İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Mükemmelliyetçilik Nedir? | Mükemmelliyetçi Davranışlar Nelerdir? Mükemmeliyetçiliğin Nedenleri - Mükemmelliyetçi Misiniz, Kendinizi Test Edin

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


Mükemmelliyetçilik




Çoğumuz, hayatımızın herhangi bir döneminde, şu ya da bu nedenle, (ya uygun zamanı bulduğumuz için ya da birilerine birşeyleri kanıtlamak istediğimiz için) mükemmel olmayı planlamışızdır.


Peki, bu "mükemmel olma isteği" ile "mükemmelliyetçilik" arasındaki fark nedir?


Siz de mükemmelliyetçi misiniz?


Aşağıda, ne kadar mükemmeliyetçi olduğunuzu ölçen küçük bir anket bulacaksınız. Size verilen ölçüm kriterlerini dikkate alarak, her bir cümleye ne kadar katıldığınıza karar verin. Cümlelerin yanındaki boşlukları, +2 ve -2'lik bir ölçek üzerinden, genelde sizi en iyi tanımlayan rakamı yazarak doldurun. Bu işlemi yaparken herhangi bir "yanlış" ya da "doğru" yanıtın söz konusu olmadığını unutmayın. Yanıt verirken ne kadar dürüst olursanız, kendiniz hakkında o kadar çok şey öğrenmiş olacaksınız.


+2 = tümüyle katılıyorum
+1 = biraz katılıyorum
0 = kararsızım
-1 = pek katılmıyorum
-2 = hiç katılmıyorum.



----- 1. Eğer kendim için en yüksek standartları koymazsam 2. sınıf bir insan olurum.
----- 2. Eğer bir hata yaparsam insanlar beni daha az dikkate alacaklardır.
----- 3. Eğer birşeyi gerçekten iyi yapmayacaksam, hiç yapmayım daha iyi.
----- 4. Hata yaptığım takdirde bundan üzüntü duymalıyım.
----- 5. Yeterince uğraşırsam denediğim her işte üstün olabilirim.
----- 6. Zayıflıklarımın ya da aptalca davranışlarımın sergilenmesi, benim için utanç vericidir.
----- 7. Aynı hataları tekrarlamamalıyım.
----- 8. Ortalama bir performans benim için doyurucu değildir.
----- 9. Önemli birşeyde başarısız olmak, benim insan olarak aşağı düzeyde olduğum anlamına gelir.
----- 10. Beklentilerimi gerçekleştirmekte başarısız olduğum için kendime kızarsam, bu benim gelecekte daha başarılı olmamda yardımcı olur.



Puanlama : Puanlarınızı toplayın. Pozitif sayılar ile negatif sayılar birbirini götürür (Örneğin: +2 - 2 = 0). Eğer tüm maddelere +2 yanıtını verdiyseniz toplam puanınız +20 olacaktır. Bu puan çok yüksek düzeyde bir mükemmelliyetçiliği gösterir.



Eğer her maddeye -2 yanıtını verdiyseniz toplam puanınız -20 olacaktır. Bu puan da tam anlamıyla mükemmeliyetçilikten uzak olma durumunun, bir göstergesidir. Daha önce yapılan çalışmalar, toplumdaki insanların hemen hemen yarısının +2 ile +16 arasında puan aldığını göstermiştir. Puanlardaki bu farklılaşmalar, mükemmeliyetçiliğin değişen dereceleri olduğuna işarettir.


Tek Başına Düello


Şimdi, ne kadar mükemmeliyetçi olduğunuz ya da olmadığınız konusunda bir fikir sahibi oldunuz. Peki, broşürün kapağındaki "iki ucu keskin kılıç" başlığı da ne demek?

Tahmin edeceğiniz gibi, elinizde her iki ucu da keskin olan bir kılıç varsa, bu kılıç hem saldırdığınız hedefe, hem de size zarar verecektir.


Mükemmeliyetçilik, iki ucu keskin bir kılıçtır. Mükemmeliyetçilik kavramının en önemli ögelerinden ikisi:

1) asla hata yapılmamasının gerektiği ve performansın her zaman en yüksek standartlara ulaşması gerektiğidir. Yüksek standartlara ulaşmak için mücadele vermekten zevk alan bir kişinin, sağlıklı bir biçimde "en iyinin" peşinde olması, mükemmeliyetçilik sayılmaz. Sağlıklı mücadele veren kişi, bir güdüsünü doyurmaya çalışmaktadır. Mükemmeliyetçi ise yönlendirilmektedir. Yaşadığı duygular ve yaptığı davranışlar kendi kontrolünün dışına çıkmış gibidir. Hayatı zevkten çok ızdırapla dolmaya başlamıştır.


Mükemmeliyetçi biri, kendisine ulaşamayacağı yükseklikte ve gerçek dışı standartlar koyar. Kendini insafsızca zorlayarak, bu ulaşılmaz hedeflere ulaşmaya çalışır. Mücadeleci biri de kendisine yüksek standartlar koyar ama, amaçladığı şeye ulaşma olasılığı vardır. Mükemmeliyetçi kişinin çabaları, kendini yenilgiye uğratan türdendir: Hiçbir şey, hiçbir zaman "yeterince" iyi değildir ve bu yüzden de hiçbir zaman, başarıya bağlı bir doyum yaşaması mümkün değildir. Mücadeleci kişinin çabaları ise kendini geliştiren türdendir: Kendisine koyduğu o yüksek ve anlamlı hedefe ulaşamasa bile, sırf denediği için bir doyum sağlayabilir. Mücadeleci kişinin, başarısızlığa ilişkin rüyaları, mükemmeliyetçinin ise başarısızlık kabusları vardır.

Mükemmeliyetçiler, kusursuz olma konusundaki kararlılıklarının, kendilerini başarıya, kabul görmeye, sevgiye ve doyuma ulaştıracağı beklentisindedirler. Ancak, kendilerine ilişkin kuşkuları ya da onaylanmama, aptal gibi görülme ve reddedilme korkuları yüzünden, yaptıkları işte yeterince etkili olamamaktadırlar.

Başarıya ulaştıkları zaman bile kullanmış oldukları yöntem yüzünden, elde etmek istedikleri o sevgi ve onaydan yoksun kalırlar.

Mükemmeliyetçilik, kişinin başkaları ile olan ilişkisini genellikle istenmeyen bir biçimde etkiler. Ancak, iki ucu keskin kılıcın başlıca hedefi başkaları değildir. Mükemmeliyetçilik, kişinin kendi kendine yaptığı bir düello, kazanılması mümkün olmayan umutsuz bir savaştır.


İnançlar ve Gerçekler


İnançların ve gerçeklerin insan yaşamında önemli bir yeri vardır. Neyin bir inanç, neyin de gerçek olduğunu bildiğimiz sürece, ikisi de bizi zenginleştirir. İkisini birbirine karıştırdığımız zaman ise, zorluklarla karşılaşırız. Bazen sağlıklı bir başarma güdüsünü, sağlıksız bir mükemmeliyetçilikten ayırdetmek güçtür. Bazen de, inançlarımızın gerçek olduğunu ileri sürerek bu ayırımı daha da zorlaştırırız. Böylelikle yaşam, gerektiğinden de fazla zorlaşmış olur. Aşağıda mükemmeliyetçilikle ilgili olarak sıklıkla rastlanan bazı asılsız inançları bulacaksınız. Herbirinden sonra başlayan cümle ise o konuyla ilgili gerçekleri yansıtmaktadır.

Eğer Mükemmeliyetçi Olmasaydım Bugünkü Başarı Düzeyinde Olmayacaktım.

Mükemmeliyetçilik, başarı ya da doyuma neden olmaz. Bazı mükemmeliyetçilerin (oldukça başarılı olsalar bile) farkında olmadıkları şey, bu başarılarına, mükemmeli elde etme mücadeleleri sonucunda değil, bu mücadelelerine rağmen ulaştıklarıdır.

Mükemmeliyetçilerin, mükemmeliyetçi olmayan kişilerden daha başarılı olduklarına ilişkin hiçbir kanıt yoktur. Tam tersine, mükemmele ulaşmak için çabalayanların, aynı yetenek, beceri ve zekâ düzeyine sahip, ancak mükemmeliyetçi olmayan kişilerden daha başarısız olduklarına ilişkin kanıtlar çok fazladır.


İşleri Bitirenler Mükemmeliyetçilerdir. Doğru Bir Biçimde Yapanlar da Onlardır.

İnanması zor da olsa, mükemmeliyetçile-rin, işleri erteleme, zamanında bitirememe ve yeterince üretken olamama gibi sorunları vardır. Psikologlar, mükemmeliyetçilerin "ya hep ya hiç" tarzı düşünmeye eğilimli olduklarını bulmuşlardır. Onlar olayları ya da deneyimleri "iyi ya da kötü"; "mükemmel ya da berbat" olarak görmektedirler: Onlar için, bu iki aşırı ucun ortasında bir yer yok gibidir. Böyle bir düşünce tarzı yüzünden küçücük bir iş bile ezici bir yük haline gelebilir. Mükemmeliyetçi, yaptığı işleri her zaman mükemmel bir biçimde gerçekleştirmesi gerektiğine inanır. Eğer mükemmel bir biçimde yapılmayacaksa, hiç yapmamanın daha iyi olduğunu savunur.


Bu tür inançlar, genellikle istenmeyen sonuçlara yol açar. Mükemmeliyetçi bir öğrenci, mükemmel olmasa da ödevini zamanında teslim etmek yerine, ertelemeyi ya da hiç teslim etmemeyi seçer. Mükemmelliyetçi biri rejim yapıyorsa, küçük bir aksaklıkta bunu hemen bozabilir. Önemsiz bir detay üzerinde çok uzun zaman takılıp kaldığı için, çok önemli bir projesini zamanında veremeyebilir.

Mükemmeliyetçiler Başarıya Giden Yolda Önlerine Çıkan Tüm Engelleri Aşabilecek Kararlıkta ve Güçtedirler.


Mükemmeliyetçiler, "Mükemmel olana kadar uğraşacağım" sloganını izledikleri için, depresyon, sosyal kaygı gibi ciddi sorunlara, özellikle yatkındırlar. Yalnızca, "son ürün" üzerinde odaklaşmaları nedeniyle, bu tür rahatsızlıklar üretkenlik ve başarıya giden yolda onlar için önemli engeller oluştururlar. Oysa ki, bir şeyi elde etmeye çalışırken yaşananlardan zevk almak, o sürecin kendisinden doyum almak, süreç sonunda elde edileceklerden daha önemlidir. Yolun sonundaki amaç için giriştikleri "amansız takip", mükemmeliyetçilerin en zayıf yönleridir. Kafalarına, yalnızca, süreç sonucundaki başarıyı ya da başarısızlık korkusunu taktıkları için, süreç içinde yaşadıkları yoğun kaygı, tüm çabalarını sabote eder.


Mükemmeliyetçiler Başkalarını Mutlu Etmek İçin, Olabileceklerinin En İyisini Olmak İçin Uğraşırlar.

Mükemmeliyetçi eğilimler çoğunlukla sevgi, kabul görme ve onaylanma ihtiyacı ile başlar. Onları yönlendiren, düşük düzeydeki benlik saygılarıdır. Sevgi ve onaya olan bu onulmaz ihtiyaçları nedeniyle, başkalarının istek ve ihtiyaçlarına kör olmuş gibidirler. Onların ne durumda olduğunu farkedemezler. Böylesine yoğun bir biçimde kendileriyle haşır neşir olmalarından dolayı, çevrelerindeki insanlar yalvararak onların değişmelerini isterler. Ancak bu değişim onların yapamayacağı ya da yapmayacağı bir şeydir. Mükemmeliyetçilerin bu eğilimleri kişilerarası ilişkilerini geliştirmek yerine, daha zor bir hale getirir.

"Mükemmel insan", "tek boynuzlu at" gibi hoş bir efsanedir. Mükemmel olan birşey varsa o da ancak Tanrı olabilir. Kuşkusuz, bazılarımızın diğerlerinden daha mükemmel olduğu doğrudur. Kendimizi mükemmeleştirmek için mücadele ederken, en büyük çabalarımızı verdiğimiz de bir gerçektir. Büyük başarılar elde eden insanlar da, mükemmeliyetçiler gibi, daha iyi olmak ve daha iyi yapmak isterler. Mükemmeliyetçilere benzemeyen yanları ise kendilerine hata yapma özgürlüğünü ve hakkını tanımalarıdır. Başarısız olma riskini almaktan korkmamalarıdır. Gerçek başarı sahipleri, hataları, başarısızlıkları ve zayıflıkları, insan olmaktan kaynaklanan özellikler olarak değerlendirirler.


Havuç ve Değnek


Bir değneğin ucuna ip bağladığınızı ve ipin ucuna da bir havuç bağladığınızı düşünün. Bu değneği elinize alıp bir eşeğin üzerine bindiğinizi ve ipin ucundaki havucu eşeğin gözünün önünde sallandırdığınızı hayal edin. Bu şekilde, eşeği istediğiniz yere götürebilirsiniz. Eşek, önünde sallanan havuca ulaşmak için onca yolu alır. İstediğiniz yere ulaştığınızda da havucu eşeğe verir, sopayı fırlatıp atar, ipi cebinize koyarsınız. Güdülerimizi bu terimlerle düşünmeye pek alışık olmasak da, bu "havuç ve değnek" ilkesi insanlar için de geçerlidir.

Güdüleriniz, ister başarı, sevgi, onaylanma arzusu olsun, ister başarısızlık, yalnızlık, ya da reddedilme korkusu olsun aynı ilke geçerlidir. Bunlardan biri için duyduğumuz istek ve diğerine yönelik korkumuz, bizi sürekli olarak hedefimize doğru hareket halinde tutar. Bu tür havuç ve değnekler olmasaydı, çoğumuz yerimizden kımıldamayı reddederdik.

Okuyucu için bu noktada, açık olması gereken konu, mükemmeliyetçilerin havuçtan çok değneği tanımalarıdır. Hedefe hiçbir zaman ulaşamadıkları için, mükemmeliyetçilerin yaşamında havuç ya da ödül oldukça az bulunur. Bitiş çizgisi ileriye doğru sürekli yer değiştiren bir yarıştaymışcasına, ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, bitişe varamamaktadırlar. Kendileri hep geride, hedefleri ise hep ileridedir.

Kazanılması yaşam boyu mümkün olmayan bu yarışa girmeyi, çok azımız bile bile seçeriz. Ama yine de çoğumuz, yaşamımızın herhangi bir döneminde kendimizi böyle bir durumda buluruz. Bunun en temel nedenlerinden biri, mükemmeliyetçiliktir. Mükemmelliyetçiliğin üstesinden gelmek cesaret ister, çünkü bunu yapmak, mükemmel olmadığımızı ve insan olduğumuzu kabul etmemiz anlamındadır. Aşağıda, mükemmelliyetçilik yerine koyabileceğimiz ve kullanabileceğimiz bazı daha sağlıklı ve daha doyumlu davranış stratejilerinden örnekler bulacaksınız.


1- Kusursuz olmaya çabalamanın yararlarını ve zararlarını içeren bir liste hazırlayın.


İnsan ilişkilerindeki sorunlarınız, aşırı iş bağımlılığı, madde bağımlılığı, aşırı yemek yeme ve bunun gibi aşırıya kaçan davranışlarınız, mükemmelliyetçiliğin yararsız sonuçlarıdır. Göreceksiniz, sizi, bunlara bağlı sıkıntılarınız mükemmelliyetçiliğin yararları olarak sıraladığınız durumlardan çok daha fazla etkilemektedir. Ayrıca, sizin için sorun olan bu tür davranışlarla birlikte yaşanan kaygı, sinirlilik, yetersizlik, kendini eleştirme gibi duyguların da, mükemmeliyetçiliğin yararlarından çok daha baskın çıktığını farkedeceksiniz. Siz de kendiniz için bir kayıplar ve kazançlar listesi yapın ve sonucun nasıl çıkacağını görün.


2- "Ya hep - ya hiç" tarzı düşünmenizin, kendinizi ve çevrenizdeki insanları eleştirmenizdeki rolünü daha iyi anlamaya çalışın.


Alışkanlık haline getirdiğiniz eleştiri içeren düşüncelerinizin yerine, daha gerçekçi, daha mantıklı bir düşünme tarzı geliştirmeye çalışın. Kendinizi ya da bir başkasını, mükemmelin daha altında bir performans içinde görürseniz, o performansın iyi yönlerini görmeye çalışın. Daha sonra da şu tür soruları düşünün: Gerçekten "hissettiğim" kadar kötü mü? Başka insanlar bunu nasıl görüyor? Eldeki koşullar çerçevesinde yeterince iyi bir performans sayılamaz mı?


3- Ne yapabileceğiniz konusunda gerçekçi olun.


Kendinize daha gerçekçi hedefler koyduğunuzda, "mükemmel olmayan" sonuçların, sizin beklediğiniz ve korktuğunuz kadar kötü durumlara yol açmadığını yavaş yavaş fark edeceksiniz. Sporcu olmak amacıyla değil de, gevşemek ve egzersiz yapmak için, hergün bir miktar yüzdüğünüzü varsayın. Diyelim ki, kendinize 20 kulaçlık bir hedef koyup, bunun 15 kulacını gerçekleştirebildiniz. Eğer mükemmelliyetçi biriyseniz, bu yetersiz performansınızdan dolayı hayal kırıklığına uğrar, daha iyi yapabilme konusunda da yoğun kaygılar yaşarsınız. Hatta, "yeterince iyi" olmadığınız için yüzmeyi bile bırakabilirsiniz. Her iki durumda da gevşeme ya da egzersiz olanağınızı kaybedersiniz. Bunun yerine, kendinize, şimdilik 15 kulacın yeterli olduğunu söylediğinizi varsayın. Bu durumda, 20 kulacı, belki de hiçbir zaman kolaylıkla yüzemeyeceğinizi, yüzseniz bile bunun sizin için kolay olmayacağını, önceden kabullenmiş olursunuz. Böylelikle, kaygı yaşamadan yüzmenize devam edersiniz. Yüzme becerilerinizi geliştirmekten vazgeçmeniz gerekmez. Yapabildiğiniz kadar kulaç atıp, eğlenmek, egzersiz yapmak ve gevşemek için yüzmeye devam edersiniz. Mükemmeliyetçiler genellikle hayatın içindeki eğlenceleri, keyifleri ve doyumları kaçırırlar.


4- Her projenize katı zaman sınırları koyun. Biri için ayırdığınız zaman bitince, hemen öbürüne başlayın.


Bu teknik, mükemmele ulaşmak çabasıyla bitirilemeyen işlerden kaynaklanan tipik kuruntuları ve kendini suçlamaya bağlı acıları azaltır. Bir dönem ödevi için referanslar bulmanız gerektiğini ve aynı zamanda da sınava çalışmanız gerektiğini varsayın. Önce her iki iş için de kendinize zaman sınırları koyun. Diyelim ki, referansları aramak için 3 saat, sınava çalışmak için de yalnızca 3 saat ayırmaya karar verdiniz. Zaman sınırlamanıza uyduğunuz takdirde, gününüzün tamamını, referansları aramakla geçirmezsiniz. Böylelikle, çalışmak için de zamanınız kalacağından gecenin geç saatinde, en yorgun olduğunuz zaman, sınava hazırlanmak zorunda kalmazsınız.


5- Eleştiriyle nasıl başedeceğinizi öğrenin.


Mükemmeliyetçiler, eleştirileri kişiliklerine yönelmiş saldırılar olarak algıladıklarından, kendilerini savunarak tepki verirler. Hem yapılan eleştiri konusunda, hem de kendinize karşı daha objektif olmaya çalışın. Eğer biri yaptığınız hatadan dolayı sizi eleştiriyorsa, hatayı kabul edin ve hata yapmaya hakkınız olduğunu belirtin. Hem karşınızdaki insana, hem de kendinize, hata yapmadan öğrenme ve büyümenin pek mümkün olamayacağını hatırlatın. "İnsanların değerli sayılabilmeleri için hata yapmamaları gerekir" gibi yanlış bir inanca düşmediğiniz sürece, hata yaptığınız zamanlar öfke ya da savunma gereksinimi hissetmezsiniz. Eleştirileri, kaçınılması gereken sonuçlar gibi görmekten vazgeçtiğinizde, onları, kendinizle ilgili birşeyler öğrenebileceğiniz yararlı bilgiler olarak değerlendirebilirsiniz.


University of Texas Austin, "Danışma ve Ruh Sağlığı Merkezi"nin "The Double-Edged Sword Perfectionism",1989, broşüründen yararlanılarak Uzm. Psk. Neslihan Rugancı tarafından hazırlanmıştır.



#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Mükemmelliyetçilik



Mükemmeliyetçilik iki ucu keskin bir kılıç gibidir. Kişi hem en yüksek standartlara ulaşması hem de asla hata yapmaması gerektiğine inanır. Bu ilk bakışta olumlu bir özellik gibi görünse de aslında erişilmesi mümkün olmayan bir konuma umutsuzca erişme çabası anlamına gelir.

Mükemmeliyetçi kişiler genellikle davranışlarıyla kendilerine zarar verdiklerini farkına varmazlar. Mükemmel olma istek ve azimlerinin kendilerine başarı, onay, sevgi ve takdir kazandıracağını sanırlar ama genellikle tam tersi olur; başarılı olsalar da, kullandıkları yöntemler onları çok istedikleri “sevgi” ve “kabul görme”den mahrum bırakır.


Mükemmeliyetçi öğrenciler sınav ve başarı kaygısı yaşamaya eğilimlidirler. Kaygıları akademik başarılarını olumsuz etkileyebilir. Mükemmeliyetçi kişiler aynı zamanda yüksek beklentileri nedeniyle kişilerarası ilişkilerde zorluklar yaşarlar. Ancak kişinin kendisine zarar veren özelliklerini farketmesi ve onlarla etkin bir şekilde baş etmeyi öğrenmesi mümkündür.


Mükemmeliyetçilik Nedir?


Mükemmeliyetçilik genellikle en iyiyi yapma çabasıya karıştırılır. Oysa sağlıklı bir şekilde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmakla mükemmeliyetçilik arasında fark vardır.

En iyiyi başarmak için çaba gösterenler başarılı olmak ya da hedeflerine ulaşmak için gösterdikleri bu çabadan zevk alırlar. Mükemmeliyetçi kişiler ise hiçbir zaman ve koşulda hata yapılmaması gerektiğine inandıklarından kendilerinden ve yaptıklarından sürekli kuşku duyup, kaygı içinde yaşarlar.


Bunlar bazen birlikte görülse de, Gordon H. Flett ve Paul L. Hewitt (2002) üç çeşit mükemmeliyetçilik tanımlamıştır:


• Kendine yönelik: Ulaşılması olanaksız ve gerçek dışı standartlar belirleme eğilimi. Kişi kendisine son derece yüksek beklentiler dayatır, hata kabul etmez ve sürekli olarak kendisini eleştirir.

• Başkasına yönelik: Belirlenen gerçek dışı ve yüksek standartlara başkalarının uymasını bekleme eğilimi. Bu kişiler başkalarına iş veremezler, yaptıklarını beğenmez, sürekli hata bulurlar. Genellikle öfke ve doyumlu ilişki kuramama sorunları vardır.

• Sosyal beklentiler: Başkalarının kendilerinden ulaşılması olanaksız beklentileri olduğu inancı. Bu kişiler çevrelerinden onay ve takdir görmek için çok yüksek standartlara ulaşmaları gerektiğine inanırlar. Genellikle öfke, standartlara ulaşamadıklarında depresyon ve başkaları tarafından yargılanma korkusu duyduklarında da sosyal kaygı sorunları vardır.


Mükemmeliyetçiliğe eşlik eden pek çok olumsuz inancın başlıcaları şunlardır:


• Başarısız olmaktan korkma: Bu kişiler benliklerini ve özsaygılarını başarılarının üzerine kurmuşlardır. Bu nedenle en küçük bir başarısızlık onlar için yıkıcı olabilir.

• Hata yapma korkusu: Bu kişiler hata yapmayı başarısızlıkla bir tutarlar, hata yapmaktan aşırı derecede kaçındıkları için öğrenme ve kendini geliştirme fırsatlarını da kaçırırlar.

• Onaylanmama korkusu:Bu kişiler hata yaptıkları zaman başkaları tarafından kabul edilmeyeceklerine inanırlar. Mükemmel olmaya çalışmak kendilerini olumsuz eleştirilerden ve yargılardan koruma çabasıdır.

• -meli, -malı düşüncesi :Bu kişilerin yaşamlarında yapılmalılar ve yapılmamalılar vardır. Genellikle kendilerine ve çevrelerine karşı esnek değildirler .


Mükemmeliyetçi Davranışlar


Mükemmeliyetçi kişiler şu davranış özelliklerini gösterme eğilimindedirler:

• Sürekli olarak denetleme ve onay alma,
• Tekrarlama ve düzeltme,
• Aşırı planlama, düzenleme ve sıralama,
• Karar vermede güçlük çekme,
• Erteleme,
• Kaçınma,
• Başkalarını değiştirmeye çalışma.


Mükemmeliyetçiliğin Nedenleri


Mükemmeliyetçiliğin altında yatan temel nedenler arasında şunlar sıralanabilir:


• Sosyal beklenti:Küçüklükte başkaları tarafından sevilme/takdir görme/onaylanma ve kabul edilme gereksinimlerinin başarı karşılığında doyum görmesi. Böylece çocuk kendi kendisine başkalarının kendisine verdiği değer kadar değer vermeyi öğrenir ve özgüveni dış etmenlere bağlı olarak biçimlenir. Kendisini eleştirilerden korumak için de, tek silahının “mükemmel olmak” olduğuna karar verir. Bu kimseler başkalarının düşüncelerine ve eleştirilerine karşı duyarlı ve kırılgan birer yetişkine dönüşürler.

• Sosyal öğrenme: Ana-babaları mükemmeliyetçi olan çocuklar onları taklit etme eğilimindedir. Çocuklar mükemmel görünen ana-babalarını yüceltir ve onlar gibi olmak ister.

• Sosyal tepki: Karmaşa içindeki (örneğin, sürekli kavga eden ana-baba, belirsiz ya da tutarsız kuralların olduğu bir ev ortamı) bir ortamda büyümüş ve çeşitli tacizlere (örneğin, fiziksel şiddet görmek, utanca boğulmak) uğramış çocuklar kendi denetleyemedikleri ve öngöremedikleri şeylerin olduğu bir ortamda kestirim ve denetim duygusu geliştirebilmek amacıyla savunma mekanizması olarak mükemmeliyetçilik geliştirebilirler.


Neler Yapabilirsiniz?


Mükemmeliyetçilikle baş etmek mükemmel olmadığımızı kabul etmemiz demek olduğu için cesaret gerektirir.


Bunun için:


• Mükemmel olmanın yarar ve zararlarını ayrı ayrı sıralayın: Artılar yani kendi kazandıklarınız ile eksiler yani ödediğiniz bedeller sıralandığında ödediğiniz bedellerin çok daha fazla olduğunu görebilirsiniz. Örneğin, ilişkilerinizde sorunlar yaşamak ya da sürekli olarak kaygı içinde olmak.

• “Ya hep ya hiç” şeklindeki eleştirel düşünce tarzınızın farkına varın: Alışkın olduğunuz eleştirel düşüncelerinizin yerine daha gerçekçi ve mantıklı düşünceler koymayı öğrenin/deneyin. Kendiniz ya da bir başkası tarafından mükemmel olmayan şeyler yapıldığında, yapılanların iyi olan yanlarını bulmaya çalışın. Sonra kendinize şu soruları sorun: Gerçekten hissettiğim kadar kötü mü? Başka insanlar bunu nasıl değerlendiriyor?

• Yapabilecekleriniz konusunda gerçekçi olun: Gerçekçi hedefler koydukça “mükemmel olmayan” sonuçların korktuğunuz ya da kaygılandığınız olumsuz sonlara varmadığını yavaş yavaş fark edeceksiniz.

• Eleştiriyle nasıl baş edebileceğinizi öğrenin: Mükemmeliyetçi kişiler eleştirileri genellikle kişisel saldırı olarak algılar ve çok tepkisel davranırlar. Eleştiri ve kendiniz hakkında daha nesnel olmaya çalışın. Eğer biri sizi yaptığınız bir hatadan dolayı eleştirirse, hatanızı anlamaya çalışın ve hata yapma hakkınız olduğunu hatırlayın. Hatasız öğrenme ve gelişmenin de mümkün olmayacağını unutmayın.



Uzman Psikolojik Danışman
Pelin Ç. Atasoy


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Mükemmelliyetçilik



Mükemmeliyetçilik, bir işte mükemmellik için aşırı ve haddinden fazla çaba gösterme.


Macmillan Sözlüğü’nde mükemmeliyetçilik,


1) “Mükemmelin mümkün olduğuna inanma ve ona ulaşma çabası”


ve

2) “Kişinin kendisi ve başkaları için yüksek standartlar belirleme eylemi” olarak tanımlanmıştır.


Olumsuz mükemmeliyetçilik


Pacht’a göre, olmayan bir mükemmelliğin çabası insanda karmaşa ve çeşitli psikolojik problemler yaratmaktadır. Adderholdt-Elliot’a göre mükemmeliyetçilik öğrenilmiş bir motivasyondur. Bu motivasyon kişinin kendini başarıya göre değerlendirmesinden kaynaklanmaktadır. Mükemmeliyetçiler, hata yapmaktan korkarlar, çünkü hata yapmak kabul edilemez bir şeydir. Adderholdt-Elliot, insanların mükemmellik için çabaladıklarını, çünkü başarı odaklı olduklarını belirtmektedir.

Missildine (1963), doyumsuzluk ve düşük benlik saygısını, mükemmeliyetçiliği oluşturan temel öğeler olarak göstermektedir. Hollander (1965) mükemmeliyetçiliği hatasız davranış ve başarı yoluyla ailenin kabulünü sağlama girişimi olarak tanımlamaktadır. Burns (1980)’a göre mükemmeliyetçilik verimliliği düşürmekte hem de sağlığa zarar vermektedir. Ayrıca mükemmeliyetçilik öz-kontrolü zayıflatır, kişiler arası ilişkiyi bozar ve benlik saygısını düşürür.

Bazı araştırmacılar mükemmeliyetçiliği çok boyutlu olarak ele almışlar, fakat mükemmeliyetçiliğe olumsuz bakış açısını devam ettirmişlerdir. Hewitt ve flett geliştirdikleri ölçekte mükemmeliyetçiliği patolojik bir olgu olarak ele almış ve mükemmeliyetçiliği, “kendine yönelik” ve “sosyal kaynaklı” olmak üzere üç boyutta tanımlamışlardır. Kendisine yönelik mükemmeliyetçilik, kişinin kendisi için gerçekçi olmayan ve ulaşılması imkansız boyutta standartlar belirleme eğimidir. Bu standartlar kişinin kendisine yöneliktir ve buna kişisel eleştiri ve kendi hatalarını kabul etmeme eşlik eder. Başkalarına yönelik mükemmeliyetçilik ise bireyin başkaları için belirlediği gerçekçi olmayan standartlara uymasını beklemesidir. Sosyal etkili mükemmeliyetçilik ise bireyin, insanların kendisinden imkansız şeyler beklendiği şeklinde bir inanca sahip olma eğilimidir. Dahası başkaları tarafından onaylanmak için bu standartlara ulaşmak zorunda olduklarını düşünürler.


Olumsuz Mükemmeliyetçiliğe Karşı Olumlu Mükemmeliyetçilik


Adler mükemmeliyet çabasını doğuştan gelen ve yaşamın bir parçası olan bir duygu olarak tanımlamıştır. Silverman’a göre insan yaşamını belirleyen şey, yüksek seviyedeki beklentileridir. Mükemmeliyetçilik sadece yüksek başarı potansiyeli olan kişilerde görülmektedir. Çünkü yetenekli kişiler kronolojik yaşlarına göre değil, zeka yaşlarına göre amaç belirlemektedirler.

Günümüzde birçok araştırmacı ise mükemmeliyetçiliğin ne sadece olumlu, ne de sadece olumsuz bir özellik olduğunu ve mükemmeliyetçiliğin olumlu ve olumsuz iki yönünün de olduğunu ifade etmektedirler. Örneğin Hamachek, mükemmeliyetçiliği açıkladığı yaklaşımında, normal ve nevrotik mükemmeliyetçilik olmak üzere iki boyuttan söz etmektedir. Normal mükemmeliyetçiler, yüksek kişisel standartlara sahiptir ve mevcut durumun gereklerine göre esnek bir tavır uygulayabilirler. Belirledikleri yüksek standartlara tam ulaşamasalar da bundan doyum sağlayabilirler. Nevrotik mükemmeliyetçiler ise yüksek kaygı ve başarısızlık korkusuna sahiptirler. Onlar çabalarından zevk almazlar çünkü hiçbir şeyin yeterince iyi olmadığını düşünürler. Hamachek’e göre normal mükemmeliyetçiler büyük başarılar elde ederler ve motivasyonları yüksektir. Bu yaklaşıma göre başarı ve başarı motivasyonu mükemmeliyetçiliğin olumlu boyutuyla ilgilidir.

Roedell’e göre de mükemmeliyetçiliğin olumlu ve olumsuz kullanılabilecek bir enerjidir. Olumlu mükemmeliyetçilik enerjinin başarıya yönlendirilmesini sağlar. Eğer uygun kullanılırsa, kişisel ve mesleki gelişimi, akademik başarıyı ve ruhsal gelişmeyi sağlar. Eğer bireyde kendinden kuşku ve güven eksikliği oluşursa, mutlu olmak sadece dışsal nedenlere bağlanmışsa, bu olumsuz mükemmeliyetçiliktir ve acı verici olur.

Slaney, Rice, Mobley, Trippi ve Ashby, mükemmeliyetçiliği uyumlu (adaptive) ve uyumsuz (maladaptive) olarak iki boyutta belirtmişlerdir. Geliştirdikleri ölçekte düzen ve standartlar olmak üzere iki faktörü uyumlu mükemmeliyetçilik boyutu, çelişki faktörünü ise uyumsuz mükemmeliyetçilik boyutu olarak ele almışlardır. Düzen faktörü, bireyin düzen ihtiyacını ve organizasyon düzeyini, standartlar faktörü, bireyin kendisiyle ilgili belirlediği standart ve beklenti düzeylerini ifade etmektedir. Uyumsuz boyutu oluşturan çelişki faktörü ise bireyin performansıyla beklentileri arasındaki uyumsuzluk ve bu uyumsuzluk durumunun oluşturduğu rahatsızlık düzeyini ifade etmektedir.

Benzer şekilde Antony ve Swinson (2000), Ellis’in yaklaşımından etkilenerek, mükemmeliyetçilerin özelliklerini belirtmişlerdir.


Bunlar;


1. Ya hep ya hiç düşüncesi:
Mükemmeliyetçiler olayların karmaşık olabileceğini ve doğru ile yanlış arasında pek çok derece olabileceğini düşünmeden, olayları sadece doğru veya yanlış görme eğilimindedir.

2. Süzgeçten geçirme: Mükemmeliyetçiler, seçici bir şekilde davranarak olumsuz detayları abartma eğilimindedir. Bu olumlu bilgilerin gözden kaçmasına neden olmaktadır.

3. Zihin Okuma: Mükemmeliyetçiler, insanların zihinlerini okuduklarını düşünürler ve genellikle insanların kendisi hakkında olumsuz düşündüklerini sanmaktadırlar.

4. Tünel bakışı: Mükemmeliyetçiler, detaylara fazlaca dikkat ederler ve bu yüzden genel durumu görememektedirler.

5. Kişisel hassasiyet: Mükemmeliyetçiler, genellikle başkalarının fikirlerine aşırı önem verirler, beğenilmek isterler.

6. Felaket olacağını düşünme: Mükemmeliyetçiler, olumsuz olayları baş edemeyecekleri felaketler olarak nitelendirerek, kaçma davranışında bulunurlar.

7. Aşırı katı standartlar ve esnek olamama: mükemmeliyetçiler, daha azına razı olmayı yenilmek olarak değerlendirerek, beklentileri esnetme konusunda güçlük yaşarlar.

8. Aşırı sorumlu hissetme ve kontrol ihtiyacı: Mükemmeliyetçiler, çevrelerinde olan insanların hata yapmalarından ve zarar görmelerinden kendini sorumlu görerek, onların davranış ve düşüncelerini kontrol etmenin gerekli olduğuna inanmaktadırlar.

9. Zorunluluklar: Mükemmeliyetçiler, işlerin nasıl olması gerektiği konusunda kurallar koyarlar, bu kuralları bozduklarında suçluluk ve yetersizlik hissederler.

10. Başkalarına güvenme güçlüğü: Mükemmeliyetçiler, bir işi yaparken başkalarına görev verme veya iş paylaşımı konusunda güçlük çekerler.

11. Uygunsuz sosyal karşılaştırma: Mükemmeliyetçiler, kendilerini sürekli diğer insanlarla karşılaştırmakta ve bu karşılaştırmalar sonucu daha fazla olumsuz duygu hissetmektedirler.


Aşırıya kaçmak: Mükemmeliyetçilikte kaygı ya da kişinin performans standartlarına ulaşamama ihtimaline karşı duyduğu rahatsızlık görüldüğünden mükemmeliyetçi insanlar genellikle davranışlarında aşırıya kaçarlar. Aşırıya kaçmak bir davranışı hata olmayacağından emin olana kadar tekrarlamaktır.

Aşırı kontrol etme ve teminat arayışı:
Mükemmeliyetçiler işleri düzgün yaptıklarından emin olmak isterler. Bu nedenle doğru yapıp yapmadıklarını sıklıkla kontrol ederler ve beklenilen standarda ulaşıp ulaşmadıkları hakkında sürekli teminat ararlar.

Aşırı düzenleme ve liste yapma: Mükemmeliyetçiler yapılacaklar listesi ya da eşyalar belli bir düzene göre dizme gibi detaylarla çok meşgul olurlar. Belli bir seviyede düzenleme yapmak faydalı olmasına rağmen aşırı düzenleme işimizi bitirmenize engel olabilir.

Karar verme güçlüğü: Mükemmeliyetçiler genellikle karar vermede güçlük yaşarlar çeşitli alternatiflerle karşılaşan mükemmeliyetçi bireyler genellikle telafisi mümkün olmayan hatalar yapmaktan korkarlar ve karar vermekte zorlanırlar.

Erteleme: Mükemmeliyetçiler bir işe başlamayarak işi mükemmelin altında yapma olasılığından kurtulmuş olacaktır.

Yetki verememe: Mükemmeliyetçi birey karşısındakinin işi mükemmel yapacağına güvenemediğinden işbirliği yapamaz, başkasına yetki veremez, bütün işi tek başına yapmaya çalışır.

Çok çabuk pes etmek: Mükemmeliyetçi bireyler belli bir amaca ya da hedefe ulaşamayacakları endişesiyle denemekten vazgeçerler.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Mükemmeliyetçilerde Depresyon, Yeme Bozuklukları, Öfke Kontrol Güçlüğü, Performans Kaygısı, İlişki problemleri Görülür



Baskıcı ve işgalci aileler iyi çocuk yetiştirme adına aşırı eleştirel yaklaşımlarda bulunarak çocuklarının mükemmeliyetçi olması yolundaki ilk taşları döşerler. Mükemmeliyetçi kişilerin yakın ilişkilerde beklentileri yüksek olduğu için sıkça hayal kırıklığı yaşarlar.

İş yaşamında çok sorumluluk üstlendikleri ve aşırı çalıştıkları için ailelerine yeteri kadar zaman ayırmazlar ve problemler yaşarlar. Bu kişiler en ufak bir eleştiriye bile kahrolur ve günlerce kafalarına takarlar. Başarısızlık durumunda çok kolay depresyona girerler. Çok tartışırlar. Risk almayı sevmediklerinden risk gerektiren görevlerden kaçarlar. Peki bu kişiler başka neler yaşarlar? Hangi zorluklarda ne gibi tepkiler verirler? Bu kişilik tedavi gerektirir mi gibi soruları Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Uzman Psikolog Zehra Erol'a sorduk.


-Mükemmeliyetçilik dediğimiz şey nedir?


Kusursuza ulaşma çabasıdır mükemmeliyetçilik... İdeale ulaşmaya çalışmak, hiç hata ve eksik yapmamayı arzulamaktır. Bu kişilerin yüksek hedefleri vardır. Bu hedeflere ulaşmak için yoğun bir çaba harcar. Ulaşamadıkların da büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar.


-Mükemmeliyetçilik bir kişilik tipi midir?


Mükemmeliyetçilik bir kişilik özelliği olduğu gibi çok boyutlu bir kişilik tipidir.


-Daha çok kadınlar da mı erkeklerde mi görüyorsunuz?


Kadınlarda erkeklerden daha sık rastlanıyor.


- Ailede benzer kişilerin varlığı bir etken midir?


Ebeveynlerin mükemmeliyetçi yaklaşımları etkendir. Çocuk anne ve babadan biri mükemmeliyetçi olduğunda model alabiliyor. Ayrıca baskıcı ve koruyucu yaklaşımı olan ailelerde çocuk eleştirilmemek adına mükemmeliyetçi tutumlar geliştirebiliyor. Anne ve babası tarafından kabul görmek her çocuğun kendine güvenmesini ve rahat girişimde bulunmasını sağlar. Ebeveynleri tarafından hataları, eksikleri sürekli gündeme getirilen çocuklar yetersizlik duygularını aşabilmek için kusursuz olmaya çabalarlar. Anne ve babalarının görmek istediği kusursuz çocuk olma çabasına farkında olmadan girerler.


-Çok eleştirilen kişilerin de mükemmeliyetçilik kaygıları olur mu?


Sürekli eleştirilen kişiler kendileri ile ilgili gerçekçi sınırlara sahip değildirler. Eleştiri yoğun olunca neyi iyi yapıp, nede zorlandıklarını, nerede durmaları gerektiğini ve ne zaman desteğe ihtiyaç duyduklarını bilemezler. Eleştirilmemek adına da kusursuz davranma çabasına girerler. Bu nedenle de tıkandıkları noktada kaygı yaşamaya başlarlar.


- Mükemmeliyetçiliğin zirve noktası obsesyonlara kadar gider mi?


Obsesif kompulsif bozukluk sıklıkla mükemmeliyetçi kişilerde görülür. Psikososyal açıdan baktığımızda titiz, kuralcı, çocuklukta baskıcı ailelerde yetişenlerde obsesyonlara sıklıkla rastlanır.


- Mükemmeliyetçilik arayışı size göre başarı sebebi mi, başarısızlık nedeni mi?


Mükemmeliyetçiliğin iş yaşamına yansıyan olumlu yanları kadar olumsuz yanları da vardır. Bu kişiler verilen görevleri eksiksiz yapmaya çalıştıkları için tam bir görev adamıdırlar. Ancak kusursuzluk bazı durumlarda zaman kaybına sebep olduğu için işin yavaşlamasına da neden olur. İlişkilerde de durum daha karmaşıktır. Kişi ilişkilerle ilgili ideallerine kavuşamadığını gördükçe çözüm arayışına girer. Çözüm bulamadıkça iletişim kurma çabaları söylenmeye sonrasında da öfkeye dönüşebilir.


- Mükemmeliyetçi kişilerin pasif agresif davranışlarına rastlanır mı?


Mükemmeliyetçi kişiler yaşadıkları sorunların çözümü adına her yolu denerler. Konuşmak, davranış değiştirmek, küsmek gibi… Ancak tıkandıkları noktada öfkelerini pasif şekilde gösterdikleri de olur.


- Mükemmeliyetçi kişilerde kendi içlerinde yer alan özgüven eksikliğini giderme arayışı
da söz konusu mudur?


Bu kişilerin özgüven duygusu başarıları ile paraleldir. Başarılı olduklarında kendilerini güvende hissederler. Başarısız olduklarında ise güven duygusu derinden sarsılır. Başarılı olmak için yeni hedefler belirlemeye ve onu en iyi şekilde yapmaya çalışırlar.


- Mükemmeliyetçi kişilerin en zorlandıkları hususlar nelerdir?


Özellikle yakın ilişkilerde beklentileri yüksek olduğu için çabuk hayal kırıklığına uğrarlar. İş yaşamında çok çalıştıklarından çok fazla sorumluluk üstlenirler. Buda kendilerine ve ailelerine yeteri kadar zaman ayırmamalarına neden olur. Aile içi problemlere ve aşırı yorgunluğa neden olur. En ufak bir eleştiriyi günlerce düşünür ve kahrolurlar. Başarısızlık ise çok kolay bir şekilde depresyona girmelerine neden olur.


-Hangi iş kollarını tercih ederler?


Bu kişiler genellikle görev adamıdırlar. Verilen görevi yerine getirmek de oldukça başarılırdırlar. Risk almayı sevmezler. Bu nedenle risk oluşturacak görevlerden kaçınırlar. Çatışmadan kaçındıkları, insanlara hayır diyemedikleri için yöneticilik yapmak bu kişiler için oldukça zordur. Öğretmenlik, bankacılık, sağlık sektöründe mükemmelliyetçi kişilere sıklıkla rastlanır.


-Mükemmeliyetçi kişiler aynı zamanda mazeretçi midirler?


Başarısızlıkla karşılaşmaktan hoşlanmadıkları için başarısızlığı kabul etmek zor gelir. Çaresiz kaldıkları noktada kendilerini iyi hissetmek adına mazeret oluşturabilirler. Zorlandıkları durumlarda sonucunda başarıya ulaşamadıkları noktada da mazeret üretebilirler. Ancak yapabileceklerine inandıkları noktada mazeret üretmezler.


- Mükemmeliyetçi kişilerle yaşayanların zorlukları nelerdir?


Kendi düzenlerine uyulmasını bekledikleri için bu düzen bozulduğunda düzeni bozan ile tartışmaya girerler. Tartışma konuları onların ufak tefek dedikleri ancak tekrarlar hale gelmesi nedeniyle etkisi büyük olan konulardır. İlişkilerin başlangıcında dürüst olmak adına kendilerini açık ve net olarak anlatırlar. Bunları bil beni böyle kabul ediyorsan et mesajı verirler. Bu şekilde karşısındaki kişiyle sorun yaşamayı önlediklerine inanırlar. Kontrolün kendilerinde olması ve bir sürpriz yaşamamak adına her olayı açık ve net bir şekilde bilmek isterler ve karşısındaki kişileri de bunun için zorlarlar.


- Evlilik başarıları ne durumdadır? İlişkileri nasıl etkiler?


İyi bir eş olmak ve ideal bir aile anlayışı kişinin sorunları görmezden gelmesine neden olur. Limitlerini zorlar, bunun farkına varmaz. Varsa da boşver der geçer. Ama bir süre sonra bu kadar zorlamanın etkilerini yaşamaya başlar. Yorgunluk, bıkkınlık ve mutsuzluk yaşanır. Aynı durum çocuklarla ilişkilerinde de vardır. Kendi çocuk tanımı uslu, söz dinleyen, sorun çıkarmayan ve başarılı olandır. Kendi zihninde kurguladığı çocukla oğlu arasındaki tepki farkları duruma müdahale etmesi için bir nedendir.


- 'Zor kişi' olarak tanımlanan kişiler mükemmeliyetçi kişiler midirler?


Kişinin istek ve ihtiyaçlarının yoğun şekilde etkilediği ilişkilere ait beklentileri vardır. Bu beklentileri kendi ilişkisinde de görmek için yoğun çaba sarf ederler. Geçmiş deneyimler, toplumsal inançlar, aile ve arkadaşlardan model alınanlar, basının etkisi bu beklentilerin temelini oluşturur. Bunları gerçekleştirmek için her yolu denerler. Bu hem kendilerini hem de karşısındaki kişileri zorlar. Bu kişilerin diğer bir zorluğu da düşüncelerinde katıdırlar. Yeni bir fikri ya da durumu kabullenmekte zorlanırlar.


-Mükemmeliyetçilik tedavi gerektirir mi?


Mükemmeliyetçiliğin günlük yaşama uyumu zorlaştıran bir yanı vardır. Bu açıdan tedavi gerekir. Uyumsuz mükemmeliyetçilik depresyon, yemek bozuklukları, öfke kontrol güçlüğü, performans kaygısı, ilişki problemleri olarak karşımıza çıkar. Mükemmeliyetçilik bu konularda tetikleyicidir.


-Terapiye uyum gösterirler mi?


Terapiye uyum da zorlanırlar. Sık terapist değiştirirler. Terapist değiştirmeleri için mutlaka nedenleri vardır. Sorunun beklentilerinden kaynaklandığını görmekte zorlanırlar.


Uğur İlyas Canbolat





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı