İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

[Müzik Türleri] Goth (Gothic) Metal - Tarihi, Gelişimi, Temsilcileri

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.701 İleti
  • Gender:Male
Goth, 1970'lerin sonu 80'lerin başında, Punk'tan etkilenerek doğan bir alt kültürdür.

Söylentilere göre Joy Division grubunun menejeri Anthony H. Wilson, pop gruplarına karşı Joy Division'ı Gothic olarak niteleyen ve bu alt kültüre bir nevi resmi ismini kazandıran kişi. Avrupa'yı yağmalayan Goth Kabileri ile hiçbir ilgisi olmayan bu altkültür, Thatcher - Reagen döneminde yapmacık Anglo Saxon kültüren bir tepki olarak doğdu denebilir. Konservatzmin ve gelenekçiliğin dünyaya empoze edilmeye çalışıldığı, çok başarılı, mutlu, ve rahatsız edici herşeyi yoksayan bir toplumun karşısına, hayatın bütün ikilemleri ile karanlık ve aydınlık, iyilik ve kötülük, ölüm, depresyon, var oluşun anlamsızlığı gibi öğeri bir nevi kutsayan bu altkültür ikilemler olmaksızın hayatın var olmayacağını kabul ederek, karanlık ve sıradışı bir anlayışla kabulendiği bu ikilemleri kutsar. Tarihe, edebiyata, müziğe ve mitolojiye ilgi duyan, Afrodit'le beraber Medea'yı da kutsayan bu alt kültür, zamanla kendini kabul ettirdi. Goth kültürü sanatın her alanında kendi ilahlarını yarattı.Müzikte Sister of Mercy, Siouxsie and Banshees, Damned, The Cure, Nine Inc Nails, Mission, Fields of the Nephilim ve şu anda Ankara'da yaşayan Peter Murphy'nin grubu Bauhaus. Edebiyatta Lord Byron, Dante, Anne Rice ve Shelley gibi ölümü kutsayan şairleri, Edgar Allen Poe'nun gizemini seviyorlar. Sinemada ise Alman Ekspresyonist filmleri favorileri arasında en başı çeken Nosferatu, The Cabinet of Dr. Caligari ve tabi ki Dracula. Kendi aralarında Fetish, Cybertech, Glitter, Antique gibi tarzlara ayrılırlar.

#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

Gothic Metal - Goth Metal




Gothic Metal 70'lerde ABD ve Avrupa'da çıkmış bir müzik türüdür. Kısaca goth metal de denir. Bu müziği yapan grupların %90'ı kadın vokal kullanır. Klavye ağırlıktadır ve biraz power metal etkileri de vardır. Gitarlar yumuşak çalınır ve bateri sakindir. Sözler çoğunlukla; ölüm, korku, din, tanrı, cennet-cehennem ilişkisi, yas, boşluk gibi konular üstüne yazılır. Bazen bu konu tartışmalara yol açmıştır. Örneğin; Evanescence ile Nightwish'in hala gothic metal olup olmadığı tartışılmaktadır.

Goth Metal (Gothic Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiş gibidir. 1990'ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal.

Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre Of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleşmiştir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic şarkısı olarak Paradise Lost'un gothic albümündeki aynı isimli "Gothic" gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost'un kendisine bile ilham kaynağı olmuştur.

Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins Of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian İlahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. İskandinav Goth Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti.

1990'ların sonlarına doğru gelirken ortaya daha yumuşak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziğe elektronik sesler veya klasik rock müziğini ekleyerek daha geniş kitlelere yayılma amacı güttüler.

Genel olarak Gothic Metal'in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmişti; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boşluk ve ölüm.

Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa'da özellikle de Norveç'te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.


Goth Müzik Grupları


• Cradle Of Filth
• Darkwell
• Epica
• Evanescence
• HIM
• Lacrimosa
• Lacuna Coil
• Moonspell
• Paradise Lost
• Theatre Of Tragedy
• Trail Of Tears
• The Gathering
• Therion
• Tristania
• Within Temptation


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Gotik Metal



• Müzikal kökeni: Death/doom, Gotik rock
• Kültürel kökeni: Avrupa'da 1990'ların başları
• Genelde kullanılan enstrümanlar: Vokal, Gitar, Bas gitar, Davul, Klavye
• Popülerliği: 1990'ların ortalarından beri popülerliğini korumaktadır.


Gotik metal (gothic metal ve goth metal olarak da bilinir), bir heavy metal alt türüdür. Heavy metalin agresifliği ile gotik rock'ın karanlık ve melankolik atmosferini kombine eder. 1990'ların başında death/doom çıkışlı bir tür olarak ortaya çıkmıştır. Heavy metalin farklı türlerine gotik tarzın yedirilmesiyle müzikal açıdan kollara ayrılmıştır. Gotik romanlara dayanan şarkı sözlerinde de melodram ve kederden kişisel deneyimlere kadar birçok temaya rastlamak mümkündür.

Türün öncüleri Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema adlı İngiliz gruplardır. Diğer başlıca gruplar; ABD'li Type O Negative, İsveçli Tiamat ve Hollandalı The Gathering olarak gösterilebilir. Norveçli topluluk Theatre Of Tragedy, bugün gotik metalde pek çok grup tarafından benimsenen erkek brutal vokal ile bayan vokalin bir arada kullanıldığı "beauty and the beast" tarzını geliştirdi. 1990'ların ortalarında Moonspell, Theatres des Vampires ve Cradle Of Filth gibi türe black metal açısından bakan gruplar ortaya çıktı. Sonlarında ise Tristania ve Within Temptation'ın öncülük ettiği senfonik metale yakın çeşit oluşmuştu.

21. yüzyılda The 69 Eyes, Entwine, HIM, Lullacry, Poisonblack, Sentenced gibi ticari grupların yetiştiği Finlandiya başta olmak üzere Avrupa'da gotik metal popüler bir türdür; ABD'de ise aaralarında Lacuna Coil'ın da bulunduğu çok az sayıda grup ticari başarı elde etmiştir.


Özellikleri


Müzik



Gotik metalin müziği karanlık olmasıyla tanınır. "Karanlık" sözcüğü burada "derin, depresif, romantik, tutkulu ve yoğun" anlamı taşımaktadır. Gotik metal, "gotik rock'ın karanlıklığı ve karamsarlığının heavy metal ile karışımı" olarak da tanımlanır. Gotik metali "gotik rock'ın soğuk ve kasvetli atmosferi ile heavy metal'in agresifliği ve gürültülü gitarlarının birleşimi" şeklinde tanımlayan All Music Guide, "gerçek gotik metal her zaman direkt gotik rock'tan etkilenmiştir - hafif ve ince sintisayzırlar ve ürkütücü temalar gitar rifleri kadar önemlidir" demiştir.

Gotik metal, icra eden grupların "yavaş ve aşk temalı"dan "orkestral ve abartmalı"ya kadar farklı yerlere taşıdığı bir türdür. Türün mimarları Paradise Lost ve My Dying Bride'ın doom metal yaklaşımı; Artrosis ve Draconian tarafından devam ettirilmiştir. Moonspell'in ilk çalışmalarının ve Cradle of Filth'in black metale yakın olan müziği; Graveworm, Drastique ve Samsas Traum tarafınca takip edildi. Tristania ve Within Temptation'ın öncülük ettiği senfonik metal çıkışlı olan hali ise Epica'nın da yaptığı çeşitlemedir. Onun dışında gotik metali; death metal (Trail of Tears), folk metal (Midnattsol) ve alternatif metal (Katatonia) ile birlikte görmek de mümkündür.


Vokaller


Gotik metalde vokaller de çeşit çeşittir. Erkek vokaller; Dani Filth ve Morten Veland gibi brutal tarzı vokalistlerden, Østen Bergøy gibi kontrtenorler ve Peter Steele gibi bas vokallere kadar uzanan çeşitlerdedir. Bayan vokalistlerdeki çeşitler ise Cadaveria'nın scream ve brutal tarzı, Tanja Lainio'nun (Lullacry) "pop-vari" vokalleri ve Vibeke Stene'in operatik sopranosuyla örneklendirilebilir. Bayan vokaller gotik metalde diğer metal müzik türlerinden daha sık kullanılmaktadır; ancak tarzın "zorunlu" ögelrinde birisi de değildir. Theatre Of Tragedy ve Leaves' Eyes'ın vokalisti Liv Kristine, "gotik" etiketinin sıklıkla yanlış yorumlandığını ve "her bayan vokali olan grubun gotik olmadığını" düşünmektedir. Gotik metal aynı zamanda diğer metal müzik türlerine göre daha fazla bayan hayranı olmasıyla da bilinmektedir.


Şarkı Sözleri


Gotik metal şarkı sözleri "epik ve melodramatik" olarak tanımlanmaktadır. Türün öncüleri olan üç İngiliz gruba göre, hüzünlü ve depresif şarkı sözleri onların doom metal geçmişini yansıtmaktaydı. My Dying Bride'ın müziği "aldatma ve çeşitli günahlardan oluşan lirik büyüleciliği"ni "acı ve hainlikler"lerle dolu şarkı sözlerinden alıyordu. Anathema, hayatın anlamsızlığı ve intihar konularına yoğunlaşırken Paradise Lost da depresif tarafını hiçbir zaman kaybetmemişti.

Korku ve romatizmden beslenen gotik edebiyat; Cadaveria, Cradle Of Filth, Moonspell, Theatres des Vampires ve Xandria gibi gotik metal grupları için büyük esin kaynağı olmuştur. Eleştirmen Eduardo Rivadavia (Allmusic), drama ve acınaklı güzelliğin bu tarzın vazgeçilmezleri arasında olduğunu söyler. My Dying Bride'a göre, "ölüm, sefalet, kayıp aşk ve romatizm" hemen sürekli başka açılarda görülmeye başlanmıştır. Özellikle kayıp aşk temasının Leaves' Eyes ve Theatre Of Tragedy gibi pek çok grup tarafından benimsendiği görülebilir.

Kişisel deneyimlere dayanan şarkı sözleri de Anathema, Elis, Tiamat, Midnattsol ve The Old Dead Tree gibi pek çok gotik metal grubunda görebileceğimiz özelliklerendir. Önceleri fantastik öyküler üzerine düşen Graveworm, sonraları müzik tarzlarına daha uygun buldukları kişisel şarkı sözlerine geçiş yapmıştır. İtalyan grup Lacuna Coil'ın şarkı sözlerinde de "fantastik ve gerçeküstü ögelere" yer verilmemektedir; çünkü vokalist ve söz yazarı Cristina Scabbia öbür şekilde, grubu dinleyenlerin kendilerini grupla daha kolay ilişkilendirebileceğini düşünmektedir. Aynı şekilde, "insal ilişkileri" ile alakalı şarkılara birinin "daha kolay bağlanabileceğini" düşünen Lullacry de şarkı sözlerini "aşk, nefret, tutku ve acı" üzerine kurmaktadır.


Tarihçe

Türün Ataları

1. Heavy Metal


Heavy metal, gotik alt kültürün bir parçası olanlar tarafından "gotik rock'ın kaba, ilkel, maço antitezi" olarak algılanmaktadır. Gotik müziğin "hafif" ve "feminen" karakterinin aksine heavy metal; agresiflik, cinsiyet ayrımı ve erkeksilik ile ilişkilendirilir. Bu farklılığa rağmen, "Black Sabbath'ın kendi adlarını taşıyan ilk albümleri bazı cesur bünyeler tarafından ilk gotik rock kaydı olarak nitelendirilmişti". Gavin Baddeley adlı yazar, "albüme adını veren şarkının satanik bir ayini anlattığını ve şiddetli yağmur ve çan efektleriyle tamamlandığını, kapağın ise siyah pelerinli hayalet görünümlü bir kıza odaklandığını" belirtmiştir.

Rainbow, Dio ve Judas Priest'ın "belirsiz ve az sayıda klavye tonları", gotik rock'ın bir post-punk türü olarak ortaya çıkmasından önce "gotik" olarak algılanmıştır. Blue Öyster Cult ve Iron Maiden'ın da "(Don't Fear) The Reaper" ve "Phantom Of The Opera" gibi şarkılarında olduğu gibi gotik şarkı sözleri kullandığı görülebilir. Danimarkalı metal grubu Mercyful Fate, "Gotik saplantılarını şeytan ve gizemle göstermiştir". Vokalist King Diamond, gotik hikaye anlatıcılığına olan ilgisini solo kariyerinde de "ses efektleri ve şarkılarla Gotik korku hikayeleri anlatan konsept albümler" yayınlayarak devam ettirmiştir. Eski Misfits vokali Glenn Danzig, ikinci grubu Samhain'in 1988'lerde dağılması ve solo kariyerinin kurulmasıyla kendine heavy metal rifleri ile "yüksek derecede romatik, düşündürücü, gotik bir duygusallıktan" beslenen bir tarz yaratmıştır.
Bauhaus ve Siouxsie & The Banshees gibi gotik rock gruplardan esinlenen İsviçreli grup Celtic Frost da gotik metalin atalarındandır. Grubun "vahşi black metal ve klasik müzikten parçaları" birleştiren ve "avantgard" olarak tanımlanan tarzı "Avrupa heavy metalinin patlamasında büyük etki sahibi olmuştu". Senfonik metal grubu Therion'dan Christofer Johnsson, Celtic Frost'un "Into The Pandemonium" (1987) albümünün 1990'lardaki "gotik ve senfonik gruplar dalgasında" önemli bir rol olmadığını belirtir.


2. Gotik Rock


Gotik rock, 1980’lerde bir post-punk alt janrı olarak ortaya çıkan bir türdü ancak onyılın sonunda farklı yönlere çekilmiş; The Cure, Mission U.K. ve Siouxsie & The Banshees gibi gruplar "pop ve alternatif ögelerine" daha fazla yer verirken The Sisters Of Mercy, Fields Of The Nephilim ve Christian Death "daha sert ve metale daha yakın" bir yaklaşımı benimsediler. “Yavaş, kasvetli, ağır ve dans beatleri sunan” tarzıyla The Sisters Of Mercy, 1980’lerin öncü gotik rock gruplarındandı. Sadece üç stüdyo albümü yayınlayan grubun ilk albümü “First And Last And Always” 1985’te satışa sunuldu. Son albümleri Vision Thing (1990) gotik müzik ile heavy metali birleştiren ilk albümlerdendi. Fields Of The Nephilim da 1991’de ilk kez dağılmadan önce sadece üç albüm piyasaya sürmüştü. Daha sona yeniden bir araya gelip başka albümler kaydeden ve neticede “birçok metal grubunu etkileyen” grup, "gotik ögelerin belli bir şekilde arttığı bir tarz yaratmıştı – özellikle takdire değer senfonik klavye tonlarıyla".

Noise rock ve endüstriyel müziği birleştiren bir grup olarak başlayıp “Children Of God” (1987) ile minimal ve deneysel bir gotik rock tarzına yelken açan Swans, gotik metalin diğer öncülerindendi; nitekim grubun Type O Negative gibi yeni ufuklar açan gruplara ilham kaynağı olduğu görülebilir.

Allmusic’e göre, "gotik metal 80’lerin başlarında Christian Death tarafından başı çekilen Los Angeles’ın sözde 'death-rock' sahnesinin etrafında dönmekteydi"."Amerikan gotik rock’ının babaları" Christian Death, 1985’te lider ve kurucu Rozz Williams’ı bünyesinden kopararak büyük bir kadro değişikliğine gitti. Gitarist Valor Kand’ın ipleri eline almasıyla Christian Death daha metal-vari bir yöne dümen kırdı. Özellikle 1988 tarihli albümleri “###### And Drugs And Jesus Christ” eleştirmen Steve Huey tarafından "metal eğilimi olan ağır gotik rock” şeklinde tanımlandı.


Kökenler

Peaceville Üçlüsü


Müzikal tarz olarak gotik metal gerçek anlamda 1990’larda hareketin merkezi Kuzey İngiltere’de kurulan Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema ile ortaya çıkmıştı". 1990’ların başında üç grup da Peaceville Records ile anlaştığından Peaceville Üçlüsü olarak anılmaktadır. Abrasif death metal kökenlerine sahip olsalar da Paradise Lost vokali Nick Holmes’un ‘oldukça karanlık ve kasvetli’ olarak tanımladığı tarzıyla Dead Can Dance de grupların esin kaynakları arasındadır". İlk olarak Paradise Lost, 1988’de Halifax, İngiltere’de kuruldu. İlk albümleri “Lost Paradise” (1990), "death/doom metalin kurallarını kesin olarak koymuştu". “Hızlı bir kliple gittikçe büyüyen” grubun bir sonraki yıl yayınlanan albümü “Gothic, grubun ilk fanlarını hayal kırıklığına uğratacaktı. “Daha ölçüsüz ve enerjik düzenlemeleriyle albüm “grubun oldukça depresif power chordlarına farklı atmosferle katan klavye ve bayan vokalleriye" de dikkat çekmekteydi. Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki listelerde büyük başarılar yakalayan “Gothic” albümü gotik metal tarzını yaratan albüm olarak heavy metalin en önemli çalışmalarından biri olarak tarihte yerini aldı. Grup, 1992 tarihli “Shades Of God” ile değişimini devam ettirirken 1993 tarihli albüm “Icon”; sentezlenen yaylıları, timpanisi, piyanoları ve meleksi bayan vokalleriyle grup için bir dönüm noktasıydı. “Draconian Times” albümü ve sonrasında Paradise Lost’un tarzı "saf, ağır gotik rock ile gürültücü heavy metal arasında duran" şeklini tamamen almıştı. Bu beş albümle grup "Metallica’nın karanlık döneminin The Sisters Of Mercy seven bir grup tarafından çalınan halini yansıtan bir koleksiyon oluşturdu”. Kimilerine göre ise "yakın yıllarda diğer grupların biçeceği tarzın tohumunu atmışlardı".

Yine bir Halifax çıkışlı bir grup olan My Dying Bride, 1990’da kuruldı. “Symphonaire Infernus Et Spera Empyrium” adını taşıyan EP’leri ile ilgileri üzerine çeken grup, ilk uzunçalar kayıtları “As The Flower Withers” aynı yıl içerisinde piyasaya sürdü. 1993’te kadrosuna bir kemancı ekleyip “Turn Loose The Swans”ı yayınlayan grup, bu çığır açan albümünde doom tarzlarında daha fazla romatik ögelere yer verdi. Vokalist Aaron Stainthorpe grubun bu yöne dönüşünü şu şekil açıklar:
“Paradise Lost bu tür şeylerle uğraşıyordu; ama romantik tarafı bu derecede yansıttıklarını sanmıyorum. Bu gotik çekicilik üzerine kesinlikle çalıştık ve nedenini gerçekten bilmiyorum.”

1990'da kurulan Liverpool asıllı grup Anathema, oldukça olumlu tepliker alan EP'si "The Crestfallen"ı 1992'de yayınladı. Bu albümdeki "gürültülü duygusal doom/death" tarzını "Serenades" adlı ilk albümünde de sürdüren grup, 1993 yılında satışa çıkarılan bu albümüyle geleneksel doom tarzına en çok bağlı kaldığı çalışmaya imza attı. 1995 yılında Darren White'ı kadrosundan çıkaran grup aynı yıl 1994'te kaydettiği "Pentecost III" EP'sini de yayınladı. Ardından gitarist Vincent Cavanagh'ın vokalleri üstlendiği grup aynı yıl "The Silent Enigma"yı piyasaya sürdü. Grubun tarzı adına önemli bir dönüm noktası haline gelen ve birtakım eleştirilerde grubun Pink Floyd ile de karşılaştırılmasına neden olan albüm, piyasa tarzıyla ilgilenenlerin beğenisini kazanmakla beraber koyu doom hayranlarını da hayal kırıklığına uğrattı.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı