İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Dünya Kadınlar Günü | 8 Mart - Türkiye'de 8 Mart Kadınlar Günü - 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

* * * * * 1 Oy Kullanılmış Dünya Kadınlar Günü Dünya Emekçi Kadınlar Günü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 28 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

Dünya Kadınlar Günü | 8 Mart


Dünden bugüne 'Kadınlar Günü'



yVgzxm.jpg





Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi.

6CPZSO.jpg





Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar. 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır

IShAb8.jpg


Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür. Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.




Türkiye'de 8 Mart Kadınlar Günü



İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazı kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.


Bakınız, Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son Günü

[Sosyoloji] Şiddet Nedir? | Şiddet Kavramları Ve Toplumsal Etkileri - Kadına Şiddet - Kadınların Öldürülme Gerekçeleri

 



#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

VE KADINLAR


Ve kadınlar,
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri,
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karasabana koşulan
ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,,
bizim kadınlarımız..



Nazım Hikmet



#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Türk Kadını Mutsuz !!!



Dünya Kadınlar Günü öncesinde yapılan bir anket, Türk kadınının “mutsuz” olduğunu ortaya koydu.

Bir araştırma merkezinin 7 il, 23 ilçe ve 37 kırsal yerleşim biriminde 18 yaş üstü 1044 evli ve bekar kadınla yapılan araştırmada katılımcıların yüzde 42.4’ü “mutsuz” olduklarını belirtti.


Kamuoyu Araştırmaları Merkezi’nin (KAMOY) yaptığı araştırmada, “mutlu musunuz?” sorusuna, katılımcıların yüzde 42.4’ü “hayır”, yüzde 31.6’sı “evet” yanıtını verirken, yüzde 26’sı ise soruyu cevapsız bıraktı.

Katılımcıların yüzde 64’si en önemli sorununun “geçim sıkıntısı” olduğunu dile getirdi.

Kadınlar, diğer sorunlarını ise şöyle sıraladılar:


* Ev ve çocuklarının anlayışsızlığı,
* Yorgunluk,
* Şiddet,
* Bazı çağdaş ev eşyalarından yoksunluk,
* Eğitim eksikliği,
* Sokakta ve iş yerlerinde taciz,
* Toplumu yönetenlerin erkek ağırlıklı olması/ayrımcılık,
* Güvensizlik,
* Çeşitli sağlık sorunları,
* Ekonomik bağımlılık.


“GÜZEL DEĞİLİM”


Geçim sıkıntısından sonra, temel 10 sorun olarak belirtilen bu sıralamadaki unsurların dışında kadınların diğer yakınmaları “istediği gibi yaşayamamak”, “güzel bir tatil yapamamak”, “eşlerin başka kadınlarla birlikteliği”, “güzel olamamak” ve “giyim-kuşam” olarak sıralandı.

Araştırmaya katılanlar, “Gelecekten umutlu musunuz?” sorusuna da yüzde 40.6 oranında “hayır”, yüzde 33.7 oranında “evet” karşılığını verdi. Katılımcıların yüzde 25.7’si soruya yanıt vermekten kaçındı.

Araştırmada, kadınlara sorulan 3 seçenek doğrultusunda kendilerini nasıl tanımladıkları soruldu. Bu seçenekler doğrultusunda katılımcıların yüzde 42’si kendini “sorunlu bir kadın”, yüzde 26.2’si ise “çağdaş ve mutlu bir kadın” olarak tanımladı.


“AĞIR İŞÇİYİM”


Anketörler, ilk iki seçenek doğrultusunda görüş bildirmeyenlerden “kendilerine özgü bir tanımlama” istediler. Bu seçenek için verilen ilginç cevaplardan bazıları şöyle belirlendi:


* Ağır işçiyim,
* Ne olduğumu ben de bilmiyorum,
* Köle,
* Şu ellerime bakın siz karar verin,
* Hasta, yorgun ve perişan bir insan müsveddesi,
* Hizmetçi,
* Delirmek üzere olan bir zavallı,
* Günde 15-16 saat ayakta duran bir canlı,
* Talihsiz bir kadın,
* Babasının evinde rahatlık batmış bir tip.



TÜRK KADINI SAĞLIKSIZ


Araştırmada, Türk kadınının sağlık durumunun da “çok kötü” olduğu belirlendi. Katılımcılara yöneltilen “Tam sağlıklıyım diyebilir misiniz?” sorusuna, yüzde 50 oranında “hayır”, yüzde 35.6 oranında “evet”, yüzde 14.4 oranında ise “bilemiyorum” karşılıkları verildi.

Kadınların yakındığı sağlık sorunları arasında, çeşitli ağrılar, kadın hastalıkları, psikolojik bozukluklar, diş ve göz sorunları, mide-bağırsak hastalıkları, yorgunluktan kaynaklanan rahatsızlıklar yer aldı.


KADINA DEĞER VERİLMİYOR


Araştırmaya katılan kadınlara yöneltilen, “Türkiye’de kadına değer veriliyor mu?” sorusuna, yüzde 60.2 oranında “hayır”, yüzde 21.6 oranında “evet” yanıtı gelirken, bu soruya katılımcıların yüzde 18.2’si cevap vermedi.


İŞ VE EV MESAİLERİ


Araştırmaya katılan ev kadınlarının günde 6-8 saat iş yaptıkları, ağırlıklı oranla (yüzde 66.2) ortaya çıkarken, çalışan kadınların iş ve ev mesaisi olarak yüzde 33.3 oranında 10—12, yüzde 27 oranında 13-15 saat çalıştıkları görüldü. Katılımcılara yöneltilen “Genç kızlık hayalleriniz evliliğinizde gerçekleşti mi?” sorusuna yüzde 32.2 oranında “hayır”, yüzde 30.2 oranında ise “evet” yanıtı geldi. Bu soruya yanıt vermeyenler ise yüzde 37.6 oranındaydı.

Araştırmaya katılan kadınlardan bazıları hayli ilginç ve düşündürücü genel değerlendirmeler yaptılar. Bunlardan bazıları şöyle belirlendi:

* Türkiye’de aile düzeni sarsıntı yaşıyor,
* Boşanmalar daha da artacak,
* Çocuklarımın isteklerini karşılayamıyorum,
* Şimdiki aklım olsa evlenmezdim,
* Para yüzünden evde her gün kavga var,
* Üstte yok, başta yok, kendimden utanıyorum,
* Hani cennet anaların sırtındaydı?
* Biz yandık, kızlarımız ne olacak?
* Başımızdakiler yaşadığımız faciayı görmüyor mu?
* Pahalılık ve yoksulluk canımıza ‘tak’ dedirtiyor,
* En büyük eğlencemiz televizyon, onda da varsa yoksa futbol,
* Eşitlik sadece kağıt üzerinde,
* Feministlere hak veriyorum,
* Kadınlar her yerde dışlanıyor.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kadınların Yıllarca Süren Mücadelesi



Türkiye’de, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 1975 yılından itibaren kutlanıyor.


8 Mart Türkiye’de ve dünyanın pek çok ülkesinde, kadınların hak ve eşitlik isteklerini dile getirdikleri, kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlarına dikkat çektikleri, biraraya geldikleri bir gündür. Bu tarihin uluslarası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970’lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800’lerin ortasına rastlar.



Resmi ekleyen




ABD’nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar,1800lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları,emeklerinin karşılığında hakkettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedirler. Ama,bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, haklarını alabilmek için son çarelerden biri olan greve baş vururlar ve grev ilan ederler. Patronların buna verdiği cevap ise hunharca bir saldırı olur. Patronlar ve onlarla iş birliği yapan “gardiyan”lar işçi kadınları fabrika binasına kilitler. Patronlar, bu yolla işçi kadınlara destek veren sendika aktivistlerinin grev yapan kadınlarla dayanışmaya girmelerini önlemek amacını gütmektedir. Patronların korkusu, işçi kadınların verdikleri kavganın güçlenmesi ve grevin başka fabrikalara sıçramasıdır.

Fabrika binasında birdenbire beklenmedik bir yangın baş gösterir,kısa bir süre içinde binanın hemen hemen tümü alevlere teslim olur. İçerde bulunan kadın işçilerden yalnızca çok azı kaçarak canlarını kurtarabilir. Fabrikanın çevresinde barikatlar kurmuş olan karşı grevcilerin çemberini yarıp dışarı çıkabilmeyi ne yazık ki pek az emekçi kadın başarabilir. Fabrikada kapalı kalan yüzün üzerinde işçi kadın alevler içinde can verir.

Aynı yıl yine tekstil,tütün ve diğer endüstri kollarında kadın işçiler mücadeleyi devam ettirirler, işlerini bırakarak grev dalgasını sürdürürler.

Grevler 1909 yılında da devam eder. Manhattan’da tekstilde çalışan 20.000 kadın işçinin ilan ettiği grevde,binlercesi tutuklanır. Buna rağmen,grev önlenemez. İki ay süren grevin sonunda kadın işçiler kavgasını verdikleri hakları elde ederler;patronlar kadın işçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kalırlar.

Amerikalı sosyalist kadınların inisiyatifiyle, kadınların seçme/seçilme hakkı, sosyalizm mücadelesi çerçevesinde “enternasyonal kadın mücadele günü” fikri doğar. Her şubat ayının sonuncu pazar gününün kadınların seçme/seçilme hakkı konusunda etkinlikler ve toplantılar düzenlenmesi kararı alınır.20 Şubat1909 günü Amerika’nın hemen hemen bütün kentlerinde “Kadınlar Günü” kutlamaları yapılır.

1910 yılında sosyal demokrat partilerin Kopenhag’da düzenlediği ve 17 ülkeden 100’e yakın kadın delegenin katıldığı II. Enternasyonal Kadın Konferansı’nda Clara Zetkin’ in girişimleriyle “II. Enternasyonal Kadın Mücadele Günü” resmen kabul edilir. Bu günün anlamı,dünyanın neresinde olursa olsun kadınlara uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadele yürütülmesi zorunluluğudur. Kadınların seçme/seçilme hakkını alması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve emperyalist savaşa karşı mücadele bütün dünya kadınlarının ortak mücadele prensiplerinin başında yer almaktadır.

19 Mart 1911 günü,milyonlarca kadının katıldığı ilk “Enternasyonal Kadınlar Günü” Danimarka,Almanya Avusturya, İsviçre ve ABD’de gerçekleştirilir.1912 yılında, düzenledikleri yürüyüşlerle Fransız, Hollandalı ve İsveçli kadınlar da katılırlar Kadınlar Günü’ne. Kadınların seçme/seçilme hakkı ve günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi, insanca çalışma koşulları ve daha yüksek ücret talepleriyle başlayan proleter mücadele, kadınların yürüttükleri mücadelenin temelini oluşturmaktadır.

1914 yılı, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kadınlar Günü’ nün büyük toplantılar ve yürüyüşlerle kutlandığı son yıl olur. Bu yıl da önceki talepler yinelenir ve “savaşa karşı savaş” sloganıyla, başlayan Birinci Dünya Savaşı’na karşıt tavır alınır.

Birinci Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği acılar ve dertler nedeniyle 1917’ye kadar Kadınlar Günü yürüyüşleri ve etkinlikleri birkaç yıl boyunca yapılamaz. Tâ ki, 8 Mart 1917 günü Petrograd’da greve gitmelerine kadar. Kadın işçiler, bu grevi Kadınlar Günü’nde başlatarak bu güne özel bir anlam kazandırırlar. Aynı gün metal işçilerine delegeler göndererek onların da greve katılmalarını talep ederler. Grev dalgası çok kısa bir süre içinde tüm kente yayılır; 8 Mart akşamına kadar yaklaşık 120.000 işçi bu grevde yerlerini alır. 1921 yılında toplanan II. Enternasyonal Konferansı’nda 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olması kararlaştırılır.

İki dünya savaşı arasındaki zaman diliminde kadınların talepleri ve 8 Mart Kadınlar Günü’nde yoğunlaştırdıkları mücadelenin içeriğini, serbest ve yasal kürtaj hakkıyla işçi kadınların hamileliklerinde ve anne olduklarında koruma altına alınmaları konuları oluşturur. Ayrıca, aynı işe eşit ücret, günlük çalışma saatlerinin ücretlerde düşme olmadan azaltılması gibi konularda kadın-erkek eşitliği konusunda getirilen istemlerdir.

8 Mart, bu gelişme içinde Enternasyonal Kadınlar Günü olarak dünya çapında yayılmıştır. Kadınlar Günü, bugün de, aynı başlangıçta olduğu gibi, haksızlıklara, savaşa karşı; daha iyi yaşam ve çalışma koşulları, bağımsız ve sömürünün olmadığı bir düzen ve sınıfların ortadan kalktığı eşit bir toplum için verilen mücadele olarak algılanmaktadır.


TÜRKİYE’DE 8 MART


İlk kez 1921 yılında sosyalist kadınlar tarafından “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında İlerici Kadınlar Derneği (İKD) tarafından daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80’li yıllarda 8 Mart’i izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 1990’lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.


#5
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun !

#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Dünya Kadınlar Günü


8 Mart Dünya Kadınlar Günü



8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür.

1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı'nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ı tüm kadınları için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.


Tarihçe


8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de kutlanmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler'in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.


Türkiye'de 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü


Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.

Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünyadan veriler



• Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.

• Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.

• Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.

• Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.

• En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.

• Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir (kadın sünneti). Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.

• Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.

• Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Konu Hale tarafından 31 Temmuz 2015 Cuma - 18:44 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Dünya Kadınlar Günü - 8 Mart


8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve/ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.

Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26–27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Birçok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı. Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslar arası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.

İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.

Kaynak: NATIONALENCYKLOPEDIN



İlginç Bilgiler


Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’unasahipler.
3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.


Türkiye’den Rakamlar (Milliyet, 8 Mart 2001)

1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.


Dünden Bugüne “Kadınlar Günü”


Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi. Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.

8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür.

Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.


Türkiye'de 8 Mart Kadınlar Günü


İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.


#8
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Dünya Kadınlar Günü - 8 Mart



İlklere İmza Atan Türk Kadınlar


İlk Alfabenin Yazarı: Melahat Uğurkan
İlk Avukat: Süreyya Ağaoğlu
İlk Bakan: Prof. Dr. Türkan Akyol
İlk Başbakan: Prof. Dr. Tansu Çiller
İlk Belediye Başkanı: Müfide İlhan
İlk Büyükelçi: Filiz Dinçmen
İlk Danıştay Başkanı: Füruzan İkincioğulları
İlk Danıştay Üyesi: Şükran Esmerer
İlk Adalet Müfettişi Ve Adalet Başmüfettişi: Nazmiye Kılıç
İlk Diş Hekimi: Ferdane Bozdoğan Erberk
İlk Doktor: Safiye Ali
İlk Dünya Güzeli: Keriman Halis
İlk Eczacı: Rukiye Kanat Arran
İlk Emniyet Müdürü: Feriha Sanerk
İlk Hâkim: Suat Berk
İlk Hazine Genel Müdürü: Aysel Gönül Öymen
İlk Hemşire: Esma Deniz
İlk Hesap Uzmanı: Müşerref Çallılar ve Güzide Amark
İlk Heykeltıraş: Sabiha Bengütaş
İlk Hukukçu: Beraat Zeki Üngör
İlk Jet Pilotu: Leman Altınçekiç
İlk Kadın Bakan: Türkan Akyol.
İlk Kadın Vali: Lale Aytaman.
İlk Karakol Amiri: Nevlan Kulak
İlk Kaymakam: Özlem Bozkurt
İlk Kimyacı: Remziye Hisar
İlk Makinist: Seher Aytaç
İlk Milli Eğitim Müdürü: Güler Karakülah
İlk Milli Maç Hakemi: Lale Orta
İlk Muhtar: Gül Esin
İlk Müzeci: Seniha Sami
İlk Opera Sanatçısı: Semiha Berksoy
İlk Orman Mühendisi: Binnaz Zehra Sert
İlk Otomobil Yarışçısı: Samiye Morkaya
İlk Petrol Mühendisi: Halide Ural Türktan
İlk Pilot: Sabiha Gökçen
İlk Polis Memuru: Betül Diker
İlk Profesör: Dr. Fazıla Şevket Giz
İlk Radyo Spikeri: Emel Gazimihal
İlk Savcı: Tüzünkan Koçhisaroğlu
İlk Sayıştay Üyesi: Fehrunisa Etmen
İlk Senatör Ve Elçi: Adile Ayda
İlk Sendika Başkanı: Dervişe Koç
İlk Subay: Ülkü Sema Toksöz
İlk TBMM Başvekili: Neriman Neftçi
İlk Türkiye Güzeli: Feriha Tevfik
İlk TV Spikeri: Nuran Devres
İlk Veteriner: Sabire Aydemir
İlk Yargıtay Üyesi: Melahat Ruacan
İlk Yüksek Mahkemesi Başkanı: Firdevs Menteşe
İlk Yüksek Mimar: Münevver Gözeler
İlk Yüksek Mühendis: Sabiha Ecebilge


Cumhuriyet tarihinin ilk güzellik kraliçesi 1929 yılında yapıldı ve Feriha Tevfik kraliçe seçildi.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez sahneye çıkan kadın sanatçı Bedia Muvahhit Atatürk´ün manevi kızı Sabiha Gökçen, aynı zamanda cumhuriyetin ilk kadın pilotu unvanını taşıyor.


#9
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Dünya Kadınlar Günü - 8 Mart



Dünya Kadınlar Günü Güzel Sözler


• Cennet anaların ayakları altındadır. (Hadis-i Şerif)

• Kadınlarımız erkeklerden daha aydın daha üretken, daha bilgili olmak zorundadırlar. Eğer, gerçekten bu milletin anası olmak istiyorlarsa böyle olmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk

• Bir topluluk, bir ulus, erkek ve kadın olmak üzere iki ayrı cins insandan oluşur. Bir ulusun bir bölümünü geliştirip diğer bölümünü geliştirmeden toplumun tümünün gelişmesi mümkün değildir. Bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer yarısının göklere yükselmesi mümkün müdür?

Mustafa Kemal Atatürk


• Kadının en yüce görevi anneliktir. İlk eğitim verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu görevin önemi gerektiğince anlaşılır.

Mustafa Kemal Atatürk

• Türk kadını, dünyanın en aydın, en erdemli, en ağır kadını olmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk

• Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.
• Kadınsız ev, çoraksız toprağa benzer.
• Sevgi emeğe dayanır, kadını sevmek de emek işidir.
• Kadınlar evlerimizin en güzel çiçekleridir.


#10
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Dünya Kadınlar Günü - 8 Mart



Dünya Kadınlar Günü Şiirleri



Anacığım

—Anneme Ve Bütün Annelere—


Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Kaç geceler bana ninni söylerdi,
Hasta olunca oydu başucumda bekleyen,
Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen
Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Uzun kış geceleri masal masaldı.
Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar,
Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı.
Akşam biraz geciksem yollara düşerdi.
Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.
Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı?

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Bilirim yine kalbinde yerim anacığım.
Selam sana Kadınlar Günü İstanbul’dan.
Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan,
Vefalı ellerinden öperim anacığım.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Bir Ana


Kadın çamaşırdan dönüyor olmalıydı
Kolunda bohça, sert soda kabartmış ellerini
O yaşta bütün Yahudi kadınları gibi
Sırtında eski bir kadife hırka
Bir şikayet, yorgunluk ifadesi bakışlarında

Küçük, çilli, dik kızıl saçlı
Satılmamış gazeteleri koltuğunda
Üşüyen bütün küçük çocuklar gibi
Burnunu çeke çeke, avuçlarını hohlıya hohlıya
Ayak uyduruyordu anasının adımlarına.

Onlar önde, ben arkada
Bir Mart gecesi onbirden sonra
Taksim’den Tünel’e kadar yürüdük
Alçak sesle konuşuyorlardı aralarında
Sanki bir değirmen ağır ağır dönüyor
Hayat ağır ağır akıyordu
Bulanık, kirli nehirler gibi
Büyük, karanlık binalar arasında.


Necati Cumalı





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı