İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Sessiz Film | Tarihçe - Intertitles - Canlı Müzik Ve Ses - Oyunculuk Teknikleri - Gösterim (Projeksiyon) Hızı - Sesli Dönemde Sessiz Filmler - Sessiz Film Yıldızları

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sessiz Film



Sessiz film üzerine senkronize olarak kaydedilmiş diyalogları olmayan filmdir. Sessiz film teknolojisi 1860 civarında icat edilmiş, fakat film makaralarının kolaylıkla imal edildiği 1880 - 1900 yıllarına kadar fazla kullanılmayan, sıradışı bir yenilik olarak kalmıştır.

Sessiz film dönemi bazen Hareketli resimleri kaydedilmiş sesle birleştirmek fikri nerdeyse sinemanın tarihi kadar eskidir; ancak teknik zorluklardan dolayı 1920’lerin sonlarına kadar filmlerin çoğu sessiz film olarak çekilmiştir. Bununla birlikte, sessiz film mesajını görüntüler aracılığıyla aktardığından sesli filme göre daha evrensel bir dile sahiptir. Sinemada"Gümüş Ekran Dönemi" olarak da anılır.

Tarihçe




Resmi ekleyen


Harold Lloyd hanging from a clock face in Safety Last! (1923)


Sinemaya ses gelmeden önceki dönem, sinema tarihçileri ve akademisyenler arasında sessiz dönem olarak bilinir. Film sanatı, sesli filmler sessiz filmin yerini almadan önce tam anlamıyla olgunluğa ulaşmıştı. Birçok sinema tutkunu, sinemaya sesin gelişinden itibaren birkaç yıl boyunca sinemada estetik kalitenin azaldığına inanır. Özellikle 1920’lerde çekilmiş olan sessiz filmlerin görüntü kalitesi son derece yüksekti; fakat daha sonra televizyonda yayımlanan sessiz filmler, orijinal filmin zaten hasar görmüş kötü kopyaları; hatta bu kopyalardan üretilen üçüncü kuşak kopyalar oldukları için ve televizyonda genellikle yanlış hızla ve filmle alâkasız müziklerle oynatıldıklarından, çoğu insan tarafından yanlış şekilde ilkel ve modern standartlara göre pek de izlenebilir nitelikte olmayan filmler olarak bilinirler.

Arabaşlıklar (Intertitles)

Sessiz filmler diyalog için senkronize edilmiş sese sahip olmadıklarından; hikaye konuları, mevcut anahtar diyaloglar ve hatta bazen sinema seyircisi için filmdeki bir hareket üzerine yapılan yorumlar ekranda arabaşlıklar kullanılarak aktarılırdı. Başlık yazarı sessiz sinemanın önemli bir çalışanı haline gelmişti ve bu kişiler genellikle senaryo yazarından farklı kişiler oluyordu. Filmdeki aksiyon üzerine yorum yapan ya da filmin atmosferini güçlendiren resimler veya soyut dekorasyonlar sergilemek yoluyla arabaşlıkların (ya da o dönemin deyişiyle başlıkların) kendileri de filmin grafik unsurları haline gelmişti.

Canlı Müzik ve Ses

Lumière Kardeşler’in 28 Aralık 1895 tarihinde Paris’te yapılan ilk halka açık film gösteriminden başlayarak, sessiz filmler canlı müzik eşliğinde gösterilmekteydi (Cook, 1990). En başından itibaren, müziğin film atmosferini yaratmaya katkıda bulunduğu ve seyircilere önemli duygusal ipuçları verdiği kabul edilmiştir. Bu sebeplerden dolayı bazen film setinde çekim esnasında da canlı müzik kullanılırdı. Genellikle, küçük kasabalarda ve birbirine komşu sinema salonlarında bu amaçla bir piyanist bulunurdu. Şehirlerdeki büyük sinema salonları ise bir orgçu ya da bütün bir orkestrayı bünyesinde barındırma eğilimindeydi. Ünlü "Mighty Wurlitzer" gibi kitlesel büyüklükteki sinema salonları, birtakım ses efektleriyle birlikte orkestral sesleri yapay olarak sağlayabiliyordu.

Sessiz dönemin ilk yıllarında bu sessiz filmler için çalınan partisyonların çoğu doğaçlamaydı. Ancak, uzun metrajlı filmler basmakalıplaşmaya başlayınca; müzik piyanist, orgçu, orkestra şefi ya da bizzat film stüdyosu tarafından Filmde çalmalık müzik (Photoplay musiclerden derlenmeye başladı. D.W. Griffith'in sinemaya büyük yenilik getiren epik filmi Bir Milletin Doğuşu (film) ABD, 1915) için Joseph Carl Breil tarafından bestelenen büyük ölçüde özgün film müziğinden başlayarak; gösterimin yapılacağı sinema salonlarına, özgün ve film için özel olarak bestelenmiş partisyonlarla gitmek sessiz filmler için yaygın bir uygulama haline geldi (Eyman, 1997).

Sessiz filmin altın döneminde, ABD’de müzisyenlerin istihdam edildiği en büyük alan sinemalardı ve Büyük Bunalım’ın başlangıcıyla aynı tarihe rastlayan sesli filmlerin ortaya çıkışı yıkıcı etkiler yarattı.

Başka ülkelerdeki film endüstrileri sessiz filmlere ses eklemenin başka yollarını buldular. Brezilya Sineması’nın erken döneminde bu amaçla fitas cantatas -sinema perdesinin arkasındaki şarkıcıların (görüntüdeki dudak hareketleriyle senkronize şekilde) seslendirdiği filme çekilmiş operetler kullanılıyordu (Parkinson, 1995, p. 69). Japon Sineması’nda ise, filmler sadece canlı müziğe sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir benshiyi -canlı olarak filme yorumlar getiren ve karakterleri seslendiren bir anlatıcıyı da bünyesinde barındırıyordu. Çoğu Amerika’dan gelen yabancı filmlerin tercümesini de yapan Benshi Japon film formunun temel unsuru haline gelmişti (Standish, 2005). Sessiz filmlerin 1930’ların Japonyası’nda köklü biçimde yer etmesinin nedenlerinden birisi de Benshilere olan rağbetti.

Carl Davis gibi besteciler sessiz klasikler için yeni orkestral partisyonlar yazma alanında uzmanlaştılar. Günümüzde de Ben Model, Neil Brand, Phillip C. Carli, Jon Mirsalis, Dennis James ve Donald Sosin gibi birçok sessiz film müzisyeni piyano ya da org ile canlı müzik besteleri yapmakta ve icra etmektedir.

Oyunculuk Teknikleri




Resmi ekleyen


Sessiz dönemin en akılda kalan karelerinden biri: Lon Chaney,
Operadaki Hayalet filminde Erik (Phantom) rolünde



Sessiz filmin doğası, beden dili ve mimikler üzerine önemli ölçüde vurgu yapmayı gerektiriyordu. Böylelikle seyircinin, filmdeki aktörün ne hissettiğini, nasıl bir karakter yaratmaya çalıştığını anlaması kolaylaşacaktı. Modern zamanların seyircisi, birçok sessiz filmde ortak olan jestleri basite indirgeyici ya da kadınsı bularak bunlardan irkilme eğilimindedir. Bu nedenle, modern zamanda sessiz komedilerdramalardan daha popülerdir; çünkü komedilerde abartılı oyunculuk kabul gören bir durumdur. Bununla birlikte, yönetmenlerine ve oyuncularının yeteneklerine bağlı olarak, bazı sessiz filmlerde son derece incelikli oyunculuklara da rastlamak mümkündür. Sessiz filmlerdeki abartılı oyunculuk bazen aktörlerin tiyatro deneyimlerini sinemaya aktarmasından kaynaklanıyordu ve tiyatrodan farklı olarak sinemanın getirdiği yakınlığı anlamış olan yönetmenler oyuncularını bundan vazgeçirmeye çalışıyorlardı. Sunset Boulevard filmindeki Norma Desmond sessiz filmlerinden birini izlerken bunu şöyle ifade etmiştir:

"Bizim sese ihticayımız yoktu, çünkü bizim yüzümüz vardı."



Resmi ekleyen


Gösterim (Projeksiyon) Hızı


1925’lere kadar, çoğu sessiz film sesli filmlerden daha yavaş hızlarda (daha yavaş "kare hızlarında") çekilmiştir. Tipik olarak sessiz filmlerin çekim hızı saniyede 24 kare yerine, filmin yılına ve film stüdyosuna bağlı olarak saniyede 16 ila 23 kare arasında farklılık göstermektedir. Bu filmler orijinal kare hızlarında gösterilmezlerse, filmdeki hareketler doğal olmayan biçimde hızlı ve kesik kesik görünür. Bunun yanında, bazı sahneler hareketi hızlandırmak için çekim esnasında kasıtlı olarak hızlı çekimde filme alınmıştır. Bu uygulama özellikle fars türündeki komedi filmlerinde yaygındır. Aslında sessiz filmlerin çekim esnasında planlanan kare hızları belirsiz de olabilmektedir. Çünkü o zamanın teknolojisinde kameranın yan tarafındaki kol çevrilerek çekim yapılıyordu ve kameramanın bu kolu sürekli olarak aynı hızla çevirmesi mümkün olmayabiliyor, dolayısıyla aynı film içinde farklı kare hızları söz konusu olabiliyordu. Sessiz filmlerin gösteriminde seçilecek film hızı, konunun uzmanları ve film tutkunları çevreleri arasında genellikle can sıkıcı bir konu olmaktadır. Özellikle restore edilmiş sessiz filmlerin DVD sürümleri söz konusu olduğunda, bu tartışma iyica kızışmaktadır. 1927 Alman yapımı bir film olan Metropolis (film)’in 2002 restorasyonu sırasında bu tartışmaların en alevlilerin biri yaşanmıştı.
Eskiden beri film gösterimcileri, sessiz filmleri çekildikleri hızdan daha yüksek hızlarda gösterme eğiliminde olmuştur. Çoğu sessiz film saniyede 18 veya daha fazla kare hızında, hatta bazı filmler, (saniyede 24 kare olan) sesli film hızında oynatılmıştır. Çünkü bir film, çoğu zaman "sessiz film hızı" olarak kabul edilen saniyede 16 kare hızıyla çekilmişse bile, nitrat bazlı 35 mm’lik filmlerin böylesine yavaş bir hızda projeksiyonlarında hatırı sayılır ölçüde alev alma riski vardır. Eskiden projeksiyon görevlileri, film dağıtıcılarından belirli film makaralarının ya da belirli sahnelerin hangi hızlarda çekildiğine dair talimat alır, bu bilgiyi canlı müzikle görüntünün senkronunu sağlamak durumunda olan müzik yönetmeninin programına yansıtırdı. Bunun yanısıra, sinema salonları kârlarını arttırmak üzere günün saatine ya da filmin popülaritesine göre de gösterim hızlarında değişiklik yapabilmekteydi.


Resmi ekleyen



Kayıp Filmler

Sesin sinemaya gelişinden önceki yıllarda binlerce sessiz film yapılmıştı, fakat bazı sinema tarihçilerinin hesabına göre bu filmlerin yüzde 80-90’ı kaybolmuştur.

20. yüzyıl’ın ilk yarısında çekilen filmlerde kararsız ve yanıcı özellik gösteren nitrat bazlı film makaraları kullanılmıştı; dolayısıyla bu filmlerin zaman içinde bozulmalarının önüne geçmek için özenle korunmaları gerekmektedir. Fakat çoğu sessiz film sinemalarda gösterildikten sonra artık herhangi bir ticari değer taşımadığı gerekçesiyle ya hiç korunmamış ya da kötü şartlarda saklanmıştır. Geçen on yılların ardından birçoğu eskiyip, toz gibi ufalanmıştır. Bazı filmlerin üzerine yeniden kayıt yapılmış, bazılarıysa stüdyo yangınları ve yer açma operasyonlarında yok edilmiştir. Bunun bir sonucu olarak, sessiz filmlerin korunması sinema tarihçileri arasında yüksek derecede öncelik taşıyan bir konu haline gelmiştir.


Kayboldukları Tahmin Edilen Başlıca Sessiz Filmler

- El Apóstol - 1917 (dünyada çekilen ilk sinema)
- Cleopatra (film) - 1917
- Gentlemen Prefer Blondes - 1927
- The Great Gatsby(film) - 1927
- London After Midnight (film) - 1927


Sonraki Yıllarda Gelen Saygı

Birçok film yapımcısı eserlerinde sessiz dönemin komedilerine saygılarını sunmuşlardır. Jacques Tati Les Vacances de Monsieur Hulot (1953), Mel Brooks Silent Movie (1976) ve indi film yapımcısı Eric Bruno Borgman The Deserter (film) (2006) filmleriyle bu yapımcılar arasında yer almışlardır. Tayvanlı yönetmen Hou Hsiao-Hsien'nın alkış alan dramı Three Times (2005) filminin üçüncü yarısı, ortalarından itibaren arabaşlıklarla bezeli bir sessiz film olarak çekilmiştir; Stanley Tucci'nin The Impostors filmi de eski sessiz komediler tarzında sessiz bir sahneyle başlamaktadır. 1999 yapımı bir Alman filmi olan Tuvalu’da da bu tarza yer verilmiştir. Guy Maddin’in Sovyet dönemi sessiz filmlerine saygı gösterisi mahiyetindeki The Heart of the World isimli kısa filmi birçok ödül kazanmıştır. Vampirin Gölgesi (2000), Friedrich Wilhelm Murnau'nun klasik sessiz vampir filmi 1922 yapımı Nosferatu’nun büyük ölçüde kurgulanmış halidir. Werner Herzog, aynı filmi Nosferatu: Phantom der Nacht (1979) adlı filmiyle onore etmiştir. Bazı filmler sessiz dönem ile sesli film dönemi arasındaki zıtlıklara dikkat çekmiştir. Sunset Blvd., sessiz film yıldızı Gloria Swanson’nın canlandırdığı Norma Desmond karakterinde iki dönemin bağlantısızlığını ortaya koymayı amaçlayan bu tarz bir filmdir.


Sesli Dönemde Sessiz Filmler

Sesli film çekme düşüncesi, 1896’da bu konuda çalışmalar yürüten Edison’dan beri var olsa da, bu teknoloji ancak 1920’lerin ilk yarısında geliştirilebildi. Bunu izleyen birkaç yıl; rakip ses formatları tasarlamak, uygulamak ve pazarlamak üzerine bir yarış halinde geçti. 1927’de çekilen ilk sesli film The Jazz Singer (film) filminin ticari başarına rağmen, 1927 ve 1928 yıllarında çekilen filmlerin büyük çoğunluğunu yine sessiz filmler oluşturmuştur. Sesli filmler ancak 1929 yılından itibaren hakim duruma geçebilmiştir.

Sesli dönemde, sanatsal nedenlerle sessiz olarak çekilen filmlerin listesi aşağıda verilmiştir:

- The Docks of New York, Josef von Sternberg, 1929
- Diary of a Lost Girl, GW Pabst, 1929
- Pandora's Box (film), GW Pabst, 1929
- Man With a Movie Camera, Dziga Vertov, 1929
- Earth (1930 film), Aleksandr Dovzhenko, 1930
- Love Is Strength, Mikio Naruse, 1930
- City Lights, Charlie Chaplin, 1931
- Tabu, F. W. Murnau, Robert Flaherty, 1931
- I Was Born, But...,Yasujiro Ozu, 1932
- A Story of Floating Weeds,Yasujiro Ozu, 1934
- Modern Times (film), Charlie Chaplin, 1936
- Silent Movie, Mel Brooks, 1976
- Sidewalk Stories, Charles Lane, 1989
- Juha (1999 film), Aki Kaurismäki, 1999
- The Heart of the World, Guy Maddin, 2000
- Claire (film), Milford Thomas, 2001
- Tuvalu (film), Veit Helmer, 2001
- Dracula, Pages From a Virgin's Diary, Guy Maddin, 2002
- Cowards Bend the Knee, Guy Maddin, 2003
- The Call of Cthulhu (film), Andrew Leman, 2005
- The Brand Upon the Brain, Guy Maddin, 2006


Onarılan ve Yeniden Bulunan Sessiz Filmler

Aşağıdaki filmler, film arşivlerinde bozulmadan kalabilen ya da özel koleksiyonlarda bulunan filmlerdir:


- Defense d’afficher, Georges Méliès, 1896
- X-Rays, G.A. Smith, 1897
- Aya Seyahat, Georges Méliès, 1902
- La Tosca, André Calmettes and Charles Le Bargy, 1909
- Jephtah’s Daughter: A Biblical Tragedy, 1909
- A Manly Man, Thomas H. Ince, 1911
- At the Duke's Command, Thomas H. Ince, 1911
- The Colleen Bawn, Thomas H. Ince, 1911
- The Mirror, 1911
- Maid or Man, Thomas H. Ince, 1911
- The Sultan's Garden, Thomas H. Ince, 1911
- Dr. Jekyll ve Mr. Hyde, Lucius Henderson, 1912
- A Fool and His Money, Alice Guy-Blaché, 1912
- Under Two Flags, 1912
- The Prisoner of Zenda, Edwin S. Porter, 1913
- Der Hund von Baskerville, Rudolf Meinert, 1914
- Double Trouble, William Christy Cabanne, 1915
- Youth, Harry Handworth, 1915
- Mysteriet natten tell den 25:e, Georg al Klercker, 1916
- Purity, Rea Burger, 1916
- Bucking Broadway, John Ford, 1917
- His Wedding Night, Roscoe Arbuckle, 1917
- The Image Maker, Eugene Moore, 1917
- Max and His Taxi, 1917
- Max Comes Across, 1917
- Max Wants a Divorce, 1917
- The Rough House, Roscoe Arbuckle, 1917
- Hell Bent, John Ford, 1918
- Oh Baby!, 1918
- Back Stage, Roscoe Arbuckle, 1919
- Scarlet Days, D.W. Griffith, 1919
- If I were King, J. Gordon Edwards, 1920
- In the Days of St. Patrick, Norman Whitten, 1920
- The Blue Fox, Duke Worne, 1921
- Beyond the Rocks, Sam Wood, 1922
- The Young Rajah, Phill Rosen, 1922
- $20 A Week, Harmon F. Weight, 1924
- The Breaking Point, Herbert Brenon, 1924
- Pied Piper Malone, 1924
- The Boob, William Wellman, 1926
- The Exquisite Sinner, Josef von Sternberg, 1926
- The Flaming Frontier, Edward Sedgwick, 1926
- You Never Know Women, William Wellman, 1926
- A Page of Madness, Teinosuke Kinugasa, 1926
- The Ridin' Rowdy, Richard Thorpe, 1927
- The Rough Riders, Victor Fleming, 1927
- Senorita, Alfred E. Green, 1927
- Sorrell and Son, Herbert Brenon, 1927
- The Constant Nymph, Adrian Brunel, 1928
- The Passion of Joan of Arc, Carl Theodor Dreyer, 1928
- Drag, Frank Lloyd, 1929
- Why Be Good?, William Seiter, 1929
- Wonder of Women, Clarence Brown, 1929


En Pahalı Sessiz Filmler


1. The Birth of a Nation (1915) - $10,000,000
2. The Big Parade (1925) - $6,400,000
3. Ben-Hur (1925) - $5,500,000
4. Way Down East (1920) - $5,000,000
5. The Gold Rush (1925) - $4,250,000
6. The Four Horsemen of the Apocalypse (film) (1921) - $4,000,000
7. The Circus (1928) - $3,800,000
8. The Covered Wagon (1923) - $3,800,000
9. The Hunchback of Notre Dame (1923) - $3,500,000
10. The Ten Commandments (film) (1923) - $3,400,000
11. Orphans of the Storm (1921) - $3,000,000
12. For Heaven's Sake (1926) - $2,600,000
13. Seventh Heaven (1926) - $2,400,000
14. Abie's Irish Rose (1928) - $1,500,000



Bakınız, Lumière Kardeşler - Auguste Marie - Louis Nicolas

#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sessiz Film Yıldızları




Buster Keaton


Buster Keaton (aslında Joseph Francis Keaton), 4 Ekim 1895'te Kansas'ta Joseph Frank Keaton VI adıyla doğdu, 1 Şubat 1966 öldü. Anne ve babası vodvil komedyenleriydi. Buster adı ise aile dostları ve iş arkadaşları Harry Houdini tarafından verilmişti. Daha üç yaşındayken, ailesiyle birlikte Üç Keaton adı altında gösterilere çıkıyordu. İlk kez 1917 yazında, beraber iki bobinlik on beş kısa film daha çekeceği komedyen-yönetmen Fattie Arbuckle'ın filmi The Butcher Boyda rol aldı. 1920 yılında askerden döndükten sonra ilk uzun metrajlı filmini çekti ve birden yıldız oldu. Bir yıl içinde, kendi yapım şirketinde kendi yazdığı, yönettiği ve oynadığı filmler çekiyordu. 1928'de MGM stüdyosuna geçmek zorunda kalınca filmlerinin ışıltısı kayboldu. 1932 yılında boşandı, alkolik oldu ve 1935'te bir kliniğe yatırıldı. 1952'de eski evinde sakladığı bazı filmleri bulununca yeniden hatırlandı ve filmlerine akademik bir ilgi gösterilmeye başlandı ve ardından kendisine özel bir Oscar ödülü verildi. 1966 yılında, yüzden fazla film çektikten sonra kanserden öldü. Hiçbir filminde değişmeyen ifadesiz yüzü ile Büyük Taştan Surat lakabını kazanmıştı.

Önemli Filmleri

1920 One Week
1922 The Playhouse
1923 Our Hospitality
1924 Sherlock Junior
1924 The Navigator
1925 Go West
1927 The General
1928 The Cameraman
1930 Free and Easy
1931 Parlor, Bedroom and Bath
1943 Forever and A Day
1950 In the Good Old Summertime / Yeni Sevdalılar
1950 Sunset Boulevard / Sunset Bulvarı
1952 Limelight / Sahne Işıkları
1953 It's A Mad, Mad, Mad World / Çılgın Dünya
1966 A Funny Thing Happened on the Way to the Forum / Aptallar Şehri




Resmi ekleyen


Charli Caplin

Asıl adı Charles Spencer olan Charlie Chaplin 1889'da Londra'da sirkte oyuncu olarak çalışan bir ailenin ferdi olarak doğdu.1910'dan itibaren ABD'ye yerleşen Charlie 1913'den itibaren önceleri kısa metrajlı filmlerde rol aldı.O dönemde 1917'den itibaren oyuncu.senarist ve yönetmen olarak birçok filme imza attı.1919'da United Artists isimli film şirketini kurarak birçok filmin çekimine öncülük etti.Filmlerinde mim sanatının öğelerini ustaca kullanması,duygusallığı ve sakarca hareketleri onu sinemanın ekol ismi haline getirdi.Şarlo tiplemesi birçok komedyene esin kaynağı oldu.1952'de İsviçre'ye yerleşen Chaplin 1966'da Hong Kong'lu Kontes(A Countess from Hong Kong) filminin yönetmenliğini yapıp sinema dünyasına veda etti.1964'de My Autobiography (Yaşamım) isimli eserinde hayatını anlatan Şarlo 1977'de İsviçre'de hayata veda etti.

Şarlo'nun iz bırakan filmleri Şarlo Asker (Shoulder Arms1918), Yumurcak (The Kid-1921), Şarlo Hacı (The Pilgrim-1922), Altına Hücum (The Gold Rush-1925), Şehir Işıkları (The City Lights-1930), Şarlo diktatör( The Great Dictator-1940) ve Sahne Işıkları (lamelight-1952)'tir.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.



Sessiz Film



• 23 Mart 1925 - Sessiz sinema döneminin en pahalı filmi, (3.9 milyon dolar) "Ben Hur" gösterime girdi.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı