İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Sosyal - Eşli Danslar | Arjantin Tangosu - Mambo - Merenge - Quickstep - Salsa - Foxtrot - Tango - Viyana Valsi

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 6 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sosyal Danslar





Arjantin Tangosu



Resmi ekleyen



Afrika kökenli bir kelime olduğu düşünülen "Tango", "buluşma yeri" veya "özel yer" anlamına gelir. Ancak bu Tango'nun da Afrika kökenli olduğu anlamına gelmez. Küba'daki Habanera, İspanya'daki Contradanza ve Afrika-Arjantin kökenli bir dans olan Candombe, Tango'nun doğuşunda etkili olmuşlardır; ancak bu dansların hiçbirisi Tango'yu Milonga kadar etkilememiştir. Milonga "parti" veya "fiesta" demektir ve Milonga müziği canlı, heyecanlı ve neşelidir.

Mambo

Mambo, canlı bir ritmi olan duygusal bir sosyal dans çeşididir. Bu dansın bazı hareketlerin tehlikeli olmasından dolayı bugün dans stüdyolarında, gece klüplerinde ve hotellerde yenilenmiş bir versiyonu kullanılmaktadır. Günümüzde Mambo yapan profesyonel dansçıların sayısı oldukça azdır ve mambo en zor danslardan biridir. Günümüzde birçok insan mambonun çok hızlı bir dans olduğunu düşünür ama aslınsa mambo yavaş ve çok haraketli olmayan sadece dikkat gerektiren bir danstır.


Mambo özellikle Haitanlıların mesken edildiği Küba'da ortaya çıkmıştır. Bugün çok rağbet görmeyen bu dans, cha cha cha'nın ortaya çıkmasına olan yardımından dolayı dans literatüründe önemli bir yere sahiptir.

Merenge



Resmi ekleyen


Merenge, küçük ve kalabalık dans salonlarına uygun, oldukça hareketli, öğrenmesi kolay, doğaçlamaya açık bir "eğlence" dansıdır. Salsa'da olduğu gibi, kıvrak kalça hareketleri barındırır. Diğer danslardan esinlenen hareketlerden dolayı geniş bir hareket dağarcığına sahiptir.

Merenge, Dominik Cumhuriyeti'nin yerel dansı olmakla beraber komşu ülke Haiti'nin de etkisinde kalmıştır. Dansın kökeninin iki popüler hikâyesi vardır: İlk hikâyeye göre bu dans zincirlenmiş olan kölelerin hareket edebilme arzusuyla yaptıkları davranışları konu alır. Diğer hikâye ise bu dansın ülkedeki bir devrim sırasında bacağından vurulan bir kahramanın eve dönüş partisinde yandaşlarının zıplayarak ve bir bacaklarını sürükleyerek yaptıkları hareketleri temsil ettiğini söyler.

Orijinal olarak Merenge çiftler hâlinde değil, bir çember hâlinde yapılır. Hızlı ayak hareketleri ve omuzların silkilme hareketi dansın karakterini oluşturur. Merenge, özellikle 19. yüzyıl ortalarında popüler hâle gelmiştir.




Quickstep


Resmi ekleyen


Quickstep, dönüşler ve zıplamalar içeren hareketli ve neşeli bir danstır. Üç farklı yaş grubu için değişik tipleri gelişmiştir: genç dansçılar için oldukça neşeli ve hareketli olanı, orta yaşlı dansçılar için biraz yavaşlatılmış ve sakinleştirilmiş olanı ve ileri yaş dansçılar için seçilmiş koreografilerden oluşan yavaş ve daha az hareketli olanı. Çıkış kaynağı İngiltere olan Quickstep, 1930'larda hızlı ve popüler bir dans olan Fokstrot'un yerini almıştır. Hızlı ve neşeli ritmi, temiz adımlar ve canlı hareketler gerektirir. Çok fazla hareket çeşidi olduğundan standart dansların yaratıcılığa en açık olanı olarak kabul edilir.


Salsa



Resmi ekleyen



İspanyolca'da kelime anlamı olarak baharatlı ve acı bir "Sos" anlamına gelen Salsa, herhangi bir rutine bağlı kalmaksızın, doğaçlama olarak yapılan bir "serbest stil" danstır. Dünyanın belirli bölgelerine belirgin olarak diğerlerinden ayrılan salsa stilleri görülür. Bu stillerin her birinin ayak figürleri ve dönüş özellikleri birbirinden farklılık göstermektedir. Bunlardan en çok bilinenleri "Los Angeles (LA) Stili", "New York Stili", "Küba Stili" ve "Miami Stili"dir. Ayrıca grup dansı olarak yapılan bir salsa türü olan Rueda De Casino da, son yıllarda popülaritesi giderek artan stillerden biridir.


Salsa'nın tanımlanması zor olduğu gibi onu kimin keşfettiği de bir soru işareti olarak kalmıştır. Salsa'nın orijininin Puerto Rico olduğu düşünülmektedir. Ancak Küba ve Kolombiya gibi diğer orta Amerika ülkelerinin ve hatta çeşitli Afrika ülkelerinin de bu dansı önemli ölçüde etkilediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Kısaca salsa Küba'nın "Son" müziğinin daha birçok Latin ve Afro-Caribbean dansları ile zenginleştirilmiş halidir.

Son, Havana'ya Küba'nın batısından daha iyi bir yaşam sürmek için büyük şehire göçenler tarafından, 1920'lerde getirilmiştir. Yaşamlarını kazanmak için sokaklarda gitarları ve davullarıyla Havana'ya renk katan bu insanlar zamanla Havana partilerinin vazgeçilmez unsuru olmuşlardır. Doğaçlama yaptıkları müziklerle (Son-montundo) insanları dans ettirmişlerdir.

Bu türün ilk uygulayıcıları Ignacio Piñero, María Teresa Vera ve Miguel Matamoros İspanyol koloni kültüründen aldıkları gitarlar ve geleneksel Küba çalgılarından guiro, maracas ve clave ile bu müziği yıllar sonraya taşıyacak altyapıyı kurmuşlardır. Kısa zamanda Havana sosyetesi, o zamana kadar yaptığı Waltz, Danza, Contradanza ve Danzón gibi dansların yanında "Son" da yapmaya başladı. O zamanların en popüler gece klüplerinden Casino Deportivo ve Casino de la Playa dünyanın dört bir yanından buraya kumar oynamaya gelen zenginlere Son müziğini tanıttı.

Zamanla yeni gruplar, yeni müzik anlayışları ve yani enstrümanlarla son geliştirildi. Piyano, perküsyon aranjmanları ve üflemeli çalgılar Son müziğe katıldı. Küba'nın ekonomik durumu kötüleştikçe müzisyenler para kazanmak için Amerika ve Meksika'ya göç ederek yaptıkları müzikle geçimlerini sağlamaya başladılar. Zaman geçtikçe evlerinden uzakta olan bu müzisyenler kayıtlar yapmaya ve giderek ünlenmeye başladılar.

60'lı yıllara gelindiğinde Amerika'da yaşayan latin müzisyenler klasik son müziğine Rock'n Roll, Merengue, Bossanova, Cumbia, Cha Cha Cha, Mambo ve Boogie-Woogie gibi popüler müzik türlerini kattılar. Gelenkesel Latin ritimlerini bozmadan ortaya çıkarttıkları bu türe sevecen bir isim buldular: "Boogaloo". Latin müziğin efsanesi Tito Puente, New York's Madison Square Garden'daki Fania All Stars konserinde kendinden geçmiş şekilde danseden kalabalığa "Esto es una gran SALSA!". diye seslendi. Bu sözler çok ünlü bir Küba Son şarkısı olan "Echale Salsita!"dan alınmıştı. Bu sözler kısa zamanda, bu müziğe kısa, etkileyici ve tanımlayıcı bir isim arayan plak şirketlerinin pazarlamacıları tarafından kullanıldı. Ve SALSA etiketi günümüze kadar yaşadı. Ne tesadüftür ki bu müziğe salsa denmesine en çok kızan kişi de Tito Puente idi.




Foxtrot


Resmi ekleyen


Fokstrot 20'inci yüzyılın başlarında Avrupa'da görünmeye başlanmış ve asıl ününe 1920'lerde ulaşmıştır. Bu kadar hızlı ünlenmesinde kuşkusuz asıl sebep unutulmaz yetenekteki Amerikalı dansçılar Vernon ve Irene Castle çiftidir. Yıllar boyunca Fokstrot'un değişik tipleri ortaya çıkmıştır; ama aralarında en popülerleri Slow Fox ve Quickstep'tir. Slow Foxtrot akıcı, anî hareketlerden uzak, uzun çizgiler boyunca durmaksızın hareket hâlinde bulunulması gereken bir danstır. Güçlü bir denge ve her harekette sabit bir kontrol gerektirdiğinden zor bir dans olarak kabul edilir. Slow Foxtrot'un hakettiği güzellikte yapılması için, çiftlerin özellikle de bayan dansçının düzenli bir eğitim alması şarttır. Bu dans geniş bir alan istediğinden kalabalık salonlarda yapılması mümkün değildir.


Tango



Resmi ekleyen


Tango'nun koreografik kaynağı Arjantin ve İspanyol halk danslarıdır. 19'uncu yüzyılda güney Afrika'da yaygın bir dans olan Tango, Avrupa'da ancak 20'inci yüzyılın başlarında görünmeye başlamıştır. Dünyaca ünlü Fransız koreograf ve besteci Camil de Rival, bu dansı biraz daha basitleştirmiş ve bugünkü Tango'yu ortaya çıkarmıştır. Papa'nın, Tango'yu uygunsuz bir dans olarak yasaklaması nedeniyle dünya çapında ünlenmesi zaman almıştır. Tango, 1909'da Paris'te ilk başarısının kazanılması ardından 1910-1915 yılları arasında büyük bir hızla bütün Avrupa'ya yayılmıştır. 1930'lar ve 60'larda ününü biraz yitirmesinden sonra, yeniden canlanmaya başlamış olan Tango, anî duruşlar ve beklenmeyen dönüşleriyle ünlüdür.


Viyana Valsi



Resmi ekleyen


Dans yarışmalarında kullanılan Viyana Valsi hareketlerinden biri "Flecker"dir. Bu hareket, Avusturya ve Almanya'da yapılan ilkel halk danslarından türemiş antik bir harekettir. Yüzyıllar boyunca çiftler birbirlerini sıkıca tutarak bir nokta etrafında dönerek dansetmişlerdir. 18'inci yüzyılın sonu ve 19'uncu yüzyılın başlarında bu dans türü şehirlere de yayılmıştır. Köy meydanlarında yapılan bu dans artık Viyana'nn büyük dans salonlarında yapılmaya başlanmıştır. Zıplamalar, yerini uçarcasına ve yerde kayarcasına yapılan dönüşlere bırakmıştır. Bu muhteşem dansı yapan çiftleri seyretmek çok keyif vericidir.

Viyana Valsi, vals ritimleri üzerine kurulmuş tutku dolu ezgilere sahiptir. Bu melodilerin yaratıcıları, Strauss, Legar, Waldteifel, Schubert, Berlios, Tchaikovski, Sibelus, Weber, Ravel gibi dünyaca ünlü ve unutulmaz bestecilerdir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Salsa


Salsa Tarihi


Salsa, İspanyolca'da kelime anlamı olarak sos ya da salça'dır. Malzemesi nerede yapıldığına bağlı olarak değişen bir salça. Fakat buradaki tek gerçek içinde çok fazla baharat olduğudur!!!

Birçok popüler müzikte olduğu gibi, salsa da Afrika'nın, yeni dünya'nın kozmopolit kültürüyle buluşmasıyla ortaya çıkmıştır. Salsa'nın 1930'larda ya da 1940'larda Küba'da başladığı söyleniyor. Aslında tartışma gruplarına baktığınızda, Portoriko'lular ve Küba'lılar arasında, Salsa'nın kendilerine ait olduğuna dair derin tartışmalar var. Hatta Afrikalılar da Salsa'yı sahiplenme konusunda hayli iddialılar. Bir tarafı Yoruba vurmalı çalgıları ve bir tarafı da çağrı cevap (call response) vokalleri, yerlilerin müzikleriyle birleştirildi. İspanya ve Fransa'nın müzik ölçüleri ile İngiltere country dansı üstüste konularak SON ortaya çıktı ve tadı çok güzeldi!!!

Evet, hareket olarak modern Latin dans müziğini Küba kurduysa da değişik içeriklerle bu dansın transformasyonu Karayipler dışında, New York ve Miami sokaklarında gerçekleşmiştir..

Salsa'yı tarif etmek kolay değildir. Salsayı kimler buldu? Kübalılar mı, yoksa Porto Rikolular mı? Gerçekte salsa birçok Latin ve Afro-Caribbean danslarının birleşimidir. Herbiri, salsanın gelişiminde önemli rol oynamışlardır.

Küba'ya, salsanın orijini ve ortaya çıkışının temellerini atması bakımından hakkını verdikten sonra söylemeliyiz ki, salsa sadece Kübanın dansı değildir. Derinlere indikçe, sonradan "Danzon" adını alan ve Haiti'den kaçan Fransızlar tarafından adaya getirilen, İngiliz/Fransız country müziği, Rumba ve Afrika kökenli birçok dansla (Guaguanco, Colombia, Yambu) harmanlanmaya başladı. Ve bugün bilinen salsa ile neredeyse aynı özelliklere sahip olan, Küba'nın simgesel müziği ve dansı "Son" bu karışıma eklendi. Bu ilginç bileşim kendini küçük varyasyonlarla ve küçük oluşumlar halinde bazı başka ülkelerde de göstermeye başladı. Dominik Cumhuriyeti, Colombia, Porto Rico ve diğerleri. Bu ülkelerdeki orkestralar müziklerini para kazanma amacıyla Mexico City ve New York'a taşıdılar. Ve bu iki şehirde yatırım olanaklarının ve tanıtım imkanlarının zenginliği sebebiyle salsa ticari görünümünü kazanmış oldu. "Salsa" terimi New York'da doğdu fakat dansı değil. Salsa değişik ülkelerin değişik müziklerine verilen ortak bir lakap olarak popülaritesini kazandı. Rumba, Son Montundo, Mambo, Guaracha, Cha cha cha, Son, Charanga, Cumbia, Merengue, Plena,Danzon, Guguanco, Festejo, bomba, cubop, Guajiro ve daha birçoğu. Bunların bir bölümü kendi karakterlerini yarattılar bazıları da harmanlanıp Salsayı oluşturdular.

Daha kısa ve net bir anlatımla söylemek gerekirse, Salsa ,Küba Son müziğinin birtakım diğer tarzlarla karıştırılıp modernize edilmiş halidir diyebiliriz.

Eğer günümüzde yapılan salsayı dinlerseniz, altyapısında "Son" duyacaksınız, "Cumbia" duyacaksınız, "Guaracha" duyacaksınız. Hatta eskiden çalınan "Merengue" den parçalar duyacaksınız. Bütün bu eski müzikleri modern ritmlerin arasında yakalayabilirsiniz. Büyük Salsa müzisyenlerinden Kübalı Willie Chirino, bir şarkısının liriklerinde salsanın tarihini bir cümleyle özetlemiş: ".y si en la calle Serra te la encuentras dile que le he escrito un 'SON' de corazón..." ".eğer ona Serra caddesinde rastlarsan, ona sadece onun için kalbimden bir 'SON' yazdığımı söyle..."

Salsa

Latin ritimleri uzun yıllardır popülerliğini korumuştur, hemen hemen herkes Samba, ya da Reggea müziklerini bilir ve bunlarda dans etmiştir.

Fakat hergün daha büyük bir popülerite kazanarak kitlesini arttıran ve dansçılara yıllardır büyük zevk veren bir latin dans daha var, sadece Karayipler'de, Amerika'da ya da Avrupa'da değil dünyanın her köşesinde insanları etkileyen bir danstan bahsediyoruz. SALSA...


İspanyolca bir sözlükte araştırdığınızda salsanın çeşitli baharatlardan oluşan bir çeşit sos olduğunu bulursunuz.Tabiki bizim bahsettiğimiz salsa bu değil, bizi dansetmeye iten bazı ritimlerden ve vuruşlardan bahsediyoruz. Tıpkı yediğimiz salsa gibi, salsa ritmi de sıcaktır. Belirttiğimiz gibi salsa kelimesi müzikle ilgilidir, salsa müziğinin üzerine yapılan dansa Küba ve Miami de genellikle "CASINO" denir. Ama artık bütün dünyadaki dansçılar tarafından "SALSA" adıyla bilinmektedir.

Salsanın kelime anlamını inceledikten sonra, bütün salsa dansçılarının bilmesi açısından çok önemli olan, salsanın köklerine ve neden bu ismi nasıl aldığına, kısaca salsanın nereden geldiğine bakalım.

Salsa şarkılarının sözlerinde çok geçen bir kelime vardır: "SON". Son salsanın tam anlamıyla orijinidir. Yani salsa Küba son müziğinin modernize edilmiş halinden başka bir şey değildir. Diğer müzik türleri ve zengin enstrümanlarla geliştirilmiştir.

Son, Havana'ya Kübanın batısından daha iyi bir yaşam sürmek için büyük şehire göçenler tarafından, 1920'lerde getirilmiştir. Yaşamlarını kazanmak için sokaklarda gitarları ve davullarıyla Havana'ya renk katan bu insanlar zamanla Havana partilerinin vazgeçilmez unsuru olmuşlardır. Doğaçlama yaptıkları müziklerle (Son-montundo) insanları dans ettirmişlerdir.

bu türün ilk uygulayıcıları Ignacio Piñero, María Teresa Vera, ve Miguel Matamoros İspanyol koloni kültüründen aldıkları gitarlar ve geleneksel Küba çalgılarından guiro, maracas ve clave ile bu müziği yıllar sonraya taşıyacak altyapıyı kurmuşlardır. kısa zamanda Havana sosyetesi, o zamana kadar yaptığı Waltz, Danza, Contradanza ve Danzón gibi dansların yanında "SON" da yapmaya başladılar. O zamanların en popüler gece klüplerinden Casino Deportivo ve Casino de la Playa dünyanın dört bir yanından buraya kumar oynamaya gelen zenginlere SON müziğini tanıttı.

Zamanla yeni gruplar, yeni müzik anlayışları ve yani enstrümanlarla son geliştirildi. Piyano, perküsyon aranjmanları, ve üflemeli çalgılar SON müziğe katıldı. Küba'nın ekonomik durumu kötülşetikçe müzisyenler para kazanmak için Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika'ya göç ederek yaptıkları müzikle geçimlerini sağlamaya başladılar. Zaman geçtikçe evlerinden uzakta olan bu müzisyenler kayıtlar yapmaya ve giderek ünlenmeye başladılar.

60'lı yıllara gelindiğinde amerika'da yaşayan latin müzisyenler klasik son müziğine Rock'n Roll, Merengue, Bossanova, Cumbia, Cha Cha Cha, Mambo, ve Boogie-Woogie gibi popüler müzik türlerini kattılar. Gelenksel latin ritimlerini bozmadan ortaya çıkarttıkları bu türe sevecn bir isim buldular: BOOGALOO". Latin müziğin efsanesi Tito Puente, New York's Madison Square Garden'daki Fania All Stars konserinde Kendinden geçmiş şekilde danseden kalabalığa "Esto es una gran SALSA!". diye seslendi.

Bu sözler çok ünlü bir Küba Son şarkısı olan "Echale Salsita!" da dan alınmıştı. Tito Puente'nin Fania All stars konserinde söylediği bu sözler kısa zamanda,bu müziğe kısa, etkileyici ve tanımlayıcı bir isim arayan plak şirketlerinin pazarlamacıları tarafından kullanıldı. Ve SALSA etiketi günümüze kadar yaşadı. Ne tesadüftür ki bu müziğe salsa denmesine en çok kızan kişi de Tito Puente'idi.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Salsa


Salsa Enstrümanları



GUIRO

Plastik, fiberglas ya da doğal calabash (bir çeşit sukabağı) kullanılarak yapılan, bir yüzü tırtıklı bir enstrüman. Tırtıklı yüzüne tahta bir çubuk sürtülerek çalınır. Şişeye benzeyen ve kilden yapılan udu guirosu dan, Afrika udu davuluna benzeyen bir ses alınır

TRES

İkişer telli üç set telden oluşan küçük bir geleneksel Küba gitarıdır. Tres çalındığında, aaaalik bir tını duyulur. Bu romantik ses Küba son müziğinin ve salsanın değişmez tınısıdır

CLAVE

Biribirine vurularak çalınan iki tahta çubuktan oluşur. Afro-Küba müziğin iskeletini oluşturun ritimleri yaratan enstrümandır. Clave olmadan salsa ve bir çok diğer Afro-Küba müziği yapılamaz

BONGO

Farklı boylarda iki küçük davulun birbirine bağlanmasıyla oluşan bir enstrüman. Diz arasına konularak elle çalınır. Hemen hemen bütün latin müziklerinde kullanılır

DJEMBE

Ahşaptan yapılan bir çeşit Afrika davulu. Bacakların arasına konularak çalınır ve çok zengin ve derin bir tonda ses üretir. Kenarlarına vurulduğunda ise çok güçlü bir tiz alınabilir

SHEKERE

Yuvarlak bir sukabağının etrafına ağ şeklinde örülmüş boncuklardan oluşur. Sallandığında ritim oluşturur. Geleneksel shekere calabash kabağının etrafına değişik boylarda boncuklar örülerek yapılır ancak günümüzde fiberglas kullanılmaktadır

SURDO DRUM

Brezilya kökenli bir bas davulu. Samba müziğin kalp atışıdır.

MARACAS

Maracas, elle sallayarak çalınan ve çok güçlü ses çıkaran bir enstrümandır. Orjinal maracasda sukabağının içine zeytin çekirdeği yerleştirilir ancak günümüzde genellikle plastik ya da ahşap gövdeli, içlerinde plastik boncukları olan maracaslar üretilmektedir

TIMBALES

Bir çift kuvvetli ses veren prinç aaaalinden yapılmış davuldan oluşur. Davullar ayakların üzerinde durur ve bu şekliyle timbales latin müziğin markası olmuştur. Latin müziğin efsanevi ismi "El Rey" Tito Puente'nin çaldığı enstrümandır.

CAMPANA

Çan olarak da bilinir. Çan şeklinde bir aaaale tahta bir çubukla vurularak çalınır. Halkın Küba sokaklarında düzenlediği karnavallarda, ineklerin boyunlarından çıkardıkları çanları, bir sopa ile çalmalarıyla bulunmuş bir enstrümandır.

AGOGO

Birbirine bağlıl bir çubukla bağlanmış iki koniden oluşan bu enstrüman bir çok Brezilya samba müziğinde kullanılır

PAN PIPE

Tipik Güney Amerika flütü. Bambudan yapılır. Üzerinde bulunan deliklere üflerken, delikleri açıp kapamayla çalınır.

CAJON

Tahta bir kutudur. Bacaklar arasında elle vurularak çalınır.. Eski Rumbalarda sıkça kullanılırdı.

BATA DRUM

Kum saati şeklinde, kayışla bacaklara bağlanarak, diz üzerinde çalınan bir Nijerya davuludur. Küba müziğinde sıkça kullanılır.



Salsa Stilleri



Salsa bir çeşit "serbest stil" dans ya da "sokak dansı" olduğu için dünyada dans eden sayısı kadar çok sayıda Salsa stili bulunmaktadır. Belirli bir rutine ya da standarda bağlı kalmaksızın dans edilen Salsa, bu özelliği sayesinde özgürce ve doğaçlama yöntemi ile yapılır. Bir zamanlar dans etmek için birkaç temel adım bilmeniz yeterli idi . Kendinizi sadece müziğe bırakmaktan başka bir şeye ihtiyacınız yoktu. O zamandan bu yana Salsa birçok dans stilini içine aldı ve daha karmaşık bir dans olarak ortaya çıktı. Salsa hala "serbest-stil" de yapılan bir dans olmasına rağmen, dünyanın değişik yerlerinde belirgin olarak diğerlerinden ayrılan Salsa stilleri ortaya çıktı. Bu stillerin her birinin ayak figürleri ve dönüş özellikleri birbirinden farklılık göstermektedir.


Bu stillerden en çok bilinenleri şu şekilde sıralanabilir:


1. Los Angeles Stili
2. New York Stili
3. Küba Stili
4. Miami Stili
5. Rueda


Bütün bu stillerde inanılmaz sayıda figür ve dönüş bulabilirsiniz. Her biri Salsa ritmini ayrı bir şekilde yorumlar ve etkileyici bir sanatsal yaratıcılık içerir.

Los Angeles Stili

Adından da anlaşılacağı gibi Los Angeles, Josie Neglia, Vasquez Brothers ve Salsa Brava gibi tanınmış dansçılar sayesinde kendi Salsa'sını yarattı. LA stili, "shine" adı verilen ayak hareketleri ile heyecan verici, şık ve aaaai bir Salsa türüdür. Her yıl düzenlenen Dünya Salsa Yarışmaları ve Bacardi Festivalleri gibi dev Salsa organizasyonlarına katılan dansçılar arasında LA stili uygulayan dansçıların sayısına bakarsak, LA stilinin dünyada bulunan en ünlü Salsa türleri arasında olduğunu anlayabiliriz.

LA Stili Salsa Nedir?

LA Stili Salsa, hareketlerini birçok dans stilinden almış bir salsa türüdür. Küba ve New York stili Salsa, Caz, Swing ve Salon Danslarından etkilenmiştir. Bu etkiler, LA stilini uygulayan günümüz dansçıları tarafından üretilen çok sayıda dönüş figürleri sayesinde daha da geliştirilmiştir. LA stili Salsa figürlerinin çoğu, "cross-body lead" denilen erkeğin bayanı çizgisel bir hareketle vücudunun yanından geçmesi için yönlendirdiği hareketlere dayanır. Bu temel figür, Küba ve New York stili Salsa'larda da bulunur. Bu üç stil, "cross-body lead" gibi birçok dönüş figürünü de ortak kullanmaktadır. Örneğin Küba Stilinde "Setenta" (Yetmiş) olarak bilinen figür, LA ve New York Stili Salsalarda "Hammer-Lock" olarak bilinmektedir.

LA Stili Salsa Diğer Salsa Türlerinden Nasıl Ayrılır?

İlk olarak, Küba Stilinde olduğu gibi karmaşık kol hareketleri LA Stilinde fazla görülmez. Ayrıca, LA Stili dönüş figürleri Küba stilinde olduğu gibi "dairesel" değil, "çizgisel" yapılır. LA Stili Salsa, New York Stili Salsa'da olduğundan daha rahat bir ritme sahiptir. New York Stili Salsa'da "duruş"lar ve "yakalama"lar için çok iyi bir zamanlama gerekmektedir. En önemlisi, çok sayıda yatırma, dönüş, düşüş gibi izleyenlerin başını döndüren hareketleri ile LA Stili Salsa figürleri, aaaai ve gösterişlidir.

LA Stili , Salsa'nın Orijinal Hali midir?

Salsa'nın "orijinal" türü diye bir şeyin varlığına inanmıyoruz. Kolombiya Cali sokaklarında dans eden insanlar, Küba Havana'nın klüplerinde dans edenlerden farklı bir şekilde dans ederler. Aynı şekilde Miami'de yaşayan Kübalılar, Küba'da yaşayan Kübalılar'dan farklı bir şekilde dans ederler. Dünyanın her yerindeki dansçılar Salsa müziğini kendilerince yorumlar ve kendi stillerini yaratırlar. Salsayı bugün bildiğimiz farklı ve figür zenginliğine sahip bir Salsa yapan, gelişiminde çok büyük bir oranda yaratıcılığın kullanılmasıdır.


LA "Shine"ları (Ayak Hareketleri) Nedir?

Evet, LA Stili Salsa'nın da "shine" ları var! "Shine" lar, karmaşık ayak figürleri ile şık el ve vücut hareketlerini birleştiren ve doğaçlama yapılan figürlerdir. Dans ederken partnerler birbirlerinden ayrılır ve kendi "shine" larına başlarlar. Dans rutininde verilen bu etkili mola, dansçıların hem kendi bireyselliklerini ortaya koymalarını hem de partnerlerinin stillerini takdir etmelerini sağlar. "Shine" lar daha çok "conga" vuruşlarının hızlandığı ve güçlü bir şekilde duyulduğu yerlerde yapılır.

Neden LA Stili Salsa Öğrenmeliyim?

LA figürlerin temeli "cross body lead" adı verilen harekete ve temel dans ilkelerine dayanır. Bu sebeple LA Stili Salsa öğrenmekle, hem dansın temeli hakkında güçlü bir altyapıya sahip olursunuz hem de daha sonra Küba, Miami ya da New York Stili gibi değişik Salsa türlerine kolaylıkla geçiş yapabilirsiniz.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Merenge - Merengue Dance



Merengue - merenge 1850 yılına doğru Dominik Cumhuriyeti’nde doğmuş bir dans ve müzik türüdür. Günümüzde Latin dans okullarında öğretilen dans türlerinden biri olan Merenge en kolay öğrenilen Latin dansıdır. Merenge müziği günümüzde özellikle Porto Rikolu müzisyenlerce yorumlanmakta ve icra edilmektedir.


Resmi ekleyen



Tarihçe

Merenge dansının upa habanera adlı dans türünden kaynaklandığı sanılmaktadır. Merenge, Dominik Cumhuriyeti’nin yerel dansı olmakla beraber komşu ülke Haiti’nin de etkisinde kalmıştır. Merenge dansının adımlarının kısa, sürünür biçimde olması, bu dansın ilk kez ayakları zincirli kölelerce oynanmış olmasının öne sürülmesine yolaçmıştır.

Dansın kökeninin iki popüler hikâyesi vardır:



• İlk hikâyeye göre bu dans zincirlenmiş olan kölelerin hareket edebilme arzusuyla yaptıkları davranışları konu alır.
• Diğer hikâye ise bu dansın ülkedeki bir devrim sırasında bacağından vurulan bir kahramanın eve dönüş partisinde yandaşlarının zıplayarak ve bir bacaklarını sürükleyerek yaptıkları hareketleri temsil ettiğini söyler.


Teknik


Merenge çiftler halinde veya grupça yapılan bir Latin dansıdır. Günümüzde dans pistlerinde genellikle çiftler halinde yapılmaktaysa da, orijinal halinde grupça, bir çember oluşturularak yapılmaktaydı. Hızlı ayak hareketleri ve omuzların silkilme hareketi dansın karakterini oluşturur. Merenge, özellikle 19. yüzyıl ortalarında popüler hâle gelmiştir.

Merenge, küçük ve kalabalık dans salonlarına uygun, oldukça hareketli, öğrenmesi kolay, doğaçlamaya açık bir “eğlence” dansıdır. Salsada olduğu gibi, kıvrak kalça hareketleri barındırır. Diğer danslardan esinlenen hareketlerden dolayı geniş bir hareket dağarcığına sahiptir.

Merenge dansında ayaklar yerden çok kısa bir mesafe (yaklaşık 2 cm. kadar) kaldırılır ve adımlar yerinde sayar gibi atılır. Bir sağ ayak, bir sol ayak hareket eder. Başka hiçbir karmaşık adım biçimi yoktur. Bu yüzden adımı en basit danstır. Bu ayak hareketlerinin sadeliği kol ve vücut figürleriyle süslenerek dans hareketleri zenginleştirilir.

Müzik

Merenge müziği çok değişik stillere sahip olmasına rağmen tümünde keskin bir çabukluk ve sürekli tekrarlandığını hissettiren ritimler vardır.

Merenge müziğini çalan bir orkestrada genellikle şu çalgılar bulunur :Akordiyon, güira, büyük davul, ikili küçük davul, bazen marimba ve bandurria. Merenge önceleri tumba dansını tercih eden burjuvazi tarafından aşağılanmış bir kırsal kesim dansıydı. Bu aşağılanma diktatör Rafael Trujillo’nun bu dansı « ulusal dans » olarak ilan etmesiyle son bulmuştur.

1970’li yıllarda salsa akımının da etkisiyle merenge modernleştirilmiş ve merenge çalan orkestralara piyano, trombon , saksofon, synthesizer ve bas gitar da girmiştir.

Merenge'nin, öteki Karayip müzikleri ile karşılaştırıldığında, hızlı bir dizemi vardır. Merenge şarkıcılarına örnek olarak Elvis Crespo, Juan Luis Guerra isimleri sayılabilir.


#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Mambo



Mambo, canlı bir ritmi olan duygusal bir sosyal dans çeşididir. Bu dansın bazı hareketlerin tehlikeli olmasından dolayı bugün dans stüdyolarında, gece klüplerinde ve hotellerde yenilenmiş bir versiyonu kullanılmaktadır. Günümüzde Mambo yapan profesyonel dansçıların sayısı oldukça azdır ve mambo en zor danslardan biridir. Günümüzde birçok insan mambonun çok hızlı bir dans olduğunu düşünür ama aslınsa mambo yavaş ve çok haraketli olmayan sadece dikkat gerektiren bir danstır.


Resmi ekleyen



Müzik

Mambo müziği, Swing ve Küba müziklerinin bir karışımı olan heyecan verici ama aynı zamanda da duygusal bir yapıdadır.

Tarihçe

Mambo özellikle Haitanlıların mesken edildiği Küba’da ortaya çıkmıştır. Bugün çok rağbet görmeyen bu dans, cha cha cha'nın ortaya çıkmasına olan yardımından dolayı dans literatüründe önemli bir yere sahiptir.

Kavram olarak Afrocuba kültüründe dinsel bir ruh taşır. Anlam olarak toplantı veya görüşme, ayrıca bir de "Kutsal Muamele" anlamlarını içerir. Burada trompetler birbirleriyle ve tanrılarla konuşurlar. Her müzisyen bireysel olarak kendine ait ritmi değişik tonlarda vurur.

Modern Mambo'da da değişik ritimler birbirleriyle bağlantı kurarlar. Küba'da dünyaya gelmiş müzisyen Anselmo Sacasas geleneksel Afrocubano müzik biçiminden türettiği ilk Mambo sitili (tarzı) geleneksel olmayan Mambo'dur. 1944 yılından itibaren ortaya çıkan bu Mambo tarzı ünlü Mambo orkestrası Machitto ile dünyaya ün salmıştır.

II. Dünya Savaşı'nda Küba'lı müzisyenler yoğun olarak ABD'ye göçmüşlerdir. Böylelikle Kuzey Amerika'da Kuzey Amerikan Jazz ile Küba ritimleri buluşmuş ve Afro-Cuban-Jazz ortaya çıkmış.


O dönemin Swing'ine ait 2/4'lük vuruşlar Küba'lı müzisyenleri etkilemiş, Mambo ritimleri içine yerleşmiştir. 1955'de Mambo Avrupa'ya göçer.

1987'de Mambo çekilen dans filmleriyle tekrar geçmişteki ilgiyi kendi üzerine çekmiştir.

Erkek dansçı Mambo'ya sol ayağı ile başlar. Mambo'da ağırlık merkezi kalçadır.



Mambo, Küba'da daha çok Haitililerin yaşadığı bölgede ortaya çıkmıştır. Haiti'nin tarihine bakıldığında "Mambo" adında sadece bir büyücü vardır. Bu büyücü köylülere danışmanlık yapar, onları iyileştiren, kötü ruhları kovan, dini bilgiler veren ve ulusal eğlenceleri organize eden biridir. Fakat "Mambo" adında hiç bir yerel dans yoktur. Swing ve Cuban dansın birleşimiyle bu büyüleyici ritm ortaya çıktı ve sonunda yeni heyacanlı bir dans yaratmıştır. O zamana kadar Mambo tasarlanamamıştı.

Mambo dansı, 1943 yılında Havana'daki La Tropicana adında bir gece kulübünde sunduğu dans ile Perez Prado'ya atfedilir. Daha sonra diğer latin Amerikan dans band liderleri (Tito Rodriquez, Pupi Campo, Tito puente, Machito ve Xavier Cugat) sahip oldukları ileri Mambo'nuun değişik stillerini elde etmeyi başarmışlardır.

Mambo ilk defa New York'un Park Plaza dans salonunda sunulmuştur. Mambo gerçek heyacanını, 1947'de The Palladium ve diğer yerlerde ( China Doll, Havana Madrid ve Birdland) kazanmıştır. Mambo'nun değişmiş versiyonu (orjinal Mambo zor ve tehlikeli akrobatik hareketler içeriyordu.) halka, New York ve Miami'deki dans stüdyolarında, yazlık otellerde, gece kulüplerinde sunulmuştur. Mambo'yu seven insanlar kısa süre sonra "Mambonikler" diye bilinmeye başlandı. Mambo çılgınlığı fazla uzun sürmedi. Bugün Mambo sadece ileri seviyedeki dansçıların yaptığı danstır.

Bütün eğitmenler, Mambo'nun en zor danslardan biri olduğunda hemfikirdir. Mambo'nun en büyük faydası, Cha Cha'nın gelişmesine yardımcı olmasıdır.Mambo yeni popüleritesiyle tekrar beğenilmeye başlandı. Bunda Eddie Torres'in de rol aldığı bir çok filmin etkisi vardır. Eddie Torres New York'ta yaşayan profesyonel bir dansçı ve Mambo fanatiğidir. Mambo'ya tekrar dans salonlarındaki saltanatını kazanması için bir mücadele başlatmıştır. Torres gittikçe ünlene bu dansın dansçısı, eğitmeni ve kareografisti olarak en başta gelen kişidir ve Torres "latin dansının Mambo kralı" olarak bilinir. Torres, Mambonun otantik gece kulübü dans stili olduğuna inandığı Salsa'yı tekrar dansçılara sunmaya karar verdi. Torres, "latin Amerikan danslarının en uhteşem zamanı" diyor. mambo bügünde en ateşli zamanı 50'lerde olduğu gibi. Mambo öyle bir dans ki bir çok danslardan etkilenmiştir ( Afrikan, Cuban, Jazz, hip-pop ve hatta bale). Bundan dolayı Mambo'da asla adımlar bitmez. Birçok insan, Mambo'yu çok hızlı bir dans gibi görüyor. Gerçekte Mambo yavaş, titiz ve çok fazla hareket gerektirmeyen bir danstır.


Figürler


• Basic Movement
• Crossbody Lead
• Crossover and Walk Around
• Open Break and Underarm Turn
• Shoulder Check
• Alternating Underarm Turns
• Crossbody Lead with Inside Turn
• Shadow Position Crossover
• Back Spot Turn
• Scallop
• Continuous Crossbody Leads
• Forward Spot Turn, Suprise
• Crossover Swivels & Pullback
• Circular Swivels
• Ron's Check and Spin
• Crossbody Variations (Lady) A. Hip Roll, B. Swivel Cross
• Crossbody Variations (Man) A. kickl, B. Point Hook
• Bobby Break
• Continuous Crossbody Lead
• Back Spot Spin Check
• Salsa Wrap
• Neck Roll
• Shadow Break and Spin
• Spin, Swivel and Arm Check
• Solo Breaks


#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Caz Dansı - Jazz Dance

Jazz Dance - Caz Dansı





Caz dansı, klasik bale temelli bir dans türüdür.

Modern dans gibi, klasik balenin değişmez kurallarına tepki olarak geliştirilmiştir. İyi bir caz dansçısı olabilmek için pek çok dans çeşidinde olduğu gibi klasik baleyi bilmek gerekir. Caz dansı, genellikle müzikallerde kullanılan bir dans türüdür.

Cazın dansla ilişkisi cazın new orleans'ta çok popüler olan rag ve blues'dan türediği çok sıradan bir düşüncedir. 1905-1915 yılları arasında ortaya çıkan grupları caz grubu olarak kabul edersek, New Orleans'lı bandoların repertuarlarının çok az bir bölümü rag tarzındaydı ve on iki barlık blues parçaları beklenildiği kadar yaygın değildi. diğer taraftan caz repertuarları hakkında mevcut olan düşüncelerimiz ilk caz müzisyenlerinin müziğini yansıtmamaktadır.

Bugün yapılan caz müziğinin aksine; cazın ilk dönemlerinde insanlar cazı dans etmek için tercih ediyorlardı, sadece dinlemek için değil. Bu müziğin vuruş formu ve ruhu dansçıların ilgisini çekiyordu. erken caz dönemi müzisyenleri repertuarlarını dansçı Lara eşlik edecek şekilde düzenlerlerdi. Danstaki değişiklikler ve dansın genelde kazandığı popülerlik cazın evriminde çok etkili olmuştur.

Iouisiana beşlisiyirminci yüzyılın başlarında new orleans'ta tören orkestraları ve dans orkestraları aynı müzisyenleri ve büyük ölçüde aynı repertuarları paylaşıyorlardı. Öyle ki geçitlerde çalan müzisyenler geçit bittikten hemen sonra dans salonuna giderler ve enstrümanlarını değiştirip burada müzik yapmaya devam ederlerdi. Salon dansçılarına eşlik eden bu gruplar keman, gitar, bas ve bir ya da iki nefesli çalgıdan meydana gelen orkestralardı. Dansçılara eşlik edebilmek için müzisyenler değişik kaynaklardan çıkan müzikleri biraraya getirirlerdi. Çoğu zaman zorlayıcı ritimlerde parçalar çalmaktan kaçınırlardı. Bu yaklaşımlar cazın özünü oluşturmuştur ve bu dönem müzisyenlerinin çalış şekli "caz ne çaldığın değil, nasıl çaldığındır" düşüncesine önderlik etmiştir.

Diğer bir düşünceye göre ise; "caz, dansçılar için yazılan müzikten ortaya çıkarak büyüyen bir müziktir" şeklindedir. peki dansçılar için yazılan ve sonra şekil değiştirerek cazın gelişimini sağlayan bu müzik neydi ? O dönem müzisyenlerinin yaptığı müzik bugün new orleans cazı olarak da bilinen dixieland tarzıdır ve insanlar her ne kadar dixieland tarzını beyaz orkestra müziği olarak ayırsalar da, bu tarzın cazın ortaya çıkışındaki etkisi asla gözardı edilemez.

Doğaçlama müziğin önemli bir unsurudur ve sadece şimdiki avrupa müziğinde az kullanılmaktadır. doğaçlama biraz afrika müziği ama daha çok cazdan oluşur. müzikologlar afro-amerikanların doğaçlama geleneklerini Afrika müziğinden aldıklarından çok emin değildirler. İlk önce müzik kültürlerindeki doğaçlamaya, yeni dünyaya katılan kölelerin ne gibi bir etkisi olduğunu düşünmek gerekir. Örneğin Gana'nın tipik davul yapısında baş davulcu işaret vermeden sorumludur. onun çaldığı bölüm diğer müzisyenlerinkinden daha değişkendir, dolayısıyla bu doğaçlama olarak varsayılabilir.

Madinka davul yapısında baş çalgıcının diğerlerine göre daha fazla doğaçlama yapma imkanı vardır fakat bütün grup üyeleri kendi bölümlerinde ufak tefek oynamalar yapabilirler. Bazı Afrika korolarında şarkıcılar koro liderinin kendi bölümlerinde değişik varyasyonlar yapmasına izin verirler. Bu perspektiften bakıldığında görülmesi gereken şudur; her nasılsa bu çalışmalar bugünkü caz içerisinde bulunan doğaçlamaya yakın değildir.

Batı afrika şarkılarında ve afro-amerikan blues şarkılarında, kendi içinde gelişen doğaçlamalar çok çok detaylı melodi satılarının keşfedilmesiyle oluşmuyordu. Bunun yerine müzisyenler yaratıcılıklarını baştan sona kadar devam eden tek bir sesle, zamanla, perdeyle ve müziğin başındaki ve sonundaki tınıyla oynayarak ortaya koyuyorlardı.

Doğaçlama sırasında müzisyenler, melodilerin ritimleriyle oynarlar, vuruşlar biraz daha erken veya geç başlatılır veya vurulan bir nota bir kere yerine birden fazla çalınabilir. Benzeri şekilde bir nota başlatılır sonra yumuşatılır, sonra tekrar inanılmaz garip bir ses artışıyla yükseltilebilir. Bazen bütün cümleler ritmi belirginleştirmek için değişik şekillerde yerleştirilir. Bu "ritmik yerdeğiştirme" olarak bilinir. Bu teknikler -pop müzikten etkilenmiş olmasına rağmen- hala afro-amerikan kökenli ilahilerde kullanılmaktadır.

Amerikada cazın oluşmaya başladığı zamanlarda, avrupa müzik geleneklerinde doğaçlama adına iyi gelişmeler oldu. Doğaçlamayla müziği süslemek 20. yüzyılın başlarında konserlerde çok kullanılan bir yoldu ve bu uzun süre pop müzik ve folklorik müzikte de kullanıldı. 1800'ler boyunca konser piyanistleri bislerde sık sık doğaçlama yaparlardı. Alman ve Fransız klavye stillerinde doğaçlamaya "preluding" denir.

1923 yılının sonlarında müzisyenlerin doğaçlamadaki yaratıcılıkları orkestranın programı tarafından yönlendiriliyordu. bazı programlar konser sırasında spontane bir şekilde ortaya çıkardı. Bu programların iskeletleri genelde basılmış düzenlemelerden oluşurdu. İlk bakışta bu düzenlemelerde birçok bölümün birbirine uymadığı görülür. Trombonun kontür çizgileri, klarnetin obligatosu ve trompetin melodilerindeki varyasyonlar spontane bir şekilde çalınır. bunlara eşlik eden diğer melodiler ise yine yaratıcı müzisyenler tarafından doğaçlanır ve çeşitlendirilir.

1920'lerin sonunda doğaçlamaya olan ilgi doğaçlamanın boyutunu arttırmış ve bugün bilinen cazda kullanılan doğaçlamaya yaklaşmasında etkin olmuştur.


#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Ejderha Dansı


Ejderha dansı, Çin'e özgü geleneksel bir dans türüdür.


Resmi ekleyen



Genellikle şenlik ve kutlamalarda sergilenir. Dansta, dansçılar ellerinde tuttukları sopalar araclığıyla ejderha maketini taşırlar. Grubun lider dansçıları, ejderhanın baş hareketlerini kontrol ederler. Ejderhanın kumaştan yapılmış bedeni onlarca metre uzunluğunda olabilir. Bu dans, davul, simbai ve gong gibi geleneksel müzik aletlerinin çalındığı müziklerle yapılır.

Ejderha Dansı'nın orijinal halinin Yin ile Yang (iki ejderha) ustalarından çıktığı kabul edilir. Sergilenmesi, sembolik olarak yavaşlatılmış dövüş sanatlarına benzer. Bu dansı konu alan The Last Airbender-Avatar adlı animasyon filminde ve dans figürlerinin belirtildiği çoğu Çin filmlerinde Ejderha dansının orijinal hali izlenebilir. Günümüzde ise maketlerle canlandırılır. Ejderhaların ateşin atası olduğu kabul görür. Bu dövüş ustaların ilk savunma hareketleridir. Ejderha Dansı diye adlandırılan bu gösteri efsanelerde kalan, günümüzde ise simgeseldir.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı