İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Grafik Sanatlar Nedir? | Tanımı - Bölümleri - Baskı Teknikleri - Tarihi - Türk Grafik Sanatı Tarihi

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


Grafik Sanatlar



Tanımı


Grafik Sanatlar resim, heykel, mimari ve dekoratif sanatlar gibi plastik sanatların önemli kollarından biridir. Diğer sanat dallarında estetik ön planda olduğu halde grafik sanatlar estetik ve mekaniğin iç içe olduğu bir sanat dalıdır, çünkü bu sanat dalında yapılan her iş baskılanmak (kopyalanmak) için yapılır. Baskı da bir teknik gerektirdiğinden o tekniği bilmek gerekir. Resim, fotoğraf, yazı ve karikatür sanatlarından yararlanan bu sanat dalı diğer sanatlardan farklıdır.



Resmi ekleyen





Grafik Sanatlar iki ana bölüme ayrılır:


1) Özgün Grafik Sanatlar


Burada grafik sanatçısı bir ressamdır. Eserini bir ressam gibi planlar ve düzenler; ancak yaptığı çalışmayı özgün baskı türlerinden birisi ile çoğaltması gerekir, bunun için bu baskı türünü çok iyi bilip uygulayabilmelidir. Bu bölümde uygulanan baskı türleri, linol, ağaç baskı, litografi ve serigrafi gibi baskı türleri. Bu baskı türleri sanatçının tek başına uygulayabileceği baskı türleridir.


2) Reklam Grafik Sanatlar


Reklam, ekonomik gelişmede satışa çıkarılan mallar, ürünler ve kavramlar hakkında topluma bilgi vermek ve onların satın alınmasını sağlamak için ikna etmektir. Reklamlar hazırlanış biçimi açısından üç grupta hazırlanır:

a) Göze hitap eden reklamlar: Afiş, pankart, broşür, katalog, gazete ve mecmua reklamları vs. gözün etkilendiği reklamlardır. Grafik Sanatlar gözün etkilendiği sanattır ve reklamın bu bölümü ile ilgilidir.
b) Kulağa hitap eden reklamlar: Radyo ve çığırtkan reklamlar
c) Hem göze hem de kulağa hitap eden reklamlar: Sinema ve televizyonlar


Reklam Resmi Çalışmaları


Reklam resmi çalışmalarında konu ne olursa olsun aşağıdaki işlem sırasını izlemek çalışmayı kolaylaştıracaktır.

1- Konu iş esasına göre tespit edilir. Ürünün veya hizmetin pazarlama stratejisi belirlenip sesleneceği hedef kitle seçilip maliyet yaklaşık olarak hesaplanır.

2- Çalışılan konu ile ilgili çok geniş bilgi toplanıp benzeri çalışmalar izlenip kaynaklar taranır ve her aşamada bazı notlar alınır.

3- Kaynak taraması sonucunda oluşan bilgi yoğunluğuna göre pek çok ön eskiz oluşturulur.

4- Ön eskizlerden yola çıkarak daha büyük boyutlarda daha sağlam çizgilerde, konu renkli ise renkli geliştirilmiş eskizler hazırlanır.

5- Geliştirilmiş eskizler grafikeri orijinal’e ulaştırır, bunun için çok iyi etüt edilmelidir.

6- Orijinal yapılırken amaca uygun araç gereçler iyi belirlenmelidir.

7- Belirlenen araç gereçler kullanım sırasına göre masada konulmalıdır.

8- Amaca uygun kalite ve boyutta kağıt seçilip çalışma masasına bantla tutturulur.

9- Kurşun kalemle yazılar hariç diğer öğeler geliştirilmiş eskize tekniğe uygun olarak çizilir ve renklendirilir.

10- Orijinal çalışması asıl işin boyutundan küçük olmalıdır daha büyük çalışılabilir.

11- Yazılı kısımlar bilgisayarda dizilip orijinal’e eklenmelidir. Büyük boyutlu yazılar daha büyük yeni bir karakterde elle çalışılabilir.


Amblem Tasarımları


Amblem kuruluşun çalışma alanlarını piyasada adı hakkında oluşmuş düşünceleri anlattığından bir yerde kuruluşun imzasıdır. Amblem tasarımında şu öneriler göz önüne alınmalıdır:


1- Amblem tasarımı gotik ürün tasarımında en zor ürünlerinde en zorudur. Bunun için çok araştırma yapıp ve özgün biçimler aranmalıdır.

2- Harfle mi, şekille mi hem harf hem de şekil kullanarak mı yoksa tamamen soyut bir biçimler mi oluşturacağınıza karar verilmelidir.

3- Amblem çalışmalarında siyah zeminde beyaz, beyaz zeminde siyah lekeler aramak iyidir.

4- Biçim aramalarında geometrik bizim aramak tasarım çalışmalarını kolaylaştırır.

5- Tasarım yapılırken orijin yazıyla bütünleşmesi yararlıdır. Önceden yapılmış bir orijin yazım varsa amblem buna göre düşünülmeli yoksa ikisi beraber tasarlanmalıdır.

6- Amblem firmanın imzası olarak kabul edildiğinden iştigal alanını yansıtmalıdır.

7- Amblemde kartvizitlerden tutun her türlü matbu evrak üzerinde her türlü reklam arasında kullanıldığında kolay basılabilir nitelikte olmalı, hem tipo hem de ofset makinelerde basılabilmelidir.

8- Çok renkli olmamalı, çok renkli olsa bile tek renkle de anlatılabilir şekilde olmalıdır.

9- Tonlu amblemler kullanışlı değildir. Tonlu çalışmalardan kaçınılmalı; ancak çok özgün renkler bu iş için kullanılmalıdır.

10-Basit ve akılda kalıcı kalmak mesajı bir bakışta vermelidir.



Kart, Mektup, Zarf ve Fatura Başlığı Tasarımı


1- Bu tasarımlarda önce antetli kağıt düzenlenmesine gidilir. Antetli tasarımın düzeni diğerlerinin düzeni için önemlidir. Bu ürünlerin tümünde amblem, orijin firma yazısı ve firma adresi kullanılmalıdır.

2- Tanıtma kartı ve kartvizit tasarımlarında alan dar olduğundan alanın çok iyi değerlendirilmesi ve yazıların çok küçük olması gereklidir.

3- Antetli kağıt düzenlemelerinde amblem ve orijin firma yazısı kağıdın sağ, sol yada ortasına yerleştirilebilir. Logo type’ in yeri ve duruş biçimi diğer yazıların yeri ve blok şekillerini etkiler. Antetli kağıt düzenlemelerinde adresler, telefon numaraları, vergi numaraları ve tarih için yer bırakılmalı, yazışma için yeterli boşluk aranmalıdır.

4- Antetli zarf düzenlemeleri antetli kağıtla uygun olmalı, antetli kağıttaki veriler olmalı; ancak pul yapıştırmak için yeterli boşluk bırakılmalıdır.

5- Fatura tasarımı antetli kağıdın düzenlemesi ile paralel; ancak maliye Bakanlığının istekleri doğrultusunda gerekli bilgileri vermelidir.

Antetli Kağıt: firma amblemi, firma orijin yazısı, adresler ve telefon numaraları, faks ve e-mail, tarih için yeterli uygun yer bulunacak ve yazışma için yeterli yer bırakılacaktır. Ayrıca firmanın unvanı da bulunacaktır.

Antetli Zarf: Tarih hariç antetli kağıttaki tüm veriler bulunacaktır. Zarfın sağ üst köşesi pul için boş bırakılacaktır.

Kartvizit: antetli zarftaki verilerin tümü bulunacak; ayrıca kartın hamili olduğu kişinin ismi ve unvanı bulunacak. Kartvizit dikey veya yatay olabilir, istenirse kapaklı ve köşeleri yuvarlak olan tipleri de vardır.


Baskı Teknikleri


Bir yüzeydeki şekli diğer bir yüzeye geçirme işlemine baskı denir. Baskılar kalıp türlerine göre 6 grupta toplanır:


1- Yüksek Baskı
2- Düz Baskı
3- Çukur Baskı
4- Oyma Baskı
5- Grafik Baskı
6- Elektrostatik Baskı



1- Yüksek Baskı: Kalıbın tümsekte kalan yüzeyinden baskı yüzeyine aktarıldığı baskı sistemidir. Baskıda boyanın değmemesi gereken kısımlar, kalıpta çukursa bırakılmıştır. Bu metot çok eski tarihlerde kullanılmıştır. 770 yıllarında Türkler ve Çinliler bu baskıyı uygulamışlar. Günümüzde halen bu baskı yöntemi kullanılmakta ve daha yumuşak olan Linol muşambasıyla pek çok eser yapılmıştır. Baskı türünün makineleşmiş hali tipo baskıdır. Yüksek baskıda grafik sanatçıları Linol baskı ve ağaç baskı seçmişlerdir.

Linol Baskı: Yüzeyin düzgün ve yumuşak Linol muşambasıyla yapıldığı bir baskı türüdür.

Ağaç Baskı: Ağacın dokusundan yararlanılan ve yine yüksek baskı yöntemiyle kullanılan baskı türüdür. Makineleşmiş hali tipo baskıdır. Günümüzde halen kullanılan bu baskı yöntemi yazılar Humfatta olur. Humfatta harfler yan yana gelip kelimeler; kelimeler yan yana getirilip cümleleri ve satırların alt alta getirilmesiyle de sayfalar oluşturulur. Satırların alt alta getirilmesiyle de sayfalar oluşturulur. Bu sistemde şekil, desen ve resimlerin basılabilmesi için klişeler kullanılır.

2-Düz Baskı: Bu sistemde baskılanacak biçim yüzeyi düz olan bir kalıptan baskı yüzeyine aktarılır. Sistem suyun yağ ile barışmaması prensibi ile düşünülmüştür. Kalıp yüzeyine yağlı bir biçim aktarılıp yağlı kısımlar suyu kabul etmez yüzeye yağlı boya tatbik edildiğinde sulu kısımlar boyayı kabul etmez böylece kalıp boyayı istenilen kıvama almış olur. Bu baskı yöntemi litografi baskı (taş baskı veya ofset baskı) olarak kullanılır.

Litograf Baskı: Taş üzerine resim yazı veya şekil yapılarak çoğaltılması tekniğidir. Litograf taşı denilen yumuşak ve yüzeyi düzeltilmiş taş üzerine merdane ile yağlı boya verimliğinde boyalı kısımlar boyayı alır ve baskı kağıdı üzerine konulup preslendiğinde görüntü kağıda geçer.

Ofset Baskı: Taş baskı esaslarında hareket edilerek bulunmuş ve geliştirilmiş bir sistemdir. Kalıp çinko plakalardan oluşur. Yüzeyde herhangi bir yüksekli veya çukurluk yoktur. Suyun yağı itmesi prensibine göre çalışır. Bu baskı sisteminin en önemli özelliği diğer baskı sistemlerine göre kalıbın daha kolay hazırlanması ve çok küçük ayrıntıların rahatlıkla basılabilmesidir. Bu nedenle gazete, dergi, kitap, broşür, ofis vs. basımında günümüz baskı sanayinde başarı ile kullanılmaktadır.

3- Çukur Baskı: Kalıbın çukur kısımlardaki boyanın baskı üzerine aktarıldığı baskı sistemidir. Kalıp el ile oyularak yada asit ile yedirilerek çukurlaştırılır. Mürekkep kalıbın tüm yüzeyine sürülür. Kalıp yüzeyindeki boyalar silinip çukurdaki boyalar kalır. Kağıt, kalıp üzerine preslendiğinde görüntü kağıda geçer. Baskı sistemi iki şekilde incelenir:

Çinko Baskı: Çinko plaka üzerine görüntünün işlenip baskılandığı baskı sistemidir. Çinko plakalar tığ ile oyularak yada asit sistemi ile çukurlaştırılarak kalıp oluşturulur. Bu sistemin en iyi örnekleri Eski İstanbul Granülleridir.

Kifdrup Baskı: Bu baskı sistemi oyulmuş bakır kalıplardan baskı yapan bir sistemdir. Bakır plakalar üzerine modern fotoğrafçılık esasları uygulanıp kalıp yapıldıktan sonra sistem çok gelişmiş ve çok kaliteli baskılar elde edilmiştir. Kalıp maliyetinin yüksek olması ve baskı makinelerinin pahalı olması nedeniyle yaygın değildir.

4- Oyma Baskı: Bu baskı sistemi düz bir yüzeyde şeklin veya yazıların bulunduğu kısımların oyularak boyayı geçirebilecek hale getirilmesi prensibine dayanır. Baskı iki grupta incelenir:

Şablon Baskı:Bu baskı sistemi için malzeme olarak teneke, karton, deri ve plastik malzemeler gibi kalın bant veya çıkartma kağıdı gibi yapışkan yüzeylerde kullanılabilir. Yüzeyler desenin şekline göre özel oyma bıçaklarıyla kesilip oyulur altına baskı kağıdı konulur boya püskürtülerek veya fırçayla sürülerek aşağıya geçirilir.

Seregraf Baskı: Şablon Baskını geliştirilmesiyle elde edilmiş bir baskı türüdür. En önemli özelliği her türlü katı üzerine baskı yapılmasıdır. Bu metotla bayraklar, flamalar vb. şeyler üzerine baskılamalar yapılır.

5- Fotoğraf Baskı: Bu metotta kalıp olarak ışığı belli oranlarda geçiren bir negatif film ve ışık kullanılır. Baskı yapılacak yüzeyde herhangi bir kağıt olmayıp ışığa duyarlı emisyonla kaplanmış fotoğraf kağıdıdır. Seri baskı için uygun olmayan bu yöntem yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle reklam grafiğinde bu baskı yönteminin önemi büyüktür.

6- Elektrostatik Baskı: Bu metal aynı elektrik yüklü kutupların birbirini itmesi, zıt kutupların birbirini çekmesi prensibine dayanır. Projeksiyon ile elektrik yüklenmiş alıcıdan ışık verildiğinde manyetik + yüklenmiş toz boya yüzeye fışkırtıldığında +/ - kutuplar birbirini çekerek tozlar yüzeyin görüntü olanlarına yapışır daha sonra kalıp ısıtılarak tozlar kağıda yapıştırılır.


Ambalaj Tasarımı


Ürünün taşındığı ambalaj kağıdı, poşet, kutu, şişe, metal kap vs. gibi elemanlara ambalaj denir. Ambalaj tasarımında ürünün boyutu, biçimi, katı veya sıvı olması göz önüne alınmalıdır. Tasarım, içerdeki ürünü yansıtacak biçimde olmalı, albenisi olmalı, ayni ürünü taşıyan diğer ambalajlardan farklı olmalı vitrinde birbirini takip eden görüntülerin göze hoş gelmesi düşünülmelidir. Kutu biçiminde ambalajlar altı yüzeyli değerlendirilerek çalışılmalı, ambalaj üzerinde ürünü anlatan resim, ürünün ismi, ürünü üreten veya pazarlayan firmanın amblem veya orijin yazısı, kullanım ile ilgili teknik bilgiler, üretim tarihi, son kullanma tarihi, ayrıca şayet ürün çocuklar için tehlike arz ediyorsa tehlike sinyali olmalıdır.


Afiş Tasarımı


Afişler bir konuyu anlatmak için duvara asılan büyük boyutlu grafikli ürünlerdir. Afişteki özellikler:

- Dikkat çekici ve ilginç olmalı
- Konu bir seferde anlaşılabilmeli yani süratten etkilenmemeli
- Sade ve anlaşılabilir olmalı
- Resim tüm alanın yarısından fazlasını veya tümünü bağlamalı



#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Grafik Sanatlar Tanımı




Grafik sözcük olarak Latince kökenli olup, "grafyn"dan gelmektedir. İngilizce de "Graphic", Fransızca da "Graphique" olarak yazılmaktadır. Grafik sözcüğü sanat çalışmalarında çok geniş bir kullanıma sahip olduğu için sonuna "graf" eklenen tüm alanlar grafik sanatları tanımlar.


Örneğin; Fotograf, serigraf, lirograf
gibi.


Günümüzde uluslararası anlatım biçiminde grafik sözcüğü ortak bir ifadede kullanılmaktadır, dolayısıyla tanımda tüm insanların aynı yorumu çıkaracağı biçimde netleşmiştir. Bu yorum; grafik sözcüğünün yazmak, çizmek, görüntülemek ve çoğaltmak, anlamına geldiğini ifade etmektedir.

Grafik sözcüğünün tanımı biraz daha açılacak olursa, sanatçının elinden özgün biçimlendirmeyle çıkan ya da özgün çoğaltmayla (baskı yöntemiyle) elde edilen eserin, bilgi iletmek, basılmak, kitle iletişim araçlarında kullanılmak amacıyla hazırlanan; çizgi, yazı, resim ve bunların düzenlemeleriyle ilgili tasarımları kapsar.

Bu tanımlardan da anlaşılacağı gibi grafik sözcüğü bir sanat alanını anı atmaktadır. Grafik sanatlar plastik sanatlar içerisinde yer almasına rağmen, işlevsellik açısından tüm sanat dallarından farklılıklarıyla ortaya çıkar. Soyut olmasına rağmen ekonomik özelliği söz konusudur, çoğaltıma dayalı olduğu için kitlelere daha çok hitap eder.


Grafik Sanatlar Tarihi


Grafik sanatlar tarihini insanlığın ilk haberleşme sistemine kadar götürmek mümkündür. Grafik sanatlar olarak değerlendirilen çalışmaların 6000 yıllık bir geçmişi olduğu söylenebilir. Çünkü grafik sanatların içinde çoğaltım tekniğinin kullanılması bu alanın tanımlanmasını daha kolay hale getirmektedir.

Bununla birlikte yaklaşık 400.000 yıl kadar öncesine uzanan insanlığın el hüneri ile ilgili üretimleri Paleolitik (Eski taş çağı ve kaba taş çağı olarak adlandırılmaktadır) çağa kadar gitmektedir. Bu dönemde taşın bir araç olarak kullanıldığı görülmektedir.

Mağara duvarlarına yapılan ilk resimler ve küçük heykelcikler, insanın sanat açısından ortaya koyduğu belgelerdir. Duvarlara yapılan veya kazılan resimler, insan çevre, insan hayvan ilişkilerini göstermektedir. Sanat tarihi ve arkeoloji bilimi, duvar resimlerini bir sanat eseri olmaktan öte bir iletişim aracı olarak ele almaktadır. Bu çalışmalar bir anlamda ilk grafik sanatlar ürünü sayılabilir.

Örneğin; M.Ö.l5000 Altemira (İspanya) ve M.Ö. 25000 Lascaux (Fransa) mağaralarında bulunan hayvan ve insan figürlerinde günlük yaşamın bir kesiti işlenmiş ve aynı zamanda elleri n şablon olarak kullanılıp boyayla duvarlara çoğaltıldığı görülmektedir.

Bu bir çeşit grafik ürün sayılabilir. Çoğaltım tekniği grafik sanatların temel prensibi olduğu varsayıldığında, 6000 yıllık tarih sürecinde Anadolu ve Mezopotamya bölgesinde küçük mühür silindirler ve çivi yazısıyla hazırlanmış küçük zarflar grafik çoğaltımların üç boyutlu ürünleri sayılabilir.

Tarih kitapları ilk baskının Gurenberg tarafından bulunduğunu yazar. Aslında Gurenberg baskıyı ilk bulan kişi değil ama geliştiren kişidir. Çünkü yazının icadıyla birlikte, özellikle Sümer'lerde çivi yazısının kil tabletler üzerine ve kilden yapılan silindirlerin üzerine kazılan çivi yazılar, kurutulduktan sonra, yaş tabletlerin üzerine yuvarlanılarak bir çeşit imza ve çoğaltım amaçlı kullanım tekniği geliştirmişlerdir, bunlar da ilk baskı teknikleri sayılabilir.

Günümüzden tahminen 3000 yıl önce Eski Mısır'da geliştirilen hiyeroglif yazı tarzı, çeşitli canlı ve cansız varlıkların ayıklanmış biçimlerinden oluşan bir yazı sistemi olarak ortaya çıkmış ve Mısır uygarlığının omurgasını oluşturmuştur. Bu yazı tekniği nesnelerin kolay ve anlaşılır biçimde sembollere dönüştürülmesidir.

Aynı dönemlerde Anadolu' da ortaya çıkan yazı biçimleri Mısır yazısına nazaran daha şifreli bir tarzdadır. Bununla birlikte, yazının çıkış kaynağı ve ilk hangi toplum tarafından bulunduğu kesin olarak tespit edilememiştir, ancak yazının kullanıldığı önemli yüzeylerden kâğıt, eski Mısır'da bulunmuştur. İnce papirüs bitkisinin yaprakları yan yana getirilerek ağırlıklar altında bekletilip ve parlatılır. Bu yüzeylerin üzerine hiyeroglif yazı yazılırdı böylece tarihte ilk kâğıt yapımının Mısır' da başladığı söylenebilir. Bu da grafik sanatlar tarihi açısından önemli bir buluştur.
Grafik sanatlar tarihinde Çin'in önemli bir yeri vardır. Avrupa'dan daha önce yazı ve baskı sanatını bulan ve geliştiren bir toplum olan Çin' de, ayrıca yazı iletişim aracı olma yanında önemli bir sanat unsuru olarak ele alınmıştır. Çin yazıları harf değil kelime biçiminde yazılmaktadır.

Baskı işlemlerinin ise Çin' de M.Ö.200 yıllarında bulunduğu ve kullanıldığı bilinmektedir. Özellikle saray çevresinde hanedan ve önde gelen kişilerin önemini belgelemek için taş ve küçük sert tahta kalıplar üzerine oyulmuş yüksek baskı biçiminde mühürler kullanmışlardır. Bu gelenek daha sonra yaygınlaşarak Çin toplumunun çeşitli kesimleri tarafından da bir ayrıcalık sembolü olarak kullanılmıştır.

Mühürlerde siyah ve kırmızı renkler ağırlıktadır. Yine ilk kitap basım işleminin M.Ö.868 yılında Çin'de yapıldığı bilinmektedir. Bu kitap tahta kalıplar üzerine oyulan ve yüksek baskı biçiminde hazırlanan "Diamond Sutra" adlı kutsal Budist öğretileri yaklaşık 5 metre uzunluğunda rulo kâğıtlara basılmıştır. Baskı teknikleri sadece Çin'de değil Uygur Türklerinde de kullanılan bir teknikti. Aslında grafik sanatların tarihteki kimliğini kazanması yazı sanatının keşfiyle mümkün olmuştur.

Bugün dünyada kullanılan yazıların kesin olarak bulunuş tarihi yoktur. Latin alfabesinin çıkış kaynağının M.Ö.1600 tarihlerinde Finikeliler tarafından bulunduğu ifade edilmektedir. Bununla birlikte Mısırlıların, Asurluların, Giritlilerin ve Musevilerinde yazının keşfinde rol aldıkları ileri sürülmektedir. Ancak bunlar sadece Ortadoğu ve belki de Latin alfabesi için söylenebilecek varsayımlardır. Hâlbuki Çin, Japon, Hindistan ve Orta Asya bölgesinde yaşayan toplumların da yazının keşfi konusunda olsun, kullanımı konusunda olsun ön Asya ve Ortadoğu kadar eski oldukları bilinmektedir.


Türk Grafik Sanatı Tarihi


Türk grafik sanatlar tarihini, Türklerin kabul ettikleri yazı sistemleriyle ele almak daha doğru olacaktır. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzun bir kültür coğrafyası içinde yer alan Türk tarihinde, Uygur alfabesi ve Göktürk alfabesi, kalıcı belgeleri günümüze kadar ulaştırmıştır. Uygur'lar Çinlilerle yakın ilişkiler içinde bulundukları için yazım ve baskı teknikleri konusunda bilgi sahibi oldukları bilinmektedir. Özellikle duvar resimleri çalışmalarında çok sayıda eser bugüne kadar gelmiştir, baskı olarak tahta kalıplar kullanmışlardır. Göktürk'lerin ise Orhun kitabelerini bıraktığını ve kaplumbağa heykeli üzerine oturtulmuş 3 metre boyunda kabartma yazıtların günümüzde Moğolistan sınırları içerisinde korunduklarını bilinmektedir.

M.S.9. yüzyılda Müslümanlığı kabul eden Türk'ler Arap yazı sistemini kullanmaya başlamışlardır.
Aslında Arap alfabesi ve ses uyumları Türk gramer yapısına ve ses sistemine uymamasına rağmen, yine de bin yıllık Anadolu Türk tarihinde çok sayıda eser bu yazıyla günümüze kadar bırakılmıştır. Selçuklular döneminde Arap yazıları taş üzerine kaligrafik olarak işlenmiştir
Türklerde grafik sanatların asıl gelişimi Osmanlı Devleti döneminde başlamıştır. İlk matbaanın 18. yüzyılda İbrahim Müteferrika tarafından kurulduğu bilinmekle birlikte, Osmanlı Devleti'nde matbaanın tarihi Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar uzanmaktadır. Özellikle azınlıkları oluşturan Musevi, Ermeni ve Rumların kendi dini eserlerini matbaa tekniğini kullanarak basmışlardır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde sarayda kurulan Enderun mekteplerinde sanat konularına da özel ağırlık verilmiş İran, Özbekistan ve batıdan getirilen sanatçılar burada öğretmenlik yapmışlardır. Kitap resimlerine sayfa tasarım çalışmaları bu okulda önemli bir ağırlık kazanmıştır. Kanuni döneminin ünlü minyatür sanatçısı Matrakçı Nasuh yaptığı resim Anadolu'nun birçok kentinin kuşbakışı resimlerini yapmıştır. Bu eserler günümüze kadar hem tarihi bir belge ve hem de sanat eseri olarak ulaşmıştır.

1727 yılında Padişah 3. Ahmet ve Sadrazam olarak görev yapan Nevşehirli Damat İbrahim
Paşa'nın desteği ile İbrahim Müteferrika ile kendisiyle birlikte çalışan ve kısa bir süre Fransa elçiliği yapmış olan 28 Mehmet Çelebi, ilk baskı tesislerini kurmuşlardır.

Türk grafik sanatı tarihinin modern başlangıcı bu dönem olarak ele alınabilir. İbrahim Müteferrika'nın bastığı ilk kitaplar; Tarih-i Hind-i Garbi, Cihannüma adlı resimli bir kitap, Latin alfabesiyle basılmış olan Grammaire Turque ve Kitab-ı Lügat-ı Van Kulu'dur.

Osmanlı döneminde aşamalar geçiren matbaacılık tarihinde, ilk Türkçe gazeteler 1860 yılında çıkmaya başlamıştır. Bu dönemin gazetelerine ilk resimleri çizen ve Osmanlı döneminin pul ressamı da sayılan Ebuzziya Tevfik’tir. Sanatçı kişiliği olan ve disiplinli çalışmalar yapan bir yapıya sahiptir.

Türk grafik sanatlar tarihinin önemli bir aşaması da Osmanlı Devleti'nde tiyatro sanatının kurulması ve gelişim göstermesidir. Tiyatro afişlerinin bu devrede çalışıldığı görülür. Avrupa'da gazetelerde bol miktarda yer alan karikatür sanatı da yüzyılın sonuna doğru Osmanlı Devleti'nde çıkan gazetelerde yer almaya başlamıştır. Tercüman-ı Ahval, Tercüman-ı Hakikat, Tasvir-i Efkâr gibi gazetelerde dönemin yönetimini hicveden karikatürler yayınlanıyordu. Ayrıca Servet-i Fünun ile Diyojen adlı dergilerin de Türk grafik sanatı tarihinde önemli bir yeri söz konusudur.

Matbaanın emekleme dönemlerinde ilk basılı ürünlerin tasarımları genellikle hattat ve müzehhip denilen süslemecilerin elinden çıkardı. Tüm dergilerde başlıklar, yazı tipleri, resimler, pullar ve sayfa düzenlemeleri bu meslek erbabı olanlar tarafından yapılırdı.

Birinci Dünya Savaşına katılan Osmanlı Devleti savaşın yıkımı ve yenilgisiyle her alanda olduğu gibi basımcılıkta da gelişimini kaybetmiştir. Kurtuluş savaşı döneminde ise Anadolu ve Ankara'dan savaşı yöneten Atatürk, Türk ordusunun moralini yüksek tutmak için çeşitli basılı ilanlar ve yayınlar çıkartılmasını istemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ve Latin alfabesinin kabul edilmesiyle birlikte de matbaacılık sanayi ülkemizde çok hızlı bir gelişim göstermeye başlamıştır.

İlk yıllarında yeni kurulan Türk devleti'nin kimlik oluşturma çabalarında önemli bir grafik tasarımcı ve ressam İhap Hulusi'dir. Almanya'da eğitim gören Hulusi, Türk grafik sanatlar tarihinin cumhuriyet döneminde, bir öncü olarak kabul edilmiştir. Yaptığı çalışmaları ve eserleri günümüzde hala varlığını sürdürmeye devam etmektedir.

Cumhuriyet döneminin ilk grafik tasarımcılarımdan, İhap Hulusi'nin bir çalışması İhap Hulusi ile aynı dönemde yaşayan ve soyadı gibi titiz tasarımlara imza atan bir isim de Kenan Temizan'dır.
Döneminin afiş ustası olan sanatçının Türk grafik sanatı tarihinde önemli bir yeri vardır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, inkılâp hareketlerine başlamış alfabesini de değiştirmeye karar vermişti, bunun anlamı ülkede tepeden tırnağa yazıyla ilgili her şeyin değişmesiydi. Ülkemizde sanayi hareketleri geliştikçe grafik sanatlar da bu duruma ayak uydurup kendi değişim ve gelişimini göstermiştir. Özellikle 1950 yılından sonra Türk grafik sanatının önemli bir atılım yaptığı görülür. Türk kültür ve sanatından izler taşıyan afişler yapan Mengü Ertel, geleneksel halk kültürü öğelerini tasarımlarına taşıyan Yurdaer Altıntaş, Türk grafik sanatlarına çarpıcı yenilikler getirmişlerdir.

1960 sonrası ülkemizde kentleşme sürecinin artması, üretimin çeşitlenmesi, 1970 ve sonrasında siyasi hareketlerin yoğunlaşmasıyla, grafik sanatlar daha çok ön planda yer almaya başlamıştır.
Avrupa ve Amerika ile olan teknolojik ve kültürel ilişkiler basım tekniklerinin daha fazla yerleşmesine sebep olmuş, özellikle Amerikan tarzı giyim kuşam ve sanat, günlük yaşamın içerisinde yoğun bir şekilde yer almıştır. Bu değişimler, kültürel iletişimde önemli bir rol oynayan grafik sanatların daha etkin duruma geçmesine neden olmuştur.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı