İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Doğum Öncesi ve Baba Adayları | Doğum Sonrası ve Babalık | Babanın Çocuk Gelişimi Üzerindeki Etkileri

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

Resmi ekleyen



Doğum Öncesi ve Baba Adayları



Hamileliğin İlk 3 Ayı


Kadınlar hamilelikleri süresince pekçok fizyolojik ve psikolojik değişiklikler yaşarken, benzer değişiklikler bu süreci anne adayıyla paylaşan baba adaylarında da görülmektedir. Heyecanlı olduğu kadar zor geçecek bu sürecin ilk üç ayında baba adaylarını neler bekliyor dersiniz?

Çoğu erkek baba olacağını öğrendiğinde sevinç, umut, endişe gibi pek çok duyguyu aynı anda yaşayabilir. İlk üç ay boyunca yaşayacağınız en yaygın endişeler eşinizin sağlığı hakkındaki korkularınız, mali durumunuza ve iyi bir baba olup olamayacağınıza dair endişelerdir.

İlk aylarda, eşinizde hamileliğe bağlı olarak sabah bulantıları, uykusuzluk, ruh halinde ani değişiklikler, yorgunluk ve yeme içme alışkanlıklarında değişiklikler başgösterir. Bu değişiklikler gayet normaldir, ancak siz eşinizi bu şekilde görmeye alışık olmadığınız için onun sağlığı konusunda yersiz korkulara kapılabilirsiniz.

Pek çok baba adayı yeni bir bebeğin ailenin mali durumunu nasıl etkileyeceği konusunda endişe duyar. Eğer hem eşiniz hem siz çalışıyorsanız eşinizin doğum sebebiyle bir müddet çalışamayacak olmasının; bebeğin doğumuyla birlikte başlayacak olan çeşitli sağlık, bakım ve benzeri harcamaların mali sıkıntılara yol açabileceği korkusu bu süreçte sıklıkla yaşanmaktadır.


En önemlisi de, birçok baba adayı nasıl bir baba olacağı konusunda merak ve endişeye kapılabilir. Tüm bu endişeler dokuz ay sonra baba olacağınızı öğrenmenin verdiği duygu karmaşası sonucu ortaya çıkmaktadır ve son derece normaldir. Toplumumuzda hamilelik ve doğum genellikle kadınlarla özdeşleştirilmiş kavramlardır, bu yüzden bu süreçlerde baba adaylarının yaşadığı deneyimlerden, üzerlerine düşen görev ve sorumluluklardan pek sık bahsedilmez. Oysa baba adayları bu sürece ne kadar erken dahil olurlarsa kendilerini yeni ailenin bir parçası hissetmeleri o kadar kolaylaşır. Eşlerinin periyodik doktor ziyaretlerine onlarla birlikte gitmek, diğer baba adaylarıyla iletişim kurmak, ebeveynlikle ilgili kitaplar okumak babalığa geçiş sürecini kolaylaştıracaktır.


Hamileliğin ilk üç ayı için bazı faydalı tavsiyeler:

:z30: Eşinizle çocuk sahibi olma düşüncesinin sizde yaratmış olduğu umut, sevinç, endişe gibi ortak duygularınızı konuşun, hayallerinizi ve korkularınızı paylaşın.İlerleyen aylarda yaşam temponuzun yavaşlayıp sakinleşeceğini düşünerek hamileliğin tadını birlikte çıkarmaya çalışın.
:z30: Eşinizle birlikte yürüyüşlere çıkın.
:z30: Hamilelik, doğum ve babalıkla ilgili kitaplar alın, bu konularda bilgi ve deneyimlerini payşalabileceğiniz arkadaşlar edinin.
:z30: Kendinizle başbaşa zaman geçirerek baba olma konusundaki duygularınızı iyice anlamaya çalışın.


Hamileliğin İkinci 3 Ayı


Bu dönemde bebeğinizin kalp atışlarını duyabilme ve ultrason sayesinde onu görebilme şansınız olacaktır. Bu deneyimler bebek sahibi olacağınız fikrine bir somutluk kazandıracak, sizin bu yeni duruma uyum sağlamanızı kolaylaştıracaktır.

Pek çok baba adayı ikinci üç ay süresince eşleriyle cinsel yaşamlarında değişiklikler yaşar. Kadınlar hamileliğin sebep olduğu hormonal değişimlere farklı tepkiler verebilir. Hamilelik kimi kadınlarda cinsel isteği artırırken, kimilerinde bu isteğin azalmasına yol açabilir. Bu dönemde eşinizin geliştirdiği farklı tepkilerin büyük ölçüde vücudunda oluşan değişikliklerden ve hormonlarından kaynaklandığının bilincinde olmanız gerekir.

Ayrıca bu dönemde eşinizle ilişkilerinizde yaşayacağınız değişimler ve iniş çıkışlar sizi endişelendirebilir. İlişkiniz boyunca alışmış olduğunuz pek çok konuda değişiklikler olmaya başlar ve bu gayet normaldir. Örneğin ikinizin de zevk aldığı haftasonu gezintileri eşinizin yorgunluk ve halsizlik hissetmesi yüzünden sona erebilir. Tanıdığınızı ve anladığınızı düşündüğünüz, güven duyduğunuz eşinizin birden farklı bir insan haline geldiğini düşünebilir; hayalkırıklığına uğrayabilirsiniz. Her çift bu değişimleri farklı şekilde yaşar ve göğüsler. Eşinizle ilişkinizin geçirdiği bu değişim sürecini ve endişelerinizi konuşmayı deneyin, karşılıklı duygularınızı ve beklentilerinizi tartışın. Bu dönemde eşinizle açık ve net bir iletişim yolu geliştirmeniz hamilelik süresince birbirinize destek olmanıza ve uyumlu bir ilişki sürdürebilmenize katkıda bulunacaktır.




Hamileliğin ikinci üç ayı için bazı faydalı tavsiyeler:


:z30: Eşinize onun ne kadar harika bir anne olacağını söyleyin ve hissettirin.
:z30: Evinizdeki günlük işlerle ilgili daha fazla sorumluluğu üzerinize almaya başlayın
:z30: Yeni baba olmuş kişilerle ve mümkünse kendi babanızla konuşun, ebeveynlikle ilgili
duygularını anlamaya çalışın


Hamileliğin Son 3 Ayı


Hamileliğin son üç ayında bir baba adayı olarak yeni bir dizi duygu yoğunluğu yaşamanız normaldir. Büyük ihtimalle nasıl bir baba olabileceğinizi düşünmeye çoktan başladınız. Kendi babanızın bu rolü nasıl üstlendiğini hatırlıyorsunuz ve belki de bu sizin çocuğunuz için oluşturmayı düşündüğünüz baba profiline uymuyor. Babalık kavramı nesilden nesile oldukça değişim göstermiştir. Toplumun babalardan sosyal beklentileri yakın zaman öncesine kadar bile, günümüzden oldukça farklıydı. Babalık ve ebeveynlik değişmeyen, sabit roller değildir. Babalık rolü toplumda zaman içerisinde ve ailelerin değişen ihtiyaçları doğrultusunda yeni boyutlar kazanabilir.

Son üç aylık bu dönem işinizin hayatınızdaki önem derecesini, doğum sonrasında iş ve aileniz arasındaki dengeyi nasıl sağlayabileceğinizi, ne tür değişiklikler ve yeni düzenlemeler yapamanız gerektiğini gözden geçirmeniz için de uygun bir dönemdir.

Babalara yönelik doğuma hazırlık kurslarına devam etmek sizin için çok yararlı olabilir. Türkiye'de çeşitli hastanelerde bu tür kurslar faaliyet göstermektedir. Eşinizle birlikte bu tarz eğitim programlarına katılmanız ortaklaşa yaşayacağınız ebeveynlik deneyiminde size çok katkıda bulunacaktır.

Bu son evrede eşinizin yaşayacağı fiziksel ve duygusal değişimler iyice yoğunlaşacaktır. Özellikle bu dönemlerde anne adayları vücutlarının kontrolünü tamamıyla yitirdiklerini düşünüp paniğe kapılabilirler. Buna bağlı olarak artış gösteren eşinizin yardım ihtiyaçları karşısında siz de kendinizi yetersiz ve stres altında hissedebilirsiniz. Birbirinize karşı sabırlı olun ve iletişim kanallarınızı açık tutmaya, birbirinizi anlamak için çaba sarfetmeye özen gösterin. Unutmayın ki bu dönemde bribirinize göstereceğiniz anlayış ve karşılıklı desteğin önemi herzamankinden fazla olacaktır.



Hamileliğin son üç ayı için bazı faydalı tavsiyeler:

:z30: Yeni mobilyaların alınması, evdeki yeni düzenlemeler gibi bebeğinizle ilgili tüm hazırlıkları
eşinizle beraber yapmaya özen gösterin
:z30: Eşinizle birlikte doğum filmleri izleyin. Bu, özellikle doğum esnasında eşinin yanında
olmayı düşünen babalar için önerilmektedir.
:z30: Doğumun yapılacağı yeri mümkünse önceden görün.


Büyük An İçin Hazırlık



Hamilelik ve doğumla ilgili çeşitli kitaplardan ya da devam edeceğiniz babalara yönelik doğuma hazırlık kurslarından doğum konusunda detaylı ve sağlıklı bilgi edinebilirsiniz. Biz de bebegim ve ben ailesi olarak sizlere konuyla ilgili yardımcı olabilecek genel bazı bilgiler ve tavsiyeler sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Öncelikle detaylı bir doğum planı çıkarın. Doğum esnasında ve sonrasındaki ilk günlerde sizin ve eşinizin ihtiyaç duyabileceği herşeyi listeleyin, gözönünde bulundurulması gereken tüm noktaları kağıda dökün; doğum başladığı andan itibaren sizin üzerinize düşen neler olacak, eşinizin başarılı ve sağlıklı bir doğum yapabilmesinde ne gibi katkınız olabilir, hastaneye giderken yanınıza almanız gerekenler nelerdir... Tüm bunları detaylı düşünüp planlarsanız büyük an geldiğinde duruma mümkün olduğunca hakim olur, yaşanabilecek paniği ve şaşkınlığı minimum seviyeye indirmiş olursunuz.


Peki büyük anın başladığını nasıl anlayabilirsiniz:


:z30: Yavaş, düzenli kasılmalar sıklaşıp kuvvetlenir, doğum başlamışsa sancılar 5 dakikadan daha sık gelir, 1 dakikadan daha uzun sürer.
:z30: "Nişan" denilen hafif kanlı sümüksü bir akıntı gelir; bu serviksteki bebeği koruyucu tıkacın atılmasından kaynaklanır.
:z30: Su kesesi patlar

Eğer su gelmeye başladıysa bile hemen hastaneye gitmeniz gerekmeyebilir, doğum anına daha uzun bir zaman olabilir. Bu durumda yapmanız gereken en uygun şey hastanede ilgili birimle ya da doktorunuzla kontak kurup onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmenizdir.

Doğum öncesinde son kez gözden geçirmeniz gerekn hazırlıklarınızı bir kez daha hatırlatalım:

:z30: Hastaneye ulaşımı mümkünse önceden birkaç kez deneyin; gidiş yolunu, gidiş süresini tam olarak öğrenmeniz faydalı olacaktır.
:z30: Başka çocuklarınız varsa doğum esnasında ve belki sonrasındaki birkaç gün için onların bakımı ile ilgili gerekli düzenlemeleri yapın.
:z30: Size ulaşılabilecek telefonları eşinize ve doğum esnasında eşinizle birlikte olma ihtimali olan kişilere bildirin, cep telefonunuzu bu dönemde mümkün olduğunca açık tutmaya çalışın.
:z30: Doğum öncesinde mümkün olduğunca dinlenmeye ve enerji toplamaya çalışın, doğumdan sonra oldukça yorulacaksınız!
:z30: Hastaneye giderken mümkn olduğunca rahat, terletmeyecek giysiler giyin
:z30: Hazırladığınız doğum çantasının içine anne, bebek ve kendiniz için gerekli olabilecek herşeyi dahil ettiğinizden bir kez daha emin olun:

Anne için:

:z30: İki gecelik önden düğmeli
:z30: Çorap
:z30: Terlik
:z30: Emzirmeye yardımcı sütyen
:z30: Diş macunu ve fırçası,deodorant, şampuan, ve kendinizi iyi hissettirecek şeyler.
:z30: Okuyacak magazin
:z30: Bozuk para
:z30: Dikkatinizi dağıtacak küçük oyuncaklar
:z30: Yastık

Kendiniz için:

:z30: Saat
:z30: Telefon defteri
:z30: Bozuk para
:z30: Fotoğraf makinesı veya video kamera

Bebek için:

:z30: En az üç bez
:z30: Zıbın
:z30: Başlık
:z30: Battaniye
:z30: Pijama

Not: arabanızda bebek koltuğu bulunmasında büyük fayda vardır

Eğer doğum esnasında da eşinizin yanında olmayı ve bebeğinizin dünyaya geliş anına tanıklık etmeyi planlıyorsanız :

:z30: Doğum beklenenden daha zor ve acı verici geçebilir. Eşinizi sancı ve kasılmalar esnasında acı çekerken görebileceğiniz düşüncesine kendinizi alıştırın, bu paniğe kapılmanızı engelleyecektir. Doğumla ilgili kitaplar okumanız ve mümkünse eşinizle birlikte ağrı giderme yöntemlerini inceleyip öğrenmeniz faydalı olacaktır.
:z30: Doğum esnasında bol miktarda kan görebileceğinizin bilincinde olun. Gerçek doğum kasetleri izlemek ya da doğum resimlerini incelemek sizi bu görüntülere alıştırabilir. Ancak yine de kan görmekten aşırı derecede etkileniyorsanız kendinizi bu konuda fazla zorlamamanızı tavsiye ederiz.
:z30: Doğumlar çeşitlilik gösterebilir, kimi doğumlar normalden daha uzun sürer. Eğer eşinizin doğumu normalden uzun sürüyorsa kendinizi sürekli olarak yanında bulunmak için zorlamayın; arasıra doğumhane dışına çıkarak kendinizi rahatlatmanız ve dinlenmeniz sizin için iyi olabilir.
:z30: Yeni doğan bebeğinizi ilk karşılayacak insanlardan biri de siz olacaksınız. Ancak unutmayınki yeni doğan bebekler ilk bakışta pek güzel ya da sağlıklı görünmeyebilirler. Temizlendikten, bakımı ve ilk kontrolleri yapıldıktan sonra bebeğiniz dünyanın en güzel bebeği olacaktır! Tüm yeni doğan bebekler bir dizi sağlık kontrolünden geçer. Bebeğinizin sağlığı ile ilgili gereksiz endişelere kapılmayın, bunlar olağan kontrollerdir.


#2
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

DOĞUM SONRASI VE BABALIK


Resmi ekleyen


HOŞGELDİN BEBEK

Ailenizin en küçük bireyi nihayet aranıza katıldı. Artık siz bir babasınız ve babalığın tadını çıkarmaya başlayabilirsiniz. Ancak bebeğinizle birlikte başlayan bu yolculuğun keyifli olduğu kadar zor yanlarının da bulunabileceğini gözardı etmeyin. Bu yepyeni hayatta bir baba olarak sizi neler bekliyor dersiniz?..


BABALIK VE KARİYER


Yakın bir geçmişe kadar toplumun aile içinde kadın ve erkeğe yüklediği geleneksel roller gereği babalar, iş hayatı ve aile hayatı arasında bocalama durumunu anneler kadar yoğun yaşamıyordu. Çünkü bu toplumsal roller gereği yeni doğan bebeğin bakımı, yeni hayatına sosyal ve fiziksel uyumunun sağlanması, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması gibi sorumlulukları üstlenen ve gerektiğinde işinden fedakarlık yapan büyük ölçüde anne olurken; baba işine öncelik vererek ailesine maddi destek sağlamakla yükümlüydü. Ancak günümüzde çocukların bakım ve yetiştirilmesinde babaların da aktif katılımı gittikçe önem kazanmaktadır. Özellikle ebeveynliğin ilk yıllarında anne babanın çocukla beraber vakit geçirmeye özen göstermesi hem çocuğun hem de ebeveynlerin gelişimleri açısından önemlidir. Çocuğun duygusal ve fiziksel olarak anne-babaya ihtiyaç duyduğu heran onun yanında bulunabilmek ebeveynler için full-time bir iş sayılabilir. Bu sebeple de bir baba olarak işinize ayırmanız gereken zamanla çocuğunuza ayırmak istediğiniz zamanı dengelemede zorluklar yaşayabilirsiniz.

Ayrıca bebekle daha fazla vakit geçirdiği için anneyle bebek arasında ilk başlarda oluşan yakınlığa dahil olamama ve anneye göre bebek bakımı hakkında çok daha bilgisiz ve tecrübesiz olma gibi sebepler bir baba olarak başlarda biraz dışlanmış hissine kapılmanıza yol açabilir. Ama bu durum aslında son derece normaldir ve bebeğinizle bir süre vakit geçirip onu tanımaya, onun bakımı ve gelişimi ile ilgili detayları öğrenmeye başladıkça bu dışlanmışlık ve yabancılık duygusu kendiliğinden yok olacaktır.

İş hayatınızdaki stres bulaşıcıdır. İşyerinde yaşadığınız stresi, sorunları farketmeden eve yansıtıyor olabilirsiniz. Bu durum hem eşinizi hem çocuklarınızı olumsuz etkileyecektir.

İş stresinizi eve mümkün olduğunca az yansıtmak ve işinizle çocuklarınıza aıyrdığınız zaman arasında sağlıklı bir denge kurabilmek için size birkaç küçük ipucu:

. Patronunuzla öncelikleriniz hakkında konuşmayı deneyin. Aileniz ve çocuklarınızla geçirdiğiniz zamanın sizin için ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışın ve mümkünse iş programınızı aile düzeninize uygun biçimde oluşturmaya çalışın. Patronunuza işinizin sizin için çok önemli olduğunu ancak iş hayatındaki performansınızın da ailenizdeki mutluluğunuzla doğru orantılı olduğunu belirtmeniz de faydalı olabilir.
. Stresli bir iş günü sonunda eve dönüyorsanız, eve girmeden önce (ofiste ya da arabanızdayken olabilir) kendinizi rahatlatmak, kafanızı boşaltmak için kısa bir süreyi kendinize ayırın. Böylelikle eve girdiğiniz andan itibaren sizi bekleyen çocuklarınızla paylaşabilecek enerjiyi toplamış olursunuz.
. Eşinizle sürekli iletişim halinde olun ve işinizde yaşadığınız stresi, iş ve aile arasında dengeyi kurmada yaşadığınız zorlukları ona, yakınmadan, anlayışlı bir tarzda anlatmayı deneyin. Unutmayınki eşiniz ve siz bir takımsınız. Eğer eşiniz iş yaşamınızla ilgili bilgi sahibi olursa size olan desteği ve anlayışı artacak ve size elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışacaktır. (örneğin eve geldiğiniz ilk dakikalarda çocukları biraz oyalayarak buarada sizin kendinizi toparlamanıza ve iş stresinden sıyrılıp ev ortamına adapte olmanıza zaman verebilir.)
. Eşinizden sürekli olarak sizin işte bulunduğunuz sürede çocuklarınızın günü nasıl geçirdiğine dair bilgi alın. Çocuğunuza siz yokken oynadığı bir oyun ya da izlediği bir filmle ilgili sorular sorup yorumlar yapmanız, ayrı olduğunuz zaman dilimlerinde bile onunla ilgilendiğinizi hissetirecektir.
. Gün içerisinde ofisten çocuklarınızı arayıp okuldaki sınavın ya da basketbol maçının nasıl geçtiğini sorun, günlük aktivitelerini yanında olmasanız da takip etmeye çalışın.
. Eğer mümkünse çocuğunuzu birkaç kez iş yerinize götürüp yaptığınız işleri ve bunları neden yapmak zorunda olduğunuzu açıklamaya çalışın. Sizi kendinden ayrı tutan bu ortamı tanıyıp anlaması aranızdaki yakınlığı güçlendirecektir.
. Eşinizle bir anlaşma yapın ve günlük sorunları ya da çocukların disiplini ile ilgili konuları eve girdiğiniz ilk saatlerde tartışmamaya özen gösterin. Eve girer girmeniz çocuklarınızın o günkü yaramazlıklarını ve günlük problemleri dinlemek durumunda kalmanız çocuklarınıza iş dönüşü verebileceğiniz ilk tepkilerin negatif olmasına yol açabilir. Oysa birkaç saat eşiniz ve çocuklarınızla güzel vakit geçirdikten sonra bu tür sorunlarla ilgilenirseniz daha yapıcı çözümler bulabilir, aile içinde daha ılımlı bir hava yaratabilirsiniz.
. Eğer sıklıkla iş seyahatine çıkmak zorunda kalıyorsanız, her defasında evden ayrılmadan önce çocuklarınıza nereye gittiğiniz, orada neler yapacağınız konusunda detaylı bilgi verin. Hatta seyahat zamanlarınızla ilgili onların anlayabileceği şekilde küçük takvimler ve günlük programlarınızı hazırlayıp verirseniz kendilerini sizin hayatınıza daha fazla dahil olmuş hissedeceklerdir.


#3
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

BABANIN ÇOCUK GELİŞİMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ


Resmi ekleyen


Araştırmalar göstermektedirki babanın yakın ilgisinin, çocuğun sosyal, fiziksel ve duygusal gelişimi üzerinde olumlu etkileri vardır.

. İlk aylarda baba tarafından yoğun ilgi ve bakım gören bebeklerin çevreleriyle iletişim kurmada daha istekli olduğu belirtilmektedir.
. Babanın çocuğun bakımıyla yakından ilgili olması özellikle erkek çocuklarda, ileriki yaşlarda karşı cinse şiddet uygulama eğilimini düşürmektedir. Tek başına bir anne tarafından yetiştirilen çocuklar büyüme süreçlerinde sadece anneyle beraber oldukları için en ufak mutsuzluklarını ya da sorunlarını bile direk anneye bağlayabilir ve ileriki yaşlarda anneye, dolayısıyla karşı cinse karşı olumsuz tepkiler geliştirebilirler. Babanın çocuğun büyüme sürecindeki aktif rolü ise bu olasılığı düşürmektedir.


Resmi ekleyen


. Yapılan araştırmalar babalarının yakın ilgisiyle büyüyen çocukların genelde kendilerini ifade etme ve iletişim kurabilme konusunda daha becerikli olduğunu göstermiştir.
. Babanın, çocuğun bireyselleşmeyi öğrenmesi üzerinde rolü büyüktür. Çünkü anneler çocuk bakımında çok daha korumacı, denetleyici bir yaklaşım sergilerken babalar çocuğun çevreyi ve hayatı keşfetme aşamasında ona daha fazla özgür alan bırakmayı tercih eder.

Örneğin çocuk hayatında ilk kez yabancı bir varlıkla (bir köpek, yeni bir oyuncak gibi) karşılaştığında anne çocuğa mümkün olduğunca yakın durarak onun rahatlamasını, güvende hissetmesini sağlar. Oysa babalar genellikle daha geri planda kalarak çocuğun bu yeniliği tek başına keşfetmesine olanak sağlar. Böylelikle çocuk ebeveynlerden ayrılmak durumunda kaldığında ya da yabancı kişilerin yanındayken de rahat olmayı, ağlamamayı öğrenir.
. Yetişme sürecinde babanın aktif rol oynadığı çocukların içgüdülerini kontrol etmede ve sosyal adaptasyonda daha başarılı oldukları bilinmektedir.



#4
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Bu faydalı paylaşımın için emeğine sağlık .Teşekkürler




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı