İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

İlyada Destanı Troya Savaşı Ve İlyada Destanı| Homeros'un Troya Savaşı'nı Anlatan Destanı - İlyada'nın Öyküsü - Destanın Yazılışı

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


İlyada Destanı


İlyada, Eski Yunan'da, şair Homeros'un yazdığı varsayılan büyük bir destandır. Bir başka Homeros destanı olan Odysseia ile birlikte, batı edebiyatının en eski örneği ve tüm zamanların en güzel şiirlerinden sayılır.


Resmi ekleyen



Hem İlyada hem de Odysseia, Truva Savaşı ve bu savaşta yer alan insanlarla ilgili söylenceleri dile getiren, koşukla yazılmış destanlardır. Tarihçiler Yunanistan'daki Akhalar ile Batı Anadolu'da yaşamış olan Truvalılar arasındaki bu savaşın yaklaşık İÖ 1199'da geçtiği görüşündedir. Akhalar'ın Truva'yı kuşatmalarının ise 10 yıl sürdüğü sanılmaktadır. Bu konuda o kadar çok öykü ve söylence vardır ki, hangisinin gerçek hangisinin uydurma olduğunu bilme olanağı yoktur.

Yunanca'da Truva'nın bir adının da İlios olmasından dolayı Homeros'un destanı İlyada adını aldı. Homeros, yaşadığı dönemde herkesin bu öyküyü bildiğini düşünerek, Truva kuşatmasını baştan sona anlatmaz; savaşın 10. yılında sadece dört gün içinde geçen olayları anlatır. Savaş nerdeyse bitmek üzeredir. Truva efsanesinin bu bölümü "Aşil'in Öfkesi" olarak bilinir.


İlyada'nın Öyküsü


Kral Agamemnon, Truva Savaşı sırasında Akhalar'ın (ya da Yunanlılar'ın) başkomutanıydı. Kralın en yiğit ve başına buyruk savaşçısı olan Aşil, kimseye boyun eğmeden, kendi bildiğince hareket ediyordu. Aşil'in savaşta kaçırdığı Briseis adında Truvalı bir kız yüzünden Aşil ile Agamemnon arasında anlaşmazlık çıktı. Tutsağı olan bir kızı babasına geri vermeye razı olan Agamemnon, onun yerine Aşil'in sevdiği Briseis'i istiyordu. Agamemnon'a boyun eğmek zorunda kalan Aşil, kızı ona verdi. Ne var ki, hırsını alamayarak savaştan çekildi. Agamemnon'u cezalandırması için, deniz tanrıçası olan annesi Thetis'i çağırdı. Thetis, tanrıların kralı Zeus'tan yardım istedi. Böylece çok geçmeden yalnızca Aşil ve Agamemnon değil, tanrı ve tanrıçalar da bu kavgaya karıştı.

Tanrıların işe karışması Yunan askerlerini telaşlandırdı. Agamemnon, gördüğü bir düşe aldanarak, ordusuna artık Yunanistan'a dönüleceğini bildirdi. Askerlerin Truva'yı ele geçirmeden dönmek istemeyeceklerini sanırken, onların gitmeye can attıklarını görmek onu düş kırıklığına uğrattı. Yunanlı komutanlar orduyu yeniden savaş düzenine sokmakta güçlük çektiler. Bütün bu olaylar Yunan ordusunun savaş gücünü ve birliğini zayıflatmıştı.

İki ordu arasında savaş yeniden başlarken, Paris'in kardeşi Hektor, savaşın nedeni Paris'in Sparta Kralı Menelaos'un karısı Helen'i kaçırması olduğuna göre, anlaşmazlığın Paris ile Menelaos arasında dövüşle çözümlenmesini önerdi. Bu dövüşte tam Paris yenilecekken, annesi olan tanrıça Afrodit onu son anda kaçırarak kurtardı. Böylece ordular arasında bir kez daha savaş başladı.

Truva alanında her iki tarafın savaşçıları göğüs göğüse, yiğitçe çarpıştılar. Ne var ki, asıl kahramanlar ortada yoktu. Aşil savaşa katılmama kararında diretiyordu; Truvalı Paris ise yenilginin acısını dindirmeye çalışıyordu. Truvalılar'ın en yiğit savaşçısı Hektor, kardeşi Paris'ten hesap sormak ve karısını görmek için geri çekilmişti. Hektor ve Paris sonunda savaş alanına döndükleri zaman, Truvalılar Akhalar'dan biraz daha güçlü durumdaydı. Cesareti kırılan Agamemnon, Aşil'in savaşa dönmesini sağlamaya karar verdi. Aralarındaki anlaşmazlığı gidermek amacıyla ona bir mektup gönderdiyse de Aşil onun isteğini reddetti.
Aşil olmasa da Yunanlılar savaşı sürdürmek zorundaydı.

Durum iyice kötüye gidiyordu. Agamemnon'la birlikte birçok savaşçı yaralanmıştı. Truvalılar'ın kıyıdaki Yunan gemilerine ulaşması an meselesiydi. Tam bu sırada Yunanlılar'ı koruyan tanrılar işe karışarak onları engelledi. Bunlardan yılmayan Truvalılar sonunda bir Yunan gemisini ateşe vermeyi başardılar. Aşil'in çok sevdiği dostu Patroklos olağanüstü bir cesaretle Truvalılar'ın, gemilerin tümünü yakmasını engelledi. Bunun üzerine Aşil kendi zırhını Patroklos'a vererek onun bu zırhla savaşa katılmasını önerdi. Geri çekileceklerini düşündüğü Truvalılar'ı izlememesi için arkadaşını uyardı. Ne var ki, Patroklos savaş heyecanıyla onların peşine düştü ve Hektor, insanların yazgısını belirleyen tanrıların yardımıyla, onu öldürdü. Truvalılar zaferin coşkusuyla Patroklos'un zırhını kentte dolaştırdılar. Yunanlılar, Patroklos'un ölüsünü onların elinden almayı başardı.

Patroklos'un ölümünden çok acı duyan Aşil, bunun hesabını Truvalılar'a ödetmeye kararlıydı. Onu avutmak için gelen annesi Thetis, Aşil'e yeni bir zırh armağan etti ve öcünü almasına yardım edeceğine söz verdi. Aşil vakit geçirmeden savaşa katıldı. Bu amansız savaşa bütün tanrılar karışmıştı. Aşil çok sayıda düşmanını öldürdükten sonra sonunda, Truva surlarının dibinde Hektor'la karşı karşıya geldi. Bu son vuruşmada Hektor yenilerek öldürüldü. Aşil, Hektor'un ölüsünü arkasında sürükleyerek, arabasıyla Truva'nın çevresinde üç kez dolaştı.

Homeros'un öyküsü, Yunan tarafında Patroklos'un cenaze töreniyle ve Truva'da yaşlı Kral Priamos'un, oğlu Hektor'un ölüsünü fidye karşılığı geri alışıyla son bulur, İlyada böylece sona erse de Homeros'un okuyucuları, Paris'in sonradan Aşil'i öldüreceğini ve Truva'nın öyküsünün kentin yerle bir olmasıyla son bulacağını bildikleri için, yüreklerinde gelecekteki acıların ve sorunların ağırlığını duyarlar.


Destanın Yazılışı


Günümüze ulaşan en eski yapıt olsa da, Homeros'un büyük Truva efsanesinin yalnızca bir bölümünü anlatmış olması ve sonrasını okuyucuların bildiğini varsayması, İlyada'nm Yunanca yazılmış ilk edebiyat ürünü olmadığını gösterir. Homeros'un bu destanından yıllarca önce, Truva Savaşı'na ilişkin pek çok öykünün anlatıldığı sanılmaktadır. Bu konuyla ilgilenen bazı uzmanlar İlyada'nın yetenekli bir yazarın derlediği bir baladlar ya da destanlar bütünü olduğunu ileri sürer. Homeros diye birinin hiçbir zaman yaşamadığı, Homeros adının, destanda yer alan baladları söyleyen, adı belli olmayan kişiler için kullanıldığı kanısında olanlar da vardır. Ne var ki, yapıtın tamamını okuyanlar bunu yazanın yalnızca bir kişi olabileceğini kavramakta güçlük çekmezler.

Yaklaşık olarak İÖ 8. yüzyılda yazılan 24 bölümlük İlyada destanı altılı ölçüyle yazılmış toplam 15 bin dizeden oluşur.


Konu Hale tarafından 07 Aralık 2015 Pazartesi - 20:08 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İlyada Destanı


Homeros’un Ilias, ya da Ilyada adlı büyük destanı Ilyon yani Troya destanı adını taşıdığı halde, Troya savaşı efsanesinin ancak kısa bir bölümünü yansıtır:


Resmi ekleyen



Akhilleus’un orduların yöneticisi Agamemnon’a karşı öfkesi ve savaştan çekilmesiyle başlar, Akhilleus’un savaşa dönmesi, Hektor’u öldürüp Troya şehrinin çevresinde sürüklemesi, sonra da ölüsünü babası Priamos’a geri vermesiyle biter.



BÖLÜM I.

Sesleniş - Akhilleus’ un öfkesi.



Ozan Musa’lara seslenip konusunu belirtir: Akhilleus’un öfkesi, bu yüzden Akha’lar arasında beliren veba salgını.

Akha’ların Troya ovasındaki gemi ordugahındayız. Tanri Apollon’un rahibi Khryses gelir, Agamemnon’un tutsak olarak alıkoyduğu kızı Khryseis’i geri ister. Agamemnon kızı vermediği için tanrı Apollon Akha ordusuna veba salar.

Dokuz gün dokuz gece ordu hastalıktan kırılır. Bilici Kalkhas kızı geri vermeyi buyurur. Agamemnon kızı vermeye razı olur, ama onun yerine Akhilleus’un tutsağı Briseis’i alacaktır. Akhilleus’la Agamemnon bu yüzden kavgaya tutuşurlar. Agamemnon Briseis’i alır, ama Akhilleus da barakasına çekilir: Savaşa artık katılmayacaktır. Anasi deniz tanrıçası Thetis’ ten öcünü almasını ister. Thetis Olympos’a çıkıp Zeus’tan yalvarır: Akhilleus savaştan uzak durdukça Akha’lar zaferi kazanamasınlar. Zeus söz verir, Akha’lar dan yana olan karisi tanrıça Hera ile kavga ederler. Hephaistos tanrı onları yatıştırır.



BÖLÜM II.

Agamemnon’un düşü - Toplantı - Gemilerin sayımı.


Zeus Agamemnon’a yalancı bir düş gönderir:
Troya’yi alabileceğini bildirir. Agamemnon Akha’ları toplantıya çağırır, onları denemek ister: Herkesin dokuz yıllık savaştan bıktığını, yurtlarına dönmek istediklerini anlar. Thetis olayı. Ordu savaş düzenine girer. Ozan bir daha Musa’ya seslenir ve Akha ordularının, komutanlarının ve şehirlerinin adlarını, gemilerinin sayısıyla saymaya koyulur. Aynı sayım Troya’lılar için de yapılır. Troya ordusu da safa dizilir.



BÖLÜM III.

Antlar - Surların üstündeki sahne - Paris’le Menelaos’un teke tek savaşı.


İki ordu karşı karşıyadır: Paris Menelaos’la teke tek savaşa girişmeyi teklif eder. Savaşı kazanan Helena’yi alacaktır. Teklif kabul edilir, Priamos’u çağırmaya giderler.

Sahne değişir: Priamos’la ihtiyarlar heyeti surların üstünde dizilip tek tek savaşı gözetlerler. Helene gelir, onlara Akha yiğitlerini tanıtır. Teke tek savaş başlar, Menelaos Paris’i alt etmek üzereyken tanrıça Aphrodite araya girip Paris’i kaçırır, Helene’yi de kocasının yanına götürür. Helene’nin Aphrodite’ye, sonra da kocasına çıkışması.


BÖLÜM IV.

Yeminlerin bozulması Agamemnon’un orduları teftişi.


Olympos’ta:
Zeus, Hera ve Athena arasında çatışma. Hera, Lykia’lı Pandaros’un savaşmama andını bozmasını sağlar. Menelaos’un yaralanması. Gene silaha sarılan orduyu Agamemnon gözden geçirir. Savaş başlar: Akha yiğitlerinden Antilokhos, Aias ve Odysseus birçok Troya’lıyi öldürürler.



BÖLÜM V.

Diomedes’in kahramanlıkları.


Bütün bölüm Akha yiğidi Diomedes’in kahramanliklarina ayrılmıştır: Korkunç bir boğuşma başlar, tanrılardan Ares, Athena ve Aphrodite de savaşa karışırlar. Aineias’la Diomedes arasındaki savaş. Aphrodite’nin araya girip yaralanması. Diomedes savaş tanrı Ares’i yaralar.



BÖLÜM VI.

Hektor’la Andromakhe’nin buluşması.


Hektor şehre gelir, anası Hekabe’ye Athena tapınağına sunular koymasını söyler. Bu arada Diomedes Lykia’li Glaukos’la çarpışırken, aralarında konukluk bağları olduğu anlaşılır, savaştan vazgeçip silahlarını değiş tokuş ederler. Bellerophontes efsanesinin anlatılması. Hektor batı surlarının önünde karısı Andromakhe ile küçük oğlu Astyanaks’a rastlar. Aralarındaki aile sahnesi.



BÖLÜM VII.

Hektor’la Aias arasındaki çarpışma . Ölülerin kaldırılması.


Hektor, Akha’ların en seçkin yiğitlerinden biri Telamon oğlu Aias’la teke tek savaşır. Başa baş gelip ayrılırlar. Ölüleri toplamak için savaşa ara verilir. Akha’larin ordugahı bir sur ve bir hendekle çevirmeleri. Olympos’ta tanrılar arasındaki tartışma.



BÖLÜM VIII.

Zeus’un Ida dağından savaşı yönetmesi.



Zeus Troya savaşının yönetimini ele alır, bunun için de gelir İda dağının doruğuna yerleşir. Üstünlük Troya’lılardadır, Akha’lar hendeğe kadar çekilirler.



BÖLÜM IX.

Akhilleus’a gönderilen elçiler - Yiğidin barakasındaki tartışma.


Akha’lar toplantısında Akhilleus’un savaşa dönmesini sağlamak için ona elçiler gönderme kararı verilir. Aias’la Odysseus elçi seçilirler. Akhilleus onlari iyi karşılar, ağırlar, ama savaşa dönmeme kararını bildirir. Lalasi Phoiniks’in bütün yakarmaları boşa gider. Haberi alınca Akha’lar arasındaki üzüntü.



BÖLÜM X.

Odysseus’la Diomedes’in keşfe çıkmaları - Dolon.


Gece toplanan kurultay: Akha’ların en yaşlı önderi Nestor Troya’lılar kampına gözcü gönderilmesini salık verir. Odysseus’la Diomedes görevlendirilirler. Yolda Troya’lıların gözcüsü Dolon’a rastlarlar, ağzından birçok bilgi aldıktan sonra onu öldürüp dönerler. Trakya’lilarin cins atlarını kaçırırlar.


BÖLÜM XI.

Agamemnon’un kahramanlıkları.

Destanin yirmi altıncı gününde üçüncü büyük çatışma. Hektor’la Agamemnon’un karşılaşması, Agamemnon, Diomedes ve daha birçok Akha yiğidinin yaralanması. Akha’larda telaş. Nestor, Akhilleus’ un arkadaşı Patroklos’a dert yanar.



BÖLÜM XII.

Duvar dibindeki savaş.


Troya’lılar duvara saldırır. Kıyasıya çarpışma. Lykia’lıların duvarda delik açmaları. Korkunç boğuşma. Akha’ların gemilere doğru kaçışması.



BÖLÜM XIII.

Gemilerin önündeki savaş.


Akhalardan yana olan tanrı Poseidon savaşı Semendirek adasından gözler. İki Aias’ı Troya saldırısına karşı koymaya kışkırtır. Her iki tarafta da yararlık gösterenler olur, ama Troya’lılar gemilere kadar sokulurlar.



BÖLÜM XIV.

Zeus’un aldatılması.



Akha’larda şaşkınlık. Hera, Zeus’u bastan çıkarmak için bir düzen kurar. Tanrıça Aphrodite’den cinsel istek uyandıran memeliğini alır, süslenir püslenir ve Ida dağında Zeus’u bulup onunla sevişmesini başarır. Tanrı sevişmeden sonra uykuya dalar, o sırada Poseidon Akha’ların yardımına koşar.



BÖLÜM XV.

Duvara ikinci saldırış.


Zeus uyanır, Hera’ya çıkışır. Poseidon uzaklaşır, Zeus Apollon tanrıyı Hektor’a gönderir. Hektor gene duvara saldırır. Akha’lar gene gemilere kadar gerilerler. Durum Akha’lar için çok kötüdür.



BÖLÜM XVI.

Patroklos destanı.


Patroklos gelir, Akhilleus’a bu korkunç durumu bildirir, Akhilleus gitmeyecekse, kendi savaşa gidip dövüşmeye kararlıdır. Yigitten silahlarını ister. Akhilleus arkadaşına silahlarını verir. Patroklos Akhilleus’un silahlarıyla karşılarına dikilince, Troya’lılar önce bozguna uğrar, sonra Lykia’lı önder Sarpedon Patroklos’la dövüşür ve ölür. Bas tanrı Zeus’un kadere boyun eğerek oglu Sarpedon’u feda etmesi. Sarpedon’un ölüsü çevresinde çarpışma. Patroklos Hektor’u batı kapılarına kadar kovalar. Apollon’un kışkırttığı Hektor Patroklos’u vurur. Patroklos’un ölümü.



BÖLÜM XVII.

Menelaos’un kahramanlığı.


Akha yiğitleri Patroklos’un ölüsünü Hektor’un elinden kurtarmak için dövüşürler, ama Hektor ölüyü silahlarından soymayı başarır. Akhilleus’un ölümsüz atlarının ağlaması. Zeus Troyalı’lara zaferi müjdeler. Akha’ların bozgunu. Patroklos’un ölüsü alınır ve kara haber Akhilleus’a götürülür.



BÖLÜM XVIII.

Akhilleus’a yeni silahlar yapılması.



Akhilleus’un korkunç yası. Deniz tanrıçası Thetis’i çağırıp yeni silahlar istemesi. Thetis’in demirci tanrı Hephaistos’a baş vurması. Silahlar destanı.


BÖLÜM XIX.

Akhilleus’la Agamemnon arasındaki barışma.


Thetis silahları oğluna götürür. Akha’ların toplantısında Akhilleus’la Agamemnon barışırlar. Ordular silah kuşanır. Savaş hazırlıkları. Akhilleus için kara belirtiler: Hektor’u öldürdükten sonra kendi ölümü de yakındır.


BÖLÜM XX.

Tanrıların savaşa karışması.


Olympos’ta tanrılar toplantısı: Zeus izin verir, her tanrı istediği gibi yardım edebilecektir savaşa. Tanrılar iki cepheye ayrılır: Hera, Athena, Poseidon, Hermes, Hephaistos Akha’lardan yana, Ares, Apollon, Artemis, Leto ve Aphrodite Troya’lılardan yanadır. Akhilleus’un Aineias’la karşılasması, Aineias’in savas meydanindan kaçırılması.


BÖLÜM XXI.

Irmak kıyılarında savaş.


Akhilleus kudurmuş gibidir, önüne gelen Troya’liyi insafsızca tepeleyip Troya ovasında akan Skamandros ve Simoeis ırmaklarına atar. Kanlarla kızıla boyanan ırmaklar kabardıkça kabarır. Irmak tanrı Skamandros öfkelenir, yatağından çıkıp Akhilleus’u kovalamaya baslar. Derken ateş tanrı Hephaistos ırmakların karşısına dikilip alevleriyle onları durdurur.

Sahne Olympos’a yükselir: Tanrilar arasinda kavga dövüs. Akhilleus Troya’lıları püskürte püskürte Troya’nın surları önüne gelir. Troya’lılar surların içine sığınırlar.


BÖLÜM XXII.

Hektor’un ölümü.


Bir Hektor surların dışında kalır. Priamos’la Hekabe yalvarırlar içeriye girip korusun diye, yiğit anasına babasına aldırmaz. Hektor’un iç tartışması. Korkuya kapılması. Tanrılar seyircidir. Sonunda Zeus kader tartısını kaldırır: Hektor’un ölüm kefesi ağır basar. Apollon bile onu korumaktan vazgeçer. Tanrıça Athena Troya’lı yiğit Deiphobos’un kılığına girip Hektor’u aldatır. Hektor Akhilleus’ un karşısına dikilir. Çarpışırlar. Hektor ölür. Akhilleus ölüsünü yedi kez Troya surlarının çevresinde sürükler. Troya surlarından seyredilen korkunç sahne. Andromakhe’nin bayılması.


BÖLÜM XXIII.

Patroklos’un ölüsüne düzenlenen yarışmalar.


Akhilleus’un ordugahında Patroklos’a yapılan ölü törenleri. Akhilleus’un yası. Patroklos’un yakılması. Yarışmalar.


BÖLÜM XXIV.

Priamos’un Hektor’un ölüsünü geri alması - Hektor’a ağıtlar.


Gece. Kral Priamos tanrı Hermes’in kılavuzlugunda Hektor’un ölüsünü geri almak için Akhilleus’un barakasına gelir. Priamos’la Akhilleus arasındaki konuşma. Akhilleus yumuşar: Hektor’un ölüsünü babasına geri verir. Priamos ölüyle Troya’ya döner. Hektor’a ağıtlar yakılır. Dokuz gün Hektor’un ateş yığını için odun taşınır. Onuncu günü yapılan cenaze töreniyle İlya’da kapanır.

Konu Hale tarafından 07 Aralık 2015 Pazartesi - 20:01 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İlyada Destanı


İlyada, Homeros'un Troya Savaşı'nı anlatan destanıdır. Yunanca'da Odise ile birlikte en eski edebiyat olduğu düşünülen epik bir şiirdir. Eldeki veriler ışığında Homeros tarafından MÖ 7. ya da 8. yüzyıl'da yazıldığı düşünülmektedir.

Homeros, "İlyada"sında Troya Savaşı'nın tamamını anlatmamaktadır. 24 bölüm ve 16.000'den fazla dizeye sahip olan İlyada, Troya Savaşı'nın dokuzuncu yılında 51 günlük bir dönemi anlatmaktadır. Destan Akhilleus'un öfkesi ile açılır ve Hektor'un cenazesi ile sona erer. Destan söz konusu 51 günlük kısmı kapsamakla beraber, bu dönemin öncesi ve sonrasıyla, savaşın çeşitli merhaleleriyle ilgili birçok olaya atıfta bulunmaktadır. Sözlü gelenekten yazıya nasıl geçtiğini bilemediğimiz gibi, metinde geç dönemde yapılan değişikliklerin kesin amacını kestirmek de güçtür. Ama Homeros bir savaşın "toprağı bereketli Troya"da geçtiğini söylemektedir.


Resmi ekleyen



Destanın 1572 yılına ait Rihel baskısı. Yunanca ve Latince olarak Strasbourg'da basılmıştır.



Konusu


I. Bölüm: Akhilleus'un öfkesi

Ozan, İlham Perileri'ne seslenip konusunu belirtir: Akhilleus'un öfkesi ve bu yüzden Akhalar arasında beliren veba salgını.

Akhaların Troya Ovası'ndaki gemi ordugâhındayızdır. Tanrı Apollon'un rahibi Khryses gelir, Agememnon'un tutsak olarak alıkoyduğu kızı Khryseis'i geri ister. Agememnon kızı vermediği için tanrı Apollon Akha ordusuna veba salar.

Dokuz gün dokuz gece ordu hastalıktan kırılır. Bilici Kalkhas kızı geri vermeyi buyurur. Agememnon kızı vermeye razı olur, ama onun yerine Akhilleus'un tutsağı Briseis'i alacaktır. Akhilleus'la Agememnon bu yüzden kavgaya tutuşurlar. Agememnon Briseis'i alır, ama Akhilleus da barakasına çekilir: Savaşa artık katılmayacaktır. Anası deniz tanrıçası Thetis'ten öcünü almasını ister. Thetis, Olimpos'a çıkıp Zeus'a yalvarır: Akhilleus savaştan uzak durdukça Akhalar zaferi kazanamasınlar. Zeus söz verir, Akhalar'dan yana olan karısı tanrıça Hera ile kavga ederler. Hephaistos onları yatıştırır.

II. Bölüm: Agememnon'un düşü - Toplantı - Gemilerin sayımı

Zeus, Agememnon'a yalancı bir düş gönderir: Troya'yı alabileceğini bildirir. Agememnon Akhalar'ı toplantıya çağırır, onları denemek ister: Herkesin dokuz yıllık savaştan bıktığını, yurtlarına dönmek istediklerini anlar. Thetis olayı. Ordu savaş düzenine girer. Ozan bir daha Musaya seslenir ve Akha ordularının, komutanlarının ve şehirlerinin adlarını, gemilerinin sayısıyla saymaya koyulur. Aynı sayım Troyalılar için de yapılır. Troya ordusu da safa dizilir.

III. Bölüm: Antlar - Surların üstündeki sahne - Paris'le Menelaos'un teke tek savaşı

İki ordu karşı karşıyadır: Paris, Menelaos'la teke tek savaşa girişmeyi teklif eder. Savaşı kazanan Helenayı alacaktır. Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.

Sahne değişir: Priamos'la ihtiyarlar heyeti surların üstünde dizilip tek tek savaşı gözetlerler. Helena gelir, onlara Akha yiğitlerini tanıtır. Teke tek savaş başlar, Menelaos Paris'i alt etmek üzereyken tanrıça Afrodit araya girip Paris'i kaçırır, Helenayı da kocasının yanına götürür. Helena'nın Afrodit'e, sonra da kocasına çıkışması.


Resmi ekleyen


İlyada'nın ilk dizeleri.




Türkçe çevirileri


Varlık Yayınları tarafından Ahmet Cevdet Emre çevirisiyle 1957 yılında 355 sayfa olarak basıldı. Daha sonra Türk Kültür Yayınları tarafından 1958 yılında 376 sayfa olarak basıldı. Daha sonra İş Bankası Kültür Yayınları tarafından 1958 ve 1962 yıllarında basılan İlyada; Azra Erhat ve A. Kadir'in çevirisiyle Can Yayınları tarafından 1984'te basılmıştır. 1984'te Can Yayınlarından çıkan bu basım 5. basım olup 6. basım 1992'de, 7. basım 1993'te yapılmıştır. 1993 yılı 7. baskısı; Can Yayınlarında dizilmiş, Özal Basımevinde basılmıştır.


Ana karakterler

• Hektor: Priamos'un ilk doğan oğlu, Troya'nın lideri ve müttefik ordular kumandanı. Tahtın varisi.
• Paris: Troya Prensi ve Hektor'un kardeşi, Alexander diye de bilinir. Helen'i kaçırdı ve bu durum casus belli ilan edildi. Bir bebek katili olarak görüldü.
• Kassandra: Troya'nın yok olmasına önceden sebep olacağını gördü. Bir çoban tarafından büyütüldü.
• Akhilleus: Myrmidonlar'ın lideri ve Yunan savaşçılarının en önemlisi. Hikayenin ana karakterlerinden biridir.
• Briseis: Lyrnessos şehrinin rahibinin kızıydı. Babasının katili olan Akhilleus'un sevgilisi olmuştur.
• Agememnon: Mycenae'in kralı, Akhilleus'le kan davasını tahrik eden Achaean ordularının en yüksek kumandanı. Erkek kardeşi Menelaos'tur.
• Menelaos: Helen'in terkettiği kocası. Sparta Kralıdır. Agememnon'un kardeşidir.
• Odisseas: Odise adlı epik destanın ana karakteri, kurnazlığı ile ünlüdür.
• Kalkhas: Güçlü Yunan rahip. Kehanetleri ünlüdür.
• Patroklos: Akhilleus'in yakın arkadaşı ve kuzenidir.
• Nestor: Diomedes, Idomeneus ve Aias: Yunanistan'ın başlıca şehir devletlerinin kralları, kendi ordularını yöneten fakat Agememnon'un emri altında olanlar.
• Priamos: Troya kralı. Troyalı kumandanlarının bir çoğu, onun elli oğludur.
• Aineias: Hektor'un kuzeni ve en önemli teğmenlerden biri. Afrodit'in oğlu. Troya Savaşı'nda sağ kalan figürlerden en önemlisi. Troya Savaşı'ndan sonra İtalya'ya kaçıp Roma'yı kurmuştur.
• Glafkos ve Sarpedon: Likya'nın liderleri.
• Hekabe: Troya kraliçesi, Priamos'un karısı, Hektor, Kassandra ve Paris'in annesi.
• Helen: Sparta kraliçesi ve Menelaos'un karısı. Paris'i destekleyenlerden.
• Andromakhe: Hektor'un eşi.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı