İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Emniyet Kemeri Ve Önlenen Riskler | Emniyet Kemerinin Doğru Kullanımı | Doğru Olmayan Gerçekler | Videolu Anlatım

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
patriot34

patriot34

    KD ™ Dost

  • Kadim Dost
  • 2.836 İleti
  • Gender:Male
  • Location:iSTANBUL
Neden Emniyet Kemeri?

Bu yansıda emniyet kemeri kullanılmadığında ortaya çıkan riskleri ve ikinci çarpışma kavramından söz edeceğiz.

Emniyet kullanmadığımızda en küçük bir kazada bile nelerle karşılaşabileceğimizi öğrenmek istiyorsanız bu konuyu can kulağıyla dinleyin lütfen.

Tüm gücünüzle koştuğunuzu düşünün. Eğer size iki adım uzaklıkta aniden bir duvar önünüzde belirirse durabilir misiniz?

Bu durum sizin saatte 25 km hızla seyrederken önünüzdeki aracın herhangi bir şeye çarpmasıyla karşı karşıya kalacağınız durumla aynıdır.

Karşı karşıya kaldığınız böylesi bir durumda aracınız ya ani ve sıkı bir fren yaparak ya da öndeki araca çarparak durur. Peki ya siz? Eğer emniyet kemeri kullanmıyorsanız aracınız durmuş olmasına rağmen, siz ve araç içindeki yolcuların bedenleri aynı hızla yol almaya devam eder. Ta ki direksiyon, torpido veya ön cam sizi durduruncaya kadar.

İşte böylesi durumlarda uygun şekilde kullanılan emniyet kemeri, sizi “ikinci çarpışmadan” korur. Nedir ikinci çarpışma? Yansıdaki şekilde de görüldüğü üzere, çarpışmalar veya ani frenleme sonucunda duran araçta hareket halindeki bedenlerin duramayarak aracın torpido, ön cam, direksiyon ve benzeri kısımlarına çarpmalarıdır.

Emniyet kemeri kullanılmaması durumunda kazazedelerde meydana gelen yaralanmaların ana sebebi “ikinci çarpışma” ya da bir diğer tabirle “beden çarpışması”dır.

Emniyet kemeri kaza veya ani fren durumunda, araçla aynı hıza sahip bedeninizin yine araçla aynı anda durabilmenizi sağlayarak, vücudunuzu araç içinde çeşitli yerlere çarpmamanızı sağlayarak, yaralanmaları önler.

Ne Zaman ve Nerede Emniyet Kemeri ?

Emniyet kemerinin nerede ve ne zaman kullanılması gerektiği konusunda çok yanlış inançlar bulunmaktadır. Burada bu konu üzerinde duracağız.

Sizce neden insanlar şehir içinde emniyet kemeri kullanmak istemezler?

Genel olarak sürücüler emniyet kemerlerini, uzun süreli ve özellikle de şehirlerarası olan yolculuklarda kullanmayı yeğlerler. Özellikle de araçlarının maksimum hızını denemek için en uygun mekan olarak gördükleri otoyolları kullanacakları yolculuklar öncesinde, emniyet kemerlerini adeta bir otomobil yarışçısı edasıyla takarlar.

Oysa ki araştırmalar şehir içi yollardaki kaza riskinin, şehirlerarası yollar veya otoyollara oranla çok daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu da çok doğaldır. Çünkü araç yoğunluğunun çok olduğu ve buna ek olarak yaya hareketlerinin de sıkça görüldüğü şehir içi yollarda kaza riskinin yüksek olması beklenen bir sonuçtur. Yansıdaki tablo şehir içi, şehirlerarası ve otoyollar arasındaki kaza riski kıyaslamalarını içermektedir. Görüldüğü gibi otoyollarda 1 olan kaza riski şehirlerarası yollarda 3 iken şehir içi yollarda 5 olmaktadır. Bu sonuç şehir içi trafiği içinde emniyet kemeri kullanılmamasının ne derecede hatalı olduğunu göstermektedir.

Ayrıca sürücülerin emniyet kemerini süratin yüksek olduğu yollarda ve daha çok uzun süreli yolculuklarda kullandıklarına değinmiştik. Bu tür alışkanlıklara sahip sürücüler emniyet kemerini aşırı hız yaparken kendilerini güvence altına alan bir araç olarak görürler. Bir yere kadar bu doğru olarak kabul edilebilir. Ancak yüksek hızlarda meydana gelen çarpışmalarda, emniyet kemeri her ne kadar sürücü ve yolcuların bedenlerini koltuğa sabitleyerek korumaya çalışsa da araçlarda oluşacak hasarlar çok ağır olacağı için insanların yaralanmamaları imkansız olacaktır.

Zaten araştırmalar emniyet kemerinin etkinliğinin 80 km/saat’ten sonra son derece sınırlandığını göstermektedir. Yine araştırmalar, emniyet kemeri kullanımının özellikle düşük hızlarda ve düşük çarpışma hızlarında, yani şehir içlerinde daha koruyucu olduğunu söylemektedir.

Oysa ki sürücüler daha çok yüksek hızlarda seyrederken, emniyet kemerini nazarlık gibi üzerlerinde bulundurmayı önemsemektedirler.

Böylesi gerçekler karşısında sorulabilecek “nerede ve ne zaman emniyet kemeri ?” sorusuna verilebilecek en doğru cevap “her yerde ve her zaman” olmalıdır.

Emniyet Kemeri ve Önlenen Riskler

Emniyet kemeri kullanıldığında hangi riskleri ortadan kaldırabiliriz? Şimdi bunu tartışacağız.

Siz de belki emniyet kemeri kullanmayanlardansınız. Bu konuyu işledikten sonra hala emniyet kemeri kullanmazsanız kendinize bir kastınız var diyebiliriz.

Aracınızla seyrederken, herhangi bir tehlike karşısında aniden fren yapmak veya kazadan kaçınamayarak çarpışmak durumunda kalabilirsiniz.

Böylesi bir durumda aracınız durduktan sonra; eğer emniyet kemeri kullanmıyorsanız, bedeniniz frenleme veya çarpışma öncesi aracınızın sahip olduğu hızla yoluna devam edecektir. Ancak konumunuza göre araç içinde çeşitli yerlere çarpacak, sizin yaralanmanıza hatta ölümünüze yol açacaktır.

Emniyet kemeri kullanmayan sürücüler yansıda da görmekte olduğunuz gibi genellikle göğüs kafesi ve karın bölgelerini direksiyona çarpmaktadırlar. Bu çarpışmalarda iç organlarda büyük tahribatlar meydana gelmektedir. Bu tahribatlar, iç kanamalar ve çeşitli travmalar başta olmak üzere ölümlere yol açabilmektedir.

Yapılan araştırmalar, emniyet kemeri kullanılmaması durumunda 30 km/saat hızda olan çarpışmalarda vücutta oluşan hasarı 1 birim olarak tanımlarken, 50 km/saat olan çarpışmalarda bu hasar 9 katına çıkmaktadır. Emniyet kemeri kullanıldığında ise böylesi bir hasar oluşumu söz konusu olmamakta veya büyük oranda engellenebilmektedir.

Ayrıca istatistikler emniyet kemerinin oluşan kazaların istenmeyen sonuçları üzerindeki çarpıcı etkilerini açıkça ortaya koymaktadır.

Örneğin emniyet kemeri kullanımı, kaza sonrası özel araçlar içinde meydana gelen ölümleri % 45, ağır yaralanmaları ise % 50 azaltmaktadır.

Emniyet kemerinin aynı hususlarda hafif kamyon sürücüleri üzerindeki etkileri ise daha çarpıcıdır. Çünkü emniyet kemeri kullanımı araç içi ölümlerini % 60, ağır yaralanmaları ise % 65 azaltmaktadır.

Ölümle sonuçlanan kazalarda oluşan yaralanmalar incelendiğinde yoğunlaşma, % 48 ile baş-boyun yaralanmaları, % 37 ile göğüs-karın-kalça yaralanmaları ve % 8 ile omurga ve göğüs duvarı yaralanmaları üzerinde oluşmaktadır.

Emniyet kemeri kullanımı bu olumsuz etkileri asgariye indirmekte son derecede etkin bir role sahiptir.

Em
niyet Kemerinin Doğru Kullanımı

Emniyet kemeri ne zaman fayda yerine zarar verebilir? Birlikte bu konuyu ayrıntılı bir şekilde inceleyelim.

Emniyet kemerinin emniyetli kullanımı konusundaki bilgilerinizi test etmek için işte size bir fırsat.

Emniyet kemeri ani frenleme veya çarpışma durumlarında oluşan yaralanma ve ölüm olaylarını önlemeye yönelik kullanılan bir güvenlik ekipmanıdır.

Emniyet kemerinin çalışma prensibi, frenleme veya çarpışma anında sürücü veya yolcu üzerine etkiyen kuvvetin, kemer aracılığıyla vücuda yayılarak etkisiz hale getirilmesini sağlamaktır. Böylelikle vücut koltuğa sabitlenmiş olur. Bunun sonucunda da çarpmalardan kaynaklanan yaralanma ve ölümler önlenmiş olur. Ancak bu sadece emniyet kemerinin doğru kullanımı sonucu mümkün olabilmektedir.

Peki emniyet kemerinin doğru kullanımı nasıl olacaktır?

Emniyet kemeri vücudunuzu iki ayrı hat üzerinden kavrar. Bunlardan birisi omuzdan ve göğüs kafesi üzerinden geçen çapraz hattır. Diğeri ise belimizin hemen altında leğen kemiği üzerinden geçen hattır.

Emniyet kemeri, sürücü veya yolcu üzerine etkiyen kuvveti göğüs kafesi ve leğen kemiği aracılığıyla gövdemize yayar.

Şimdi emniyet kemerinin yanlış kullanımı olur mu? Diye sorabilirsiniz.

Elbette ki olur. Nasıl mı? Şimdi hep birlikte görelim. Yansıda da gördüğünüz gibi bağladığımız emniyet kemeri göğüs kemiğinin üzerinden geçecek şekilde çapraz olarak gövdemizi sarmalıdır.

Eğer, emniyet kemeri göğüs kemiğinin biraz yukarısından veya biraz aşağısından geçecek olursa, etkiyen kuvveti kaburgalara iletir. Kaburga kemiklerinin yeterli dirence sahip olmamaları kırılmalarına sebep olabilir. Böylesi bir durum göğüs kafesi içindeki kalp ve akciğer gibi hayati organların tahribatına sebebiyet verebilir.

Benzer bir durum emniyet kemerinin gövdemizi tutan diğer kısmı içinde geçerlidir.

Emniyet kemeri gövdemizi alttan leğen kemiği üzerinden sarmalıdır. Emniyet kemerinin leğen kemiğinin biraz yukarısından geçmesi durumunda karın boşluğunda yer alan mide, karaciğer ve bağırsaklar gibi organlar direkt olarak yoğun bir basınç etkisi altında kalacaktır. Tabi ki bu durum söz konusu organlarda büyük tahribata sebep olacaktır.

Bu ayrıntılara dikkat edilmediğinde, emniyet kemeri kullanılmaması durumunda kötü sonuçlarla karşılaşmak mümkün olabilmektedir.

Ayrıca emniyet kemeri kullanımı esnasında yansıda da sıralanmış olan diğer hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir.

Emniyet kemeri ile bedeniniz arasında elbette ki giysileriniz dışında hiç bir şeyin bulunmamasına dikkat ediniz. Örneğin emniyet kemeri altında bulunabilecek†cüzdan ve benzeri bir nesne, sizin hafif atlatılabilecek durumlarda dahi yaralanmanıza veya oluşabilecek yaralanmanın şiddetinin artmasına sebep olabilir.

Emniyet kemerinin sıkıca bağlı olup olmadığını kontrol etmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde eğer çarpışma veya ani frenleme halinde emniyet kemeriniz gereken sıkılıkta gövdenizi kavramıyorsa, başta başınız ve göğüs kafesiniz olmak üzere, gövdenizi araç içinde çeşitli yerlere çarpmanız hatta ön camdan dışarı fırlamanız kaçınılmaz olacaktır.

Emniyet kemeri takmış olmanın her şeyi bitirdiğine ve sizi her durumda koruyacağına inanıyorsanız yanılıyorsunuz demektir.

Eğer koltukta gövdenizin sırt kısmını tamamen koltuğa yaslamış olarak oturmuyorsanız yanlış bir kullanım vardır. Yana yatık olarak oturuyorsanız veya aracınızın koltuk ayarını, oturuş şeklinizi bozacak şekilde yanlış yapmışsanız, sizi sorunlar bekliyor demektir.

Çünkü böylesi durumlarda, emniyet kemeri; etkiyen kuvveti gövdenizin dirençli bölgeleri yerine (göğüs kemiği, leğen kemiği) o anki oturuş şekliniz doğrultusunda nereye denk gelirse oraya aktaracaktır. Bu da herhangi bir ani fren veya çarpışma söz konusu olduğunda, sizin emniyet kullanıyor olmanıza rağmen yaralanmanıza sebep olacaktır.

Doğru Olmayan Gerçekler-1

Emniyet kemeri kullanma konusunda bazı yanlış inançlar üzerinde duracağız.

İnsanların kendi kendilerini nasıl kandırdığının bir örneğini görmek ister misiniz?

Gerçekle uzaktan yakından alakası bulunmayan ve emniyet kemeri kullanmamayı tercih edenlerce tabiri caizse uydurulmuş hayali gerçekler vardır.

Kimi sürücüler şehir içlerinde emniyet kemeri takmayı alışkanlık haline getirmemişlerdir. Ayrıca bu insanların, düşük hızlarda meydana gelen çarpışmalarda maruz kalınan kuvvetten ve emniyet kemerinin bu durumlarda yaralanmaları önleyici etkisinden de haberleri yoktur.

Neden emniyet kemeri kullanmadıkları sorulduğunda cevapları “Şehir içlerinde emniyet kemeri kullanmıyorum. Çünkü ben, düşük hızlarda çarpmaya dayanırım.” olmaktadır.

İşte tam bu noktada yansıda da görmekte olduğunuz ve Almanya’da yapılan bir araştırmanın sonucu sunulabilir. Bu araştırma sonucuna göre şehir içi yollardaki hız limiti olan 50 km/saat gibi, sürücülerimizce fazla önemsenmeyen bir hızla kafa kafaya çarpışmada sürücünün karşı karşıya kalmış olduğu kuvvet tam 4 tondur.

Düşünebiliyor musunuz? 4 tonluk bir kuvvetle ön cama veya direksiyona çarptığınızı.

Eğer hala bu bilgiler ışığında dahi, ben düşük hızdaki çarpışmalarda etkiyen kuvvete dayanırım diyebilecek ve emniyet kemeri kullanmamakta ısrar edecek bir sürücüye söylenebilecek tek şey “ kendini aldattığıdır”.

Böylesi kişilere bol şans dilemekten başka çare yoktur. Çünkü hayatlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri için buna çokça ihtiyaçları olacaktır.

Doğru Olmayan Gerçekler - 2

Bir kaza anında emniyet kemeri takmamak bize avantaj sağlar mı acaba? Gelin bu sorunun bilimsel açıklamalarını birlikte görelim.

Emniyet kemeri takmayanların öne sürdüğü gerekçeleri öğrenmek ister misiniz?

Emniyet kemeri kullanmayan sürücülerin büyük bir bölümü, kaza sonrasında kemer sebebiyle araçtan çıkamamaktan çekindikleri için emniyet kemeri kullanmadıklarını söylemektedir.

Ancak bunu ileri sürerken sanırım yansıda da değinilmiş olduğu gibi kaza sonrası araçtan çıkabilmek için bilinçleri açık ve yaralanmamış olmaları gerektiğini unutmaktalar.

Varsayalım bir kaza oldu ve kaza esnasında emniyet kemeri kullanmıyordunuz. Emniyet kemeri kullanmamaktaki amacınız neydi? Kaza sonrası araçtan çıkabilmek.

Peki, emniyet kemersiz olarak onca kuvvete maruz kalıp, kafanızı ve gövdenizi araç içinde neresi rast gelirse çarptıktan sonra, üstünüzü başınızı silkeleyip araçtan çıkabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?

Eğer böyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Böylesi durumlar ancak filmlerde olmaktadır. Gerçek hayatta karşılaştığınız olayları ne yeniden yaşabilmekte ne de bu olaylarda dublör kullanabilmektesiniz.

Ayrıca şu noktayı da göz ardı etmeyiniz. Kaza sonrasında bulunabileceğiniz en güvenli ortam yine aracınızın içidir. Emniyet kemeri kullanmamanız durumunda büyük bir olasılıkla çarpışma esnasında vücudunuza etkiyen kuvvetin etkisiyle ön camdan araç dışına fırlarsınız.

Şimdi, yansıda da görmekte olduğunuz çok çarpıcı bir gerçeğe parmak basmak istiyorum.

Emniyet kemeri kullanmaksızın karıştığınız bir kazada, eğer çarpışma etkisiyle araç dışına fırlama durumunuz söz konusu ise, bu kaza sonucunda ölme riskiniz tam 25 kat artmaktadır. Evet evet yanlış duymadınız tam 25 kat.

Yani kaza sonrası araçtan çıkabilmek için takılmayan emniyet kemeri, kaza esnasında sizin aracı terk etmenize ve büyük olasılıkla da ölmenize neden olacaktır.

Doğru olmayan gerçekler - 3

Emniyet kemeri takmayanların öne sürdüğü gerekçeleri çürütmeye devam ediyoruz.

Kaza sonrasında hadi yangın çıkarsa kemer araçtan çabuk çıkılmasına engel olur mu? Bu sorunun ilginç cevabını birlikte inceleyelim.

Kimi sürücüler kaza sonrası oluşabilecek yangın ve benzeri durumlarda araçtan derhal kaçabilmek için emniyet kemeri kullanmamakta ısrarcı olmaktadırlar.

Ancak yansıda yer alan istatistiki veriye göre bu tür kazalar, yani araçta patlama, alev alma gibi durumların yaşandığı kazaların binde birler mertebesinde olduğunu göstermektedir.

Bu durumda şu açığa çıkmaktadır ki böylesi bir amaç doğrultusunda hareket ederek emniyet kemeri kullanmamak “pire için yorgan yakmak” tan başka bir şey değildir.

Ayrıca şu husus kesinlikle unutulmamalıdır. Kemer kullanmaması sonucu kaza esnasında pek çok darbe almış kişinin bırakın araçtan çıkmayı, tıbbi yardım olmaksızın belki de yaşaması mümkün olmayacaktır.

Doğru Olmayan Gerçekler - 4

Şimdi de modern bir gerekçeye geldik: Hava yastığı. Acaba hava yastığı olan araçlarda emniyet kemeri kullanılmasa da olur mu?

Otomobil fabrikaları hava yastığı koydukları araçlarda niçin hala emniyet kemeri kullanıyorlar? Bunun bir gerekçesi olabilir mi?

Son yıllarda emniyet kemeri kullanmayan sürücülerin en önemli bahaneleri, araçlarında hava yastığı bulunuyor olmasıdır.

Ancak gerçekler yansıda görüldüğü gibi sürücülerin iddialarından farklıdır. Hava yastıkları sadece ve sadece emniyet kemeri ile birlikte kullanıldıklarında yarar sağlayan ekipmanlardır. Emniyet kemeri kullanılmadığı durumlarda devreye giren hava yastığı sürücüye faydalı olmak yerine onun ölümüne dahi neden olabilir. Çünkü hava yastıkları çarpışma algılandıktan sonra çok kısa sürede ve büyük bir basınçla şişmektedir.

Yani emniyet kemerinin kullanılmadığı bir kazada devreye giren hava yastığı, sürücünün başını ve gövdesini araç içinde herhangi bir yere çarpmasını engelleyebilir. Ancak aynı çarpma etkisi, bu kez de hava yastığı ile sürücünün başı ve gövdesi arasında olur. Hatta böylesi durumlarda hava yastığı sürücünün nefes almasını engelleyerek boğulmasına dahi yol açabilir.

Ayrıca hava yastıkları devrilme, savrulma gibi bir çok kazada ve ani frenleme durumlarında çalışmamaktadır.

Şu nokta kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Hava yastıkları emniyet kemerleri ile birlikte verimli olan yardımcı güvenlik sistemleridir ve kesinlikle tek başlarına koruyucu değildirler.

Hava Yastıkları ve Etkileri

Hava yastığı ve emniyet kemeri birbirlerini nasıl tamamlarlar konusunu ele alacağız şimdi.

Hava yastığının şiştiği bir kazaya rastladınız mı hiç?


Hava yastıkları son yıllarda hemen hemen tüm araçlarda standart hale gelen ve emniyet kemerinin görevini tamamlayıcı olarak çalışan güvenlik ekipmanlarıdır.

Hava yastıkları araçların çeşitli yerlerine yerleştirilmiş olan algılayıcılara bağlı olarak çalışır. Herhangi bir çarpışma anında, algılayıcılardan aldıkları sinyaller doğrultusunda hava yastıkları 0.1 ile 0.4 saniye içerisinde şişerler.

Hava yastıklarının ana görevleri sürücü veya yolcunun başı ve gövdesi ile direksiyon ve aracın iç ön kısmı arasında bir tampon görevi yapmaktır.

Araştırmalar hava yastığının emniyet kemeri ile uygulanması sonucunda kazalarda meydana gelen yaralanma ve ölümler üzerinde çok olumlu etkileri vardır. Yansıda da görmekte olduğunuz sonuçlar bu olumlu etkilerin en güzel göstergeleridir.

Hava yastıkları ve emniyet kemeri kombinasyonunun ciddi kafa yaralanmalarını % 75 oranında, ciddi göğüs yaralanmalarını ise % 66 oranında azalttığı belirlenmiştir.

Ancak hava yastıkları tek başlarına meydana gelen ciddi kafa yaralanmalarını sadece % 23 oranında azaltabilmektedir. Bu durum hava yastıklarının emniyet kemerlerine yardımcı güvenlik sistemleri olduklarını ispatlamaktadır.

Hava Yastıkları ve Getirdiği Riskler

Bu yansıda hava yastıklarının hatalı kullanımı ne tür risklere yol açar konusunu ele alacağız.

Her teknoloji gibi hava yastığı da yanlış kullanıldığında bazı riskler taşımaktadır. Bu yansıyı incelediğimizde bu riskleri çok açık olarak öğrenebileceksiniz.

Hava yastıkları, kazaların ölüm ve yaralanma gibi istenmeyen sonuçlarını azaltabilmek amacıyla kullanılan güvenlik sistemleridir. Hava yastıklarının hatalı kullanılması durumu dışında tehlikeli olmaları pek söz konusu değildir.

Peki nedir bu hatalı kullanım ?

Hava yastıkları, emniyet kemerlerine yardımcı olmaları maksadıyla geliştirilmiş sistemlerdir. Bu yüzden eğer ki emniyet kemeri olmaksızın tek başına kullanılırlarsa yansıda da görmekte olduğunuz istenmeyen bazı olaylara sebep olabilirler.

Hava yastıkları çarpma sonrası, çok kısa bir süre içinde yüksek basınçla aniden şişerler. İşte bu esnada eğer sürücü veya yolcu emniyet kemeri kullanmıyorsa, hava yastığı basınçla şişerken kişinin baş ve gövdesinde şiddetli darbeler oluşmasına neden olabilir. Bunun sonucunda da yaralanmalar hatta ölümler söz konusu olabilir.

Bu duruma ilave olarak, emniyet kemeri kullanmayan kişi eğer çarpışma esnasında bilincini kaybetmişse şişen hava yastığı bu kişinin boğulmasına sebep olabilir. Ancak görüldüğü gibi bu risk unsurları hava yastığının emniyet kemeri ile birlikte kullanılmaması durumunda söz konusu olmaktadır. Bunun dışında hemen hiç bir risk unsuru barındırmamaktadır.

Zaman zaman şişen hava yastığının patlaması sonucu ölüme yol açabileceğinden söz edilmektedir. Ancak bu çok küçük bir ihtimal sonucu olabilecek bir gelişmedir.





Emniyet Genel md.lüğü Gov Tr.


Emniyet Kemeri (Ders Video)



Emniyet Kemeri Kullanımı



NEDEN GEREKLİ VİDEOLU ANLATIM


#2
Esesli

Esesli

    KD ™ Kadim Dost

  • Yetkili
  • 5.814 İleti
  • Gender:Male
  • Location:EsEsli
  • Interests:sinema bilgisayar seyahat
Trafik Kazaları ve Nedenleri


Ülkemizde her gün yaklaşık 600 ve her saat 27 trafik kazası oluyor. Bu kazalarda günde 5-20 kişi ölüyor, 200 kadar kişi de yaralanıyor. Ortalama her yıl 5-6 bin kişi ölmekte ve 100-200 bin kişi de yaralanmaktadır.
Trafik kazalarının oluşmasının en önemli etmeni insandır. Bu oran ortalama %94’lere kadar ulaşmaktadır.
İnsan Faktörü %66
Sürücü %27
Yolcu %1
Araç Faktörü %5
Yol Faktörleri %1


Trafik Kazalarının Başlıca Nedenleri
Trafik kazalarının sebepleri aşağıda verilen Maddeler halinde gruplandırılabilir :
1. İnsan
a) Sürücü
B) Yaya
c) Yolcu
2. Yol
3. Taşıt
4. Çevre
5. Trafik yönetim,denetim ve uygulaması

İnsan Faktörüne Bağlı Trafik Kazalarının Nedenleri
a) Acemilik,
B) Dikkatsizlik,
c) Uzun süre uykusuzluk,
d) Hatalı sollama,
e) Aşırı hız,
f) Fazla yük taşımak,
g) Alkollü araç kullanmak,
h) Bazı ilaçları kullandıktan sonra araç kullanmak,
i) Trafik kurallarını dikkate almamak,
j) Rutin araç bakımlarını yaptırmamak.

Trafik Kazalarından Korunma Yollarıa) Alkollü araç kullanmayınız,
B) Emniyet kemerinizi mutlaka takınız,
c) Araç kullanırken dikkatinizi dağıtmayınız,
d) Hız limitlerine uyunuz,
e) Far ayarlarınızı kontrol ediniz,
f) Tehlikeli sürüş ve yakın takipten kaçınınız,
g) Bisiklet ve motosiklet kullanırken kaskınızı takınız,
h) Karşıdan karşıya geçerken geçiş kurallarına ve ışıklara riayet ediniz,
i) Kavşaklarda durunuz, tehlikeli yerlerde sollama yapmayınız,
j) Acelelikten kaçınınız,
k) Trafikte dikkatli ve hoşgörülü olunuz.

Emniyet Kemeri

Neden Emniyet Kemeri?
Emniyet kemeri kullanmıyorsanız, vücudunuz aracın hızıyla yol almaya devam eder. Ta ki direksiyon, ön cam veya torpido sizi durduruncaya kadar. İşte benzer durumlarda ikinci bir çarpışmadan korunmak istiyorsanız bunun tek yolu emniyet kemeri kullanmaktır.

Emniyet Kemeri ve Önlenen Riskler
Trafik literatüründe 30 km/s hızla meydana gelen çarpışmalarda oluşan hasar 1 birim olarak tanımlanırken, 50 km/s hızla meydana gelen çarpışmalarda bu hasarın 9 kat arttığı bilinmektedir.
Emniyet kemeri; araç içinde meydana gelen ölümleri %45, ağır yaralanmaları %50 oranında azaltmaktadır.
Ölümle olan yaralanmalar incelendiğinde baş boyun yaralanmalarının %37, omurga, göğüs yaralanmalarının %8 oranında olduğu görülmektedir.

Sürücü ile Yolcuların Ölüm ve Yaralanmalarında Hızın Etkisi
Araştırmalar 30 km/s hızla çarpmanın araç içerisinde bulunanların vücuduna etkisi 1.kattan düşmeye, 90 km/s hızla çarpmanın ise 10.kattan düşmeye eşdeğer olduğunu göstermektedir.
Yine araştırmalar bırakın yüksek hızları, 80 km/s hızla giden bir araçta yolculuk yapanların olası bir kazada ölme ihtimalleri, 30 km/s hızla giden araçtakilere oranla 20 kat daha fazla olduğunu göstermektedir.

Sürücünün Görme Yeteneği ile Hız Arasındaki İlişki
Hız arttıkça sürücünün trafik çevresini algılama düzeyi yavaşlar. Göz 190 ile 200 derecelik bir alanı algılar. Ancak araç kullanırken görme açısı hız ile ters orantılıdır. Örneğin 35 km/s hızla görme açısı 104 derece iken, hızı 130 km/s’te çıkardığımızda bu açı 30 dereceye düşer.

Hız Körlüğü
Artan hız sonucunda sürücünün yol ve çevresine yönelik görsel verileri, yani eşya ve olayları tam olarak algılayamamasıdır. Bunun en önemli ve riskli sonucu, sürücünün aracın hızını olduğundan daha az hissetmesidir.

Tünel Görüşü
Hızlı araç kullanırken görme alanının daralması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Aracın hızı ne kadar artarsa sürücünün bakışları da o oranda uzağa odaklanır ve sürücü çevresindeki olayları zamanında algılayamaz.

Alkol ve Kaza İlişkisi
Grafikte görüldüğü gibi 0,5 promil değerinden sonra kaza ihtimali yüksek bir eğilim göstermektedir. Bunun sonucunda kanında 1,00 promil alkol bulunan sürücülerin %70’inin kazalara sebep olduğu saptanmıştır.
1,00 Kandaki alkol miktarı (Promil)

Alkolün Uyuşturucu Etkileri
Kandaki alkol miktarı arttıkça kişinin denge, görme ve işitme gibi beyinsel fonksiyonlarında azalmalar ortaya çıkar. Kas kontrolü gibi çok önemli duyu ve kontrol kabiliyetleri azalır.

Kurtarma Ekiplerinin Trafik Kazalarına Müdahalesi Güvenlik Önlemleri
1- Olay yerine varıldığında, kurtarma aracı başka kazalara sebebiyet vermeyecek şekilde uygun yere park edilir.
2- Olay yerine emniyet şeridi çekilir, olay yerinin ön ve arkasına 50-150 m reflektör konulur.
3- Gereksiz kişiler şerit dışına çıkarılır.
4- Kaza yapan aracın kontak anahtarı kapatılır, mümkünse akü kutup başları sökülür.
5- Yangına karşı gerekli önlemler alınır.
6- Gaz kaçaklarına karşı gerekli önlemler alınır.
7- Diğer tehlikelere karşı (toprak kayması, kaya düşmesi vb.) gerekli önlemler alınır.

1. Durum Değerlendirmesi
a)Yaralının bilinç durumu,
B) Solunum yolları,
c) Dolaşım yolları,
d) Baş,
e) Boyun,
f) Göğüs,
g) Karın,
h) Kollar ve bacaklar kontrol edilir.
2. İlk Müdahale
a) Yaralıya bilinç kontrolü yapılması,
B) Solunumun sağlanması,
c) Dolaşımın sağlanması,
d) Kanamalara müdahale,
e) Kırıkların tespit edilmesi
f) Yaralar,
g) Yanıklar,
h) Şok,
i) Bayılma.

3. Kurtarma
a) Gereksiz malzemelerin (cam,parça vb.) temizlenmesi,
B) Sıkışma noktalarının belirlenmesi,
c) Kurtarma malzemelerini kullanarak yaralının kurtarılması,
d) Yaralıların araçtan nakli,
e) Yaralıların ambulansla sağlık kuruluşuna sevk edilmesi.

Kurtarma Teknikleri

Tam Flep
Aracın kapı ve direklerinin kesilmesi ve tavanın komple alınmasına tam flep denir. Tam flep şu hallerde uygulanır;
-Araç tavanının tamamen çöktüğü durumlarda,
-Kapıların açılmaması halinde,
-Yaralıların daha çabuk ve zedelenmeden çıkarılması için.

Yarım Flep
Aracın ön veya arka kapı ile orta direklerinin kesilmesi ve tavanın yarım açılmasına yarım flep denir. Yarım flep şu hallerde uygulanır;
- Yaralıların sadece önde bulunması halinde,
- Yaralıların sadece arkada bulunması halinde
- Kapıların açılmaması halinde.

Kapıların AçılmasıKapılar menteşe aralarından ayırıcı ile koparılarak yapılır. Kapılar sökülür. Kapıların açılması şu hallerde uygulanır;
- Hafif yaralanma durumunda,
- Kapıların sıkışarak açılmaması durumunda kullanılır.
Direksiyon Simidi ve Pedalın Kesilmesi
Kaza sırasında genellikle direksiyon veya pedallar yaralıyı sıkıştırır.
Uygulaması: Direksiyon simidi veya pedallar pedal kesici veya kesme aparatı ile kesilerek yaralı kurtarılır.

Araç İçinin Genişletilmesi
Kaza sırasında özellikle ön koltukta oturan yolcu ve sürücü, konsolun darbe sonucunda eğilmesi ile koltuk ve konsol arasına sıkışır. Bu durumda araç içinin genişletilmesi gereklidir.
Araç içinin genişletilmesi iki yöntemle yapılabilir.
a) Kazazedenin olduğu taraftaki ön kapı; kapıların açılması yöntemi ile alınır. Daha sonra aracın orta direğinin altından konsol hizasına çarpraz olarak ayırma silindiri uygulanır veya ayırma aparatını koltuk önünden konsolun alt tarafına uygulayarak genişleme sağlanır.
B) Yukarıdaki işlemlerin gerçekleştirilememesi halinde; aracın ön camı kırılmamışsa kırılır, ayırma aparatı gerdirme zincirinin kancası konsülün uygun bir yerine takılır. Ayırma aparatının diğer gerdirme zinciri de aracın ön tampon bölgesinde sağlam uygun bir yere takılır ve iki zincir arasına takılan ayırma aparatı ile gerdirme yapılarak araç içinin genişlemesi sağlanır.

Araç Ters Dönmüş veya Yan Yatmış ise Kurtarma
a) Araç desteklenir.
B) Camlar yaralıya zarar vermeden kırılır.
c) Sıkışma yoksa, yaralı uygun şekilde çıkarılır.
d) Sıkışma varsa, sıkışma noktaları gerekli aparatlarla açılır, yaralı serbestleştirilir.
e) Eğer emniyet kemeri takılı ise kurtarma personeli yaralı sırtına gelecek şekilde içeri girer, emniyet kemeri çıkarılır veya kesilir, yaralı sırtında dışarıya çıkarılır.
f) Araç yan yatmış ise ön camlar kırılır.
g) Ters yatmış pozisyonundaki kurtarma teknikleri uygulanır.

Araç Su İçinde ise Kurtarma
a) Araçsu içine düşmüş ise kurtarma personelinden çok araç içindeki kişiler kendilerini kurtarabilirler.
B) Panik ve heyecan yapılmamalıdır.
c) Motor ne tarafta ise araç o tarafından batmaya ve içeri su girmeye başlar, hafif tarafa geçilir.
d) Kapılar ve camlar iç ve dış basınç eşitleninceye kadar açılamaz, beklenir veya varsa tavan camından çıkılır.
e) Bekleme sırasında ağırlık yapan eşyalardan kurtulunur, gerekirse soyunulur.
f) Baygın olanların kendisine gelmesi sağlanır.
g) Emniyet kemeri varsa çıkarılır.
h) Basınç eşitlenince kapılar açılır ve araç terk edilir.
i) Araç terk edilirken düzenli bir çıkış sağlanır.
j) Yüzme konusunda tecrübeli olanlar yaralı veya baygın kişilere yardım etmelidir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı