İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Capoeira Regional Nedir? | Nasıl Yapılır? Tarihi - Türkiye'de Ve Dünyada Capoeira Regional - Ülkemiz' de Bulunan Capoeira Grupları - Kullanılan Enstrümanlar

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Capoeira Regional




Capoeira Brezilya asıllı bir savunma sanatıdır.


Brezilya' da yaşayan Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri bu saldırı kökenli spor bugün Brezilya başta olmak üzere Dünyanın 48 ülkesinde resmi olarak yapılmaktadır. Estetik görünümü ve katı formlara sahip olmayışı Capoeira' yı diğer savunma sanatlarından ayırır. Bir çok insana göre Capoeira bir savaş sanatı, savunma sanatı ya da sadece bir dans olabilir. Brezilya'daki Capoeira'nın kökenlerini yaratan köleler için Capoeira 'Özgürlüğe giden yol' olarak kabul görmüş. Eğer siz Capoeira ile ilgileniyorsanız ya da yapıyorsanız, cevabını çok rahatlıkla verebilirsiniz.



Resmi ekleyen




Capoeira, RODA adı verilen insanlardan oluşan bir çember yada yuvarlak daire yada yarım daire içerisinde 2 kişi ile belli stillerde ve ritimlerde oynanan bir oyundur. Bu oyunun adı JOGO' dur.

RODA çemberinin ve JOGO ( jogu ) oyununun belli töresel kuralları vardır. RODA, orkestra'yı da içinde barındırır.Oyun müzik eşliğinde,saldırı ve savunma kavramları temel alınarak oynanır.Bu oyunda rakipler birbirlerine ağırlıklı olarak zihinsel ve bunun yanında fiziksel üstünlük sağlamaya çalışır.

Fakat saldırılar ve üstünlük kurma,yıkma anlamında deil aksine birliği ve uyumu sağlamak içindir.
Capoeira 2 temel stil halinde oynanan bir oyundur.ANGOLA ve REGIONAL. Her iki stildede kurallar,oyunun anlamı ve amacının bilinmesi ,uygulamaktan çok daha önemlidir.Capoeira'yı özel yapan şey budur.


CAPOEIRA TARİHİ?

Capoeira Angola Tarihi


Portekizliler, 16. yy'ın 30'lu yıllarında, şeker pancarı üretimi için çalıştıklarından birçok işçiye ihtiyaç duymuşlardı. Bu yüzden, kendi yerlileri olan "Tupi" kızılderililerini köleleştirmeye çalıştılar. Kızılderililer işçi değil, avcı olduklarından, o kadar yoğun bir tempoya ayak uyduramıyorlardı, ama buna karşın yine de köleleştirildiler. Portekizliler, köle kullanımında uzman olmalarına rağmen, kısa bir süre içinde yüzbinlerce kızılderili çeşitli nedenlerle ölmüş ve bu nedenle kilise kızılderililerin köleleştirilmesini yasaklamıştır. Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir. Bu düşünceyle hareket eden Portekizliler, kısa bir süre sonra, 1538 yılından sonra Afrika'dan Brezilya'ya 2-3 ile 18 milyon arasında bir sayıda köle getirtmeyi başarmıştır. Kölelerin çoğu, çok kötü şartlar altında kuzeydoğu Brezilya'daki şeker pancarı üretim sahalarında çalıştırılımıştır.



Resmi ekleyen




Bu dönemde, birçok köle kaçmaya çalışmış, kaçarken veya kaçtıktan sonra "Capitães do mato" (ormanın kaptanları) tarafından yakalanıp çok büyük cezalara çarptırılmışladır. Capitães de mato'ya yakalanmadan kaçabilen köleler (o dönemde sayıları pek fazla değildi) yaşamlarını tehlikeli ormanlarda sürdürmek üzere kurdukları "quilombos" adı taşıyan köylere (topluluk) yönelmişlerdir. Kısa bir zaman sonra, Brezilya'nın ormanlarında birçok quilombos kurulmuştur. Bunların başlangıcı 16. yy'ın 90'lı yıllarında, Palmares'in ormanlarında (bugünkü Alagoas) görülmüş ve sayıları sürekli artmıştır. Buna rağmen, quilombos sayısı Portekiz askerlerine karşı koyabilecek ölçüde gelişmemiştir. Bu durum, 14 Şubat 1630 yılında Hollandalılar'ın üçbine yakın askerle Portekiz ordusuna saldırmasıyla değişmiş ve köleler ayaklanarak kaçma imkanı bulabilmişlerdir. Palmarino'lulara katılan çok sayıda köle, Palmarino'luların kendilerine olan güvenlerini arttırmıştır.

1635 yılında, quilombo'ların başına Gunga-Zumba (anlamı: büyük öncü) geçmiştir. Gunga-Zumba önderliği ele aldıktan sonra, Hollanda ve Portekiz askerleri birçok kez Palmarino'ya saldırı düzenlemiş, ama her seferinde başarısız olmuşlardır.

1667'den 1670'e kadar Pernambuco'nun güneyi Palmarino'luların egemenliğinde kalmıştır. 1676'da Pernambuco'nun o dönemki generali olan Pedro de Almedia, acımasızlığı ile ünlenen komutan, Fernão Carrilho'yu Palmarino'yu yerlebir etmesi için görevlendirmiştir. 1667'de Palmarino'ya saldırılmış ve kuşatma sonucunda Gunga-Zumba'nın Amaro'da bulunduğu ortaya çıkmıştır. Komutan Fernão C. Gunga-Zumba'yı ele geçirebilme amacıyla Amaro'ya saldırmış, ama ayağından ağır bir yara almasına rağmen Gunga-Zumba kaçmayı başarmıştır.

1678'de Porto Calvo'ya geri dönen komutan, büyük ölçüde asker kaybetmesine rağmen, Portekiz halkı tarafından bir şampiyon gibi karşılanmıştır. Generalin elinde 200'den fazla Palmarino esiri bulunmasından dolayı, Gunga-Zumba'yla bir antlaşmaya varmaya çalışmış ve savaşlardan yorgun düşen Gunga-Zumba antlaşmayı kabul etmiştir. Bunun ardından, Gunga-Zumba yanına birçok Palmarino'luyu alarak Serinhaém'den 32 kilometre uzaklıkta bulunan Lucaû'daki bir rezerveye yerleşmiştir. Herkes Palmarino'luların yenildiğini düşünürken, kısa bir süre sonra halk yeniden ayaklanmış ve yeni kral, öncekilerden daha acımasız ve kararlı olan Zumbi başa geçmiştir.



Resmi ekleyen




İlk quilombo'lar kurulmadan önce, tutsak dönemlerinde geliştirilen Capoeira, Gunga-Zumba'nın döneminde de kullanılmasına rağmen, en yoğun Zumbi'nin döneminde kullanılmıştır. Zumbi'yi yok etmek için birçok girişimde bulunulmuş ve sonra Pernambuco'nun generali, "yabani" lakabı takılmış Domingos Jorge Velho'yu Bandeirantes'in başına geçirerek, Zumbi'yi ve Palmarino'luları yakalamak üzere görevlendirmiştir. Birçok kez savaşa girilmesine rağmen, Velho her seferinde başarısız olmuş, ama pes etmemiştir. Pernambuco'nun zengin tabakası, Palmarino'lular yüzünden birçok köle kaybetmiş ve bunun sonucunda generale baskı yapmaya başlamışlardır. General, bunun üzerine 1694 yılında Velho'ya, Palmarino'ya karşı 9000 asker vermiştir. Bu savaş Palmarino tarihinde ikinci en büyük savaş olmuştur. Velho başarısız olmak üzereyken, Macaco (Palmarino'da bir quilombo)'nun önüne altı tane top getirtmiş ve Palmarino'luları geri çekilmeye zorlamıştır. Bu sistemi bir raya oturtarak, Velho tüm köyleri birer birer yıkmaya başlamıştır. Savaş bittikten sonra, Palmarino'luların çok azı hayatta kalmıştır ve bunlardan birisi de Zumbi'dir.
Kitaplarda anlatılana göre, Zumbi çok yakın bir arkadaşı olan Antônio Soares'in ihbarı üzerine öldürülmüştür, çünkü Soares Portekizlilerin tutsağı konumunda olduğundan, işkencelere daha fazla dayanamayarak Zumbi'yi ele vermiştir.

20 Kasım 1695'de Gongoro'da Zumbi Soares'le karşılaşmış ve sarıldıkları sırada, Soares Zumbi'nin karnına bir hançer saplamıştır. Aniden meydana çıkan Portekiz askerlerinden kaçmaya çalışırken, Zumbi bir kişiyi öldürmüş ve birçok kişiyi yaralamıştır.

Zumbi'nin ölümü ile Palmarino direnişi sona ermiştir. Palmarino'nun tarihi Capoeira'nın da tarihi olmuştur, çünkü siyah kölelerin ateşli silahlara karşı kullandıkları en büyük silahları Capoeira'ydı. Bundan dolayı, 13 Mayıs 1888 Brezilya'daki "abalição" (köleliğin kalkması)'dan sonra isyancıların vazgeçilmez silahı Capoeira da yasaklanmıştır. Bu engellere rağmen, siyah kültürün bir öğesi olan Capoeira hayatta kalmayı başarabilmiştir.


" Vücutları silahlarıydı.Dansları ise kamufle. Bu gizlilik aynı zamanda da onların hayat felsefesi ve kültürü oldu."


Uzatılan Zincirler


Brezilya'da 1888'de köleliğin kalkması, yani aboliçâo'dan sonra zenciler sosyal ve ekonomik hayat için büyük bir problem oldular. Bu beklenmeyen yüksek sayıdaki işçi gücü nereye yerleştirilebilirdi? Bunların tümünü kim ödeyecekti?

Önceden olduğu gibi zencilerin çoğu alt seviyelerde yaşıyordu; işsiz evsiz ve geleceksiz. Tüm işler kabul edilmeliydi, çünkü en azından bir süre de olsa hayatlarını garanti altına almalılardı. Yine de bu kadar zor koşullar altında yaşamak kötü sonuçlar doğruacaktı ve bu yüzden zencilerin çoğu birer suçlu oldu. Zencilerin vazgeçilmez silahı olan Capoeira, bu dönemlerde bir suç aracı olarak kullanıldığından aynı zamanda bir suç unsuru olarak da görülüyordu. Capoeira'nın çalışılması kesinlikle yasaktı, ama yine de kölelik dönemlerinde şeker pancarı üretim bölgelerinde yaptıkları gibi gizli gizli çalışmalar devam etti. Beyaz insanların gözlerinden uzak, arka sokaklarda...

Capoeira çalışırken veya yaparken yakalanan bir kişi 11 Ekim 1890'dan beri kanun kitaplarında yer alan 487 numaralı maddeye göre, 2 ila 6 ay arası bir süreyi tamamlamak için Fernando de Noronha adasına'daki hapishaneye cezasını çekmek üzere gönderildi.



Resmi ekleyen




Bu zor şartlara rağmen Capoeira çalışılmaya devam etti. Polisler bu spora iltimas göstermiyorlardı. Oysa ki sadece birkaç Capoeira'cı korkulan insanlardı (Burada Capoeira'cı denmesinin ve Capoeirista denmemesinin sebebi, Capoeirista olmak için sadece Capoeira yapmanın yetmeyeceğidir). Polis ve Capoeira'cıların çatışmaları sürmekteydi ve her çatışmada iki taraftan da ölenler ve yaralananlar oluyordu. Capoeira'nın bu derece yasak olmasına rağmen, gücü de yadsınamıyordu. Bu yüzden polis kuvvetleri Capoeira bilenler arasından seçiliyordu.
19. yy. başlarında sarayın koruması olan Major Nunes Vidigal mükemmel bir Capoeira'cıydı ve görevlerini yerine getirirken halkın önünde Capoeira kullanmaktan çekinmiyordu. Bu yüzyılın 20'li yıllarında en çok dikkat çekense Bahia'daki polis şefi Pedro de Azevedo Gordilho'ydu.

Capoeirista'lara, condomblé'ye ve ofoxé'ye yaptıklarından dolayı ünü pek iyi sayılmazdı. Gordilho o dönemlerde Capoeirista'ların düşmanı olarak görülüyordu ve genelde onların şarkılarında ismi Pedrito olarak geçerdi.

Tüm bunların genelinde aslında beyazların Capoeira ile araları iyiydi, çünkü üst seviye insanların ve politikacıların korumaları Capoeira okullarında eğitim görmüştü. Bunun yanı sıra, seçim günlerinde Capoeira önemli bir unsur olarak görülüyordu, çünkü halkın çoğunluğunu zenciler oluşturuyordu. Söylenenlere rağmen seçim sonrasında herkes sözlerini unutuyordu ve hatırlamak da istemiyordu. Yıllar geçtikçe göz önüne çıkmamak şartıyla Capoeira okullarına, yani "Academia"lara izin verildi. Tabii Capoeira'cılara da. Bunların arasında büyük bir ihtimalle dünyanın en ünlü mestre'si olan, Mestre Bimba da bulunuyordu...


Capoeira Regional Tarihi


Mestre Bimba'nın gerçek ismi Manoel dos Reis Machado'dur. 23 Kasım 1899'da Salvador - Bahia'da doğmuş ve 12 yaşında "Baiana de Navegaçâo" adlı firmanın kaptanı olan Afrikalı Bentinho sayesinde Capoeira ile tanışmıştır.

Mestre Bimba:

O zamanlar Capoeira'yı sadece işsizler, hamallar ve suçlular yapıyordu. Capoeira yaparken yakalanan oyuncuları tehdit eden cezalardan biri şu şekildeydi: Ellerden biri bir ata, diğer el ise başka bir ata bağlanır, atlar serbest bırakılır ve koşturulurlardı. Sürüklenmeden dolayı ölenler çoktu.

Mestre Bimba her şeye rağmen, polislerin takibini de dikkate almayarak, genç yaşta Capoeira öğretmeye başladı. Gerûlio Vergas'ın 1930 yılında Capoeira'yı yasal hale getiren onayı ile Mestre Bimba yeni bir tarz yarattı. Bu tarza "Luta Regional Baiana" ismini verdi, ama daha sonra Capoeira Regional adıyla tanındı. Mestre Bimba, saygı duyulan ve korkulan bir dövüşçüydü. Ona üç vuruş diyorlardı ve ataklarına kimse karşı koyamıyordu. Örneğin, 1931 yılında Praça de Sô'deki Odeon Parkı'nın açılışında, Mestre Bimba hangi tarz olursa olsun herkese meydan okudu ve karşısına dört dövüşçü çıktı. Bu dövüşçülerden en dayanıklısı, Mestre Bimba karşısında sadece 1 dakika 40 saniye durabildi. Bundan sonra, her yerde, hiç yenilmeyen kahraman olarak bilinmeye başladı.

Mestre Bimba müzik çalgılarında da oldukça iyiydi ve mükemmel bir Berimbau ustasıydı. Capoeira Regional'ın Toque'lerini (ritmlerini) kendisi yarattı.

Müzik dışında, M. Bimba'nın Condomble inançlarına saygı duyduğu ve inandığı da bilinirdi.
1930'lu yıllarda, Gerûilo Vergas yönetime geçmişti ve halktan politikası için destek arıyordu. Bunun bir etkisi olarak, polislerin ve güvenlik kuvvetlerinin kontrolü altında, kapalı alanlarda Capoeira'nın çalışılmasına izin verildi. Bunu fırsat bilen M. Bimba, ilk "Academia"yı açtı ve böylece bir çağ atlanıp, kölelik ve bastırılmışlığın sonu gelmiş oldu.

M. Bimba, öğrencilerinin Capoeira Regional'ı daha iyi öğrenebilmeleri için "8 Sequéncia"yı oluşturdu ve bununla birlikte saldırılar ve kontrataklar, bir düzen altında daha kolay öğretilebilmeye başlandı. Bunun yanında, "Cintura Deprezada" ile hava hareketlerinin öğrenimini amaçlandı. Bu sistemde, oyunculardan biri, diğerini "Balâo" ile havaya yolluyordu ve diğer taraf her seferinde ayak üstü inmeye çalışırdı ve zamanla bunu öğrenirdi.

1930-1937 yılları arasında, M. Bimba'nın öğrencisi olan Cisnando Lima'nın yardımlarıyla, Capoeira Regional boks ve jiu jitsu'dan teknikler aldı ve eğlence ve törelerden fedakarlık ederek, dövüşü üst sınırlarına taşımaya çalıştı.

M. Bimba'dan önce Capoeira'nın ders sisteminde öğretme kavramı bulunmuyordu. Öğrenmek isteyenler, Jogo'yu ve çalışanları izler, kendi başların çalışırlardı. Bazı zamanlarda da, Mestre'ler veya tecrübeli ve bilgili oyuncular ufak tiyatrolar düzenleyerek öğrenmeyi kolaylaştırırlardı.
Yıllar geçtikçe M. Bimba Capoeira alanında birçok başarı elde etti ve 1949'da öğrencileriyle Sâo Paulo'ya giderek, diğer tarzdaki dövüşçülere karşı çeşitli turnuvalar hazırladı. 1955'te, o dönemin başbakanı olan Gerûlio Vargas için bir gösteri düzenlendi ve gösterinin sonunda başbakan, M. Bimba'ya sarılarak: "Capoeira bizim tek gerçek milli sporumuzdur" dedi.

Brezilya'yı baştan sona gezmiş olan M. Bimba, 70'li yılların başında kırgın bir şekilde Salvador'dan Guyana'ya geçti.

"Bir daha asla geri dönmeyeceğim, çünkü üst tabakadaki insanlar beni hiç bir zaman ciddiye almadılar; Guyana'da beni hiçbir şey memnun etmiyorsa, ben de onun mezarının tadını çıkarırım" demiş ve bir yıl sonra, 1974 yılında Guyana'da 74 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bazı sadık öğrencileri, bedenini Bahia'ya geri götürdüler.


DUNYA'DA CAPOEIRA


* Capoeiro, Brezilya'da yaşayan Afrikalılara ait bir halk dansı, spor ve sanat. Afrikalılar bu sanatı Afrika'dan mı getirdiler, baslangıcı nerededir, ilk capoeiristler kimlerdi? Kimse bunların cevabını tam bilmiyor. Capoeira'yı hiç bir Afrika etkisi olmayan bir Brezilya halk sanatı olarak düşünmek kuskusuz yanlış olur. Ancak Capoeira'nın Afrika'dan bu haliyle geldiğini iddia etmek de yanlış olacaktır.. Herseyden önce, Portekiz, Amerika ve Karaib adaları gibi tarihinde kölelik sistemi bulunan bir çok ülkede caz, blues veya limbo dansı gibi zencilerle ilgili ortak kültürel ögelerin görülmesine rağmen, Brezilya dışındaki hiç bir ülkede Capoeira'ya rastlanmıyor.



Resmi ekleyen




* Afrika, Avrupa ve Yerli kültürleri, kendine özgün, çelişkili ve karmaşık bir tarihe sahip Brezilya'da birbirlerini oldukça etkilemişler. Diğer yandan, ülkenin çesitli bölge ve sosyal seviyelerinden herbiri kendi kültür özelliklerini bir dereceye kadar korumuş. 1888 yılında köleliğin kaldırılmasına kadar, yaklaşık dört milyon Afrikalı Brezilya'ya getirilmis. Bu insanlar Avrupa kültür ögeleri karşısında sindirilmeye zorlanırken, aynı zamanda onların olağanüstü etno-kültürel direnişleri de Brezilya kültürünü büyük ölçüde etkilemiş. Köleliğin rastlandığı tüm Amerika bölgeleri içinde sadece Brezilya'da Afro-Amerikan bir halk oluşmuş.

* Bira Almeida bu gün Capoeira öğreten, mestre derecesinde bir sanatçı. Bu dereceye yükselebilmek için yaklaşık 25 yıl kadar ugraş vermek gerekiyor. Kendisi Dünya Capoeira Dernegi'nin kurulmasinda öncülük etmis, bu konuda kitaplar yazmış, kaset ve plak doldurmuş, film müzikleri yapmış, bir çok gösteride yer almış. San Fransisco'da açtıkları okullarında Capoeira öğretiyorlar; çesitli yerlerde düzenlenen seminerler ve gösterler aracılığıyla Capoeira'yı tüm dünyaya tanıtmaya çalışıyorlar. 1993 yılında onunla uçakta tesadüfen tanıştığımda, Almanya'da yapılacak 9. Capoeira Yaz Toplantı'sına katılmak üzere San Fransisco'dan Paris'e gidiyordu.

* Bira Almeida, Capoeira ögretirken com-pe adını verdiği bir yöntem uyguluyormuş. Com-pe sözlük olarak "ayak ile" anlamını taşıyor. Sembolik olaraksa, bir kişinin daha fazla fiziksel güç ve sağlık, ruhsal denge, açık zihin ve bilge bir ruh için Capoeira aracılığı ile bilinçli bir şekilde aldığı yolu temsil ediyor.

* Capoeira'nın baslangıcı, Brezilya'daki kölelik döneminin ilk 200 yılına rastlıyor. Yüzyıllar önce Atlantik'in öte yanındaki Angola'dan zenci köleler aracılığıyla Brezilya'ya getirilmiş. Şimdi Brezilya'nın kuzeyindeki zenci liman sehirlerinde yaygın olarak yapılan Capoeira baslangıçta ölümcül bir gösteriymiş. Bu yıllara ait dökümanlar ilk cumhuriyet hükümeti tarafindan yakılmış. 15 Aralık, 1890 tarihinde, o zamanın Maliye Bakanı Ruy Barbosa, ülke tarihinden kölelik izlerini silmek niyetiyle bu kararı imzalamış. Pek çoklarına göre bu kararın altında, köle sahiplerinin, kölelerin serbest brakılmasıyla ilgili tazminatları ödememesi için yapılmış ekonomik bir manevra yatıyor. Capoeira ile ilgili kayıtlara ilk defa bundan sonra geleni dönemde rastlanıyor.. Ancak bu dönemde Capoeira bir "sosyal hastalık" olarak kabul edilmiş ve Brezilya Ceza Yasası ile resmen yasaklanmış.

* Brezilya'daki Afrika inançlarına göre, evrendeki tüm şeyleri hareket ettiren sihirli bir güç, Ache, bulunuyor. Doğanın her noktasında var olan bu güç özel ayinlerle aktarılabiliyor. Capoeiranın din ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamasına ragmen, capoeiristlerin bu ya da başka bir şekilde Afro-Brezilya ayinleriyle bir ilişkileri bulunuyor. Capoeira da dolayısı ile Ache köklerle olan bir bağlantı ve her bir capoeirist tarafindan geliştirilmesi gereken özel enerji anlamını taşıyor.

* Baslangıçtan mestre olmaya giden yolda, öğrencilerin "karanlıkta oynamak", "suda oynamak" ve "ışıkta oynamak" olarak tanımlanan fiziksel evrelerden geçerek yeterince uzun bir mesafe katetmeleri gerekiyor. Zihin ve bedenlerini gerilim ve tekniklerden arındırmaları ve anlık hareketlere bir kapı açmaları, Capoeira oynamayı tüm kalpleriyle öğrenmeleri gerekiyor. Contra mestre, yani yardımcı usta, adı verilen bu aşamadan sonra capoeiristlerin ayakları yorulacak, acıyacak, fakat onların ruhları "kristal küre ile oynamak" üzere onlara yardım edecek. Onlar hareketlerin zamanlaması ve etkinliği üzerinde uzmanlaşacak ve kendilerini hayatın ritmine uyum göstermek üzere ayarlayabilecekler. Eğer fiziksel uç noktaların kesin sınırlarını keşfetmek üzere bu sanat üzerinde çalışmaya devam ederlerse, ve eğer yeni baslayanların karalıktaki yeni oyunlarına cevap vermek üzere onların davetlerini kabul etme cesaretleri varsa ve böyle alçak gönüllü olabilirlerse, o zaman belki onların bir mestre olmak için orixas tanrıları tarafindan bahşedilen "zihinde oynamak" mertebesine erişme şansları olabilir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Ülkemiz' de bulunan Capoeira grupları




Resmi ekleyen


Grupo Topazio; Merkezi Ankara' dır. Ankara' da 4 okulda eğitim vermektedir. Grubun yeni çalışmaları neticesinde İstanbul' da bir çok okulu bulunmaktadır.



Resmi ekleyen


AXE Capoeira Türkiye ;Merkezi Ankara' dır. Ankara'da yaklaşık 7 okulda eğitim vermektedir. Gruba bağlı olarak Antalya, Elazığ, İzmir, İstanbul, Konya, Mersin ve değişik illerde temsilcilikleri bulunmaktadır.



Resmi ekleyen


Oficina Capoeira ; Muhteşem bir Batizado' nun ardından , Sinan Yüksel ve Hızır Kul Oficina Capoeira Türkiye Temsilciliğini aldılar. Hızır Kul Samsun'da ders vermeye devam ederken, Sinan Yükselde İstanbul' da ders vermektedir.



Resmi ekleyen


Brasil Capoeira ; Merkezi İstanbul da' dır. Daha Önce Acro Capoeira olarak bilinen grubun İstanbul' da iki okulu bulunmaktadır.



Resmi ekleyen


Grupo Mar De Itapua ; Merkezi Konya' da bulunan okulun temsilcisi Sevhan Osma'dır.



Resmi ekleyen


Acedamia De Capoeira; Merkezi İstanbul' da bulunan grup İtalyan' bir hocaya bağlı olup sadece Angola eğitimi vermektedirler.



Resmi ekleyen


Klüp Atlantis; Merkezi Bursadır. Grup kurucusu ve eğitmeni Faruk Ayık' tır. Ancak Faruk ayık özel sebeplerden dolayı Capoeira ve eğitmenliği bırakmış , klübü öğrencileri devir alarak, Axe Capoeira ya bağlanmışlardır.



Resmi ekleyen


Ado Capoeira Türkiye ; daha sonra adını değiştirerek paranue Capoeira olmuştur. Bünyesinde oficina, mar de itapua ve ado gibi okulların temsilciliklerini bulundurmaktadır..

#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
ENSTRÜMANLAR



Capoeira geleneksel olarak canlı müzik eşliğinde yapılan bir spor olduğu için kendine öz yerel enstrümanları vardır. Capoeira' ın ana müzik aleti "berimbau" dur. Panderio , atabaque ve agogo sonradan ilave olmuştur. Profesyonel bir ekipte 3 berimbau 2 panderio 1 atabaque ve bir agogo bulunur.


Berimbau




Resmi ekleyen



Berimbau veya Birimbau da denir.

Berimbau'nun Capoeira'da ilk defa ne zaman kullanıldığı maalesef bilinmemektedir, çünkü Capoeira'nın tarihinde daha önce de dediğimiz gibi 1888 yılının öncesin ile ilgili tüm dökümanlar yok edilmiştir.

16. yüzyılda Berimbau veya Birimbau şeklinde adlandırılan enstrüman, Portekiz oluşumu bir ağız davulu veya Afrika kökeni taşıyan bir ağız okuydu (berimbau de boca). Zamanla değişerek, bugün kullandığımız ve tanıdığımız "berimbau de barriga" yani, Göbek-berimbau halini aldı.
Tüm Capoeirista'lar bir berimbau'ya sahiptir. Mestre'lere göre, tüm Capoeirista'lar berimbau'larına iyi bakmalılar, onunla ilgilenmeliler, onları nasıl gereceklerini bilmeliler ve özellikle de onlara kişisiel bir özellik katmalıdır.


Panderio



Resmi ekleyen



Eski Hint kültürünün bir ürünü olan ve İber Yarımadası'nda görülen Pandeiro, düğünler, evlilikler ve diğer dini törenlerde kullanılıyordu. Aynı Atabaque gibi, Pandeiro da Brezilya'da yaşayan Portekizliler tarafından kullanılmaya başlandı ve kısa sürede Capoeira'nın bir parçası oldu.

Geleneksel yapıya sahip olan Pandeiro'lar, eski zamanlarda yılan derisinden bile yapılırken, genelde keçi derisini kullanır. Bu derinin çember gövdeye gerilmesiyle meydana gelen Pandeiro, bilinen tef çalgısından farklı olarak, teften daha geniştir.


Atabaque




Resmi ekleyen



Afrika ve Brezilya'da yayılmasından önce, Atabaque aslında doğunun eski bir enstrümanıydı. İran ve Arap dünyasında ortaya çıkan Atabaque, kısa süre sonra Afrika'da da yayıldı. Brezilya'ya, Portekiz halkının kutlamaları ve dini geçit törenlerinde kullanılması amacıyla gelen Atabaque'nin bir diğer ülkeye giriş nedeni de, göç eden doğu halkının geleneklerini peşlerinden getirmeleridir.

Değişik zamanlarda ülkeye giriş yapan bu enstrüman, bu zaman farklarının etkisiyle de farklı çeşitler kazanmış ve farklı bölgelere özgü bir anlam kazanmıştır. Capoeira'nın müzik yapısına tam anlamıyla uyan Atabaque'nin, Capoeira'nın vazgeçilmez enstrümanlarından birisi olması da uzun sürmemiştir.

Atabaque, basit bir tanımla, Capoeira roda'larında kullanılan geniş davullardır. Orijinalinde, inek derisinin metal halkalar, ip ve ahşap takozlarla gövdeye bağlanmasıyla meydana gelir.
Vuruş sistemi olarak Pandeiro ile neredeyse aynı sisteme sahiptir - üçüncü vuruşta vurgu olan dört vuruşlu bir sistem. Tipik olarak, sağ, sol, SAĞ, sağ düzenindeki el vuruş şemasını kullanır ve ellerin davul üzerinde kalmasından kaçınılmalıdır. Roda'larda genelde aynı ritmi kullanan Atabaque'nin maculelê ve miudinho için özel ritimleri vardır.

Atabaque, yüksekliklere göre değişik isimler kazanır. En uzun atabaque'ye "rum", aynı genişlikte, ama daha kısa olanına "rum-pi" ve en kısa olanına "le" ismi verilmiştir.


Agogo



Resmi ekleyen



Gege-Nagô mezhebinde "çan" anlamına gelen agogô, Brezilya'ya Afrikalılar tarafından getirilmiştir. Dini törenlerde ve kutlamalarda kullanılan agogô, Afro-Brezilyalılar tarafından yavaş yavaş Capoeira'ya da dahil edildi ve Capoeira'nın vazgeçilmez bir parçası oldu.

Geleneksel olarak, atık olarak değerlendirilen metal parçalarından - teneke kutular veya makina parçalarından oluşturulan agogô, günümüzde gerçek bir müzik enstrümanı olarak değerlendirilmekte ve birçok müzik dükkanında da görülebilmektedir. İki veya üç adet çanın tek bir kola bağlanmasıyla oluşan agogô, ufak bir sopanın yardımıyla çalınmaktadır.



Reco Reco




Resmi ekleyen


Neredeyse Agogô kadar yeni bir Capoeira eklentisi olan Reco-Reco, bambu veya şeker kamışının kesilerek oluşturulan bir bölümüyle yapılır. Bir ağaç parçasının düzgünce kesilerek şekillendirmesiyle de oluşturulabilir. Reco-Reco'nun yüzeyi pürüzlüdür ve bu yüzeye sürtülen metal veya ahşap çubuk sayesinde keskin ama kesik bir ses elde edilir. Genelde sokak roda'larında, çitlere veya plastik şişelere sürtülerek çıkarılan Reco-Reco müziği, Reco-Reco'nun gelişmiş müzik dükkanlarında satılmasıyla da herkesin ulaşabileceği bir biçime bürünmüştür. Reco-Reco, roda'larda pek görülmeyen, ama görüldüğünde de yabancı karşılanmayan bir müzik enstrümanıdır.


Caxixi




Resmi ekleyen


Caxixi bir bakıma berimbaunun bir parçasıdır. Sağ veya sol elin ortadaki iki parmağına takılan çalgı ileri geri sallanarak çıkardığı sesle berimbauya eşlik eder. Basit malzemeyle örülen çalgının alt kısmına sesi daha iyi çıkarması için su kabağı parçası konulur. İçersinde ince boncuk yada fasülye mısır konulur. Çeşitli boy ve biçimlerde olabilirler. orkestrada tek başına da kullanılabilirler.

Konu Hale tarafından 17 Aralık 2012 Pazartesi - 21:08 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim linkleri düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim linkleri düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı