İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Deyimler Sözlüğü | [P-R] Püf noktası: Bir işin en ince, en önemli yeri , Rekor kırmak: Eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek.

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

AÇIKLAMALI DEYİMLER SÖZLÜĞÜ



P


Pabucu dama atılmak:
Kendisinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek, değer ve itibarını kaybetmek.


Pabucunu ters giydirmek: Güç bir duruma düşürerek telâşlandırmak, bu telâşla kaçmasına sebep olmak.

Pabuç bırakmamak: Yılmamak, korkmayıp yapacağından vazgeçmemek.

Paçayı kaptırmak: 1. Yakalanmak, ele geçmek. 2. Giriştiği işten vazgeçmek istediği hâlde kendini kurtaramamak. 3. Dilediği gibi davranamamak.

Paçayı kurtarmak: Bir ilişkiden veya önce girişip sonra pişman olduğu bir işten yakasını sıyırmak.

Paha biçilmez: Çok pahalı, kıymeti ölçülemeyecek kadar yüksek.

Palavra atmak: Abartarak söylemek, yalan söylemek, olmayacak şeylerden söz etmek.

Paldır küldür: 1. Büyük bir gürültü ile. 2. Ansızın ve kurallara uymaksızın.

Pamuk ipliği ile bağlamak: Etkisi az sürecek, köksüz, geçici bir çözüm yolu bulmak.

Paniğe kapılmak: Çok korkmak, telâşa sürüklenmek.

Para babası: Çok zengin, parası bol olan.

Para etmemek: 1. İşe yaramamak, etkili olmamak. 2. Değeri pahasına satılamamak.

Parasını sokağa atmak: Değeri olmayan bir işe ya da mala para vermek.

Para yedirmek: İşini yaptırmak için birilerine kanunsuz, hak etmedikleri parayı vermek; rüşvet vermek.

Parmağı ağzında kalmak: Çok şaşırmak, hayrete düşmek

Parmağını bile oynatmamak: Hiç tepki göstermemek, kayıtsız kalmak.

Parmak basmak: 1. Bir nokta üzerine dikkati ya da ilgiyi çekmek. 2. İmza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak.

Parmakla gösterilmek: 1. Bir şey az bulunmak. 2. Seçkin, ünlü olmak.

Pas geçmek: Üzerinde durmamak, caymak, vazgeçmek, aldırış etmemek.

Payını almak: 1. Azarlanmak. 2. Kendine düşen kazanç miktarını almak

Paye vermek: Adam yerine koymak, değer vermek.

Pes demek: Mağlubiyeti kabul etmek, başkasının üstünlüğüne boyun eğmek.

Pestil gibi olmak: Çok yorulmuş olmak; kımıldayamayacak kadar bitkin, güçsüz düşmek

Peşini bırakmamak: Bir şeyi izlemekten vazgeçmemek.

Pire için yorgan yakmak: Önemsiz bir şey için kızıp daha büyük zarara yol açacak davranış içine girmek.

Pireyi deve yapmak: Küçük, basit bir olayı büyütüp mesele yapmak, aşırı abartmak

Pişkinliğe vurmak: Çıkarı için kötü bir davranışa veya söze aldırmamak

Posta koymak: Birini korkutmak, gözdağı vermek, tehdit etmek.

Pot kırmak: Gaf yapmak, farkında olmayarak karşısındakini kıracak, incitecek söz söylemek.


Pupa yelken: 1. Alabildiğince, hiçbir şeye bağımlı olmadan. 2. Yelkenler, arkadan esen rüzgârla şişmiş olarak, tam yolla."

Pusu kurmak: Birine saldırmak için, bir yere gizlenip beklemek

Pusulayı şaşırmak: 1. Ne yapacağını bilemez duruma düşmek. 2. Doğru tutum ve davranıştan ayrılmak.

Pusuya düşmek: Pusu kuran kimsenin saldırı alanı içine girmek.

Put gibi: Kımıltısız, sessiz, anlamsız bir bakışla.

Püf noktası: Bir işin en ince, en önemli yeri.

Püsküllü belâ: Kendisinden kurtulunması bir türlü mümkün olmayan, büyük sıkıntı, zarar veren kimse veya şey.


R



Rafa kaldırmak (koymak):
Bir iş üzerinde artık durmamak, o işi kenara itmek, ihmal etmek."


Rahat durmamak: Yaramazlık etmek, kımıldayıp durmak.

Rahatına bakmak: Hiçbir şeye aldırış etmeden rahatını sağlamaya çalışmak.

Rahatlık (rahat) batmak: Rahat, iyi bir yerdeyken o yeri olmayacak nedenlerden ötürü terkeden insanlar için sitem biçiminde söylenir

Rahat yüzü görmemek: Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.

Rahmetli olmak: Vefat etmek, ölmek.

Ramak kalmak: "Bir şeyin olmasına çok az kalmak" anlamında kullanılır.

Rast gelmek: 1. Düşünmediği, beklemediği bir anda biriyle karşılaşmak. 2. Düşünmediği veya düşünülmediği hâlde payına düşmek.

Rast gitmek: Bir iş istenilen biçimde gelişmek.

Rekor kırmak: Eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek.

Renkten renge girmek: Heyecan, korku ve utanmadan dolayı yüzünün rengi değişmek, sıkılmak.

Renk vermemek: Bir konu ile ilgili duygularını, düşüncelerini belli etmemek; bildiği hâlde bilmez gibi görünmek.

Resmiyete dökmek: Bir iş veya duruma resmiyet kazandırmak, onu resmî kanallardan halletme yolunu seçmek.

Rest çekmek: 1. Kesin tavır almak, herhangi bir konuda son sözü söylemek. 2. Bir oyunda önündeki paranın tümünü ortaya koymak.

Ruhu bile duymamak: Anlamamak; hiçbir bilgisi, haberi bulunmamak; olan biteni sezememek.

Rüyasında bile görememek: Olacağını hiç aklına getirmemek, ihtimal vermemek.

Konu Hale tarafından 05 Aralık 2015 Cumartesi - 22:39 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı