İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Kanal Yapımı | Kanal Yapımı Ve Gelişimi - Büyük Gemi Kanalları - Eski Kanallar - Modern Kanallar - Kanal Mühendisliği Tekniği

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kanal Yapımı


Büyük yapay suyolları olan kanallar sulama, akaçlama ya da ulaşım amacıyla yapılır.


Fazla hızlı akmayan ırmaklar eskiçağlardan bu yana ucuz ve kolay bir ulaşım yolu olarak kullanılmıştır. Yatakları çok kıvrımlı olan ırmaklarda kıvrımların birbirine yaklaştığı yerlerin birer kanalla birleştirilmesi, suyolunu kısaltarak ulaşımda kolaylık sağlar. Bazı ır­makların yataklarının belirli bir bölümünde hızlı akması ırmak üzerindeki ulaşımı güçleş­tirir. Böyle bir durumda ırmak yatağına yapı­lan setlerle su düzeyi yükseltilerek akış hızı­nın azalması sağlanabilir. Teknelerin bu setle­ri aşması için de kanal-havuzlar yapılır.




Resmi ekleyen


Panama Kanalı




Kanal-havuz, iki ucundaki kapılarla kanal­dan ayrılan, bir ya da daha çok tekneyi içine alabilecek büyüklükte bir havuzdur. 14. yüz­yılda Hollanda'da geliştirilen bu yöntemde, kapılar kapatıldıktan sonra havuzun su düzeyi istenildiği gibi yükseltilip alçaltılabilir. Kapılardaki sürgülü kapaklarla havuza su girişi denetlenir. Irmağın akış yönüne karşı giden bir geminin, ırmağın su düzeyinin daha yük­sek olan bölümüne bir kanal-havuzla nasıl çıkarıldığını görelim. Gemi havuza girmeden önce, ırmaktaki su düzeyinin yüksek olduğu yönde bulunan havuz kapıları kapalı, karşı yöndeki kapılar açıktır. Bu durumda havuzun su düzeyi düşüktür. Gemi havuza girdikten sonra havuzun bu yöndeki kapıları kapatılır ve su düzeyinin yüksek olduğu karşı yöndeki kapıların üzerinde bulunan kapaklar açılarak havuza su alınmaya başlanır. Havuzdaki su, ırmağın yukarı bölümündeki su düzeyine yük­selince bu yöndeki havuz kapıları açılır ve gemi havuzdan çıkıp ırmağın yukarı bölümün­de yoluna devam eder. Kanal-havuz kapıları farklı kullanım amaçlarına göre değişik biçim­lerde yapılır. Bazı kapılar yukarıya doğru kalkarak açılır, bazısı aşağı doğru açılarak kanal-havuz tabanındaki yarıkların içine gi­rer; yanlara doğru kayarak açılan kapılar da vardır.

Üzerinde ulaşım yapılabilen iki ırmağın bir kanalla birleştirilmesi ulaşımda büyük kolay­lık sağlar. Çinliler İÖ 3. yüzyılda ülkedeki başlıca ırmakları birbirine bağlayan kanallar yapmaya başlamışlardı. İS 610'da açılan ve toplam uzunluğu 1.600 km olan Büyük Kanal'ın yapımıyla bu çalışmalar doruğuna ulaş­tı. Güney Fransa'daki Midi Kanalı, Akdeniz'i Biskay Körfezi'ne bağlar. Kral XIV. Louis döneminde Pierre-Paul Riquet'nin yaptığı 240 km uzunluğundaki bu kanal 1681'de işletme­ye açılmıştır. Günümüzde de mavnalar ve motorlu tekneler bu kanalı kullanmaktadır.

İki ırmağı birleştirmek amacıyla İngilte­re'de yapılan ilk kanal 1777'de tamamlanan Trent ve Mersey Kanalı'dır. James Brindley' in yaptığı 150 km uzunluğundaki bu kanal Mersey ve Trent ırmaklarını birbirine bağlı­yordu ve üzerinde 75 kanal-havuz vardı. Ka­nal, ulaştığı en yüksek noktada 2,4 km uzun­luğunda bir tünelin içinden geçiyordu. O dö­nemde kanaldan geçen tekneleri kanalın her iki kıyısından giden atlar çekerdi. Çok pahalı olacağı için, yanlardan atların da geçebileceği genişlikte bir tünel yapılmamıştı. Tekneler tünelden geçerken atlar çözülüp tepeden aşı-rılıyor, teknenin tünelde ilerlemesi de insan gücüyle sağlanıyordu. Bunun için iki gemici teknenin üzerine sırt üstü yatıp ayaklarıyla tünel tavanını iterek tekneyi tünelden geçiri­yordu.

Kanal yapılırken yolu üzerindeki tepelerin aşılabilmesi için, çeşitli yöntemler kullanılır. Kanal tepenin yamaçlarından dolanarak geçe­cek biçimde yapılabilir. Bu yöntemde kanalın bir kenarı yamaca kazılır ve kazıyla çıkan toprak dış kenara yığılarak kanalın ikinci kenarı oluşturulur. Eğer kanalın yolu üzerin­deki tepe küçükse, bir tünel açılarak ya da tepe yarılarak kanal geçirilir. Kanalın vadileri aşması için de setler ya da sukemerleri yapılır.

Tepeler üzerinden geçen bu tür bir kanalda birçok kanal-havuzun yapılması gerekir. Ara­zinin durumuna göre bu kanal-havuzlar ara­lıklarla yapılabileceği gibi, merdiven basa­maklarına benzer biçimde yan yana da olabi­lir. Tek bir yapı olarak yan yana yapılan ve merdiven denen kanal-havuzlarda, birinin yu­karı yandaki kapısı, bir sonraki havuzun, aşağı yandaki kapısını oluşturur. İşlek suyol­ları üzerindeki kanallarda yan yana iki ya da üç kanal-havuz yapılabilir.
Avrupa ve ABD'deki suyollarında bulunan modern kanal-havuzlar çok büyüktür ve tüm sistemleri makine gücüyle çalıştırılır. Havu­zun doldurulması ve boşaltılmasının kısa süre­de ve tekneyi fazla sarsmadan yapılabilmesi için çok sayıda havuz kapağı vardır.

Teknelerin kanallarda, farklı su düzeyleri­ne geçirilmesinde kullanılan üç ayrı yöntem daha vardır. Su düzeyini kısa bir mesafe içinde çok fazla değiştirmek gerektiği zaman bu yöntemlerden yararlanılır. Bunlardan biri­si, tekneyi içi su dolu bir tanka alarak bu tankı düşey doğrultuda kaldırmaktır. Almanya Fe­deral Cumhuriyeti'nde Lüneburg'ta 1976'da işletmeye alınan bu tür bir "kaldırıcı" 1.350 tonluk bir tekneyi 38 metre yükseğe kaldıra­bilmektedir. İkincisi, eğik düzlem yöntemi­dir. Bu yöntemde, eğik bir düzlem üzerine döşenmiş raylar üzerinde hareket eden ve hareketi kablolarla denetlenen tekerlekli bir tanka alman tekneler bu tankla birlikte kana­lın bir bölümünden öbürüne indirilip çıkarılır. Belçika'da, Ronquieres'de 1968'de işlet­meye giren bu tür bir sistemle 1.350 tonluk bir tekne, 68 metre yükseğe çıkartabilmek­tedir.

Üçüncü yöntem, tekneyi içinde yüzdüğü suyla birlikte eğimli beton bir kanalda yukarı doğru çekmektir. Kanalın her iki yanında giden iki lokomotif, kanaldaki dev bir bölme­yi önündeki suyla birlikte kanal boyunca yukarı doğru çeker. Güney Fransa'da, Montech'te, bu yöntemle tekneler 13,30 metre yükseğe çıkartabilmektedir.



Büyük Gemi Kanalları



Avrupa'da suyollarını geliştirmek için Roma­lılar döneminden bu yana birçok kanal yapıl­mıştır. Irmakları birbirine bağlayan kanalla­rın yapımı 18. yüzyılda gelişmeye başlamış, Napolyon döneminde hız kazanmış ve 19. yüzyıl boyunca da sürmüştür. Demiryolları yapılmaya başladığı sırada Avrupa'da geniş bir kanal ağı kurulmuş durumdaydı.

İngiltere'de de kanal yapımı 1760'larda hızla artmaya başlamış ve 1840'larda demir­yollarının gelişmeye başlamasına kadar geçen sürede ülkenin her yanında çok sayıda kanal yapılmıştır. Büyük çoğunluğu kömür ve öbür sanayi hammaddeleri ile sanayi ürünlerinin taşınması amacıyla yapılmış olan bu kanalla­rın çok azı günümüzde ticari taşımacılıkta önem taşır. Küçük kanallar artık genellikle teknelerle tatil yapmak amacıyla kullanılmak­tadır.

Rusya’da kanallarla birleştirilen büyük ır­makların oluşturduğu suyolları Leningrad' dan Hazar Denizi'ne, Moskova'dan Karade­niz'e kadar uzanır.

Avrupa'da birçok önemli yeni suyolu yapıl­maktadır. Bunlar arasında Ren-Main-Tuna Kanalı ile Ren-Rhöne Kanalı sayılabilir.

Yunanistan'daki Korint Kanalı 6 km uzunluğundadır; kayalık bir bölgeden geçtiği için yapımında karşılaşılan güçlüklerle tanınmıştır.

Kuzey Amerika'daki büyük St. Lawrence Suyolu 1959'da açılmıştır. Yedi dev kanal-havuzu olan bu kanal, 22.000 tonluk gemile­rin Ontario Gölü'ne ulaşmalarını sağlar. On­tario Gölü'nden Welland Kanalı'yla Erie Gö­lü'ne, oradan da Michigan Gölü'ne geçen gemiler Chicago'ya kadar ulaşabilir. Bu kanalın açılmasıyla, gemiler iç bölgelere kadar ulaşabildi. Bu durum Toronto ile Montreal çevresinin yararına olur­ken, Atlas Okyanusu kıyısındaki liman kent­leri zarar gördü.
Asya ile Afrika'yı birleştiren 168 kilometrelik dar kara parçası 1869'da Süveyş Kanalı'yla kesildi. Fransız Ferdinand de Lesseps'in yaptığı bu kanalda hiç kanal-havuz yoktur. Süveyş Kanalı'nın açıl­masından sonra de Lesseps, Kuzey ile Güney Amerika arasındaki Panama Kıstağı'nda gene kanal-havuzsuz bir kanal açmaya çalıştı; ama hastalık ve teknik güçlükler sonucu başarısız oldu. Panama Kanalı'nı 1914'te ABD açtı. Bu kanalda altı kanal-havuz vardır.

Avrupa'nın en büyük kanalları Kuzey Denizi'nden Baltık Denizi'ne açılan ve 1895'te işletmeye açılan Kiel Kanalı ve İjmuiden ile Amsterdam arasında yer alan, 77.000 tona kadar olan gemilerin geçebildiği Kuzey Deni­zi Kanalı'dır.

Konu Hale tarafından 26 Ağustos 2015 Çarşamba - 06:00 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kanal Yapımı Ve Gelişimi




Modern kanallar Avrupa’nın hemen her yerinde ve bir dereceye kadar da kuzey Amerika’da, ulaşım ağının önemli bir bölümünü oluşturur. Almanya’daki ren ve mosetlle nehirlerinin beslediği yaygın kanal sisteminin, aynı zamanda Hollanda. Belçika ve Fransa’da ki kanal şebekeleriyle de bağlantısı vardır. Ayrıca, main ve tuna nehirleri aracılığıyla Ren’i, Karadeniz’e bağlayacak büyük bir su yolunun yapımına başlanmıştır. SSCB’de ise Volga, Ob., yenisey ve lena nehirlerini içeren geniş bir şebeke tamamlanmıştır.


Eski Kanallar, Modern Kanallar;


Kanal mühendisliğinin dört büyük başarısı, 1868’de açılan Süveyş kanalı 1914’te tamamlanan panama kanalı 1959’da açılan St.Lawrence denizyolu bağlantı kanalları 1975’te açılan ve Beyaz Deniz’i Baltık Denizi’ne bağlayan 320km.lik kanaldır.

Kayıtlara göre ilk insan-yapısı kanal, Mısır’da Ptolemaios II (ölümü M.Ö. 247) tarafından Nil nehri ile kızıldenizi birleştirmek üzere yaptırılmıştır. Büyük nehirler gibi, doğal karaiçi sulardından da ilk zamanlardan beri ulaşımda yararlanılmıştır, ve ilkel tek-kapaklı yapay havuzların, M.Ö. 500’den beri Çin’de kullanıldığı bilinmektedir. Bunlar, suyun akışının setlerle denetlenmesi sonucu oluşturulmuş havuzlardı. Gemiler nehir aşağı akan suyla birlikte iniyor. Yada nehir yukarı akıntıya karşı vinçlerle çekiliyordu. 1373 yılında Hollanda’da Vreeswijk’te yapılan havuz, bilinen ilk kapalı havuzdur. Kapakların indirilip kaldırmasıyla denetlenir. İlk şey gönyeli, sallanır kapaklı havuz, Leonardo da vinci (1452-1519) tarafından Milano dükünün mühendisi olduğu sırada tasarımlanıp yapılmıştır. Şev gönyeli havuz kapakları kapatıldıklarında, akıntı yönünde bir açı oluşturduklarından, su basıncıyla kapalı tutulurlar.

1681’de Fransız mühendisleri Atlantik okyanusunu akdenize bağlayan insan yapısı suyolunu, 250 km.lik midi kanalını tamamlayarak, tarihi bir olayı gerçekleştirdiler. Bu kana, çeşitli havuzlarla Toulouse yakınındaki Garon nehrini, sete yakınındaki Entang’ı da Thau nehrine bağlar, ayrıca üç su kemeri ve bir tüneli vardır.

XVIII, yüzyılda avrupa’nın ve ABD.lerinin endüstriyel gelişmesine tek ve en büyük engel, iç haberleşmenin yetersizliğiydi. İşte atlantik’in her iki yakasında kanal çağını başlatan, endüstrinin bu gereksinimi oldu.

Birleşik devletlerde kanallar, Ohio ve Mississippi havzalarını doğudaki limanlara bağlamak, böylece iç bölgelerden, gemilerin işleyebileceği nehirlere suyolu bağlantıları kurmak, nehirlerdeki doğal engelleri ortadan kaldırmak için açıldı. Amerikalıların görülmeye değer ilk başarılarından biri de, 1825’de tamamlanan New York’u Erie gölüne bağlayan 580 km. uzunluğundaki Erie kanalıdır. Kanalın yapımı sekiz yıl sürmüştür. Göl, bir başka kanalla Ohio nehrine, böylece Mississippi’ye ve New Orleans limanlarına bağlanır.


İngilizlerin Katkıları;


1850 yıllarında İngiltere, 8000 km. yi aksır, gemi çalışabilir nehir ve kanallarla donanmıştır. Avrupa’nın diğer yörelerinde de, özellikle Hollanda, Belçika ve Fransa’nın kuzey denizi kıyılarında kanallar yapılmıştır.

XIX. yüzyılda, İngiliz inşaat mühendisleri kuzeybatı Hindistan’da kalıcı bir sulama kanalı tasarımlamış ve yapmışlardır Nehirlerin önlerine yapılan taş örme barajlarla sular bölünerek, büyük bir kanal şebekesi oluşturulmuştur. 1947’de Hindistan ve Pakistan politik bağımsızlığını kazandıklarında, daha önce kıraç olan 20 milyon hektarlık arazi, sulak hale getirilmiş bulunuyordu.


Kanal mühendisliği Tekniği;


Kanallar, karayollarının tersine, eşit düzeyde arazi bölümlerinde yapılmalıdır. Bu yüzden de, kanal mühendisinin ilk sorunu, en az mühendislik çalışması gerektirecek ve aynı zamanda belli bir düzeyin en uzun süre korunabileceği, uygun bir “hattın” saptanmasıdır. Bu sorunun çözümü, kanalı mümkün olduğunca arazinin doğal tesviye sınırına oturtmaktır. Yüksek arazinin aşılması gerektiği yerlerde, aynı düzeye ininceye dek derin bir oyuk kazılır ya da tünel açılırı. Arazide bir çöküntünün bulunduğu yerlerde ise, en iyi çözüm, kanalı yükseltilmiş bir set boyunca yapmaktır. Bazı yerlerde düzeyin açılması ya da yükselmesi çok büyük bir kazı, çok uzun bir tünel, pya da çok yüksek bir set gerektirebilir; böyle durumlarda, o noktada bir havuz yaparak. Kanalın düzeyinin değiştirilmesi daha ekonomik bir çözümdür.

Kanalların yapılacağı yerlerde yol, dere, nehir gibi engeller bulunabilir. Eğer bu engeller kara ya da demiryolu ise, köprü yapmak gerekir; eğer suyolları ise, ya kanal ya da suyolu, su kemerine alınmalıdır. Havuzlar yapıldığında, en yüksek düzeydeki havuzda, diğer havuzların her kullanılışında akacak suyu karşılayacak oranda su bulunmalıdır.

Kanaldaki suyun toprağa sızarak azalması engellenmelidir. Toprağın geçirgen olduğu yerlerde, yada insan yapısı yükseltilmiş setlerde tabanın ve iki yanın sugeçirmez hale getirilmesi gerekir. İlk kanallarda bu önlem, kanalı kille sıvayarak alınmaktaydı. Bugün ziftli karışımlar, tabaka polietilen ve beton gibi maddeler de kullanılmaktadır. Az masraflı ve kesintisiz beton döken makineler geliştirilmiştir. Bunlar Ortadoğu’da ve diğer kıraç bölgelerde, uzun mesafeler boyunca su taşımayı gerektiren sulama kanallarında gün geçtikçe daha çok kullanılmaktadır.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı