İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Diplomasi Nedir? | Diplomasi Sanatı - Diplomasi Tarihi - Diplomatlar - Gizli Ve Açık Diplomasi Nedir?

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


Diplomasi




Diplomasi, uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü; yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı ile bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği anlamına gelen uluslararası ilişkiler terimidir.

Diplomasi, politikayı uygulama vasıtasıdır. Dış politikaya bağımlıdır.

Sözlükte;

a. Antlaşmalar,
b. Temsilciler,
c. Temsilci mesleği,
d. Dış görevlilerin topluluğu

şeklinde dört anlamı içerir.

Mecazi olarak, güç bir görüşmede gösterilen ustalık anlamına gelir. Oxford sözlüğünde, uluslararası ilişkilerin müzakerelerle yürütülmesi ve yönetilmesi yöntemi; diplomatın işi, denilmiştir.

Alternatif tanımlara göre, Ambrose Bierce'den bir örnek:


"Ülke için yurtsever yalan söyleme sanatı".



Diplomasi

Diplomasi, bir ülkenin başka ülkelerle ilişkilerinde, kendi konumunu korumaya ve iyileştirmeye çalışırken, öbür ülkelerle dostlu­ğunu yürütebilme uğraşı ve sanatıdır. Diplo­matların işi zorbalığa dayanan çözümleri ön­leyici, barışçı çözümler getirmeye çalışmaktır. Diplomasi, devletlerin varoluşu kadar eski­dir. Bir ülkenin bir başka ülkede sürekli temsilci bulundurması 16. yüzyılda başladı. 14.-16. yüzyıllar arasında topraklarını geniş­letmek ve güçlerini artırmak için birbirleriyle sık sık savaşan ülkelerin kralları ya da impara­torları çıkarlarını korumak, özellikle de tica­retlerini kollamak için başka uluslarla çeşitli antlaşmalar yaptılar. Yöneticilerin bu antlaş­maları yapmak üzere öteki ülkelere gönder­dikleri kişiler başka işlerle de uğraştılar ama asıl işleri diplomasiydi.


Diplomasi Tarihi


Eskiçağda devletlerarası kimi konuların görü­şülmesi için ülkeden ülkeye elçiler gönderilir­di. Bu elçilerin ayrıcalıkları vardı ve yaşamları güvence altında sayılırdı. Ortaçağda devlet başkanlarının aracıya gerek duymadan, mek­tupla ilişki kurduklarını biliyoruz. O dönemin en örgütlü devleti olan Bizans'ın ise elçileri var­dı. Bu elçiler göreve başlarken and içerler­di. Örgütlü diplomasi ilk kez İtalya'da doğdu. Ortaçağda İtalya çok sayıda krallığa bölün­müştü. Venedik, Floransa, Cenova, Pisa (Piza), Roma ve Napoli gibi kentler bağımsız birer devlettiler. Çoğu zaman bu krallıklar ya birbirleriyle savaşıyor ya da aralarında çeşitli dostluk antlaşmaları yapıyorlardı. Bu yüzden diplomasiye gereksinim duyuluyordu. İtal­yanların başka ülkelere gönderdikleri temsil­cilere büyükelçi ya da elçi, bu kişilerin yaban­cı topraklarda oturdukları yerlere de elçilik deniyordu. Başlangıçta genellikle belli bir soruna çözüm bulmak üzere gönderilen elçi­ler, iş bitince ülkelerine geri dönüyorlardı. Bunların birçoğu casus gibi hareket ediyor ve kendi ülkelerine yarayacak değerli siyasal belgeleri çalmak, rüşvet vermek ve yalana başvurmaktan hiç de çekinmiyorlardı. Floran-salı bir diplomat olan Niccolo Machiavelli kendi deneyimlerinden yola çıkarak, dönemi­nin diplomatik uygulamalarını 1513'te yazdığı Hükümdar (II Principe) adlı ilginç kitabında anlatmıştır.

Başka ülkelerde sürekli elçilikler kuran ilk ülkenin Venedik Cumhuriyeti olduğu söyle­nir. Oysa, daha eski tarihli bir kayıtta Milano dükünün Cenova'da sürekli bir elçi bulundur­duğu belirtilmiştir. 16. yüzyıl süresince, ba­ğımsız İtalyan devletlerinden birçoğunda iki özel hükümet görevi geliştirildi. Bunlardan ilki siyasal konularla ilgili diplomatik görev­lerdi. Öbürü de ticareti denetleyerek ülke yöneticisine rapor hazırlayan danışmanlık gö­reviydi. Bu iki görevin gelişimi, devletlerara­sında daha yakın ilişkilerin kurulmasını sağla­dı. Bugünkü uluslararası hukukun temelleri­nin böylece atılmış olduğu da söylenebilir.

Eski Türk yazıtlarından ve Çin belgelerin­den anlaşıldığına göre Türkler ile Çin İmpara­torluğu arasında diplomatik ilişkiler vardı. Oğuz boylarının Mezopotamya'ya indikleri sırada Gazne Hükümdarı Mesut ile Selçuklu beylerinin görüşmeleri de diplomasi belgeleri arasında sayılır. Osmanlı Devleti güçlü oldu­ğu dönemlerde sınırlardaki ve devletlerara­sındaki anlaşmazlıkları gidermek için elçi gönderirdi. 1454'te Venedik, 1530'da Avus­turya, 1532'de Fransa, 1583'te İngiltere İstan­bul'da sürekli elçilikler kurdular.


Diplomatlar


1815 Viyana Kongresi'nde bir araya gelen büyük devletler diplomatik temsilcileri üç gruba ayırmaya karar verdi:

1- Devlet baş­kanlarına gönderilen büyükelçiler ve papalık elçileri;
2- Orta elçiler ve öteki temsilciler;
3- Gönderildikleri ülkede sürekli yaşayan masla­hatgüzarlar.


Bu diplomatik sınıflandırma bazı değişikliklerle günümüzde de geçerlidir.


Diplomasinin Bugünü


Büyükelçi, bir devlet başkanının yabancı bir ülkedeki temsilcisidir. Büyükelçiler siyasal açıdan en önemli diplomatlardır. Çağdaş ileti­şim araçları elçilere kendi ülke hükümetleri ile doğrudan ilişki kurabilme olanağını yarat­mıştır. Böylece büyükelçiler önemli konular­da karar almadan ya da tasarılar yapmadan önce devlet başkanları ile görüşebilmektedir-ler. Bugün ülke halkları, başka ülkelerle diplomatik ilişkilerin nasıl yürüdüğü konu­sunda 19. yüzyıla göre daha fazla bilgi sahibi­dir. Gene de, güvenlik nedenleriyle bazı konuların halktan gizlenmesi gerekebilmektedir. Konsolosluklar, bir devletin yabancı bir ülkede bulunan yurttaşlarının kişisel ve ticari sorunlarıyla ilgilenir.

Birçok ülkede, üst düzeydeki görevlerin dışındaki tüm diplomatik görevler, üstün ba­şarı gerektiren devlet sınavlarını geçenlere verilir. Birçok genç kadın ve erkek için diplomatik görev alanı çok çekicidir.


Diplomatların Hakları


4 Eylül 1984'te Türkiye'nin de imzaladığı 1961 Viyana Sözleşmesi'ne göre, uluslar savaş halinde olmadıkları sürece, diplomatik tem­silciler görevde bulundukları ülkede bazı ayrı­calıklara ve haklara sahiptir. Bu haklara diplomatik dokunulmazlık denir. Diplomatik görevlilerin ve ailelerinin haberleşme özgür­lüğü vardır. Kişi dokunulmazlığı kapsamında tutuklanamaz ve gözaltına alınamazlar. Yaşa­dıkları ve çalıştıkları binalara girilemez; arşivle­rine el konulması söz konusu olamaz. Bir diplomatın görevde bulunduğu sürece, yargı ve gümrük bağışıklığı vardır. Ama, şiddete dayalı bir suç işlerse ya da bulunduğu ülkeye karşı kötü niyetli eylemlerde bulunursa ülkeyi terk etmesi istenebilir. Eğer ülkesiyle savaş çıkarsa kendisine hiçbir zarar gelmeksizin geri dönmesine izin verilir.



#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Gizli Diplomasi



Diplomasi anlayış ve uygulanmasında XVII. ve XIX. yüzyılların Avrupa diplomasisinde en belirgin özelliklerinden birisi de gizlilikti. Genellikle Avrupalı monarkların bizzat veya özel temsilcileri aracılığı ile sürdürdükleri diplomasi faaliyeti gizli bir şekilde oluştuğu gibi, bu gizlilik çoğu zaman belirli bir sonuca ulaşıldığında da sürerdi. Bir başka deyişle, saray diplomasisi olarak da adlandırılan bu tür diplomasi, her aşaması ile dışa kapalı bir biçimde yürütülürdü. Böylece, bir bölge halkı bazen bir başka devletin egemenliğine geçtiğini sonradan öğrenebilirdi.

Bu tür diplomasiye karşı en önemli tepki, idealist ABD Başkanı Wodrow Wilson'dan gelmişti. Wilson I. Dünya Savaşı sonlarında yayınladığı ünlü "On dört nokta"nın birincisinde, açık görüşmeler yolu ile ulaşılacak açık sözleşmelerden sözediyordu. Gerçekte de, XX. yüzyılda demokrasinin gelişmesi, halk kitlelerinin yönetim ile ilgili sorunlara giderek daha büyük oranlarda katılmaları ile diplomasi daha "açık" niteliğe bürünmüştür.


Açık Diplomasi


Gizli diplomasiye tepki olarak ortaya atılan diplomasi anlayışıdır. Bu anlayışa göre, diplomatik görüşmelerle ilgili tarafların yüklenecekleri hak ve sorumlulukların kamuoyunun bilgi ve denetimine sunulması gerekir. Gizli diplomasiye en büyük tepki ABD Başkanı olan W. Wilson'dan gelmiştir. Savaş sonucunda yayınladığı "Ondört Nokta"nın birincisinde "açık görüşmeler sonunda varılacak açık sözleşmeler" ilkesini ileri sürmüştür.

Bu diplomasi anlayışının gelişmesini etkileyen iki ana etkenden sözedilebilir. İlk olarak, genel anlamda katılımcı demokrasinin sınırlarının gelişmesi hem kitlelerin meclislerini, hükümetlerini denetleme ve yönlendirme olanağını nisbeten artırmış, hem de kamuoyunu çeşitli baskı gruplarına ait örgütler yolu ile yöneticileri etkileme mesaj iletme kanallarının açılması, açık diplomasiyi belirli bir ölçüde de olsa zorunlu kılmıştır. İkinci olarak da özellikle konferans diplomasisi, parlamenter diplomasi gibi gizli biçimde yürütülmesi pek de kolay olmayan diplomasi türlerinin yaygınlaşması açık diplomasiyi kaçınılmaz hale getirmiştir.

Bu tür diplomasinin asıl amacı, iki veya daha fazla devletin aralarında gizlice anlaşarak, bir başka devletin temel hak ve yetkilerine yönelik bir eyleme hazırlanmalarını engellemeye çalışmaktır. Ancak, iki dünya savaşı arasındaki dönemde ayıp sayılmış olan kapalı ya da gizli diplomasi yöntemine son savaştan bu yana yoğun bir biçimde dönülmüştür.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Diplomasi


Ambrose Bierce - Ambrose Gwinnet Bierce


Ambrose Gwinnet Bierce, (24 Haziran 1842 - 1914) ABD'li yazar ve gazeteci.


Resmi ekleyen



Ambrose Gwinnet Bierce, 24 Haziran 1842’de, Ohio’da çok çocuklu, yoksul bir ailenin oğlu olarak doğdu. Çocukluğu sırasında dahi ailesiyle arası iyi değildi, bu nedenle henüz on beş yaşındayken evden ayrıldı. Amerikan İç Savaşı patlak verdikden sonra Kuzey Ordusu’na katıldı. Savaşın sonuna kadar Kuzey Ordusu’nda savaştı. 1866 yılının sonlarında vardığı San Francisco’da askerlikten ayrıldı ve gazeteciliğe başladı. Uzun yıllar birçok lokal gazete için çalıştı ve zamanla belli bir üne kavuştu. 1872’de İngiltere’ye gitti ve orada yaşamaya başladı.


Ambrose Bierce - Ambrose Gwinnet Bierce Hayatının devamı için bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Yabanci_Edebi_Kisilikler_Biyografileri_f100/Ambrose_Bierce_d_24_Haziran_1842_ve_8211_o_19_t76444.html&pid=134433#entry134433']Ambrose Bierce (d. 24 Haziran 1842 – ö. 1914) | ABD'li Yazar Ve Gazeteci' target='_blank'>Ambrose' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Yabanci_Edebi_Kisilikler_Biyografileri_f100/Ambrose_Bierce_d_24_Haziran_1842_ve_8211_o_19_t76444.html&pid=134433#entry134433']Ambrose Bierce (d. 24 Haziran 1842 – ö. 1914) | ABD'li Yazar Ve Gazeteci

Konu Hale tarafından 08 Nisan 2015 Çarşamba - 22:34 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı