İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Atatürk ve Türk Dili | Dil Devrimi - Dil Devriminin Amacı - Dil Devriminin Gerçekleştirilmesi..

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 7 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

DİL DEVRİMİ


(Ulusallaşmanın Önemli Bir Aşaması)

Atatürk bizi, milliyetimize ve Türk ulusal bilincine sahip kılarken bir taraftan da "Türk Ulusal Dili" üzerinde çalışıyor ve dil devrimini gerçekleştiriyordu. Osmanlı devrinde cahil ile okumuş; devlet adamı ile halk, birbirleriyle konuşup anlaşma olanağını hemen hemen yitirmişlerdi. Arabî ve Farisî deyimler arasında Türkçe, neredeyse silinip gidiyordu. Bütün bu karmaşıklığa son veren Atatürk olmuştur.

Dil devrimi, gerçekte milliyetçilik devriminin bir bakıma tamamlayıcısı olmuştur. Yeni harflerin kabulünden sonra ilk 10 yıl içinde dilimizdeki "özleşme" "arındırma" ve "gelişme" hızlanmıştır. Zira yeni yazı bizi Arapça ve Farsça sözlerden uzaklaştırıp, Türkçe konuşup yazmaya zorlamıştır.

Bilindiği gibi her ulusun bir dili vardır ve bu dilin de bir fonetiği, yani gırtlaktan çıkan ses yapısı mevcuttur. Konuşulan dil; o dile uygun bir fonetikle yazılamadığı takdirde o dil, dil olmaktan çıkar. Nitekim Türkçe'de gırtlaktan çıkan sesli ve sessiz harfler bellidir. Eski yazı dediğimiz Arap Alfabesi ise Türk insanının gırtlağından çıkan ses yapısına kesinlikle uymamaktadır.

Bu açıklamadan da kolayca anlaşıldığı gibi Arap Alfabesindeki harflerle Türkçe bir sözü yazmak dilcilik tekniği bakımından mümkün değildir. Bu böyle olduğu gibi, İngiliz, Fransız ya da Rus alfabesindeki harflerle Türkçenin veya bir başka dilin yazılması da mümkün değildir.

Bu durumu herkesten önce gören Atatürk, Türk dilinin yazılışına uygun olan sesli ve sessiz harfleri bilimsel metodla bir araya getirerek konuşma fonetiğimize uygun bir yazı (alfabe) fonetiğini de bize kazandırmış oldu. Böylece, dilimiz bacımsızlığa erişmiş; Arapça, Farsça kelimeler kendiliğinden ayıklanmaya başlanmıştır.

Dil devriminin içinde yalnızca harf sorununun çözümlenmesi ile yetinilmemiş, aynı zamanda terminoloji dediğimiz, bilim adamları tarafından konulmuş, insanlığın müşterek malı olan uygarlığın her bir uzmanlık ve bu uzmanlıkların belli bölümlerinin anlatımında kullanılan sözcükler ve deyimlerde de devrim yapılmıştır.

Örneğin; diplomatların, tabiplerin, teknisyenlerin, kimyacıların, matematikçilerin uzmanlık dallan ile ilgili ayrı ayrı terminolojileri vardır. Türkçe karşılıkları bulunamayan bu gibi deyimlerin, uluslararasında kullanılanları kabul edilmiştir.

Cumhuriyete kadar, Arap kültürü etkisiyle, Arap dili ve grameri ile türetilmiş uzmanlık terminolojileri (ıstılâhları)'nı kullanıyorduk. Büyük Atatürk, batılılaşma yolunda, batı terminolojilerini millileştirmeyi de dikkate alarak dilimize kazandırmış, böylece batı bilimine kolaylıkla ayak uydurmak ve batı uygarlığına yetişmek için, ulusumuza büyük bir atılım hızı kazandırmıştır.

Terminoloji devrimi, dil devrimimizin bir bölümünü teşkil eder. Terminoloji denilen o uzmanlık deyimlerini bilenler, yabancı dille de konuştuklarında kendi meslektaşlarıyla kolayca anlaşırlar. Başka dillerle yazılmış mesleki eserleri kalayca anlarlar. Uluslararası terminolojilerin kullanılması ulusal dilimize zarar vermez. Ancak, bu konuda ölçülü davranmak da şarttır. Kendi dilimizde karşılığı bulunan ve kullanılan bir deyim varken, uluslararası bir terminolojidir diye gereksiz yere dilimize yabancı kelimeleri doldurmaktan da sakınmalıdır.

Bu arada şunu da belirtmeliyim ki, Ruslar, kendi "kril" alfabelerini bütün azınlıklarına özellikle Türk asıllı olan uyruklarına zorla kabul ettirerek tam bir asimilasyon (benzeşme) politikasını bu yoldan uygulamışlardır. Rus harfleri ile Türkçe bir kelimeyi tam aksanı (söylenişi ile yazmaya, konuşmaya olanak yoktur. Ruslar bu yolla orta Asya Türk dillerini bozmuşlardır. Çin alfabesi ile Türk kelimesini yazmak nasıl mümkün değilse, bir İngiliz ya da Alman fonetiği ve alfabesi ile Türkçe'yi ifade etmek de mümkün değildir.

Dil devrimi harf devrimi ile bir arada görülmeli ve biri, diğerinin tamamlayıcısı olduğu bilinmelidir. Ulusal dil bu şekilde yaratılır. Atatürk'ün, bu devrimi ile ne kadar büyük bir iş yapmış olduğunu giderek daha iyi anlayabiliyoruz.


DİL DEVRİMİNİN AMACI


1. Özleşme: (Gittikçe öz haline getirme),
2. Geliştirme ve arındırma (Dilimize yeni girecek sözlere Türkçe karşılık bulmak ve kullanılan yabancı kelimelerin yerine öztürkçelerini yerleştirmektir).
3. Sadeleştirme gibi genel amaçları vardır.

Atatürk'ün yaptığı dil devriminin sonunda işte hepimiz birbirimizle rahatça konuşup anlaşabiliyoruz. Bir başbakanın sözünü bir köylü ve bir profesörün dersini genç bir çocuk anlayabiliyor. Türk Ulusu, Atatürk'den sonra böylece birbiriyle konuşur ve anlaşır hale gelmiştir.

O halde tarihimize, dilimize ve milliyetimize sahip çıkmak ve bunların üzerine titretmek, gelişmelerine yardıma olarak çalışmak, Atatürk ilkelerine sahip olmanın bir anlamını taşır.

Bu konuda dikkat edilecek husus; kültürel ilişkilerimizi devam ettirmek durumunda bulunduğumuz, siyasi sınırlarımız dışındaki büyük Türk kütleleriyle anlaşabileceğimiz bir dil yapısına kavuşmaktır. Aksi takdirde, TRT'nin Türkiye'nin Sesi Radyosundan dünyaya Türkçe seslenen spikerini kim anlayacaktır? Anlaşılabilir bir dil kullanılmadıkça bu kültürel bağ nasıl korunacaktır. Kanımca bu hususa özen göstermekte yarar ve zorunluluk vardır.

Dil devrimi, ulusal bir kültürün gelişmesi için, ulusal bir dilin yeniden canlandırılması prensibine dayanır. Atatürk, Türk ulusunu ulusalcılığa ve ulusal bilince sahip kılarken, ulusalcılığa ve ulus olabilme faktörlerinden en önemlisini oluşturan "ulusal Türk dili" üzerinde bizzat çalışmalar yapmaya başlamıştı.


Osmanlı döneminde ve hatta İslâmiyet sonrası Türklük dünyasında Türk dili büyük sarsıntılar geçirmiştir. Oysa ki, Türk ulusunun yer küresi üzerinde yaşadığından bu yana bağımsız bir sözlü edebiyatı, dili ve Orhun Kitabelerinden örendiğimize göre de V. ve V. yüzyıldan itibaren de yazılı bir edebiyatı olmuştur. Bu gerçeğe rağmen, Atatürk dil devrimini yaptığı yıllara kadar Türk ulusu bir bütün olarak birbirleriyle konuşup anlaşabilme olanağını yitirmiş bulunuyordu- Okumuş-cahil ile, yönetici-halk arasında, dil birliği tamamen yok olmaya yüz tutmuştu.

Dil devrimi, gerçekte ulusçuluk ilkesinin tamamlayıcı bir unsuru olmuş ve halkın konuştuğu dili esas aldığından dolayı da Halkçılık ilkesine hizmet etmiştir. Atatürk diyor ki:

"ulusal duygu ile dil arasındaki bağ, çok kuvvelidir. Dilin ulusal ve zengin olması, ulusal duyguların gelişmesinde başlıca etkendir. Ülkesini, bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini ve yabancı boyunduruğundan kurtarmalıdır."

"ulusalcılığın çok belli niteliklerinden biri dildir. Türk ulusundanım diyen insan, her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz ..."

"Türk milletinin milli dili ve milli benliği, bütün hayatına hakim ve esas kalacaktır..."


DİL DEVRİMİNİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ


Dil devriminin Atatürk'ün görüşündeki yerini tespit edebilmek için, kendisinin bu konudaki düşüncelerini ele alacağız. Diyor ki:

"...Millet dil, kültür ve ülke ile birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir toplumdur."

Atatürk, dil bağını, ulus olabilmenin ilk şartları arasında görmüştür. Gerçekten de bu devrim, ulusal bir kültürün yaratılabilmesi için ulusal bir dilin yeniden canlandırılması amacına yöneliktir.

Çünkü, ulusal birliğin ilk unsuru kültür birliğidir. Halkla aydını birbirine yaklaştıran en etkili araç hiç kuşkusuz, her iki zümrenin kolaylıkla anlaşabilecekleri sade bir dildir. Atatürk 1932 yılında:

"Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için bütün devlet teşkilatımızın, dikkatli, ilgili olmasını isteriz" (Söylev ve Demeçler, C. I, 5. 311) demiş ve bu amaçla da 1932 yılında "Türk Dilini Tetkik Cemiyeti"ni kurmuştur. Bu cemiyet aynı yıl içinde "Türk Dil Kurumu" ismiyle çalışmalarını Atatürk'ün yakın gözetimi altında sürdürmüştür).

Dil Kurumu, 1937 yılına kadar çok verimli bir çalışma göstermiş ve bilimsel terimlerin önemli kısmı özleştirme ve arındırma sonucu olarak temiz bir Türkçe'ye dönüştürülmüştür. Ancak, Atatürk'ün ölümünden sonra, Dil Kurumunun aynı doğrultuda çalıştığını kanıtlayacak tutamaklardan oldukça yoksun kalındığını söylemek, insafsızlık olmayacaktır.

Atatürk, Dil ve Tarih Kurumlarının daha sonraki çalışma dönemleri için şu tarihi direktifi vermiş ve işi, bu iki kurumun inisiyatifine terk etmiştir:

"Türk Dil Kurumu çalışmalarına sonuna dek katılacak değilim. Tarih Kurumunun kuruluşunu izleyen yıllarda, tarih üzerine arkadaşları teşvik için beraber çalıştım; sonucunda bu kurum teşkilâtlandıktan ve çalışmalarına hız verdikten sonra, Tarih Kurumunun çalışmalarına karışmıyorum. Kurum üyeleri bildikleri gibi akademik çalışmalarına devam ediyorlar.

Dil Kurumu çalışmalarına da ilgim böyle olacaktır. Dil bilginlerinin uzmanların akademik çalışmalarına karışmayacağım. Sizin de -toplantıdaki Dil Kurumu Merkez Kurulu Üyelerine hitaben- çalışmalarınızı bilimin son verilerine uydurmanız gerekir."
(1937)

Atatürk tarafından başlatılan dilcilik çalışmaları, O'nun gösterdiği yönde geliştikçe hiç kuşkusuz hedefine ulaşacak, aksi halde, yazı dili ile konuşma dili ve halkla aydın dili arasında gene kopukluklar olacaktır. Tarihten ders almak bu konudaki sorunun çözümü için en geçerli bir metottur.

Ana dilin, asıl kaynaklarına dönüş zorunluluğunu Batı'da ilk kez ortaya atan Roma filozofu Çiçeron'dur. Doğuda da dil ve kültür emperyalizmine ilk kez karşı koyanlar, Türk dilini taş anıtlar üzerine işleyerek, düşmana karşı koruyan ve sonsuzlaştıranlar, Göktürk Hakanları; Kül Tegin, Bilge Kağan ve Tonyukuk olmuştur. Anadolu'da Türk dilini Farsça'ya karşı savunan ve koruyan Karamanoğlu Mehmet Bey (1277) Selçuk Türk'ünün ilk dil devrimcisidir Dil devrimi bir ulusun kendi kaynaklarını canıma, kendi asıl ana varlığına ve özüne sahip çıkma davasıdır. Atatürk de bunu istemiştir.

Türk dil devriminin, Atatürk'ün gösterdiği hedefe daha etken ve daha erken ulaşabilmesi için, Türk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile yine Atatürk tarafından kurulan ve çalışma amacı ve dilcilik konusu yönünden aynı sorumluluğu taşıyan Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin çok sıkı bir işbirliği halinde çalışmasında zorunluluk vardır. Bu gün için böyle bir işbirliğinin etkili biçimde sürdürüldüğüne ait elimizde doyurucu ve yeterli belgeler mevcut değildir.

Türk dilinin istenilen amaç doğrultusunda gelişmesi, oluşması, benliğini bulup daha da zenginleşmesi için; tarih bilincine dayalı, yaşayan Türkçe ve lehçelerine saygılı bir sözcük üretimine Türk Dil Kurumunun ve konuyla ilgili üniversitelerimizin hep birlikte başarılı çalışmalar yaparak, az zamanda dil sorunumuzun, Atatürkçü düşünce içerisinde çözüme bağlanmasını beklemekteyiz.

Bu gün dünya üzerinde çeşitli Türk lehçeleriyle konuşan 200 milyon Türk vardır. Bunun yaklaşık 70 milyonu anavatanda yaşamaktadır. Dilcilikle uğraşan kurum ve kuruluşların üzerinde durmalarında fayda görülen çok önemli bir sorun da, Türk dilinin özleştirilmesi, geliştirilmesi ve arıtılması konusu üzerinde çalışmalarını sürdürürken, dünya Türklüğünün müşterek bir dil çizgisine yakınlaştırılmasını göz önünde tutmaları faydalıdır. Türkiye Radyolarının elektro manyetik dalgalarının uzandığı coğrafî alan içinde yaşayan milyonlarca Türk, Anadolu Türklüğü ile kültür birliğini ancak bu yolla devam ettirebilir, dış Türkler de ancak bu yol ile anavatan Türklüğünün düşünce potasında kalabilir.

Atatürk Dil devrimini yaparken bu çalışmalarını Türk Tarih Devrimi diyebileceğimiz ve birbirinden ayrılması mümkün olmayan diğer önemli bir konuyla beraber yürütmüştür. Ayrıca, Türk dilini yabancı boyunduruğundan kurtarmak için, "Harf devrimini" dil devriminin ayrılmaz bir parçası olarak görmüştür. O halde, dil, tarih ve harf devrimleri, Türk ulusunun ulusal benliğe ve bilince ulaşmasının birer aracı olarak kültürel yaşantımızda; üzerindeki çalışmalarımızı ve bu konuda kazanılan değerlerimizi her gün daha da etkili bir biçimde devam ettirmek, Atatürkçü bir düşüncenin savunulması olacaktır.

Eski yazının hasretini duyanlar, dil üzerindeki çalışmaları kasıtlı olarak baltalamaya çalışanların, aynı zamanda milliyetçi olmaları mümkün değildir.




Konu Hale tarafından 24 Temmuz 2015 Cuma - 08:23 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Atatürk Ve Türk Dili




• 20 Eylül 1928 – Atatürk’ün Türk harflerini halka bizzat öğretmesi ve tanıtması.



Resmi ekleyen



20 Eylül 1928
Kayseri Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi) binası önünde kara tahta başında Başbakan İnönü’yle yeni Türk harflerini tanıtırken




Resmi ekleyen



20 Eylül 1928
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Kayseri'de yeni Türk harflerini halka bizzat öğretirken





Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_20_Eylul_September_t714.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 20 Eylül - September - Başöğretmen Atatürk harf inkılabı çalışmalarında' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_20_Eylul_September_t714.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 20 Eylül - September - Başöğretmen Atatürk harf inkılabı çalışmalarında

http://www.kadimdostlar.com/Yakin_Donem_Turkiye_Tarihi_f14/Ataturk_Devrimleri_Harf_Devrimi_1_Kasim_1928_ve_t72827.html'] Atatürk Devrimleri | Harf Devrimi - 1 Kasım 1928’de "Yeni Türk Harflerinin Kabul Ve Tatbiki Hakkında Kanun"Un Kabul Edilmesi Ve Yeni Alfabenin Yerleştirilmesi Süreci ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Yakin_Donem_Turkiye_Tarihi_f14/Ataturk_Devrimleri_Harf_Devrimi_1_Kasim_1928_ve_t72827.html'] Atatürk Devrimleri | Harf Devrimi - 1 Kasım 1928’de "Yeni Türk Harflerinin Kabul Ve Tatbiki Hakkında Kanun"Un Kabul Edilmesi Ve Yeni Alfabenin Yerleştirilmesi Süreci

http://www.kadimdostlar.com/Guzel_Turkce_ve_39_miz_Turkce_Dilbilgisi_f147/Harf_Ve_Dil_Devrimi_Prof_Dr_Utkan_Kocaturk_t5120.html'] Harf Ve Dil Devrimi | Prof. Dr. Utkan Kocatürk - 1 Kasım 1928 ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Guzel_Turkce_ve_39_miz_Turkce_Dilbilgisi_f147/Harf_Ve_Dil_Devrimi_Prof_Dr_Utkan_Kocaturk_t5120.html'] Harf Ve Dil Devrimi | Prof. Dr. Utkan Kocatürk - 1 Kasım 1928

http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Turk_Harf_Devrimi_Haftasi_1_7_Kasim_Cumhuriyet_Y_t7918.html'] Türk Harf Devrimi Haftası | 1 - 7 Kasım - Cumhuriyet Yılları - Milli Eğitim - Tevhid-i Tedrisat Kanunu - "Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun" - Yeni Harflerin Kabulü ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Turk_Harf_Devrimi_Haftasi_1_7_Kasim_Cumhuriyet_Y_t7918.html'] Türk Harf Devrimi Haftası | 1 - 7 Kasım - Cumhuriyet Yılları - Milli Eğitim - Tevhid-i Tedrisat Kanunu - "Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun" - Yeni Harflerin Kabulü

Konu Hale tarafından 24 Temmuz 2015 Cuma - 08:23 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Atatürk Ve Türk Dili



Türk Dil Bayramı



• 26 Eylül 1932 - "Dil Bayramı" ilk kez kutlandı.

İlk Türk Dil Kongresi toplandı.

26 Eylûl - 5 Ekim 1932'de yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı'nın çalışma programını Atatürk hazırlamıştı.


Cumhurbaşkanı, Kurucu ve Koruyucu Başkan Gazi Mustafa Kemal, 13.30-19.00 saatleri arasında, Dolmabahçe Sarayı’nda çalışmalarına başlayan I. Türk Dili Kurultayı’nın açış toplantısında hazır bulundular. Kurultay açış konuşmalarını ve oturumda sunulan Sâmih Rifat Bey'in “Türkçenin Ari ve Sami Lisanlarla Mukayesesi” başlıklı konferansını dinlediler.

Kaynak: www.tdk.gov.tr

Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı.

(Kurultay, 5 Ekim 1932 tarihine kadar çalışmalarını sürdürmüştür).

• 26 Eylül 1933 - Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin düzenlediği Dil Bayramı kutlandı.

• 26 Eylül 1935 - Atatürk'ün, Dil Bayramı'nın 3. yıldönümü nedeniyle Türk Dil Kurumu'na tebrik telgrafı: "...Türk Dil Kurumu'nun verimli çalışmasını ve bütün yurttaşların dil işlerine gösterdiği büyük ilgiyi sevinçle anarım. Bayramınız kutlu olsun."

• 26 Eylül 1934 - Atatürk'ün, "Dil Bayramı" nedeniyle Ankara Halkevi'nde yapılan toplantıyı şereflendirmesi.

Gazi Mustafa Kemal, yanında Başbakan İsmet (İnönü) Bey olduğu hâlde saat 17.30’da Ankara Halkevi’ni teşrif edip locasından Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ce düzenlenen II. Dil Bayramı toplantısını izleyip saat 19.30’da Çankaya Köşkü’ne döndüler. Aynı gün; TDTC Başkanı ve Millî Eğitim Bakanı Abidin (Özmen) ve TDTC üyelerinden Besim (Atalay), Naim Hâzım (Onat) ve Velet Çelebi (İzbudak) Beylerle görüştüler.

• 26 Eylül 1938 - Atatürk'ün, Dil Bayramı nedeniyle Türk Dil Kurumu Genel Sekreteri İbrahim Necmi Dilmen'in söylevini radyodan dinlemesi ve takdirlerini bildirmesi.



Türk Dili Bayramı'mız Kutlu Olsun.


Kadim Dostlar ™ Yönetimi



Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_26_Eylul_September_t1109.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 26 Eylül - September 1932 - "Dil Bayramı" ilk kez kutlandı. ' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_26_Eylul_September_t1109.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 26 Eylül - September 1932 - "Dil Bayramı" ilk kez kutlandı.

http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Turk_Dili_Bayrami_26_28_Eylul_Turk_Dil_Kurultayi_t52664.html']Türk Dili Bayramı - 26-28 Eylül | Türk Dil Kurultayı - Türk Dili Tetkik Cemiyeti - Türk Dil Kurumu - Türkçe Katında Yaşamak - Fazıl Hüsnü Dağlarca - Türk Dil Bayramı İle İlgili Güzel Sözler Ve Şiirler - Atatürk'ün Türk Dili İle İlgili Sözleri...' target='_blank'>Türk' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Turk_Dili_Bayrami_26_28_Eylul_Turk_Dil_Kurultayi_t52664.html']Türk Dili Bayramı - 26-28 Eylül | Türk Dil Kurultayı - Türk Dili Tetkik Cemiyeti - Türk Dil Kurumu - Türkçe Katında Yaşamak - Fazıl Hüsnü Dağlarca - Türk Dil Bayramı İle İlgili Güzel Sözler Ve Şiirler - Atatürk'ün Türk Dili İle İlgili Sözleri...

#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

Atatürk Ve Türk Dili




• 5 Ekim 1932 - Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Türk Dil Kurultayı'nın son gün çalışmalarını izlemesi.

Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin düzenlediği Birinci Türk Dil Kurultayı İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.

26 Eylûl - 5 Ekim 1932'de yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı'nın çalışma programını Atatürk hazırlamıştı. (26 Eylül 1932 - "Dil Bayramı" ilk kez kutlandı).

Mustafa Kemal'in başkan olduğu kurultayda, Türkçe'nin eski bir dil oluşunun yanısıra diğer dünya dilleriyle ilişkisi üzerine 22 adet tebliğ sunuldu.

Gazi Mustafa Kemal, öğleden sonra Kurultay’ın son oturumunda hazır bulundular. Tüzük değişikliği ve program çalışmalarını izlediler.

Seçimlerden önce salondan ayrıldılar. Kurultay kapandıktan sonra Boğaziçi’nde tekneyle bir gezinti yapıp 20.00’de Dolmabahçe Sarayı’na döndükten sonra Kurultay’da TDTC Umumî (Genel) Merkez Heyetine (Kuruluna) seçilen Başkan Sâmih Rifat (Horozcu), Genel Yazman (Umumi Kâtip) Ruşen Eşref (Ünaydın), Sayman (Muhasip) Besim (Atalay), Celâl Sahir (Erozan), Ahmet Cevat (Emre), Prof. Ragıp Hulûsi (Özdem), Hâmit Zübeyr (Koşay), Hasan Âli (Yücel) ve İbrahim Necmi (Dilmen) Beylerle Maarif Vekili Dr. Reşit Galip (Baydur) Beyi, ayrıca Kurultay düzenleme kurulundan Ali Canip (Yöntem) ve Ruşenî (Barkın) Beyleri kabul ettiler. Bu kabulde, Gazi’nin Merkez Heyeti üyelerini tebrik ettiği, başarılar dilediğini tahmin etmek güç olmasa gerek. Ayrıca, Kurultay’ın değerlendirilmesinin yapıldığını da bu tahmine ekleyebiliriz. Gazi, aynı gün, Kurultay’ın tamamlanması dolayısıyla Başbakan İsmet (İnönü) Bey'e bir telgraf göndererek; “Kurultay’ın değerli çalışmasından, yüksek duygular ortaya koymasından ne kadar sevindiğini” bildirmişlerdir. Telgrafta ayrıca Kurultay’ın kapanışında İsmet Bey'in adı geçince çok alkışlandığı da belirtilmiştir.


Kaynak: Türk Dil Kurumu www.tdk.gov.tr


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_5_Ekim_October_t1624.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 5 Ekim - October' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_5_Ekim_October_t1624.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 5 Ekim - October

#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Atatürk Ve Türk Dili



• 1 Kasım 1926 - Harf Devrimi 1353 Sayılı Kanunla Yürürlüğe girdi.


1 Kasım 1928’de Latin esasından alınan harfler (Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek) “Türk harfleri” adıyla 1353 Sayılı Kanunla kabul edilmiştir. Yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk harflerinin alınmasını ifade eden Harf Devrimi yapılmıştır.


Aslında Atatürk, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul’da Sarayburnu Parkı’nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Harf Devrimini halka şöyle duyurmuştur; “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz... Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir.”



Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin II. dönem IV. toplantı yılını açış konuşması: "...Bu büyük millet, arzu ve istidadının yöneldiği istikametleri görmeye çalışan ve görebilen evlâdını daima takdir ve himaye etmiştir."



• 1 Kasım 1928 - Yeni Türk Alfabesinin kabulü.


Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun'un kabulü.



1 Kasım 1928’de Latin esasından alınan harfler, (Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek) “Türk harfleri” adıyla 1353 Sayılı Kanunla kabul edilmiştir. Yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk harflerinin alınmasını ifade eden Harf Devrimi yapılmıştır.


Aslında Atatürk, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul’da Sarayburnu Parkı’nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Harf Devrimini halka şöyle duyurmuştur; “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz.(...) Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir.”



Gazi Mustafa Kemal'in yıllık söylevinde yeni harflere değinmesi. Türkiye Cumhuriyeti modernleşme yolunda çok önemli bir adım atarak Arap harflerinin yerine Latin temeline dayalı Yeni Türk Harfleri'ni kabul etti. (Harf ve Dil Devrimi)

Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin III. dönem II. toplantı yılını açış konuşması: "...Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla Türk harflerinin kesinlik ve yasallık kazanması, bu memleketin yükselme mücadelesinde başlı başına bir geçit olacaktır."

Cumhurbaşkanı Atatürk'e, milletin şükran hatırası olmak üzere altın levha üzerinde kabartma bir alfabe takdim edilmesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya altın levha üzerine kabartma bir alfabe hediye edildi.

1928 - Use of the new alphabet is adopted in Turkey (effective December 1, 1928).


The use of the current 29-letter Turkish alphabet was established by the "Law on the Adoption and Implementation of the Turkish Alphabet" as part of Atatürk's reforms. The modified Latin alphabet replaced the Ottoman-Arabic alphabet which had been used for centuries (the use of international numbers was adopted on May 24 1928).


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_1_Kasim_November_t5091.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 1 Kasım - November Harf Ve Dil Devrimi, Saltanatın (Padişahlığın) Kaldırılması' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_1_Kasim_November_t5091.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 1 Kasım - November Harf Ve Dil Devrimi, Saltanatın (Padişahlığın) Kaldırılması

#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Atatürk Ve Türk Dili



• 3 Kasım 1928 - Türk Harfleri Kanununun TBMM'de kabulü.


(Yazı inkılâbı - Yeni Türk harfleri 1 Kasım 1928 kabul edilmiştir).


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_3_Kasim_November_t5448.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 3 Kasım - November 1928 - Türk Harfleri Kanununun TBMM'de kabulü' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_3_Kasim_November_t5448.html'] Atatürk Günlüğü - Today | 3 Kasım - November 1928 - Türk Harfleri Kanununun TBMM'de kabulü

#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Atatürk Ve Türk Dili



• 1 Aralık 1928 - Yeni Türk harflerinin kullanımı yürürlüğe girdi. Gazeteler, mecmualar, levha, tabela ve ilanlar yeni harflerle basılmaya başladı.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_1_Aralik_December_t10410.html']Atatürk Günlüğü - Today | 1 Aralık - December' target='_blank'>Atatürk' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Ataturk_Gunlugu_Ataturk_Today_f13/Ataturk_Gunlugu_Today_1_Aralik_December_t10410.html']Atatürk Günlüğü - Today | 1 Aralık - December

#8
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Ve Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı