İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Florya Köşkü | Atatürk İçin Mütevazi Bir Dinlenme Ve Düşünme Yeri - Köşkün Tarihçesi

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Florya Köşkü | Atatürk İçin Mütevazi Bir Dinlenme Ve Düşünme Yeri



Florya Köşkü, Atatürk’ün deniz özlemini giderdiği, dostlarını ve önemli konuklarını ağırladığı, son derece mütevazı bir dinlenme ve düşünme yeriydi.



Resmi ekleyen



İstanbul’un Marmara denizi kıyısında, Yeşilköy ile Küçükçekmece arasında bir yerleşim bölgesi olan Florya’nın 19. yüzyıla kadar sönük bir avcı uğrağı konumunda olduğu bilinmektedir. Tarihçi Kömürcüyan ise 17. yüzyılda “filurya” adı verilen ve padişaha ait bir bahçeden söz eder. Cumhuriyet döneminde İstanbul halkının denize girdiği önemli plajlardan biri olarak tanınan Florya, Atatürk’ün ilgisiyle dikkat çekmiş ve yazlık bir dinlenme merkezine dönüşmüştür. Florya’nın keşfi Atatürk’ün İstanbul’daki mutluluklarından biri olur. Bugün köşkün olduğu civar, alaturka deniz hamamının olduğu basit bir halk plajıdır. Atatürk birkaç kez denize girip, kumsalını beğenince buradaki plajı canlandırmaya karar verir.


KENDİNE ÖZGÜ BİR KÖŞK


İlk projeye göre demiryolu geriye alınacak, köşk kumsalın sonundaki bir tepecik üstüne yapılacak ve aşağıda da bir banyo yeri hazırlanacaktır.

Ancak Atatürk, “Ankara’da dağ başında yaşıyorum, İstanbul’da Saray’a hapsoluyorum; bırakın burada gelenleri gidenleri göreyim, hiç olmazsa tren gürültüsü duyayım” diyerek kalabalıktan uzaklaşmayı istemez. 28 Haziran 1935 günü özel treniyle İstanbul’a gelen Atatürk, o gün Haydarpaşa’dan Dolmabahçe’ye, oradan da Florya’ya geçerek İstanbul Belediyesi tarafından kendisi için yaptırılmakta olan Deniz Köşkü’nün inşaatını inceler. 1-7 Temmuz 1935 tarihleri arasında bir hafta İstanbul’da kalan Atatürk, birkaç kez Florya’da, halkla beraber denize girer ve inşaatı denetler. Florya Deniz Köşkü özgün ve başarılı bir yapıdır. Denizden 70 metre ileride kazıklar üzerinde, bir martı gibi uzanan, sade, beyaz sıvalı bina, iskele yolu ile kıyıya bağlanmaktadır. Yer seçiminden ahşap konstrüksiyonuna, planlamasına ve kitle düzenine dek, kaynak oluşturduğu söylenebilecek başka bir yapı yoktur. Atatürk için Mimar Seyfi Arkan’a projelendirilen köşk, 48 günde tamamlanır ve 14 Ağustos 1935 tarihinde kullanıma açılır.

İnşaat öyle inanılmaz bir hızla ilerler ki; anlatılanlara göre şahmerdanların temel direklerini dövmeye başlayışlarının haftasında binanın iskeleti, ikinci haftasında bedeni ve nihayet beşinci haftasında olanca güzelliğiyle tamamı meydana çıkmıştır. Florya’da ayrıca eski Ayastefanos Manastırı’na ait kalıntıların bulunduğu geniş alanda Atatürk’ün emriyle bir koruluk meydana getirilmiş, çamların süslediği bu koruluğa Atatürk korusu adı verilmiştir. Florya bahçesi ise halka açık park olarak düzenlenmiştir.


ATATÜRK’ÜN DENİZ TUTKUSU


Mimar Vedat Tek’in öğrencisi olan Mimar Seyfi Arkan, devlet tarafından Almanya’ya gönderilmiş ve Berlin’de dönemin ünlü mimar ve hocası Hans Poelzig ile çalışmıştı. Florya Köşkü, 1930’larda Cumhuriyet’i simgeleyecek çağdaş mimarlığı gerçekleştirmek üzere Türkiye’ye dönen ve ödün vermez bir modernist olarak tanınan Arkan’ın en önemli yapılarından biri olmuştur. Atatürk’ün çok sevdiği ve soyadını da kendisinin verdiği Seyfi Arkan, için o günlerin bir anısı olarak ünlü şair Yahya Kemal Beyatlı da övgü dolu dizeler yazmıştır:

“El atsa, bir lahzada çölleri abad eder, / Her işinde münkesirdir, bin kalbi birden şadeder, / Öyle bir insan ki, işlerken düşünmez kârını, / Arkan adında buldu memleket imarını.” Florya Köşkü Atatürk’ün son yıllarında yazlık mekânı olur. 16 Haziran 1936 günü motorla Dolmabahçe Sarayı'ndan Florya’ya geçerek 28 Temmuz 1936 tarihine kadar 42 gün çalışmalarına bu köşkte devam eder. 29 Temmuz 1936’da birkaç günlüğüne Ankara’ya giderek TBMM’de ‘Montrö Antlaşması’ görüşmelerine katıldıktan sonra tekrar İstanbul'a gelir ve birkaç gün daha dinlenir. Ertesi yıl, 13 Haziran 1937’de 6 gün, 28 Haziran-25 Temmuz 1937 tarihlerinde de 28 gün yine Florya Köşkü’nde çalışmalarına devam ederek dinlenir ve denize girer. Atatürk denize o kadar ihtirasla bağlanmıştır ki, son yıllarında yaz aylarını burada, adeta su içinde geçirir. Yüzme ve kürek idmanları yapar.



Resmi ekleyen



Resmi ekleyen




ÖZEL HATIRALARIN TANIĞI



Ulu Önder, köşkü siyasal ve bilimsel toplantılar için de kullanır, aralarında İngiliz Kralı VIII. Edward ve Madam Simpson’ın da bulunduğu kimi önemli konuklarını burada ağırlar.

İngiltere Kralı VIII. Edward, “Ben bir kralım, ama denizin üzerinde böyle şirin ve sakin bir düşünme ve dinlenme yerine sahip değilim. Hele böyle halkın yanında, halkla bulunmak şerefi çok ama çok büyük bir şeydir” demiştir. Florya Köşkü, Atatürk’ün orada kaldığı akşamlar, unutulmaz anılara tanıklık etmiştir. İstanbul’da bulunduğu zamanlar görmeyi arzu ettiği pek çok kişiyi akşam için huzuruna çağırırdı. Müzisyen Selahattin Pınar da bunlardan biridir: “Florya Deniz Köşkü yeni yapılmıştı. Bir akşam oraya davet ettiler. Hâfız Yaşar da orada idi. Atatürk, ‘Bir fasıl yapın’ dedi. Hüzzam faslı yaptık. O aralık yeni bestelediğim şu şarkı da vardı: ‘Aşkınla sürünsem, yine aşkınla dirilsem. Bilmem ki ne yapsam da senin kalbine girsem. Bir gölge gibi ruhunun altında belirsem.’ Bunu Atatürk bilmiyordu. O gece saz heyetiyle hep beraber çaldık, söyledik. İlk defa dinledikleri bu şarkı dikkati nazarını çekmiş. Fakat zekâya bakın, ‘Durun’ dedi ve bana hitapla, ‘Bu şarkı sizin mi?’ diye sordu. ‘Evet efendim’ dedim. ‘Ben anladım zaten. Sen bunu yalnız oku’ buyurdu.

O kalabalık saz ve hanende içinde daha ilk duyuşta, benim olduğunu sezişi beni hayrette bıraktı. Bu görülmemiş müthiş bir seziş hassasıdır. ‘Gel gitme kadın’, şarkısını okurken, ‘Karşında esirim bana düşman gibi bakma’ mısrasına gelince, ağlayarak masayı terk edip uzaklaştığını görmüştüm.”




Resmi ekleyen



Resmi ekleyen




BUGÜN ATATÜRK MÜZESİ


Atatürk, Florya Köşkü’nden son olarak 28 Mayıs 1938 günü ayrılır. Atatürk’ün ölümünden sonra köşk, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk ve Kenan Evren tarafından yazlık olarak kullanılmıştır. 16 Eylül 1988 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’nca TBMM’ye bağlı Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na devredilen Florya Köşkü ve yapılar topluluğu, restorasyona alınarak Atatürk Müzesi haline getirilmiş ve içinde ‘Atatürk İstanbul’da’ konulu sürekli bir fotoğraf sergisi oluşturulmuştur.



Resmi ekleyen



Resmi ekleyen



Kaynak: skylife

Konu Hale tarafından 27 Haziran 2015 Cumartesi - 17:14 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Bu kadar değerli ve içerikli konuları paylaşıma açtığınız için teşekkürler

#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı