İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Anevrizma Nedir? Beyin Anevrizması | Anevrizma'nın Nedenleri - Belirtileri - Tedavisi

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.689 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Anevrizma - Beyin Anevrizması


Anevrizma, atardamar duvarındaki zayıf bir noktada oluşan "baloncuk" ları tanımlayan tıbbi terimdir. Beyin anevrizmalarının oluşumunda genetik bir temel olmakla birlikte hipertansiyon, tütün ve aşırı alkol kullanımı anevrizma gelişimini kolaylaştıran faktörler arasındadır. Beyin anevrizmaları, ciddi ve önemli bir halk sağlığı problemidir. Beyin anevrizmalarının patlaması, beyin ile beyin zarı arasındaki boşlukların içinde kanamaya neden olur. Bu tip beyin kanamaları "subaraknoid kanama" olarak adlandırılır.


Resmi ekleyen



Anevrizmaya bağlı subaraknoid kanama, oldukça ciddi bir tıbbi problemdir. Subaraknoid kanama geçiren hastaların %10-20'si hastaneye ulaşamadan hayatını kaybeder. Buna ek olarak, subaraknoid kanama geçiren hastaların yaklaşık %30-40'ı, kanama ve kanama sonrası gelişen komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetmektedirler. Anevrizma patlaması sonucu beyin kanaması gelişmiş hastalarda, eğer anevrizma tedavi edilmezse (kapatılmazsa), hastaların yaklaşık %35'inde ilk kanamadan sonra 30 gün içinde anevrizma tekrar patlayarak ikinci bir beyin kanamasına neden olur. Bu nedenle anevrizmaya bağlı beyin kanaması geçiren hastaların anevrizmaları en kısa süre içinde tedavi edilmelidir.

Anevrizma patlamasından yaklaşık 4-5 gün sonra, beyin ile beyin zarı arasına yayılan kan içinde beyin damarları için toksik etkilere sahip bazı maddeler oluşmaya başlar. Bu zararlı kan ürünleri, beyin damarlarında vazospazmlara (büzüşmeler) neden olarak beyinin oksijen ihtiyacını karşılayan kan akımının ciddi düzeyde azalmasına ve buna bağlı olarak beyin hasarına neden olabilir. Damarda toksik kan ürünlerine bağlı gelişen bu spazmlar, kan basıncını yüksekterek ve vazospazmı azaltıcı ilaçlarla tedavi edilir. İlaç tedavisine cevap vermeyen durumlarda, anjiografi ile vazospazm gelişmiş damar noktalarını balonla genişletmek gibi daha agresif tedavilere ihityaç duyulabilir.

Ne yazık ki beyin anevrizmaların büyük kısmı patlamadan once belirti vermezler. Ancak, hastaların bir kısmında anevrizma teşhisi, başka nedenlerle yapılan manyetik rezonans görüntüleme (MRG), Bilgisayaralı tomografi (BT) gibi tetkikler sonucunda tesadüfü olarak konulur. Bununla birlikte, özellikle büyük boyutlu anevrizmalar, baş ağrısı, göz arkasında ağrı hissi, bulantı-kusma, göz kapağında düşüklük gibi sinir felçleri, çift veya bulanık görme gibi şikayet ve bulgular oluşturabilir. Genel olarak daha önce kanamamış bir beyin anevrizmasının yıllık kanama riski % 1-2' dir. Bununla birlikte, günümüzde modern tıbbi bilgilerimizle hangi anevrizmanın patlayıp beyin kanamasına neden olacağını önceden tespit etmek mümkün değildir. Kanamamış bir beyin anevrizması tespit edilen hastalara kateter anjiografisi yapmak gereklidir. Kateter anjiografisi, anevrizma tanısını kesinleştirildiği gibi, anjiografiden elde edilecek bulgular ışığında hasta için en uygun tedavi yöntemi belirlenir. Günümüzde üst düzey dijital teknolojiye sahip anjiografi cihazları ile damarların 3-boyutlu görüntülerini elde edip, hastaya en uygun tedavi yöntemine karar verebiliyoruz. Kanamamış anevrizmaların tedavi yöntemi ile ilgi karar, Girişimsel Nöroradyolog ve beyin cerrahı tarafından anevrizmanın yeri ve yapısı ile hastaya özel diğer tıbbi şartlar bir arada değerlendirilerek verilir.

Resmi ekleyen


Resmi ekleyen


Anjiografi ile oluşturulmuş 3-boyutlu beyin damar görüntüleri. Hastaya en uygun tedavi planlaması için oluşturulan bu görüntülerde anevrizma ile damarlar arasındaki ilişki daha net değerlendiriliyor.




Anevrizma tedavisinin amacı gelecekte anevrizmanın patlamasına bağlı gelişebilecek potansiyel bir beyin kanamasını engellemektir. Anevrizma tedavisinin temel prensibi, anevrizma içine kan girişini engelleyerek, anevrizmanın patlama riskini ortadan kaldırmaktır. Tedavi iki farklı metodla yapılabilir:

• Açık cerrahi (klipleme)
• Endovasküler tedavi (kapalı cerrahi)

Açık cerrahi tedavi, beyin cerrahları tarafından yapılır. Açık cerrahi yöntemde kafatası açılarak anevrizmanın yerleşitiği damar bulunup, damar ile anevrizma boynu arasına metal bir klip konularak anevrizma içine kan girişi engellenir.

Endovasküler tedaviler (kapalı cerrahi), kafatası açılmadan, damar içinden uygulanan yöntemlerle gerçekleştirilir. Günümüzde endovasküler tedavi yöntemleri, beyin anevrizma tedavisinde ilk seçenek haline gelmiştir. Endovasküler tedavinin açık cerrahiyle karşılaştırıldığında çok önemli avantajları vardır. Endovasküler tedavide hastanın kafatasının açılmaması, buna bağlı olarak çok daha kısa sürede normal aktivitelerine dönebilmesi, birden fazla sayıda anevrizması olan hastalarda tek bir işlemle tüm anevrizmaların tedavi edilebilmesi, işlem sonrası cerrahi bir yara/yaraizi olmaması avantantajlarından bazılarıdır.


Anevrizma Tedavisi


Anevrizma Embolizasyonu



Anevrizma tedavisinin amacı gelecekte anevrizmanın patlamasına bağlı gelişebilecek potansiyel bir beyin kanamasını engellemektir. Anevrizma tedavisinin temel prensibi ise, anevrizma içine kan girişini engelleyerek patlama riskini ortadan kaldırmaktır. Tedavi iki farklı metodla yapılabilir:

• Açık cerrahi (klipleme)
• Endovasküler (damariçi) tedavi (kapalı cerrahi)

Açık cerrahi tedavi, beyin cerrahları tarafından yapılır. Açık cerrahi yöntemde kafatası açılarak anevrizmanın yerleşitiği damar bulunup, damar ile anevrizma boynu arasına metal bir klip konularak anevrizma içine kan girişi engellenir. Endovasküler tedaviler (kapalı cerrahi), kafatası açılmadan, damar içinden uygulanan yöntemlerle (endovasküler yolla) gerçekleştirilir. Günümüzde endovasküler tedavi yöntemleri, beyin anevrizma tedavisinde ilk seçenek halide gelmiştir. Endovasküler tedavinin açık cerrahiyle karşılaştırıldığında çok önemli avantajları vardır. Endovasküler tedavi sonrasında hastanın daha kısa sürede normal aktivitelerine dönebilmesi, birden fazla sayıda anevrizması olan hastalarda tek bir işlemle tüm anevrizmaların tedavi edilebilmesi, işlem sonrası cerrahi bir yara / yaraizi olmaması avantantajlarından bazılarıdır.

Endovasküler tedavi, girişimsel nöroradyologlar tarafından yapılır. Endovasküler anevrizma tedavisi, anjiografi cihazı kullanılarak işlemin tüm aşamaları X-ışını eşliğinde izlenip, yönlendirilirek gerçekleştirilir. Tanısal anjiografide olduğu gibi hastanın kasık bölgesiden çok özel ve çok ince / yumuşak kateterlerle (ince uzun tüp benzeri) damar içine girilerek, kateter(ler) X-ışını altında izlenerek anevrizmanın bulunduğu damar içine yönlendirilir. Kateterin ucu anevrizmanın içine yerleştirilip, kateter yoluyla anevrizma kesesi platinden yapılmış çok yumuşak yapıda "koil" adı verilen tellerle doldurulur. Bu işleme anevrizmanın "koillenmesi" adı verilir. Anevrizma kesesi, koillerle tamamen doldurulup, anevrizma içine kan girişi tam olarak engellendiği zaman, kateter anevrizma içinden geri alınarak işlem tamamlanır.

Anevrizma tedavisinde kullanılan koiller, basit metal tellerin ötesinde malzeme mühendisliğininde geliştirilen en üst düzey teknolojilerin uygulandığı sofistike malzemelerdir. Koili oluşturan teller, aslında çok ince iki platin tellin sarmal şeklinde üst üste, birbirleri etrafında sarılması ile oluşturulmuştur. Bu şekilde koili oluşturan platin telin daha yumuşak ve anevrizma içinde daha kolay şekil alabilmesi sağlanmıştır. Sarmal yapıda koil tellerine üretim aşamasında şekil hafızası verilerek, anevrizma içinde açıldığında değişik çap ve şekillerde halka benzeri şekiller alması sağlanır. Böylece kateterin içinde bir ip gibi düz duran koil, kateterin içinden anevrizma kesesi içine itildiğinde üretim aşamasında verilen özellikte bir şekil almaya başlar. Anerizma boyutlarını ve şeklini değerlendiren nöroradyolog, tedavi edeceği anevrizma için en uygun şekil, çap ve uzunluğa sahip koili seçerek anevrizma içini doldurur.


Resmi ekleyen


Resmi ekleyen


Geniş boyunlu (anevrizma kesesinin damara açıldığı ağız) anevrizmaların içine konulacak koillerin anevrizma kesesi içinde kalıp anadamar içine sarkmaması için yardımcı cihazlar kullanmak gerekebilir. Bu amaçla bazı anevrizmaların koillenmesi sırasında özel yapıda balonlar veya stentler (metal kafes) kullanılabilir.

Geniş boyunlu anevrizmalar içine konulacak koillerin anevrizma kesesi içinde tutmak için stent kullanılarak yapılan anevrizma tedavisine "stent-yardımlı koilleme (stent-assisted coiling)" adı verilir. Koilleme öncesinde anevrizmanın bulunduğu damar içine anevrizmanın boynunu örtecek şekilde bir stent yerleştirilerek, bir sonraki aşamada anevrizma kesesi içine konulan koillerin damar içine sarkması önlenir. Stent-yardımlı koilleme, özellikle geniş boyunlu anevrizmaların endovasküler tedavisinde tercih edilen bir yöntemdir.


Resmi ekleyen


Resmi ekleyen


Resmi ekleyen



Geniş boyunlu anevrizmaların endovasküler tedavisinde kullanılan diğer bir yöntem de "Balon-modelleme tekniği ile koilleme (balloon-remodeling)" dir. Bu yöntemde anevrizma içine konulan koillerin damar içine sarkması, koillerin anevrizma kesesi içine yerleştirilmesi sırasında damar içinde geçici kısa bir süre (maksimum 1-2 dakika) şişirilip anevrizmanın ağzını kapatan bir balon kateteri yardımıyla engellenir. Damar içinde şişik vaziyetki baloni anevrizma kesesi içine yerleştirilen koillerin damar içine sarkmasını önler. Koil, uygun şekilde yerleştirildikten sonra balon söndürülür. Bu işlem anevrizma tamamen dolduruluncaya kadar tekrarlanır.


Resmi ekleyen


Resmi ekleyen


Resmi ekleyen


Boyunları koillenemeyecek kadar geniş anevrizmalar, koilleme ile tedavi edilese bile nüks etme yüksek olan dev boyutlu anevrizmalar ile damar duvarında yırtılma sonucu oluşmuş anverizmaları, günümüzde "akım çevirici stentleme" yöntemiyle tedavi ediyoruz. Nispeten yeni sayılabilecek bu tedavi yönteminde, anevrizmanın bulunduğu atardamar içine özel yapıda stent(ler) yerleştirilir. Bu özel yapıdaki stentlerin üzerinde, diğer stentlere oranla, çok daha az sayıda ve daha küçük boyutlu gözenekler bulunmaktadır. Bu yapısal özellikleri sayesinde akım çevirici stentler, damar içindeki kan akımını yeniden şekillendirebilme yönlendirebilme fonksiyonuna sahiptirler. Bu fonksiyonları nedeniyle bu stentler, "akım çevirici stentler" olarak adlandırılmaktadır. Bu yöntemle tedavi edilen hastalarda, stent öncesinde anevrizma kesesi içine doğru olan kan akımı, stent tarafından farklı bir noktaya yönlendirilerek, anevrizma içine giren kan akımını azaltılıp ve kısa süre içinde tamamen durdurulur. İçindeki kan akımı ciddi düzeyde azalan anevrizma, pıhtılaşarak küçülür ve kısa süre içinde yok olur. Son 4-5 yıl öncesine kadar tedavisi imkansız veya çok riski olarak kabul edilen bazı kompleks yapıdaki anevrizmaları, günümüzde akım çevirici stentler sayesinde yüksek başarı oranlarıyla tedavi edebilmekteyiz."


Prof. Dr. Kubilay Aydın



Kaynak

Konu Hale tarafından 17 Eylül 2015 Perşembe - 07:18 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Ve Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.689 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Ve Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı