İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Hoca Dehhânî | XIII Yüzyılda Yaşamış Divan Şiirinin İlk Temsilcisi Din Dışı Ko­nularda Aşk Ve Şarap Şiirleri Yazmıştır

- - - - - Hoca Dehhânî

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

HOCA DEHHÂNÎ

Klasik Türk edebiyatı, tam bir Divan Edebiyatı atmosferi içinde, Türk dili ile, kesin ve fasılasız olarak XIII. asrın ikinci yarısında Anadolu'da başlamıştır. Bundan evvelki edebiyat sadece İslâmî bir edebiyat olup tam bir divan edebiyatı gibi telakki edilmemelidir.

Bugünkü bilgilere göre, Anadolu'da, yalnız dindışı konularda eserler verip bu yolla kasideler ve gazeller söyleyen ilk divan şairi Hoca Dehhânî'dir.

Hoca Dehhânî aslen Horasanlı bir Türk'tür. Anadolu Selçukularının son hükümdarlarından III. Alaeddin Keykubad zamanında Anadolu'da bulunmuş ve bu hükümdarın adına, Farça ile 20.000 beyitlik bir Selçuklu Şehnamesi yazmıştır.

Onun, şiirlerinde kullandığı dehhan kelimesinin sözlük anlamı "nakışçı"dır. Fuat Köprülü'ye göre bu şair "Anadolu'da klasik Türk şiirinin ilk büyük üstadı"dır.

Hoca Dehhani'nin Türkçesi temiz güzel, üslubu sanatlıdır. Yaşadığı çevrede tasavvuf şiirinin sonsuz hakimiyetine rağmen Dehhânî'nin elde edilen on kadar şiirinde bir tasavvuf kültürü bulunmakla beraber, tasavvufî bir ideoloji bulunmayışı da ayrıca dikkate değer bir özelliktir. Bu, şairin İran tarzı ve dindışı bir şiir anlayışında ısrarla çalıştığını, hatta bu yolda kendisinden önce de aynı anlayışta çalışmış başka Türk şairlerinin bulunduğu ihtimalini haber verir.


Hoca Dehhânî, aynı zamanda Türk Divan şiirinde devrinin ve muhitinin sosyal hayatını, hayat, ahlâk, iman ve güzellik anlayışını vb. aksettiren ilk şairdir. Bu hareket, böyle problemler üzerinde uzun duruşlarla değil, Divan Şiirinin temel vasıflarına uyularak, kısa ve keskin çizgilerle yapılır.



GAZEL

Bir kadehle bizi sâkî gamdan âzâd eyledi

Şâd olsun gönlü ânun gönlümi şâd eyledi

Bende idi bunca yıllar kaddüne serv-i revan

Doğrulukta kulluk etdiğiyçün âzâd eyledi

Nass getürdi hüsninün da'vâsın isbât etmeğe

Ol ki yârün kaşını nûn ü gözin sâd eyledi

Od ile korkutma vâ'iz bizi kim lâl-i nigâr

Cânımuz bizüm oda yanmağa mu'tad eyledi




Dehhânî'nin "eyledi" gazelinden seçilen bu beyitlerin birincisi, bir aşk ve şarap meclisinin ifadesidir. İkinci beyitte devrin kölelik müessesesi hakkındaki Türk-İslâm görüş, düşünüş ve yaşayışının kuvvetli yansıması vardır.

Üçüncü beyitte şiire işlenen harfler "nun" ve "sad" harfleridir. Nun harfi kaş biçiminde sad harfi göz çizgisindedir. bu iki harfin birleşmesinden doğan kelime "nass"dır. "Nass", bir iddiayı ispat için Kur'an-ı Kerim'den ayet getirme demektir. Bu beyitteki iddia ise İslâm tasavvufunun ilahî güzellik anlayışıdır. Beyite göre, bizzat Allah, sevgilinin kaşını nun, gözünü sad biçiminde çizerek, nass getirmiş ve onun güzel yüzünde kendi ezelî ve ebedî güzelliğini beyan ve ispat eden bir misal yaratmıştır.

Dördüncü beyitte ise: "Vaiz bizi cehennem ateşi ile korkutma! Çünkü biz ateşte yanmaktan çekinmeyiz; çünkü biz sevgili'nin ateş gibi al dudaklarıyla yandık ve ateşlerde yanmaya alıştık." diyen bir çıkış vardır.

Çünkü Allah'tan ve korkmak Müslümanlar için değil Müslüman olamamışlar içidir. Dehhânî'nin yaşadığı asır ise Müslüman Türk halkına, korku değil, Allah'a sevgi yoluyla varmayı telkin eden asırdır.

GAZEL

Acep bu derdümün dermânı yok mu
Yâ bu sabr itmegün oranı yok mu

Yanaram mumlayın başdan ayaga
Nedür bu yanmagun pâyânı yok mu

Güler düşmen benüm agladuguma
Aceb şol kâfirün imânı yok mu

Delipdür cigerümü gamzen oku
Ara yürekde gör peykânı yok mu

Su gibi kanumu topraga kardun
Ne sanursın garîbün kanı yok mu

Cemal-hüsnüne mağrûr olursun
Kemâl-i hüsnünün noksânı yok mu

Begüm Dehhânî’ye ölmezden öndin
Topuna irmegün imkânı yok mu


Konu Hale tarafından 23 Şubat 2016 Salı - 21:58 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

Konu İçeriği Düzenlenmiştir.






0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı