İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Laikliğe Dokunamazsınız | Yasama Laiklik İlkesine Dokunmaz

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya henüz cevap yazılmadı

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


Laikliğe dokunamazsınız


5 Şubat 2008



Yargıtay Başkanlar Kurulu 28 Eylül 2007’de, Cumhuriyetin vazgeçilmez temel dayanağını oluşturan laiklik ilkesinin ve Yüksek Mahkeme kararlarıyla çerçevesi çizilmiş olan laiklik ilkesinin doğrudan veya dolaylı yeni düzenlemelerle zayıflatılmasının kesinlikle kabul edilmez olduğunu belirtmiştir. Bugün de bu sözlerin arkasındayız.


YARGITAY Başkanvekili Osman Şirin, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 28 Eylül 2007’de yayımladığı bildiriyi anımsatarak, "Başkanlar Kurulu, Cumhuriyetin temel ilkelerinin zaafa uğratılmasının benimsenemeyeceğini, laiklik ilkesinin doğrudan veya dolaylı yeni düzenlemelerle zayıflatılmasının kesinlikle kabul edilmez olduğunu belirtmiştir" dedi. Şirin, yaş haddinden emekliye ayrılan 2 Yargıtay üyesinin veda töreninde yaptığı konuşmada, emekli olan 2 arkadaşıyla İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1960 yılında birlikte okuduklarını söyledi. Arkadaşlarına seslenen Şirin, şöyle konuştu:

ESKİDEN YOKTU İstanbul Hukuk Fakültesi’nin içinde ne örtünme ihtiyacını duyan bir kızımız vardı, ne de kapıda ’örtünmeliyim’, ’dini inancımın gereği budur’ diye eyleme giden bir kişi vardı. Hiçbirisi mevcut değildi. Türkiye’de 3 üniversite vardı. Her birisi çağdaş görünümleriyle, o mükemmel tavırlarıyla, o coşkulu ve birbirini katiyetle ayırmayan giysileriyle eğitimlerini sürdürdüler.

NE OLDU ÜNİVERSİTEMİZE

Ne oldu bizim güzide üniversitelerimize? Bugün kapılarında ’inancımın gereğidir’ diye bar bar bağırılıyor ve ’inancı gereğidir’ diye o bağırmalara kendi anlayışları doğrultusunda destek verenler, bugün Türkiye’nin gündemini sadece ve yalnız diğer gündemleri unutarak ya da gerilere öteleyerek, anayasa ve yasa değişikliklerini konu ediyorlar.

ÜSTÜNLÜK ANAYASADA Anayasa’nın özünü teşkil eden başlangıç bölümündeki kuvvetler ayrımı, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmez. Medeni bir iş bölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu hükmü bugün acaba ne durumda?

TEKLİF DAHİ EDİLEMEZ (Anayasa değişikliği hazırlıkları evresinde Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 28 Eylül 2007 tarihinde yayımladığı bildiriden bölümler okuyarak) Başkanlar Kurulu, orada, Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümleri korunmuş gibi görünse bile, başka maddelerde yapılacak değişikliklerle Cumhuriyetin temel ilkelerinin, zaafa uğratılmasının benimsenemeyeceğini, Cumhuriyetin vazgeçilmez temel dayanağını oluşturan laiklik ilkesinin ve Yüksek Mahkeme kararlarıyla çerçevesi çizilmiş olan laiklik ilkesinin doğrudan veya dolaylı yeni düzenlemelerle zayıflatılmasının kesinlikle kabul edilmez olduğunu belirtmiştir.

SÖZLERİMİZİN ARKASINDAYIZ Bugün Yargıtay bu sözlerinin arkasındadır, hukuken arkasındadır, hukuki eylemlerle de arkasında olacaktır. (Şirin’in bu sözleri, salonda uzun süre alkışlandı.)

GERİ Mİ DURALIM Yargı, her kararında norm olarak ele aldığı Anayasasını ve yasalarını yasama herhangi bir değişikliğe tabi tutmak istediğinde, buna fikrini beyan etmeyecek mi? Geri mi duracak? ’Bu sadece sizi ilgilendirir’ mi diyecek? Demek mümkün değil. Mutlak surette uygar işbirliğinde, bu beraberlikte birbirimizi etkilemek, dinlemek zorundayız. Kontrol edilemez bir hızla bugüne gelen ve çarşamba gününden itibaren de ivme kazanarak, devam edeceği belli olan bu davranış mutlaka yasama tarafından sorgulanmalıdır.

MÜDAHALE SAYILMASIN Bu sözlerimiz yasamanın yasa yapma Anayasa yapma yetkisine müdahale değildir. mutlak suretle o yetkiler kendilerinindir. Ama yaşamımızın vazgeçilmezi laiklik ilkesine dokunamaz. Ülkenin ateş çemberinden geçtiği Ortadoğu haritasının yeniden çizildiği bir dönemde örtünme konusunun yerini yargının sorunlarının almasını diliyoruz.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı