İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Türk Süsleme Sanatları - Kündekari - Kendekari | Kündekari Teknikleri - Kullanılan Malzemeler

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Türk Süsleme Sanatları


Kündekari - Kendekari



KÜNDEKÂR: Kündekâri sanaatını yapan kişiye verilen ad.

KÜNDE: Anadolu’da Selçuklu döneminde gelişmiş, kendine özgü bir şekil almıştır. Selçuklu, dönemi ağaç eserleri daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elamanlar olup gerçekten çok üstün işçilik göstermektedir.

Kündekari Farsça’dan dilimize geçmiş, asıl hali kendekâri olan bir kelimedir. Fakat İran’da şimdi buna “mütenebihe” Araplar ise “ta’şik” adını veriyorlar. “Kündekari” kelimesini yalnız biz Türkler kullanıyoruz. Elbette en güzel örnekleri de bizde. Bu sanatımızı yıllarca ihmal ettiğimiz için gerçek kündekarinin ne olduğunu bilmiyoruz. Kündekaride yalancı ya da sahte kündekari yoktur. Bir eserin yalancısı yapılmış olanı taklit edilerek elde edilir. Erken dönem kündekari vardır ki burada ahşap yüzeyine geometrik desenler çizilir ve o ahşap üzerinde oyma yapılarak geometrik desenlere bir boyut kazandırılır. Aslında bu yanyana gelerek oluşturulan monoblok ahşaptır. Yanyana gelen bu bloklar zaman içerisinde birbirinden ayrılır, aralarında birkaç santimetrelik boşluklar oluşur. Selçuklu erken dönem eserlerinde bu açıklıkları görebilirsiniz. Sanatkarlar buna mani olmak ve daha iyi eserler elde edebilmek için, kontrast teşkil edecek renkteki ahşap malzemeleri bir araya getirerek, gerçek kündekari sanatını oluşturdular.


Resmi ekleyen



Bizim mazimizde Avrupa’daki gibi bir burjuvazi olmadığı için kültürümüzde sanat cemiyete yönelik eserlerde uygulanmıştır. Avrupa’da Meici ailesi bugünkü Fransa’daki, Floransa’daki, İtalya’daki pek çok eserin varisi ve hamisidir. Avrupa’da servet yüzyıllardır aynı ailede devretmektedir. Türk kültüründe para ancak abide eserlere; camilere, kervansaraylara, anıt yapılara harcanmıştır. Biz de ilk vakfiye örnekleri 1050 yılına aittir. Bu dönemde ceviz ağacının yanına şimşir koyarak veya sedir ağacının yanına ceviz koyarak kontrast teşkil ederek eserler oluşturulmuştur. Gerçek kündekaride daha önce çizilen şekil tam anlamıyla üç boyutlu hale getirerek, zıvanalarla aralarında hiç boşluk bırakılmayacak şekilde birleştirilerek bir araya getiriliyor

Osmanlı dönemi ahşap işçiliğinde sadelik hakim olmuş, çeşitli teknikler daha çok cami kapısı, minber, vaaz kürsüsü, dolap kapakları, pencere kapakları ve bunlara benzer bir çok mimari ögelerde uygulanmıştır.



Kündenin hazırlanış teknikleri


Yıldız (Gökyüzü yıldızları ve sonsuzluğu ifade eder), sekizgen, ongen, baklava, klasik parke ve birçok geometri desenleriyle uygulanmıştır.

Hazırlanan suyu düzgün küçük ağaç parçalarının, önceleri bu iş için ağızları kordon bıçağı şekli verilmiş rendelerle (el pılanyası) ile kordon profilleri çekilmiş ağaçların, ince ve hassas bir şekilde işlenerek geçme (zıvana) tekniği ile geometrik bir bezeme oluşturacak şekilde bir çok parçanın ana kirişlere bağlanması sonucu bir araya getirilmektedir.

Aralarına farklı tür ve renklerde küçük ahşap tablalar konarak bazı örneklerde oyma işçiliği, sedef, baga, fildişi kakma (ğömme) işçiliği uygulanıp, çivi ve tutkal kullanılmadan seren ve kayıtların zıvanalara geçirilip sıkıştırılmasıyla toplanır.

Künde’nin en önemli özelliği değişen mevsim şartlarında ısı ve nem oranının değişmesinden etkilenerek ağacın çalışmamasını sağlamak.



Resmi ekleyen



KULLANILAN MALZEMELER


İç mekan:

Ceviz, şimşir, armut, kiraz, sapelli (maun) gibi ağaçlar kullanılıp, bezemelerde abanoz, tik, yılan ağacı, wenğe, peleseng, sapelli (maun), altın varak, bağa (kaplumbağa dış kabuğu, deniz kaplumbağası), gümüş, fildişi, sedef, yakut ve zümrüt gibi degerli malzemeler kullanılır.


Dış mekan:

Meşe, sapelli (maun), ireko, tik, dişbudak gibi sert hava şartlarına dayanıklı agaçlar kullanılır.



Bir derya ki kündekâri...

Yaşayan son kündekâri ustası Mevlüt Çiller bir zamanlar işini iyi yapmaya çalışan bir marangozmuş. Bir ara (1981) onu Mevlana Müzesinden çağırmış ve bazı parçaları çürüyüp dağılan bir kündekâri kapıyı toplayıp toplayamayacağını sormuşlar.

İç içe geçmiş tahtalar, dişiler, tablalar, kayıtlar, zıvanalar...

Mevlüt Çiller bilmeceyi çözmeye çalışırken Ustası Çorak Ali “sen yaparsın” deyivermiş ve işi almışlar.

Ali usta sık sık “zengin ölür, para kemeri / merkep ölür, yük semeri / sanatkâr ölür, eseri kalır” dermiş. Mevlüt Çiller’de kalıcı bir eser bırakma hevesi ile işe girişmiş. Derinliğine dalınca kündekarinin dipsiz kuyu olduğunu farketmiş.



Rakamdaki şifre


Dilerseniz mevzuya onun ağzından ve onun ifadeleriyle devam edelim: “Bilirsiniz adam yumurtaya nal çakmış, perçin yapmış. Fildişinden küre oymuş, içinde bir küre daha, onun içinde 17 ayrı küre daha... Düşünün bu işe ömrünü vermiş. Kündekâri de öyle bir şey işte. Aslında künde farsça tutmak, kavramak, yakalamak demek. Ancak kündekari ustaları çivi, mıh ve tutkala ellerini sürmüyorlar. Bu işe ilk heveslendiğimiz dönemlerde motif kadar rakamlara da kafa yormuştum. 16 kollu iki yıldızla 32 farzı, üç motif birarada ve tablalarıyla birlikte Allahü tealanın 99 güzel ismini yakalamaya çalışmıştım. Meğer düşündüğüm ne varsa ecdad yapmış, hatta ebced hesabıyla tarih ve isim düşürmüş, işe daha bir mânâ katmış. Kündekâri ile uğraştıkça dedelerimizin geometriye ne kadar aşina olduklarını anladım. Zıvanalar deliklere, tablalar kiniş sitemi ile birbirine oturuyor, bütün bunları iki dış seren ayakta tutuyor. Binlerce parça yapıyorsunuz, doldurup çuvala gidiyor, mekanında kuruyorsunuz. Bunların hepsi birbirine benzerse de hepsi birbirine oturmaz. Bunun için altına numaralar yazıyor, vardığımız yerde kolayca topluyoruz. Görenler hayret ediyor, delinin pösteki saydığı gibi yayıyor, peşpeşe saplıyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki bunca zahmete ne gerek var? Efendim tahtalar metallerin aksine yazın büzülüyor, kışın genişliyorlar. Bunlar rapt edilirse bel veriyor, ya da yarılıyorlar. Ancak kündekaride bütün parçalar serbest ve rahatlıkla oynuyor. Desen ne büzülünce değişiyor, ne genişleyince bozuluyor. Eğer zelzele, yangın ve aşırı rutubet gibi menfi tesirlerden korursanız rahatlıkla 7-8 asır dayanabiliyor.



Mayası sabır


Bu işi sabırsız biri asla yapamaz, başlangıçta milimlik kaymaları dikkate almazsanız, kontrol elinizden çıkar ve kündekariyi toplayamazsınız. Şaka maka 25 yıldır bu işle uğraşıyorum ve kendi gayretlerimle bir çok bilgiye ulaştım. Bunların zayi olmasını istemiyorum, ancak 8 yıllık ilk öğretim çıraklığı bitirdi. Ağaç yaş iken eğilir, 17-18 yaşında bir çocuğu bu dükkanda tutamazsın. Bazen üniveritelerden kız öğrenciler geliyor, ödevlerine yardımcı olmamı istiyorlar. Bildiklerimi anlatıyorum ama bütün bunlar havaya yazmaya benziyor. Halbuki bu işe gönül veren, eli destere tutan bir genç yetiştirsek de tecrübelerimiz zayii olmasa. İsim meraklısı değilim ama öyle arzu edilince, eskimez yazıyla ‘Amele Mevlüd Çiller el Konevi’ imzasını atmaya başladım” diyor.


İrfan Özfatura

Konu Hale tarafından 15 Ağustos 2015 Cumartesi - 06:43 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kündekâri Sanatı



Akıl almaz bir sabrın ve geometri dehasının eşliğinde sanatçı, ahşabı ‘kündekâri’yle yorumlar ve bir sanat eseri yaratır. Serbest ve rahatlıkla hareket eden binlerce küçük ahşap parçası asırlara meydan okur. İşte bu yüzdendir ki, yapımında en ufak bir hataya dahi tahammülü yoktur kündekârinin...

Kenarları negatif ve pozitif değerlerde oyulmuş, çokgen ve yıldız biçiminde ayrı ayrı kesilmiş, rumî ve palmet kabartmalarıyla bezenmiş parçalar ile ahşap kirişlerin birbirine geçmesi biçiminde uygulanan ve büyük bir ustalık isteyen kündekârinin, bezeme kompozisyonu geometrik bir şemaya dayanır. Gökyüzündeki yıldızları ve sonsuzluğu ifade eden yıldız, sekizgen, ongen, baklava gibi birçok geometrik desenle birlikte uygulanır.

Aralarına farklı tür ve renklerde küçük ahşap plakalar konarak bazı örneklerde oyma işçiliği, sedef, bağa, fildişi kakma işçiliği de kompozisyona dahil edilir. Hazırlanan parçalar birbirine ayrıca bağlayıcı bir malzemeyle tutturulmadığından, kündekârinin uygulandığı ahşap yüzeylerde zamanla ayrılmalar olmaz. Kündekâri tekniğiyle yapılmış bazı örneklerde dayanıklılığı artırmak için geçmelerin arkasında, yine ahşaptan yapılmış bir iskelet kullanılır. Değişen mevsim şartlarında ısıdan ve nemden etkilenmeyecek nitelikte bir ağaçla çalışılır ve birleşme yerlerindeki kanallarda bırakılan hava payları sayesinde, ahşap işçiliğinde zamanla ortaya çıkan çatlak ve şişmeler önlenir. Bu nokta göz önünde bulundurulduğunda, kullanılan malzemeler iç mekânlar için ceviz, şimşir, armut, kiraz, sapelli (maun); bezemelerde abanoz, tik, yılan ağacı, venge, peleseng, sapelli, altın varak, bağa (deniz kaplumbağası kabuğu), gümüş, fildişi, sedef, yakut ve zümrüt gibi değerli materyallerdir. Dış mekânlarda ise, meşe, sapelli, ireko, tik, dişbudak gibi sert hava şartlarına dayanıklı ağaçlar kullanılır.

Konya Alaaddin Camii'nin, Beyşehir Eşrefoğlu Camii’nin, Niğde Sungurbey Camii’nin, Ürgüp’teki Taşkın Paşa Camii’nin, Birgi Ulu Camii’nin, Manisa Ulu Camii’nin, Bursa Ulu Camii’nin, Balıkesir Zağanos Paşa Camii’nin minberlerinde; Bursa Yeşil Cami ve Türbesi’nin kapısında Anadolu’nun eşsiz kündekâri örnekleri bulunur.


Zıvanalar deliklere ve tablalar kiriş sitemi ile birbirine oturur, binlerce parçayı sadece iki dış seren ayakta tutar, bu yetmezmiş gibi, üzerine Ebced hesabıyla tarih ve isim bile düşürülür. İşte böyle derin manâlar eşliğinde, derin bir el maharetidir kündekâri, sabırla nakşedilir...


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı