İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Boğa Güreşi Nedir? | Boğa Güreşi Oyunu - Türkiye'de Boğa Güreşi

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Boğa Güreşi Nedir?



Alm. Stierkamf (m), Fr. Course (f.), de taureaux, İng. Bulfight. Boğa ile mücadele ve sonunda boğayı kılıçla öldürme esası üzerine kurulmuş bir spor. Boğa güreşinin başladığı yerin Girit olduğu tahmin edilmektedir. Buradan Etrüsklere ve Romalılara geçti.Sekizinci yüzyıla kadar önemini kaybeden boğa güreşi Faslılar tarafından bu yüzyılda İspanya'ya sokuldu. On beşinci yüzyılda İspanya'da milli spor olarak kabul edildi. Halen İspanyoların çok sevdikleri bir spor gösterisidir. Günümüzde, Portekiz, Kolombiya, Peru, Ekvator, Venezüella ve Fransa'da büyük rağbet gören bir spordur.




Resmi ekleyen




Boğa güreşinde gaye, özel olarak yetiştirilmiş bir boğanın matador tarafından "arena" denilen özel sahada yenilmesidir. Boğa güreşine çıkan kişiye, "matador" denir. Bunun çok çevik, refleks sahibi, ani kararlar verebilen, elindeki pelerini çok ustaca kullanabilen, fiziki olarak güçlü kuvvetli olması lazımdır. Güreşe çıkan boğada da cesaret, soyluluk, canlılık aranır. Özel olarak yetiştirilen boğaların hareketlerine ilk başlangıçta çok dikkat edilir. Güreşe müsait olanların, ayrılarak yetiştirilmesine itina gösterilir. Saldırıya geçmesi, sür'atli hareketi, saldırıya geçtiğindeki gözü pekliği, canlılığı bir güreş boğasında aranılan belli başlı özelliklerdir.

Boğa güreşleri Plazas de toros denilen çember şeklindeki arenalarda yapılır. Seyircilerin oturduğu sıraları boğalardan korumak için ön taraflarına görüşe mani olmayan yüksek duvar yapılmıştır. Arenaya açılan üç kapı vardır. Birinden matadorlar, diğerinden boğalar içeri girer, üçüncüsünden ise öldürülen hayvan dışarı çıkarılır.

Boğa güreşleri üç sahfada yapılır. Birinci safhada pikador denilen süvariler boğanın ilk saldırısını önlerler. İkinci safhada boğa saldırıya geçmesi için kışkırtılır. Boğanın iki omuzuna rengarenk kağıtlarla süslü üç dört çift sivri uçlu şişler saplanır. Böylece hayvan iyice öfkelenmiş olur. Son safhada artık tamamen matadorun maharetine bırakılır. Matador çeşitli oyunlar sergileyerek boğayı saf dışı etmeye çalışır. Değneğe tutturulmuş kırmızı renkli kumaşı kullanarak boğanın başını aşağıya doğru eğmesini temine uğraşır. Çeşitli artistik gösterilerin sonunda, kılıcı, boğayı öldürecek şekilde batırması ile güreş son bulur. Bazen bu işin başarılması mümkün olmayabilir. Kılıcın kırılması, matadorun boğanın boynuzları arasında parçalanması da ihtimal dahilindedir. Aslında boğa güreşi çok tehlikelidir. Fakat bütün tehlikesine rağmen heyecanla takib edilen, güreşlerin olduğu günlerde eğlenceler tertib edilen bir spordur.

Türkiye'de boğa güreşleri Artvin ve yakın çevresinde her yıl haziran ayında yapılan Kültür ve Sanat Şenliklerinde olmaktadır. Yurdumuzdaki boğa güreşleri İspanya ve diğer ülkelerde olduğu gibi, matador ile boğa arasında geçmeyip, boğa ile boğa karşılaştırılarak yapılır. Güreş meydanından diğer boğayı boynuzlarıyla tehdit eden ve kaçıran boğa galip sayılır. Birinci gelen boğanın sahibine oldukça yüklü armağan verilir.




Resmi ekleyen




Türkiye'de Boğa Güreşleri



Her yıl Artvin’ın Kafkasör yaylasında yapılan ananevi boğa güreşlerini duymayan pek azdır. Boğa güreşlerinin nerede, ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmese de bu güreşlerin ilk defa Barhal yöresinde yapıldığına dair bazı anekdotlara rastlanmaktadır. İlk olarak Kalatvan ve Didvake de yapılan boğa güreşleri çok çekişmeli geçer. Boğa sahipleri, bir yıl özenle beslediği boğasını iddialı bir şekilde arenaya sürer. Boğasından beklediği rakibini yenip pehlivan olmasıdır. Böylece kendiside verdiği emeğin boşa gitmediğini ve pehlivan boğa yetiştirmenin gurunu taşıyacaktır. Çok çekişmeli geçen bu ilk boğa güreşleri yöre insanı için artık yeni bir tutku olmuşur. Böylece boğa besleyen aileler çoğalır. Boğalarının formdan düşmemeleri için yıl on iki ay boğalarını özenle beslemektedirler. Boğa besleyip şampiyon yetiştirmek önemli bir meziyet haline gelmiştir. Bu tutku artık herkesi sarmış ve böylece boğa güreşlerinin hikayesi başlamıştır...

İbrahim Eren’in bize anlattığı bilgilere göre ise Barhal da boğa güreşlerinin gelişmesi aynen şöyledir. “Kalatvanın baş pehlivanı Vakiyat Kamil Efendi’nin boğası. Didvakenin pehlivanı ise Karaca Ömer Çavuşun boğasıdır. Her iki boğa sahibi de boğalarına iyi bakmakta ve çok güvenmektedirler. Köyün ileri gelenleri bu iki boğayı güreştirme fikrini ortaya atar. ...”Bu boğaları gelin bir güreştirelim de millet güreş seyretsin bari...”derler.

Bir Cuma günü Raziya Ömer Hocanın Kimsol da ki tarlasında bu iki pehlivan boğa güreştirilir. Bu iki pehlivan boğa, burada çok iyi bir güreş çıkarır. Vakiyat Kamil Efendi nin boğası Karaca Ömer Çavuşun boğasını yener. Bunun üzerine ertesi yıl aynı yerde bu iki boğa tekrar kapışır. Yine Kamil Efendinin boğası galip gelir. Boğa güreşlerine katılım gittikçe çoğaldı. Bu güreş alanı artık yeterli gelmeyince güreşler, Lazgil mahallesine ardından da Maçhetler’deki tarlalara taşındı.
Besili boğaların artması ve civar köylerden katılımların da eklenmesiyle boğa güreşleri, daha tertipli yapılır oldu. Mülki amirlerden izinler alınıp, teberrulu biletler bastırıldı. Artık yaşlılar, hanımlar ve çocuklar hariç seyircilerden bilet ücreti alınmaya başlandı. Seyircilerden elde edilen hasılatla da köyün çeşitli ihtiyaçları karşılandı. Bu para daha çok Okul, Cami, Kurs Yol ve Köprü gibi yerlerin yapımı yada onarımına harcandı. Ayrıca bu gelirin bir kısmı da güreşen boğaların sahiplerine verildi...”

Boğa güreşleri sanıldığı ya da yanlış yansıtıldığı gibi hayvanlara eziyet verilerek yapılan bir eğlence değildir. Burada yapılan boğa güreşlerinin esas gayesi, daha öncede bahsettiğimiz gibi boğaların yaylalarda kendi başlarına kaldığında güreşip birbirlerine zarar vermemeleri için yapılmıştır. Tanışma merasimi dedikleri insanların kontrolünde yapılan bu güreşlerde güreşen boğalar, dağda tekrar güreş tutuşmayacaktır. Çünkü boğalar, kendi güçlerini bu uygun zeminde denemiş olacaktır. Güreşi kontrol eden saha hakemleri ve boğa sahipleri, kesinlikle boğaların güreş esnasında birbirlerine öldürücü yada ağır yaralayıcı darbeler atmasına müsaade vermemektedirler. Netice itibariyle boğa güreşlerinin yapılması boğaların zarar görmesi yada ölümüyle sonuçlanması için değil, tam tersi birbirlerini yaralamaması ve zarar görmemesi için yapılmaktadır. Boğa güreşleri zamanla gelişerek bölgede etkinliğe dönüşmüştür.

Konu Hale tarafından 17 Aralık 2012 Pazartesi - 20:54 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim linkleri düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim linkleri düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı