İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Doğal Kaynak Nedir? | Doğal Kaynaklar - Doğal Kaynakların Korunması

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 5 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Doğal Kaynak Nedir?


Doğal Kaynaklar - Doğal Kaynakların Korunması


Doğal kaynaklar canlı ve cansız çevreyi belirleyen çevre bileşkenleridir. Hava, su, toprak, bitki örtüsü, hayvanlar ve madenler Dünyanın doğal kaynaklarını oluşturur. Bu nedenle doğal kaynakları,

• Canlı doğal kaynaklar
• Cansız doğal kaynaklar


olarak iki temel kümede toplamak olanaklıdır.


Resmi ekleyen



Canlı doğal kaynaklar denilince bitki hayvan ve mikro organizmalardan oluşan biyolojik çeşitlilik anlaşılır. Cansız doğal kaynaklar ise biyolojik çeşitliliğin bağımlı olduğu hava su ve topraktan oluşan yaşam ortamları ile madenler ve fosil yakıttan kapsayan yeraltı zenginlikleridir.

Doğal Kaynakların tükenmesi demek ciddi bir şekilde ekosistemi oluşturan canlılar için tehdit anlamına gelmektedir. Ekosistemin dengesinin bozulması ekosisteme bağlı olan her canlıyı doğrudan etkileyecek kimi canlı türleri yok olacak onun yokluğundan etkilenen diğer canlı türleri de varlığını sürdürmekte zorlanacaktır. Bu süreç zincirleme bir şekilde devam edecektir. Sanayideki hızlı gelişim ve değişimler ve diğer nedenlerle yaşamsal önemdeki doğal kaynakların hızla tükendiğini görüyoruz. Doğal kaynakların hızla tükenmesi insan ve diğer canlıların yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Biyolojik çeşitlilik bakımından zengin bir mirasa sahip olan ülkemiz birçok canlı türünün neslinin tehdit altında olduğu biliniyor. Nesli tehdit altında olan canlıların, varlıklarını sürdürebilmeleri için öncelikle tanınmaları, bilinmeleri ve yaşam alanlarının korunması gerekir.


1. Biyolojik Çeşitlilik


Genel olarak belirli bir yerdeki tüm bitki hayvan ve mikro organizma türleri biyolojik çeşitlilik olarak tanımlanır. Bir ülkenin temel doğal kaynaklarını oluşturan bu çeşitliliğe kimi bilim adamları biyolojik zenginlik adını da vermektedirler insan türünün geleceği büyük ölçüde biyolojik çeşitliliğin değerlendirilmesine bağlıdır. Kaba bir tahminle bugün için Dünyadaki biyolojik çeşitliliğin çok az bir bölümünün örneğin bitki türlerinin ancak yüzde birinin yeterince incelendiği hayvan türlerinde ve mikro organizmalarda bu oranın giderek daha da düştüğü ileri sürülmektedir.

Tarım hayvancılık balıkçılık ormancılık tıp eczacılık ve endüstri alanlarında kullanılan türler önemli bir ekonomik kaynak özelliği göstermektedirler. Bunun yanı sıra bu türlerin değişik çeşitleri ve yakın akrabaları da ekonomik değeri olan bitki ve hayvanların gen rezervi olarak kullanılmaktadır. Biyolojik çeşitliliğin ekonomik açıdan gösterdiği önem bu konuda yapılan bilimsel araştırmaları özendirmiş bu araştırmaların insanların geleceğinin güvence altına alınmasında büyük bir paya sahip olacağı ileri sürülmeye başlanmıştır.

Biyolojik zenginlik kavramı genetik çeşitlilik ve ekolojik çeşitlilik kavramlarını birlikte içermektedir.

Genetik çeşitliliğe değinmeden önce gen kavramına açıklık getirmek gerekir. Canlıların tüm özellikleri ile ilgili bilgiler gen denilen DNA molekülleri içinde bulunurlar. DNA molekülün bir kısmını oluşturan gen canlının herhangi bir özelliğini belirleyen en küçük ve temel kalıtım birimidir.

Genetik çeşitlilik bir türün değişen çevre koşullarına uyum sağlayabilmesi için gereken gen havuzundaki kalıtsal bilgilerinin çeşitliliğidir. Gen havuzu üyeleri arasında doğal yolla bilgi alışverişinde bulunabilen bir evrenin bireylerindeki ortak ve farklı genlerin toplamıdır. Genetik çeşitliliğe sahip olmayan canlı türler değişen çevre koşullarına dolayısıyla evrime ayak uyduramayıp tükeneceklerdir.

Ekolojik çeşitlilik ise; belirli bir bölgede yer alan farklı ekosistemleri ifade etmektedir. Belirli doğal bir sınır içinde yer alan bitki hayvan ve mikro organizmalar tür topluluğu denilen bir bütün oluştururlar. Ekolojik çeşitlilik tür topluluğunun yanı sıra bu topluluk içindeki tür sayılarım da içerir.

Biyolojik çeşitlilik hem Dünya hem de her ülke için ayrı ayrı canlı doğal kaynak zenginliği olduğundan ekonomik kalkınma açısından büyük bir önem taşır. Çünkü ülke ekonomisi kaçınılmaz olarak doğal kaynaklara dayanır. Bu nedenle söz konusu zenginliklerin korunması ve geliştirilmesi günümüzün eh önemli çevrebilimsel sorunudur. Piyasa ekonomisinin günlük çıkarlara dayanan kısa vadede kâr maksimizasyonu türlerin ve ekosistemlerin korunmasının uzun sürede sağlayacağı kârın göz ardı edilmesine yol açmaktadır.


Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilmesinde üç temel sorun ile karşılaşılmaktadır. Bunlar sıra ile şöyledir:


• Çeşitlerin kaybolması
• Türlerin kaybolması
• Doğal alanların bozulması


Zaman içinde kolay bozulmayan yaygın bir biçimde piyasaya sürülen dolayısıyla ticari değeri yüksek olan çeşitler yerel çeşitleri ve bunların yabani akrabalarını ortadan kaldırmaktadırlar. Böylece bir çeşit azalması ve giderek yok olması tohum ıslahında gerekli genetik kaynakların yavaş yavaş ortadan kalkmasına neden olmaktadır.

Çeşit kaybını izleyen bir bakıma onun tamamlayıcısı olan bir tür kaybıdır. Türlerin sayıca azalması denilebilen tür kaybı da doğrudan ekonomik yaran olmayan türlerde yoğunlaşmakta ekolojik dengedeki yeri henüz saptanamamış bir çok tür yok olmuştur.

Biyolojik çeşitliliğin yaşam ortamı bir diğer deyişle ekolojik çevresi çeşitlerin ve türlerin varlıklarını sürdürmelerini belirleyen temel öğedir. Canlı doğal kaynakların içinde bulunduğu doğal alanların korunması biyolojik zenginliğin sürdürülebilmesinin ilk koşuludur. Biyolojik çeşitlilik insanlığın refahına büyük katkıda bulunmaktadır. Günlük yaşamında insanlar çok ayırımına varmasalar bile bitki hayvan ve mikrop kökenli yüzlerce Madde kullanmaktadırlar. Canlı doğal kaynaklar ekonomiyi doğrudan etkilemekte tarım sanayi tıp ve eczacılık kesimlerine katkıda bulunmaktadır.

İnsan ekonomik ussallığı içinde geleceğini güvence altına almak için doğaya sürekli müdahale etmektedir. Bunun son aşamasına örnek olarak DNA’nın yeniden dizilişi ve DNA’nın çözülüp yeni bileşikler biçiminde yeniden birleştirilmesi gösterilebilir. Genetik malzemelerin oynanmasına dayanan bu yeni bilgi ve teknoloji genetik mühendisliği olarak tanımlanmaktadır.

DNA ile oynama olanağı veren bilgi birikimi 1970′li yıllarda fen işin biliminden teknolojisine geçmeye başlamış biyoteknoloji adı akında endüstrinin konusu olmuştur. Biyoteknoloji biyolojik yöntemlerle organizmalara uygulanan kendilerinden yararlanılması ve istenilen biçimlere ve ürünlere dönüştürülebilmesi amacıyla kullanılan bilimsel teknikler ve endüstriyel yöntemler olarak yorumlanmaktadır.

Günümüzde biyoteknoloji tarımsal üretimin artırılması tıp ve eczacılıkta etkinliğin sağlanması endüstrinin geliştirilmesi çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda bir kurtarıcı gibi görülmektedir. Bir bakıma Dünya’nın geleceğine ilişkin karamsar görüşler biyoteknoloji aracılığı ile aşılmak istenmektedir.


2. Cansız Doğal Kaynaklar


Cansız doğal kaynaklar kavramı canlıların doğal yaşama alanı kavramı ile eş anlamlıdır. Hava su ve toprak diye sıraladığımız bu asıl çevre öğelerine yeraltı zenginlikleri denilen madenler ve fosil yakıdan da eklemek gerekir.

Cansız doğal kaynakların toplumların gözündeki göreli önemi çevrebilimsel kaygılardan çok ekonomik yararlılıktan kaynaklanmaktadır. Sınırsız ekonomik büyüme tutkusu kaynakların tükenmesine işlevlerini yerine getirememesine neden olmuştur.

Hava su ve topraktaki bozulma insan faaliyetleri sonucunda bu alıcı ortamlara binen yükün artması aşırı yüklenme yüzünden kaynağın kendi kendini yenileyememesi temizleyememesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Toprak altı zenginlikleri oluşturan madenler ve fosil yakıtlar ise yenilenemeyen kaynak kümesine girmektedirler. Sınırlı miktarda bulunan ve işletilmelerine koşut olarak belli bir sürede tükenecek olan bu kaynakların kullanılması ekonomik yeğlemeye bağlı kalmaktadır.

Doğal Hayatı Koruma Derneği'nin açıklamalarına göre; insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar hızlı ve büyük miktarlarda tüketilen doğal kaynaklar, son 40 yılda bir kaç kat daha artarak tahribata uğramıştır.

Özellikle oksijen, su, bitki örtüsü, petrol gibi kaynakların büyük bir hızla azalması, canlıların yaşam alanlarını kısıtlamakta, çevresel felaketlere yol açabilecek iklim değişiklikleri (küresel ısınma) yaratmaktadır. Örneğin içilebilir su, hayatın ana maddesi olmakla kalmayıp; insanların can damarlarından biri olan elektrik enerjisi üretiminde ilk sırada gelmektedir.

Uzun yıllar hava ve su serbest mal sayılmış üretime katkısının maliyeti sıfır olmuştur. Buna karşılık yeraltı ve yüzeysel su kaynaklan su yollan toprak ve toprakaltı zenginlikleri bireysel ulusal ve uluslararası düzeyde sürekli bir ekonomik çıkar ve bir çatışma konusu olmuştur. Bugün de söz konusu kaynaklar önce küresel ekonomik ve siyasal sorunların kaynağı olarak ele alınmakta savaş ve barışın nedeni olmaktadır. Küresel çevre sorunları başlığı altında doğal kaynaklara bakış ancak kaynaklarla birlikte ekonomik gelişmenin de sona ereceği korkusu ile gerçekleşmektedir. Henüz kaynak kullanımı ve çevre yönetimi alanında bilimsel gereklilik ekonomik çıkarlara kendisini kabul ettirememiş durumdadır.

Ancak belirtmek gerekir ki doğal kaynakların korunması bu konuda stratejilerin belirlenmesi son yıllarda uluslararası toplumun önde gelen uğraşı olmuştur. Doğal kaynakların ekonomik gelişmenin kaynağı olduğu doğanın yeni bilimsel ve teknik ilerlemelere olanak sağladığı doğal kaynakların gelecek kuşaklara aktarılmasının moral olarak gerekli bulunduğu düşünceleri tartışmasız kabul görmeye başlamıştır.

Konu Hale tarafından 01 Mayıs 2015 Cuma - 12:28 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
TURKISH_RAP

TURKISH_RAP

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Dost
  • 12 İleti
  • Gender:Male
  • Location:Kocaeli
Teşekkür ederim, çok teşekkürler

_____________________________________________________

Rep Dünyadır,
Barıştır,
Sagopadır,
Cezadır...
Rep Türkiyedir...

#3
TURKISH_RAP

TURKISH_RAP

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Dost
  • 12 İleti
  • Gender:Male
  • Location:Kocaeli
Güneş dünyanın yörünge eksenine 1366 watt/metre² enerji iletir fakat yer yüzüne ulaşan enerji miktarı biraz daha azdır.Güneş enerjisi veya Güneş erkesi Güneş ışığından enerji elde edilmesine dayalı teknolojidir.Güneşin yaydığı ve dünyamıza da ulaşan enerji güneşin çekirdeğinde yer alan füzyon süreci ile açığa çıkan ışıma enerjisidir güneşteki hidrojen gazının helyuma dönüşmesi şeklindeki füzyon sürecinden kaynaklanır. Dünya atmosferinin dışında güneş ışınımının şiddeti aşağı yukarı sabit ve 1370 W/m2 değerindedir ancak yeryüzünde 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişim gösterir. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. Güneş enerjisinden yararlanma konusundaki çalışmalar özellikle 1970′lerden sonra hız kazanmış güneş enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakımından düşme göstermiş güneş enerjisi çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı olarak kendini kabul ettirmiştir.

#4
TURKISH_RAP

TURKISH_RAP

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Dost
  • 12 İleti
  • Gender:Male
  • Location:Kocaeli
Resmi ekleyen


Resmi ekleyen


Resmi ekleyen

_________________________________________________________________
Rep Dünyadır,

Barıştır,

Sagopadır,

Cezadır...

Rep Türkiyedir...



#5
DarknessLord

DarknessLord

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Dost
  • 5 İleti
  • Gender:Male
  • Location:Gizliyara Adaları
teşekkürler.

#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Doğal Kaynak Nedir?


Doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan toprağın hem kendisi, hem de altında ve üstünde yer alan yenilenebilir ve yenilenemez kaynaklara doğal kaynak denir. Örneğin: doğa, toprak, hammadde gibi.


Resmi ekleyen



Doğada kendiliğinden oluşmuş, insan aklı ve tekniğinin ürünü olmayan, meydana gelme aşamasında insanın herhangi bir rolünün bulunmadığı bütün zenginlik kaynakları “doğal kaynak” olarak adlandırılır. Kısaca doğada bulunan ve insan ihtiyacını karşılayabilecek her şeye denir. Hava, su, toprak, bitki örtüsü, hayvanlar ve madenler Dünya'nın doğal kaynaklarını oluşturur. Dünya üzerinde yapılan pek çok faaliyetin temelinde doğal kaynaklar vardır. Diğer faaliyetler bu kaynaklar üzerinde şekillenir. Örneğin, tarım aslında beşeri bir faaliyettir. Ancak faaliyetin esas kaynağı doğal bir kaynak olan tarım topraklarıdır. Aynı şekilde sular da doğal bir kaynak olup bu ortamda yapılan ulaşım, turizm, su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği gibi etkinlikler birer beşerî faaliyettir.

Ayrıca doğal kaynaklara ilgili bir diğer hususta insansız bir doğada doğal kaynakların hiçbir hükmü yoktur. Geniş açıyla bakınca insan dışındaki her türlü doğada bulunan varlıklar doğal kaynaktır.

Tarımda kullanılan topraklar, bitki ve hayvanlar, maden filizlerine sahip kayalar, petrol, kömür, uranyum, inşaatlarda kullanılan taşlar, güneş ışığı, hava, su gibi insan ve çevresini etkileyen tüm faktörler doğal kaynak ifadesi ile belirtilir Çünkü herhangi bir varlığa kaynak hükmü insan sayesinde verilmektedir.

İktisadi gözle bakılınca üretim faaliyetleri içinde emek önemli bir faktör olduğu için insani dahi doğal kaynaklar içinde sayan ekonomik görüşler vardır.


Doğal Kaynaklanın Sınıflandırılması


Doğal kaynaklar, çok fazla çeşitlilik gösterir. Örneğin, günlük hayatta kullandığımız kâğıt, kalem, evlerimizde kullandığımız eşyalar birer doğal kaynak ürünüdür. Çeşit bakımından zengin olan doğal kaynaklar değişik ölçütler göz önüne alınarak sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırma temelde tükenebilen doğal kaynaklar ve tükenmeyen doğal kaynaklar şeklinde olmaktadır. Şimdi bu sınıflandırmanın hangi ölçütlere göre yapıldığını aşağıdaki kavram haritasını inceleyerek görelim.


A - Tükenmeyen Doğal Kaynaklar


1 - Daimi Kaynaklar


a)
Rüzgar
b) Su
c) Güneş
d) Dalga


2 - Belli şartlarda kendini yenileyebilen kaynaklar


a)
Orman
b) Jeotermal Kaynaklar
c) Toprak
d) Hava


B - Tükenen Doğal Kaynaklar


a)
Petrol
b) Doğal gaz
c) Kömürler
d) Madenler


Doğal Kaynakların Faydaları


Doğal kaynakların insan ve toplum hayatında çok önemli bir yeri vardır. Yaşamı fonksiyonel hâle getiren araç ve gereçlerin tamamına yakını doğal kaynaklardan sağlanmaktadır.

İnsanlar da doğadaki her canlı gibi yaşamak için madde ve enerji kullanmak zorundadır. Canlılar madde ve enerji ihtiyaçlarını doğal kaynakları kullanarak karşılarlar. İnsanlar ilk çağlardan itibaren doğal kaynaklardan farklı şekillerde yararlanmışlar, bunun sonucunda da medeniyetler ortaya çıkmıştır. Sanayi toplumu, uzay çağı ve bilgi toplumunun doğuşu da doğal kaynaklardan sağlanan ürünler sayesinde gerçekleşmiştir.

Etrafımıza baktığımızda insan eliyle yapılmış yollar, köprüler, fabrikalar, binalar, otomobiller, barajlar görürüz. Bir an olsun dünya üzerinde insan faaliyetlerinin hiç olmadığını ya da yaşanmadığını düşünelim. O zaman dünyadaki değişim doğal haliyle devam edecekti Oysa doğa insan faaliyetleri sonucunda şekillenmekte, insanların yaşadıkları alanları kendilerine uyarlaması ile farklı bir boyut ve özellik kazanmaktadır.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı