İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Olta Çeşitleri | Balık Avı İçin

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

Olta Çeşitleri



Çapari denince ilk akla gelen beden üzerine dizilmiş tüy ile yapay olarak yemlenmiş iğneler taşıyan çok sayıda köstekten oluşan takım gelir. Yandaki resimde çaparinin genel görünüşü vardır. Bir de tüy ile değilde herhangi bir doğal yemle yemlenen ve çok iğneli oldukları için yemli çapari adı verilen takımlar vardır.

Resmi ekleyen


Bu takımlar kullanım olarak üç köstekli takımlara benzerken yapı itibari ile tüy hariç çapari gibidirler. Kullanımları tabii ki çapariden farklıdır. Çapariler devamlı hareket ettirilip yapay yemlere hareketlilik kazandırılırken; yemli çapariler, tüm yemli takımlarda olduğu gibi indirilir ve balığın vurması beklenir. Çapari adı ile anılan takımlar genelde hafif ve ağır takımlar olarak düzenlenir. Hafif takımlar deyince tabii istavrit, kolyoz, uskumru gibi balıkları yakalamak için düzenlenen takımlar anlaşılmalıdır. Ağır takımlardan da torik, palamut gibi iri balıklar için hazırlanan çapariler kast edilmektedir.

Çapariler çok köstekli olduklarından köstek boyları genelde kısa tutulur; hafif takımlarda bu 10-12 santimi geçmez, ağır takımlarda ise durum tamamen farklıdır köstek böyları 35-40 santime kadar uzatılabilir. Çaparideki köstek sayısı hafif takımlarda kullanım yerine göre 5 den 20 ye kadar olabilir. Köstek sayısının artması kullanımı zorlaştırdığından amatörler kendi yetenek ve becerilerine göre istedikleri miktarda köstek kullanabilirler. Genel uygulamada hafif takımlarda sandalda 10 veya 15 köstek olur daha fazla istenirse ya bir yardımcı sandalda bulunmalı veya ilave bir donanım yapılmalıdır. Bu donanım için sandal içinde rahatça ayağa kalkılıp çalışabilecek kadar büyük olmalı ve ikisi baş tarafta karşılıklı, ikisi de ortalarda karşılıklı olarak sandalın postaları arasına sıkıştırılarak dikilmiş 4 adet dikme olmalıdır. Çapari çekilirken ilk gelen köstekte balık varsa çabukça alınıp köstek dikmelerden birine tutturulur, çapari çekilmeye devam eder ikinci dikmeye takılacak kadar çekilince, ele gelen köstek ikinci dikmeye tutturulur ve bu şekilde devam edilir. Böylece çapari bedeni 4 dikme üzerine asılmış olur. Palamut çaparisi gibi ağır takımlarda ise köstek sayısı 40-50 den az olmaz. Genelde 50 köstek kullanılır.

Gelelim çaparinin yapılışına. Burada adı geçen düğümlerin tamamını Gerek hafif gerekse ağır takımlar için çapariler burada anlatıldığı gibi düzenlenebilir. Ağır takımlarda düğümlerin sağlamlığına çok daha fazla dikkat etmek gerekir. İlk olarak çapari yapımında kullanılacak köstekler, çaparinin amacına uygun olarak eşit boyda kesilir.


Resmi ekleyen


Boyların eşitliği hem çaparinin sağlıklı çalışması hem de kullanma kolaylığı bakımından önemlidir. Her kösteğin her iki ucuna birer köstek başı düğümü (uç cevizi) yapılır. Kösteğin düğümlü uçlarından biri iğne gözünden 1-1,5 santim kadar dirseğe doğru kalacak şekilde sapa yatırılır. Köstek iğnenin damağı tarafında olmalıdır. Kırmızı ibrişim ile ilk olarak kösteğe iğne üzerinde tutacak bir kazık bağı yapılır. Bundan sonra 5 - 6 defa yarım kazık bağı sıkıca vurulur.
Bağların düzgünce, birlerinin üstüne düşmeden veya çok açık olamadan sıkı sıkıya dizilmesine dikkat etmek gerekir. Yarım kazık bağlarını vuruken kösteğin de iğne sapının yanlarına veya altına kaçmaması gerekir. Son olarak ibrişimin iki ucundan çekilerek bağların iyice sıkışması temin edilir. Bu durumda köstek iğne üstüne bağlanmış başta ve sonda fazla ibrişimler sarkık vaziyettedir.


Sıra geldi tüyü bağlamaya. Çaparinin amacına göre altta tanımlanan şekilde seçilen tüy, iğne sapına yatırılır. Tüy iğne gözünü ve iğne dirseğini yarımşar santim kadar geçecek ve ucu iğne damağına doğru dik duracak şekilde konmalıdır. Daha sonra ibrişimin sarkan ucu ile tüyü iğneye bağlayacak bir dizi yarım kazık bağı vurulur. Bu kazık bağları kösteği de ayrıca bağlayacaktır ve ilk atılan bağlar gibi sıkı sıkıya olmalıdır. Bağlama işi bittikten sonra köstek geriye doğru kuvvetlice çekilir tüm düğümlerin iğne gözüne doğru kayarak iyice sıkışması sağlanır. Boştaki uçlar tekrar çekilip sıkıldıktan sonra kesilebilir. Son olarak tüyün gözü aşıp saptan uzun kalan kısımları kesilir. Burada kalacak fazlalıklar kösteği bükerek gam yaptırabilir. Şimdi istenirse şeffaf tırnak cilası veya şeffaf hafif bir yapıştırıcı ile düğümler hafifçe ıslatılır. Bu, kuruyunca düğümlerin sıkı sıkı durmalarına açılmamalarını sağlayacaktır. İbrişim ipek olduğundan suda esneyip gevşemez o nedenle eskiden beri kullanılır. Oysaki şimdi çıkan naylon sentetik iplikler ibrişim kadar dayanıklı ve güvenilirdir. Son yıllarda çıkan ve gittikçe yayılan bir uygulamada da hafif takımlarda özellikle istavrit çaparisinde tüy yerine simli iplik kullanılmaktadır. Simli iplik genelde tek kat olarak üstte görüldüğü gibi bağlanmaktadır.


Resmi ekleyen


Her ne kadar bu duruş tüyün iğnenin damağına kadar uzanan klasik duruşuna benzemese de özellikle istavritte problemsiz çalışır.. Bazen gelin teli ilavesi ile daha dikkat çeker şekiller yapılmaktadır. Ne kullanılırsa kullanılsın, hangi balığa düzenlenirse düzenlensin, çapari yandaki gibi bağlanır; ne tüy ne de simli iplikler iğneye iğne bağı ile bağlanmaz.


Aslında iğneye tüy bağlamak alabalık avında kullanılan yapay sinek bağlamanın (fly) bir değişik türüdür. Ben zaman zaman fly bağlamada kullanılan takımlarla çapari yapıyorum; daha kolay oluyor. Son zamanlarda çok daha kolay bir yol buldum; gidip iyi bir mağazadan "10 tane istavrit çaparisi, 5 kolyoz çaparisi verir misiniz?" diyerek işi çözüyorum. Ama illa da "ben yapacağım" derseniz ve daha önce de yapmadı iseniz yukarıyı bir daha okuyun. Bu şekilde istenilen miktarda hazırlanan köstekler bedene köstek düğümü ile dizilir. Köstek aralarının eşit olması, bir üstteki kösteğin iğnesinin alttaki kösteğin düğüm noktasında bitmesi veya 1-2 santimden fazla üst üste binmemesi önemlidir (hafif takımlarda), palamut çaparisi gibi köstekleri çok ve uzun olan ağır takımlarda köstek araları 4-5 santimi pek geçmez, bunlara dikkat edilmez ise çaparinin toplanması oldukça zor olur. Çapariler hangi balık için düzenlendi ise o isimle anılırlar, "uskumru çaparisi", "istavrit çaparisi", "kolyoz çaparisi", "levrek çaparisi", "palamut çaparisi" gibi.

Çaparide kullanılan tüyler genelde su kuşlarından alınır. Martılar, kaz ve ördeklerin kanatlarının ve kuyruklarının telek tüyleri genelde en çok kullanılan tüylerdendir. Yine bu kuşların kanat altındaki yumuşak tüyleri de boyları uygun ise özellikle palamut çaparisi gibi takımlarda kullanılır. Uçucu su kuşları dışında hindinin kanat telek tüyleri ve kuyruk telekleri sıkça kullanılır. Hindilerden oldukça farklı renkte tüy elde etme olanağı vardır bu nedenle sıkça kullanılırlar. Aynı şekilde horozların parlak boyun tüyleri de çok iyi çapari tüyü olur. Horoz ve hindi su kuşlarından olmadığından tüyleri çaparide kullanıldığında çapari pek uzun ömürlü olmaz; tüyler çabukça bozulur. Yine de değişik renk ve desenler elde edileceği için bu tüyler sıkça kullanılmaktadır. Ayrıca tüyleri boyayarak değişik renkler elde etmek de mümkündür. Doğal renkteki çeşitli tüyler kolayca bulunurken, ülkemizde özel olarak boyanmış tüyü ticari olarak bulmak henüz pek mümkün değildir, resimde ticari olarak satılan bir kısmı doğal renginde bir kısmı boyalı hindi tüyleri görülmektedir. Genelde fly ile (yapay sinek) avcılığın yaygın olduğu ülkelerde boyalı tüy bulmak daha kolaydır. Ülkemizde en iyi bilinen boyama yolu kınaya yatırmaktır, yemek boyamada kullanılan boyalarda tüyleri renklendirmekde kullanılsa da çaparicilikte bu o kadar gerekli değildir. Yine de farklı zamanlarda, farklı hava koşullarında aynı balık farklı renkteki tüylere atlarken; farklı balıklar da farklı renklerdeki tüylere ilgi gösterirler. Bu farklılıklar balıkların anlatıldığı bölümlerde ayrıca incelenecektir.


Resmi ekleyen


Çaparinin kullanımına gelince. Çaparide tüylü iğnelerin hareket ettirilerek balığın kıskandırılarak vurmasını sağlamak esastır. Kendi halinde hareketsiz duran çapariye balık vurmaz. Bunun yapılması çaparinin kullanılacağı yere göre değişir. Çapariler kıyıdan ve sandaldan olmak üzere iki farklı yerden kullanılır. Kıyıdan kullanımında eğer iskele veya köprü üstünden sarkıtma gibi kullanılıyorsa, takımı indirirken bazı inceliklere dikkat etmek gerekir. Salınan takımda iskandil hızla inerken kösteklerde suyun üstüne doğru dik şekilde hareketsiz olarak iskandille birlikte hızla dibe iner. Bu durumda da balığın vurduğu olur, ama iniş sırasında takımı zaman zaman yavaşlatarak hatta bazı derinliklerde durdurup kol boyu kadar çekip salmak daha etkilidir.

İniş sırasında balık vurur ise vuruşun şiddetine göre takım durabilir, bu boşluk amatörü bazen şaşırtır. Eğer bu olur ise o derinlikte kalmalı çapari kol boyu çekilip salınarak diğer iğnelerin de dolması için çalışılır. Bu arada oltadaki balıkların tıkırtısıda çok keyif vericidir. Kıyıdan ikinci uygulama atıp çekmedir. Genelde makinalı kamışlı takımla yapılır. El oltası kullanılsa da sık sık karışacağından tavsiye edilmez. Makinalı takım yardımıyla kıyıdan mümkün olduğunca uzağa atılan çapari bir müddet serbest olarak iner, daha sonra makina ile sarılarak toplanır. Toplama sırasında da beklemeler yapılarak bir miktar daha dibe inilir ve çeşitli derinlikler taranmış olur. İstanbul boğazı kıyı balıkçıları bu tür uygulamayı en çok yapanlardır. Tabi kıyıdan avcılıkta genelde hafif çapari takımları kullanılmaktadır.

Sandaldan çapari kullanımı da iki türlüdür. Biri hafif takımlarda sarkıtma usulü indirmedir. Bu aynen kıyıdan yapıldığı gibi uygulanır. Dibe inene kadar çeşitli derinliklerde durarak takım kol boyu bir kaç kez sallanır tekrar inmeye devam edilir. Dibe kadar balık vurmaz ise dipten 0,5-1 metre kadar yukarıda takım kol boyu kadar sallanarak tüylü iğneler hareketlendirilir, vuruş olmaz ise çekilip tekrar indirilir. Eğer inişte sık sık iğneye rastgele çarpma yolu ile yakalanmış balıklar çıkıyor ise sizin çaparide bir eksik var demektir ya renk ya da donatımı uygun değildir. Çapariyi değiştirerek tekrar deneyin. Sandaldan sarkıtma uygulamasında sandal ya demirlenir ya da açıkta alargaya bırakılarak akıntı ile sürüklenmesi sağlanır, bu şekilde geniş bir alan taranmış olur. Yalnız sürüklenme sırasında sürütme gibi sandaldan açarak değil de sarkıtma gibi sandala yakın kullanmak gerekir. Sandaldan uygulanan ikinci yöntem sürütmedir. Yani çapari sandaldan indirilerek ya kürek veya motor yardımı ile yürütülen sandalın peşinden sürütülür. Böylece kösteklerin açılarak balığın ilgisini çekmesi sağlanır. Bu yöntem hem ağır hem de hafif takımlarda uygulanabilir.

Yurdumuz iç sularında benim bildiğim pek çapari uygulaması yok. Zaman zaman bol balıklı yerlerde kıyıdan atılan çapari ile kızılgöz, tatlısu kefali hatta sazan gibi balıkların yakalandıklarını duydum ama bu genel uygulama değildir. Çapari daha çok denizlerde çalışan bir takımdır.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Olta Takımları



Serseri (Şeytan) Olta:



Resmi ekleyen




Deniz, Akarsu, Göl veya Göletlerin kıyıdan ani derinleşen ve tabanı kayalık olan yerlerde kullanıma uygundur. Bu takımda 0.20, 0.25 lik en fazla 0.30 luk misina kullanılır oltaya hiçbir ağırlık bağlanmaz kol gücü ve taktığımız yemin ağırlığı ile yaklaşık 5-6 metre uzaklığa atabilirsiniz yem ağırlık olmadan aşağıya doğru inerken oltanın boşluğu hafifçe alınır bu boşluk alma esnasında balığı oltanın uçunda hissedebilirsiniz veya balık aldığı zaman misinayı gerer balık kayanın altına girmeden almalısınız.


Yılan dili ( Çatal ) olta:



Resmi ekleyen




Denizde kumluk ve taşlık alanlarda Akarsu, Göl ve Göletlerde ise zemini çamur olan yerlerde dip balıkları için kullanılan bir takımdır avlandığımız mevkideki balığın büyüklüğüne göre olta 0.40, 0.50 lik misinadan oluşur. Yılan dilini (çatal) oluşturan köstekler ise 0.25, 0.30 ve 0.35 lik misinadan oluşur bu takıma iskandil olarak göbekten delikli olarak kullanılır yani bir nevi vargelli oltaya benzer bu takımla.

Deniz de çipura, karagöz, mırmır, melanur, kum lahosu ve levrek avlayabiliriz.
Tatlı su da ise sazan, yayın, yılan balığı, kadife, çapak gibi balıkları avlamakta kullanılır


Tertip (Savurma):





Resmi ekleyen





Bu takım gerek denizde gerekse tatlısuda av yapan hemen hemen bütün amatörler kullanır sebebine gelince ise daha önce anlattığım yılan dili ve serseri oltanın çalıştığı yerlerde bu takımında çalışmasındandır ayrıca bu takımın getirdiği avantajlarda vardır. Örnek verecek olursam iskandil (kurşun) bağlanarak daha uzağa atılması daha çabuk dibe inmesi gibi avantajları vardır. Tabi bunun yanında dezavantajları da vardır bu dezavantajlarda kayalık ve taşlık alanlarda çok çabuk takılmasıdır.

Takımın oluşumu şöyledir olta 0.30, 0.40, 0.50. 0.60 lık misina aralığına sahiptir. Beden ve köstekler ise avlayacağınız balık iriliğine göre 0.25, 0.30, 0.40, 0.50 lik ten oluşur köstek ve bedenin ince seçilmesindeki neden olur ya olta bir yerlere takılır asılıp koparmanız gerekebilir bu durumda beden ve köstekler kopar ama elinizdeki ana misina sağlam kalır.

Bu takımla denizde ve tatlı suda hem kıyıdan hem de tekneden yapılan avlarda kullanılır.
Denizde çipura, mercan, karagöz, lahos, kayabalığı, kuppes, iskorpit, dil balığı, kefal gibi balıkların avında kullanılır.

Tatlı suda sazan, yayın, yılan balığı, kadife, çapak, tatlısu kefali, dere pisisi, gibi balıkları avlamakta rahatlıkla kullanılır.


Hırsız Tertip (Savurma):




Resmi ekleyen




Tertip oltasıyla aynı özellikleri taşır bu takımdaki tek fark hırsız diye tabir ettiğimiz iğnenin iskandilin (kurşun) hemen üst kısmına yakın bir yerden ilave edilen ve iskandilin altına doğru sarkan bir köstek takılmasından oluşur. Kullanımı ve avlanılan balıklar tertip ile aynıdır tek avantajı tekneden yapılan avlarda olta tam tabana indirilmediği için tabana yakın bir iğnenin bulunmasını sağlamak amacı ile geliştirilmiş bir takımdır yalnız bu hırsız iğneyi zokadaki hırsız iğne ile karıştırmamakta yarar var.


Vargelli Olta:




Resmi ekleyen




Bu takım bizlerin hassas balık diye tabir ettiğimiz balıkların avında kullanılır bu balıklar hangileri derseniz denizde levrek, sarıağız, dil balığı, lahos, tatlısuda yayın, yılan balığı, alabalık, turna, gibi balıkları sayabilirim vargelli takımın avantajı iskandilin misina üzerinde rahat hareket etmesinden dolayı balık yemi ve iğneyi aldığı zaman hiçbir ağırlık hissetmeden misinaya verdiğimiz boşluğu almasını sağlar bu avantajda balığın yemle birlikte iğneyi yutmasını sağlar. Akıntılı sular için idealdir bu takımın tek dezavantajı kayalık ve yosunlu yerlerde çabuk takılmasıdır olta misinası 0.30, 0.35, 0.40, 0.50, 0.60 ğa kadar farklılık gösterir. Beden ve köstekler ise 0.25, 0.30, 0.35, 0.40 lık misinadan oluşur.


Yarım Vargelli Olta:




Resmi ekleyen




Bu takıma vargelli oltanın geliştirilmişi de diyebiliriz bu takımın kullanım alanı ve avlanılan balıklar aynıdır. Yarım vargelli oltadaki bariz fark iskandilin tamamen hareket edememesidir bunun nedenine gelince oltaya geçirilen göbekten delikli bir iskandil (kurşun) ve oltanın ucuna çengelli bir fırdöndü takılır bu fırdöndüye bir köstek bağlanır ikinci bir köstek ise fırdöndüden 50 cm yukarıya bağlanır bu köstek bağlanırken iskandilin kösteğin bağlandığı yer ile fırdöndü arasında kalması sağlanır bu kösteğin böyle bağlanmasının bizlere getirdiği avantaj şöyledir taban da gezmeyip hemen taban üstünde yemlenen balıkları bu köstek sayesinde yakalama olanağı sağlar.

Olta beden ve köstek misinası seçimi vargelli takımla aynıdır.


Mantarlı Olta:




Resmi ekleyen




Hemen her amatörün büyük bir zevkle kullandığı takımlardan biridir bu takımda balığın her dokunuşunu görsel olarak gözlemleye bildiğimiz için büyük bir haz alınarak bu takımla avlanma yapılır.

Mantarlı olta ile yüzeye yakın veya orta suda gezinen ve yemlenen balıklar avlanır ayrıca tabanı kayalık olan faka su derinliği fazla olmayan yerlerde dip balıkları avlamak içinde iyi çalışan bir takımdır.

Bu takımda dikkat edilecek püf noktalar şunlardır kullanacağınız mantar su yüzeyine baskı yapmayacak şekilde olmalı ihtiyaç duyulup ta takılacak olan kıstırma veya yaprak kurşun mantarı batırmayacak ağırlıkta olmalıdır takımda oltaya geçirilen mantar stoperli (sıkıştırmalı) olmalı mantarı oltaya geçirdikten sonra oltanın ucuna çengelli bir fırdöndü takılır ve mantar boyu ayarlanır fırdöndüye 40 cm uzunluğunda bir tek köstek takılır. Misina seçimine gelince olta için 0.25,0.30 luk köstek içinse 0.20, 0.25 lik idealdir.


Saçaksız Çapari (Kıbrıs) :




Resmi ekleyen




Saçaksız çapari olta olarak 0.40 lık beden ise 0.25-0.30 luk misinadan oluşur bu beden üzerine hiç köstek bağlanmadan iğne aralıkları 1-1.5 cm yi geçmeyecek şekilde sıralanarak bağlanırlar iğne sayısı 8-10 dan aşağı olmamalıdır.

Bu çaparide 7–8 numara siyah veya beyaz çapraz mat iğne kullanılır. Akdeniz deki amatörlerce bu çapariye ekmek sarılarak mavri kefal yakalamak için dip kefal çaparisi (Kıbrıs) olarak kullanılır ancak ege ve Marmara da bu çapariye ağırlık bağlanmadan yüzeyde kefal avlamak, ağırlık bağlayarak ve sardalye sarması yaparak çipura, karagöz, levrek gibi balıklarında avında kullanılır.

Bu çapariye sardalye şu şekilde sarılır çaparinin (Kıbrıs) en alt iğnesinden başlanarak dairesel olarak iğneler sardalyenin solungaçlarından başlayarak etine saplanıp gizlenerek sardalye boydan boya sarılır sardalyenin kuyruk kısmına beden ile bir kasa bağı atılarak sardalyenin düşmesi engellenir. Özellikle kıyıdan yapılan avlarda çipura, levrek ve karagöz gibi balıkları avlamakta mükemmel sonuçlar verir.


Saçaklı Çapari ( Kıbrıs ):




Resmi ekleyen





Bu çaparide olta 0.50 lik beden ve köstekler ise 0.30 luk tan oluşur saçaksız çapari gibi en az 10 tane iğne bağlanır bu iğnelerin arasına 4 veya 5 adet köstek bağlanır bu köstekler saçak ismini alır. Düz beden üzerine iğneler bağlanırken olta tarafına değil de diğer uca küçük bir mantar bağlanır ve bu mantarın üzerine ekmek sarılır bu ekmeğin üzerine de iğneler muntazam duracak şekilde dairesel olarak sarılır bu sarma işi bitince aşağıya doğru sarkan saçaklara da küçük ekmek parçaları takılır.

Çapari denize atıldığı zaman ekmeğin içindeki küçük mantardan dolayı ekmek batmaz ve saçaklarda sarılı ekmeğin etrafında küçük ekmek parçacıkları gibi durur bu saçaklar ekmeğe dağılmış görünümü verdiğinden kefaller ekmeğe daha kolay atlarlar.


Zargana Oltası :




Resmi ekleyen





Zargana balığı bildiğiniz gibi yüzeye yakın yaşayan ve yüzeydeki küçük deniz canlıları ve küçük balıklarla beslenirler bunun içinde zargana oltası yüzeyde kalacak bir şekilde tasarlanır tabii zargana sadece bu oltaylada avlanılmaz zargana çaparisi dediğimiz ipek floş lu iğnelerle dizayn edilmiş çaparilerlede avı aypılır. Bu olta ile avında akyem.sardalya fileto kullanılır.



Laplup :




Resmi ekleyen




Laplup diye tabir ettiğimiz takım amatörler tarafından mantarının küçük veya büyük olarak tercih edilmesinden ve takım üstünde ufak değişiklikler yaparak farklı isimler altında kullanırlar bundan dolayı yöresel farklılıklar gösterir ben burada sizlere laplup takımını anlatacağım gerektiği zaman üstünde sizler değişiklikler yaparak istediğiniz yerde kullanabilirsiniz bu takım esasen büyükçe bir mantar ve hırsız iğneli tertibin farklı bir versiyonundan oluşur resminden de anlayacağınız gibi bu takımda yüzey balıkları ve kefal avında kullanılır mızrak ve laplup zaman zaman tatlı suda da kullanılabilen takımlardandır.

Takımın oluşumu mızraktaki gibi olta üzerine 100 gramlık bir zeytin iskandil takılır iskandil olta atılırken baskı yapmaması için mantarla iskandil arasına bir fırdöndü takılır ve mantar beden üzerine geçirilir beden yaklaşım 3 metreden oluşur sonra beden üzerine 3 köstek bağlanır ve kösteğin altına 25 gram lık bir zeytin iskandil geçirilip benden ucuna çengelli bir fırdöndü takılır ve bu fırdöndüye de bir köstek daha bağlanır


Mızrak:




Resmi ekleyen




Bu takımı pek çok amatör bilemeyebilir bu takım daha çok yöresel olarak kullanılan bir takımdır akarsu ağızlarının denize giriş ağızlarında yüzey balıkları ve kefal avlamak için kullanılır bu takımlar ege deki balık malzemeleri satan mağazalardan alınabildiği gibi amatörler kendileri de bu takımı yapabilmektedirler bu takımın yapılışına kısaca değinecek olursam.

Kargı veya kamış olarak tabir edilen sazlar dan veya elektrikçilerin kullandığı 14 lük borudan yapılır borudan yapılanları içine su girmesin diye iki ucu izole edilir uçlar izole edilmeden önce borunun içine 20 gram kadar kıstırma veya saçma doldurulur ve bir bez parçası veya pamukla bir uca doğru sıkıştırılır borunun ağırlık konularak suyun içinde kalmasını istediğiniz ucuna bir köstek ortaya bir köstek isteğe göre üste de bir köstek konulabilir suyun yüzeyinde kalacak uca misina ile bir halka atılır ve olta bu halkaya çengelli bir fırdöndü ile takılır olta üzerinde göbekten delikli 100 gramlık bir zeytin iskandil (kurşun) takılır bu iskandilin takılmasında ki amaç mızrağın akıntının etkisi ile sürüklenmesini engellemek içindir. Olta misinası 0.40, 0.50 lik köstekler ise 0.20 veya 0.25 lik ten oluşur.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı