İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Türk Olmak Nedir?

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 16 yanıt gönderildi

#1
Türk-Kan

Türk-Kan

    Kuvva-i Milliye

  • Kadim Dost
  • 126 İleti

Türk Olmak Nedir?



Aslında çok şeydir Türk olmak. Türk olmak, Osmanlı'nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi. Kosova'da ve Bosna'da, Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.

Türk olmak Kıbrıs'ta, Hocalı'da, Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp, yapmadığın soykırımla suçlanmaktır. Türk olmak faşist olmaktır, vatanına, yurduna, tarihine sahip çıktığınca. Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, yurduna, tarihine sahip çıkmadığınca.

Türk olmak lisanının Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini anlatamamaktır.

Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların bir sürü asır önce Viyana'yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir, sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığın için.

Türk olmak Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.

Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.

Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir. Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.

Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icad edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.

Türk olmak; Troya'dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.

Doğu Roma'yı da Batı Roma'yı da yıkıp, yeni Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır Türk olmak. Türk olmak, Mostar'da köprüdür, Kerkük'te kaledir, İstanbul'da Kızkulesi'dir, Anadolu'da buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, Trakya'da ayçiçeğidir.

Türk olmak Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanene taşımaktır.

Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlından helallik almaktır. Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.

Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.

Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek. Türk olmak, annenin ardından “bir oğlum daha olsun, onu da göndereceğim” demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken “vatan sağ olsun” demesidir.

Türk olmak “Türk çayında radyasyon olmaz” yalanları ile, “gusül abdesti alana AİDS bulaşmaz” dolanları ile yaşamaktır. Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.

Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkına, diş kirasına saygıdır Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. Kendin yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.

Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a âşık olmaktır. Türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir tez tutamadan, toprağa girmektir.

En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkıyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak. Türk olmak Yunus'u bilmektir, Âşık Veysel'i sevmektir. Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ve Hoca Yesevî –tek bir satırını okumasa da- yüreğinde taşımaktır.

Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde...

Hayatın sana verdiklerine “nasip”, vermediklerine “kısmet” demektir. Her işin “hayırlısına” inanmaktır ve “feleğe” küfretmektir ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.

Türk olmak, Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevmektir.

Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir. Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.

Türk olmak, buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.

Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.

Zor iştir Türk olmak.

Türk olmak Anadolu'da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir. Türk olmak, medeniyetler mezarlığı Anadolu'da dik durabilmektir.

Kıvanç Galip Över


(Konuyu yanlis bölümü acmis olabilirim, simdiden özür dilerim. Yetkili arkadaslar tasir artik :sema: )

#2
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Çok güzel bir paylaşım Türk-Kan sağol

Ne Mutlu Türküm Diyene

#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Gerçekten çok güzel bir paylaşım arkadaşım, teşekkürler...

#4
nur01

nur01

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Üye
  • 1 İleti
Türk Olmak Hiçbir Zaman Irkçılık Yapmak Değildir!
Bana Göre Irkçılık Yapanlar Aşşağılık İnsanlardır!Hitlerle Muhakkak Bir Akrabalıkları Vardır..Ayrıca Kurtuluş Savaşından Bu Yana Hiç Kimse Safkanlığa Önem Vermemiş Ve Kız Alıp Vermede Titiz Davranmamıştır Dolayısıyla Çok Az Safkan Türk Vardır!
Farklı Ulusları Barındırdığımız İçin En Uygun Olanı Türkiye Türklerindir ve Öylede Kalacaktır Demek Yerine İçimizdeki Farklı Uluslardan Olan Kardeşlerimize Karşı Irkçılık Yapmamalıyız Onları Sevmeli Kültürlerine Saygı Duymalıyız..
Çünkü Bu Vatan Hepimizin!
Kimse Kimseyi Kovamaz!


#5
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.701 İleti
  • Gender:Male
Atatürk'ün "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözü pek çok şeyi açıklıyo zaten. Dikkat ederseniz, "Öz Türk Olana", "Orta Asya Türkü Olana" vs. vs değil "Türküm Diyene" demektedir Atatürk.

#6
yyagmur

yyagmur

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Dost
  • 6 İleti
  • Gender:Female
  • Location:OSMANİYE
Bu güzel paylaşım için teşekkürler.Her kelimesine sonuna kadar katılıyorum.

#7
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Türk’lerin Yeryüzü Misyonu…

Türk’ler;Tufandan sonra Nuh Aleyhisselam’ın oğullarından biriyle yeryüzünde çoğalan bir boy… Türk’ler İslam öncesi çağlarda da Tanrıya ulaşabilmek için Şaman’ı arayan ,örfü,geleneği,ahlakı,aile yapısı,vicdanı,merhameti ,dürüstlüğü ve adilliği ile yaşayan cesur,mert,savaşçı,gelenekçi,her türlü yeniliğe açık,birlik ve beraberliğini her dönem ve her şart altında kendi boylarından bir boyla her zaman sürdüre gelmişler.Türk’ler yeryüzünde insanlık tarihinde derin izleri sürekli var olan insan topluluğu olarak var olmuşlardır.


Türk’ler;İslam’ı Müslümanlığı kılıç zoruyla,savaşlarla,baskıyla,zorla,fidye vermemek için değil isteyerek kendilerinde var olan değerlerle,ulaşmak istedikleri Allah’a ve sevebilecekleri Sevgililer Sevgilisi ile kendilerine rehber olacak Kitaba kavuştukları an İslam’ı seçip Müslüman olmuşlar. Müslüman olana kadar Orta Asya’da sürdürdükleri savaşlardaki savaşçı ruhlarının ,sadece Çinlilere uzaydan görülebilen tek insan yapısı Çin seddinin yaptırılmasıyla sınırlı olmadığını göstermişlerdir. Yaradılışında var olan bu savaşçı ruhun ,İslam’ı ve Müslümanlığı tanıyıp gönülden kabullenmelerinden sonra’’ölürsem şehit,kalırsam gazi’’düsturuyla ve Allah’ın kelamını insanlara ulaştırıp yeryüzünde yayma görevinin kendileri için kutsal olduğunu kabul etmişler ve Orta Asya bozkırlarından ayrılıp kurdukları bir çok devletlerle yeryüzünün tamamına yayılmışlardır.

Türk’ler,Orta Asya’dan sadece kuraklık,kıtlık gibi coğrafi şartların zorlaşmasından dolayı ayrılmadılar.
Orta Asya’da şimdide Türk boyları yaşamakta…
Adriyatikten Çin seddine,ABD’den Japonya’ya,Avrupa’nı tamamından Avustralya’ya Türk’ler yeryüzünün hemen hemen tamamında varlar…

Türk’ler bir kişi değildir…
Türk’ler bir boy değildir…

Ortak müşterek özellikleri taşıyan Müslüman Türk’ler Türkmenistan’da,Kırgızistan’da,Kazakistan’da, Tacikistan’da,Hindistan’da,Pakistan’da,Amerika’da, İngiltere’de,Fransa’da,Almanya’da,Afrika’da,
Ortadoğu’da kollarıyla,dallarıyla,boylarıyla yaşamaktadırlar.Anadolu’da,kök saldıkları Anadolu’da Büyük Selçuklulardan Anadolu Selçuklularına,Osmanlı İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyeti Devletine kol kol,boy boy,beylik beylik her biri bir devlet ruhuyla vardırlar.Kayı boyu,Oğuzlar, Karaman oğulları, Dulkadir oğulları,Germiyan oğulları,Danişmendler,Rumeli akıncı boyları,Osman oğulları ile diğer bir çok kol ve Müslüman Türk boyları dünde bu coğrafyada yaşamaktaydılar bu günde bu topraklarda yaşamaktalar.

Balkanlar’da ve Orta Asya’da değil Avrupa’nın tamamında yeryüzünün bir çok yerinde ve Anadolu’nun bir çok ilin de, kasabasın da, beldesinde ve köyünde yine 2000 sene öncesindeki özüyle, inandığı gündeki imanıyla,kendine has zekasıyla yaşamakta ve beklemekteler.

Sulh ve barış zamanı sessiz sakin,sabırlı,tahammüllü,tepkisiz,kendine ve inancına olan güvenle kimselerin çözemeyeceği kadar geniş düşünce ufuklarıyla göstereceği refleksini belli etmeyen ve sadece kendilerine yönelecek bir savaş zamanı ortaya çıkacak halleriyle yaşamaktadırlar.

Türk’ler barışçı bir millettir,ta ki birileri kendileriyle savaşmak isteyene kadar…
Türk’ler ve savaş içi içedir birdir beraberdir…
Türk’ler severler er meydanını,cenk etmeyi,kös sesini,davul sesini…

Kuru bir gaza için değil,inançlarının kendilerine yüklediği sorumlulukla mecbur bırakıldıklarında ve gerektiğinde çekinmezler,kaçmazlar savaştan savaşmaktan asla çekinmezler.İnançlarının gereği kendilerini Orta Asya’dan Dünya’nın dört bir yanına yayılmalarını teşvik eden bütün savaşlarda ‘ölürsem şehit ,kalırsam gazi olurum’’düşüncesi ve isteği her daim savaşabileceği isteğinin bu günde özü olmaya devam etmektedir.Türk’lerin savaşçı ruhunun zırhı olan bu duygu ve istek Malazgirt’te Alpaslan’a kefeni giyerek at sırtında askerlerin başına geçirmiş,Kılıçarslan’ları ,Keyhüsrevleri, Keykubatları haçlı ordularının karşısına dikmiş,Kosova ovalarında toz koparıp Fatih’e atını denize sürdürmüş,Yavuzları Mısır’a,Kanunileri Viyana’ya 4.cü Muratları Bağdat’a göndermiş…

Türk’lerin savaşçı ruhunun zırhı olan bu duygu ve istek Çanakkale geçilmez diyerek başını düşürmüş de burnunu ucundan mermi geçerken Kıblesini düşürmemiş.Antep’te,Maraş’ta,Kars’ta,Edirne’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da süngüsünü indirmemiş ve en son Kıbrıs’ta kendisini ezdirmemiştir.

Piyadesiyle,topçusuyla,tankçısı,havacısıyla,yeşil sarıklı gözetleyenleri,komandosuyla hep aynı ruh ve istekle her zaman hazır durmuş ve beklemiştir.Ta ki birileri kendisine açıkça,mertçe saldırana ve savaş açana kadar..Ama ne zamanki sinsice,kalleşçe,kendini göstermeden,er meydanından kaçarak,bölük pörçük,cephesi yok,meydanı yok,çeşitli nam ve ad altında vur kaçlarla,haince ve kendini belli etmeden mevzi mevzi saldırılara maruz kalınca hem dişlerini sıkıp sabretmiş hem de acı zayiatlar vermiştir.

Evet birileri yeryüzündeki bir çok milletleri,kavimleri,devletleri ve insanları istedikleri gibi yönlendirerek kontrolleri altına almışlardır.Yüzlerce yıl süren sinsice çalışmalarıyla onları ele geçirerek,onlar adına devletler kurarak kendilerini gizleyip kurdurdukları bu devletlerin başlarına krallarını,devlet başkanlarını,şeyhlerini, cumhurbaşkanlarını,liderlerini,başbakanlarını koymuşlar ve yine kendilerini göstermeden kendileri seçip getirip hem kurdurdukları bu devletleri ve böldükleri milletleri uzun yıllar içerisinde kolayca kontrol edilebilir hale getirmişlerdir.Çin’den Fransa’ya, Japonya’dan ABD’ye,Almanya’dan Rusya’ya,Küba’dan Arabistan’a ve daha bir çok yerde tarafta görünse,karşıda görünse kontrollerini tek merkezli hale getirip Dünya’yı yönlendirebilecekleri hale getirdiklerini kendi kendilerine kabul edebilir hale gelmişlerdir.

Yeryüzündeki bütün milletleri kontrol edebildiklerini ve devletleri yönlendirebileceklerini kabul edip hatta yeryüzündeki Türk’ler için bile aynı şeyin geçerli olabileceğini akıllarından geçirebilecekleri cesaretinin emarelerini gösterebilmektedirler.

Zayıfladıkları zannedilse de Türk’lerin ne kendisi nede inançları kontrol altına alınamaz,bitirilemez ve yok edilemez!
Dünya’da ki tüm milletleri,devletleri ve insanları kontrol altına alarak nihai hedeflerine ulaşmak üzere olduklarını varsayan birileri,şimdi bütün çabalarını,çalışma ve gayretlerini yeryüzüne kabul ettirdiklerini sandıkları bütün güçlerini kullanarak nihai hedeflerindeki son ve en önemli engel saydıkları Anadolu ve Türk’ler üzerinde oyun içinde bir çok oyunlar düzenlemekteler.

Artık yeryüzünde bütün oyunlar Türk’ler üzerinde oynanmak istenmektedir.

Dünya’nın neresine giderseniz gidin Müslüman diyince akıllarına Türk’ler,Türk’ler deyince akıllarına Müslümanlık gelir ve bu kavram birbiriyle bütünleşmiş bir anlamı ifade eder.

BM,AB,Uluslararası yapılanmalar,çeşitli birliktelikler ve ittifaklar,taraf veya karşı olmalar,ortak organizasyonlar hep Türk’ler üzerine oynanan oyunlar ile Türk’lerin tam kontrol altına alınmasına yönelik olarak yapılmak istenmektedir.Tek merkezli hazırlanan ve sadece marka etiket olarak kullanılan çeşitli ad ve nam altındaki fikir,parti,basın,yayın,taraf,karşıt,iktidar ve muhalefet görüntüsündeki mevcut yapılanların tamamı görsel ve zihinsel manüplasyon ve beyin kontrolüne yönelik,Türk’lerin ve Müslümanlığın birlikte kabul edilirliğini ortadan kaldırma yada kontrolü olarak sunulup uygulattırma gizliliğiyle yapılmaktadır.Çin seddinde olduğu gibi savaşlarla yok edilmeyeceği bilindiği için bu seferde dışarıdan açıkça saldırarak er meydanlarında savaşmak yerine içeriden içlerinden oluşturulacak yapılanma ve ittifaklarla tam kontrolleri ele geçirmeye çalışılarak hem kendilerini göstermeden ,kendi yönetip yönlendirdikleri kişi ve kuruluşlarla, organizasyonlarla önce Türklüğü ve Müslümanlığı birbirinden ayırmayı planlamaktalar.Müslümanlığı ve İslam’ı da kendi kontrolleri altındakilerce kontrol edip yönlendirerek,Türklüğü ve Müslümanlığı birbiriyle savaşır hale getirebilmeyi,etnik kimlik ve mezhepsel ayırımcılıkla maskeleyerek çok yönlü kırımı gerçekleştirebilmek için bir çok planlar ve oyunlar tezgahlanmaktadır.Şu anda Afganistan’da,Irak’ta ve Filistin’de günde yüzlerce kişi öldürülmekte iken kendilerini falan ülke,falan devlet,BM,AB,falan örgüt,filan tugay arkasına gizleyerek bunu başardıklarını zannedenler aynı yöntemlerle Anadolu’yu,Türk’leri ve Müslümanlığı da perişan etmeyi tasarlayabilirler. Kendilerini yekaka,koptagel,filan örgüt,falan teşkilat ve bilmem ne mezhebi maskesi arkasından vur kaç taktikleriyle sinsice,kalleşçe saldırıp 5-10-100-1000-100.000 zayiat verdirebilirler.Toplumun varsayılan beklentisini kendi istedikleri devlet modeliymiş gibi sunup,kendi kontrollerindekine istettirip,veriyormuş gibi göstererek son Anadolu Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve sınırlarını değiştirebileceklerini akıllarından geçirebilirler.Şimdilik sadece Irak’ta, Irak’lıların devletleri,düzenli orduları,askerleri ve birlik beraberlikleri olmadığı halde sanki meşru bir savaş varmış gibi her gün onlarca,yüzlerce kadın,kız,çoluk,çocuk sivil halkı katledenler,bu gün kullandıkları düzenli orduları ve son derece gelişmiş teknolojilerle donatılmış askerleri bulunan ülkelerin arkasına gizlenip kullanabilirler.Kendi kontrollerindeki maskeli farklı farklı isimli güya İslam’i örgütleri kendi cinayetlerine maske yapabilirler.

Bütün bu oyunları Türk’ler üzerine oyun oynamak için prova kabul edebilirler,ancak er meydanı nedir bilmeyen ,cenk nedir,harp nedir,savaş nedir bilmeyenler,şehitlik nedir,gazilik nedir bilmeyenler,cesaret nedir,mertlik nedir bilmeyenler kendi korkaklıklarını ve imansızlıklarını para,güç ve iktidar kendilerinde sanarak korkaklıklarını maskeler gibi kendilerini maske üstünde maske,maske üstünde maske takarak gizlediklerini zannederler.

Topyekun bir savaş çıkarsa ellerindeki teknolojik silahları ,yok edici bombaları kullanabilecek cesareti bulabileceklerini mi sanıyorlar.Yeryüzünü ve insanlığı uçurumun kenarına getirme tehdidiyle oyun oynadıklarını zannedenler,Babil’den günümüze yeryüzünü karıştıranlar,nihayet karşınıza tek başına Türk’leri alarak mı plan üretmek zorunda kaldınız!
Türk’lerin yeryüzü misyonu var olduklarından beri değişmemiştir ve aynıdır,ve yine Türk’ler yeryüzü misyonlarını tek başına üstlenecekleri inanç ve imanla yeryüzünden kötülüğü,çirkinliği,adaletsizliği,zulmü, haksızlığı kaldırmak için gerekirse savaşmak olacaksa geçmişte olduğu gibi gelecekte de bundan kaçmayacaktır.

İslam’ı kendiliğinden seçmiş,Müslümanlığı kendiyle anılır hale getirmiş Türk’leri,bin bir oyunla, maskelerle, kuklalarla bir savaşın içine çekmeye çalışanlar hiç düşündünüz mü,sizlerin var olduğunuzdan günümüze neslinizde,soyunuzda,obanızda ve yurdunuzda kaç tane,kaç tane Dede Korkut,Kaşgarlı Mahmut,Ahmet Yesevi, Mevlana,Yunus Emre,Hacı Bektaş’ı Veli,Nasreddin Hoca var.Kaç tane Tuğrul,Çağrı,Selçuk, Alpaslan, Kılıçaslan,Keykubat,Gıyaseddin var.Kaç tane Osman Gazi,Edebalı,fatih Sultan Mehmet,Yavuz Selim,Kanuni Süleyman,Abdulhamid Han var.Sizin neslinizde atanızda kaç tane Aşık Paşa,Gülşehri,Emir Sultan,kaygusuz Abdal’ın var.Senin Köroğlun,Dadaloğlun,Karacaoğlanın var mı?Sen Akşemseddin,Hacı Bayram’ı Veli,Mimar Sinan,Piri Reis gördün mü?Sende Erzurumlu Emrah,Bayburtlu Zihni gördün mü?Senin Arif Nihat Asya,Aşık Veysel,Fazıl Kısakürek,Yahya Kemal ve istiklalini yazan Mehmet Akiflerin var mı?
Sen; er meydanı nedir,harp nedir,savaş nedir,kahramanlık,cesaret,metlik,yürek,inanç,iman nedir bilir misin?
Ha doğudan, ha batıdan,ha şu modelle,ha bu modelle,ha şu projeyle,ha bu projeyle hele bir dokun Misak’ı Milli’ye,Türk’lerin Devletine ve Türk’lere…

Sen Türk’leri tanımışsında yine tanıyamamışsın,hele bir dokunda değil Adriyatikten Çin seddine,değil Avrupa’dan Asya’ya ve bütün Dünya’ya’’Türklerin yeryüzü Misyonları’’nı nasıl yerine getireceklerini yeryüzü görsün.

Alıntıdır.

#8
oktaytunçbilek

oktaytunçbilek

    KD ™ Dost

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 2.228 İleti
  • Gender:Male
  • Location:idareci,yönetici
Hassas bir konu paylaşımın için sagol. :beach:

#9
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
sevgili oktay tunçbilek bazen insan dolu oldumu hassas konularada giriyor. yorum için teşekkürler

#10
oktaytunçbilek

oktaytunçbilek

    KD ™ Dost

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 2.228 İleti
  • Gender:Male
  • Location:idareci,yönetici
Çok güzel yorumlar yapılmış agzınıza saglık.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı