İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Açılım kavgaya dönüştü Erdoğan ve Bahçeli atışmasında ağır sözler kullanıldı. Tartışmaya Köşk ve Erbakan da katıldı..

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya henüz cevap yazılmadı

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Resmi ekleyen‘İSPAT EDEMEZLERSE ALÇAKLAR’

Başbakan Erdoğan “Kürt açılımının Amerikan Projesi olduğu” iddialarına ilişkin olarak “Bunu ispat ederlerse her şeye varım. Ama ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar” diye konuştu. DSP, MHP ve ANAP’ı hedef alan Erdoğan “Öcalan idamı ile alakalı olarak kararı sumen altında bekleten iktidar kimdi? Bunlar şimdi neyi konuşuyorlar?” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile arasındaki “demokratik açılım” konusundaki tartışmayı daha da sertleştirdi.

Cuma namazını kıldığı Dolmabahçe’deki Bezm-i Âlem Valide Sultan Camisi’nden çıkarken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, “demokratik açılım” çalışmalarına ilişkin olarak “Siyasi iktidar olarak her tür sorunun üzerine gitmek durumundasınız. Bu olayı bir terör sorunu olarak ele almayı önemsiyorum. Çünkü ülkemizde, bizim için şu andaki sıkıntı terör noktasındadır” diye konuştu.

Erdoğan, Sezen Aksu ile görüştüğünü ve hassasiyetinden dolayı teşekkür ettiğini ifade ederek “Tüm sanat dünyamızdan biz bu duyarlılığı bekliyoruz” dedi.

Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’in son açıklamalarına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi: “Türkiye’de idam cezası kalkmadan önce bu ülkenin iktidarında kim vardı? DSP vardı. MHP vardı. ANAP vardı. Ve yakalanıp getirildiği zaman Öcalan idamı ile alakalı olarak kararı sumen altında bekleten iktidar kimdi? Bunlar değil miydi? Bunlar şimdi neyi konuşuyorlar?”

Başbakan Erdoğan “Demokratik açılımın Amerikan Projesi olduğu” iddilarına ilişkin olarak ise şu sert ifadeleri kullandı: “Bunu ispat ederlerse her şeye varım. Ama ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar. Bu kadar açık, bu kadar ağır konuşuyorum. Çünkü artık bu kadar iftiraların, bu kadar hakaretlerin altında bu iktidar kalmaz. Bu iktidar Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidarıdır.”

Resmi ekleyen‘MONDROS’ BENZETMESİ

BAHÇELİ’DEN ‘MONDROS MÜTAREKESİ’ VURGUSU

‘MGK bildirisi kaygıları daha da derinleştirdi’


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “demokratik açılım” konusunda hükümete yönelik eleştirilerini bu kez Milli Güvenlik Kurulu’na (MGK) yöneltti. Bahçeli, MGK toplantısından sonra yapılan açıklanan bildirinin kaygıları daha da derinleştirdiğini ileri sürdü. Bahçeli, son gelişmelerle ilgili alınan kararların MGK’de değil Bakanlar Kurulu’nda oluşturulduğunu bildirdi.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, sert eleştirilerde bulundu. Bahçeli, açıklamasında “hükümet eliyle başlatılan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından yalnız olmadıklarını açıklama kaygısı ile devlette görülmemiş uyum olduğu yönünde izaha çalışılan vahim süreç içinde Türk milli kimliğine yönelik yıkım arayışlarının hızla devam ettiği” ifadelerini kullanırken Türkiye’nin ve Türk milletinin bekasına ağır darbe vuracak bu gelişmeler sürerken 20 Ağustos 2009 tarihindeki MGK toplantısından sonra yapılan basın bildirisinin milletin kaygılarını daha da derinleştirdiğini ileri sürdü. Bahçeli, “Söz konusu açıklamada, hükümetin başlatmış olduğu milletimizi ayrıştırma projesinde çalışmalara devamın tavsiye edilmiş olduğu ifade edilmiştir” dedi.

Bahçeli, MGK’nin, kendisine görev, yetki ve sorumluluk veren bir yasayla kurulmuş anayasal kuruluş olduğunu işaret ederek şöyle devam etti: “Ancak bu kuruluşun, devletin ve milletin bekasına halel getirecek köklü ve kalıcı tavsiye kararlarını alması ve buna da devlet politikası denilmesi kabul edilemez bir yaklaşımdır. Bir konunun Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından savunuluyor ve bunun da bir yüksek kurulda konuşuluyor olması da o konuyu milli ve meşru hale getirmeyecektir. Nitekim milletimize esaret dayatan Mondros Mütarekesi’nin de devlet yönetiminin rızası ile hayat bulduğu bilinen en acı gerçeklerden birisidir.”

MGK’nin yasasına atıfta bulunan Bahçeli, “milli varlığın, bütünlüğün korunması ve kollanmasına” maddesine açık aykırılık bulunduğunu ileri sürerek “Unutulmamalıdır ki Osmanlı devletinin yıkılışında rol alanlar da devlet başkanı, devlet ve hükümet adamı sıfatı taşıyorlardı” dedi.

MGK mevzuatının, Bakanlar Kurulu’nun “MGK’nin belirlediği görüşler dahilinde” tespit edilen görüşleri siyaset haline getirebileceğinin hükme bağlandığına dikkat çeken Bahçeli, “Oysa kamuoyuna yansıyan son gelişmeler alınan kararların MGK’de değil Bakanlar Kurulu’nda oluşturulduğunu, MGK’de sunumunun yapıldığını işaret etmektedir. Nitekim 8 Ağustos 2009 tarihinde medyaya ‘sivil MGK’ adı ile tanımlanan toplantıda; hükümetin MGK üyesi bakanlarının ‘prova’ yaptığı kamuoyuna yansımıştır” görüşünü savundu.

Resmi ekleyenBUNLAR ÇOLUK ÇOCUK’

Eski Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan, AKP hükümetinin Kürt açılımını, “İsrail’in oyunu” olarak değerlendirdi. Eski öğrencilerini “Türkiye’yi bölmek isteyen Avrupa’nın oyununa gelmekle” suçlayan Erbakan “Bunlarda yeterli devlet tecrübesi yok. Bunlar çoluk çocuk takımı. Bizim Türk-Kürt diye, ayrım diye bir meselemiz yok” dedi.

Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Beldesi’ndeki yazlığında dinlenen Erbakan, Ayvalıburun Camii’nde kıldığı cuma namazı sonrasında, kameriyede oturup geleneksel cuma sohbetini yaptı. Hükümetin dış güçlerin oyununa geldiğini, Haim Nahum Doktrini’ni yıllardan beri anlattığını belirten Erbakan şöyle konuştu:

“Nedir, bu doktrin? ‘Türkiye’yi İsrail’e bin yıldan beri vilayet yapamadık. 5 sene cihan harbi yaptık. 5 sene İstiklal Harbi yaptık, gene bunları işgal edemedik. Öyleyse stratejimizi değiştiriyoruz’ diyorlar. Türkiye’yi İsrail’e vilayet yapmak için harp yolunu bırakıyor. Zor, pahalı, meşakkatli yol yerine, ekonomik ve kolay olay yolu seçiyorlar. Nedir bu? ‘Türkiye’yi aç bırakacağız, borca esir edeceğiz, dininden uzaklaştıracağız. Böylece birbiriyle çarpıştıracağız. Güçsüz bırakıp, güçsüz noktaları İsrail’e vilayet yapacağız’ diyorlar. Öbür taraftan Avrupa Uyum Komisyonu da bizi kendimizden uzaklaştırıyor ve bölüyor. Bunlarda yeterli devlet tecrübesi yok. Bunlar çoluk çocuk takımı. Avrupa’nın oyununa geliyorlar. Bana bak yaaa, sen ağzındaki baklayı çıkarsana; ‘İlle Kürt meselesi diye, Türkiye’nin bölünmesini istiyorlar. Bu yolda çalışmamızı istiyorlar’ meselesini ortaya koysana. Bunlar dış güçlerin meseleleri, Haim Nahum planı. Türkiye’yi bölmek için oynanan oyunlar. Böyle Türk-Kürt diye, ayrım diye bir meselemiz yok. Kürt-Türk birbirimizin kardeşiyiz. Bu sebepten dolayıdır ki bu meselede bütün memleket evlatlarının uyanık olması, dış güçlerin oyununa gelmemesi lazım. Yöneticilerin de bilhassa onlara alet olmamaları lazım.”




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı