İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi - Universal Declaration of Human Rights - UDHR | Tarihçe - Bildirinin Hazırlanması Ve İmzalanması - Önemi - İçeriği - Maddeleri

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 8 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi


Universal Declaration of Human Rights - UDHR




İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ( Universal Declaration of Human Rights ya da kısaca UDHR), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulu'nun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.

Bildirinin imzalanmasında, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra devletlerin, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşmesi de etkili olmuştur. Eleanor Roosevelt bu bildiriyi "Bütün insanlık için bir Magna Carta (Magna Karta)" olarak tanımlamıştır. Bildirinin imzalandığı 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.



Resmi ekleyen


Eleanor Roosevelt bu bildiriyi "Bütün insanlığın Magna Carta'sı olarak" tanımladı.



Tarihi


Devletler, önceleri, baskıya dayanan bir anlayışla yönetilmekteydi. Bu anlayışa son vermek amacıyla 1215 yılında İngiltere Kralı'na kabul ettirilen bildiri olan Magna Carta, insan hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayımlanan bir diğer önemli bildiri ise, Amerika'da yayımlanan Bağımsızlık Bildirisi'dir. Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi'nden sonra yayımlanan "İnsan Hakları Bildirisi"nde gerçek yerini almıştır.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra devletler, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştiler. Bunun bir nedeni de, insanlara özgürlük tanınmasının, devam ederse uygarlıkların sonu olabilecek savaşları da önleyebileceği düşüncesidir.


Bildirinin hazırlanması ve imzalanması



Bildiri, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunca Haziran 1948'de hazırlandı. Yapılan kimi değişikliklerin ardından, 10 Aralık 1948'de Genel Kurulun Paris'te yapılan oturumunda kabul edildi. Oturumda, 6 sosyalist ülke çekimser kaldı. Bildiri, bu ülkeler ile Suudi Arabistan ve Güney Afrika Birliği dışında kalan ülkelerin oylarıyla kabul edildi.


Önemi ve içeriği


Bu bildiriyle, yalnızca demokratik anayasalarla tanınan temel medeni ve siyasi haklar değil, ekonomik, toplumsal, kültürel haklar da genel tanımlarla belirli hale gelmiştir. İlk grup haklar arasında, yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği gibi haklarla birlikte, keyfi tutuklama, hapis ve sürgünden korunma, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde adil ve kamuya açık olarak yargılanma hakkı ile düşünce, vicdan, din, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri bulunur.

Sosyal güvenlik, çalışma, eğitim, toplumun kültürel yaşamına katılma haklarıyla bilimsel ilerlemenin ürünlerinden yararlanma hakkı ise, bildiriyle getirilen yeniliklerdendir.


Genel hatları


İnsan: Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. (madde 1)

İnsan haklarının özellikleri:Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da her hangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildiri'de açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.

Bundan başka, ister bağımsız ülke uyruğu olsun, isterse bağımlı, özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke uyruğu olsun, bir kişi hakkında, uyruğu bulunduğu devlet ya da ülkenin siyasal, adli ya da uluslararası durumu bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir(madde 2). Ayrıca bu haklar hiçbir şekilde başkalarına ya da kurumlara aktarılamaz.

İnsan Hakları:En başta yaşam ve özgürlük olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine kavuşma; yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma; Barışçıl amaçlar için toplanma ve dernek kurma; evlenme, mal ve mülk edinme; çalışma, işini seçme özgürlüğü; din, vicdan düşünce ve anlatma özgürlüğü hakları İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin temellerini oluşturur.

Maddelerde Kesinlik:Bu Bildiri'nin hiçbir unsuru, içinde açıklanan hak ve özgürlüklerin bir devlet, topluluk ya da bireyce ortadan kaldırılmasını amaçlayan bir etkinlik ya da girişime hak verir biçimde yorumlanamaz(madde 30)


1948 sonrası


İnsan Hakları Bildirisi kabul edildikten sonra insan haklarını geliştirme koruma ve uygulama konusunda yeni anlaşmalar yapılmış ve bildiriler yayımlanmıştır. Bunlardan belli başlı olanlar:

• Birleşmiş Milletler, Kadınların Siyasi Haklarına İlişkin Sözleşme 20 Aralık 1952
• Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi 20 Kasım 1959
• Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesi 18 Ekim 1961
• Afrika İnsan ve Halklarının Halkları Şartı 26 Haziran 1981
• Birleşmiş Milletler, Yargı Bağımsızlığına Dair Temel Prensipler 29 Kasım 1985




Bakınız, http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Dunya_insan_Haklari_Gunu_10_Aralik_Dunya_insan_H_t11800.html']Dünya İnsan Hakları Günü | 10 Aralık - Dünya İnsan Hakları Günü Güzel Sözleri - Dünya İnsan Hakları Günü Şiirleri - İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ' target='_blank'>Dünya' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Dunya_insan_Haklari_Gunu_10_Aralik_Dunya_insan_H_t11800.html']Dünya İnsan Hakları Günü | 10 Aralık - Dünya İnsan Hakları Günü Güzel Sözleri - Dünya İnsan Hakları Günü Şiirleri - İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Dunya_insan_Haklari_Ve_Demokrasi_Haftasi_10_Aral_t11801.html']Dünya İnsan Hakları Ve Demokrasi Haftası | 10 Aralık Gününü İçine Alan Hafta - Dünya İnsan Hakları Haftası Güzel Sözleri - Dünya İnsan Hakları Haftası Şiirleri ' target='_blank'>Dünya' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Dunya_insan_Haklari_Ve_Demokrasi_Haftasi_10_Aral_t11801.html']Dünya İnsan Hakları Ve Demokrasi Haftası | 10 Aralık Gününü İçine Alan Hafta - Dünya İnsan Hakları Haftası Güzel Sözleri - Dünya İnsan Hakları Haftası Şiirleri

http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_Ulkeler_ve_Dunya_Tarihi_f17/Avrupa_insan_Haklari_Mahkemesi_AiHM_Uluslarara_t73831.html']Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi – AİHM | Uluslararası Bir Teşkilat Olan Avrupa Konseyi'ne Bağlı Olarak Kurulmuş Uluslararası Mahkeme – AİHM Yapısı' target='_blank'>Avrupa' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_Ulkeler_ve_Dunya_Tarihi_f17/Avrupa_insan_Haklari_Mahkemesi_AiHM_Uluslarara_t73831.html']Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi – AİHM | Uluslararası Bir Teşkilat Olan Avrupa Konseyi'ne Bağlı Olarak Kurulmuş Uluslararası Mahkeme – AİHM Yapısı

http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Avrupa_Birligi_AB_27_Uye_Ulkeden_Olusan_Ve_Top_t74338.html']Avrupa Birliği – AB | 27 Üye Ülkeden Oluşan Ve Toprakları Büyük Ölçüde Avrupa Kıtasında Bulunan Siyasi Ve Ekonomik Örgütlenme - AB, Üye devletler - yönetimi ve politikası... ' target='_blank'>Avrupa' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Avrupa_Birligi_AB_27_Uye_Ulkeden_Olusan_Ve_Top_t74338.html']Avrupa Birliği – AB | 27 Üye Ülkeden Oluşan Ve Toprakları Büyük Ölçüde Avrupa Kıtasında Bulunan Siyasi Ve Ekonomik Örgütlenme - AB, Üye devletler - yönetimi ve politikası...

http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Avrupa_Birligi_Vatandasligi_Nedir_Citizenship_E_t67617.html']Avrupa Birliği Vatandaşlığı Nedir? | Citizenship of European Union - Avrupa Birliği Vatandaşlığı Ve Maastricht Antlaşması - Avrupa Birliği Vatandaşlık Hakları...' target='_blank'>Avrupa' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Avrupa_Birligi_Vatandasligi_Nedir_Citizenship_E_t67617.html']Avrupa Birliği Vatandaşlığı Nedir? | Citizenship of European Union - Avrupa Birliği Vatandaşlığı Ve Maastricht Antlaşması - Avrupa Birliği Vatandaşlık Hakları...

http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Avrupa_Toplulugu_AT_Avrupa_Birligi_ve_39_nin_t74339.html']Avrupa Topluluğu – AT | Avrupa Birliği'nin 1992 Yılında Maastricht Antlaşması İle Uygulamaya Koyduğu Ve Üç Sütun Adını Verdiği Görev Alanlarından Biri ' target='_blank'>Avrupa' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_ve_Ulkeler_Tarihi_Ansiklopedisi_f206/Avrupa_Toplulugu_AT_Avrupa_Birligi_ve_39_nin_t74339.html']Avrupa Topluluğu – AT | Avrupa Birliği'nin 1992 Yılında Maastricht Antlaşması İle Uygulamaya Koyduğu Ve Üç Sütun Adını Verdiği Görev Alanlarından Biri

http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_Ulkeler_ve_Dunya_Tarihi_f17/Avrupa_Konseyi_Council_Europe_1949da_Avrupa_Cap_t74216.html']Avrupa Konseyi - Council of Europe | 1949’da Avrupa Çapında İnsan Hakları Demokrasi Ve Hukukun Üstünlüğünü Savunmak Amacıyla Avrupa Çapında Kurulmuş Hükümetler Arası Kuruluş - Avrupa Konseyine Üye Ve Aday Olan Ülkeler' target='_blank'>Avrupa' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Medeniyetler_Ulkeler_ve_Dunya_Tarihi_f17/Avrupa_Konseyi_Council_Europe_1949da_Avrupa_Cap_t74216.html']Avrupa Konseyi - Council of Europe | 1949’da Avrupa Çapında İnsan Hakları Demokrasi Ve Hukukun Üstünlüğünü Savunmak Amacıyla Avrupa Çapında Kurulmuş Hükümetler Arası Kuruluş - Avrupa Konseyine Üye Ve Aday Olan Ülkeler

Konu Hale tarafından 25 Ağustos 2015 Salı - 07:37 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
:z08:
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi




Önsöz



*İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına,
İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları olarak ilan edilmiş bulunmasına,

*İnsanın zulüm ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zaruret olmasına,

*Uluslararasında dostça ilişkiler geliştirilmesini teşvik etmenin esaslı bir zaruret olmasına,
Birleşmiş Milletler halklarının, Antlaşmada, insanın ana haklarına, insan şahsının haysiyet ve değerine, erkek ve kadınların eşitliğine olan imanlarını bir kere daha ilan etmiş olmalarına ve sosyal ilerlemeyi kolaylaştırmaya, daha geniş bir hürriyet içerisinde daha iyi hayat şartları kurmaya karar verdiklerini beyan etmiş bulunmalarına,

*Üye devletlerin, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile işbirliği ederek insan haklarına ve ana hürriyetlerine bütün dünyada gerçekten saygı gösterilmesinin teminini taahhüt etmiş olmalarına,
Bu haklar ve hürriyetlerin herkesçe aynı şekilde anlaşılmasının yukarıdaki taahhüdün yerine getirilmesi için son derece önemli bulunmasına göre,


Birleşmiş Milletler Genel Kurulu,


İnsanlık topluluğunun bütün fertleriyle uzuvlarının bu beyannameyi daima gözönünde tutarak
öğretim ve eğitim yoluyla bu haklar ve hürriyetlere saygıyı geliştirmeye, gittikçe artan milli ve milletlerarası tedbirlerle gerek bizzat üye devletler ahalisi gerekse bu devletlerin idaresi altındaki ülkeler ahalisi arasında bu hakların dünyaca fiilen tanınmasını ve tatbik edilmesini sağlamaya gayret etmeleri amacıyla bütün halklar ve milletler için ulaşılacak ortak ideal olarak işbu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini ilan eder.



Madde 1

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.


Madde 2

Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir akide, milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin işbu Beyannamede ilan olunan tekmil haklardan ve bütün hürriyetlerden istifade edebilir.

Bundan başka, bağımsız memleket uyruğu olsun, vesayet altında bulunan, gayri muhtar veya sair bir egemenlik kayıtlamasına tabi ülke uyruğu olsun, bir şahıs hakkında, uyruğu bulunduğu memleket veya ülkenin siyasi, hukuki veya milletlerarası statüsü bakımından hiçbir ayrılık gözetilmeyecektir.

Madde 3

Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır.


Madde 4

Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır.


Madde 5

Hiç kimse işkenceye, zalimane, gayriinsani, haysiyet kırıcı cezalara veya muamelelere tabi tutulamaz.


Madde 6

Herkes her nerede olursa olsun hukuk kişiliğinin tanınması hakkını haizdir.


Madde 7

Kanun önünde herkes eşittir ve farksız olarak kanunun eşit korumasından istifade hakkını haizdir. Herkesin işbu Beyannameye aykırı her türlü ayırdedici mualeleye karşı ve böyle bir ayırdedici muamele için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.


Madde 8

Her şahsın kendine anayasa veya kanun ile tanınan ana haklara aykırı muamelelere karşı fiilli netice verecek şekilde milli mahkemelere müracaat hakkı vardır.


Madde 9

Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alıkonulanamaz veya sürülemez.

Madde 10


Herkes, haklarının, vecibelerinin veya kendisine karşı cezai mahiyette herhangi bir isnadın tespitinde, tam bir eşitlikle, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir.


Madde 11

1. Bir suç işlemekten sanık herkes, savunması için kendisine gerekli bütün tertibatın sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama ile kanunen suçlu olduğu tespit edilmedikçe masum sayılır.

2. Hiç kimse işlendikleri sırada milli veya milletlerarası hukuka göre suç teşkil etmeyen fiillerden veya ihmallerden ötürü mahkum edilemez. Bunun gibi, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha şiddetli bir ceza verilemez.


Madde 12

Hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. Herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.


Madde 13

1.
Herkes herhangi bir devletin sınırları dahilinde serbestçe dolaşma ve yerleşme hakkına haizdir.

2. Herkes, kendi memleketi de dahil, herhangi bir memleketi terketmek ve memleketine dönmek hakkına haizdir.


Madde 14

1.
Herkes zulüm karşısında başka memleketlerden mülteci olarak kabulü talep etmek ve memleketler tarafından mülteci muamelesi görmek hakkını haizdir.

2. Bu hak, gerçekten adi bir cürüme veya Birleşmiş Milletler prensip ve amaçlarına aykırı faaliyetlere müstenit kovuşturmalar halinde ileri sürülemez.


Madde 15

1.
Her ferdin bir uyrukluk hakkı vardır.

2. Hiç kimse keyfi olarak uyrukluğundan ve uyrukluğunu değiştirmek hakkından mahrum edilemez.


Madde 16

1.
Evlilik çağına varan her erkek ve kadın, ırk, uyrukluk veya din bakımından hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın evlenmek ve aile kurmak hakkına haizdir. Her erkek ve kadın evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hakları haizdir.

2. Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır.

3. Aile, cemiyetin tabii ve temel unsurudur, cemiyet ve devlet tarafından korunmak hakkını haizdir.


Madde 17

1.
Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olmak hakkını haizdir.

2. Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.



Madde 18

Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.


Madde 19

Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.


Madde 20

1. Her şahıs saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisine maliktir.

2. Hiç kimse bir derneğe mensup olmaya zorlanamaz.


Madde 21

1.
Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.

2. Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.

3. Halkın iradesi kamu otoritesinin esasıdır; bu irade, gizli şekilde veya serbestliği sağlayacak muadil bir usul ile cereyan edecek, genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak olan devri ve dürüst seçimlerle ifade edilir.


Madde 22


Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.


Madde 23

1.
Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.

2. Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.

3. çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.

4. Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.


Madde 24

Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.


Madde 25


1. Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.

2. Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.


Madde 26

1.
Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlk öğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.

2. Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

3. Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.


Madde 27

1.
Herkes, topluluğun kültürel faaliyetine serbestçe katılmak, güzel sanatları tatmak, ilim sahasındaki ilerleyişe iştirak etmek ve bundan faydalanmak hakkını haizdir.

2. Herkesin yarattığı, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasına hakkı vardır.


Madde 28

Herkesin, işbu Beyannamede derpiş edilen hak ve hürriyetlerin tam tatbikini sağlayacak bir sosyal ve milletlerarası nizama hakkı vardır.


Madde 29

1.
Her şahsın, şahsiyetinin serbest ve tam gelişmesi ancak bir topluluk içinde mümkündür ve şahsın bu topluluğa karşı görevleri vardır.

2. Herkes, haklarının ve hürriyetlerinin kullanılmasında, sadece, başkalarının haklarının ve hürriyetlerinin gereğince tanınması ve bunlara saygı gösterilmesi amacıyla ve ancak demokratik bir cemiyette ahlâkın, kamu düzeninin ve genel refahın haklı icaplarını yerine getirmek maksadıyla kanunla belirlenmiş sınırlamalara tabi tutulabilir.

3. Bu hak ve hürriyetler hiçbir veçhile Birleşmiş Milletlerin amaç ve prensiplerine aykırı olarak kullanılamaz.


Madde 30

İşbu Beyannamenin hiçbir hükmü, herhangi bir devlete, zümreye ya da ferde, bu Beyannamede ilan olunan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyete girişme ya da eylemde bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İnsan Hakları


İnsan hakları, tüm insanların sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerdir. İnsan hakları, ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır. Bu hakları kullanmakta herkes eşittir. Diğer yandan insan hakları terimi bir ideali içerir. Bu terimi kullananlar, bu alanda olanı değil, olması gerekeni dile getirirler.

İnsan hakları, tüm insanların hak ve saygınlık açısından eşit ve özgür olarak doğduğu anlayışına dayanır. İnsan hakları, her bir bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme özgürlüğü sağlar. Bu özgürlükler başkalarının haklarına saygılı olmak ve bu hakları çiğnememe zorunluluğu ile dengelenmektedir. Bir başka deyişle, birçok hakkın yanında bir sorumluluk da bulunmaktadır.


“Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.”

—1. Madde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (UDHR)




Resmi ekleyen



The Magna Carta veya "Büyük Sözleşme"




Tarihçe


İnsan haklarının tarihi binlerce yılı kapsamaktadır ve kaydedilmiş tarih içinde dinsel, kültürel, felsefi ve yasal anlamda gelişmeler göstermiştir. Bir çok antik belge, dinler ve felsefe insan haklarıyla ilişkilendirilebilecek çok çeşitli kavramı içermektedir.

Bunlar arasında en çok dikkate değer olanlar; Pers İmparatoru Büyük Kiros tarafından Yeni Babil İmparatorluğunu fethetmesinden sonra üzerinde niyetlerini yazılı olarak açıkladığı MÖ 539 tarihli Kiros Silindiri, Hintli Büyük Asoka’nın MÖ 272 - MÖ 231 arasında yazılan Asoka Fermanları ve 622’de, Müslümanları, Yahudileri ve Paganları da içine alacak şekilde Yathrib şehrinin (daha sonraki ismi Medine) önde gelen aşiret ve aileleri arasında resmi bir antlaşma olarak Muhammed bin Abdullah tarafından hazırlanan Medine Sözleşmesidir.

1215 tarihli Magna Carta’nın İngiliz hukuk tarihi için ayrı bir önemi olduğu kadar günümüzde uluslararası hukuk ve anayasa hukuku için de önemi büyüktür.




Resmi ekleyen


Kiros Silindiri, British Museum Londra




Bakınız, http://www.kadimdostlar.com/Yerli_ve_Yabanci_Tarihi_isimler_Biyografileri_f18/Buyuk_Kiros_II_Kiros_Buyuk_Keyhusrev_Buyuk_Kuras_t73593.html']Büyük Kiros - II. Kiros - Büyük Keyhüsrev - Büyük Kuraş (M.Ö. 576 ya da 590 — M.Ö. Temmuz 529) | Pers İmparatorluklarından Akamanış Hanedanı'nın Kurucusu Ve İlk Kral ' target='_blank'>Büyük' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Yerli_ve_Yabanci_Tarihi_isimler_Biyografileri_f18/Buyuk_Kiros_II_Kiros_Buyuk_Keyhusrev_Buyuk_Kuras_t73593.html']Büyük Kiros - II. Kiros - Büyük Keyhüsrev - Büyük Kuraş (M.Ö. 576 ya da 590 — M.Ö. Temmuz 529) | Pers İmparatorluklarından Akamanış Hanedanı'nın Kurucusu Ve İlk Kral


Modern insan hakları hukukunun büyük bir kısmının ve insan haklarının en modern yorumlarının görece yakın tarihte izleri sürülebilir. 1689 tarihli İngiliz Yurttaş Hakları Beyannamesi (veya “İnsanların Hak ve Özgürlüklerini ve Kraliyetin Halefliğinin Düzenlenmesini Beyan eden Kanun”) Birleşik Krallık'ta (İngiltere'de) baskıcı hükümet uygulamalarını yasadışı saymıştır. 18. yüzyılda dünyada biri 1776'da ABD'de ve diğeri 1789'da Fransa'da olmak üzere iki büyük devrim meydana geldi. Bunlar ciddi hak kazanımları sağlayan iki sonucun elde edilmesini neden oldu; Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi.

Ek olarak 1776'daki Virginia Haklar Beyannamesi bir dizi temel hak ve özgürlükleri sağlamıştır.





Resmi ekleyen


Fransa Meclisi'nin 26 Ağustos 1789'da onayladığı İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi



Bunları 18. ve 19. yüzyıllarda Thomas Paine, John Stuart Mill ve Hegel gibi düşünürler tarafından insan hakları felsefesinde gerçekleştirilen ile ilerlemeler takip etmiştir. İnsan hakları terimi büyük olasılıkla Paine'in "İnsan'ın Hakları" isimli eseri ve William Lloyd Garrison'ın 1831'de "The Liberator"de çıkan ve "okuyucularına insan haklarının esas nedenini yazmaya çalıştığını" anlattığı yazıları yayınlandığı dönemde kullanılmaya başlandı.

Birçok grup ve hareket insan hakları adına 20. yüzyılda çok büyük toplumsal değişimleri gerçekleştirdiler. Batı Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da, sendikalar çalışanların greve gitme hakkını garanti altına alan, asgari çalışma koşullarının oluşturulmasını sağlayan, çocuk işçilerin çalışmalarını düzenleyen veya çalıştırılmalarını yasaklayan yasaların çıkarılmasını sağladılar. Kadın hakları hareketi kadının oy verme hakkını kazanmasında başarılı oldu.

Ulusal bağımsızlık hareketleri sömürgeci güçleri ülkelerinden çıkarttılar. En etkileyici bağımsızlık hareketlerinden birisi Hindistan'ı İngiltere'nin sömürgesi olmaktan çıkaran Mahatma Gandhi'nin hareketidir. Dünyanın bir çok yerinde uzun süreli ırkçı ve dini baskı altındaki azınlıkların hareketleri başarılı oldu; ABD'de de sivil haklar hareketi ve daha yakın zamanlarda çeşitli kimlik politikaları hareketlerinde olduğu gibi. Uluslararası Kızıl Haç Komitesi'nin kurulması, 1864 Lieber Sözü ve gene 1864'teki ilk Cenevre Sözleşmeleri iki Dünya savaşından sonra daha da geliştirilecek olan Uluslararası İnsaniyet Yasasının temellerini atmıştır.

Dünya Savaşları, inanılmaz boyuttaki insan kayıpları ve büyük insan hakları ihlalleri modern insan hakları belgelerinin gelişiminin arkasındaki itici güç olmuştur. Milletler Cemiyeti, I. Dünya Savaşı'nı takiben 1919'da yapılan Versailles Barış Antlaşması'nda yapılan görüşmelerde kuruldu. Cemiyet'in hedefleri şunlardı;silahsızlanma, ortak güvenlik çerçevesinde savaşı önleme, diplomasi ve görüşmeler yoluyla ülkeler arası anlaşmazlıklara çözüm bulmak ve küresel refahı artırmak. Daha sonra Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nde yer alacak olan hakların çoğunu savunma kararlılığı da kuruluş amaçlarında vardı. 1945'teki Yalta Konferansıda Müttefik Güçler Cemiyet'in rolünü oynamak üzere yeni bir yapı kurma kararı aldılar.Bu yapı Birleşmiş Milletler olacaktı. BM kuruluşundan bugüne kadar uluslararası insan hakları hukukunun uygulanmasında önemli bir rol oynamıştır.


İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi


Erkek, kadın ve çocukların temel insan hak ve özgürlüklerinin belirlendiği İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (The Universal Declaration of Human Rights) 1948 yılında Birleşmiş Milletler tarafından benimsenmiştir. Bu bildirge birçok ulusal ve uluslararası yasanın temelini oluşturur.



Dosya Ekle  Magna_Carta.jpg   266,08K   1 kere indirildi Dosya Ekle  Kiros Silindiri.JPG   67,26K   1 kere indirildi Dosya Ekle  İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi.jpg   432,44K   1 kere indirildi

Konu Hale tarafından 31 Temmuz 2015 Cuma - 19:54 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İnsan Hakları Kavramı Gelişimi Ve Düşünsel Temelleri



Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (Universal Declaration of Human Rights)

o Madde 1: Her insan özgür; onur ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdanla donatılmış olup birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranır (Sencer, 1988:48).

Avrupa Konseyi tarafından ilan edilen insan haklarını ve temel özgürlükleri koruma sözleşmesi (Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms)

o Madde 2: herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Hiç kimse, yasada ölüm cezası öngörülen bir suçu işlemesi durumunda bir mahkeme kararının yerine getirilmesi dışında amaçlı olarak yaşamından yoksun bırakılamaz (Sencer, 1988:398).


İnsan hakları kavramının temelinde elbette insan olgusu bulunmaktadır. Akıl taşıyan, düşünen ve aynı zamanda psikolojik varlık olarak insanın sırf insan olması nedeniyle doğuştan bazı haklarının varolduğu savı insan hakları düşüncesinin başlangıcı olmuştur. Her insanda temelde bir toplumsal ilişkinin sonucu olarak varlık kazanır ve yaşamını sürdürür.

Hak kavramı da toplumsal yaşama geçiş ile birlikte ortaya çıkmıştır. Genel olarak hak bir kimsenin isteyebileceği, ileri sürebileceği ve kullanabileceği bir durumu belirtir. İnsanların gereksinimlerini karşılayacağını belirten devlet onların doğuştan gelme bazı hak ve özgürlükleri bulunduğunu ve bunları koruyacağını söylemiştir. Hak ve özgürlüklerinin güvende olduğunu gören insanlarda bazı sınırlamalara bu güvence karşılığında toplumsal yaşam içerisinde rıza göstermişlerdir. Hak ve yetki olguları aslında toplumsal düzeninin temelinde vardır.

İnsan haklarının düşünsel temelleri çok eski dönemlere kadar götürülebilir. Ancak bu hakların bir kavram olarak biçimlenmesi 18.yüzyıldan sonra başlamıştır. Nitekim insanlar ilk olarak uzun yıllar yaşam üzerine düşünmeye başlamışlardır. Yaşamın değeri ve canlıların varoluşu, onu izleyen tüm diğer değer ve ideallerin kaynağıdır. Her insanın fizyolojik olarak değerinin yanında yaşamı geliştirici ve besleyici tüm etkinliklerden yararlanma hakkına sahip olduğu düşüncesi zaman içinde gelişip ifade edilmiştir.

İnsanların tam ve tatmin edici yaşamlar sürdürerek mutlu olacakları ve tüm dünyada barış ve huzurun ancak böyle sağlanabileceği gerçeğine ulaşılmıştır. İnsan haklarının ikinci önemli düşünsel boyutu eşitliktir. Eşitlik basit ve yalın ifadesiyle her şeyin herkes için aynı olmasıdır. Eşitlik hiçbir ayrıcalığı kendi yapısı içinde barındıramaz. En küçük bir ayrıcalık ya da ilgisizliğin insan haklarının törpülenmesine neden olacağı unutulmamalıdır. İnsan ve toplumun aynı düzen içerisinde bütünleşmesini sınırlayacak ve sosyal düzenin belli bir grubun lehine olacak şekilde kurumlaşmasını sağlayacak uygulamaların karşısında olunarak toplumsal adaletin yerine getirilmesi eşitlikten anlaşılan olmalıdır. Özgürlük ise bir anlamda insan haklarının özünü oluşturmaktadır. Özgürlük insanın bütün yönleri ve boyutları ile gelişme olanaklarına kavuşabilmesidir. Nitekim uzun yıllar düşünsel boyutlarıyla ortaya konmaya çalışılan bu kavramlar Fransız İhtilali sonrası somutlaşarak bir takım belgeler aracılığıyla yazılı hukuklarda da vücuda gelmişlerdir.

İnsan haklarıyla ilgili ilk düşüncelerin eski Yunan ve Roma da gündeme geldiği ve o dönemin düşünürlerince ele alındığı görülmektedir. Bu dönemde insanı her şeyin temelinde yer alan görüşlerin gelişmesine rağmen, bunların o dönemin toplumlarında gerçekleştiğini söyleyebilmek olanaksızdır. Katı bir devlet anlayışının hakim olduğu o dönemlerde tüm insan ilişkileri ve toplumsal olgular devlet yönetiminin egemenliği altında gelişiyordu. Ortaçağ da ise yeni bir dönem başlamış ve devletin sınırsız hukuk sistemi yavaş yavaş ortadan kalkmıştır. Ortaçağ tam bir özgürlük dönemi olmamakla beraber yinede insanların kişilik kazandığı bir ortamı hazırlamıştır. Ortaçağlarda siyasi yapıyı feodal düzen oluşturmaktadır. Böyle bir düzende halk yöneticilere karşı hizmet ve sadakatle yükümlüyken, yönetenlerde onların can ve mal güvenliğinden sorumluydular. Bu dönemde din olgusu da giderek ön plana çıkmış ve dinsel ilkelerin devlet yönetimlerini etkisi altına aldığı gözlenmiştir. Tek tanrılı dinlerin giderek ön plana çıkması ve dinsel etkilerin devlet yönetimlerinde hissedilmesiyle insanlarında bazı hak ve özgürlüklere sahip olduğu gerçeği yavaş yavaş belirmeye başlamıştır.

Dinin getirdiği hükümler sayesinde insanlar sahip oldukları hakları devlete karşı ileri sürebilir duruma gelmişlerdir. Devlet yöneticilerinin, yönettikleri halkla tanrı katında eşit oldukları, yönetici olmanın bir ayrıcalık olmadığı gerçeği dile getirilmeye başlanmıştır. Böylece hükümdarlar, egemenlik haklarını kilise aracılığı ile tanrıdan aldıkları için dinin denetimine razı olmuşlardı.

O dönemde insan haklarıyla ilgili kazanımlarını genel olarak kralın yetkilerinin kısıtlanması dolayısıyla da halkın özgürlüklerinin artması yönünde olduğu bilinmektedir. Bu çağlardaki antlaşmaların en önemli örneğini hiç kuşkusuz 1215 tarihli İngiliz Büyük Şartı (Magna Charta Libertatum) oluşturmaktadır. 63 madde içeren şartta, kişinin can ve mal güvenliğine sahip olduğu belirtilerek, bunlar kralın keyfi müdahalelerine karşı korunmuştur. Şartta ayrıca, kişiye keyfi yakalama ve ceza takibine karşı korunma gibi somut bir takım haklar da tanınmışsa da, bunları uygulamada etkin bir şekilde gerçekleştirebilecek mekanizmalar kurulamamıştır. Buna rağmen, büyük şart, kralın yetkilerini kısıtlayan ve kişi hak ve özgürlüklerin sınırlarını genişleten ilk adım olarak insan hakları alanında ilk ve en önemli belgelerden biri sayılmaktadır.

15. yüzyıldan sonra batı dünyasında olan bilimsel, ekonomik ve siyasal durgunluk, haçlı seferleriyle elde edilen bilimsel ve teknik gelişme ile hareketlenmeye başladı. Bilim adamlarının gözlem ve deneye yönelmesi, olayların akıl yoluyla sorgulanmaya başlaması tüm toplumsal düzene hakim olan dininde sorgulanması beraberinde getirdi. Tüm bu gelişmeler daha sonra birbiri ardına gelişecek düşünsel dönüşüm süreçlerine hareket verecek olan Rönesans'ın doğmasına neden oldu. Rönesans'ta ilk hamleyi bilim başlatmış, aklın değeri yeniden keşfedilmiş, bu özellik de akıl ile duyguyu birleştiren güçlü bir sanat akımı doğurmuştur. Bu gelişme içinde değişen devlet yapıları, Reform hareketinin getirdiği aydınlanma, devlet ve siyaset felsefesine de yansımış, sözü geçen alanda çeşitli düşünceler ileri sürülmüş, modern insan hakları ve özgürlük kavramlarına geçiş sağlanmıştır (Mumcu, 1992:43).

Bu düşünsel dönüşüm süreçleri sonrası gerçekleşen Fransız İhtilali ise belki de tüm dünya için atılan önemli bir adım olmuştur. İnsan haklarının ülke sınırları gözetilmeksizin bütün dünyada geçerli olduğu şeklindeki evrensel insan hakları anlayışı, Fransız İhtilali sonucu yerleşmiştir. Bu ülkede yapılan temel hak ve özgürlüklerin geniş bir şekilde yer aldığı anayasal düzenlemeler, Avrupa'nın diğer ülkelerini de çok derinden etkilemiş ve çığ gibi yayılmıştır. İnsan hakları alanında adım adım gerçekleşen bu gelişmeler sonucu ilk kez İngiltere’de, 1689 tarihli temel haklar bildirisi, daha sonra 1776 tarihli Virginia İnsan Hakları Bildirisi ve Amerikan Bağımsızlık Bildirisi ve 1789 tarihli Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirilerinde, insanların doğal, evrensel ve devredilemez haklarının olduğu dile getirilmiş ve bu hakların devletlerin anayasalarına girme süreci başlamıştır.

Anayasal denetim mekanizmalarıyla güvence altına alınmaya başlanan insan hakları, bu yüzyıldan sonra tam anlamıyla gelişerek bugünki modern insan hakları anlayışına zemin hazırlamıştır. Nitekim 20.yüzyıl insan haklarının ulusal sınırların dışına çıkarak evrenselleştiği bir dönem olmuştur. Bu dönem insan haklarının, devletler için sadece ahlaki bir yükümlülük olmaktan çıkıp, siyasi bir anlam ve içerik kazandığı bir dönem olmuştur. İnsan haklarının uluslararası arenadaki bu sarsıl maz yerini almasında yarım yüzyılda gerçekleşen iki dünya savaşının etkisi de önemli roller oynamışlardır.

Yaraları bugün bile sarılamayan bu savaşlar, milyonlarca insanın ölümü ve sakat kalmasıyla, insanın değeri ve onuruna yakışmayan olaylara meydan vermesi sonucu tüm dünyada barışın sağlanması insan hakları ve özgürlüklerine gereken saygının gösterilmesi uğrunda uluslararası bir bilincinde doğmasına neden oldu. İnsan hakları ve özgürlükleri konusunda savaş sonrasındaki çabaları iki kesime ayırmak gereklidir. Bunların ilki daha global (toptan, bütünsel) olan BM'in başını çektiği çabalardan, diğeri ise Avrupa devletlerinin kendi aralarında gösterdikleri çalışmalardan oluşmaktadır (Mumcu, 1992:98). Bu çabalar sonucu ilk kez Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'ni, 1950 yılında vrupa Konseyi'nin ilan ettiği İnsan Haklarını ve Temel Özgürlüklerini Koruma Avrupa Sözleşmesi izlemiştir. Bu belgelerde insanlığın yüzyıllardır ulaşmaya çalıştığı tüm insanların özgür, onurlu ve haklar yönünden eşit doğdukları, bu haklardan herkesin ırk, cinsiyet, din, dil, maddi durum ve doğuş biçimi gibi nedenlerle bir ayrıma tabi tutulmaksızın yararlanmaları gerektiği gerçekleri ifade edilmiştir. Kuşkusuz bu iki belge modern insan hakları doktrinin uygulamaya yönelik en temel kaynakları olarak günümüzde hala geçerliliği olan belgelerdir. Bu bildirilerin önemi kavrandıkça temel metinlerde kısa cümleler halinde ifade edilen hükümleri açan ve üye devletlerin iç hukuklarına aktarabilecekleri yeni bildiri, sözleşme gibi metinler imzalanmıştır.

Bu sözleşmelere ve bildirilere imza atan devletler insan haklarıyla ilgili herhangi bir ihlalde bazı yaptırım ve müdahaleleri de kabul etmiş oluyorlardı. Böylece insan hakları geçerliliği uluslararası belgelerle kabul edilen ve tüm dünyanın onayladığı bir zaferle günümüze kadar olan yolculuğunu tamamlamıştır. Bu yeni bildiriler sonucu demokratik toplumlarda kişilere tanınan özgürlükler veya haklar; pozitif statü hakları, negatif statü hakları ve aktif statü hakları olarak üçe ayrılmıştır.

Negatif statü hakları, kişinin devlet tarafından dokunulamayacak, kişinin özel alanının (inanç, düşünce özgürlüğü, kişi güvenliği gibi) sınırlarını çizen özgürlüklerdir. Bu haklar devlete negatif bir tutum, karışmama görevi yükler. Bu haklara aynı zamanda klasik haklar, devlet üstü haklar ya da temel haklar da denilmektedir. Pozitif statü hakları ise, vatandaşın devletten olumlu bir davranış hizmet ve yardım isteme haklarıdır (sağlık, eğitim, çalışma, sosyal güvenlik gibi). Bu haklara aynı zamanda sosyal haklar ya da devletçe tanınan haklar da denilmektedir. Aktif statü hakları ise, referandum seçme seçilme yollarıyla bireylerin toplum yönetiminde söz sahibi olma, kararlara katılma yetkisi veren, siyasi haklar da denilen haklardır.

Görüldüğü gibi insan haklarının tarihsel süreç içerisinde adım adım geldiği bugünki noktasından tek bir geri adımı bile felaket olarak nitelenebilir. Eski dönemlerde bir çoğu hayal olarak kabul edilen bir çok özgürlük ve hakkın bugün yasalarla koruma altında olduğunu bilmek sevindiricidir. Fakat yaşadığımız yüzyılda her şeyin yolunda olduğunu söylemekte bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Küreselleşme sürecinde sermayenin giderek daha az elde toplanması, mülksüz, işsiz ve geçim araçlarından yoksun bırakılan kitlelerin yoksulluk ve açlığa terk edilmesi, dünya polisliğine soyunan sözde büyük devletlerin istedikleri ülkeleri çeşitli gerekçelerle sömürmeleri endişe ve korku içinde izlenmektedir. Bütün insanlığın daha iyi, güzel ve mutlu bir dünya için bu düzenin devamı için çalışanlara ortak bir tavır ve tepki koyabilmesi aklın, bilginin ve özgür düşüncenin önderliğinde olacaktır.


#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi


Universal Declaration of Human Rights - UDHR



Haklarımızın Ne Kadar Farkındayız?


Eski devletlerin yönetim anlayışı baskıydı.

Böyle giden bir işleyişe "dur" diyebilmek için 1215 yılında İngiltere Kralına kabul ettirilen bildirge, Magna Charte (Magna Karta) İnsan Hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayınlanan bir diğer önemli bildirge, Amerika'da yayınlanan Bağımsızlık Bildirgesi'dir. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi'nden sonra yayınlanan "İnsan Hakları Bildirgesi"nde gerçek yerini alacaktır.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra, devletler; bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gerçeğinde birleştiler. Çünkü, insanlar özgür olmazlarsa savaşlar sürüp gidecek bu da uygarlıkların sonunu getirebilecekti.

İnsanın değişimi ve gelişmesinin sonucunda 10 Aralık 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi doğmuştur. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştur.

İnsanın bu noktaya varmak için verdiği mücadelenin temelinde düşünülebilmesi yatıyor. İnsanı insan yapan en büyük değerlerden biridir düşünebilmek. Bu nedenle, özgürce düşünme hakkı, yaşama hakkından sonra gelen en önemli haklardan biridir. Böylesi hak ve özgürlükleri yaşayan bireylerden oluşan bir toplumda haksızlıklardan, eşitsizliklerden, adaletsizliklerden söz edilebilir mi? İnsan hakları ihlallerinden de...

İnsanın en önemli hakkı yaşama hakkıdır. Yaşama hakkını düşünme, eğitim-öğretim, çalışma, iletişim... hakları desteklemektedir. Tüm bunlar da eğitim hakkıyla beslenebilir. Anayasamızda "Kimse eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılamaz" denilmektedir. Millî Eğitim Temel Kanunumuz da bunu desteklemektedir. Eğitimciler olarak, insanı haklarının bilincine ve sorumluluğuna vardırmak da en önemli görevlerimiz arasındadır.

İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında diğer demokrasilerle aynı değer ve amaçları paylaşan Türkiye, insan hakları standartlarının en yüksek düzeye getirilmesi amacıyla son yıllarda birçok önemli adım atmıştır.

9 Nisan 1997 tarihinde kurulan ve insan hakları konularıyla görevli Devlet Bakanı başkanlığında, Başbakanlık, Adalet, İçişleri, Dışişleri, Sağlık ve Millî Eğitim Bakanlıkları Müsteşarlarının katılımıyla faaliyetlerini sürdüren İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu'nun (İHKÜK) çalışmalarına hız verilmiştir. Öte yandan İnsan Hakları Komisyonu (İHK) bugüne kadar 150'ye yakın karar almış ve bu kararların büyük bir bölümü uygulamaya geçirilmiştir.



T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı
2001


#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi - Universal Declaration of Human Rights - UDHR



• 8 Mayıs 1898 - İnsan Hakları Kurumu'nun oluşması.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_08_Mayis_1980_Cicek_Hastaligi_v_t34714.html&gopid=133134#entry133134']Tarihte Bugün: 08 Mayıs' target='_blank'>Tarihte' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_08_Mayis_1980_Cicek_Hastaligi_v_t34714.html&gopid=133134#entry133134']Tarihte Bugün: 08 Mayıs

http://www.kadimdostlar.com/Yakin_Donem_Turkiye_Tarihi_f14/TBMM_insan_Haklarini_inceleme_Komisyonu_Gorevler_t65748.html&gopid=133135#entry133135']TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu | Görevleri - Başvurular - Temel Hak Ve Özgürlükler - Türkiye'de İnsan Hakları Alanında Anayasal -Yasal Değişiklikler ' target='_blank'>TBMM' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Yakin_Donem_Turkiye_Tarihi_f14/TBMM_insan_Haklarini_inceleme_Komisyonu_Gorevler_t65748.html&gopid=133135#entry133135']TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu | Görevleri - Başvurular - Temel Hak Ve Özgürlükler - Türkiye'de İnsan Hakları Alanında Anayasal -Yasal Değişiklikler

#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi - Universal Declaration of Human Rights - UDHR




• 10 Aralık 1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.


• 10 Aralık - Dünya İnsan Hakları Günü


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_10_Aralik_2002_Stanford_Univers_t12169.html']Tarihte Bugün: 10 Aralık' target='_blank'>Tarihte' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Olaylar_Doganlar_Olenler_f180/Tarihte_Bugun_10_Aralik_2002_Stanford_Univers_t12169.html']Tarihte Bugün: 10 Aralık

#8
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi


Universal Declaration of Human Rights - UDHR



Dünya İnsan Hakları Günü



Resmi ekleyen



• 10 Aralık 1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.


10 Aralık 1948'de Kabul Edilen Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi'nin 64. Yıldönümü Olan 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü Kutlu Olsun.


Kadim Dostlar ™ Yönetimi


#9
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı