İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Çeltik -Pirinç | Ekim Nöbeti - Toprak Hazırlığı - Tohumluk - Tohumların Ekime Hazırlanması

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat


Resmi ekleyen

Toprak isteği bakımından seçici değildir. Su geçirgenliği az, derin, tınlı ve besin maddelerince zengin topraklarda daha iyi yetişir. Çeltik tarımı için optimum pH 5.5-7.5 arasıdır. pH'sı 3-8 arasında değişen topraklara da uyum sağlayabilir. Tuzlu toprakların ıslahında en ideal bitkilerden biridir. Topraktaki eriyebilir tuz yoğunluğu 600 ppm 'in altında olmalıdır.

Ekim Nöbeti

Aynı tarlaya üst üste sürekli çeltik ekilirse verim düşer, yabancı otlar ve hastalıklarla mücadele zorlaşır. 2-3 yıl üst üste çeltik ekildikten sonra tarlaya yem bitkilerinden birisi ekilmelidir. Baklagil yem bitkileri topraktaki azot bileşiklerini arttırdığı için tercih edilmelidir.

Toprak Hazırlığı

Arazi tesviye işlemleri küçük parsellerde tesviye bıçağı,daha geniş parsellerde hafif ağırlıklı grayder ya da lazerle çalışan tesviye aleti ile yapılır. Sonbaharda derin sürüm yapılmalıdır. İlkbaharda tavalar yapıldıktan sonra diskaro veya kazayağı ile işleme yapılır.

Tohumluk

Tohumluk hastalıklardan, yabancı otlardan ve kırmızı çeltik tohumlarından temizlenmiş ve sertifikalı olmalıdır. Mümkünse 3-4 yılda bir sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır. Ekilecek tohum miktarı çeşidin özelliklerine, ekim zamanına ve toprağın verimlilik durumuna göre değişir. Küçük daneli çeşitler 15kg/da, orta daneli çeşitler 17-18 kg/da ve iri daneli çeşitler 20 kg/da tohum ekilebilir. m2 ye atılacak tohum 500-600 adettir.

Tohumların Ekime Hazırlanması

Tohumlar 2 gün önce su içine konulup ön çimlendirme yapılır. Ön çimlendirme esnasında çeltik yanıklık hastalığı ile mücadele amacıyla fungusitlerden birisiyle (Benomyl, Carbendazim) ilaçlama yapılmalıdır. Beyaz uç nemotoduyla mücadele için ön çimlendirmeden önce tohumlar 55-60C sıcak suda 10 dakika tutulması tavsiye edilmektedir.

Ekim Zamanı

Ekim zamanını yetiştirilecek çeşidin vejetasyon süresi, hava ve sulama suyu sıcaklığı belirler. Çeltik için çimlenme ve fide devresinde en uygun sıcaklık 18-35 derecedir. Çeltik ekimi yapılması için su sıcaklığının en az 12 derece olması gerekir. Bölgemizde Mayıs ayının 1.haftasından sonra ekim yapılması uygundur.

Ekim Yöntemi

Ekim yöntemleri 1.Serpme (elle, gübre saçıcıları ile, uçakla), 2.Mibzerle 3. Fideleme. Ekimden önce tavalar iyice bulandırılmalı ve tohum üstünde ince mil örtüsü oluşması sağlanmalıdır. Tohumlar toprak yüzeyine tutunduktan 3-4 gün sonra tavalardaki su boşaltılır. Tavalara 5-6 gün sonra ince bir su verilir.

Gübreleme

Öncelikle çeltik ekilecek tavalardan toprak numunesi alınıp tahlil ettirildikten sonra gübre kullanılmalıdır. Çeltik için tavsiye edilen azotlu gübre, Amonyum Sülfat gübresidir . Dekara 80 kg kullanılmalıdır. Amonyum Sülfat gübresinin yarısı ekimle birlikte, yarısı da ekimden 55-60 gün sonra uygulanabileceği gibi; bir kısmı ekimde, bir kısmı kardeşlenme başlangıcında ve geri kalan kısmı da ekimden 50-60 gün sonra kullanılmalıdır.

Çinko noksanlığı pH' sı yüksek olan sodik topraklarda ve toprak düzlemesi sırasında fazla toprak alınmış sahalarda görülür.

Dekara ekim öncesi Fosforlu gübre olarak 20 kg Triple Süper Fosfat (TSP) gübresi verilmelidir. Çinko eksikliği varsa ekim öncesi 1-2 kg/da Çinko sülfat veya Çinko oksit kullanılmalıdır. Ekim sonrası ortaya çıkan çinko eksikliğinde, çinko sülfat salkım oluşum devresi başlangıcında 5-7 gün önceye kadar üstten püskürtme şeklinde gübreleme yapılabilir.

Sulama

Su yüksekliği bitkilerin gelişmesine bağlı olarak, yükseltilir ve maximum gelişme devresinde 15 cm civarında tutulur. Hasattan 20-30 gün önce tavalara su akışı durdurulur ve tavalardaki mevcut su boşaltılır. Erken dönemde su kesmek danelerin tam anlamıyla dolmasını önler ve pirince işleme sırasında kırık oranının artmasına sebep olur. En uygun sulama suyu sıcaklığı 25-30 derecedir. Çimlenme için maximum su sıcaklığı 42-44 derecedir. Bu sıcaklıklardan sonra çimlenme olmaz. Gelişmenin her devresinde 30 0C'nin üzerindeki sıcaklıklar ürüne olumsuz etki yapar.

Fide gelişimi sırasında, herhangi bir devredeki su kesilmesi, yabancı ot tohumlarının çimlenmesini teşvik eder ve yeni yabancı otların ortaya çıkmasına sebep olur. Bitki boyu su yüksekliğinden etkilenir. Su yüksekliği arttıkça bitki boyu ve dolayısıyla yatma artarken, salkım sayısı azalır. Yüksek sulama suyu sıcaklığı, salkım sayısını azaltır ve başakçıktaki sterilite oranını arttırarak verim üzerine olumsuz etki yapar. Sulama suyu yetersizliği durumunda 3 gün sulama 2 gün su kesme veya 8 gün sulama 3 gün su kesme şeklinde sulama yapılabilir.

Hasat ve Harman

Salkımların %80'nin saman rengini aldığı, alt kısımdaki danelerin sert mum dönemine ulaştığı zaman çeltik hasat edilir. Bu dönemde danelerin rutubet oranı % 22-24 arasındadır. Erken hasatta olgunlaşmamış tebeşirimsi, yeşil daneler nedeniyle verim ve randıman düşer. Geç hasatta ise kuşlar ve kemirgenler gibi hayvan zararı ile kırık dane oranı artar. Kurutma problemi ortaya çıkar.

Kurutma

Çeltik mahsulünün güvenli depolanması için rutubet oranının %14' ün altına düşürülmesi gerekir. Güneş altında kurutma yapılırken; çeltik ürünü sert beton veya benzeri zemin üzerine serilir. Sergi kalınlığı 4-5 cm' yi geçmemelidir. Kürek veya tırmıkla sık sık karıştırılmalıdır.

Depolama

Depolama sırasında çeltik rutubeti %14'ün altında olmalıdır. Yüksek olursa mikroorganizma faaliyeti ve böcek zararı artar. Ambar nispi rutubeti %60'ın altında olmalı, sıcaklık da mümkün mertebe düşük tutulmalıdır. Çuvallar ağaçtan yapılan platformda yığılarak depolanırsa, çuvallarla zemin arasında hava sirkülâsyonu sağlanmış olur. Tohumluk olarak kullanılacak çeltikler 2 yıldan fazla depolanacaksa mutlaka dane nemi % 13 ün altında ve ortam sıcaklığı 100C civarında olmalıdır.

Ç.k Yanıklığı Hastalığı (Pyricularia oryzae)

Bu hastalığa bruson, kurt boğazı, sam vurması, pas gibi isimlerde verilmektedir. Bitkinin yaprak ayasında, kınında,sap ve salkım kısımlarında görülmektedir. Kontrolü, dayanıklı çeşit ekmek, aşırı azotlu gübre kullanımından kaçınmak, sık veya geç ekim yapmamak, hasat sonrası tarlada anız bozmak, münavebeli ekim yapmak. Ekimden önce uygun fungisitlerle (Benomyl, Carbendazım etkili maddeli ilaçlarla) 100 litre suya 200 g ilaç karıştırılarak tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Bunun için tohum çimlendirmek amacıyla su içerisine bırakıldığında 24 saat ilaçlı su içerisinde bekletilir. Hastalık tarlada görüldüğünde; Benomyl etkili maddeli ilaçlarla 100 litre suya 60 g ilaç veya Carbendazım etkili maddeli ilaçlardan biri ile dekara 150 g kullanılarak bir hafta ara ile iki, gerekirse üçüncü ilaçlama, yeşil aksam ilaçlaması olarak uygulanmalıdır.

Ç. Kök Boğazı Çürüklüğü (Fusarium moniliforme)

Hastalık etmeni mantardır. Bu hastalığa yakalanan bitkiler zayıf ve soluk görünümdedir. Tarlada bazı hasta bitkilerde normallerinin iki katı kadar uzayabilen ince cılız kardeşler çıkar. Bu boy uzaması her zaman görülmeyebilir. Salkım çıkarma döneminde tümüyle beyaz görünen bitkiler normallerinden çok önce salkım oluştururlar ve beyaz renkli olan salkımlarda sadece boş kavuzlar bulunur. Alt kısımlarda (1. ve 2. boğumlarda) fungusun beyaz veya pembe misel ve konidi kümeleri görülebilir. Hasada yakın devrede tohum kabuğu altına yerleşerek , hasatta elde edilen tohumlarla taşınırlar. Kontrolü: münavebe yapmak, hastalıksız tohum kullanmak, yüksek dozda azotlu gübre kullanmamak ve yanıklık hastalığında anlatıldığı gibi tohum ilaçlaması yapmak.

Çeşit Seçimi

Tohumluk olarak ekilecek çeşitlerin mutlaka sertifika belgesi bulunmalıdır. Osmancık 97, Ribe, Rocca, Sürek 95, Kıral ve Baldo çeşitleri bölgemiz için tavsiye edilebilir .

Resmi ekleyen

TUZLULUK VE ÇELTİK YETİŞTİRİCİLİĞİ

*Çeltik çimlenme esnasında tuzluluğa en çok toleranslıdır fakat 1-2 yaprak döneminde çok hassastır. Çeltiğin tuzluluğa toleransı kardeşlenme ve sapa kalkma döneminde zamanla artar ve olgunlaşma zamanında toleranslılık tekrar yükselmektedir.

*Tuzluluk çimlenmeyi geciktirir fakat sonuçta çimlenme yüzdesini önemli bir derecede düşürmez. Çeltik bitkisi genç fide döneminde (2-3 yapraklı iken) çimlenme döneminden çok daha fazla hassastır.

*Erken fide döneminde tuzluluk yapraklarda kuruma ve rulo şeklinde kıvrılmalara, yaprak uçlarının kahverengileşmesine neden olur. Genellikle tuzluluk belirtileri ilk önce ilk yapraklarda (en eski yaprakta) gözükür, sonra 2. yaprakta daha sonra büyümekte olan yapraklarda görülür.

*Çeltik vegetatif dönemde tuzluluğa tolerans kazanır.

*Yüksek sıcaklık (30,7 derece) ve düşük nemde (% 63,5) solunumun, su alımının ve tuz alımının artması nedeniyle tuzun zararı da artar.

*Generatif dönemde tuzluluğun etkisi tane verimini azaltma bakımından vegetatif devredeki tuzluluktan daha etkili olur. Bitkiler sürekli olarak tuzlu bir ortamda bırakıldığı zaman tuzluluk; salkım oluşumuna başlama, başakçık oluşumu, çiçeklerin döllenmesine ve polenlerin çimlenmesi üzerine etki yapar, bu yüzden steril çiçek sayısı yükselir. En büyük zarar başakta görülür. Tuzluluğun salkım uzunluğu, başaktaki birincil dalları, başakçık sayısını, tohum oluşum yüzdesini ve başak ağırlığını dolayısıyla verimi düşürür.

Resmi ekleyen

TUZLU TOPRAKLARDA ÇELTİK TARIMI İÇİN ŞUNLARI YAPMALIYIZ:

A- Ekimden önce tuzları uzaklaştırmak için temiz su ile yıkamak

B- Toprak tesviyesi yapmak

C- Toprak yapısı, geçirgenlik ve PH iyileştirmek için kavuz, sap, kompost ve yeşil gübre gibi organik madde ilave etmek

D- Cibs gibi toprak ıslah edici maddeler kullanmak

E- Uygun gübreleme tekniği kullanmak (Azotlu gübrelemenin birkaç defada verilmesi, çinko ve demir eksikliğinin giderilmesi)

F- Tuzluluğa dayanıklı çeşitler ekmek

G- Tuzluluk etkisinin çok etkili olmadığı alanlarda yüksek tohumluk oranı kullanmak (daha fazla tohum atmak), tuzluluk etkisinin daha fazla olduğu alanlarda tohum ekimi yerine fide dikimi ile üretim yapmak. Bu sistemde çok genç fidelerin kullanımından kaçınmak

H- Tuzlu sulama suyu ile sulama yapmamak.

10- ÇELTİK HASTALIKLARI: Ülkemiz ve bölgemiz çeltik ekim alanlarında zarar yapan 2 önemli çeltik hastalığı mevcuttur. Bunlar:

Çeltik Yanıklığı : Bu hastalık bitkinin yaprak ayasında, kında, sap ve salkım kısımlarında baklava dilimi şeklinde iki ucu sivri ortası gri ve bej etrafı kahverengi kırmızı lekeler şeklinde kendini gösterir. Ağır hastalıklı tarlalarda bitki tamamen kurur ve tarladan ürün kaldırılamaz. Hastalığın meydana gelmesine etki eden faktörler şunlardır:

% 85’in üzerindeki uzun süreli rutubetli hava,
Aşırı dozda azotlu gübre kullanımı,
Geç ekim ve sık ekim,
Sıcaklığın 25-30 derecenin üzerinde uzun süre seyretmesi, Soğuk sulama suyu
Hastalığın Kontrolü:

Dayanıklı çeşit seçimi,
Aşırı azotlu gübreleme yapılmamalı,
Sık ve geç ekim yapılmamalı,
Ekim öncesi mutlaka tohum ilaçlaması yapılmalı.

Kök Boğazı Çürüklüğü Hastalığının Belirtileri: Hastalığa yakalanan bitkiler zayıf ve soluk görünürler. Hastalıklı bitkilerin bazıları normalin iki katı uzunluğa erişirler ve ince cılız kardeşler çıkarırlar, bazıları ise bodur kalırlar. Hastalığa yakalanan bitkilerin önce yaprak kenarları kahverengileşir orta damarın iki yanı uzun süre yeşil kalır ve zamanla yeşil kalan ısımlarda kurur. Yapraklarda alttan üste doğru dökülmeler başlar. Salkım çıkarma döneminde ise salkımlarda boş kavuz sayısı fazlalaşır.

Hastalığın Kontrolü :

Münavebe yapmak,
Hastalıksız tohum kullanmak,
Aşırı azotlu gübreleme yapmamak,
Tohum ilaçlaması yapmak.

Pirinç (çeltik)


Pirinç, buğdaygiller (Poaceae) familyasından mısır ve buğdaydan sonra en fazla ekimi yapılan otsu bir bitki türleri. Dünya nüfusunun yarısından fazlası için beslenmede büyük bir önem taşır.

Pirincin işlenmesi ve yan ürünler Pirinç kabuğu: Pirinç tanesini içine alan dış kaplama veya kabuk tabakası. Kabuk yenilmez

Pirinç kepeği: Esmer pirincin üst tabakası. Tahıllarda, karışımlarda ve vitamin konsantrelerinde bir bileşendir ve pirinç kepeğinin gıda kalitesinde olmayan cinsleri hayvan yemlerinde kullanılır.
Pirinç kepeği yağı: Pirinç kepeğinden çıkartılan yüksek kaliteli bir yemeklik yağdır.
Kırık taneler: Bir tam tanenin dörtte üçünden küçük olan pirinç taneleri. Pirinç unu yapımında ve evcil hayvan mamalarında kullanılır.

Pirinç unu: Öğütülmüş kabuksuz veya esmer pirinçtir. Alerjenik değildir ve bu da onu, glütene ve buğday unu ürünlerine karşı alerjisi bulunanlar için bir buğday alternatifi olarak çok değerli hale getirir. Pirinç hamuru, cips ve başka aperatif yiyecekler ve kahvaltı amaçlı tahıl ürünleri üretilmek üzere tabaka haline getirilebilir.

Çeltik Tarlaları

Pirinç Çeşitleri Uzun taneli pirinç: Uzunluğu eninin 4 veya 5 katı olan uzun ve ince taneler. Pişirildiğinde tane tane, hafif ve yumuşak olur.

Orta boy taneli pirinç: Uzunluğu eninin 2 veya 3 katı olan, uzun taneli pirinçten daha kısa ve geniş taneler. Pişirilmiş taneler daha nemli ve yumuşak olur ve uzun taneli pirince göre birbirine yapışma eğilimi daha fazladır.

Kısa taneli pirinç: Kısa, tombul, hemen hemen yuvarlak olan tanelerdir.
Aromatik pirinç: Kavrulmuş fındık veya patlamış mısıra benzer bir doğal aroması ve tadı vardır. En yaygın yerli aromatik pirinçler basmati, jasmine ve della'dır.
Tatlı pirinç: Kısa, tombul, opak taneli pirinç. Pişirildiğinde pirinç şeklini kaybeder ve çok yapışkan ve glütenli olur.

Amerikan pirinci 17. yy'da bir Hollanda gemisinin kaptanı, Güney Caroline Valisine, gemisinde yaptıkları onarıma karşılık teşekkür etmek için kargo olarak taşıdığı pirinç tohumlarından bir kısmını verdi. Bu birkaç tohumun bugün bildiğimiz Amerikan pirinç endüstrisini kurduğu söylenir. Tayland, Hindistan ve Vietnam'dan gelen pirinçlerle birlikte Amerika'nın pirinç üretimi dünya pazarında lider konumuna geldi.

Bugün bile Amerikan pirinci Amerikan keşif ruhundan kar sağlamaktadır. Örneğin, 50 yıl önce endüstriyel pişirme prosesi ABD, de geliştirildi. Bu buhar basıncı prosesinin bir sonucu olarak kabuklu pirinç tanelerinin dış tabakalarındaki besinlerin çoğunluğu pirinç tanesi içinde korunmaktadır. Ayrıca, haşlamanın bir sonucu olarak, pişirme özellikleri yanısıra yiyecek firması için onu mükemmel bir ürün haline getiren başka bir kalite özelliği de önemli ölçüde geliştirildi. Haşlanmış Amerikan pirinci (kolay pişer) çiğ halde sarı olmasına rağmen pişirildiğinde beyazlaşır. Yapışmaz ve tane tane kalır.


Dünya pirinç üretimi [değiştir]Çeltik daha ziyade tropikal ve suptropikal iklim şartlarında, güney ve güneydoğu Asya ile Afrika'da yaygın olarak yetiştirilir.

Dünya Çeltik Üretimi - 2005

(milyon metrik ton)

Çin 185
Hindistan 129
Endonezya 54
Bangladeş 40
Vietnam 36
Tayland 27
Myanmar- Burma 25
Pakistan 18
Filipinler 15
Brezilya 13
Japonya 11
Dünya Toplamı 700
Kaynak:
Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)[1]

Vitaminler 100 gr pişirilmemiş haşlanmış pirinçte mineral ve vitaminler :

Sodyum 5,000 mg
Potasyum 120,000mg
Kalsiyum 60,000 mg
Magnezyum 31,000 mg
Demir 1,500 mg
Fosfor 136,000mg
E vitamini 0,130 mg
B1 vitamini 0,100 mg
B2 vitamini 0,070 mg


BESİN DEĞERLERİ

100 gr. pişirilmiş beyaz pirincin besin değerleri şunlardır: 109 kalori: 2,4 gr. protein; 24,2 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,1 gr. yağ; 0,1 gr. lif; 28 mgr. fosfor; 10 mgr. kalsiyum; 0,2 mgr. demir; 374 mgr. sodyum; 28 mgr. potasyum; 0,02 mgr. B1 vitamini; 0,01 mgr. B2 vitamini ve 0.4 mgr. B3 vitamini.

Esmer pirinç denilen türün besin değerleri, beyazınkinden daha yüksektir ve 100 gr. pişirilmiş esmer pirincin besin değerleri şöyle sıralanabilir: 282 kalori; 3,6 gr. protein; 26.7 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 3, l gr. yağ; 1.6 gr. lif; 94 mgr. fosfor; 98 mgr. kalsiyum; l mgr. demir; 71 mgr. sodyum; 177 mgr. potasyum: 220 mgr. magnezyum; 1.4 mgr. çinko; 110 IU A vitamini; 0,3 mgr. B1 vitamini ve 0,04 mgr. B2 vitamini.

Bu değerlerin kıyaslanmasından sonra, tüketilmek üzere esmer pirincin seçilmesi çok doğal olacaktır.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Dünyadaki insanların yarısının ana yiyeceği olan pirinç, değerli bir besin oluşunun yanı sıra;

- Yüksek tansiyonu düşürür.

- Kan şekeri düzeyini sabit tutar: Şöyle ki, pirinç, ekmek ve patatese göre kan şekerini biraz daha fazla yükseltir. Ama, pirinç alımı, kanda kararlı bir şeker düzeyi ve dengeli bir enerji kaynağı sağlar. Bu enerjiyle hareketlenen şeker hastalarına yararlı olup onların kilo almalarını önler.

o Pirinç, böbrek taşı oluşumunu önler: Son zamanlarda Japonya'da yapılan araştırmalar, günde iki kez onar gram pirinç kepeği yenmesinin böbrek taşları oluşumunu engellediğini ortaya koymuştur.

- Pirinç, içerdiği maddelerle bedenin kansere yakalanması rizikosunu azaltır: Bunun için gene pirinç kepeği alımı yeterli olmaktadır.

- Pirincin lapa olarak yenilmesi, yüzyıllardır geleneksel olarak diyarenin giderilmesinde kullanılagelmektedir.

- Kilo düşmek için pirinçle yapılan diyetlerde uzun yıllar boyunca yapılan ilaç tedavisiyle iyileştirilemeyen ve sedef hastalığı yüzünden pullanan deri bölgelerinin temizlendiği gözlemlenmiştir.

- Ekmeğin içerdiği glütenden ötürü alerji çekenler için pirinç seçenek bir nişastalı besini oluşturur.

Bütün bu sağlığımızı destekleyici önemli etkilerinden ötürü özellikle esmer pirincin diyetimize katılması ve sıkça tüketilmesi uzmanlarca öğütlenmektedir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Dünyanın en az pirinç tüketen ama bir o kadar yüksek fiyatla pirinç satılan ülkesiyiz, hayret verici bir durum. :blink:

Son günlerin önemli gözde konularından biri olan pirinç, yine birilerini zengin edeceğimiz bir ürün. :angry:

Paylaşım için teşekkürler sevgili Esesli. :hale:

#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


Pirinç - Çeltik Tarımı




Pirinç başlıca, 45° kuzey, 35° güney enlemleri arasında kalan tropik, astropik ve ılıman bölgelerde yetiştirilir. Pirinç tarımında sulu ve kuru olmak üzere iki yöntemden yararlanılır. Yaygın olarak kullanılan sulu yöntemde ürün suyun içinde yetiştirilir. Bu yüzden akarsu ve göl kıyılarındaki alüvyonlu, düz topraklar yeğlenir. Oysa bazı yüksek yerlerde, aynı öbür tahıllar gibi, suda bekletilmeksizin doğrudan toprağa ekilen pirinç çeşitleri de vardır.

Pirinç, birbirinden alçak setlerle ayrılan içi su dolu bölmelerde yetiştirilir. "Tava" denen bu bölmeler yakındaki akarsulardan arklarla akıtılan suyla doldurulur. Önceden özel çamurlu yataklarda çimlendirilen pirinç fideleri ortalama 15 cm uzunluğa eriştiğinde asıl yerlerine, yani tavalara dikilir. Fideler bol su ve güneşin etkisiyle hızla büyüyüp gelişir. Bu süreç içinde ara sıra tavaların suyu boşaltılarak yabani otlar temizlenir. Pirinç tarımını tehdit eden en önemli öğelerin başında kuraklık, yabani otlar, kuşlar ve böcekler gelir.

Pirinç yaklaşık 6-9 aylık bir süre sonunda, yaprakları sararmaya başladığında hasat edilir. Hasat, tavaların suyu boşaltılıp toprak kuruduktan sonra yapılır. Tarlada kalan saplar genellikle mandalara yedirilir. Pirinç tarımı ABD gibi bazı ülkelerde makinelerle yapılıyorsa da, aslında pek çok bölgede genellikle insan gücüne dayanır.


Pirincin Kullanımı


Dünyada üretilen pirincin büyük bölümü doğrudan yiyecek olarak tüketilir. Ama, tanelerin kavuzları yenmeden önce çıkarılır; bu işlem azgelişmiş kırsal bölgelerde genellikle havana benzer çukur kaplann içinde tokmaklarla dövülerek, gelişmiş ülkelerde ise makinelerle yapılır. Makineyle temizlenen pirinçlerde kavuzlar tümüyle alınıp taneler bembeyaz, parlak bir hale gelir. Öbür ilkel yöntemde ise pirinç tanelerinin üstünde kısmen kavuz artıkları kalır. Daha çok tanelerin görünümünü düzeltmek amacıyla yapılan bu işlemler aslında ürünün besleyici değerini yitirmesine neden olur. Çünkü pirinç tanelerinin dış katmanları insan sağlığı için çok gerekli bir madde olan Bı vitaminince (tiyamin) zengindir. Nitekim, temel besini pirinç olan azgelişmiş bölgelerde, kaba temizlenmiş pirinç insanların Bı vitaminini alabilecekleri tek kaynaktır. Bu yüzden, uzunca bir süre kaba temizlenmiş pirinç yerine, kavuzları tümüyle çıkarılmış, parlatılmış pirinçle beslendiklerinde, Bı vitamini yokluğundan kaynaklanan beriberi denen bir hastalığa yakalanırlar.

Pirinç taneleri öğütülerek un ve nişasta da elde edilir. Pirinç unundan yapılan hamur maya tutmadığı, yani kabarmadığı için ekmek yapımında kullanılmaz. Ama gene de Asya'nın doğusundaki bazı bölgelerde pirinç unundan gözleme gibi bazı yassı hamur ürünleri yapılır. Pirinç unu ve nişastası en çok sütlü tatlı yapımında ve pastacılıkta kullanılır.

Japonya'da pirinçten mayalandırılarak saki denen bir çeşit bira yapılır. Çin ve Hindistan' da da buna benzer alkollü içkiler hazırlanır. Pirinç haşatından sonra arta kalan saplar, pirinç kepeği ve tanelerin parlatılmasından kalan un hayvanlara yedirilir. Ayrıca, saplarından şapka, yer yaygısı, çanta ve ayakkabı gibi bazı hasır eşya yapılır. Pirinç köklerinin yakılmasıyla elde edilen küller ise pirinç tarlalarının toprağına gübre olarak katılır. "Pirinç kâğıdı" denen bir çeşit kâğıdın yapıldığı bitkinin ise pirinçle hiçbir ilgisi yoktur.

Türkiye'de pirinç tarımının büyük bölümü Marmara, Karadeniz ve Ege bölgelerinde yapılır. Pirinç ekimi yapılan 53 bin hektarlık alandan alınan ürün 165 bin tondur; bu üretimde en büyük pay Edirne ilinindir. Edirne'yi Çorum, Samsun, Sinop. İzmir, Manisa, Balıkesir ve Kastamonu izler.


Pirincin İşlenmesi ve Yan Ürünleri


• Pirinç kabuğu: Pirinç tanesini içine alan dış kaplama veya kabuk tabakası. Kabuk yenilmez

• Pirinç kepeği: Pirincin üst tabakası. Tahıllarda, karışımlarda ve vitamin konsantrelerinde bir bileşendir ve pirinç kepeğinin gıda kalitesinde olmayan cinsleri hayvan yemlerinde kullanılır.

• Pirinç kepeği yağı: Pirinç kepeğinden çıkartılan yüksek kaliteli bir yemeklik yağdır.

• Kırık taneler: Bir tam tanenin dörtte üçünden küçük olan pirinç taneleri. Pirinç unu yapımında ve evcil hayvan mamalarında kullanılır.

• Pirinç unu: Öğütülmüş kabuksuz veya esmer pirinçtir. Alerjenik değildir ve bu da onu, glütene ve buğday unu ürünlerine karşı alerjisi bulunanlar için bir buğday alternatifi olarak çok değerli hale getirir. Pirinç hamuru, cips ve başka aperatif yiyecekler ve kahvaltı amaçlı tahıl ürünleri üretilmek üzere tabaka haline getirilebilir.


Pirinç Çeşitleri


• Uzun taneli pirinç: Uzunluğu eninin 4 veya 5 katı olan uzun ve ince taneler. Pişirildiğinde tane tane, hafif ve yumuşak olur.

• Orta boy taneli pirinç: Uzunluğu eninin 2 veya 3 katı olan, uzun taneli pirinçten daha kısa ve geniş taneler. Pişirilmiş taneler daha nemli ve yumuşak olur ve uzun taneli pirince göre birbirine yapışma eğilimi daha fazladır.

• Kısa taneli pirinç: Kısa, tombul, hemen hemen yuvarlak olan tanelerdir.

• Aromatik pirinç: Kavrulmuş fındık veya patlamış mısıra benzer bir doğal aroması ve tadı vardır. En yaygın yerli aromatik pirinçler basmati, jasmine ve della'dır.

• Tatlı pirinç: Kısa, tombul, opak taneli pirinç. Pişirildiğinde pirinç şeklini kaybeder ve çok yapışkan ve glütenli olur.


Amerikan pirinci


17. yy'da bir Hollanda gemisinin kaptanı, Güney Caroline Valisine, gemisinde yaptıkları onarıma karşılık teşekkür etmek için kargo olarak taşıdığı pirinç tohumlarından bir kısmını verdi. Bu birkaç tohumun bugün bildiğimiz Amerikan pirinç endüstrisini kurduğu söylenir. Tayland, Hindistan ve Vietnam'dan gelen pirinçlerle birlikte Amerika'nın pirinç üretimi dünya pazarında lider konumuna geldi.

Bugün bile Amerikan pirinci Amerikan keşif ruhundan kar sağlamaktadır. Örneğin, 50 yıl önce endüstriyel pişirme prosesi ABD, de geliştirildi. Bu buhar basıncı prosesinin bir sonucu olarak kabuklu pirinç tanelerinin dış tabakalarındaki besinlerin çoğunluğu pirinç tanesi içinde korunmaktadır. Ayrıca, haşlamanın bir sonucu olarak, pişirme özellikleri yanısıra yiyecek firması için onu mükemmel bir ürün haline getiren başka bir kalite özelliği de önemli ölçüde geliştirildi. Haşlanmış Amerikan pirinci (kolay pişer) çiğ halde sarı olmasına rağmen pişirildiğinde beyazlaşır. Yapışmaz ve tane tane kalır...


Dünya Pirinç Üretimi


Resmi ekleyen



Çeltik daha ziyade tropikal ve suptropikal iklim şartlarında, güney ve güneydoğu Asya ile Afrika'da yaygın olarak yetiştirilir.


Mineraller ve Vitaminler


100 gr pişirilmemiş haşlanmış pirinçte mineral ve vitaminler şöyledir:


• Sodyum 5,000 mg
• Potasyum 120,000mg
• Kalsiyum 60,000 mg
• Magnezyum 31,000 mg
• Demir 1,500 mg
• Fosfor 136,000mg
• E vitamini 0,130 mg
• B1 vitamini 0,100 mg
• B2 vitamini 0,070 mg


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Pirinç - Oryza sativa



Pirinç, buğdaygiller (Poaceae) familyasından mısır ve buğdaydan sonra en fazla ekimi yapılan otsu bir bitki türleri. Dünya nüfusunun yarısından fazlası için beslenmede büyük bir önem taşır.



Resmi ekleyen





Türleri


• Oryza barthii
• Oryza glaberrima
• Oryza latifolia
• Oryza longistaminata
• Oryza punctata
• Oryza rufipagon
• Oryza sativa



Tahıl bitkileri içinde buğdaydan sonra en çok yetiştirilenlerden biri olan pirinç (Oryza sativa) dünyadaki en önemli bitkisel besin kaynaklarındandır. Aslında dünyanın batı bölümünden çok doğusunda önem taşı­yan bu değerli tahıl özellikle Asya'nın Çin, Japonya ve Hindistan gibi fazla nüfuslu ülke­leri ile Malezya ve Filipinler gibi sıcak yörele­rinde halkın temel besinini oluşturur. Dünya­daki toplam pirinç üretiminin yüzde 90'ı Asya'da gerçekleştirilir.

Eskiçağlardan beri yetiştirilen pirincin orta­ya çıkışma ilişkin ilginç bir Çin efsanesi vardır. Bu efsaneye göre bir kıtlık zamanında balık tutmaya giden, ama balık yerine kurba­ğalar kralını yakalayan küçük bir köylü kızı kurbağayı serbest bırakınca, balık ağının ince deliklerinden geçen güneş ışınları pirinç tane­lerine dönüşüvermiştir.

Gerçekte pirincin Avustralya ve Hindistan'da göl kıyılarında yetişen yabani bir bitkiden türediği sanılmak­tadır. Hindistan'dan Çin’e, oradan da başka ülkelere yayıldığı düşünülen bu değerli tarım bitkisinin İÖ 3000'lerde Çin'de yetiştirildiği bilinmektedir. Büyük İskender İÖ 4. yüzyılda Babil'i ele geçirdiğinde Dicle ve Fırat kıyıla­rında pirinç tarımı yapılıyordu. Pirinç Avru­pa'ya 15. yüzyılda. Kuzey Amerika'ya ise 17. yüzyılda götürülmüştür.

Buğdaygiller (Gramineae) familyasında yer alan öbür tahıllar gibi pirincin de boğumlu ince uzun bir gövdesi (sapı) ve saçak kökleri vardır. Şerit biçimindeki ince uzun yaprakla­rın her biri, çıktığı boğumu bir kın gibi sarar. Pirincin çiçekleri gövdenin ucunda bileşik salkımlar halinde bulunur. Salkımlar çok sayı­da başakçıktan oluşur; her başakçıkta tek bir çiçek vardır. Bu çiçekler döllenerek olgun bir tohuma, yani pirinç tanesine dönüşür. Tane­lerin her biri "kavuz" denen bir kılıfla örtülü­dür. İşte bu kavuzlu taneler, hatta bitkinin kendisi yaygın olarak "çeltik" adıyla anılır.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı