İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Kıyıköy | İki Dere Arasında Denize Nazır

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya henüz cevap yazılmadı

#1
Aydan

Aydan

    Hey sen! Biz burda yabancıları güleryüzle karşılarız :)

  • Özel Dost
  • 1.303 İleti


Resmi ekleyen

İstikametimiz Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy. Kıyıköy'e ulaşmanın en kolay yolu TEM Otobanı üzerinden. TEM'den Edirne istikametine giderken, Çerkezköy sapağından sapılıyor ve Saray ilçesi yönüne gidiliyor. Kıyıköy tabelaları, sizi eski adıyla Midye'ye ulaştırıyor. Yol, biraz virajlı; ama tamamen asfalt ve yemyeşil orman içinden giden keyifli bir yol.

İstanbul'dan çıktıktan yaklaşık iki saat sonra, Karadeniz kıyısında Kıyıköy'deyiz. El değmemiş güzellikleri ve tertemiz havasıyla, şehirden kaçıp bir nefes almak için ideal bir yer burası.

Kıyıköy'ün, köyü çevreleyen surların içindeki kısmı, tamamen sit alanı. Bu yüzden burası, hiç bozulmamış bir doğaya sahip. İki dere ile denizin buluştuğu bir yerde kurulmuş bir yarımada asında Kıyıköy.

Kıyıköy denince ilk akla gelenler, tertemiz koylar ve balık lokantaları. Buraya günübirlik gelenler, çoğunlukla, gelir gelmez sahile doğru yol alıyor.

Kıyıköy'ün önünde, upuzun plajlar var. Üstelik deniz, çoğunlukla dalgalı olsa da su, hemen her zaman tertemiz.

Liman Plajı, hemen Kazandere'nin önünde. Belediye Plajı'nda ise, karşınızda insan yüzüne benzeyen bir kayaya karşı yüzebilirsiniz. Kaz Limanı çok uzun ve yörenin en güzel plajı; ama yolu toprak ve bozuk. Burası daha ziyade, Kıyıköy halkının tercih ettiği bir yer. Kaz Limanından sonra da Selvez koyu geliyor.

Sahilde biraz vakit geçirdikten sonra Kazandere'ye doğru gidiyoruz. Bazıları denize biraz ara verip, sandal keyfi yapıyor.

Kıyıköy arkası orman; önü deniz ve iki dere arasında bir köy. Her iki nehirde de sandal kiralayıp, yemyeşil sazların ve koyların arasında dolaşabilirsiniz.

Etrafınızda nilüferler, ağaçların yeşiline bürünmüş Kazandere ile Pabuçdere'de aheste ilerliyorsunuz sandalınızla. Bu derelerde kürek çekmek de keyifli. Bir tek, küreklerin suya girerken çıkardığı ses geliyor kulağınıza. Son derece sakin ve huzurlu. Ama kürek çekmek istemiyorum derseniz, Kıyıköy'ün her yanını karış karış bilen, Ercan ya da köyün sandalcılarından biri, çeker kürekleri sizin yerinize. Hem de her seferinde büyük bir güleryüzle. Saatine beş milyon verirsiniz en fazla.

Kıyıköy eski bir Rum balıkçı köyü, balıkçılık geleneği de hala devam ediyor. Bu yüzden Kıyıköy'de yemek içmek denince öncelik, balık lokantalarında. Hepsi denize nazır bu lokantalarda, ortalama kişi başı fiyatlar içki dahil 20 milyon civarında. Kalkan mevsiminin bir başka olduğunu söylüyor, nefis manzaralı Deniz Feneri Restaurant'ın sahibi Zeliha Hanım.

Kıyıköy'de eskiden kalma taş ve ahşap bina sayısı çok zalamış; ama yine de sokakta yürürken tek tük rastlıyorsunuz. Yeni yapılmış beton binların çoğu ise, ev pansiyonculuğu için kullanılıyor.

Kıyıköylülerin çoğunluğu evini, özellikle yazları köye gelenlere açıyor. Bu evlerde bir konfor aramamak gerekiyor. Bazıları kahvaltı da veriyor misafirlerine. Deniz Feneri Motel ve Genç Otel de diğer konaklanabilecek yerler. Ama buradaki odalar da son derece mütevazı. Bir de tabii Kıyıköy'e kamp çadırları ile gelenler var.

Pabuçdere'ye inen yolda kayaların içine oyularak yapılmış, tarihi çok eskilere dayanan bir manastır var. Aya Nikola Manastırı'nın eskiden keşişlerin dinlenme yeri olduğu söyleniyor. Buradaki sütunlar ve kabartmalar kesinlikle görmeye değer; ama buradaki duvarlara daha sonradan kazınmış yazılar ve isimler insanın içine dokunuyor doğrusu.

Aya Nikola Kilisesi'nin 3. Yüzyılda yapıldığı sanılıyor. Giriş katında kilise ve mezarlık, üst katta keşişlerin dinlendiği yerler; alt katta ise ayazma bulunuyor. Fakat kilisenin içi karanlık olduğu için yanınızda bir fener getirmeniz iyi olur. Kilise, bakımsız durumda olsa da yine de kesinlikle gezmeye değer.

Manastır dışında köyün çevresinde, mağaralar ve anıt kayalar da var.

Manastırdan çıkıp, tekrar Pabuçderesi kenarından Kıyıköy'ün merkezine geliyoruz. Her taraf kartpostal gibi görünüyor.

Kıyıköy plajları, manastırı, sandal sefası ve balık lokantlarıyla küçük; ama bütün günü keyifli geçirebileceğiniz bir yer. Biz de akşamı ediyoruz burada ve Kıyıköy'ün tarihi kapılarından birinden çıkıp, şehre dönüyoruz.


Resmi ekleyen


(ntvmsnbc.com dan alıntı )





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı