İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Tarihimiz İle Yüzleşmek | Rahmi Akbaş

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat


Bu konuyu okuyunca sizlerin de paylaşımına açmak istedim.




Tarihimiz İle Yüzleşmek


Yakın Cumhuriyet Tarihimize baktığımızda birçok olayların farklı yorumlandığını, farklı anlatıldığını hatta suçsuzun suçlu pozisyonuna düştüğünü derin incelemeler sonucu anlayabiliyoruz. Yıllarca mücadele etmiş, kurtuluş mücadelesinin en başında Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi canını ortaya koyarak mücadele etmiş bu insanlar birilerinin entrikası, hoşlanmaması dolayısıyla kenara itilmişler hatta suçlu sayılmışlardır.

Birçok olayı hala o kişiyi suçlu göstererek, söverek anmaya devam ediyoruz. Bu olayların çözüme ulaşması ve haklarının iade edilmesi gerektiği düşüncesinde bir dernek kuruldu Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği, faaliyetlerine belli bir grubun içinden çıktıkları içinde muhalefeti olmayan bir grup yani başkaları bu işi yapmaya kalksalardı, gerici yobaz, Cumhuriyet’e dinamit koymakla suçlayacak kesim şimdi ne yapacaklar merak ediyorum.

Yakın Tarihimizi okuduğumuzda bu olayların tekrar incelenmesinde inanın yarar vardır. Örneğin İskilipli Atıf Hoca, sadece şapkaya itiraz etti o da, Şapka kanunu çıkmadan 4 yıl önce yazdığı şapka ile ilgili bir kitap nedeniyle İstiklal Mahkemesi tarafından asılmıştır. Hoca dedimse imam değil, Üniversite de bugünkü deyimle Profesör Bu kişilerin, itibarının geri verilmesi bizim bir vasiyet görevimizdir. Şimdi bu pozisyondaki bir paşa’yı anlatacağım. Bu sayede bu vasilik görevimi biraz yerine getirmiş olurum.

Ali İhsan Paşa; Değerli bir Osmanlı Paşasıdır. Mondros Mütarekesi sonrası, İngilizler tarafından Malta’ya sürülmüş, buradan kaçarak 5 Ekim 1921 Çarşamba günü saat 19:30’da Ankara’ya gelmiştir. Mustafa Kemal Paşamızda bu değerli komutanı karşılamak için Ankara Garına gelmişti. Ali İhsan Paşa trenden iner inmez Gazi bütün sıcaklığı ile bu değerli komutanı kucaklar ve memnun olduğunu belirtir. Anadolu hareketi bir değerli komutan daha kazanmıştır.

Ali İhsan Paşa, geldikten kısa bir süre sonra Batı Cephesi 1. Ordu Kumandanlığına tayin edilir. Ancak ortada bir sorun vardır. Paşa, harbiye de İsmet Paşa’dan iki sınıf önceydi ama yinede onun emrine girmeyi bir askeri itaat olarak görmüş ve tabi olmuştur.

O dönemi yaşamış Kılıç Ali’nin anlatımıyla devam edelim;
‘’ Fakat kumandanlık görevini üstlendikten sonra her fırsatta İsmet Paşa’yı eleştirmeye başlamıştı. Verilen emirleri eksiksiz yerine getiriyor ama İsmet Paşa’ya eleştirmekten de duramıyordu. Bu arada İsmet Paşa’ya bir takım güçlükler çıkartıyordu. Bu nedenle cephe kumandanı ( İsmet Paşa ) ile araları açılmıştı. Sonunda İsmet Paşa dayanamamış, verdiği emirlere itaat etmediği ve astları, üstleri aleyhine tahrik ettiği gerekçesiyle Ali İhsan Paşa’yı İstiklal Mahkemesi’ne sevk ederek, yargılanmasını ve cezalandırılmasını istemiştir.

Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, Ali İhsan Paşa’yı derhal kumandanlıktan çekerek yerine Nurettin Paşa’yı tayin etti. Her an düşman saldırısına maruz bir ordu kumandanının emir dinlememesi, ordunun disiplinini bozabilirdi. Ali İhsan Paşa’nın suçu İstiklal Mahkemeleri’nin yetki alanına giriyordu. Paşa, benim de üyesi olduğum Bir Numaralı Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından yargılanacaktı. Bunun üzerine, 1. Ordu Kumandanlığı’na tayin edilen Nurettin Paşa ile birlikte İhsan ( Topçu ), Cevdet ( İzrab ) ve Hüseyin Beylerle benden oluşan mahkememiz Ankara’dan trenle hareket etti. Biçer istasyonundan sonra ordunun gönderdiği otomobille Aziziye’ye geldik. Burada Ali Hikmet Paşa’nın karargâhında bir iki gün kalarak İsmet Paşa – Ali İhsan Paşa anlaşmazlığını incelemeyi ve bilgi toplamayı yararlı gördük. İtiraf etmeliyim ki, yaptığımız inceleme ve bütün söylenenler Ali İhsan Paşa’nın lehine çıkıyordu. Hatta bu bir iki günlük süre içinde Ali Hikmet Paşa’nın karargâhında mahkememiz onuruna bir yemek verilmişti. Kolordunun fırka komutanları, kurmay başkanları ve bazı alay kumandanları ile civar kolordu kumandanlarından bazıları bu yemekte bizimle birlikteydiler.

Yemekten kalktıktan sonra, çok sevdiğim Kolordu Kumandanı Kemaleddin Sami Paşa beni çadırımdan aldı. Koluma girdi, çadırın arkasındaki düzlükte hayli gezinti yaptık. Bana İsmet Paşa ile Ali İhsan Paşa arasındaki gerginliğin nedenlerini ve iç yüzünü uzun uzun anlattı. Buna rağmen Ali İhsan Paşa’nın cezalandırılmasının adil kabul edilmeyeceğini söyledi.

Akşehir’e geldiğimizde Cephe kumandanı İsmet Paşa bizi çok samimi bir şekilde karşıladı. Karargâhına gittik. Orada görüştük. Sonrada bize ayrılan eve geldi. Orada da Ali İhsan Paşa hakkında görüşünü izah ettikten sonra bize oldukça kalın bir dosya verdi.

Sözlerine şunları ekledi:
‘’ Didine dinine mükemmel bir ordu oluşturduk. Neden sonra davaya katılmış olan paşa Hazretleri’ne buyurun, ordunun başına geçin dedik. Teslim ettik. Şimdi o bizi yerden yere vurmak istiyor. Buna izin vermeyiz. Özellikle vermemeliyiz. Ordunun emir ve disiplini tehlikededir. Bu açıdan işe önem vermenizi rica ediyor ve kendisinin cezalandırmasını istiyorum. ‘’

Mahkeme heyeti, cephe kumandanının iddiasını dinledi. Dosyayı baştanbaşa kılı kırk yararcasına inceledi. Bu zengin dosya içerisinde ordu kumandanının suçlanmasını gerektirecek hiçbir unsura rastlanmadı. Davanın mahkememizi ilgilendirmediğini beyan ederek dosyanın iadesine karar verdik ve ertesi gün Ankara’ya döndük.

Biz Ankara’dan Ali İhsan Paşa’yı yargılamak üzere yola çıktığımızda, Ali İhsan Paşa’nın mahkûm edileceğinden korkan ve İsmet Paşa’yı istemeyen bazı muhalif milletvekilleri Meclis koridorlarında söylenmeye başlamışlardı. Bu davanın mahkememizin yetkili alanına girmediği ve mahkememizin yetkili olmadığı da ayrı bir dedikodu konusuydu. Ancak bu milletvekilleri, beklediklerinin aksine Ali İhsan Paşa’nın sorumluluğunun söz konusu edilemeyeceği kararını verdiğimizi duyunca Ankara’ya döndüğümüzde bizi ayrı ayrı tebrike koşmuşlardı.

Ali İhsan Paşa’nın daha sonra Bornova’da Galip Paşa Harp Divanı’na verildiğini mahkemeye davet edilen askeri yetkililerin ‘’meselenin bir incir çekirdeğini oldurmayacağı ‘’ şeklinde tanıklıklarına rağmen emekliye sevk edildiğini duyduğumuzda çok büyük üzüntü duymuştuk. Burada geç geldiği söylenen bu komutanı İngilizler, Malta’ya sürerlerken, birilerini neden İstanbul’da rahat dolaşmasına müsaade etmişlerdi. Şimdi bu komutanın iadeyi itibarının verilmesi gerekmez midir? Benim emirlerime itiraz ediyor deniyor, Eskişehir – Kütahya Savaşlarını bu bölgeye ne sıkıntılar yaşattığını bu bölge halkı çok iyi bilmektedir. Dedelerinin, Ninelerinin nasıl öldürüldüğünü sadece Bilecik’te 1600’e yakın evin yakıldığını bu halka ben anlatamam, onların ataları o günleri yaşamıştır. Haklının haksız, haksızın haklı olduğu günleri artık aşma dönemi gelmiştir.


Yazar : Rahmi Akbaş


Konu Hale tarafından 27 Temmuz 2015 Pazartesi - 07:15 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bu ve benzeri araştırmaları okuduğumda ne kadar gerçek olduğunu görmek için araştırma içerisine girdim. :dntknw: Araştırmalarımda kafa karıştırıcı o kadar çok şey gördüm ki, acaba hangisi doğru demeye başladım ve hala aynı soruyu soruyorum, acaba hangisi doğru. :deli:

Yaşanan olayları yaşayan kişiler ya anlatmamışlar gizlemişler ya da farklı şekilde kendi yorumlarını katarak anlatmışlar. :sema3:

Hani gizlenen birçok belge varya buda onlardan biri bana göre.
:umnik2:

#3
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat

Bu ve benzeri araştırmaları okuduğumda ne kadar gerçek olduğunu
görmek için araştırma içerisine girdim. :dntknw: Araştırmalarımda kafa karıştırıcı o kadar çok şey gördüm ki,
acaba hangisi doğru demeye başladım ve hala aynı soruyu soruyorum, acaba hangisi doğru. :deli:

Yaşanan olayları yaşayan kişiler ya anlatmamışlar gizlemişler ya da farklı şekilde kendi yorumlarını
katarak anlatmışlar. :sema3:

Hani gizlenen birçok belge varya buda onlardan biri bana göre. :umnik2:


buda işte ülkemizin muhlis kaderlerinden biri.

#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı