İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Kök Hücre - Stem Cell Nedir? | Kök Hücre Türleri - Embriyonik Kök Hücreler - Fetal Kök Hücreler - Embriyonik Korsinoma Hücreleri - Yetişkin Kök Hücreler - Embriyonik Kök Hücreler Ve Potansiyel Uygulama Alanları

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 8 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kök Hücre Nedir?



Kök hücreler vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneğine sahiptir.


Resmi ekleyen



Bir insan mezenşimal kök hücresi



Genel olarak 3 tür kök hücre vardır. Bunlar totipoent, multipotent ve pluripotent kök hücrelerdir.

Bir hücrenin totipotent olması bütün vücudun tüm organ ve dokularına dönüşebilmesi anlamına gelir. Bu hücreler plasenta ve amnios kesesi zarları gibi embriyo dışı dokulara da farklılaşma yeteneğine sahiptirler. Totiptent hücreler gelişmenin ileri evrelerinde pulirpotent hücrelere dönüşebilirler. Pluripotent hücreler totipotent hücreler gibi vücudun bütün hücrelerine dönüşmezler. Pluriptent bir hücre vücudun birçok hücresine dönüşebilecek yetenektedir. Multipotent hücreler gelişmenin daha ileri evresine ait hücrelerdir ve özelleşmiş hücre tiplerine farklıklaşabilirler. Örneğin, multipotent bir kan hücresi diğer özelleşmiş kan hücrelerine dönüşebilme kabiliyetine sahiptir.

Bu açıklamaya bir örnek verecek olursak, totipoent hücreler ilkokul öğrencileri gibidir, gelecekte her türlü mesleğe yönlenebilirler. Pluripotent hücreler üniversite öğrencileridir hangi okulda okuyorlarsa o mesleği yapmak üzere hazırlanmaktadırlar. Multipotent hücreler ise üniversiteden mezun olduktan sonra bir meslek gurubunda alt dallara ayrılan uzmanlara benzetilebilir.

Totipotent hücreler embriyonun en erken evresindeki kök hücrelerdir. Pluripotent hücreler embriyonun blastokist evresinden itibaren ve fetusta bulunabilen hücrelerdir. Multipotent hücreler ise kordon kanı ve yetişkin kök hücrelerdir.



Kök Hücre Türleri



Resmi ekleyen


Embriyonik, Fetal ve Teratokarsinom Kök Hücre Kaynakları




Embriyonik Kök Hücreler



Embriyonik kök hücreler blastokist evresindeki bir embriyonun iç hücre kitlesinden elde edilirler. Embriyonik kök hücrelerin 1998 yılında Thomson ve arkadaşları tarafından üretilebilmesiyle birlikte embriyonik kök hücre konusunda bir çığır açılmıştır.

Günümüzde, insan embriyolarındaki çalışmalar in-vitro fertilizasyon kliniklerinde artan ve bağışlanan embriyolarda yürütülmektedir. Embriyo potansiyel bir canlı olarak kabul edilebildiğinden bu hücrelerin araştırmada veya tedavide kullanımı ile ilgili etik sorunlar ortaya çıkmıştır. Bazı ülkelerde araştırma için kullanılmaları yasaklanmıştır. Embriyonik kök hücreler pluripotent hücrelerdir; vücutta yaklaşık 200 hücre tipine dönüşebilirler.



Çekirdeği çıkartılmış bir yumurtayla kaynaştırılarak elde edilmiş olan (klonlanmış) bir embriyodan elde edilebilirler. Klonlanmış bir embriyodan elde edilen kok hücreler hastanın bağışıklık sistemi ile uyum gösterirler. Embriyonik kök hücreden elde edilen hücre kümeleri embrioid cisimcikler (embrioid bodies) olarak adlandırılmaktadır. Bu kümeler üç ana germ tabakasından kaynaklanan çeşitli hücre tiplerine yönlenmiş hücrelerden, farklılaşmamış olanlara kadar değişen hücreleri içermektedir.


Resmi ekleyen


Embrioid Cisimcikler



Günümüzde, kök hücrelerin farklılaşmasının kontrolü üzerinde durulmaktadır. Bu amaçla kültür ortamına çeşitli büyüme faktörleri, sitokinler ve kimyasallar eklenmiş, farklı destek hücreleri kullanılmış ve gen aktarımı ile farklılaşmanın yönlenmesi yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Embriyonik kök hücrelerin farklılaşmadan kendini yenileyebilmesi için birçok faktörün denge içinde olması gerekmektedir. In-vitro olarak farklılaşmayı kontrol etmek için kültür ortamında destek hücreler ve sitokinlerden yararlanılmaktadır. İnsan embriyonik kök hücreleri, fare embriyonik fibroblast hücreleri ve "Leukemia Inhibitory Factor"-LIF varlığında bu özelliklerini korumaktadır. Destek hücreler ve LIF ortamdan uzaklaştırıldığında hücreler arasında kümeleşme ve sonrasında Embriyoid Cisim oluşumu gözlenir.


Resmi ekleyen


Destek kültüründe üreyen embriyonik hücreler



Embriyonik kök hücrelerin diğer molekül veya başka türlerden elde edilen hücrelerle temas etmeksizin üreyebileceğini gösteren son araştırmalar bu hücrelerin daha sağlıklı ortamlardan elde edilebileceklerini ve klinik kullanımları konusunda güvenilirliğin artabileceğini göstermektedir.


Embriyonik kök hücrelerin tedavide kullanılabilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. Tedavi amaçlı kullanımda bugün aşılması gereken engel farklılaşmanın istenilen yönde kontrol edilmesidir. Potansiyel klinik amaçlı kullanımı FDA (U.S. Food and Drug Administration) tarafından onaylanan kök hücre soyları NIH'e (U.S. National Institutes of Health) ait internet sitesinde (http://escr.nih.gov) sürekli olarak yenilenerek duyurulmaktadır.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Kordon_Kani_Nedir_Kordon_Kani_Nerede_Kullanilir_t67075.html']Kordon Kanı Nedir? | Kordon Kanı Nerede Kullanılır? Kordon Kanı Nasıl Toplanır? Kordon Kanı Bankacılığı Nedir? Kordon Kanı Bankacılığı Yönetmeliği - Türkiye'de Kordon Kanı Bankaları... ' target='_blank'>Kordon' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Kordon_Kani_Nedir_Kordon_Kani_Nerede_Kullanilir_t67075.html']Kordon Kanı Nedir? | Kordon Kanı Nerede Kullanılır? Kordon Kanı Nasıl Toplanır? Kordon Kanı Bankacılığı Nedir? Kordon Kanı Bankacılığı Yönetmeliği - Türkiye'de Kordon Kanı Bankaları...

Konu Hale tarafından 25 Ekim 2015 Pazar - 21:38 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Fetal Kök Hücreler


Fetus 1998 yılında Gearhart ve ark.'nın çalışmaları sonucunda, 5-9 haftalık fetusun gonadal kıvrım ve mezenter bölgesindeki primordial germ hücrelerinin kültürü ile embriyonik germ hücreleri elde edilmiştir. Ancak, immun baskılanmış farelere enjeksiyon sonrasında teratoma oluşumu gösterilememiştir.

Fetustan elde edilen kök hücrelerin araştırma veya tedavide kullanımı uygun doku gruplarına ait fetus kaynaklarının oluşturulması gibi etik açıdan ciddi sorunlar doğurabilir. Ancak, kendiliğinden düşük yapmış kişilerde bu hücreler bağışlanarak araştırma ve tedavi amacıyla kullanılabilir. Gerekli fetus kaynağının az olması nedeniyle fetus kaynaklı germ hücreleri araştırmaları eski hızını kaybetmiştir. Günümüzde çeşitli kalıtsal hastalıklar fetal karaciğer kaynaklı kök hücre nakilleri ile tedavi edilmektedir.


Embriyonik Korsinoma Hücreleri


Embriyonik karsinoma hücreleri teratokarsinom olarak adlandırılan germ hücre tümörlerinde bulunan kök hücrelerdir. Teratokarsinomların öncü germ hücrelerin malign halinden kaynaklandığı düşünülmektedir. İnsanda daha sık olarak testis tümörlerinde rastlanmaktadır. Bu tümörler tek bir tümör hücresi tipinden çok, farklılaşmış hücre tiplerinden oluşmaktadır.



Yetişkin Kök Hücreler


Yetişkin kök hücreler uzun süre kendini yenileyebilme kapasitesine sahip ve yetişkin dokulardaki öncü hücrelere farklılaşma özelliğinde olan hücrelerdir. Yetişkin kök hücrelerin kullanımı etik açıdan sorun oluşturmamaktadır. Bu hücreler kişinin bağışıklık sistemine uyum gösterirler. Günümüzde, tüm hücre tiplerine dönüşemedikleri için yetişkin kök hücrelerin kullanımlarının sınırlı olduğu düşünülmektedir. Bu hücreler, plasenta olarak adlandırdığımız bebeği besleyen organdan, göbek kordon kanından ve yetişkin kişilerin vücutlarından elde edilebilirler.

Göbek kordonu kesilip bebek ayrıldıktan sonra ilk yarım saat içerisinde anne rahminden düşen plasenta ve göbek kordon kanı yetişkin kök hücreler için önemli bir kaynaktır. Bu hücreler yetişkin vücudundaki hücrelere göre daha genç bir dönemde elde edildiklerinden diğer yetişkin hücrelere göre kullanım açısından bazı avantalara sahiptirler.


Kordon kanı kök hücrelerinin avantajları ;

• Alıcıya daha kolay uyum sağlarlar
• Genç hücrelerdir
• Yaşayabilme yetenekleri daha yüksektir
• Daha fazla sayıda elde edilebilirler



Göbek kordon kanı kök hücre kaynağı olarak dünyada, özellikle çocuklarda 1988 yılından beri çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Kordon kanı elde edildikten sonra bir dizi işlemden geçirilir ve kırmızı kan hücreleri elimine edilir. Daha sonra dondurma işlemi için kullanılan özel eriyiklerin içerisinde sıvı nitrojen içerisinde dondurularak saklanır. Bu işlem kordon kanı bankacılığı olarak adlandırılır.



Resmi ekleyen

Plasenta



Yetişkin bir insanın vücudunda da kök hücre kaynakları bulunmaktadır. Bu hücreler vücutta az miktarlarda bulundukları için saflaştırılmaları da ayı bir sorun olarak görülmektedir. Vücut dışında embriyonik kök hücreler kadar çoğalma yetenekleri yoktur. Kemik iliğinde bulunan kok hücreler yetişkin kök hücreler için iyi bir örnek oluşturmaktadır. Örneğin yetişkin bir insanda he gün 200 milyon kadar kırmızı kan hücresi bu ana hücrelerin farklılaşması ile elde edilmektedir. Kemik iliği kök hücreleri yaklaşık 30 yıldan uzun bir süredir kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Tanım olarak, yetişkin kök hücreler organizmanın yaşamı boyunca kendini yenileyebilme özelliğini koruyan hücrelerdir. Ancak, vücut dışında embriyonik kök hücreler kadar uzun süre özelliklerini koruyarak üretilememektedir. Yetişkinde bulunan hücreler öncü hücrelere ve daha sonra da özelleşmiş hücrelere faklılaşırlar. Bu açıdan, yetişkin kök hücreleri incelerken, bu hücreleri dokuya özgü öncü hücrelerden ayırt etmek oldukça zor olmaktadır.

Yetişkin kök hücreler insan vücudunda sadece kemik iliğinde değil özellikle yağ dokusu olmak üzere birçok doku ve organda bulunabilirler. Yağ dokusundan elde edilen kök hücrelerin kemik iliğinden elde edilen kök hücreler kadar dönüşüm yeteneğine sahip olduğu bildirilmektedir. Yağ dokusundan kemik iliğine göre daha fazla sayıda hücre elde edilebilmektedir. Bu hücrelerin bulundukları doku ve organlarda küçük hasarların giderilmesinde rol oynadığı düşünülmektedir. Günümüze kadar bu hücrelerin sadece belirli bir gurup hücreye faklılaşabileceği düşünülüyordu. Ancak günümüzde bu hücrelerin başa değişik hücre tiplerine de dönüşebileceği bilinmektedir.

Örneğin kemik iliği hücreleri karaciğer, sinir, kas ve böbrek hücrelerine dönüşebilmektedir. Hatta günümüzde bir yetişkin kök hücrenin değişime uğrayarak pluripotent özellik taşıyan bir kök hücreye dönüşebileceği gösterilmiştir. Bu özellik karşılıklı farklılaşma (transdiferensiyasyon) olarak adlandırılır. Bu hücrelerin farklı doku tiplerine dönüşebilmelerini ve vücut dışında daha uzun süre yaşabilmelerini sağlamak amacıyla günümüzde yoğun bir şekilde çalışmalar devam etmektedir.

Burun boşluğunu örten dokudan elde edilen kök hücrelerin embriyonik kök hücreler gibi yüksek bir farklılaşma yetenekleri olduğu gösterilmiştir. Bu hücreler, embriyonik kök hücrelere göre daha kolay elde edilebilmeleri açısından önemli bir kök hücre kaynağı olarak değerlendirilmektedir.

Konu Hale tarafından 25 Ekim 2015 Pazar - 21:37 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kök Hücre Nakli İle Hangi Hastalıklar Tedavi Edilir ?



1. Lenfomalar (Lenf Bezi kanseri)

2. Lösemiler:

- Akut Lenfositik Lösemi
- Akut Myelositer Lösemi
- Akut Non-lenfositik lösemi
- Kronik Myelisiter Lösemi
- Miyelodisplazi


3. Multipl myeloma

4. Solid tümörler

- Göğüs Kanseri
- Beyin tümörleri
- Ewings sarkoma
- Over kanseri
- Neuroblastoma

5. Anemiler

- Aplastik anemi
- Fanconi anemisi


6. İmmün yetersizlikler


- Ağır Kombine immün yetersizlik (Severe Combined Immunodeficiency Disease) (SCID)
- Kombine değişken immün yetersizlik (Combined Variable Immune Deficiency) (CVID)
- Wiscott-Aldrich Sendromu (WAS)
- Hemofagositik lenfohistiyositoz


7. Kalıtsal metabolik bozukluklar


- Hurler sendromu
- Lökodistrofiler
- Osteopetrosis

8. Birçok hastalık üzerinde ise çalışmalar devam etmektedir. Çalışmaların yakın zamanda sonuçlanacağı bazı hastalıklar:

- İnme
- Bazı otoimmün hastalıklar( diyabet, lupus, multipl skleroz)
- Kalp hastalıları
- Musküler distrofi
- Neurolojik bozukluklar (ALS, Parkinson)
- Kemik/kıkırdak hastalıkları


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kök Hücre


Embriyonik kök hücreler gelecekte doktorlara felçten diyabete pek çok hastalığın tedavisinde yardımcı olacak. Ancak bilimin bu noktaya ulaşmadan önce, toplumda yükselen karşıt görüşler ve ülke yönetimlerinin bu konudaki çekinceleriyle yüzleşmesi gerekiyor.



Başlangıçta bir hücre iki, iki hücre de dört oluyor. Verimli hücreler çoğalıp birçok hücreden oluşan bir yumruya, her biri insan olma potansiyeli taşıyan toplara dönüşüyor. Uzmanlar uzun süredir, taşıdıkları inanılmaz güçten habersiz bu hücreleri genç bir insan embriyosundan alma ve onların, rahimde gerçekleştirdikleri mucizeyi -insan vücudunu oluşturan 200 kadar hücre çeşidine farklılaştırma yetisini- steril koşullarda hayata geçirme düşü kuruyor. Karaciğer hücreleri. Beyin hücreleri. Deri, kemik ve sinirler...

Bu düş, hastalıklı organ ve dokuları -ensülin pompası veya titanyum vida gibi kaba mekanik araçlarla değil de kök hücrelerden üretilmiş, canlı yedek parçalarla- onararak tıpta bir devrim yaratmak. Ve bu, aynı zamanda, rejeneratif tıpta yeni bir çağın başlaması anlamına da geliyor.

Devrimler sırasında, ne yazık ki, neredeyse her zaman kargaşa hakim olur. Wisconsin Üniversitesi'nden (Madison, ABD) bir araştırmacı olan James Thomson, Kasım 1998'de üreme sağlığı kliniklerindeki fazla embriyolardan hücre almayı ve dünyadaki ilk insan embriyosu kök hücresi hattını kurmayı başardığını duyurduğunda gerek kendisi gerekse diğer araştırmacılar umduklarından çok daha fazlasını buldular. Bu, pek çok farklı durumda, devletin fon sağladığı büyük bir araştırmaya dönüşebilecek türden bir buluştu. Ancak bunun yerine hızla, din ve siyasetin girdabına kapıldı.

Yanıt bekleyen sorular vardı: Gerekli embriyolar nereden sağlanacaktı ve yardım bekleyen milyonlarca hastayı tedavi etmek için araştırmacılar kaç embriyoya zarar vereceklerdi?

En çok kaygı duyanlar, embriyoları toplumun tüm bireyleriyle aynı haklara sahip, savunmasız üyeleri olarak gören ve embriyolardan hücre alınmasını yamyamlıkla eşdeğer olarak nitelendirerek şiddetle kınayanlar. Onlar, bu cesur yeni dünyanın insan yedek parçaları üretmek için "embriyo çiftlikleri" ve "klonlama fabrikaları" ile dolu olacağı uyarısında bulunuyorlar. Ve araştırmacıların erişkin kök hücreleri -yetişkin insanların kemik iliği ve diğer organlarının yanı sıra doğumda atılan göbek kordonunda bulunan kök hücreleri- kullanarak da aynı sonuca ulaşabileceklerini iddia ediyorlar.

Kök hücre araştırmasını savunanların ileri sürdüğü karşıt görüş ise erişkin kök hücrelerinin bazı hastalıklar için yararlı olsalar da şu ana kadar embriyonik kök hücrelerin ürettiği hücre türlerinin tümünü üretmekte yetersiz kaldıkları yönünde. Dünya genelinde üreme sağlığı kliniklerindeki derin dondurucuların istenmeyen ve atılmasına karar verilen embriyolarla dolup taştığına işaret ediyorlar. Bu embriyoların her biri bu cümlenin sonundaki noktadan daha küçük. Üstelik bir sinir sisteminin ayırt edici özellik ya da işaretlerine de sahip değil. Kök hücre araştırmasını destekleyenler, "Eğer anne babalar bu embriyoları bağışlamayı kabul ediyorlarsa bu durumda bunları insanları hastalıktan kurtarma amacıyla yapılan araştırmalarda kullanmamanın etik olmayacağı" görüşünde.

Embriyonik kök hücrelerin tıpta vaat ettiklerinden kuşku duyan çok az kişi var. ABD'de ölüm nedenlerinin başında gelen kalp hastalığını ele alalım. Embriyonik kök hücreler biraraya gelip insanı ürküten bir uyum içinde -bir laboratuvar kabında dahi- atan kalp kası hücrelerine farklılaşabiliyor. Ve işte bu kalp hücreleri kalp hastalığı olan fare ve domuzlara enjekte edildiğinde hasarlı veya ölü hücrelerin yerine geçip iyileşmeyi hızlandırdı. Benzer araştırmalar, kök hücrelerin diyabet ve omurilik zedelenmesi gibi durumlarda da olumlu sonuç verebileceğini gösteriyor.

Kök hücre araştırmalarına karşı çıkanlar embriyonik kök hücrelerin hayvanlar üzerinde yapılan ve bazen tümörlere veya istenmeyen doku çeşitlerine farklılaşabileceğini gösteren -örneğin, olasılıkla, iyileştirmeleri beklenen kalplerde tehlikeli kemik parçaları oluşturmaları gibi- endişe verici araştırmalara dikkat çekiyor. Araştırmaları savunanların buna yanıtı ise bu sorunlarla nadiren karşılaşıldığı ve nasıl önleneceklerine ilişkin olarak da yakın dönemde çok şey öğrenildiği yönünde.

Tartışma ve iddialar sürüyor ama kural koyucular ve hükümetler yanıtlar için beklemiyor. Almanya gibi, işin, insanlar üzerinde yapılan ve etik olmayan deneylere kadar gitmesinden endişelenen bazı ülkeler, kök hücre araştırmalarının bazı tiplerine yasaklama getirdi bile. ABD gibi diğerleri ise hükümetin sağladığı mali destek konusunda ciddi sınırlamalar getirirken, özel sektörün istediğini yapmasına izin verdi. İngiltere, Çin, Kore ve Singapur gibi bazı ülkeler de dikkatle çizilmiş sınırlar çerçevesinde maddi desteğin yanı sıra etik açıdan denetleyerek bu alanın desteklenmesini ve kök hücre araştırmalarının merkez üsleri haline gelmeyi amaçlıyor.

Siyasi iklimler böylesine farklılık gösterirken dünya genelindeki araştırmacılar da hangi yöntemlerin en kısa sürede tedaviyle sonuçlanacağını görmek için yarışıyor. Yaklaşımları farklı, ama tümü bir noktada birleşiyor gibi görünüyor: İnsanlığın embriyo gelişiminin gizemleri üzerindeki denetimini nasıl sağladığı, aynı zamanda bize kim olduğumuz ve ne olacağımız konusunda oldukça çok şey söyleyecek.



Yıllar Yılı Süren Tartışma


Berlin Müzesi'nde bulunan, kürtajla alınmış bu cenin, embriyonik kök hücre araştırmalarıyla ilgili etik tartışmalara işaret ediyor. Bu araştırmalara karşı olanlar, kök hücre tedavilerinin geliştirilmesi için embriyoların yok edilmesini kürtajla bir tutuyor. Destekleyenler ise yapay döllenmeden arta kalan binlerce embriyonun kullanılmamasının etik dışı olduğunu belirtiyor.


#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Mucize Çocuk


Paris'te Francoise Bernaudin'in uyguladığı kemik iliği nakli, orak hücreli anemi hastası olan dokuz yaşındaki Anthony Pululu'nun iyileşmesini sağladı. Bu yöntem aslında yıllardan beri başvurulan bir kök hücre tedavi yöntemi; hastanın bağışıklık ve kan sistemlerinin vücuttan temizlenip atılmasına ve bunların yerine vücutta yeniden çoğalacak sağlıklı ilik kök hücreleri koymaya dayanıyor. Daha tartışmalı embriyonik kök hücrelerin değil, "erişkin" kök hücrelerin kullanıldığı bu tür umut verici tedavi yöntemlerinin sayısı gittikçe artıyor.



Resmi ekleyen



Büyüyen Organlar


Bu karaciğer biçimli "yapı iskelesi", hücre büyümesini teşvik etmek için kullanılan ve biyolojik açıdan parçalara ayrılabilen bir temel. Yepyeni bir organın gelişmesi için aşılanacak kök hücrelerinin büyürken izlediği yolları göstermek üzere mavi renge boyanmış. Anthony Atala'nın Wake Forest Üniversitesi laboratuvarında çalışan araştırmacılar, erişkin hücreler kullanarak bu tür vücut parçaları yaratıyorlar; ama embriyonik kök hücrelerin genetik yapısını da inceliyorlar. Denetim altına alınmaları mümkün olursa, bu hücreler daha çok yönlü işlevlere yatkın ve potansiyel olarak umut verici bir tıbbi araç sayılıyor.



Modern Öncü


Kök hücre devriminin dev adları arasında, İtalya'nın Veneto kentindeki Göz Bankası Vakfı'nda çalışan Graziella Pellegrini de yer alıyor. Onun deri hücreleri, özellikle de kornea kök hücreleri üzerine araştırmaları, görme özürlülerin görme yetisi kazanmalarına yardımcı oluyor. Yakın dönemde keşfedilen ve kornea kök hücrelerini kullanarak, kimyasal ya da diğer yanıklar nedeniyle görme yetisi zarar görmüş hastalar için yeni ve temiz kornea dokuları yaratıyor.



Yazı : Rick Weiss
Fotoğraflar : Max Aguilera-Hellweg, M.D.


Kaynak

Konu Hale tarafından 25 Ekim 2015 Pazar - 21:36 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Yumurtalıklarda Kök Hücre


Yumurtalıklarda Kök Hücre Var Mı, Üreme Ve Menopoz İçin Kullanılabilir Mi?


Amerika Birleşik Devletlerinin Tennessee eyaletindeki araştırmacıların yaptıkları bir çalışma, infertilite problemi ile uğraşan hekimlerin büyük ilgisini çekmiştir. Bu çalışmada yumurtalık dokusunda bol miktarda bulunan yüzey hücrelerinden yumurta hücresi geliştirilmiştir. Bildiğimiz üzere kadınlar belirli bir sayıda yumurta hücresi ile doğmakta, yıllar içerisinde yumurta sayısı gittikçe azalmakta ve menopozda artık yumurtalıklarda yumurta hücresi kalmamaktadır. Bu durum, özellikle ileri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda büyük zorluklar doğurmaktadır. Yaş ilerledikçe, yumurta sayısının azalmasına bağlı olarak, kendiliğinden veya tedavi ile çocuk sahibi olma imkanı belirgin ölçüde azalmaktadır.


Resmi ekleyen



Araştırma ise şunu göstermektedir: yumurtalıklar içerisinde yer alan ve sayı kısıtlılığı bulunmayan yüzeysel hücreler, belirli şartlarda kültüre edildiklerinde yumurta hücresine dönüşebilmektedir. Dolayısıyla bu hücreler kök hücresi görevi üstlenerek yeni bir yumurta hücre kaynağı oluşturmaktadır. Bu çok önemli bir gelişmedir.


Bu sayede şu imkanlar doğacaktır:


1. Yumurtalık rezervi erken yaşta azalan kadınlar, bu teknik ile yumurta geliştirilerek daha kolay çocuk sahibi olabilirler.
2. Prematür menopoz yaşayan kadınlarda gebelik imkanı doğabilir
3. Kanser tedavisi gibi sebeplerle yumurtalıkları bir daha fonksiyon görmeyecek kişiler veya bir ameliyat ile yumurtalıkların alınması gereken kişilerde, kolay bir laparoskopi operasyonu ile elde edilecek yumurtalık dokusu dondurularak, bu dokulardan ileride yumurta hücresi geliştirilebilir.
4. Genç yaşta çeşitli sebeplerle gebelik imkanı bulamayacak kadınlarda yumurtalık dokusu dondurularak, ileri yaşta gebelik imkanı doğduğunda yumurta kaynağı olarak kullanılabilir.

İnfertilite tedavisinde yumurtalık rezervi çok önemli bir kriterdir. Tüp bebek tedavilerinde tedavinin başarısı en derinden etkileyen faktör kadının yumurtalık rezervidir. Eğer rezervin azalmasına bağlı olarak yumurtalıklardan yeterli yanıt alınamıyorsa tedavide başarı şansı belirgin derece düşmektedir. Bu çalışmalar sonucu geliştirilecek teknikler, tüp bebek tedavisine çok önemli katkılar yapabilir.

Bu çalışmaların klinik uygulamaya geçirilebilmesi için daha ileri araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Yumurtalık yüzey hücrelerinden geliştirilen yumurta hücrelerinin (oositler) döllenme ve sağlıklı bir embriyo geliştirme kapasitesi henüz bilinmemektedir.


Doç. Dr. Bülent Urman

Konu Hale tarafından 25 Ekim 2015 Pazar - 21:36 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kök Hücre



Embriyonik Kök Hücreler Ve Potansiyel Uygulama Alanları



Kök hücreler, kendini yenileme özelliğine sahip, vücut içinde veya laboratuar ortamında uygun şartlar sağlandığında birçok farklı hücre tipine dönüşebilen farklılaşmamış hücrelerdir. Yetişkin kök hücreleri, kordon kanından elde edilen kök hücreler ve embriyonik kök hücreler günümüzde bilinen üç temel kök hücre kaynaklarıdır.

Yetişkin kök hücreleri vücutta birçok doku ve organda bulunurlar ve bulundukları bölgedeki hücrelerin hasar görmesi durumunda çoğalarak hasarlı kısmın onarılmasını sağlarlar. Yakın zamanda deney hayvanları ile gerçekleştirilen çalışmalarda, bulundukları ortama göre daha farklı hücrelere de dönüşebildikleri gösterilmiş olsa da, dönüşebildikleri hücre tipleri sinirlidir.

Kordon kani kök hücreleri doğum sırasında bebeği anneye bağlayan umbilikal kordondan elde edilirler. Bu hücreler, her ne kadar erken gelişim döneminde elde edilmiş olsalar da yetişkin hücre sınıfına girmektedir ve farklı doku ve hücre tipi oluşturma özellikleri benzer şekilde sinirlidir. Günümüzde kordon kani kök hücreleri özellikle kan ve immune system hastalıkları için son derece önemli bir tedavi olanağı oluşturmaktadır. Bunun yanında tedavi amaçlı kullanımlarında karşılaşılan en büyük problemler yeterli miktardan az kök hücre içerebilmeleri ve transplantasyon gerçekleştirilecek kişi ile doku uyumu taşıyan örneğin bulunmasındaki zorluklardır. Kordon kani kök hücrelerinin laboratuar ortamında geliştirilme potansiyelleri sinirli olduğundan yüksek miktarda örnek gerektiren işlemlerde basari şansı düşmektedir. Dünyada ve ülkemizde bu amaçla oluşturulan kordon kanı bankaları ve saklanan örnek sayısı arttıkça yukarıda bahsedilen hastalıklarda tedavi olanağı da artabilecektir.


Embriyonik kök hücreler nasıl elde edilir?


Embriyonik kök hücreler, implantasyon öncesi erken gelişim döneminde blastosist aşamasına ulaşmış embriyolardan elde edilirler. Bu aşamadaki bir embriyo iki farklı hücre tipinden oluşur: Dış kısımdaki trofektoderm adi verilen hücreler implantasyon sonrası plasenta yapısını olusturmakta iken iç kısımda bir kitle halinde bulunan ICM hücreleri fetal yapıyı olusturmaktadır. Laboratuarımızda embriyonik kök hücreler, iç kısımdaki bu hücrelerin özel immünolojik ve mekanik yöntemler kullanılarak ayrıştırılması sonrası özel besi yeri ve büyüme faktörleri içeren ortamlarda büyütülmesi ile elde edilirler


Embriyonik kök hücreler laboratuar ortamında nasıl büyütülür?


Embriyonik kök hücrelerinin laboratuar ortamında büyütülebilmesi için değişik kültür yöntemleri üzerine çalışmalar devam etse de, gelişimleri için destek hücrelere ihtiyaçları vardır. Ayrıca başkalaşmamış yapılarının korunması için yetiştirildikleri kültür ortamlarının LIF (Leukemia indibitory factor), B-FGF gibi ajanlar ile desteklenmesi gerekir.


Embriyonik kök hücreleri diğer hücrelerden ayıran morfolojik, genetik, ve immünolojik özellikleri nelerdir?


Embriyonik kök hücrelerin, diğer vücut hücrelerine kıyasla son derece yüksek bir çekirdek/sitoplazma volüm oranı mevcuttur ve belirgin pronükleus yapisi içerirler. Bu hücreler, destek hücreleri üzerindeki kültürleri sırasında üç boyutlu koloni oluştururlar. Resim 3’te merkezimizde elde edilen insan embriyonik kök hücre suslarından NS-3’e ait morfoloji yapısı görülmektedir.

Embriyonik kök hücrelerin bir diğer önemli özelliği, kanser hücrelerine benzer sürekli bölünebilme özelliğine sahip olmaları ve bu hücrelerden farklı olarak normal bir karyotip yapısına sahip olmalarıdır.

Embriyonik kök hücreler, ayrıca ileri moleküler tanımlama teknikleri kullanılarak tanımlanırlar. İmmünolojik olarak tanımlanabilmeleri için erken dönemde ekspresyon gösteren işaretçilerin (SSEA-1, 3, 4, TRA-1-60 ve 81 vb) veya gen ürünlerinin (OCT-4, Alkalin Fosfataz vb.) immünositokimyasal yöntemler ile boyanması tekniği kullanılmaktadır.


Embriyonik kök hücrelerden hangi tip hücreler elde edilebilir?


Embriyonik kök hücreler, destek hücreleri ve ajanların yokluğunda başkalaşarak elde edildikleri canlı vücudunu oluşturan her türlü hücre ve dokuya dönüşebilirler. Her ne kadar bazı ajanların dönüşüm mekanizmalarındaki rolleri bilinse de, bu mekanizmalar günümüzde ancak belirli oranda bilinmekte ve kontrol edilebilmektedir.

farklı hücre tiplerini elde etmek için merkezimizde kullandığımız metod farklılaşmayı engelleyici faktörleri içermeyen kültür ortamı kullanılarak gerçekleştirilen hücre kültürü sonrası, her üç germ tabakasına ait hücre oluşumu gözlenen embriyoid body yapıları oluşturulması metodudur. İşlem sonrası elde edilmesi istenilen hücre dönüşümünün sağlanması için uygun şartlar ve gerekli kimyasal ajanlar kullanılmaktadır.

Günümüzde çalışmalar en çok kalp kası, sinir, insülin üretici hücre ve kan hücreleri üzerine yoğunlaşmıştır.


Embriyonik kök hücrelerin tedavi amaçlı kullanım potansiyelleri nedir?


Özellikle fare embriyonik kök hücreleri ile gerçekleştirilen çalışmalarda, bu hücrelerin çok farklı hücre tiplerine dönüşebildiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Halen bu canlılarda transplantasyon sonrası hasarlı bölge ve vücut içerisinde oluşturdukları yapılar ve dönüşüm mekanizmaları araştırılmaktadır. Buna paralel olarak elde edilen insan embriyonik kök hücreleri, sahip oldukları sürekli kendini yenileme ve insan vücudunu oluşturan tüm hücrelere dönüşebilme potansiyelleri sayesinde, yakın gelecekte Alzheimer, diyabet, Parkinson, enfarktüs gibi günümüzde tedavi imkanı olmayan veya son derece sınırlı olan hastalara bu imkanı sağlayabileceklerdir. Ayrıca, özellikle deney hayvanları ile yapılan çalışmalarda bu hücrelerin üreme hücresi oluşturabildikleri de gösterilmiştir. Bu nedenle gelecekte oosit veya spermi olmayan kişiler için de, kök hücrelerin infertilite tedavisinde kullanımı gündeme gelebilecektir. Diğer taraftan embriyonik kök hücrelerin doğasından veya transplantasyon işlemlerindeki birtakım sınırlamalardan dolayı klinikte kullanım günümüzde mümkün olmamaktadır.


Embriyonik kök hücrelerin klinikte tedavi amaçlı kullanımlarını sınırlayan faktörler nelerdir?


Doku veya organ nakli işlemlerinde başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden birisi alıcı-verici arasında oluşan doku uyumu sorunudur. Benzer sorunun gelecekte embriyonik kök hücre tedavilerinde de yaşanma olasılığı nedeniyle bilim adamları farklı çözüm önerileri geliştirmekteler: Bunlar sırasıyla kemik iliği veya kordon kanı bankacılığı örneğinde olduğu gibi doku uyumu özellikleri tanımlanmış kök hücre bankaları oluşturmak, doku uyumundan sorumlu genlerin genetik olarak modifikasyonu ile evrensel bir verici kök hücre oluşturmak ve kişiye özgü kök hücre üretilmesi için tedavi amaçlı klonlama teknikleri kullanmaktır.

Dünyada bugüne kadar 80’in üzerinde embriyonik kök hücre suşu rapor edilmiş olsa da bunlardan sadece belirli bir kısmı embriyonik kök hücre kriterleri yönünden test edilmiştir ve dünyada yapılan çalışmalarda sadece birkaç kök hücre suşu kullanılmaktadır. Tedavi amaçlı kullanımları söz konusu olduğunda doku uyumu probleminin yaşanmaması için en az birkaç yüz bin farklı kök hücre suşuna gereksinim duyulacağı düşünülmektedir. Bu nedenle elde edilmiş veya edilecek farklı embriyonik kök hücre suşlarını ortak bir bankada toplamak, ileride potansiyel kullanımları gündeme geldiğinde istenilen doku tipine sahip kök hücre suşunun kullanıma açık olabilmesi yönünden çok önemlidir.

Üzerinde çalışmaların başlatıldığı bir diğer yaklaşım, doku uyumundan sorumlu genlerin gen mühendisliği teknikleri ile değiştirilmesi sonrası transplantasyon uygulamalarında nakledilen hücrelerin alıcı vücut tarafından reddinin önlenmesidir. Bu yolla elde edilen genetik olarak değiştirilmiş hücreler birçok farklı kişide kullanılabileceğinden, gerçekleştiği taktirde kök hücre bankalarına gereksinim ortadan kalkabilecektir. Diğer taraftan genetik olarak değiştirilmiş hücrelerin tedavi amaçlı kullanımı beraberinde tekniğin ne kadar güvenilir olabileceği ve etik boyutu gibi farklı soruları da getirmektedir.

Bir diğer alternatif, tedavi amaçlı klonlama tekniği ile kişiye özgü kök hücre elde edilmesi yöntemidir. Özellikle son yıllarda çiftlik hayvanları ve deney hayvanları üzerinde uygulanan bir yöntem olan klonlama işlemi, tedavi amaçlı olarak kullanılabilir ve işlem sonrası elde edilen klon-embriyo ve embriyonik kök hücreler işlemde hücresi kullanılan kişi ile ayni doku uyumu genleri taşıdığından transplantasyon işlemlerindeki rejeksiyon problemi ortadan kalkabilir.

Gerek hayvan deneylerinde elde edilen düşük başarı ve gözlenen yüksek genetik bozukluk oranları, gerekse kısıtlı alıcı hücre kaynağı ve elde edilme yöntemlerine bağlı teknik ve etik sorunlar bu yöntemin insanda tedavi amaçlı olarak dahi kullanımını kısıtlamaktadır. Bilim adamları, klonlanmış embriyoların, normal döllenme yolu ile elde edilenlerden büyük ölçüde farklı bir genetik programa sahip olduklarını göstermişlerdir. Dolayısı ile aynı teknik ile elde edilecek kök hücrelerin gelecekte bu tip problemler içerip içermeyeceği şu an için bilinmemektedir.

Tüm bu bilinmeyenler nedeni ile insan klonlanması işlemleri başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok ülkede yasaklanmış ve bu çalışmaları yürüten kişiler hakkında yasal yaptırımlar ve cezalar düzenlenmiştir. Bununla birlikte bazı ülkelerde klonlama yasak olmasına rağmen tekniğin tedavi amaçla kullanımı serbesttir ve hatta bazılarında devlet tarafından desteklenmektedir. Yakın zamanda güney koreli bilim adamları gerçekleştirdikleri çalışmalarında tedavi amaçlı klonlama tekniklerini kullanarak ilk insan embriyonik kök hücre suşu elde etmişlerdir. Bu sonuç tüm dünyada bu konudaki etik tartışmaların daha da alevlenmesini sağlamıştır. Adı geçen çalışmada kullanılan yaklaşık 240 insan oositinden işlem sonrası sadece 1 kök hücre suşu elde edilmesi, tekniğin verimliliğinin tedavi amaçlı kullanımı ve klinik uygulamalar için son derece düşük olduğunu göstermektedir. Ayrıca çalışmaların büyük bir bölümü deney hayvanları ile gerçekleştirildiğinden tekniğin insanda tedavi amaçlı kullanımı konusunda henüz optimize edilmiş ve verimliliği kabul edilebilir düzeyde olan bir teknik bulunmamaktadır.


#8
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kök Hücre - Stem Cell


Kök Hücre İle Tedavide Dev Adım!


Resmi ekleyen



Fransız ve Belçikalı bilim insanları, ilk kez kez kök hücre tedavisi ile serebral korteksteki sinir hasarını onarmayı başardı


Konunun Devamı İçin Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Embriyonik_Hucre_Nakli_Kok_Hucre_ile_Tedavide_De_t83187.html'] Embriyonik Hücre Nakli | Kök Hücre İle Tedavide Dev Adım!' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Embriyonik_Hucre_Nakli_Kok_Hucre_ile_Tedavide_De_t83187.html'] Embriyonik Hücre Nakli | Kök Hücre İle Tedavide Dev Adım!

Konu Hale tarafından 25 Ekim 2015 Pazar - 21:36 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#9
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

Resim Linkleri Düzenlenmiştir.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı