İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Deterjan Nedir? | Deterjanın Tarihi - Üretimi - Katkı Maddeleri - Zararları Nelerdir?

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 5 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Deterjan Nedir?


Petro-Kimya ürünlerinden elde edilen, temizleme ve arıtma gibi işlemlerde kullanılan, toz, sıvı ya da krem şeklinde olabilen kimyasal maddelere ''Deterjan'' denilmektedir. Deterjan, kir sökücü anlamına gelmektedir ve sabun dışındaki temizleyicilerin tümü deterjan sınıfına girmektedir.


Resmi ekleyen



Deterjan



Deterjanların yoğun bir şekilde kullanımına II. Dünya Savaşı sırasında başlanılmıştır. Fakat deterjan temizlik amacıyla değil, sabun yapımında kullanılan yağlar, askeri araç ve silahları yağlamak amacıyla kullanılmıştır. Deterjan, sabun gibi kirleri, yağ lekelerini sökerek bunların suda asılı durumda kalmalarını sağlamaktadır. Deterjan sabunun yaptığı her işi yapabilse de sabun birçok kullanım alanında deterjanın yerini alamamaktadır.

Deterjan, suyun yüzey gerilimini azaltarak, temizlenecek nesnenin içine girmektedir. Bu şekilde kirler ve yağlar oldukları yerlerden çıkarak tekrar kirlerin nesneye yapışmasını önlemektedir. Deterjanın en önemli özelliklerinden biri de köpüklenmedir. Deterjanlar sert sularda bile kolayca köpürebilen bir yapıya sahiptir.


Deterjan Tarihi


15. yy. da İtalya, Venedik ve Savona’da, 17. yy. da ise Fransa Marseilles’da bazı sabun imalatçıları ortaya çıkmaya başlamıştır. 18. yy. da Michel Eugene Chevreul’un gerekli kimyasal formülleri ortaya bilimsel olarak sabun yapımı gerçekleşmiştir. Bundan sonra sabun imalatçılığı bütün Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar yayılmıştır. 19. yy. da buhar makinesinin icadıyla sabun yapımı çok büyük endüstriyel bir sektör haline gelmiştir. 1907 yılında bir Alman firması “Persil” adında yeni bir ürününün marketlerde yerini almasıyla yüzyıllar boyunca kullanılan sabun, deterjan kavramına dönüşmüştür. Persil, sabunda bulunan maddelere ilave olarak sodıum perborate içermekteydi. Bundan dolayı adı Perborate + Silikat yani “PERSIL” olmuştur. Sabunun sert sularda eritildiği zaman yeterince köpürmemesi nedeniyle 1930 yılında ABD’de ilk deterjanlar yapılmaya başlanmıştır. Ve o zamandan bu yana deterjan yapımı başlı başına bir sanayii dalına dönüşmüştür.

1950'li yıllarda toz bulaşık deterjanları, sıvı çamaşır deterjanları, sıvı elde bulaşık deterjanları, çamaşır yumuşatıcılar ve oksijen ağartıcılı deterjanlar 1960’lı yıllarda önyıkama için kir ve leke çıkarıcılar, 1970’li yıllarda sıvı el sabunları çamaşır yumuşatıcıları ve yumuşatıcılı deterjanlar, 1980’li yıllarda soğuk suda çözünebilen deterjanlar ve bulaşık makineleri için sıvı bulaşık deterjanları, 1990’lı yıllarda ise ultra toz ve sıvı detarjanlar, ultra yoğunlaştırılmış çamaşır yumuşatıcılar, bulaşık makineleri için jel bulaşık deterjanları market raflarındaki yerlerini almışlardır.


Deterjan Üretimi


Deterjanlar kullanım amaçlarına göre sıvı veya toz deterjan olarak üretilmektedirler. Deterjanda bulunan yüzey aktif madde ve kuvvetini artıran “yapıcı” maddelerin oranı dokuma yıkamasında aynıdır. Sıvı deterjanda ise mineral kirinin az olduğu bulaşıklarda yüzey aktif maddenin oranı arttırılmaktadır. Yağlı kirleri yüzey aktif madde, katı tanecikleri ise yapıcı çözmektedir.

Toz deterjan üretiminde, temel deterjan maddesinden, köpük arttırıcı, yapıcı ve düzeltici kullanılarak bir hamur yapılır ve bu karışım bir kurutma kulesinde püskürtme yardımıyla kurutularak içi boş, toz kürecikler haline getirilir. Sıvı deterjanın üretimi ise toz deterjana oranla daha basittir.


Deterjan Katkı Maddeleri


• Kompleksleştiriciler
• Ağartıcılar ve Stabilizatörler
• Korozyon önleyiciler
• Optik beyazlatıcılar
• Kolloidal taşıyıcılar
• Köpük ayarlayıcılar
• Dolgu maddeleri
• Dezenfektanlar
• Parfüm
• Ovucular, enzimler ve diğer aktif madde katkıları


Deterjanın Zararları


Günlük hayatımızda temizlik ve hijyen amacıyla sıklıkla kullandığımız deterjanın zararları olduğu bilinmektedir. Cilt üzerinde egzama ve mantar gibi hastalıklara sebep olmasının yanı sıra, içme suları ve deterjanla temizlenen bulaşıklarda kalan deterjan atıkları yoluyla da sindirim sisteminde de rahatsızlıklara neden olmaktadır. Ayrıca, deterjanlar kullanıldıktan sonra biyolojik olarak parçalanmadıkları için çevre kirliliğine de sebep olmaktadır.


Sıvı Deterjan


Türkiye'de çeşitli küçük atolyelerde sıvı deterjan üretimi yaygın şekilde yapılmaktadır. Ancak işin biraz daha derinine inilecek olunursa Lever, Benckiser gibi büyük firmalar tarafından sıvı deterjan üretimi ciddi şekilde yapılmaktadır.

Türkiye'de sıvı, toz ve krem deterjanların büyük bir kısmı, sektörde faaliyet gösteren 6 büyük firma tarafından üretilmektedir. Ülkemizde deterjan tüketiminin yılda 300. 000 ile 350. 000 ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Fakat, gerek deterjan üretim kapasitelerinin artışı, gerekse LABSA üreticisi olan firmaların kendi ürettikleri LABSA’yı, özellikle ihracat artışı dolayısıyla hem ihraç etmeleri hem de kendi deterjan üretiminde kullanmaları LABSA’ya olan talebin hızla artmasına neden olmaktadır.

Konu Hale tarafından 13 Aralık 2012 Perşembe - 16:54 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim linkleri düzenlenmiştir.


#2
ersag_faruk@hotmail.

ersag_faruk@hotmail.

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Üye
  • 1 İleti


05 Mart 2008 Çarşamba

"Gerçekleri açıklarsam Türkiye sarsılır" diyen Prof. Erkan Topuz
, öyle şeyler söyledi ki; göz göre göre kanser oluyoruz...

-En tehlikeli yer halıdır. Halı bütün pestisitleri tutar. Bu nedenle halıların temizliğine dikkat ediniz. Kesinlikle deterjanla temizlemeyin.
-Deterjan kullanınca muhakkak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın, içine izci eldiveni giyin. Çünkü deterjanlar alerjiktir ve ufak dozlarda alındığı takdirde kronik olarak kanserojendir.
-Bulaşık makinasında kullandığınız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir. Ne kadar yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir.
-Her türlü deterjandan kaçınız. Deterjandan kaçıyoruz ve çok aşırı miktarda suyla duruluyoruz.




Gıda Mühendisi İsmail Erbay’ın bir makalesinde :

Kanser ve hızla çoğalan hastalık çeşitlerinin , hızla yok olan canlıların ve çevre felaketlerinin baş müsebbibi DETERJANLARDIR, yani sentetik temizlik mamulleridir.

‘’KİMYASAL DETERJAN KADAR İNSAN SAĞLIĞINA ZARAR VEREN BİR MADDE YOKTUR’’


Sentetik temizlik ürünleri vücuduma dokunmasın gitsinler istiyorsanız

1-Çamaşır makinesinde: Çamaşırlarınızı ( 8 ton) su ile durulamanız gerekir.
2-Bulaşık makinesinde: Bulaşıklarınızı (6 ton) su ile durulamanız gerekir.
3-Banyoda: Şampuan- body jel kullanmışsanız (2 ton) su ile durulanmanız gerekir.

Küçük çocuğu olup ta boğaz enfeksiyonu geçirtmeden, bademcik problemsiz büyütebilen anne var mı? İnanın bu işin baş müsebbibi bulaşık deterjanlarıdır.

Rahim-meme ve prostat kanserinin, mide kanserinin en büyük tetikleyicisi deterjanlardır.
Nitekim 1978 yılında Marmara denizinde 126 balık çeşidi varken bu gün bu sayı 25 çeşide inmiştir.
Bizim kullanmamamız belki çok bir şeyi değiştirmeyecek ama bizim bu hesabı verenlerin içerisinde olmamamız gerekmektedir. Temizliğin tabii yollarla yapılması gerektiğini sevdiklerimize tanıdıklarımıza bildirmek bir VAZİFEDİR-GÖREVDİR
.” Dedikten sonra, Sabun kullanımı ile ilgili şu bilgileri vermektedir:
Piyasada görmüş olduğunuz rengârenk mis kokulu sabunların en az %85 i hayvansal iç yağından üretilmiştir. Bu yağın HINZIR (DOMUZ) dan elde edilmiş olabilmesi de ayrıca bir risktir.
ÇÖZÜM: Birçok kez deterjanlar zararlı denildi, yazıldı-çizildi. Ama yerine alternatif olarak neyin-nasıl kullanılacağından çok bahsedilmedi.




Çamaşır yıkarken, suları kirletiyoruz


Titiz hanımların dikkatine bir haber sunuyoruz. Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi araştırmacısı radyo ekolog Dr. Sayhan Topçuoğlu: Çamaşırı temizlerken suları kirlettik. Kimyasal Deterjanlarda kullanılan fosfatlar, Marmara ve Karadeniz kıyıları ile göllerde yosunlaşmayı artırdı. Türkiye`de üretilen deterjanlardaki tripoli fosfat oranı yüzde 15-30 arasında. Avrupa`da ise bu oran yüzde 1-5. Şimdi gözler deterjan üreticilerinde.

Organizmalar üzerindeki toksik etkisinin yanı sıra, deterjan kompozisyonlarında olan fosfatın suda bulunan mikro ve makro alglerin (yosun) anormal olarak büyüme ve çoğalmasına yol açtığı, bunun da suları ve canlı hayatı tehdit ettiği bildirildi.

Küçükçekmece Gölü`nde yaptıkları araştırmalarda, göl suyuna karışan deterjanların kanal ağızlarında konsantrasyonunun litre başına 3 mg/dan fazla olması durumunda, gölde yaşayan balık, yumurta ve larvalarının yarısının 12 gün içinde öldükleri belirlendi.


KİMYASALLARA DUR DİYELİM


Konu Hale tarafından 13 Kasım 2008 Perşembe - 01:34 tarih ve saatinde düzenlenmiştir


#3
karolin

karolin

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Üye
  • 1 İleti




KİMYASALLARA DUR DİYELİM

[/quote]
umut ediyorum ki bir gün insanlar bu buyuk tehlikeye karşı onlemi
daha ciddi alırlar. o güne kadar bize onları uyandırması sadece duşuyor...........

#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Deterjan



Temizlik amacıyla kullanılan kimyasal maddelere deterjan adı verilir. Gün­lük yaşamda çok yaygın olarak kullanılan sıvı ya da toz deterjanların üretimi günümüzde büyük bir sanayi dalı oluşturmaktadır. Başka bir temizlik maddesi olan sabunlarla deterjan­lar arasındaki başlıca fark, sabunların hayvan­sal ve bitkisel yağlar içermesi, deterjanların ise yağ yerine petrokimya ürünlerinden yapıl­masıdır. Deterjan üretimiyle ilgili ilk çalışmalar 1916'da gerçekleştirildi. II. Dünya Savaşı sırasında hayvansal ve bitkisel yağların kıtlığı deterjanların gelişmesini hızlandırdı.


1950' lerde alkilbenzeninden yapılan, temizleme gü­cü yüksek deterjanlar piyasaya çıktı.
Deterjan üretiminde uygulanan en yaygın yöntem alkilbenzeni sülfolamaktır. Bu yön­temde alkilbenzen ve sülfürik asit sülfolama soğutucusunda tepkimeye sokulur. Daha son­ra asit seyreltilir ve ayrılır. Meydana gelmiş olan alkilbenzen sülfonat, sudkostik (sod­yum hidroksit) çözeltisiyle nötrleştirilerek bir bulamaç elde edilir. Deterjana belirli özellik­ler kazandırmak için bu bulamaca çeşitli maddeler katılır.

Suyu yumuşatmak için fosfatlar, toz deterjanın topaklaşmaması için sodyum sülfat ve sodyum silikat, kiri su içinde asıltı halinde tutmak için selüloz ve ayrıca köpüğü denetim altında tutacak maddeler ile renk vericilerin katıldığı bulamaç kurutma kulesinde sıcak havayla kurutulur. Koku ver­mek için parfüm, beyazlatıcı olarak da sod­yum perborat katılan toz daha sonra elekten geçirilir ve kutulara doldurulur. Sıvı deterjan­lar da buna benzer ama daha basit bir yöntemle üretilir.

Deterjanın temizleyici etkisinin bir nedeni suyun yüzey gerilimini azaltarak temizlenecek nesnenin içine suyun iyice girmesini sağlama­sıdır. Ayrıca, deterjan kir parçacıklarının ve yağların oldukları yerden çıkmasını kolaylaş­tırır ve onların yeniden çökmesini önler. Bir tür protein olan enzimleri içeren "biyolo­jik" deterjanlar, yağ ve katı kirlerden daha zor temizlenen ter ve kan lekelerini de temiz­leyebilir.

Deterjanlar sert sularda bile kolayca köpürür. Atık sulardaki deterjan köpükleri arıtma tesislerinde ayrıştırılamaz ve bu suların akıtıl­dığı akarsu ve denizlerde kirlenmeye neden olur. Bu nedenle günümüzde Türkiye ile birlikte dünyanın birçok ülkesinde "yumu­şak" deterjan denen kolay ayrışabilir deter­janların üretimine geçilmiştir. Bunlar bakteri­lerin etkinliğiyle bileşenlerine ayrılır ve doğal çevreyi daha az kirletir.


#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Deterjan Nedir?


Sentetik Deterjanlar


Deterjanlar, toz veya sıvı şekilde üretilmekte, şampuan, diş macunu ve endüstriyel temizleme maddeleri olarak da kullanılmaktadır.


Deterjanlar, aktif maddenin üretildiği kaynağa göre;


• Sabunlar
• Sentetik deterjanlar

olarak sınıflanabilir. Sentetik deterjanların başlıca üretim kaynağı petrol ve kömürdür. Sentetik deterjan endüstrisi ilk kez 1. Dünya Savaşı’nda Almanya'da kurulmuş, 1947’de tripoli fosfat ve metil selülozun deterjan yapısına girmesi ile hızlanmış, bundan sonraki 10 yıl gibi kısa süre içinde bütün dünyada hızlı bir artış göstermiştir. Deterjan, evlerde sabunun yerini almıştır. Ülkemizde de 1955 yılında başlanan sentetik deterjan üretimi 1963 yılında bin ton iken, her yıl büyük bir artış göstererek 1976 yılında 135 bin tona yükselmiştir.


Deterjanların Özellikleri


Sentetik deterjanlar sabuna göre bazı önemli üstünlükler taşır:

1) Sabun, doğal yağ asitlerinden hazırlanır. Bu durum, insan besin kaynağının yanlış bir şekilde tüketimi demektir. Sentetik deterjanlar ise petrolden hazırlandığı için bu sakıncayı taşımazlar.

2) Sabun, sert suda kesilir yani suya sertlik veren kalsiyum, magnezyum gibi minerallerle suda erimeyen tuzlar oluşturarak çökelir. Böylece hem sabun ziyan olur ve hem de temizlenen eşya üzerinde birikinti oluşur.

3) Deterjanın eşyayı ıslatma ve etkileme yeteneği sabundan daha üstündür.

4) Sentetik deterjanlar, daha az miktarla temizleme işini yaptıklarından sabuna göre daha ekonomiktirler.


Deterjanlar ve Sağlığımız


1. Cilt Üzerine Etkileri


Sentetik deterjanların içerdiği aktif maddeler, kullanılma sırasına doğrudan doğruya deriye veya ter bezleri yolu ile cildin iç kısımlarına nüfuz ederler. Böylece deri proteinlerini bozarak çeşitli cilt hastalıklarına (eritem, foliküler nekroz) yol açarlar. Ayrıca cilt yağını alarak cildin kurumasına, çatlamasına ve egzamalar oluşmasına neden olur. Yüzey aktif maddelerden başka, deterjanların içerdiği soda gibi kalevi maddeler de bu tahrişi artırırlar. Ayrıca saç, tırnak, deri proteinleri ile etkileşme sonucu buralarda birikirler.


2. Sindirim Yolu ile Zararlar


Sentetik deterjanlarla akut zehirlenme çok azdır. Zehirleme etkileri düşüktür. Ancak yanlışlıkla meşrubat yerine deterjan veya şampuan içme nedeni ile çocuklarda bazı akut zehirlenme olayları görülmüşse de ölüm olmamıştır.

Diğer taraftan bazı deterjanlarla sürekli temas sonucu oluşabilecek zararlı etkiler tam bilinmemektedir. Yapılan araştırmalara göre az miktarda deterjan, içme suları ile ve deterjanla temizlenmiş besin kaplarında kalan artıklar nedeniyle insanlar tarafından alınmaktadır. Sindirim yolu ile bir kişinin yılda yaklaşık olarak 1 gram deterjan aldığı hesaplanmıştır.

Yapılan hayvan deneylerinde belirgin bir zararlı etki gözlenmemiştir. Ancak bu deneyler, en fazla hayvanlar üzerinde 3 yıl süreli olarak yapılmıştır. Ayrıca yüzey aktif maddelerin parçalanma ürünlerinin zehirleyici etkileri hakkında bilgiler de yeterli değildir.


Deterjanlar ve Çevre Sorunları


Kullanılan deterjan artıklarının kanalizasyonla göllere ve nehirlere karışması sonucu çevreye verebilecekleri zararlar çok önemlidir. Deterjanların bu zararları içerdikleri yüzey aktif maddeler ve katkı maddeleri nedeni iledir.

1. Su Ürünlerine Olan Etkiler

Bazı deterjanların çok kullanıldığı yerlerde, su ürünlerine gelebilecek zehirleyici etkiler erkenden saptanabilir. Yapılan incelemelere göre 1 litre suda 20 mg. lauril sülfat veya dodesil benzen sulfonat şeklinde sentetik deterjan içeren bir nehirde 65 günlük bir alabalık ancak 1 saat canlı kalabilir. Genel olarak yüzey aktif maddelerin balıklar için en az öldürücü dozları (MLD: balıkları öldüren en küçük miktar) litrede 6-7 mg. olarak bulunmuştur. Çeşitli aktif maddelerle balıklarda saptanan zehirleyici dozların birbirine çok yakın olması, zararlı etkinin fiziksel özellikle olduğu görüşüne yol açmaktadır. Suda yeterli miktarda oksijen olduğu halde yüzey aktif maddenin yüzey gerilimi düşürmesi ve ozmos olayı sonucunda, balığın yarı geçirgen solungaçlarından yeterli oksijen alınamamakta ve sonuçta boğulma görülmektedir. Deterjanların MLD'ları balık cinsine göre çok değişmekle beraber, sudaki yüzey aktif madde miktarı litrede 3 miligram geçmediği hallerde zararlı etkinin çok sınırlı olduğu ileri sürülmektedir.

Sentetik deterjanların sudaki çeşitli bakteri ve algler (yosunlar) üzerinde de etkileri vardır.

Bazı yüzey aktif maddelerin, oldukça yüksek dozlarda (litrede 0.5-2 gram) sudaki organik molekülleri parçalayan flora üzerine zararlı bir etki yapmadıkları gözlenmiştir. Ancak nitrifikasyon olayını gerçekleştiren bakteri enzimleri bazı deterjanlardan etkilenmektedirler.

Yine yüksek konsantrasyon anyonik deterjan içeren nehirlerde alglerin büyümesini de engellediği gözlenmiştir. Ancak bu konudaki çalışmaların yeterli olmadıkları görüşü vardır.

2. Fosfatların Su Ürünlerine Etkisi

Yüzey aktif maddelerinin yanı sıra, su sertliğini gidermede en çok kullanılan deterjan katkı maddelerinden sodyum tripolifosfatın önemli çevre sorunları oluşturduğu saptanmıştır. Yoğun yerleşim ve endüstri bölgelerinden gelen atık suların içerdiği fazla miktarda ortofosfatın alıcı sulara karışması özellikle göllerde su bitkilerinin çoğalıp veriminin azalmasına ve gölde yaşlanma sürecinin hızlanmasına neden olmaktadır. Su hayvanlarının temel besini olan alglerin aşırı büyümesi, bu bitkilerin su yüzeyini tamamen kaplamasına ve böylece çözülmüş oksijenin azalmasına yol açacaktır. Sonuçta, deney hayvanları ve diğer mikroorganizmalar ölecek, böylece cansız bitkiler hem suyun lezzetini bozacak, hem de sürüklenerek su kenarına atıldığında, çürüme sonucu son derece pis bir kokunun çevrede yayılmasına neden olacaktır.

Mevsimlere göre bu olayların tekrarlanması su diplerinde ölü bitki ve çürüme ürünlerinin birikmesine ve zamanla gölün sığlaşıp bataklığa dönüşmesine yol açacaktır. Doğal koşullarda çok geç olan bu yaşlanma süreci fosfatların etkisi ile çok kısalmaktadır.

3. Köpük Durumu

Sentetik deterjanların kullanılması ile birlikte nehirlerde köpük oluşumu da önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.

Fazla miktarda deterjan kullanılan yerlerde, nehir sularına karışan aktif maddeler, bol miktarda köpük oluşturarak çevrede bulunan tarla ve otlakların bozulmasına sebep olur, buralarda otlayan hayvanların ağırlıklarına zarar verirler.

Özellikle dayanıklı (sert) yüzey aktif maddeler, suları temizleme işlemlerinde de aynı kalırlar. İçme suyunda 50 ppm deterjan olduğunda, suyun lezzeti belirgin olarak bozulmakta ve koku ile deterjan olduğu anlaşılmaktadır. Genel olarak içme sularında bulunmasına müsaade edilen en yüksek anyonik deterjan miktarı 0.5 mg/l (0.5 ppm) olarak saptanmıştır.

Diğer taraftan kanalizasyon olmayan alanlarda, kullanılmış deterjanlar akıntı sularla birlikte lağım çukurlarında toplanmakta, özellikle sert olanlar toprağa sızmakta, kuyu ve diğer sulara karışarak uzak yerlere kadar taşınmaktadırlar.


Deterjan Endüstrisinde Gelişmeler


Yukarıda açıklanan nedenlerle son 10-15 yıl içinde, deterjan endüstrisinde önemli gelişmeler olmuştur.

1. Özellikle "biyolojik parçalanabilir" (yumuşak) yüzey aktif madde üretimi üzerinde araştırmalar yapılmaktadır. Amerika başta olmak üzere, birçok ülkelerde 1964'ten itibaren dayanıklı deterjanlar yerine, daha çabuk parçalanan (yumuşak) deterjan üretimi önem kazanmıştır.

2. Kompleks alkali fosfatların deterjan üretiminde kullanılması, 1964'ten itibaren çevre bilimcilerinin hücumuna uğramıştır. Yukarıda açıklanan ve tartışmalı olan sakıncalar nedeniyle, bugün ABD'nin bazı eyaletlerinde deterjanlarda fosfat kullanılmasını sınırlamış veya yasaklamışlardır.

3. Çevreye giren, yayılan her türlü kimyasal maddeye güvence bakımından gittikçe daha fazla dikkat ve ilgi gösterilmektedir. Bu nedenle, deterjanla çevreye yayılan kimyasal ürünler üzerinde, derin ve yoğun incelemeler yapılmakta, biyolojik parçalanma sırasında oluşan ara ürünlerin araştırılması devam etmektedir. Yeni bulgular daha güvenceli deterjan üretimine yol açabilir.

4. Deterjan endüstrisinde son 10-15 yılda olan değişmelerde önemli olan benzen, n-parafin ve etilen fiyatları çok yükselmiştir. Bu nedenle üreticiler daha ekonomik yoldan ham madde üretme yoluna gitmektedirler. Örneğin etilen yerine, kerozenden daha ucuza sağlanan n-parafini tercih etmektedirler.


#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim linkleri düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı