hostes: Gökkonuksal avrat
Lokanta: Sosyalotlangaç
Sigara: sosyal tüttürgeç
Şoför: Sürücü

yanlış hatırlamıyorsam benim bildiklerimde bunlar.

Konu Hale tarafından 24 Kasım 2015 Salı - 20:18 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#14
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Katkın için teşekkürler Esesli, ellerine sağlık. :hale:

#15
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat

Katkın için teşekkürler Esesli, ellerine sağlık. :hale:


Bir nebze olsun paylaşabildiysem ne mutlu bana teşekkürler.

#16
tunCHEr

tunCHEr

    Yalnızlık Paylaşılınca Yalnızlık Olmuyor...

  • Özel Dost
  • 1.094 İleti
  • Gender:Male
  • Location:Çeşmi Cihan
1- metelik: Sondaki -lik eki, türkçe sözcük çağrışımı yapıyor; "yemeklik yağ"daki gibi... Aslı ise batı dillerinden geliyor: İngilizce'de, metallic; yani metal para... Biz kullanırken baştaki bölümü de bir türk ismiyle (mete) değiştirip kullanagelmişiz.

2- isterik: Biliyorum ki birçok kişi bu hatalı biçimiyle kullanmıyordur bu sözcüğü. "Histeri" nöbetlerine tutulan kişinin aldığı sıfattır ve ingilizcede "histerical" denir. Başarısızlığa ve bir şeyi elde edememeye dayanamama ve aşırı sinirlenme gibi (ruhbilimci değilim) etkileri olan bir ruh hastalığı olan kişi "histerik" olarak anılır. Oysa Türkçe'de "isteme" ile bağ kurulması ve "bir şeyi çok isteyen" anlamında kullanılması da çok yaygındır. Hatta bazen, "isterik kadın" lafı oldukça aşağılayıcı bir mantıkla kullanılır.

3- bendeniz: Bu sözcüğün ne "ben" adılıyla, ne de "deniz"le bir ilgisi vardır; ancak sondaki "-niz" eki Türkçe'dir. "Bende", Farsça'da, "kul, tutsak" demektir. Yani kişi kendini sunarken - eski dönemlerin aşırı nezaketiyle -, "Ben kulunuz X kişi," diye sunar ya; bu da öyle konuşmalarla geçmişten günümüze gelmiş. Bu açıklama gösteriyor ki, "Ben bendeniz X kişi," demek doğru olur ve yalnız kendimizi değil başkalarını da, "Bu da naçizane bendeniz Y," diye sunabiliriz (tabii Y'nin affına sığınarak). Neyse, bu sözcüğe bu kadar açıklama fazla bile...

4- kaldırım: Bunun "kaldırmak" ile bir ilgisi var gibi görünse de (otoyolun yükseğinde olması açısından), asıl kökeni Rumca'dır. Rumca'da "kali", "iyi" anlamındadır (kalimera: günaydın, iyi günler). "Dromos" (sondaki "s" genelde okunmaz) ise "yol" anlamını taşır. Yani kali-dromos: iyi-yol; yani yürümeye elverişli, taşsız, tozsuz, çamursuz yol...

5- sütyen: Genelde ilişki kurulmasa da, bu sözcük "süt-meme" ilişkisini çağrıştıracak bir yapıda kullanılmaktadır. İtiraf etmeliyim ki ben küçükken bu iç çamaşırının - isminden dolayı - sütün dış giysiye sızmasını engellemeye yaradığını sanıyordum. Asıl kökeni Fransızca'daki "sous tien"dir ("aşağıdan tutan" anlamında). Okunuşu: sutien.

6- lahmacun: Bu sözcüğün "macun"la ilgisi dolaylıdır. Arapça'da "acin" yoğrulmuş (macun o kökten gelir), "lahm" ise "et" demektir. Lahm-i acin: yoğrulmuş et...

7- boğa yılanı: Bu yılan, avını boğarak öldürmesi ve belki de boğa gibi iri ve güçlü olmasından dolayı, ismi Türkçe sanılmaya oldukça yatkın olan ilginç bir örnektir. Oysa aslı, şimdi kesinlikle hatırlayamayacağım bir Afrika dilinden geliyor: boa... Sondaki "yılanı" sözcüğü gereksiz... Kobra, piton der gibi, boa!..

8- vapur: İngilizce "vapour" (buhar) sözcüğünden geliyor. Önceleri buharlı gemilere verilen ingilizce isimden... Aslında, dilimizde batı dillerinden uyarladığımız sözcüklerin genelde fransızca okunuşunu kullandığımızdan bunu da "vapor"dan uyarlamışız.

9- anahtar: Bu sözcüğün kökü, yunanca "anihto" (açmak) eylemidir. "Anihtiri" ise "açmaya yarayan" anlamındadır; yani "anahtar"... Yunanca kökenli sözcükler aslında dilimize Anadolu'da konuşulan ("konuşulmuş olan," demek daha doğru olur sanırım) Rumca'dan geçmiştir. Gerçekte iki dil biririne çok benzese de, Rumca'daki birçok sözcük Yunanlar'ca bilinmez. Bu yüzden bu sayfalardaki birçok grekçe sözcüğe "Yunanca kökenli" demek yerine "Rumca kökenli" demeyi yeğleyeceğim. Bu durumda ise "Anadolu Rumları'nın dili" anlaşılmalıdır.

10 - kilit: Yine Rumca'daki "kleo" (kapatmak) eyleminden türeyen "kleidi" ("klidi" diye okunur; "kapamaya, kilitlemeye yarayan" anlamında...) sözcüğünden gelmektedir.

Konu Hale tarafından 24 Kasım 2015 Salı - 20:20 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#17
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Absürt : Fransızca absurde (saçma, zırva, anlamsız). Kelimenin karşılıkları dilimizde zaten vardır: saçma, anlamsız.

Örnek: Modacılar bu anlamsız (saçma) tasarımlardan para kazanmayı beklemiyorlar.

Absürt komedi : saçma komedi.

Adaptör : Fransızca adapteur. Uzun zamandan beri dilimizde kullanılan bu kelime Türkçe Sözlük’te “Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı” şeklinde tanımlanmıştır. Kurulumuz bu kelime için uyarlayıcı karşılığının benimsenmesine karar vermiştir.

Örnek: Firmanın yeni ürettiği uyarlayıcı, araç çakmağına takılarak cep telefonu, el bilgisayarı gibi elektronik cihazların şarj edilmesini sağlıyor.

Ad hoc group : İngilizce ad hoc “özel, uygun”, group “kurul”. Dilimizde ekonomi alanında “kısa süreli ve tek bir görev için oluşturulan kurul” anlamında kullanılan bu kelime için Kurulumuz, özel kurul karşılığını teklif etmektedir.

Örnek: Karşı düşürüm konusundaki sıkıntıları aşmak için Türkiye ile AB uzmanlarından oluşan bir “karşı düşürüm özel kurulu” oluşturulmalı.

Adisyon : Fransızca addition (ekleme; hesap). "Lokanta, otel vb. yerlerdeki hesap" anlamında kullanılan adisyon için bizim de teklif ettiğimiz kelime aynıdır: hesap.

Örnek: Garson hesabı getiriyor.

Agreman : Fransızca agrément (hoşluk; izin, rıza; tat; süs). Dilimizde, diplomasideki anlamıyla kullanılan agreman kavramı için teklif ettiğimiz karşılık: uygunluk.

Örnek: Fransa hükûmeti, büyük elçimiz için uygunluk vermişti.

Agresif : Fransızca agressif. Dilimizde bir psikoloji terimi olarak "saldırgan, mütecaviz" anlamlarında kullanılan agresif kelimesine karşılık olarak Kurulumuz, saldırgan sözünün uygun olduğuna karar vermiştir. Ayrıca yerine göre mütecaviz, girişken ve yırtıcı sözleri de kullanılabilir.

Air-conditioned : Havalandırma cihazı bulunan. Teklif edilen karşılık: havalandırmalı.

Örnek: Havalandırmalı arabalar yazın çok rahat oluyor.

Air-conditioner : Havayı düzenleyen, sıcaklığı ayar eden alet. Teklif edilen karşılık: havalandırma.

Örnek: Bu arabada havalandırma olmadığı anlaşılıyor.

Ajitasyon : Fransızca agitation (tahrik etme, kışkırtma). Kelimenin karşılığı dilimizde zaten vardır: kışkırtma.

Örnek: Bu olayın, kışkırtma olduğunu ileri sürdüler.

Kelimenin tıp alanındaki kullanımı da dikkate alınarak kışkırtma karşılığının yanı sıra çırpıntı sözünün de kullanılması gerektiği konusunda görüş birliğine varılmıştır.

Ajitatör : kışkırtıcı.
Ajite etmek : kışkırtmak.
Ajite olmak : çırpıntıya uğramak.

Akreditasyon : Fransızca accreditation. Dilimizde “doğrulamak, güven belgesi vermek” anlamlarında kullanılan bu kelime için Kurulumuz, denklik (belgesi) ve denklik (kuruluşu) karşılıklarını teklif etmektedir.

Örnek: Türkiye Denklik Konseyi (TÜDEK)’nin kuruluş ve görevleri hakkındaki kanun teklifi gündemin ön sıralarına alındı.

Akreditif : Fransızca accréditif, "bir bankanın başka bir bankaya biri için verdiği ödeme emri" anlamında kullanılır. Bu söz için önerimiz güven yazısı veya güven hesabı'dır.

Örnek: Güven yazısında gerektiğinde bazı notlar bulunabilir.Akreditifyanında aynı köke dayanan akredite sözü de vardır. Genellikle Türkçe "olmak" fiiliyle birlikte kullanılmaktadır. Bu söz yerine önerimiz güvenirliği onaylanmış olmak'tır.

Örnek: Biz orada güvenirliği onaylanmış bir firmayız ve Rus kanunlarına bağlıyız.

Akualand : Fransızca aqualand. Lâtince "su" an-lamındaki aqua sözü ile, "kara, toprak, yer, memleket" anlamındaki land sözünden yapılmış birleşik bir kelimedir. Bir tür havuz anlamındadır. Kurulumuz, bu kelime için su bahçesi karşılığının kullanılmasını önermektedir.

Örnek: Sıcaktan bunalınca kendisini su bahçesine atan bir turist, Pamukkale görüntüsündeki havuzda serinlerken âdeta ken-dinden geçmiş.

Akustik : Fransızca acoustique. "Fizik biliminin konusu ses olan kolu; kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi" anlamlarında olan bu kelime için Kurulumuz, kullanım yerlerine göre yankı bilimi veya yankılanım karşılıklarının uygun olduğu görüşündedir.

Örnek: Denizli'de nikâh salonunun gerekli yankılanım düzeni sağlanarak oda tiyatrosu hâline getirilmesinden sonra Nisan ayı başında da 3500 kişilik bir açık hava tiyatrosu tamamlanarak hizmete girdi.

Alâkart : Fransızca à la carte (listeye göre). Karşılığı: seçmeli yemek.

Örnek: Seçmeli yemek usulünde istediğiniz yemeği yiyebiliyorsunuz.

Alan markajı : alan tutma. bk. markaj.

Alivre : Fransızca aa livré. Fransızcadan Türkçeye geçmiş bir bankacılık terimidir. Genel olarak sonradan teslim veya vadeli satış anlamlarındadır. Anlaşmanın yapıldığı sırada bulunmayan fakat teslim zamanında sağlanması mümkün olan her türlü mal üzerine yapılan satış işlemi diye de tanımlanır. Türkçe Sözlük’tebu söz "Ürün daha tarladayken yetiştiği zaman teslim edilmek üzere önceden pey verilerek yapılan satış" olarak tanımlanmıştır. Kurulumuz bu söz için önceden satış karşılığını önermektedir.

Örnek: Tüketici finans şirketleri kurulmaya başlandı. Aralıktan itibaren önceden satış ve kredili hisse senedi alım ve satımına izin verildi.

Almanak : Fransızca almanache. Bu kelimenin anlamı, "yılın gün, hafta, ay gibi bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçimindeki takvim"dir. Bu söz için dilimizde kullanılmakta olan yıllık kelimesi Kurulumuzca da benimsenmiştir.

Ambiyans : Fransızca ambiance “çevre, muhit, hava, ortam”. Son yıllarda özellikle gazetelerin magazin sayfalarında sıkça rastladığımız bu kelimeye karşılık olarak Kurulumuz, dilimizde zaten kullanılmakta olan hava sözünü benimsemiştir.

Örnek: Televizyon kanalının yöneticileri yarışma gecesinde fevkalâde bir hava yaratmışlardı.

Amblem : Fransızca emblème (soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke). Kurulumuz bu söze karşılık olarak belirtke sözünü benimsemiştir.

Örnek: İki partinin ortak kurultayında parti adı ve belirtke sorunu ele alınacak.

Amortisman : Fransızca amortissement. Türkçe Sözlük'te yer alan "taşınmaz malların aşınmalarına karşılık olarak yıllık kârdan ayrılan belirli pay" anlamındaki amortisman için aşınma payı veya yıpranma payı karşılıkları önerilmiştir.

Örnek: Uçakların aşınma (yıpranma) payları büyük meblâğlara ulaşıyor.

Ampirik : Fransızca empirique. "Bir kurama değil de yalnızca deneye, gözleme dayanan" anlamında sıfat olarak kullanılan bu söze karşılık olarak Kurulumuz, deneye dayalı kelimesini önermektedir. Ampirik kelimesiyle kökteş olan ampirist ve ampirizm sözleri de dilimizde zaman zaman kullanılmaktadır. Kurulumuz, bu sözlerden ampirist için deneyci, ampirizm sözü için de deneycilik kelimelerinin uygun birer karşılık olduğu görüşündedir.

Örnekler: Eldeki deneye dayalı belgeler iki grupta toplanabilir. Bu alandaki deneye dayalı araştırmalar bir hayli az.

Anakronizm : Fransızca anachronisme. Bu söz "tarihe aykırılık, çağa uymama" anlamlarında dilimizde kullanılmaktadır. Kurulumuz bu kelimeye karşılık olarak tarih yanılgısı sözünü önermektedir.

Anchorman : İngilizceden dilimize giren bu terim "ana haber sunucusu" anlamındadır. Kurulumuz bu sözün yabancı dildeki karşılığı olan ana haber sunucusu teriminin aynen kullanılmasını uygun bulmuştur.

Anekdot : Fransızca anecdote. "Kısa, özlü anlatımı olan güldürücü hikâye, fıkra" şeklinde tanımladığımız bu söz de dilimizde bir süreden beri kullanılan bir edebiyat terimidir. Kurulumuz, anekdot için fıkra ve hikâyecik sözlerinin uygun birer karşılık olduğu görüşünde birleşmiştir.

Örnekler:
İngilizlerin dilinden düşmeyen BBC ile ilgili bir fıkra vardır. Dün geceki eğlenceyle ilgili bir hikâyeciğiniz var mı?

Angaje : bağlanmış.
Angaje etmek : bağlamak.
Angaje olmak : bağlanmak, üstlenmek.

Angajman : Fransızca engagement (rehin; taahhüt; anlaşma; bağlantı). Bu kelime için dilimizde güzel bir karşılık vardır: bağlantı. Örnek: Şimdiden hiçbir seçim tarihi için bağlantıya girmeyelim.

Animasyon : Fransızca animation (canlanma; çizgi film). İkinci anlam için
teklifimiz: canlandırma.

Örnek: Törendeki canlandırma gösterileri büyük ilgi topladı.

Animatör : Fransızca animateur (canlandırıcı; sunucu; çizgi film yapımcısı). Teklifimiz: canlandırıcı.

Örnek: Japon canlandırıcıları film pazarını tuttular.

Ankesörlü telefon sözünde geçen ankesör Fransızcadan dilimize geçmiştir. Fransızca encaisseur sözü "para alıcı, tahsildar, mutemet" anlamındadır. Bu kelimenin fiil biçimi olan encaisserise "sandıklamak, kasaya koymak" anlamlarındadır. Bu söz için Kurulumuz, kutulu telefon karşılığını önermektedir.

Örnekler: PTT Genel Müdürlüğü, konut ve iş yerlerinde yapılan görüşmelerle kutulu telefonlardan yapılan görüşmelerin fiyatlarını artırdı. Kutulu telefonla yapılan görüşmelerde kullanılan küçük jetonun fiyatı bin lira olarak belirlendi.

Anomali : Fransızca olan bu söz dilimizde genel anlamda "belli bir ölçüye, belli bir kurala uymama durumu", psikolojide ise "hastalık niteliğinde olmamakla birlikte normalden, belirgin ölçüde sapma gösterme" anlamındadır. Bu söz için Kurulumuz aykırılık karşılığını önermektedir.

Ansambl : Fransızca ensemble (bütün, bütünlük, topluluk). Eski Sovyetler Birliği'nde ve Türk cumhuriyetlerinde müzik ve oyun toplulukları için kullanılan ansambl için teklif ettiğimiz karşılık: topluluk. Örnek: Kırım oyun ve müzik topluluğu, izleyicilerin büyük takdirini kazandı.

Antagonist : Fransızca antagoniste sözü "hasım, vuruşan, karşıt, çatışan" anlamlarındadır. Bu söz için önerimiz düşmanca veya hasımca kelimeleridir. Aynı köke dayanan antagonizm sözüne ise düşmanlık, hasımlık karşılıklarını öneriyoruz. Örnek: Onun değerlendirmesiyle insan toplumu sınıflar arası düşmanca çatışmadan kurtuluyor.

Antet : Fransızca en-tête. "Kâğıt veya zarf üzerine basılmış ad, adres, başlık" anlamında olan bu söze karşılık olarak zaten kullanılmakta olan başlık sözü Kurulumuzca da benimsenmiştir. Dilimizde antetli ve antetsiz biçimlerinde de geçen bu kelimenin yerine başlıklı ve başlıksız karşılıkları kullanılmalıdır.

Anti-damping : Teklif ettiğimiz karşılık: karşı düşürüm.

Örnek: Avrupa Birliği karşı düşürümü bırakmalıdır.

Aantikite : Fransızca antiqutié. “Tarihte ilk çağ, antik devir” anlamıyla dilimizde yaygın olarak kullanılan bu kelime için Kurulumuz da ilk çağ karşılığını kabul etmiştir. Kelimenin soyut anlamındaki kullanımına karşılık olarak ise eskilik sözü uygundur.

Örnek: Yüz yıldan beri Orta Doğu’da ve Mısır’da yürütülen kazılar, tarihî ufkumuzu genişletmiş ve ilk çağın sınırlarını binlerce yıl geriye çekmiştir.

Antipati : Fransızca antipathie (sevimsizlik, soğukluk, ısınamama). Bu kavram için de dilimizde güzel karşılıklar vardır: iticilik, sevimsizlik, soğukluk. Örnekler: Bu adama karşı içimde inanılmaz bir soğukluk doğmuştu. Etrafına tuhaf bir iticilik (sevimsizlik, soğukluk) yayıyordu.
antipati duymak : kanı kaynamamak.

Antipatik : Fransızca antipathique (sevimsiz, soğuk). Teklif ettiğimiz karşılıklar: sevimsiz, itici, soğuk. Örnek: Bu davranışlarınla çok sevimsiz (itici, soğuk) görünüyorsun.

Antre : Fransızca entrée (giriş). Bu kelime için dilimizde güzel bir karşılık vardır: giriş. Örnek: Evin girişi çok geniş tutulmuş.

Aperitif : Fransızca apéritif. Dilimizde “İştahı açmak için yemekten önce içilen içki” anlamında kullanılan bu kelimeye karşılık olarak Kurulumuz, ön içki sözünü önermektedir. Örnek: Öğle yemeğinden önce birer ön içki alsak daha iyi olmaz mı?

A posteriori : A priori kelimesinin zıddı olan bu kavram için teklif edilen karşılık: soncul. Örnek: Deney yoluyla elde edilen bilgiler soncul bilgilerdir.

A priori : Lâtince a priori (denemeye dayanmadan, akıl yoluyla önceden kabul edilen). Teklif edilen karşılık: öncül. Örnekler: Öncül bilgiler insanı yanıltabilir. Zaman ve mekân kavramları Kant felsefesinde öncül kavramlar olarak kabul edilir.

Aranje etmek : Türkçe "etmek"yardımcı fiiliyle Fransızca aranje kelimelerinden oluşan bu birleşik fiil düzenlemek, düzenlenmek fiilleriyle karşılanır. Örnek: Finale kalan eserler TRT tarafından yeniden düzenlendi.

Aranjman : Fransızca arrangement (belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılan değişiklik). Kurulumuz bu kelime için düzenleme teriminin uygun olduğunu tespit etmiştir. Örnek: Düzenlemesini dünyaca ünlü bir müzik ustası yapmıştı.

Aranjör : Fransızca arrangeur. Bu söz için de düzenlemeci uygun bir karşılıktır. Örnek: Kasetin düzenlemeciliğini onlar üstlenmişti.

Arbitraj : Fransızca arbitrage. Ticarî bir terim olarak dilimize geçen bu kelime "hisse senedi, tahvil, döviz gibi değerli kâğıt ve paraları daha kârlı görülen başka kâğıt ve paralarla değiştirme işi" anlamında kullanılmaktadır. Bu söze Kurulumuz, ara kazanç karşılığını önermektedir. Örnekler: Ara kazanç, çeşitli piyasalardaki fiyat farklarından yararlanmak için malın bir ülkeden alınıp bir başka ülkeye satılmasıdır. Ara kazanç, ekonomik hayatta para işlerinden en kârlı biçimde yararlanma şekli olarak kullanılmaya başlandı.

Arboretum : Lâtince. "Örnek olabilecek çeşitli ağaçların ve bitkilerin bilimsel amaçlarla yetiştirildiği alan" anlamında dilimizde de kullanılan bu söz için Kurulumuz, ağaç parkı kelimesinin uygun bir karşılık olduğunda birleşmiştir.

Argüman : Fransızca argument (kanıt, delil). Bu kelimenin dilimizde zaten karşılıkları vardır: kanıt, delil.

Örnek: Dosyada yer alan kanıtların (delillerin) hukukî dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmıştır.
arkeolog : kazı bilimci.

Arkeoloji : Fr. archéologie. “Tarih öncesi ve eski çağlardan kalma eserleri tarih ve sanat bakımından inceleyen bilim” anlamında Türkçede kullanılan bu kelime için Kurulumuz, daha önceden teklif edilmiş olan kazı bilimi sözünün uygun bir karşılık olduğunda görüş birliğine varmıştır. Örnek: Kazı bilimi tekniğinde üzerinde durulması gereken dört nokta vardır: Keşif, çalışma sırasında bulunan bütün verilerin kaydı, eşyanın yapım tarihi yönünden incelenmesi, kalıntıların ve bulunan eşyaların korunması.

Arketip : Fransızca archetype. İlk örnek, asıl numune, özgün model. Bu söz sanatın çeşitli kollarında da kullanılır. “İleriki dönemlerde geliştiği bilinen bir mimarî ögenin henüz en yetkin biçimine ulaşmamış ilk örneği” anlamında da dilimizde geçmektedir. Bu söz için Kurulumuz, ilk örnek kelimesinin uygun bir karşılık olduğu kanaatindedir. Örnek: Ancak iyi bir öykü kurmak için bir tek ilk örneğin ele alınması, bunun geliştirilmesi yeterlidir.

Aroma : Fransızca aroma. "Bitki özlerinden veya yağlarından elde edilen hoş koku." Dilimizde bu söze yakın anlamda "rayiha" kelimesi de vardır. Kurulumuz, aroma için hoş koku sözünün uygun bir karşılık olduğunda birleşmiştir. Aynı kelimeye dayanan aromatik için de sıfat tamlaması biçiminde olan hoş kokulu sözü kullanılmalıdır. Örnekler: Hoş kokulu suyla doldurulan bir kap, mum alevinin üzerine yerleştiriliyor. Hoş kokulu buharı soluyan kişi, yepyeni bir insan olarak ayağa kalkıyor.

Arometrapi : Fransızca kökenli olan bu kelime aroma(güzel koku) ve thérapie (tedavi) kelimelerinden oluşmaktadır. Daha önce thalassotherapie kelimesine deniz tedavisi karşılığını teklif eden Kurulumuz, arometrapiiçin de koku tedavisi kelimesini önermektedir. Örnek: Firma, günlük cilt bakım ürünlerinden, onarım ve yenileme setlerine; koku tedavisi ürünlerinden renkli kozmetik ürünlerine varıncaya kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip.

Artikülâsyon : Fransızca articulation. Dil biliminde kullanılan bu terim için Kurulumuz, bazı dilcilerin de benimsediği boğumlanma kelimesinin uygun bir karşılık olduğunda görüş birliğine varmıştır. Örnek: Güzel konuşma derslerinde ses bilgisine ağırlık verilmekte boğumlanma konuları üzerinde durulmaktadır.

Asist : İngilizce assist (yardım etmek). Sporda hem yardım, hem yardımcı anlamında kullanılmaktadır. Teklif ettiğimiz karşılıklar: yardım, yardımcı.
Asist (asiste) etmek : yardım etmek.
Asisti : yardımcısı.
Asistlik : yardımcılık.

Asparagas : "Makaraya sarmak, çapraz iki sırığa germek, eziyet etmek" anlamlarına gelen İspanyolca aspar kelimesine dayanan bu söze Kurulumuz, dilimizde kullanılan örnek cümleleri de göz önüne alarak şişirme haber kar-şılığını önermiştir.
aşağılık kompleksi : aşağılık duygusu. Örnek: Aşağılık duygusuna kapılmalarına gerek yok.

Aut : İngilizce out (dışarı, dışarıda). Topun, karşı takım oyuncularınca köşe ile kale arasındaki çizgiden veya kale üstünden alan dışına çıkarılması. Karşılığı: dış.
Auta atmak : dışa atmak.
Auta çıkmak (gitmek) : dışa çıkmak.
Aut atışı (yapmak) : dış atışı (yapmak).
Aut çizgisi : dış çizgisi.

Örnekler: Nielsen'in sert vuruşu, kale üstünden dışa çıktı. Hakan mutlak bir golü, topu dışa atarak harcadı. Top yandan dışa çıktı.

Avangart : Fransızca avant-garde. "Bir hareketi, bir düşünce akımını başlatan, kendisinden sonra gelenlere öğretisi ile yol gösteren kimse" anlamındaki bu sözün yerine Kurulumuz, öncü kelimesini önermektedir. Örnekler: Sanatçının sürekli öncü konumunda yer alma gereği, yaratıcılığın sınırlarını zorluyor. 1985 yılında Pekin'de yasaklanan, daha sonra sınırlı bir biçimde sergilenen öncülerin ürünleri, Çin'in batıya dönüşünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Avans : Fransızca avance. “Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme” anlamıyla dilimizde kullanılmaktadır. Kurulumuz, avans için öndelik sözünün uygun bir karşılık olduğunu kararlaştırmıştır. Örnek: Müfettişlere göreve gitmeden önce bir miktar öndelik verildi.

Avans çekmek : öndelik çekmek.


#18
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Background : İngilizce back ground (arka plân, zemin, fon). Teklif ettiğimiz karşılıklar: arka plân (mekân için), geçmiş (zaman için).

Örnekler: Şarkıcının arka plânında bulutlar görünüyordu. Nobel kazanan romancının geçmişinde bir edebiyat ortamı vardı.

Badminton : İngilizceden dilimize bir spor terimi olarak geçen bu söz, "bir kortta, iki kişi veya ikişer kişilik iki takım arasında özel olarak yapılmış bir topu ağın üzerinden aşırarak raketle oynanan oyun" anlamındadır. Kurulumuz, bu söz için tüylü top kelimesini önermektedir.

Bandrol : Fransızca banderole. Bu söz dilimizde birkaç anlamda kullanılmaktadır:

1.Devletçe verginin kesildiğini gösteren etiket.
2.Paket veya şişelerin ağzına konulan şerit veya etiket.
3.Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.

Daha çok vergilendirme işlemi ile ilgili olarak kullanılan bu söz için Kurulumuz, denetim pulu veya denetim bağı karşılıklarını önermiştir.

Banner : İngilizce “bayrak, sancak, manşet” Son yıllarda özellikle bilgisayar alanında sıkça rastladığımız bu kelimeye karşılık olarak Kurulumuz, reklâm bandı, reklâmlık ve duyurmalık karşılıklarını teklif etmektedir.

Örnek: Duyurmalıklar (reklâm bantları, reklâmlıklar) zaman zaman sayfanın yüklenmesini yavaşlatsalar da web yayıncılığında oldukça önemli bir yere sahipler.

Bariyer : Fransızca barriére. Dilimizde "herhangi bir yolu kapamak için yapılmış engel; yol kenarlarındaki korumalık" anlamlarına gelen bu söze karşılık olarak Kurulumuz da engel kelimesini kabul etmiştir.

Örnekler: Kapıya geldim, yoldan bahçeye geçecek bir engel yoktu. Araç engellere çarptıktan sonra durdu.

Barkod : Fransızca barre (dikey çizgi) ve code sözlerinden oluşan barkod, "Bir ürünün değişik özelliklerini ve fiyatını belirten, elektronik aygıtların okuyabileceği biçimde düzenlenmiş etiket." anlamıyla dilimizde kullanılmaktadır. Bu söz için önerdiğimiz karşılık: çizgi im.

Örnek: Mağazalardaki optik okuyucular, çizgi imlerden malın fiyatını çıkarıyor.

Baz : Fransızca base (temel; temel ilke; üs). Teklif edilen karşılıklar: temel, taban.

Örnek: Altın fiyatlarını temel (taban) olarak alırsak daha sağlam sonuçlara ulaşırız.

Bearish : İngilizceden Türkçeye geçen bir ekonomi terimidir. Bukelime "ayı" anlamına gelen bear kelimesinden türetilmiştir. Borsada "fiyat indirilmesine sebep olacak eğilim, fiyat düşürücü özellik" anlamlarında kullanılmaktadır. Bearish sözü ile birlikte bullish sözü de geçmektedir. Bearish satış ağırlıklı piyasa bullish alıcı ağırlıklı piyasa için kullanılmaktadır.
Kurulumuz bearishiçin düşen (piyasa), bullishiçin de yükselen (piyasa) karşılıklarını önermektedir.

Benchmarking : İngilizce benchmarking. Bu sözü ilk kullanan gazetecilerden biri verdiği haberde şöyle tanımlıyor: "Şirketler eskiden sır gibi sakladıkları bilgileri artık rakipleriyle paylaşmakta sakınca görmüyorlar. Hatta bir şirketin bilgilerini diğer şirkete ulaştırmak yeni bir iş alanı olmuş. Yapılan işin adı da benchmarking." Özgün imlâsıyla da kullanılmaya başlanan bu söz, bizde yerleştirilmeye çalışılan bu anlamıyla "bilgi satmak" genel kavramını taşımaktadır. Kurulumuzun bu söz için bulduğu karşılık bilsat'tır. Bunun yanında bilgileşim sözü de yeri geldiğinde kullanılmalıdır.

Örnekler: Hatta bilgileşim yapacağınız şirketin kendi faaliyet alanınızda olması gerekmiyor. Amerika'da yedi sekiz kişilik jet uçakları üreten bir şirket, satışlarını nasıl artıracağını düşünürken bir lokanta zinciriyle bilsat yapmış ve kısa sürede elli iki uçak satmış.

Best-seller : İngilizce best (en iyi) + seller (satıcı). "En çok satan, satış rekoru kıran (kitap)" anlamında kullanılan bu kavram için teklifimiz: çoksatar.

Örnek: "Umut Eşiğinde" adlı eser çoksatar listelerinde ilk sırada yer alıyor.Bu ayın çoksatarı Yeni Hayat.

Bienal : Fransızca biennal (iki yılda bir olan). "İki yılda bir tekrarlanan yarışma, şölen, sergi vb. olaylar" için kullanılan bienal sözüne karşılık olarak teklif ettiğimiz kelime: yılaşırı (şenlik, şölen, sergi vb.).

Örnek: Kasım ayında yapılacak olan Dördüncü Yılaşırı Resim Sergisi'ne Türk ressamları da katılacak.

Bilboard : İngilizce billboard (ilân tahtası). Teklif ettiğimiz karşılıklar: duyuru tahtası, ilân tahtası.

Örnek: Belediye duyuru (ilân) tahtalarının kira ücretlerini yeniden belirledi.

Birth travma : doğum incinmesi.

Black top : İngilizcede "asfalt, asfalt yol, asfalt ile kaplamak" anlamında geçer. Son zamanlarda bir spor dalına verilen bu ad için Kurulumuz, sokak basketbolu kelimesinin uygun bir karşılık olduğunu kararlaştırmıştır.

Örnek: Üç yıl önce Amerika'da başlayan ve şu ana kadar bir milyon kişinin yer aldığı sokak basketbolu üçe üç Açık Hava Basketbol Turnuvası, Almanya, İtalya, İspanya, Yunanistan ve Fransa'dan sonra 26-28 Haziran tarihleri arasında Türkiye'de ilk kez oynanacak.

Blender : İngilizce blender. Dilimizde "değişik malzemelerin birbirine karıştırılmasına, kesilip ufalanmasına yarayan alet" anlamında kullanılan bu söze karşılık olarak Kurulumuz karıştırıcı kelimesini önermektedir.

Örnek: Karıştırıcı, besinleri doğrayan, parçalayan, karıştıran mutfaktaki üçüncü elinizdir.

Blokaj : Fransızca blocage (dondurma, belirli bir noktada tutma). Daha çok askerlik, bankacılık ve futbol alanlarında kullanılan blokaj ve bloke etmek kelimeleri için tekliflerimiz: tutmak, durdurmak.

Örnekler: Kaleci uçarak topu tuttu. Bankadaki hesabımızla ilgili işlemler durduruldu.

Bloke para : tutulmuş para.

Boarding cart : İngilizce boarding cart. Hava alanlarında kullanılan bu ulaşım terimi için Kurulumuz, uçuş kartı sözünün uygun bir karşılık olduğunda birleşmiştir.

Örnek: Yolcular uçağa binerken uçuş kartlarını ilgililere göstermek zorundadır.

Bodyguard : İngilizce bodyguard. Dilimizde "muhafız, fedaî, korumacı" anlamında yabancı imlâsını da koruyarak kullanılan bu sözün yerine Kurulumuz, zaten var olan koruma kelimesini benimsemiştir. Ayrıca bodyguardlık şeklindeki kullanımına karşılık olarak da korumalık sözü kabul edilmiştir.

Örnekler: Futbolcuların çalışma alanına birer koruma ile geldikleri görüldü. En az bir yabancı dil bilen üniversiteli genç kızlar arasında korumalık gözde mesleklerden biri hâline geldi.

Bounspas : İngilizce bounce (sıçratmak, sektirmek) + pass (pas). Basketbolde topu sektirerek verilen pas. Teklif edilen karşılık: sektirme pas.

Örnek: Kendisine gelen sektirme pası, güzel bir hareketle sayıya çevirdi.

Branç : İngilizce brunch (sabahla öğle arasında yenen ve her iki öğün yerine geçen yemek). Teklif ettiğimiz karşılık: kuşluk yemeği.

Örnek: Bazı oteller, tatil günlerinde kuşluk yemeği veriyorlar.

Brand extention : İngilizce brand (marka) + extention (yayılma, genişleme) Dilimizde "herhangi bir alanda çok tanınan bir markanın farklı alanlarda ürünler ortaya koyması” anlamında kullanılan bu söze karşılık olarak Kurulumuz marka türlemesi ve marka yayılımı karşılıklarını önermektedir.

Örnek: Tütün dünyasının dev markası Camel'in ismini taşıyan botlar marka türlemesi (marka yayılımı)nin bir örneği.

Branş : Fransızca branche (dal). Bu kelime için dilimizde güzel karşılıklar vardır: dal, şube, kol.

Örnekler: Yeni Türk Edebiyatı bilim dalı. Türk dilinin çeşitli kolları vardır.

Brick game : İngilizceden dilimize geçen ve bir tür oyun adı olan bu kelime için Kurulumuz, tuğla oyunu sözünü karşılık olarak önermektedir.

Örnek: Elektronik eşya pazarlama şirketleri, müşterilerine cep televizyonu yerine sadece tıraş makinesi ve tuğla oyunu cihazları gönderiyorlar.

Brifing :İngilizce briefing (özetlemek). "Bir konuda bilgilendirme maksadıyla yapılan toplantı" anlamında kullanılan brifing için teklifimiz: bilgilendirme.

Örnek: Aylık ekonomi bilgilendirmesi bugün yapılacak.

Brifing almak : bilgilendirilmek, bilgi almak.


Brokır : İngilizce broker (simsar, komisyoncu). Dilimizde bu kelimenin karşılığı zaten vardır: simsar.

Örnek: Ev bulmak için simsarlara başvurmaktan başka yol kalmadı.

Browser : İngilizceden dilimize özgün imlâsıyla geçen ve son yıllarda bilgisayar alanında sıkça duymaya başladığımız bu kelimeye karşılık olarak Kurulumuz açar sözünü önermektedir. Örnek: Açar,100 milyondan fazla genel ağ kullanıcısının sanal dünyaya girmek için kullandığı kapı anlamına geliyor.

Bungee-jumping : bancii (Maldiv dilinde geçen ses yansımalı kelime) + İngilizce jumping (atlama). Ülkemizde son yıllarda yaygınlaşan bir spor türü olan bungee-jumping için Kurulumuzun teklif ettiği karşılık zıpzıp atlama’dır.

Business class : İngilizce business (iş; meslek; ticaret) + class (sınıf, zümre; mevki). Teklifimiz: işlik orun.

Örnek: Sanayiciler çoğunlukla işlik orunda seyahat ediyorlar.

By-pass : İngilizce by-pass (atlama). Tıptaki by-pass için teklif ettiğimiz karşılık: damar aktarma.

Örnek: Kardeşim dün damar aktarma ameliyatı geçirdi.Siyasette kullanılan by-pass için teklif ettiğimiz karşılık: devre dışı bırakmak. Örnek: Yetki yasasıyla Meclisin devre dışı bırakıldığı ileri sürüldü.


#19
muammerya

muammerya

    KD ™ Arkadaş

  • Kadim Dost
  • 135 İleti
  • Gender:Male
Dilimizde yerlesmis yabanci kelimelerin yerine Türkce'lerini koyalim. Ben basliyorum, arkadaslar akillarina gelen kelimeleri devam ettirsinler..

Computer = Bilgisayar
Center = Merkez

#20
muammerya

muammerya

    KD ™ Arkadaş

  • Kadim Dost
  • 135 İleti
  • Gender:Male
Ya özür dilerim. Asagi yukari ayni konu Hale tarafindan yazilmis. Benimkini silin lütfen...




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı