İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Deyimler Sözlüğü [B Harfi] Bet (i) bereket (i) kalmamak

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...

DEYİMLER SÖZLÜĞÜ - DEYİMLER


Resmi ekleyen


Baba adam Ağır başlı, iyi yürekli, olgun, hoşgörülü, yaşlıca adam

Babası tutmak (veya babaları üstünde olmak) Çok fazla öfkelenmek, kızgınlığı her hâliyle belli olmak

Bağrına basmak 1. Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak. 2. Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.

Bağrına taş basmak Uğradığı zarara, felakate sesini çıkarmadan katlanmak

Bahse girmek: Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak

Baklayı ağzından çıkarmak: Sabrı tükenip o zamana kadar sakladığı şeyleri söylemek."Yeter artık, çıkar ağzından şu baklayı!"

Bal dök (de) yala: Bir yerin çok temiz, pırıl pırıl olduğunu anlatmak için kullanılır.

Balık kavağa çıkınca Gerçekleşmesi mümkün olmayacak işleri anlatmak için kullanılır.

Baltayı taşa vurmak Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.

Bam teline basmak Bir kimseyi, duyarlılık gösterdiği konuda kızdıracak söz söylemek, öfkelendirecek bir şey yapmak.

Basıp gitmek Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.

Basireti bağlanmak Gerçeği göremez, iyi düşünüp kavrayamaz bir duruma düşmek.

Başı bağlı olmak 1. Evli ya da nişanlı olmak. 2. Serbest, özgür olmayan, bir yere bağımlı olan.

Başı darda kalmak (başı dara düşmek) Çok sıkıntılı, çaresiz bir durumda olmak; parasızlıktan dolayı güç bir durumda kalmak

Başı derde girmek: Can sıkıcı, üzücü, istemediği bir duruma düşmek

Başı dik gezmek: Utanılacak bir durumu olmadan, onurlu şekilde toplumda yer almak

Başı dönmek: 1. Bir şey karşısında şaşırmak. 2. Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak. 3. Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor duygusu içinde sarsılmak.

Başı göğe ermek Beklenmeyen, umulmayan bir mutluluğa, sevince ulaşmak.

Başına buyruk: Dilediğini izin almaksızın yapan, istediği gibi davranan.

Başına çorap örmek: Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plân kurmak.

Başına devlet kuşu konmak Ummadığı, beklemediği bir nimete ya da varlığa kavuşmak.

Başında kavak yeli esmek 1. Sorumluluk duygusundan uzak, zevk ve eğlence peşinde koşmak (genç için). 2. Gerçekleşmeyecek şeyler düşünerek vakit geçirmek.

Başından aşağı kaynar sular dökülmek Çok kötü, üzücü, sıkıntı verici ya da utandırıcı bir olay karşısında vücudunu ter basmak, ürpermek

Başını derde sokmak Sıkıcı, yorucu, üzücü bir işe girmek veya getirilmek

Başını dinlemek Sessiz, sakin bir ortama çekilmek; kalabalıktan ve gürültüden uzaklaşmak.

Başını kaşımaya (kaşıyacak) vakti olmamak Çok meşgul olmak, başka bir işi yapmaya hiç vakti olmamak.

Başının çaresine bakmak Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak, kendini zor durumdan kurtarmak.

Başının etini yemek Sürekli olarak, bıktırıncaya kadar, ısrarla birinden bir şey istemek; bu sebeple onu rahatsız edip üzmek.

Başını taştan taşa vurmak Fırsatı kaçırdığı için çok pişman olmak, çaresiz kalarak kahırlanmak.

Başı sıkışmak (sıkılmak) Herhangi bir güçlük karşısında kalmak, bunalmak

Baş sallamak 1. Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.

Baş tacı etmek Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.

Baş üstünde yeri var "Sevgi, ilgi ve saygı ile karşılanıp ağırlanır.

Battı balık yan gider "İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi davranılabilir, ne olursa olsun" anlamında kullanılır.

Belâ aramak Kavga çıkararak, önüne gelene çatarak ya da başka sebeplerle kendisi için tehlikeli bir durum oluşmasına yol açmak

Bel bağlamak Güvenmek, birisinin kendisine yardım edeceğine inanmak, inanıp arkasından gitmek

Belini doğrultmak Kötüye giden durumunu yeniden düzeltmek, güçlenmek, kaybettiği itibarını ve ekonomik gücünü yeniden kazanmak.

Ben hancı, sen yolcu (oldukça) "Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da "Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır

Bereket versin 1. "Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü. 2. Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır)

Bet (i) bereket (i) kalmamak Bolluğun, verimliliğin kalmaması, sona ermesi.

Konu Hale tarafından 05 Aralık 2015 Cumartesi - 19:38 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
aslancin

aslancin

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Üye
  • 1 İleti
tesekkurler

#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı