İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Suikastler Tarihi | Necip Hablemitoğlu Suikasti [18 - Aralık - 2002]

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 4 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

HABLEMİTOĞLU SUİKASTI

(1954-2002]



Necip Hablemitoğlu, (d. 28 Kasım 1954, Ankara – ö. 18 Aralık 2002, Ankara). Türk tarihçi, yazar.

Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonucu ölen Doçent Necip Hablemitoğlu Alman Vakıfları’nı Türkiye’de altın çıkarılmasını engellemekle suçluyordu...

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, dün evinin önünde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi. Fethullah Gülen davası ve Alman Vakıfları’yla ilgili davaya dayanak oluşturan çalışmalarıyla ünlenen Hablemitoğlu "sol gözüne isabet eden" 9 mm. çapındaki merminin beyninde yarattığı tahribat sonucu olay yerinde öldü. Eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, "Türkiye yiğit bir evladını kaybetti, bu da öldürüldü" dedi.

ARKADAN YAKLAŞTILAR


Soruşturmayı yürüten emniyet yetkililerinden alınan bilgilere göre saldırı 20.45’te gerçekleşti. Hablemitoğlu, Ankara Üniversitesi’ndeki "Devrim Tarihi" konulu dersini verdikten sonra kendi kullandığı 06 TF 647 plakalı özel aracıyla Portakal Çiçeği 40 numaradaki evine döndü. Aracını, apartmanın önüne park eden Hablemitoğlu, apartmana girmek üzere arkasını döndüğü sırada kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı.

Sayıları belirlenemeyen saldırganlar Hablemitoğlu’nun başına doğru iki el ateş etti. Kurşunlardan biri sol gözüne isabet eden Hablemitoğlu, park yerindeki iki aracın arasına düşerek hayatını kaybetti.

KOMŞULARIN İHBARI

Silah seslerini duyan komşuları ise 155’e ihbarda bulundu. İhbarın ardından Kavaklıdere Karakolu’nun Amiri Abdurrahman Harpçı intikal etti. Harpçı, hocanın öldüğünü tespit ederek, olayı müdürlerine bildirdi. Olay yerinde incelemede bulunan Cinayet Büro Amirliği ekipleri ile Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, otoparkta 9 mm çapında iki boş kovan buldu. Ceset üzerindeki incelemede de Hablemitoğlu’nun sol gözünden tek isabet alması sonucu öldüğü belirlendi.

Olayla ilgili tutanakların tutulmasının ardından Hablemitoğlu’nun cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Emniyet silahla ilgili yaptığı ilk incelemede ise silahın Hizbullah eylemlerinde kullanılan Takarov marka olmadığını saptadı. Ankara Nöbetçi Savcısı Sedat Sayın da olay yerinde tespit yaparak tahkikatı başlattı. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu da AKP’deki toplantıyı terk ederek önce bakanlığa, sonra da olay yerine giderek bilgi aldı. İlerleyen saatlerde Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan ve Savcı Cengiz Köksal da olay yerine geldi.

DGM YÜRÜTECEK

Dosyayı "terör örgütlerinin eylemi" olabileceği gerekçesiyle Ankara Başsavcılığı’ndan devralan Volkan ve Köksal soruşturmayı DGM’nin yürüteceğini belirtti. Cinayet Masası da elindeki bulguları Terörle Mücadele Şubesi’ne devretti.

DGM Savcılarının talimatıyla Hablemitoğlu’nun çalışma odasındaki bilgisayar kayıtları, disketler ve önemli bazı belgeler emniyete getirildi. Hablemitoğlu’nun evinin etrafındaki tüm binaları dolaşan polis, silah seslerini duyan herkesi sorguladı. Sorgu sırasında birçok komşu, "Beşiktaş - Denizli maçının bittiği saate denk geldiği için ateşli taraftarlardan biri havaya silah sıkıyor zannettik" dedi. Polis, çevrede olayı duyduğunu söyleyen tüm isimleri ileride yeniden sorgulamak için tutanak altına aldı.

KATİLLER EN AZ İKİ KİŞİ

Emniyet birimlerinin, suikastın en az iki kişi tarafından işlendiği, bir kişinin çalışır durumdaki araçta beklerken diğerinin Necip Hablemitoğlu’nu öldürdüğü ihtimali üzerinde durduğu kaydedildi. Hablemitoğlu’nun alışveriş yaptığı Migros’tan ayrılırken aracını bomba ihtimaline karşı uzaktan kumandayla çalıştırdığı belirtildi. Polis, apartman kapıcısı dahil çevredeki 20 kişinin ifadesini aldı.

Namludaki üç araştırma
1- Gülen ve CIA ilişkisi
2- Alman Vakıfları
3- Telekulak ve köstebek

Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’na düzenlenen suikastın ipuçları ünlü öğretim üyesinin önemli "kaynaklık" ettiği dosyalarla üzerinde çalıştığı öğrenilen son araştırmada aranıyor. Hablemitoğlu’nun istihbarat birimlerindeki irticacı yapılanmaya ilişkin önemli bulguların yer aldığı "Köstebek" adlı bir kitabın yazımını tamamladığı, ancak kitabı bastıracak yayınevi bulamadığı belirtildi.

1 -
Hablemitoğlu’nun adı ilk olarak, eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in Nur Cemaati lideri Gülen hakkında açtığı davayla gündeme geldi. Yüksel, davayı açtıktan sonra Hablemitoğlu’nun bu konuda kaleme aldığı "Etki Ajanları, Nüfuz Casusları ve Fethullahçılar" adlı makaleyi fark etti. Yeni Hayat adlı derginin Ağustos 2000 tarihli sayısında yer alan makaleden sonra Hablemitoğlu ile temasa geçen Yüksel, bu teması bilim adamının öldürüldüğü güne kadar sürdürdü. Yüksel, Hablemitoğlu’nun araştırmasını ve verdiği bilgileri dayanak alarak Gülen hakkında ek iddianame de düzenledi. Hablemitoğlu, bu çalışmasında şunları belirtti:

• Hocaefendi, Philedelphia yakınlarında özel bir çiftlikte yaşıyor. FBI korumasındaki çiftlik alanı, refakat memurlarının gözetimi altında.
• Fethullahçı yapılanma, CIA’nın öngördüğü tarikat modeline (Mormon, Moon, Scientology) gibi tıpatıp uymaktadır.
• Fethullahçılar, bir yandan TSK’ya sızmaya çalışırken, bir yandan hasım ülke istihbaratçılarınca geliştirilen "Aktiv Opposition" stratejisi çerçevesinde alternatif aktif direniş oluşumunu hızlandırdı.

ALMAN ELÇİNİN UYARISI

2 - Hablemitoğlu’nun ismi son dönemde yine Yüksel tarafından "Alman Vakıfları ve Bergama Köylüleri" hakkında açtığı davayla gündeme geldi. Yüksel, bu davada da Hablemitoğlu’nun aynı isimli kitabını dayanak aldı. Yüksel, davayı açmadan önce Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Rudolph Schmidt, DGM’ye gelerek dosyanın kendileri açısından çok hassas olduğu uyarısında bulundu. Hablemitoğlu, bu kitabında da şu tespitlerde bulundu:

• Vakıfların faaliyetleri incelendiğinde, konunun legal bir casusluk faaliyeti olduğuna ilişkin ciddi belirtiler görülecektir.
• Bu vakıflar illegal yapılanmalarla rejim karşıtı güçlerle temasa geçebilmekte, Türkiye’nin etkin, dinsel ve mezhepsel farklılıklarını ele almakta ve bu farklılıkları derinleştirerek ulus devleti zaafa uğratmaya çalışmaktadır.
• Alman siyasi parti vakıfları, Türkiye’nin bütünlüğünün ve laik Cumhuriyetin teminatı olan Türk ordusundan ve Milli Güvenlik Kurulu’ndan fevkalade rahatsızlık duymaktadır."

SON ÇALIŞMA, SON SÖZLER...

3 -
Geçtiğimiz günlerde de bazı basın organlarında, Rus istihbaratının, Türk istihbarat birimlerine Rusya ve Türki cumhuriyetlerde faaliyet gösteren Nur Cemaati’nin CIA’den destek aldığını bildirdiğine ilişkin haberler yer aldı. Hablemitoğlu da son çalışmasını bu konu üzerinde yapıyordu. Yüksel’in de yakın çevresine, "Hablemitoğlu bu konuyu araştırıyor" dediği öğrenildi. Yüksel’in Hablemitoğlu’nun ölümünden sonra da "ölümü rejim karşıtlarının işine yaradı. Soruşturma çok yeni ama rejim karşıtlarının bu işi yaptığı çok açık" dediği ifade edildi.

4 - Hablemitoğlu’nun Emniyet ve istihbarat içindeki irticacı yapılanmaya ilişkin önemli bulguların yer aldığı "Köstebek" adlı bir kitabın yazımını yeni tamamladığı belirtildi. Bastıracak yayınevi bulamayan Hablemitoğlu’nun araştırmayı "disket" halinde koruduğu kaydedildi.

YÜKSEL’İ DESTEKLEDİ

Hablemitoğlu, son olarak "seks kasedi" skandalında Yüksel’e verdiği destekle adını duyurdu. Yüksel’in komploya kurban gittiğini savunan Hablemitoğlu, komployu Gülen’in adamlarının düzenlediğini iddia etti.

Eşi katilleri gördü
Öldürülen doçentin öğretim üyesi eşi Şengül Hablemitoğlu, sabah evin önünde gördüğü iki şüpheli kişinin resmini çizdirmek için Emniyet’e gitti

Necip Hablemitoğlu’nun sürekli tehdit aldığını açıklayan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan eşi Şengül Hablemitoğlu, sabah şüpheli iki şahıs gördüğünü emniyete ileterek robot resim çizdirdi. Hablemitoğlu, bu şahısların evin etrafında tur attıktan sonra bir araçla gözden kayboldukları bilgisini iletti.

Olay sırasında da Şengül Hanım ve iki kızının evde olduğu öğrenildi. Hablemitoğlu, eve başsağlığı ziyaretinde bulunan İçişleri Bakanı Aksu’ya da kocasının tehdit edilldiği bilgisini aktardı. Bu tehditlerden bazılarının e-mail ve telefon yoluyla geldiğini söyledi. Şengül Hablemitoğlu’nun saldırı sonrasında hem kızlarını hem de diğer aile bireylerini "Sakın ağlamayın. Babanız bizi bu konuda hazırlamıştı" diye teselli etti.

#2
patriot34

patriot34

    KD ™ Dost

  • Kadim Dost
  • 2.836 İleti
  • Gender:Male
  • Location:iSTANBUL
Dr. NECİP HABLEMİTOĞLU



1954 yılında Ankara'da doğan Hablemitoğlu, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. 1977-1978 yıllarında "Dilde Fikirde İşde Birlik" adlı aylık bir dergi yayınladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde master ve doktora yaptı.

Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan Hablemitoğlu, Orta Avrupa ve Balkanlar'da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve şehitliklerimiz konusunda alan çalışmaları yürüttü. Bu çalışmalar çeşitli gazetelerde yazı dizisi olarak yayınlandı. 1995-1996 yılları arasında Birleşmiş Milletler Örgütü'nün bir projesinde (UNDP) görev alarak Moldova'da Gagauz Türkleri'nin Latin alfabesine geçişi ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verdi. Buradaki görevi sırasında, Cumhuriyet döneminin başında bölgede Atatürk tarafından görevlendirilen öğretmenlerin bulunduğunu belirleyerek, bu öğretmenlerin bugün yaşayan öğrencilerinin anılarını derledi ve bir kısmını Kemal'in Öğretmenleri başlığı ile yayınladı.


Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, şehit edildiği 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi'nde Doktor Öğretim Görevlisi olarak binlerce öğrenciye yirmi yıl boyunca Atatürk İlkeleri ve Devrim tarihi derslerini verdi. İlk kitabı, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Rusya tarafından Kırım Türkleri'nin kendi topraklarından zorunlu göç ettirilişini anlatan ve 1974 yılında yayınlanan "Yüzbinlerin Sürgünü" dür.
Diğer kitapları, "Çarlık Rusyası'nda Türk Kongreleri (1905-1917)", "Şefika Gaspıralı ve Rusya'da Türk Kadın Hareketi (1893-1920), "Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası" ve "Kırım'da Türk Soykırımı" isimli çalışmalardır.

Hablemitoğlu'nun özellikle Türkiye dışında yaşayan Türk toplulukları ve Kırım Türkleri konusunda yayınlanmış tarihi belgelere dayalı çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Bir Kırım Türkü olan Dr. Necip HABLEMİTOĞLU, Kırım Türkleri"nin Türkçü lideri İsmail Gaspıralı"ya ait tarihi belgelerden oluşan bir arşive de sahipdi. Ayrıca, Türkiye'de ve yurt dışında faaliyet gösteren bölücü terör örgütleri ve Alman Vakıfları ile Avrupa Birliği Uyum Yasaları içinde yer alan vakıflar yasası konularında çeşitli araştırmaları bulunan Hablemitoğlu, çalışma alanına ilişkin Türkiye"de ve yabancı ülkelerde sempozyum, panel gibi toplantılarda sayısız konferanslar verdi, çeşitli televizyon ve radyo programlarına katıldı.


Kendisi gibi öğretim üyesi olan Doç.Dr. Şengül HABLEMİTOĞLU ile evli, Kanije ve Uyvar adında iki kız çocuk babası idi.

Eserleri:

-Türksüz Kırım: Yüzbinlerin Sürgünü

-Çarlık Rusyası'nda Türk Kongreleri

- Şefika Gaspıralı ve Rusya'da Türk Kadın Hareketi (1893-1920)


-Alman Vakıfları Bergama Dosyası

-Kırım'da Türk Soykırımı

-Köstebek

-Şeriatçı Terör'ün ve Batının Kıskacındaki Ülke: Türkiye



Necip Hablemitoğlu'yla Son Röportaj

Yasemin Güneri:
Kitabınızın yayımlanmasıyla, Alman vakıfları hakkında, Ankara DGM Cumhuriyet Savcılığı'nca, 'Almanya lehine casusluk yaptıkları' gerekçesiyle haklarında dava açıldı. Tepeköy eski Muhtarı Halil Battal, Almanların Oktay Konyar'a çanta içinde para verdiklerini gördüğünü açıkladı. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

NECİP HABLEMİTOğLU:

Mahkemede bu ifadeyi veren muhtarı gönülden kutluyorum. Onca militan arasında bu ifadeyi dürüstçe ve cesaretle verebilmek davanın gelişimi açısından son derece önemli olmuştur. Bergama'daki 'sivil itaatsizlik' eylemlerinin finansmanı, merkezi Almanya'da bulunan ve sadece posta kutusunu adres gösteren FIAN Vakfı'nca karşılanmaktadır. FIAN Vakfı'nın denetimi, Almanya Temsilcisi Petra Sauerland üzerinden yapılmaktadır. FIAN'ın yanı sıra, Almanya İzmir Başkonsolosu Manfred Unger, yerli işbirlikçilere para dağıtımında en üst karar verici konumundadır. Bu, Türk makamları tarafından da biliniyor. Unger, Bergama'nın yanısıra, Eşme, Salihli, Sındırgı ve Sivrihisar'daki 'altın karşıtı' diğer yerli işbirlikçileri de parasal yönden desteklemektedir.

Yasemin Güneri:

Alman vakıflarının tek faaliyet alanı Türkiye'deki altın rezervlerinin işletilmemesi mi? Başka ne gibi çalışmalar yürütüyorlar?

NECİP HABLEMİTOğLU:

Tek faaliyet alanları bu değil. Almanya; MGK ve dolayısıyla TSK aleyhindeki faaliyetlerini yeni bir boyuta taşıyarak bu işle Yehova Şahitleri'ni görevlendirmiştir. 'Vicdani Retçiler' kimliği altında yasadışı faaliyet gösteren ve halkı askerlikten soğutmayı, askere gitmemeyi öngören bu yapılanma, başta yasadışı Heinrich Böll Vakfı temsilciliği olmak üzere, bugüne kadar Alman vakıflarından destek gören tüm sivil toplum örgütlerince desteklenmektedir.

Yasemin Güneri:

Halkı askerlikten soğutmak suç teşkil ediyor yasalarımızda. Bu faaliyetlerini nasıl yapıyorlar?

NECİP HABLEMİTOğLU:

Şimdi, 'Vicdani Redcilik' adı altında Mehmet Bal adlı bir Türk'ün askere gitmek yerine, askeri cezaevine girmesi, Almanya'da 1. haber olarak verilmiş ve başta Almanya'daki Türkler olmak üzere Türkiye'deki geniş kitlelerin askere gitmeyi reddederek sivil itaatsizlik kapsamında TSK'ya karşı bir komuoyu oluşturmaya çalıştıkları gözlenmektedir. Alman vakıfları da bu görüşlere çanak
tutarak, yeni bir lobilicilik faaliyetine başladılar. Türkiye'de bu faaliyeti yürütenler, toplantılarına Almanya'dan konuşmacı getirmektedirler. Son yapılan ve 50 bin kişinin katıldığı 'Savaşa Hayır' mitinginin düzenleyicileri, Alman destekli 'Vicdani Retçiler'dir.

Yasemin Güneri:

Yeni kurulan AKP Hükümeti'nin Alman vakıflarına yaklaşımı nasıl olacak. Yapılan lobi faaliyetlerine göz yumulacak mı?

NECİP HABLEMİTOğLU:

Gül Hükümeti'nde, geçmiş yıllarda ANAP üyesi olup da Almanya'ya özel eğitim için gönderilenler arasında iki bakan da bulunmuktadır. Bunlardan biri Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu'dur. Almanlar, ABD'ye yakın olan AKP Hükümeti'nde kendilerine yakın isim olarak Erkan Mumcu'yu görüyorlar.

Konrad Adenauer Vakfı'nın yasadışı temsilcisi Wolf Schönnbohm ve yardımcısı Dirk Tröndle, AKP ile üst düzeyde bağlantı kurma çabası içindedir. Konrad Adenauer Vakfı, Kopenhag Zirvesi'nde gerçekleşen Türk-Alman gerginliğini giderme misyonunu üstlenmiştir.

Yasemin Güneri:

Almanlar ve ABD'lilerin çalışma stratejilerine baktığımız zaman arada ne gibi farklılıklar bulunuyor?

NECİP HABLEMİTOğLU:

ABD, Türkiye'de üst düzeyde çıkarlarını temsil ettirirken Almanya sokaktaki militan ve müridlere kadar binlerce taraftara sahiptir ve kullanmaktadır. Merkezi Almanya'da bulunan tüm aşırı sol ve aşırı sağ yapılanmaların Türkiye'deki uzantıları, Almanya'nın çıkarları doğrultusunda kullanılmaktadır. Ankara DGM'de açılan 'Casusluk Davası'nın Genelkurmay Askeri Mahkemesi'ne intikal ettirilmesi gerekir. Çünkü, davanın iddiananamesini yazan Savcı Nuh Mete Yüksel, Alman vakıflarının casusluk faaliyetlerinde bulunduğunu belirtmişti. Casusluk davaları da Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde görülür.

Yasemin Güneri:
Almanya'nın Türkiye aleyhine başka ne gibi faaliyetleri bulunuyor?

NECİP HABLEMİTOğLU:

Almanya, AB'ye Uyum Yasaları'nın uygulamasını görmek isterken, idamın kaldırılmasına karşın, kendi ülkesinde barındırdığı yüzbinlerce PKK, Nizam-ı Alem ülkücüsü, DHKP-C, TİKKO, Kaplancı, Partizan gibi örgüt militanlarını, Interpol uygulamalarına karşı Türkiye'ye iade etmede hiçbir adım atmamaktadır. Aynı şekilde, KADEK'i AB ülkeleri terörist olarak nitelemeye yanaşmazken, Türkiye'yi her fırsatta insan hakları ihlalcisi olarak takdim etmektedirler. Almanya, halihazırda PKK'nın elinde bulunan Alman mayınlarını da açıklamamaktadır. Türkiye'de 47 etnik halkın kendi anadilinde yayın yapma ve eğitim hakkı konusunda dayatan Almanya, 2.5 millyon Türk vatandaşının anadilini öğreten Türkçe öğretmenlerinin sözleşmelerini feshetmeye başlamıştır. Din dersleri de bu kapsamda Almanca olarak verilecektir.

BU GÜNLERE IŞIK TUTACAK BİRKAÇ ÖNEMLİ SÖZÜ

"Almanlardan Fethullahçılara, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak 'evet, değer' diyorum.
Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!..."

Gündemi istedikleri gibi değiştirme gücüne sahip etki ajanı gazetecilerin, politikacıların, akademisyenlerin ve işadamlarının güdümündeki Türkiye'nin, ulusal çıkarlara dayalı politikalar üretmesi ve uygulaması olanaksız hale getirilmiştir.

Bunca yılın deneyimi, gözlemi ve bilgisiyle inanıyorum ki, ülkemizin gelecegiyle ilgili olarak, tıpkı Atatürk ilke ve devrimleri gibi Milli Merkezlere de gereksinim giderek artmaktadır. Bilgi çağında ve demokrasinin açıklığında olumsuz tabularin yıkılması gerektiğine inanıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kendini savunma mekanizması artık felç olmuş durumdadır...

Türkiye'de istihbarat kuruluşları, Almanya'nın Türkiye içindeki Beşinci Kol faaliyetlerinin farkında mıdırlar? Elbette ki evet!.. Ne var ki, önlem alınamamaktadır. Önlemden vazgeçtik, kamuoyu bilgilendirilememektedir..

SUİKAST İLE İLGİLİ BİLGİLER

ÇOK ŞEY BİLEN HOCAYA İKİ KURŞUN -KARANLIK ELLER YİNE İŞBAŞINDA

Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonucu ölen Doçent Necip Hablemitoğlu Alman Vakıfları’nı Türkiye’de altın çıkarılmasını engellemekle suçluyordu...

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, dün evinin önünde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi. Fethullah Gülen davası ve Alman Vakıfları’yla ilgili davaya dayanak oluşturan çalışmalarıyla ünlenen Hablemitoğlu "sol gözüne isabet eden" 9 mm. çapındaki merminin beyninde yarattığı tahribat sonucu olay yerinde öldü. Eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, "Türkiye yiğit bir evladını kaybetti, bu da öldürüldü" dedi.

ARKADAN YAKLAŞTILAR

Soruşturmayı yürüten emniyet yetkililerinden alınan bilgilere göre saldırı 20.45’te gerçekleşti. Hablemitoğlu, Ankara Üniversitesi’ndeki "Devrim Tarihi" konulu dersini verdikten sonra kendi kullandığı 06 TF 647 plakalı özel aracıyla Portakal Çiçeği 40 numaradaki evine döndü. Aracını, apartmanın önüne park eden Hablemitoğlu, apartmana girmek üzere arkasını döndüğü sırada kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı.

Sayıları belirlenemeyen saldırganlar Hablemitoğlu’nun başına doğru iki el ateş etti. Kurşunlardan biri sol gözüne isabet eden Hablemitoğlu, park yerindeki iki aracın arasına düşerek hayatını kaybetti.

KOMŞULARIN İHBARI

Silah seslerini duyan komşuları ise 155’e ihbarda bulundu. İhbarın ardından Kavaklıdere Karakolu’nun Amiri Abdurrahman Harpçı intikal etti. Harpçı, hocanın öldüğünü tespit ederek, olayı müdürlerine bildirdi. Olay yerinde incelemede bulunan Cinayet Büro Amirliği ekipleri ile Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, otoparkta 9 mm çapında iki boş kovan buldu. Ceset üzerindeki incelemede de Hablemitoğlu’nun sol gözünden tek isabet alması sonucu öldüğü belirlendi.

Olayla ilgili tutanakların tutulmasının ardından Hablemitoğlu’nun cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Emniyet silahla ilgili yaptığı ilk incelemede ise silahın Hizbullah eylemlerinde kullanılan Takarov marka olmadığını saptadı. Ankara Nöbetçi Savcısı Sedat Sayın da olay yerinde tespit yaparak tahkikatı başlattı. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu da AKP’deki toplantıyı terk ederek önce bakanlığa, sonra da olay yerine giderek bilgi aldı. İlerleyen saatlerde Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan ve Savcı Cengiz Köksal da olay yerine geldi.

DGM YÜRÜTECEK

Dosyayı "terör örgütlerinin eylemi" olabileceği gerekçesiyle Ankara Başsavcılığı’ndan devralan Volkan ve Köksal soruşturmayı DGM’nin yürüteceğini belirtti. Cinayet Masası da elindeki bulguları Terörle Mücadele Şubesi’ne devretti.

DGM Savcılarının talimatıyla Hablemitoğlu’nun çalışma odasındaki bilgisayar kayıtları, disketler ve önemli bazı belgeler emniyete getirildi. Hablemitoğlu’nun evinin etrafındaki tüm binaları dolaşan polis, silah seslerini duyan herkesi sorguladı. Sorgu sırasında birçok komşu, "Beşiktaş - Denizli maçının bittiği saate denk geldiği için ateşli taraftarlardan biri havaya silah sıkıyor zannettik" dedi. Polis, çevrede olayı duyduğunu söyleyen tüm isimleri ileride yeniden sorgulamak için tutanak altına aldı.

KATİLLER EN AZ İKİ KİŞİ

Emniyet birimlerinin, suikastın en az iki kişi tarafından işlendiği, bir kişinin çalışır durumdaki araçta beklerken diğerinin Necip Hablemitoğlu’nu öldürdüğü ihtimali üzerinde durduğu kaydedildi. Hablemitoğlu’nun alışveriş yaptığı Migros’tan ayrılırken aracını bomba ihtimaline karşı uzaktan kumandayla çalıştırdığı belirtildi. Polis, apartman kapıcısı dahil çevredeki 20 kişinin ifadesini aldı.

Namludaki üç araştırma

1- Gülen ve CIA ilişkisi
2- Alman Vakıfları
3- Telekulak ve köstebek

Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’na düzenlenen suikastın ipuçları ünlü öğretim üyesinin önemli "kaynaklık" ettiği dosyalarla üzerinde çalıştığı öğrenilen son araştırmada aranıyor. Hablemitoğlu’nun istihbarat birimlerindeki irticacı yapılanmaya ilişkin önemli bulguların yer aldığı "Köstebek" adlı bir kitabın yazımını tamamladığı, ancak kitabı bastıracak yayınevi bulamadığı belirtildi.

1 - Hablemitoğlu’nun adı ilk olarak, eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in Nur Cemaati lideri Gülen hakkında açtığı davayla gündeme geldi. Yüksel, davayı açtıktan sonra Hablemitoğlu’nun bu konuda kaleme aldığı "Etki Ajanları, Nüfuz Casusları ve Fethullahçılar" adlı makaleyi fark etti. Yeni Hayat adlı derginin Ağustos 2000 tarihli sayısında yer alan makaleden sonra Hablemitoğlu ile temasa geçen Yüksel, bu teması bilim adamının öldürüldüğü güne kadar sürdürdü. Yüksel, Hablemitoğlu’nun araştırmasını ve verdiği bilgileri dayanak alarak Gülen hakkında ek iddianame de düzenledi. Hablemitoğlu, bu çalışmasında şunları belirtti:

• Hocaefendi, Philedelphia yakınlarında özel bir çiftlikte yaşıyor. FBI korumasındaki çiftlik alanı, refakat memurlarının gözetimi altında.
• Fethullahçı yapılanma, CIA’nın öngördüğü tarikat modeline (Mormon, Moon, Scientology) gibi tıpatıp uymaktadır.
• Fethullahçılar, bir yandan TSK’ya sızmaya çalışırken, bir yandan hasım ülke istihbaratçılarınca geliştirilen "Aktiv Opposition" stratejisi çerçevesinde alternatif aktif direniş oluşumunu hızlandırdı.

ALMAN ELÇİNİN UYARISI

2 - Hablemitoğlu’nun ismi son dönemde yine Yüksel tarafından "Alman Vakıfları ve Bergama Köylüleri" hakkında açtığı davayla gündeme geldi. Yüksel, bu davada da Hablemitoğlu’nun aynı isimli kitabını dayanak aldı. Yüksel, davayı açmadan önce Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Rudolph Schmidt, DGM’ye gelerek dosyanın kendileri açısından çok hassas olduğu uyarısında bulundu. Hablemitoğlu, bu kitabında da şu tespitlerde bulundu:

• Vakıfların faaliyetleri incelendiğinde, konunun legal bir casusluk faaliyeti olduğuna ilişkin ciddi belirtiler görülecektir.
• Bu vakıflar illegal yapılanmalarla rejim karşıtı güçlerle temasa geçebilmekte, Türkiye’nin etkin, dinsel ve mezhepsel farklılıklarını ele almakta ve bu farklılıkları derinleştirerek ulus devleti zaafa uğratmaya çalışmaktadır.
• Alman siyasi parti vakıfları, Türkiye’nin bütünlüğünün ve laik Cumhuriyetin teminatı olan Türk ordusundan ve Milli Güvenlik Kurulu’ndan fevkalade rahatsızlık duymaktadır."

SON ÇALIŞMA, SON SÖZLER...

3 - Geçtiğimiz günlerde de bazı basın organlarında, Rus istihbaratının, Türk istihbarat birimlerine Rusya ve Türki cumhuriyetlerde faaliyet gösteren Nur Cemaati’nin CIA’den destek aldığını bildirdiğine ilişkin haberler yer aldı. Hablemitoğlu da son çalışmasını bu konu üzerinde yapıyordu. Yüksel’in de yakın çevresine, "Hablemitoğlu bu konuyu araştırıyor" dediği öğrenildi. Yüksel’in Hablemitoğlu’nun ölümünden sonra da "ölümü rejim karşıtlarının işine yaradı. Soruşturma çok yeni ama rejim karşıtlarının bu işi yaptığı çok açık" dediği ifade edildi.

4 - Hablemitoğlu’nun Emniyet ve istihbarat içindeki irticacı yapılanmaya ilişkin önemli bulguların yer aldığı "Köstebek" adlı bir kitabın yazımını yeni tamamladığı belirtildi. Bastıracak yayınevi bulamayan Hablemitoğlu’nun araştırmayı "disket" halinde koruduğu kaydedildi.

YÜKSEL’İ DESTEKLEDİ

Hablemitoğlu, son olarak "seks kasedi" skandalında Yüksel’e verdiği destekle adını duyurdu. Yüksel’in komploya kurban gittiğini savunan Hablemitoğlu, komployu Gülen’in adamlarının düzenlediğini iddia etti.

Eşi katilleri gördü

Öldürülen doçentin öğretim üyesi eşi Şengül Hablemitoğlu, sabah evin önünde gördüğü iki şüpheli kişinin resmini çizdirmek için Emniyet’e gitti.

Necip Hablemitoğlu’nun sürekli tehdit aldığını açıklayan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan eşi Şengül Hablemitoğlu, sabah şüpheli iki şahıs gördüğünü emniyete ileterek robot resim çizdirdi. Hablemitoğlu, bu şahısların evin etrafında tur attıktan sonra bir araçla gözden kayboldukları bilgisini iletti.

Olay sırasında da Şengül Hanım ve iki kızının evde olduğu öğrenildi. Hablemitoğlu, eve başsağlığı ziyaretinde bulunan İçişleri Bakanı Aksu’ya da kocasının tehdit edilldiği bilgisini aktardı. Bu tehditlerden bazılarının e-mail ve telefon yoluyla geldiğini söyledi. Şengül Hablemitoğlu’nun saldırı sonrasında hem kızlarını hem de diğer aile bireylerini "Sakın ağlamayın. Babanız bizi bu konuda hazırlamıştı" diye teselli etti.

PLAKASI VERİLDİ

Görgü tanıkları olay sırasında Hablemitoğlu’nun sokağından geçen "06 T... 08" plakalı aracı şüpheli olarak bildirdi. Şengül Hablemitoğlu da Emniyet’te, pencereden gördüğü iki kişinin bindiği aracın özelliklerini aktardı ve uzaktan görebildiği kadarıyla plakasını verdi.

Aksu: Görenler var

İçişleri Bakanı Aksu da olay yerinde yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Saldırıyı, kınıyorum, lanetliyorum. Faillere ilişkin henüz somut bilgi yok. Kesin bir şey söyleyemiyorum. Şüphelileri görenler var. DGM savcısı da bizzat kendisi soruşturuyor. Koruma talebi olmamış. Failleri en kısa sürede yakalanacaktır."

‘Bu yiğit de öldü’

Olayı duyar duymaz görevli olmadığı halde olay yerine gelen eski DGM savcısı Nuh Mete Yüksel de yetkililerden bilgi aldı. Oldukça üzgün olduğu görülen ve bir ara gözyaşlarına hâkim olamayan Yüksel, gazetecilere, "Soruşturma başlatıldı. Çok büyük bir vatanseverdi, bu yiğit de öldürüldü. Kendini feda etti" dedi.

Kaynak: Milliyet 19 Aralık 2002




HÜRRİYET GAZETESİNDEN

Hablemitoğlu, otomobilinin kapısını kilitlediği anda katiliyle yüz yüze geldi. Katil, elindeki 9 milimetrelik silahın namlusunu Hablemitoğlu'nun sol gözüne dayarcasına yaklaştırdı. Sonra da peş peşe iki el ateş açtı. İki kurşundan biri sol göze, diğeri 3 santim yanına isabet etti.

Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu'nun öldürülmeden önce katiliyle gözgöze geldiği ortaya çıktı. Hablemitoğlu, otomobilini evinin önündeki park yerine bırakıp kapıyı kilitlediği anda, katille yüzyüze geldi. Soğukkanlı katil, elindeki 9 milimetrelik silahın namlusunu Hablemitoğlu'nun sol gözüne dayarcasına yaklaştırdıktan sonra peşpeşe iki el ateş açtı. İki kurşundan biri Hablemitoğlu'nun sol gözüne, diğeri 3 santim yanına isabet etti. Ankara Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nda dün yapılan otopsi işlemine Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Cengiz Köksal ile DGM Savcısı Ömer Suha Aldan katıldı.

- 8 İZ BIRAKMADI

Cinayetin meydana geldiği saat 20.32'de, eksi 8 derece soğuk nedeniyle Ankara'da her yer donduğundan, olay yerinde yapılan araştırmada, katilin ayak izine rastlanmadı. Bu yüzden suikasta katılan katil veya katillerin sayısı belirlenemedi. Hablemitoğlu'nun otomobilinde de katilin parmak izi bulunamadı. Hablemitoğlu'nun otomobilindeki dosyalarda önemli bilgi bulunmadığı bildirildi.

Suikasttan sonra, polisin elindeki en önemli delil, katilin silahından çıkan, iki adet 9 milimetrelik Luger Frontier kovan oldu. Kovanlar, önce Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde ardından Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Laboratuvar Daire Başkanlığı'nda balistik incelemeden geçirildi. Yapılan incelemede, tabancanın sabıkasız olduğu ve daha önce başka bir olayda kullanılmadığı belirlendi. İki mermi çekirdeğinin ise Hablemitoğlu’nun kafatasını çatlattığı ancak içerde kaldığı otopsi sonucu ortaya çıktı.

ÜÇ ROBOT RESİM

Hablemitoğlu'nun eşi Şengül Hablemitoğlu, olay gecesi, Telekulak skandalının baş kahramanlarından Ankara Emniyet Müdürlüğü Şube Müdürü Osman Ak'la birlikte Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne gitti. Şengül Hablemitoğlu'nun burada 3 kişinin robot resmini çizdirdiği öğrenildi. 25-30 yaşlarında oldukları öğrenilen şüphelilerin, suikast sabahı evin çevresinde radyo dinledikleri için dikkat çektikleri öğrenildi.

ÖZEL BİRİM KURULDU

Hablemitoğlu cinayetini çözmek amacıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü içinde özel birim oluşturuldu. Özel birime, MİT uzmanları da katılıyor. 24 saat aralıksız çalışan özel ekibin öncelikle Hablemitoğlu'nun derin ilişkilerini araştırdığı öğrenildi.

MESAJLARA GÖZALTI

DGM savcısı Cengiz Köksal'ın başkanlığında her türlü olasılığı değerlendiren araştırma ekibinin, öncelikle Hablemitoğlu'nun bilgisayarındaki tehdit mesajlarını inceledikleri öğrenildi. Özel ekibin ayrıca, Hablemitoğlu'nun ilişkileri, kitapları ve ölümünden kim veya kimlerin kazançlı çıkacağını araştırdığı bildirildi.

Hablemitoğlu'nun cenazesi, yarın Kocatepe Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

RUGER MERMİ AMERİKAN MALI

Hablemitoğlu suikastinde kullanılan ve üzerinde ‘‘RUGER FRONTIER 9MM‘‘ ibaresi bulunan merminin ABD malı olduğu öğrenildi. Bir balistik uzmanı, ‘‘Amerikan Colt firmasınca üretilen bir markadır. MKE bu kalibrede mermi ithal etmiyor. Mermi, büyük olasılıkla kaçak yollardan ülkeye sokulmuş olabilir’’ dedi. 9 milimetre çapındaki mermi kovanının, Türk polisinin de kullandığı standartta olduğu belirlendi.

KATİL ÇOK PROFESYONEL

Hablemitoğlu'nun otopsisinde, mermilerden birinin sol gözüne girdiği, ikinci kurşunun ise sol gözün üç santimetre yanına isabet ettiği anlaşıldı. Mermi çekirdeğinin ise başın arka kısmından dışarı çıktığı belirlendi. Üst düzey bir polis yetkilisi, ‘‘Her iki merminin de üç santim arayla başına isabet etmiş olması tetikçinin çok profesyonel biri olduğunu gösterir’’ dedi.

Tanıdık görüntüler

Necip Hablemitoğlu'nun öldürüldüğü Portakal Çiçeği Sokak'ta 40 numaralı apartmanın önü, dün Ankara'da gün boyu aralıksız yağan kara karşın ziyaretçilerle doldu taştı. Vatandaşlar, öğrenciler, ince ince yağarak Hablemitoğlu'nun öldürüldüğü yokuşu da kaplayan karların üzerine mumlar ve çiçekler bırakırken, hazırlanan taziye defteri de zaman zaman hazin, zaman zaman öfkeli satırlarla doldu. Evin önündeki görüntüler, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinden sonraki görüntüleri hatırlattı.

Yine maç saati

Necip Hablemitoğlu suikastı, saat 20.32'de Galatasaray-Ankaragücü maçı sırasında işlendi. Ahmet Taner Kışlalı'yı öldürdüğü gerekçesiyle mahkum olan Kudüs Savaşçıları örgütü üyesi Ferhan Özmen ve arkadaşları da, Kışlalı' nın otomobiline bomba koydukları saatte GS-Liverpol maçı oynandığını söylemişti.

Walkie talkie’li 15 kişi

Suikast gecesi, olay yerine yakın bölgede 15 kişinin ‘‘walkie-talkie’’ olarak adlandırılan yakın mesafe, rolesiz telsizlerle kendi aralarında konuştukları iddia edildi. Ancak bu iddia doğrulanamadı.


Kaynak. Hürriyet 20.12.2002


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Necip Hablemitoğlu



Necip Hablemitoğlu, (d. 28 Kasım 1954, Ankara – ö. 18 Aralık 2002, Ankara). Türk tarihçi, yazar.


Resmi ekleyen



Evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Bu suikastın failleri halen bulunamamıştır. Ancak Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım ifadesinde Hablemitoğlu'nu Osman Gürbüz'ün öldürdüğünü ve Veli Küçük ile Muzaffer Tekin'in azmettirdiğini iddia etmiştir.

Evli ve iki kız çocuğu babası olan Necip Hablemitoğlu Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapmıştır. Orta Avrupa ve Balkanlar'da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürütmüş, ve bu konularda çeşitli projelerde aktif rol almıştır. Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, öldürüldüğü 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi'nde doktor öğretim görevlisi olarak yirmi yıl süresince Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi derslerini verdi.


Suikasta uğraması


Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayata gözlerini kapadı. Köstebek isimli kitabı ölümünden sonra basılmıştır. Cinayet sonrasında Hablemitoğlu'nun elektronik postasına ve telefonuna gelen tehdit telefonları emniyet mensuplarınca incelenmek üzere alınmıştır. Ailesinin İçişleri Bakanlığı aleyhine Ankara 5'inci İdare Mahkemesi'nde açtığı dava neticesinde, İçişleri Bakanlığı 40 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi. İçişleri Bakanlığı, savunmasında Hablemitoğlu'nun cinayetini "adi bir cinayet vak'ası" olarak değerlendirdiğini bildirmişti. Ayrıca cinayetin üzerinden 7 sene geçmesine rağmen İçişleri Bakanlığı hâlâ "hazırlık soruşturmasının" sürmekte olduğunu bildirmektedir.

Ölümü üzerine bir çok iddia ortaya atılmıştır. Bir teoriye göre Bergama ve Alman Vakıfları üzerine araştırmaları nedeniyle, Alman GSG 9 timleri tarafından öldürülmüştür. Bir diğer teoriye göre ise Hablemitoğlu laiklik konusundaki hassasiyeti nedeniyle öldürülmüştür.

Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım; Veli Küçük, Muzaffer Tekin ve Osman Gürbüz ile yaptıkları bir toplantıda kendisine 1 milyon dolar karşılığı Necip Hablemitoğlu’nu öldürmeyi teklif ettiklerini ve kendisi bunu kabul etmeyince Veli Küçük'ün Osman Gürbüz'e, 'Osman bu iş yine sana kaldı’ dediğini ve 6-7 ay sonra Osman Gürbüz’ü gördüğümde Hablemitoğlu’nun parasını kumar masalarında bitirdik dediğini Ergenekon davası iddianamesinde ifade etmiştir.

Ayrıca MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür'de, Necip Hablemitoğlu'nun askeri ihalelerdeki usulsüzlükleri yolsuzluk.com sitesine gönderdiği için suikaste uğramış olabileceğini iddia etmiştir .


Akademik geçmişi ve eserleri


Hablemitoğlu, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. 1977-1978 yıllarında "Dilde, Fikirde, İş de Birlik" adlı aylık bir dergi yayımladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde master ve doktora yaptı.


Türk azınlıkları


Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan Hablemitoğlu, Orta Avrupa ve Balkanlar'da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürüttü. Bu çalışmalar çeşitli gazetelerde yazı dizisi olarak yayınlandı. 1995-1996 yılları arasında Birleşmiş Milletler'in UNDP projesinde görev alarak Moldova'da Gagauz Türkleri'nin Latin alfabesine geçişi ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verdi. Buradaki görevi sırasında, Cumhuriyet döneminin başında bölgede Atatürk tarafından görevlendirilen öğretmenlerin bulunduğunu belirleyerek, bu öğretmenlerin bugün yaşayan öğrencilerinin anılarını derledi ve bir kısmını Kemal'in Öğretmenleri başlığı ile yayınladı.

Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, öldürüldüğü 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi'nde doktor öğretim görevlisi olarak yirmi yıl süresince Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi derslerini verdi.


Kırım Türkleri


İlk kitabı, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Rusya tarafından Kırım Türkleri'nin kendi topraklarından zorunlu göç ettirilişini anlatan ve 1974 yılında yayımlanan Yüzbinlerin Sürgünü dür.

Hablemitoğlu'nun özellikle Türkiye dışında yaşayan Türk toplulukları ve Kırım Türkleri konusunda yayınlanmış tarihi belgelere dayalı çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Ailesi Bulgaristan Büyük Oranköy'den (Golyamo Vranovo) Türkiye'ye göç etmiş Kırım Türkleri'nden olan Dr. Necip Hablemitoğlu, Kırım Türklerinin Türkçü lideri İsmail Gaspıralı'ya ait tarihi belgelerden oluşan bir arşive de sahipti.
Öldürülmeden önce yazmaya başladığı ve öldürüldüğü için tamamlayamadığı Köstebek isimli araştırma kitabında bir örgütün yabancı devletler adına gönüllü casusluk yaptıklarını iddia etmiştir.


Alman vakıfları


Ayrıca, Türkiye'de ve yurt dışında faaliyet gösteren bölücü terör örgütleri ve Alman vakıfları ile Avrupa Birliği uyum yasaları içinde yer alan vakıflar yasası konularında çeşitli araştırmaları bulunan Hablemitoğlu, çalışma alanına ilişkin Türkiye'de ve yabancı ülkelerde sempozyum, panel gibi toplantılarda sayısız konferanslar verdi, çeşitli televizyon ve radyo programlarına katıldı ve bu çalışmalarını Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası adlı kitabında topladı.


Köstebek kitabı


Öldürüldüğü için tamamlayamadığı Köstebek isimli araştırma kitabında Gülen hareketinin, polis teşkilatı ve diğer bazı devlet kurumları içinde örgütlendiğini iddia etti. Kitap, vefatından sonra bitirilememiş haliyle yayınlandı. "Köstebek" kitabından sonra Gülen hareketinin mali kaynaklarını yazacağı yeni kitabını duyurmuştu. Bu kitabında hareket mensuplarının yabancı devletler adına gönüllü casusluk yaptıklarını iddia etmiştir.


Ailesi


Kendisi gibi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu ile evli, Kanije (Kanije, Osmanlı devletinin en batıdaki kalesi) ve Uyvar (Uyvar, Osmanlı'nın en kuzeydeki kalesi) adında iki kız çocuk babası idi.


Ödüller


Ölümünden sonra 2002 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür fakat eşi ödülü almayı kabul etmemiştir.


Bibliyografya


• Gaspıralı İsmail, 2006, Birharf Yayınları, ISBN 975-9198-70-3
• Milli Mücadele'de Yesil Ordu Cemiyeti, 2006, Birharf Yayınları, ISBN 975-9198-24-X
• Çarlık Rusyası'nda Türk Kongreleri (1905-1917) 2005, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-83-0
• Sovyet Rusya'da Devlet Terörü, 2004, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-81-4
• Şeriatçı Terör'ün ve Batının Kıskacındaki Ülke: Türkiye, 2003, ISBN 9756441245
• Köstebek, 2003, Birharf Yayınları, ISBN 975-6774-94-0
• Kırım'da Türk Soykırımı, 2002, Iq Kültür Sanat Yayıncılık, ISBN 975-6618-44-2
• Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası, 2001, Pozitif Yayıncılık, ISBN 975-9198-45-2
• Şefika Gaspıralı ve Rusya'da Türk Kadın Hareketi (1893-1920), Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-80-6
• Yüzbinlerin Sürgünü, 1997, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-78-4

Konu Hale tarafından 21 Ağustos 2015 Cuma - 21:15 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Necip Hablemitoğlu




• 18 Aralık 2002 - Necip Hablemitoğlu evinin önünde silahlı saldırıya uğrayıp öldürüldü.



Resmi ekleyen



Necip Hablemitoğlu



Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_18_Aralik_2002_Dr_Necip_Hablem_t13794.html']Tarihte Bugün: 18 Aralık' target='_blank'>Tarihte' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_18_Aralik_2002_Dr_Necip_Hablem_t13794.html']Tarihte Bugün: 18 Aralık

#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı