İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Atatürk ve Kürtler | Sırrı Yüksel Cebeci

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...


Resmi ekleyen Atatürk ve Kürtler (1)

Atatürk’le uğraşmaktan vazgeçmiyorlar. “İstikbal göklerdedir” ve “Vatan söz konusu ise gerisi teferruattır” gibi sözler Atatürk’e ait değilmiş...
Bir aydın, araştırmacı veya tarihçi değil, Emre Aköz...
Velev ki Atatürk söylemedi bu sözleri, derdiniz ne?
Her Türk’ün altına imzasını atacağı bu sözler, sizi neden rahatsız ediyor?

Atatürk’e mi karşısınız, yoksa sözlerine mi?
İşinize gelen söz Atatürk’e ait, işinize gelmeyen söz Atatürk’e ait değil.
Mesela şu “Atatürk Kürtlere özerklik vaat etti” iddiasının üstüne neden balıklama atlıyorsunuz?
Yalan olduğunu bildiğiniz halde?

Atatürk’ün Kürtlere özerklik vaat ettiği iddiasını ilk kez Sabancı Üniversitesi Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Cemil Koçak 2006 yılında ortaya attı.
Aynı iddia Yaşar Kemal tarafından da dillendirilince; Özdemir İnce, Hürriyet’teki köşesinde üst üste birkaç gün konuyu ele aldı, iddiayı belgelerle çürüttü.
Yani Cemil Koçak ile Yaşar Kemal’e ağızlarının payını verdi.

Ancak bölücüler, mal bulmuş mağribi gibi, iddiaya dört elle sarıldılar ve her platformda gündeme getirmeye başladılar.

DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, partisinin Diyarbakır İl Kongresi’nde aynen şunları söyledi:
“1920 Yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kürtlere muhtariyet veya özerklik sözü verildi. Ancak Kurtuluş savaşından sonra bu unutuldu. Bugünkü yönetim eğer Mustafa Kemal Atatürk’ü bu devletin kurucusu ve ulu önder olarak kabul ediyorsa Kürtlere verdiği sözü yerine getirsin.”

*

Maltepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç’ten bir e-mektup aldık.
Mektubuna şöyle başlıyor Sayın Çekiç:
“Son günlerin gündem konusu ‘Kürt Açılımı’... Hazır bir açılım söz konusu olmuşken de ‘Nereye kadar açılalım?’ sorusuna verilecek yanıta ışık tutması için belli Kürt çevreleri ‘...Zaten Atatürk de Kurtuluş Savaşı esnasında ‘Kürtlere Özerklik’ sözünü vermişti, TBMM 10 Şubat 1922’de Kürtlere Özerklik tanıyan bir yasayı bile kabul etmişti... En azından oraya kadar açılalım...’ demeye getiriyorlar.”
Gerçekten de TBMM Kürtlere özerklik tanıyan bir yasa çıkarmış mıydı?

“Hayır” diyor Dr. Orhan Çekiç ve şunları ekliyor:
“İddia edildiği gibi 10 Şubat 1922 tarihinde bir Meclis Oturumu yoktur ki, o gün bir kanun geçmiş olsun. Bunun bir an için Meclis’te değil de, bir tasarı olarak ‘Vekiller Heyeti’ (Bakanlar Kurulu) toplantısında hazırlanmış olduğunu farz edelim, o zaman da ‘...Kanun neden gizli çıkarıldı? Kimden çekiniliyordu? Kanun uygulanmak için yapılır, gizli kanun kimin ne işine yarar? Gizli olduğuna göre belli ki usulüne uygun olarak ilan edilmemiş. Bu takdirde o metin ‘kanun’ hükmünde olur mu?...” gibi birçok soruya yanıt bulmamız gerekecektir.”

*

Sorun, Atatürk’ün İzmit’te gazetecilere söylediklerinin ve 1921 Anayasası’nın kasıtlı olarak yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyor.
Atatürk, ne Kurtuluş Savaşı öncesinde ne de sonrasında “Kürtlere özerklik” anlamına gelebilecek tek söz söylemedi, tek eylemde bulunmadı.



Sırrı Yüksel CEBECİ


#2
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Resmi ekleyen Atatürk ve Kürtler (2)

ATATÜRK Kürtler’e özerklik vaat etmiş miydi? “Kesinlikle hayır” diyor Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç ve bunun bir “bölücü yalanı” olduğunu söylüyor.

Peki, ne demişti Atatürk:

“Adım adım bütün memlekette ve geniş ölçüde doğrudan doğruya halk tabakalarının ilgili ve etkili olduğu ‘mahalli idareler’ kurulması iç ve dış siyasetimizin gereklerindendir. Kürtlerin oturduğu bölgelerde ise, hem iç siyasetimiz ve hem de dış siyasetimiz açısından adım adım mahall” bir idare kurulmasını gerekli bulmaktayız...”
Atatürk’ün El-Cezire Komutanı Nihat (Anılmaz) Paşa’ya gönderdiği 5 maddelik talimatta da bu sözleri yer almıştı.

Çekiç’e göre, yani sadece Kürtlerin yaşadıkları illerde değil Türkiye’de tüm illerde, birer “tüzel kişilik” olarak “mahalli idareler” kurulacağını, bu idarelerin vakıflar, okullar, eğitim, sağlık, tarım, bayındırlık gibi konularda özerk olacağını, bu idarelerin Merkez’den bu konularda bağımsız kararlar alabileceğini söylemişti.
Bunun bir “otonomi” olmadığı açıktı.

*

ATATÜRK, 16-17 Ocak 1923’te İzmit’te İstanbul basınıyla konuştuğunda, 1921 Anayasayı yürürlükteydi ve Gazi sadece bu Anayasa’nın ilgili maddelerinden söz ediyordu.

Gerçekten de 1921 Anayasası’nın 10. maddesinde, “Türkiye coğraf” durum ve ekonomik ilişki bakımından illere, iller ilçelere bölünmüş olup, ilçeler de bucaklardan meydana gelmektedir” deniliyordu.

11. madde ise şöyleydi:

“İller, bölgesel işlerde tüzel kişiliğe ve özerkliğe sahiptir. İç ve dış siyaset, şeriata, adalete, askerliğe ait işler, milletlerarası ekonomik ilişkiler ve hükümetin genel vergileri ile, faydası birden çok ili kapsayan hususlar müstesna olmak üzere; BMM’ce konulacak kanunlar gereğince vakıflar, okullar, eğitim, sağlık, tarım, bayındırlık ve sosyal yardım işlerinin düzenlenmesi ve yönetilmesi İl Meclisleri’nin yetkileri içindedir.”


Bu ne demek?
Dr. Orhan Çekiç’e göre, şu demek:

“Mesela Kürt kökenli yurttaşlarımızın çoğunlukta yaşadığı bir ilde, bu İl Genel Meclisleri’ne seçilecek üyeler çoğunlukla Kürt kökenli olacakları için, bu yöre halkı o belirtilen konularda özerk olarak alacağı kararlar ve yapacağı uygulamalarla kendi kendini yönetmiş olacaktır. Gazi’nin söylediği budur ve sadece budur. Bundan bir “otonomi” anlamında özerklik sonucu çıkarmak en hafifinden “yanlış değerlendirme” olur. Eğer kastettiği otonomi olsaydı, o zaman o sözcüğü açıkça kullanırdı ama kullanmıyor.”

*

ATATÜRK Kürtlere özerklik vaat etmiş olsun veya olmasın.
Zaman geçti, şartlar değişti.
Bugün PKK ve DTP ile cümle bölücüler madem “özerklik” istiyor, verip kurtulalım.
Bu Atatürk’e, eserlerine ve mirasına ihanet olmaz mı?
Amaç bu zaten...
Atatürk’ü gözden düşürmek, tarihten ve gönüllerden silmek...
O kadar kolay mı bu?


Sırrı Yüksel CEBECİ

#3
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
Resmi ekleyen Atatürk ve Kürtler (3)

Mustafa Kemal, Türk-Kürt ayırımını hiç yapmadı.

Güneydoğu’da da görev yaptığı için, çok sayıda aşiret reisi Kürt arkadaşı vardı.
Kürtler’in Erzurum ve Sivas kongrelerine temsilci olarak katılmalarını, Birinci Meclis’e milletvekili olarak girmelerini sağladı.

En yakın çalışma arkadaşlarından Vasıf Çınar, Kürt asıllıydı. Bedirhaniler Aşireti’ne mensup bu arkadaşını İkinci Meclis’e Saruhan milletvekili olarak soktu. Milli Eğitim Bakanlığına getirdi. Vasıf Çınar da, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nu Türkiye’ye kazandırdı.
Kürtler Mustafa Kemal’e ve Türkiye’ye hiç ihanet etmediler.

İhanet edenler, Milli Mücadele öncesinde de, sonrasında da bölücü Kürtler oldu.
Bugün olduğu gibi...

Bu tespitten sonra, gelelim Maltepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç’in, Mustafa Kemal’in Kürtlere özerklik vaat etmediğine ilişkin görüş ve belgelerinin son bölümüne...

*

Gazi’nin 1923’te İzmit’te gazeteci Ahmet Emin Yalman’a söylediği, kelimesi kelimesine şudur:

“... Anayasa gereğince zaten bir tür yerel özerklikler oluşacaktır. O halde hangi liva’nın halkı Kürt ise, onlar kendi kendilerini özerk olarak idare edeceklerdir demektir... Şimdi TBMM hem Kürtlerin hem de Türklerin yetki sahibi vekillerinden oluşmuştur ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve kaderlerini birleştirmişlerdir. Yani onlar bilirler ki, bu ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.”

(Bak.Mustafa Kemal, Eskişehir-İzmit Konuşmaları,1923, Kaynak Yayınları, 1999, s.103).

“Bu ifade ne demek? Net bir şekilde, ‘Otonomi olmaz!’ demek” diyor Dr. Çekiç ve devam ediyor:

“Kaldı ki 1923 yılına gelinceye kadar çok kritik dönemlerden geçilirken bile bölücü Kürtlere böyle bir taviz verilmemiştir. Örneğin Milli Mücadele’ye karşı ilk isyan hareketi, Mustafa Kemal Paşa’nın tam da Samsun’a çıktığı günlerde, Midyat, Nusaybin, Ömerkan, Dirilömer çevresinde İngiliz güdümünde ve desteğinde bir Kürt Devleti kurmak için başlatılan Ali Batı Ayaklanması’dır. (11 Mayıs-18 Ağustos 1919). Bir taraftan ülke baştan aşağı işgal edilirken ortaya çıkan bu isyancılara en ufak bir taviz verilmemiş, anlaşma yoluna gidilmemiş, sonunda isyan bastırılmıştır.”

*

İngiltere ve Fransa’nın kışkırtmasıyla Güneydoğu Anadolu’da bir Kürt devleti kurmak üzere Siverek civarında ortaya çıkan Milli Aşiret Olayı... (1 Haziran-6 Eylül 1920).
Diğer bir aşiret isyanı Cemil Çeto Olayı... (20 Mayıs-7 Haziran 1920).

Bu isyanların güçlükle bastırıldığını anlatan Dr. Orhan Çekiç diyor ki:

“Nihayet tam da 2. İnönü Savaşı sürerken, Sivas, Erzincan ve Tunceli bölgelerinde iki ay süreyle etkin olan Koçkiri Ayaklanması (6 Mart-17 Haziran 1921) bile sonucu değiştirmemiştir. Kaldı ki, bu isyanı çıkartanların amacı Zara, Divriği, Refahiye, Kuruçay ve Kemah havalisinde ‘özerk bir yönetim’ kurmaktı. Durum son derecede kritikti. Yunan Ordusu 2. İnönü Savaşı’nı kaybetmese, Ankara yolu açılmış ve her şey bitmiş olacaktı.

Erzurum Kongresi bittikten sonra 12 aşiret reisine yazdığı mektuplarla, onların desteğini isterken bile, karşılığında en ufak bir ima yollu dahi olsa Kürtlere yönelik bir taviz vermedi.”
(Bak. Orhan Çekiç, Samsun’dan Erzurum’a, Cumhuriyet Yayınları, İstanbul, 2007).

Kürt Sait, “Mustafa Kemal bize özerklik sözü vermişti ama sözünü tutmadı” gibi bir gerekçeyle mi isyan etti?


Sırrı Yüksel CEBECİ




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı