İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Uskumru Balığı Nasıl Tutulur ? | Kullanılacak Olta Takımı - Kullanılacak Yem


  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya henüz cevap yazılmadı

#1
patriot34

patriot34

    KD ™ Dost

  • Kadim Dost
  • 2.836 İleti
  • Gender:Male
  • Location:iSTANBUL
USKUMRU (Scomber scombrus)

F- Scobridae
L- Scomber scombrus
İ- Atlantic mackerel, Mackerel
M- Çiroz, Kırma çiroz

Morfolojik Özellikleri:
Y.F.=D1IX-XIV, D2 I, (9) 10-12(14), AI+I 9-13, P I-II, 17-19, V I, 5 CI, 9
Vücut iğ şeklindedir. Sırtta aşağıya doğru inen açık veya koyu yeşilimsi-mavi, üzeri lekeli bantlar vardır. Başta beyin görünmez, karın tarafı açık gümüşi renktedir. Bütün yüzgeçler yumuşak ışınlı olup, gözler kolyoza göre daha ufaktır. Kolyozdan kafada ve vücutta bulunan pulların tek düze, sırt yüzgecindeki dikenleri daha çok sayıda (11-13), pulları ve yanlarının altında koyu esmer lekeler ve hava kesesi olmayışı ile ayrılır. 8-10 yıl yaşarlar.
M.U.= 50 cm.
O.U.= 30-35 cm.
M.A.=
O.A.=100-125 gr.


Resmi ekleyen


Resmi ekleyen

Resmi ekleyen

Resmi ekleyen



USKUMRU

Perciformes Scombridae

Scomber scombrus

1960’lı yıllarda İstanbulluların ideal balığı olan uskumru son 50 yıl içinde aşırı avlanma ve deniz kirliliği sonucu Marmara’ya, dolayısıyla Karadeniz’e normal çıkışını yapamamış, bu denizlerde nesli tükenmeye başlayan balıklar arasına girmiştir.

Uskumru Scombridae familyasından olup, bilimsel adı Scomber scombrus’tur. Pelajik olarak yaşar ve geçici balıklardan sayılır.
Uskumruların ortalama boyları 20-25 cm.’dir. 10 cm. boyundaki yavrularına “vonoz”, 30-35 cm. boyundaki irilerine ise “lipan” denir. Yağsız zamanında ise “çiroz” diye adlandırılır.
Normal boydaki uskumruların sekiz tanesi 1 kilo gelir. Azami boyları nadiren 50 cm. ‘e ulaşanlar ise yarım kilo civarındadır.

Uskumru balıkları sekiz-on yıl arasında ömre sahiptirler. Gövdeleri biçimli ve tam bir füze şeklindedir. Sırtı belirsiz yanal çizgisine dikey olarak uzayan menevişli koyu mavi, siyahımsı ve yeşil renkte şerit halinde lekelerle kaplıdır. Yanal çizgisinin alt bölümüne düşen yanları gümüşümsü beyaz, karnı ise süt beyazdır.

Balığın iki sırt yüzgeci olup birincisi üçgen şeklinde ve arkaya doğru hafifçe yatıktır. İlk ışını kısadır. İkinci sırt yüzgecinin kuyruk yüzgecine doğru ve anüs yüzgecinden kuyruk yüzgecine doğru beşer adet pinnülü (yalancı yüzgeci) vardır. Göğüs yüzgecinin ucu yelpaze şeklindedir. Karın yüzgeçleri iyice öndedir. Pulları ufaktır ve gövdesine az yapışmıştır. Uskumru balığının ağzı büyük olup çenelerinde batıcı olmayan kadife dişler bulunur. Burun delikleri gözlerinin önünde, gözleri ise üst çenenin üstündedir. Çok ufak göz kapakları vardır. Kafası ve çeneleri gövdesine oranla uzuncadır. Çevik bir yüzücü olan uskumru balığı yüzmesini gövde ve kuyruk hareketleriyle sağlar. Yüzme kesesi olmayan uskumru balıkları çok süratli yüzerler ve gerekirse saatte 6-7 deniz mili yol alabilirler. Uskumru balıkları sürüler halinde ılıman denizlerde yaşar. Hamsi, çaça, aterina, çamuka gibi balıklar ve diğer balıkların yavruları ve planktonlarla beslenirler. Kofana, torik, orkinos gibi saldırgan balıklara yem olurlar.

Uskumru sadece ülkemiz sularının balığı olmayıp Atlantik ve Pasifik sahillerinde de yaşar. Balıkçılıkta söz sahibi olmuş ülkelerin üretiminde önemli bir yer alır. Tuzlanmış, tütsülenmiş ve konserve haline getirilmiş uskumrular bu ülkeler tarafından ihraç edilir. Eti çok lezzetli olan uskumru balığının ızgarası, tavası, dolması, buğulaması ve çirozu yapılır.

Uskumru balıkları ikinci yaşlarında cinsel olgunluğa erişirler. Dişiler 400.000 civarında yumurta döker. Döllenme dipte değil deniz içinde olur. Her yumurtanın içinde küçük bir yağ damlacığı vardır, Bundan dolayı iki gün suyun üstünde yüzer. Sonra yavaş yavaş batarak orta tabakaya iner. Burada bir süre kalır. Isı uygunsa dört-beş gün zarfında yumurta çatlar ve içinden 2.5 mm. boyunda yavru çıkar. HM yumurta sarısı kesesini taşımaktadır. Dokuz gün boyunca bununla beslenir. Bundan sonra çok küçük planktonları avlamaya başlar. Uskumru iki yılda olgunlaşır ve boyu 20-25 cm.’e ulaşır.

Uskumru hem gece, hem gündüz olmak üzere gırgır ağlarıyla, gündüzleri de çapariyle avlanır. Balık dipten akış yapıyorsa dip ağları, uzatma, ığrıp ve manyat ağlarıyla da avcılığı yapılır.

Aşırı avlanmadan dolayı balık Marmara, Boğazlar ve Karadeniz’e çıkamadığı için eski av mahalleri kaybolmuş ve göçleri durmuştur. Uskumrular bugün Çanakkale Boğazı’ nın Ege’ye açık sahil sularında ve Saroz’da, bir miktar av vermektedir. Kolyoz sürülerine karışan çok az miktarda uskumru Marmara’da avlanılmaktadır.

Uskumru Çaparisi

Uskumru çaparisinin beden ve köstek kalınlıkları balığın derin, orta ve sığ sularda bulunmasına göre değişir. İskandil ağırlıkları da bu durumlara göre farklıdır.

Balık derin sularda bol miktarda bulunuyorsa bedenin misina kalınlığı 0.40 numaradır. Köstekler 0.35 numara, boyları 13 cm.’dir. İskandil ağırlığı sulara göre 300- 400 gr.’dır. Kullananın ustalığına göre yirmi beş-kırk beş arasında köstek bağlanır. İğneler 2-3 no.’dur. Kösteklere hindi kuyruğu veya tüyünden 4 mm.’ lik parçalar bağlanır. Balık daha sığ sulara girmiş ve seyrekse daha ince takım kullanılır. Bu durumda beden 0.30 no., köstekler ise 0.25 no. misinadan yapılır. Takıma yirmi-yirmi beş adet köstek takılır. Uzunlukları 15-16 cm. olarak hazırlanır. Bu takımlarda 3 no. iğne kullanılır. Kırçıllı veya siyah tüyler ise yine hindi kuyruğu veya kanadından sağlanır. Kaz tüyünden veya kınayla boyanmışlarından da istifade edilir. İskandil ağırlıkları 180-240 gr. arasına düşer. Misina şeffaf olursa daha verimli av elde edilir. Çapari ile uskumru avı sandal veya motorlu tekneyle yapılır. Amatör balıkçılar için teknede iki kişinin bulunması, birinin kürek tutarken veya motoru kullanırken, diğerinin çapariyi kullanması, daha rahat bir av yapılmasını sağlar. Kürekteki veya yedekteki kişi aynı zamanda balıkları oltadan kurtarmak için arkadaşına yardım eder. Tecrübeli ve çapariyi kullanmaya alışkın kişilerin ise hem kürek tutup hem de çapariyle av yapabilmeleri mümkündür.

Av mahalline gelindiğinde takım denize 7-8 kulaçta bir yoklana yoklana indirilir. Balığı aramak için olta bir aşağı indirilip, bir yukarı çekmek suretiyle hareket ettirilir. Uskumru balığı çapariye atladığı zaman oltada aniden bir boşluk olur. Bunun sebebi de çapariye takılan balıkların birden yukarıya doğru yüzmeleridir. 0 anda boşluk alınmazsa balıklar çapariyi karıştırabilirler. 1-2 kulaç yukarı alınan çaparinin iyice dolduğundan emin olduktan sonra hiç kalama (boşluk) vermeden olta sandala çekilir. Balıklar takıldıkları iğnelerden kurtarılıp livara atıldıktan sonra çaparinin köstekleri düzeltilir ve yine aynı işleme devam edilir. Av sırasında balık, örneğin 11 kulaçta bulunduysa o kulaçta elimizde tuttuğumuz misinaya bir işaret koymakta fayda vardır. Bu hemen çözülebilecek ve sık olmayan bir düğüm veya küçük kırmızı bir ibrişim parçası olabilir. Balıklar genellikle aynı kulaçta bulundukları için oltayı bir sonraki koyverişte yine aynı yerde çapariye atlayacaklardır. Bu suretle vakit kaybetmeden daha verimli av elde edilir.
__________________




Resmi ekleyen-Resmi ekleyen


Resmi ekleyen--
Resmi ekleyen


Resmi ekleyen



uskumru/kolyoz farkı



Uskumru kolyoza çok benzer

Bu iki balık birbirlerine o kadar benzerler ki iyice tanımayanların ayırt etmesi zordur.
Genel açıdan ele alındığında hem uskumru hem de kolyoz birbirine oldukça benzer görsel karakterler sergiler. İdeal hidrodinamik özelliğe sahip (fuziform) vücut profili yüzgeç şekli ve yerleşimi, renk ve desen kompozisyonu gibi gözlemlenebilir öğeler bu balıklar için bir çok ortak yapı sunar. Ancak faklarını oluşturan ayrıntılar da yine bu benzer öğeler içerisinde gizlidir.

Resmi ekleyen

1- Uskumrunun vücudu kolyoz kadar yuvarlak torpil şekilli değildir. Nispeten yasıdır.
2- Uskumrunun gözleri kafasına oranla normal büyüklüktedir. Kolyozun ise büyükçedir.
3- Uskumrunun birinci sırt yüzgeci biraz daha genişçe (yumuşak ışın sayısı daha fazla olduğundan) çok dik görünümde değildir.
4- Kolyozun yanlarında görülen sarımsı lekeler uskumru da pembemsi leke ve beneklere dönüşür.
5- Balığı temizlerken fark edilen en kesin ayrım hava kesesidir; uskumrunun hava kesesi yoktur (Vardır fakat kolyozunki kadar göze çarpmaz).
6- Damak tadına güvenenler uskumrunun kolyozdan çok lezzetli etinden de ayrım yapabilir.
7- Uskumrunun sırt deseninin güzelliği dillere destan olmuş "balıksırtı" deyimini dilimize yerleştirmiştir.
8- Uskumrunun kuyruk çatalının içi boş ve iki çizgiden ibaret bir "V" harfi tarzındadır. Kolyozunki ise doludur.





NOT: BİLGİLER ÇEŞİTLİ SİTELERDEN ALINTIDIR, HEPSİNİN EMEĞİNE TEŞEKKÜRLER.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı