İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Utancım'dan Yorumlamıyorum.

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 7 yanıt gönderildi

#1
oktaytunçbilek

oktaytunçbilek

    KD ™ Dost

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 2.228 İleti
  • Gender:Male
  • Location:idareci,yönetici


Atatürkü Herkez Sevmek Zorunda mı?

Resmi ekleyen

Fatih Altaylı’nın programına iki tane başörtülü hanım konuk olmuş.

Programın amacı, Anayasa Mahkemesi’nin başörtü kararıyla ilgili mağdurların görüşünü ortaya koymak…

Zaten programdan önce de böyle bir teyit alınmış…

Ama gazetecilik adına, televizyonculuk adına ortaya çıkan bazı zevatların tek bir amacı vardır;”nasıl konukları ters köşeye yatırır,ağızlarından yanlış anlaşılmalara sebep olacak bir laf alırım.”

İşte Fatih Altaylı da böyle tiplerden…

Reyting uğruna program birden amacından saptırılarak gazetecilik kurnazlığının ortaya konduğu bir gösteriye dönüşmüş.

Bu ülkede dine, peygambere,kitaba küfretmek serbest ama Atatürk’ü sevmiyorum demek yassak!

Eğer konuklar başörtülü olmasaydı bu kadar yaygara kopmazdı.

Ama bunu söyleyen dindar bir hanım olunca linç kampanyası başlıyor.

Şu diyaloglara bakar mısınız!

Altaylı soruyor;”Kevser adlı arkadaşımızın facebook adlı paylaşım sitesinde İran devriminde Ayetullah Humeyni’nin fotoğrafları yer alıyor. Doğru mu?”

Kevser Hanım ;”Bir tane fotoğrafı var. Seviyorum ve saygı duyuyorum.” Deyince cevap Altaylı’nın istediği kıvama yavaş yavaş geliyordu.

Birazdan usta hamlesini yapacaktı.

Hemen yanındaki Nuray Hanım’a dönüp aynı soruyu ona sorup “evet” cevabını alınca can alıcı soruyu soruyor;”Atatürk’ü seviyor musun?

İşte “sevmiyorum”cevabı Altaylı’nın ganimet bulmuş gibi sevindiği bir cevaptı…

Aradığı altın cevabı bulmuştu.

Bundan sonrasının önemi yoktu!

Oysa ifade edilen Atatürk değil sahte Atatürkçülüktü!

Yeri geldiği zaman düşünce ve ifade özgürlüğü noktasında mangalda kül bırakmayanlar hemen bir linç kampanyası başlattılar..

Hatta onu geçtik, sevip sevmeme özgürlüğüne de müdahale etmeye başladılar.

Kim olduğu önemli değil,bir kişi istediği insanı sever veya sevmeyebilir.

Bunu ifade etmek kadar doğal bir şey olamaz.

Asıl bölücülük ve dayatma bu değil mi?

Atatürk’ü seveceksin!
Humeyni’yi sevmeyeceksin!

Bırakın insanların beyinleri özgürleşsin.
Kim kimi seviyorsa sevsin!

Neden korkuyorsunuz ki?

Koruma kanunlarıyla kimse sevilebilir mi?
Veya korumasız nefret ettirilebilir mi?

Kaplumbağa hızıyla iş yapan yargımız nedense dine ve kutsal değerlere küfredenlere ses çıkarmazken bu konuda jet hızıyla inceleme başlattı.

İddia ediyorum;
Bu hanıma bu sözleri söylettiren Atatürk’ün manevi şahsı değil,maskeli Atatürkçülerin ortaya koyduğu sahte fikirlerdir.

Atatürk’ü ve gerçek fikirlerini değil bu sahte Atatürkçülerin ortaya koydukları fikirleri seven kaç kişi var?

Ben de sevmiyorum.

GüNüN SöZü

Sakın Sofrada Tartışmaya Kalkmayın; Nasıl Olsa Aç Olmayan Kazanacaktır

BUNUNLA İLGİLİ PAYLAŞIM VARDI AMA YORUM VE DETAY OLARAK PAYLAŞTIM.

***********

Nazan Kurt, Microsoft Redmond’ta çalışan 150 Türk’ten biri. Seferihisar’da büyüyen Kurt, 5.5 yıl önce henüz üniversitede okurken, hiç de aklında yokken Microsoft’tan iş teklifi almış.


Şirkete giriş öykünüz nedir?


Aslında ben başvurmadım. Aklımda akademisyenlik vardı o yıllarda. Hacettepe Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuyordum. Okulumun da son yılıydı. Microsoft İnsan Kaynakları’ndan web sayfamı görmüşler. Bahsettiğim birkaç projemi beğenmişler. Benimle “Microsoft’a başvurmayı düşünür müsün” diye iletişime geçtiler. Ben de “niye olmasın” dedim.

Yaptığınız işi anlatır mısınız?

Windows Networking and Devices (Windows Bilgisayar Ağları ve Aygıtları) grubunda, network adapter driver’ları yani ağ kart sürücüleri ve Windows’un bu sürücülere sağladığı ara yüz (NDIS) üzerinde çalışıyorum. Kablolu ve kablosuz ağ kart sürücüleri için yazılım modelleri, örnek sürücüler ve ağ kart üreticilerinin “Windows’a uyumludur” logosu alabilmeleri için logo programları geliştiriyorum.

5.5 yıldır MS’deyim.
MS’de çalışan Türkler en çok çalışma ortamının rahatlığından memnun. Saatlerin esnekliği ve bunlar gibi. Peki siz en çok neyi beğeniyorsunuz. Ya da MS’de en çok hoşunuza giden şey nedir?

İş ortamı oldukça rahat. 5 gün, günde 9 saat çalışıyorum. İşini iyi yaptıktan sonra, çalışma saatleri, kurallar oldukça esnek. Bazı günler evden çalışmak mümkün. Herkesin birbirine saygı duyduğu güzel bir ortam var. Kampusta herkes çok farklı. Yerel kıyafetiyle bir Hintliyi, ya da Çinli’yi görmek sıradan. Kafeteryada Meksika’dan Uzakdoğu’ya, Ortadoğu’dan Hindistan’a değişik ülkelerin yemekleri bulunabiliyor. Vejetaryen, helal, koşer, diyet yiyeceklere kadar her şey düşünülmüş. Bisikletle gelenler için duş, öğle saatlerinde spor yapabilecekleri alanlardan kitap ya da örgü kulübüne, sinevizyona salon tahsis etmeye dek değişik ihtiyaç ve hobileri destekleyen olanaklar mevcut.

Niçin bu kadar çok olanaklar sunuyorlar sizce?

Kampus ve kurallar, çalışanların en verimli olmalarını sağlamak, potansiyellerini en iyi ortaya çıkarmak üzerine düzenlenmiş. Çok farklı profillerden çalışanları birleştirici, kuşatıcı bir ortam. Bu yüzden insanlar buraya çabuk alışıyor ve benimsiyor. Microsoft huzurlu, rahat, destekleyici bir çalışma ortamını sağlıyor, çalışanlar da yaptığı iş konusunda çok azimli. Zaten işini sevmeden, işini çok seven bunca kişiyle rekabet edebilmek çok zor. Bunu ilk başta söylüyorlar. O yüzden herkes ilgisini çekecek bir alanda çalışmaya yönlendiriliyor. Şirket içi grup değiştirme teşvik ediliyor.

Bireysel sorumluluk

MICROSOFT’ta genelde tek kişilik odalarda çalışılıyor. Başınızda çalışıp çalışmadığınızı kontrol eden kimse yok. Yıllık performans değerlendirmesi için kendiniz grubunuzun hedefleriyle paralel hedefler belirliyorsunuz. Yıl içerisinde bu hedefler düzenli olarak gözden geçiriliyor. Kariyerinizde ilerleme bu hedefleri ne kadar isabetli belirleyip ne kadar aştığınıza bağlı.

Ne oralıyız ne buralı

Amerika’da olmaktan mutlu musunuz?
Burada çok mutluyuz ama Türkiye’yi çok özlüyoruz. Hiçbir yerin memleketin yerini tutması mümkün değil. Öte yandan ilk geldiğimizde, sadece Türkiye’yi özlüyorduk, dönsek geride bırakacağımız çok bir şey yoktu. Zamanla burada da sevdiğimiz şeyler olmaya başladı. Örneğin burada lahmacunu kebabı özlüyoruz. Bir gün dönsek, Krispy Kreme’nin doughnot’ini, buranın makarnasını özleriz. İnsan yıllar geçtikçe arada kalıyor. Hem oraya hem buraya ait oluyor biraz ve ne tam olarak buralı oluyor ne de eskisi gibi Türkiyeli. Çünkü Türkiye değişirken o değişikliklerin parçası olamıyor uzaktan.

Peki size göre Microsoft’ta Türklere yaklaşım nasıl? Hiç olumsuz bir tepki gördünüz mü ?
Öncelikle şunu belirteyim, olumsuz ayrımcılık yapmak işten atılma sebebi. Türklerin bıraktıkları iyi bir izlenim var: İngilizcesi anlaşılır ve işini iyi yapan… Bu olumlu yaklaşım sağlıyor. Bir de grubumdaki çok sayıda Amerikalı Türkiye’yi ziyaret etmiş. Güzel anıları var. Genelde hayatlarının bir zamanında bir Türk’le karşılaşanlar veya Türkiye’yi tanıyanlar olumlu yaklaşıyorlar.

Microsoft’ta iş ve hayat dengesi

Nazan Kurt, iş dışındaki günlük yaşamını şu sözlerle anlatıyor:

“Benim için de Microsoft için de iş/hayat dengesi çok önemli. Hafta sonu ve akşamlarımı eşimle ve arkadaşlarımla geçiriyorum. İşten sonra bahçeyle ilgileniyorum. Haftada bir kere arkadaşlarla yüzmeye gidiyoruz. Burada doğa çok güzel. Eşimle mutlaka her hafta sonu bir yere yürüyüşe/trekking’e gidiyoruz. Bunun dışında hava müsaitse arkadaşlarla piknik, çadır kampı, çilek, lavanta, lale festivallerine ya da kültürel etkinliklere gidiyoruz. 3 günlük tatil bulursak da Kanada ve ABD’nin diğer eyaletlerindeki arkadaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Gerek doğal güzellikler, gerek çok sayıdaki kültürel etkinlikler işin stresini kolayca unutturuyor. Daha çok Türklerle görüşsek de her milletten arkadaşımız var.”


Resmi ekleyen


SEVGİLİ DOSTLAR BEN YORUM YAPAMADIM ŞAŞKINLIKLA SİZİNLE PAYLAŞIYORUM.


#2
ahu

ahu

    KD ™ Yakın Arkadaş

  • Üyeliği İptal Edildi
  • Pip*Pip*Pip*Pip*Pip*
  • 629 İleti
  • Gender:Female
Oktay abicim bu konuyla ilgili diger paylaşımında düşüncelerimi açıklamıştım. Söylediklerine sonuna kadar katılıyorum...

Emeğine sağlık...


#3
selenayrabia

selenayrabia

    KD ™ Yakın Arkadaş

  • Üyeliği İptal Edildi
  • Pip*Pip*Pip*Pip*
  • 304 İleti
  • Gender:Female
  • Location:ögrenci
Ya abi,bende bu konu için bir iki cümle sarfedecem. :angry: zaten çok söyledim yine söylüyorum,örümcek kafalı bu beyinler oldukça bu iş gitmez.ağır oldu ama olsun gram üzülmem.ata'mız olmasa hanği yabancının sömürgesinde olacaktık düşünen yok.sinir bozucu yazılar yanlış anlama tepkim sana degil konu'nun içeriğine. :angry:

#4
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
sevgili oktay güzel bir konuyu paylaşıma açmısın ama bu yobaz takımları anlamıyacaktır.Konuyu çarptıracaklardır..paylaşım için teşekkürler emeğine sağlık

#5
oktaytunçbilek

oktaytunçbilek

    KD ™ Dost

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 2.228 İleti
  • Gender:Male
  • Location:idareci,yönetici
Yorumlarınız için teşekkür ederim.

#6

  • Ziyaretçi
Herkes sevmek zorunda kardeşim gerekirse zorla. :angry: ATA olmasa idi ne yapacaktık?beyinsiz takımının lafları bunlar ATA her şeyimiz laf ve dil uzatanın eli ve dili kopsun.

Herkes bir gün anlıyacak laik ve cumhuriyetin kıymetini. :angry: ağır oldu yorum ama içimden geldi.

#7
patriot34

patriot34

    KD ™ Dost

  • Kadim Dost
  • 2.836 İleti
  • Gender:Male
  • Location:iSTANBUL
BEN UTANMADAN YORUMLIYAYIM



( Bu ülkede dine, peygambere,kitaba küfretmek serbest ama Atatürk’ü sevmiyorum demek yassak!) KATILMIYORUMMMMMMMMMMMM demogoji,yok öyle birşey.Kimsede etmiyor..

Hadi sıkıysa biri etsinde görelim.Bırak dini kitabı temsilcine bile söz diyemezsin.(Ananı al git derler adama,En basit konuda bunu diyen için söylüyorum)Temsil edenler bunlar, Arabistanda öyle(Gittim gördüm)

Ayrıca bayanın iyi reklemı yapılmış da, memlekete ne faydası olmuş,biz burdayız.Aptal kafamız keşke bizde ATATÜRK,e sataşsaydık, bizde daha iyi yerlerde olurduk.(Nobel Adayı olabilirdik,Aday diyorum,en iyi küfür eden seçilir)biz zor olanı seviyoruz,özgürlüğü,bağımsızlığı seviyoruz her ne pahasına olursa olsun, BÖYLEDE MUTLUYUZ .


Eskiden biz gerikafalılara yobaz derdik,şimdide biz yobaz olduk.

EY BÜYÜK ATAM niye kurtardın bu memleketi,o kadar kan niye aktıki yine başa döndük.(NUTKUNU OKUMAMIŞLAR) sanılıyorki yine bir MUSTAFA KEMAL GELECEK.hep kurtarıcı bekleriz yine, gelir nasıl olsa, geldi var başımızda ,ama adı başka!! saf temiz, hiç şaibeside yok,tertemiz referansıda Avrupa ve ABD, SENİN REFERANSIN NEYDİ,seninde referansın o ülkeler olsa inanıyorumki bütün Avrupaya bugün heykellerin dikilirdi, küfürde yasak olurdu(BİZ OLURMUYDUK TARTIŞILIR) ama maalesef şimdi serbest, vicdan meselesi,bir bez parçası dahi senin yaptıklarının önüne geçiyor,benim ağrıma gidiyor kurtarmasaydın o bez kavgasıda olmıyacaktı.Sahte milli gelir icat etmenin,dış ve iç borçların,Asgari ücretin,yaşam standardının,işsizliğin, GERÇEK ÖZGÜRLÜĞÜN,GERÇEK DEMOKRASİNİN (Herkes bu kavramları değişik algılıyor) ...Yeter beynim almıyor aklım durdu gerçekten( Zaten az biraz var) İnsanlar hak ettiği şekliyle yönetilir ve cezası vebali onlarındır,ben hayvanlar sınıfına terfi ediyorum,yılan ,akrep hariç her sıfatı kabul ediyorum....

#8
oktaytunçbilek

oktaytunçbilek

    KD ™ Dost

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 2.228 İleti
  • Gender:Male
  • Location:idareci,yönetici
Ağzınıza sağlık dostlar.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı